{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2020/1199 <br>KARAR NO\t\t: 2024/211<br>KARAR TARİHİ\t: 24/01/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27/02/2020<br>NUMARASI\t\t: 2017/894 Esas 2020/174 Karar<br>DAVA\t\t: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t:  24/01/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:  24/01/2024<br><br>Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin alacağının tahsili amacıyla İzmir 24. İcra Müdürlüğü’nün 2017/1701 Esas sayılı dosyasından davalı-borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığı, Müvekkili şirketin finansal danışmalık hizmeti verdiği, borçlu firmayla müvekkili şirket arasında 05.09.2016 tarihli Danışmanlık Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 1.maddesi uyarınca müvekkili şirketin davalının finansal sorunlarının çözümü kapsamında banka yada diğer finans kurumları nezdinde kredi yada benzeri finansman kaynağı sağlanması amacıyla limit tahsis ettirilmesi, bu kapsamda tahsis ettirilecek banka yada finans kuruluşları ile gerekli görüşmelerin yapılması ve gerektiğinde randevular ayarlanması hususunda davalı tarafından tek yetkili danışmanı olarak atandığı, Davalının finansal sorunları kapsamında ... Bankası .../... Şubesinin davalıya ödeme taahhütlerini yerine getirmediğinden bahisle 21.09.2016 tarihinde Beşiktaş 17.Noterliği aracılığıyla kat ihtarnamesi çektiği ve bu hususun davalının finansman sorumlusu ... tarafından 22.09.2016 tarihli e-mail ekinde müvekkili şirket ortağının ...’a gönderildiği, davalının taksitlendirme dilekçesinin şirketin finansman sorumlusu ...’nun isteği üzerine müvekkili tarafından yazılarak e-mail yolu ile adı geçen kişiye gönderildiği, müvekkili şirketin davalı yanın ... Bankası’ndaki mevcut kredi bakiyesinin yeni bir ödeme planına bağlanmasını temin ettiği, sözleşme ile üstlendiği edimi eksiksiz bir şekilde yerine getirdiği, 05.09.2016 tarihli sözleşmenin 3.maddesinde “Ücret ve Ödeme” başlığı altında düzenlenen başarı primine ilişkin olarak madde 3.2’de “... Bankasındaki mevcut kredi bakiyesinin başka bir kurumda limit tahsis ettirilerek yada aynı banka da yeni bir ödeme planına bağlanması halinde yeni bir ödeme planına bağlanması halinde yeni ödeme planına bağlanan tutar üzerinden %2 oranında Başarı Primi ödeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt etmektedir” şeklinde kararlaştırıldığı, Davalının ... Bankası’ndaki mevcut kredi bakiyesi olan 2.000.000,00 TL yeni bir ödeme planına bağlandığı yani müvekkili şirketin sözleşme ile üstlenmiş olduğu edimi yerine getirerek başarı primine hak kazandığı, bu hususun sözleşmeden de açık ve net bir şekilde görüldüğü, sözleşmeye göre müvekkilinin hak kazandığı başarı priminin 40.000-TL+Kdv olduğu, Davalı şirketin söz konusu meblağı ödemesi için yazılı ve sözlü olarak defalarca uyarılmasına rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığı, müvekkili şirket tarafından 40.000-TL+Kdv tutarında fatura kesilerek davalı yana gönderildiği, ayrıca İzmir 21.Noterliği 26.12.2016 tarihli 44728 yevmiye numaralı ihtarname çekilerek söz konusu meblağın ödenmesi talep edilmişse de davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, Bunun üzerine müvekkili tarafından alacağın tahsili amacıyla İzmir 24.İcra Müdürlüğü’nün 2017/ 1701 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalı-borçlu tarafından icra takibine itiraz edildiği ve takibin durduğu, davalı tarafından yapılan işbu itirazın yerinde olmadığı, İcra takibine konu olan borçların taraflar arasında akdedilen sözleşmeye dayandığı, ayrıca müvekkili tarafından davalıya 40.000-TL+Kdv tutarında fatura gönderildiği, ihtarname çekildiği ve davalı yanın müvekkiline söz konusu tutarı ödeyeceğini gerek yazışmalarda gerekse sözlü olarak ifade edildiği, Açıklanan nedenler ve yargılamada belirecek durumlar karşısında fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile İzmir 24.İcra Müdürlüğü’nün 2017/1701 E. sayılı ile yapılan takibe karşı davalının itirazının iptaline, bu nedenle takibin 49.753,86 TL üzerinden ve takip talebinde belirtilen şartlarla devamına, %20 den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacı taraf arasında Danışmanlık Sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme gereğince davacı yanın banka veya diğer finans kurumları nezdinde kredi yada benzeri finansman kaynağı sağlanması amacıyla limit tahsis ettirilmesi, limit tahsis ettirilecek banka yada finans kuruluşları ile gerekli görüşmelerin yapılması ve gerektiğinde randevular ayarlanması, toplantılar düzenlenmesi gibi yükümlülükler altına girmiş olduğu, dava dilekçesinde ileri sürülenin aksine sözleşme süresince bu yükümlülüklerini yerine getiremediği, davacı tarafın sözleşme hükümlerine uygun davranışları sergilememesi sebebiyle sözleşmeden beklenen yararın gerçekleşmediği, Davacı tarafça keşide edilen İzmir 21.Noterliği’nin 26.12.2016 gün ve 44728 yevmiye numaralı ihtarname ile 05.09.2016 tarihinde danışmanlık sözleşmesi gereğince hak kazanıldığının iddia edildiği 40.000-TL+Kdv tutarın kendilerinden talep edildiği, işbu ihtarnameye cevap olmak üzere taraflarınca keşide edilen Karşıyaka 5.Noterliği’nin 29.12.2016 tarih 8498 yevmiye numaralı ihtara cevap yazısı ile sözleşme bazında taahhüt edilen kazançların sağlanamadığı ve hak edilmiş herhangi bir alacağın da olmadığının davacı tarafa ihtaren bildirildiği, Taraflarınca ihtara olumsuz cevap verilmesinin ardından 03.01.2017 tarihinde davacı tarafça 26.12.2016 tarih 3926 no.lu faturanın müvekkiline gönderildiği, işbu faturanın taraflarına ulaşmasına müteakiben kabul edilmeyerek yasal süresi içerisinde Bornova 2.Noterliği’nin 06.01.2017 tarih 552 yevmiye no.lu fatura iade ihtarnamesi ile davacı yana iade edildiği, bunun üzerine davacı tarafından İzmir 24.İcra Müdürlüğü’nün 2017/1701 sayılı dosyası ile takibe geçildiği, söz konusu icra takibine taraflarınca yasal süresi içerisinde itiraz edildiği için takibin durdurulduğu, Davacı tarafın iddia ettiğinin aksine hak kazanılmış ve muaccel hale gelmiş herhangi bir alacağın söz konusu olmadığı, taraflar imzalanan danışmanlık sözleşmesinin 3.2 maddesi gereğince sözleşme kapsamında tahsis ettirilecek yeni limitler için başarı primi verileceği hükmü yer almakta ise de bahse konu limit artımı kararı bankaca 29.09.2016 tarihinde verilmiş olup taraflar arasındaki sözleşmenin 11.10.2016 tarihinde imzalandığı, İşbu durumdan anlaşılacağı üzere sözleşmenin karşı tarafın iddia ettiğinin aksine bankanın K930276 kredi no.lu limit artırma kararından sonra imzalandığı, bu sebeple davacı tarafın başarı primi hakkedişi bulunmadığı, zira ilgili bankanın davalı müvekkiline 21.9.2016’da kat ihtarnamesi gönderdiği, sonraki aşamada müvekkili şirket yetkilisi ...’in bizzat ilgili banka ile görüşmeleri neticesinde limit artırımı sağlandığı, ayrıca davacı tarafça dilekçeye ek olarak sunulmuş olan sözleşmede tahrifat yapılmış olup taraflarca 11.10.2017 tarihinde imza altına alınan danışmanlık sözleşmesinde yer alan tarihin 05.09.2016 olarak değiştirildiği, yapılan tahrifatın sözleşmeden imtiyaz sağlanmak amacıyla değiştirilmiş olup gerçeğe aykırı olduğu, Davacının kötü niyetinin açıkça göstergesi olan hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve mesnetsiz işbu davanın reddine davacı aleyhine %20den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.   <br>MAHKEMECE: \"...Dava; ticari hizmet sözleşmesinden doğan alacağa dair başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, yapılan yargılama, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, taraflar arasında düzenlenen münhasır danışmanlık sözleşmesinin hangi tarihte düzenlendiği ve bu sözleşme kapsamında davacının, davalıya danışmanlık hizmeti sunup sunmadığı, sunmuş ise sözleşme kapsamında hakettiği başarı prim miktarı ile davalının İzmir 24. İcra Müdürlüğünün 2017/1701 Esas sayılı takip dosyasına konu alacağa ilişkin itirazında haklı olup olmadığı noktasında toplandığı, Mahkememizce celp ve incelenen kayıtlar ile tarafların ticari defter ve kayıtları ile dosya üzerinde yapılan üç ayrı bilirkişi incelemesi sonucu dosyaya sunulan rapor içeriklerine göre, davacı tarafça dosyaya sunulan ve davalı tarafça imzası inkar edilmeden kabul edilen münhasır danışmanlık sözleşmesi başlığı altında düzenlenen sözleşmenin son sayfasında, sözleşme tarihinin 05/09/2016 tarihi olarak yazıldığı, yine sözleşmenin 3.1 maddesinde \"iş sahibinin bu sözleşme kapsamında yapılacak danışmanlık hizmetleri karşılığında sözleşme süresi bitimine kadar aylık 3.000,00 TL tutarında danışmana net ücret ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt etmektedir, ödeme aylık peşin olarak yapılacak olup, ilk ödeme sözleşme imzalanması ile birlikte yapılmıştır\" yine sözleşmenin 7.maddesinin 2. Bendinde, sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 3 ay süreyle geçerli olacağı düzenlenmiş olup, dosyada bulunan 01/09/2016 tarihli 2.700,00 TL ve 18/11/2016 tarihli davalı şirket ortağı ... tarafından, davacı şirket ortağı ...'a ait hesaba gönderilen 3.000,00 TL miktarlar da dikkate alındığında, taraflar arasındaki sözleşmenin 05/09/2016 tarihinde yapıldığının kabulü gerektiği, yine her ne kadar davalı tarafça dava dışı ... Bankası ... ... Şubesince kabul edilen 29/09/2016 tarihli 2.000.000,00 TL tutarındaki mevcut kredi bakiyesinin yeniden yapılandırılmasına ilişkin davacı tarafça herhangi bir hizmet sunulmadığı iddia edilmiş ise de, işbu yapılandırma işleminin sözleşme tarihinden sonra başlatılan talep üzerine gerçekleştiği, taraflar arasındaki mail yazışmaları içeriğine göre, davacı tarafın, davalıya işbu kredinin yapılandırılmasın aşamasında danışmanlık hizmeti sunduğu, bu nedenle sözleşme kapsamında düzenlenen %2 başarı primi ücretini hakettiği, bu nedenle benimsenen bankacı bilirkişi ... rapor ve ek raporunda belirtilen, davalı tarafın takibe konu 47.200,00 TL başarı primi asıl alacağı, 200,00 TL ihtarname gideri asıl alacağı, 909,73 TL cezai şart bedeli asıl alacağı ve 493,66 TL işlemiş faiz alacağı dahil olmak üzere toplam 48.803,39 TL alacağa ilişkin itirazında haksız olduğu kanaatine varılmakla, davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur. '' gerekçesi ile; <br>HÜKÜM: Gerekçesi HMK 294/4 mad. gereğince bir ay içinde açıklandığı üzere;<br>Davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile davalı borçlu şirketin İzmir 24. İcra Müdürlüğünün 2017/1701 Esas sayılı takip dosyasına konu 47.200,00 TL başarı primi asıl alacağı, 200,00 TL ihtarname gideri asıl alacağı, 909,73 TL cezai şart bedeli asıl alacağı ve 493,66 TL işlemiş faiz alacağı dahil olmak üzere toplam 48.803,39 TL alacağa ilişkin itirazının iptali ile asıl alacaklara takip tarihinden itibaren değişken oranlardaki avans faiz oranı uygulanmak  suretiyle takibin devamına, <br>Fazlaya ilişkin talebin reddine, <br>Kabul edilen alacağın %20'si miktarındaki 9.760,67 TL icra inkar tazminatının  davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>Reddedilen alacağın %20'si miktarındaki 190,09 TL kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, \" şeklinde karar verilmiştir. <br>Mahkeme kararına karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda başarı priminin hak kazandığına ilişkin ne kadar oranda bir emeği olduğuna ilişkin değerlendirme yapılmadığını,  daha önce Banka Müfettişi Av. ...'ın raporunda davacının emek ve değerinin %25 oranında olduğuna ilişkin değerlendirme yapılmış olmasına rağmen, raporda emeğinin tespitinin yapılmadığını, aslında müvekkil şirket yetkilisi ...’in bizzat ilgili banka ile görüşmeleri neticesinde limit artırımı sağlanmasına rağmen, limit arttırımının sağlanmasında bizzat davacının çabasının olduğu şeklinde bir sonuç çıkmasına neden olduğunu, bu sebeple iki rapor arasında fahiş bir fark bulunduğunu, iki rapor arasındaki bu farkın ve çelişkili ifadelerin davacının haksız şekilde kazanç elde etmesine yol açmasına rağmen yerel mahkemece eksik bilirkişi raporları doğrultusunda haksız ve hukuka aykırı karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararının  kaldırılması ile haksız  ve hukuka aykırı davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava:   itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; mahkemece hükme esas alınan SMM bilirkişisinden ve bankacı bilirkişi ...'dan alınan rapor ve ek raporların denetime elverişli ve açık olmasına, davalının, sözleşmenin 11/10/2016 tarihinde imzalandığına ilişkin bir delil sunamamış olmasına,  davacı tarafça dosyaya sunulan sözleşmedeki tarihin 05/09/2016 tarihi olmasına, bu nedenle sözleşmenin bu tarihte imzalandığının anlaşılmasına, dosyaya sunulan taraflar arasındaki mail yazışmalarına göre davacının davalıya danışmanlık hizmeti vermiş olmasına, davalının ... Bankası ... şubesindeki kredi borcunun davalı beyanına göre de 29/09/2016  tarihinde  yapılandırılmış olmasına, bu nedenle davacının taraflar arasındaki davaya konu sözleşmenin 3. Maddesine göre başarı primine hak kazanmış olmasına, ödemenin sözleşmede belirtilen ödeme limit tebliğinden itibaren azami 20 gün içinde yapılmamış olması nedeniyle davalıdan %5 gecikme cezası talep edilmesinin de yerinde olmasına göre davalı  vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/02/2020 tarih ve 2017/894 Esas 2020/174 Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 3.333,75 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 833,50 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 2.500,25 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, <br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 24/01/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ef58b43cc5d1b70f","SID":"19e771e16dd2c628"}}