{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1474 <br>KARAR NO\t\t: 2023/2308<br>KARAR TARİHİ\t: 13/12/2023<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/03/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/1021 Esas 2023/186 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t:  13/12/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:  13/12/2023<br><br>\t      Davacı şirket vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil alacaklının, davalı borçluya muhtelif tarihlerde mal sattığını ve bu satım sözleşmesine dayanılarak davalı tarafın, müvekkile olan borçlarını ödemediğini, bunun üzerine taraflarınca, davalı-borçlu aleyhine 06/09/2022 tarihinde 1.629.011,90-TL üzerinden Menderes İcra Müdürlüğü'nün 2022/1545 esas sayılı takip dosyası üzerinden takip başlatıldığını, davalı borçlunun 22.09.2022 tarihinde ilgili İcra Dairesi dosyasına, takipte ve ödeme emrinde belirtilen borcun tamamına, tüm ferilerine ve yetkiye itirazlarını içerir itiraz dilekçesi sunduklarını ve söz konusu takibin Menderes İcra Müdürlüğünün 22.09.2022 tarihli karar tensip tutanağı ile durdurulduğunu, akabinde taraflarınca TTK m.5/A hükmü gereğince dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulduğunu, arabuluculuk son tutanağının “anlaşamama” yönünde tesis edildiğini, bunun üzerine işbu davayı açma zaruretinin hâsıl olduğunu, müvekkilinin davalı borçlu şirketten alacaklı olduğunu, işbu hususun, ticari defter kayıtları incelendiğinde bir kez daha sübuta ereceğini, açıklanan nedenlerle; usul ve yasaya aykırı işbu itirazın iptaline; Menderes İcra Müdürlüğü’nün 2022/1545 esas sayılı dosyası ile başlatılan takibin devamına, haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin de davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br><br>CEVAP: Davalı taraf davaya cevap vermemiştir. <br>MAHKEMECE: \"... Dava; ticari satış sözleşmesinden doğan alacağa dair başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, yapılan yargılama, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, <br>İİK nun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı alacak davalarından olup, başlatılan icra takibine karşı yetki itirazında bulunulması durumunda, mahkemenin öncelikle takibin başlatıldığı icra müdürlüğünün yetkili olup olmadığını incelemesi ve bu konuda bir karar verilmesi zorunludur. Mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazı olmasa dahi itirazın iptâli davasına bakan mahkemenin öncelikle takip dosyasında icra dairesinin yetkisine yapılan itirazı incelemesi gerekir. İtirazın iptâli davasının görülebilmesi, geçerli bir icra takibinin varlığına bağlıdır. Ortada geçerli bir takip yoksa itirazın iptâli davasının görülebilmesi usulen mümkün değildir. <br>Her ne kadar davacı, takibe konu alacağın, taraflar arasındaki sözleşmeden doğan bir miktar para borcunun tahsilinden ibaret olduğunu,  TBK nun 89. Maddesine göre, müvekkilinin yerleşim yerinin bulunduğu İzmir İcra Dairesi'nin takipte yetkili olduğunu, bu nedenle davalı borçlunun yetki itirazında haksız olduğu iddiasında bulunmuş ise de, usulüne uygun tebligatlara rağmen, davaya cevap vermeyen davalı borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında, taraflar arasında akdi ilişkiyi kabul etmeyerek, takibe, borca ve icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği, davacı tarafın ise,  belgeye dayalı olarak başlatılmayan icra takibine konu alacağın, sözleşmeden doğduğuna dair belge sunmadığı, iş bu nedenle HMK 10. maddesi hükmünün, yetkili icra dairesinin tespitinde dikkate alınamayacağı, takipte İİK nun 50. Maddesi yollamasıyla HMK nun 7. Maddesi uyarınca, davalı şirketin, şirket merkezinin bulunduğu  Balıkesir İcra Dairesi'nin yetkili olduğu, bu kapsamda davalı borçlunun icra dairesinin yetkisine yapmış olduğu itirazında haklı olduğu, takipte icra dairesinin yetkili olması gerektiğine dair özel dava şartının bulunmadığı kanaatine varılmakla davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi ile aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur. '' gerekçesi ile; <br>HÜKÜM: Gerekçesi HMK 294/4 mad. gereğince bir ay içinde açıklandığı üzere;<br>Davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, \" şeklinde karar verilmiştir. <br>Mahkeme kararına karşı, davacı şirket vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davacı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; itirazın haksız ve hukuka aykırı olup iptali gerektiğini, ödeme emrinde takibe dayanak belgenin yer almasına rağmen mahkemece bu husus atlanarak karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalının cevap dilekçesi vermediğini, mahkemece yetki konusunun resen dikkate alınamayacağını, yetkinin ilk itiraz olduğunu, salt cevap dilekçesiyle ileri sürülebileceğini, davalının cevap dilekçesi sunmadığını, davalı tarafından ileri sürülmemesine rağmen yetkinin dikkate alınmasının taraflarca hazırlanma ilkesine, HMK m.25’e, aykırı olduğunu, görevli ve yetkili mahkemenin İzmir İcra Müdürlükleri ve İzmir Mahkemeleri olduğunu, mahkemece ilk celsede davanın reddinin hukuka aykırı olduğunu, hâkimin takip dosyasını celp etmediğini, ön inceleme aşamasının eksik icra edildiğini belirterek, kararının kaldırılmasına, <br>dosyanın yeniden HMK m.353/1-a uyarınca ilgili mahkemeye gönderilmesine, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava;  itirazın iptali  istemine ilişkindir.<br>HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>Davacı taraf; cari hesaba dayalı davalıdan alacaklı olduğunu ileri sürmektedir. <br>Davalı taraf ödeme emrine itirazında icra Dairesinin yetkisine itirazda bulunmuş, ancak davaya cevap vermemiştir. <br>Yargıtay 19. HD nin 2015/5922 esas, 2015/16353 karar sayılı ilamında;\" ...  Dosya içerisindeki verilerle taraflar arasında akdi ilişkinin mevcudiyetine dair kesin bir sonuca varılamayacağı gibi, akdi ilişkinin olmadığı tespitinde bulunmak da mümkün değildir. O halde sözleşme ilişkisinin varlığı, tarafların buna dair sunacakları delillerin toplanmasından sonra tespit edilebilecek bir olgu haline gelecektir. Nitekim 6100 sayılı HMK.nın 116/1-a maddesine göre kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazının ilk itirazlardan olduğu, ilk itirazların ise bir ön sorun gibi incelenerek karara bağlanacağının HMK.md.117/3.maddesinde düzenlendiği, mahkemenin bu süreçte nasıl bir yöntem takip edeceğinin ise HMK.nın 163-164.maddelerinde açıklandığı görülmektedir. <br>Tüm bu açıklanan nedenlerle, mahkemece davalının yetki itirazının anılan hükümler çerçevesinde incelenerek, taraflara yetki konusunda delillerini sunma imkânı tanınarak, varsa delilleri toplanarak varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Diğer yandan dava şartı yokluğu nedeniyle verilen kararda davalı yararına maktu vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, nispi avukatlık ücretine hükmedilmesi de usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.\" şeklinde karar verilmiştir. <br>Yargıtay 19. HD nin 2018/851 esas,  2019/2330 karar sayılı ilamı  ile  2016/10519 esas, 2017/3560 karar sayılı ilamları da aynı doğrultudadır.<br>Somut olayda; her ne kadar ilk derece mahkemesince, davalının sözleşmesel ilişkiyi inkar etmesi nedeni ile yetkili icra dairesinde takip yapılmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan dava reddedilmiş ise de; davacının dava dilekçesinde ticari defter ve kayıtlara, özel ve resmi kurumlar nezdindeki kayıtlara, yemin deliline vs.  dayandığı, dolayısıyla davalının yetki itirazının ön sorun olarak ele alınıp davacı  delilleri toplanarak, davalının ilgili Vergi Dairesinden ilgili döneme ilişkin BA formları da getirtilerek, gerekirse bilirkişi incelemesi de yapılmak suretiyle  taraflar arasında ticari bir ilişki bulunup bulunmadığının tespiti yapılıp sonucuna göre yetki itirazının değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.  <br>Sonuç olarak yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek derecede önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-4 ve  353/1-a-6 maddeleri gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava dosyasının kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 08/03/2023 tarih ve 2022/1021 Esas 2023/186 Karar sayılı hükmünün, 6100 sayılı HMK’nın 355. ve 353/(1)-a-4. ve 6. maddeleri uyarınca RE'SEN KALDIRILMASINA,<br>2-Dosyanın HMK 353/(1)-a maddesi gereğince Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,<br>3-Kararın kaldırılma sebep ve şekline göre davacı şirket vekilinin istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine YER OLMADIĞINA,<br>4-İstinaf başvurusuna konu kararın kaldırılması nedeniyle başvuru sırasında alınan     179,90 TL peşin harcın davacı şirkete iadesine,<br>5-İstinaf başvurusu aşamasında başvuru sahibi davacı şirket tarafından yapılan yargılama giderlerinin mahkemesince verilecek nihai kararla hüküm altına alınmasına,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından istinaf kanun yoluna başvuran davacı şirket yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>7-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirmesine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK’nın 353/(1)-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 13/12/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"267b6e02fafcaeea","SID":"2c31f7faf74c8e86"}}