{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2021/499 <br>KARAR NO\t: 2024/211<br>KARAR TARİHİ\t: 13/02/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01/12/2020<br>NUMARASI\t\t: ... ESAS-... KARAR<br>DAVACI \t: ... -T.C....-... <br>VEKİLİ\t: Av. ... - ... <br>DAVALI \t: ... -T.C....-...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - [... ] UETS<br>DAVA\t: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ <br>KARAR TARİHİ                   : 13/02/2024<br>YAZIM TARİHİ                    : 13/02/2024<br><br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/12/2020 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>İDDİALARIN ÖZETİ                                                                                                            :<br>Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı alacaklının .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, takip dayanağı olan bonoda kaşenin şirkete ait, imzanın müvekkiline ait olup yazıların müvekkiline ait olmadığını, diğer borçlu şirkette 05/05/2009 tarihinde unvan değişikliği yapılmış, şirketin ... Dayanıklı Tüketim Malları Petrol Ürünleri İnşaat Gıda Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi unvanını aldığını, müvekkilinin 01/06/2009 tarihinde bu şirkette işe başladığını, 08/06/2009 tarihinde de şirket yetkilisinin müvekkiline vekalet vererek işlerin takibinde görevlendirdiğini, bu tarihten önce şirket borçlandırmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin bu vekaletname ile imza yetkisine sahip olduğunu, davalının dayanak yaptığı bonodaki kaşenin şirkete ait, imzanın müvekkiline ait ve yazıların müvekkiline ait olmaması ile anlatılan nedenlerle takip dayanağı bononun hukuken geçerli bir bono olmadığını bu nedenle kötüniyetle açılan takibin iptaline ve müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, kötüniyetle müvekkiline zarar veren davalının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesi ile; haksız ve kötü niyetle açılan davanın reddini, davacının asıl alacağının %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ                                                                 :<br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/12/2020 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile; davacı vekili tarafından davacının takip dayanağı bonodaki imzanın müvekkiline ait olduğu, yazıların müvekkiline ait olmadığını belirttiği, bonoda bulunan şirket unvanının eski unvan olduğu ve bononun tanzim tarihinde şirketi temsile yetkili olmadığını belirtmiş ise de, davacının şahsı adına dava ikame ettiği, şirket adına açılan bir dava bulunmadığı, davacının boş senet imzalayıp verdiği, imzasını inkar etmediği, beyaza imza atan davacının, senedin üzerinin istenilen şekilde doldurularak işleme konulabileceğini öngörmesi gerektiği, davacının, aralarındaki anlaşmaya aykırı olarak senedin doldurulduğunu yada senedin bedelsiz kaldığını ancak kesin delillerle ispatlayabileceği, davacı taraf yemin deliline dayanmadığı ve bono ile aynı kuvvette başkaca bir delil de ibraz edemediği gerekçesiyle davanın reddine dair aşağıdaki hüküm tesis edilmiş,  davacının dava açmakta kötü niyeti bulunmadığı ve takibin durdurulmadığı nazara alınarak davalının kötü niyet tazminatı talebinin de reddine karar verildiği anlaşılmıştır.<br>DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ                              :<br>Davacı vekili istinaf talebi ile; müvekkilinin 08/06/2009 tarihli vekaletname aldığını, 05/05/2009 tarihinde hükmi şahsiyet kazanan şirketi adına bu tarihten önce bono imzalanmasının, 08/06/2009 tarihinde vekil olan müvekkilinin bu tarihten önce bono imzalamasının hukuken mümkün olmadığını, davalının dayanak yaptığı bonodaki kaşenin şirkete ait, imzanın müvekkiline ait ancak yazıların müvekkiline ait olmadığını, açıklanan nedenlerle takip dayanağı bononun hukuken geçerli bir bono olmadığını, ayrıca müvekkilinin imzalarının kaşe üzerine atıldığı için ve ismi davalı tarafından sonradan ilave edildiğinden, müvekkilinin şahsi sorumluluğu bulunmadığını, bu nedenle takip konusu senetten dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile kötüniyetli davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER                                                                                                                              :<br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE                                                 :<br>Dava hukuki niteliği itibarıyla \"Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)\" talebine ilişkindir. <br>Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesiyle, ....İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı takibinin dayanağı olan bonodan kaynaklı olarak davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talep edilmiş, davalı vekili davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.<br>İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, işbu karar karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>6102 sayılı TTK'nın 778.maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi yollaması ile bonolarda da uygulanması gereken aynı yasanın 677. maddesi uyarınca  ''bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez''. İmzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilke, poliçeye atılan her geçerli imzanın (keşidecinin, cirantanın, avalistin, kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, geçersiz imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade eder. Geçerli imzaların sahipleri, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo sorumluluğundan kurtulamazlar. <br>Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, davacı vekili tarafından takip dayanağı bono üzerindeki imzaların müvekkiline ve kaşenin de şirkete ait olduğu, ancak bono üzerindeki yazıların müvekkiline ait olmadığı, keşide tarihi itibariyle müvekkilinin diğer borçlu şirketi borçlandırma yetkisinin bulunmadığından bononun geçerli olmadığı, ayrıca diğer borçlu şirketin kaşesinin müvekkilinin imzaları üzerine atıldığından müvekkilinin şahsen borçlu olmadığı ileri sürülmüş ise de, uyuşmazlık konusu bono üzerinde biri şirket kaşesi üzerinde ve diğeri şirket kaşesi dışında atılmış iki imza bulunduğu,  buna göre şirket kaşesi dışına atılı ikinci imzanın davacı tarafından bizzat borçlanma maksadıyla atıldığının kabulü gerektiği, yukarıda anılan imzaların istiklali ilkesi göz önüne alındığında diğer borçlu şirket yönünden bononun geçerli olup olmamasının aynı bonoda imzası bulunan davacının hukuki sorumluluğuna etkili olmadığı, beyaza imza atan davacının senedin sonradan istenilen şekilde doldurularak işleme konulabileceğini öngörmesi gerektiği, davacının senedin aralarındaki anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu ancak aynı kuvvette ya da kesin delillerle ispatlayabileceği, yemin deliline de dayanılmadığından davacının davasını ispatlayamadığı anlaşılmış, sonuç olarak ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilerek hüküm fıkrasının aşağıdaki şekilde oluşturulması uygun görülmüştür.<br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                                :<br>1).... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/12/2020 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2)492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca istinaf eden davacıdan alınması gereken 427,60.TL istinaf karar harcından peşin olarak alınan 59,30.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 368,30.TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,<br>3)6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,<br>6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,<br> Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince karar tarihindeki dava değerinin 378.290,00.TL'nin altında olması nedeniyle kesin olmak üzere 13/02/2024 tarihinde karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>...<br>Başkan<br>...<br>¸e-imzalıdır\t<br> <br>  <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır\t<br> <br>  <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır\t<br> <br>  <br>...<br>Katip<br>...<br>¸e-imzalıdır\t<br> <br> <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2b1f0c73c66ae1a6","SID":"6843ebd1b389d779"}}