{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>13. HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2021/1550 <br>KARAR NO: 2024/200 <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A <br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I <br>İNCELENEN KARARI VEREN <br>MAHKEME: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10/06/2021 <br>DOSYA NUMARASI: 2018/12 Esas -  2021/687 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) <br>KARAR TARİHİ: 08/02/2024 <br>İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı tarafından, davalı tarafa ticari amaçla 19/01/2017 tarihinde kredi kartı ile 14.000,00 TL ödeme yapıldığını, sözlü olarak anlaşılan alınacak ürünlerin davalı tarafından davacı tarafa teslim edilmediğini, davalı tarafça defalarca görüşülmesine rağmen yapılan avans ödemesinin iade edilmediğini,  davacı ile dava dışı ... arasında bir anlaşma ve ticaret olmadığını, davacı ile  davalıyı tanıştıranın dava dışı firma olduğunu, ticari bir işletmenin, gerçekten alacağı olmayan bir gerçek kişiden üçüncü bir kişiye gerçek kişiye ödenmek üzere tahsilat yapmasının mümkün olmadığını, davalının bu aracılık hizmetini yerine getirebilmesi için hukuki yetkisinin ve izinin bulunmadığını, davalı ile dava dışı ...'in birlikte hareket ederek davacı tarafı zarara uğratmış olabileceğini, ancak bu durumun 14.000,00 TL ödeme alan davalı tarafın davacı tarafa olan iade edimini ortadan kaldırmayacağını, alacağın tahsili amacı ile Beykoz İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazı ile takibin durdurulduğunu, tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile borçlunun itirazın iptaline, takibin devamına, davalının alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dışı ... Tic. Ltd. Şti isimli şirket adına ve hesabına yine dava dışı ... firması ile fuar standı oluşturulması hususunda anlaşmaya varıldığını, dava dışı ...Tic. Ltd. Şti'nin sözleşmeye konu işlemlerinin bu firma adına bizzat davacı tarafından takip edildiğini, bu kapsamda işin takibi ve ödemelerinin dava dışı ... Tic. Ltd. Şti adına bizzat davacı tarafından gerçekleştirildiğini, davaya konu borcun ise fuar stant işi kapsamında davacı tarafından dava dışı ... Tic. Ltd. Şti adına, gerçekte dava dışı yüklenici ve dava dışı ...'a yapılan bir ödeme olduğunu, davalı taraf ile dava dışı ... firması arasında yakın ticari ve dostluk ilişkisi kapsamında oluşan güven nedeni ile davacının nakit olarak ödenmesi kararlaştırılan bu tutarı ödeme tarihide nakit temin edememesi ve kredi kartı ile ödeme yapmak istemesi üzerine alıcı dava dışı ... şirketinin ricası ile davalı tarafın pos cihazı üzerinden tahsil edildiğini davalı tarafın dava dışı ... firması adına davacıdan tahsil ettiği tutarı banka tarafından hesabına aktarımı gerçekleşir gerçekleşmez gerçek alıcısı olan dava dışı ... firmasına iade ettiğini, dava dışı şirketler arasında, sözleşme konusu işe ilişkin bir takım ihtilafların oluştuğunu, işin tamamlanmasına rağmen bedelin tamamının davacı tarafça karşı firmaya ödenmediğini, davaya konu ödemenin gerçek alıcısı dava dışı ... olduğunu, bu firma adına tahsil olunan bedelin davalı tarafından söz konusu firmaya iade edildiğini, tüm bu nedenlerle davanın reddine, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 10/06/2021 tarih ve 2018/12 Esas -  2021/687 Karar sayılı kararı ile; \" Dava, İİK'nun 67/1 maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır.Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf  vekillerinin  vermiş olduğu dilekçeler,  ibraz ettikleri  tüm deliller, Beykoz İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ve mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile dosya arasındaki tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.Beykoz İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı  tarafından davalı aleyhine 14.000,00 TL asıl alacak ve 3,50 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 14.003,50 TL alacağın tahsiline yönelik icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 04/10/2017 tarihinde  tebliğ edildiği, davalı tarafından 11/10/2017 tarihinde icra takibine itiraz edildiği, davanın yasal 1 yıllık süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkememizce tarafların sunduğu deliller ve tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak suretiyle mali müşavir bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınmasına karar verilmiştir.  Mahkememizce aldırılan 23/10/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı tarafından incelemeye sunulan dava dışı ... Tic. Ltd. Şti'nin 2017 yılı ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, davalı tarafından incelemeye sunulan 2017 yılı ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, davacı tarafa ait sonu 9575 ile biten ... kredi kartından davalı tarafa 19/01/2017 tarihinde 14.000,00 TL ödeme yapıldığının somut olduğu, davacı tarafından '' yapılan 14.000,00 TL ödemenin davalı yana ödenen iş avansı olduğu, davalı tarafından ürün teslimatı yapılmadığından, alacağının davamıza konu takip ile talep edildiği'' iddiasının mevcut olduğu, davacı tarafından sunulan ticari defterlerde davacının bu iddiasını destekler bilgi ya da kayıt olmadığı, 19/01/2017 tarihli 14.000,00 TL tutarlı kredi kartı ödemesinin kayıtlı olmadığı, davalı taraf ile bir ticari ilişki olmadığı,  davalı tarafa avans ya da herhangi bir ad altında yapılan ödeme kaydının mevcut olmadığı, davalı taraf ticari defterlerinde; takibe konu davacı tarafından yapılan 19/01/2017 tarihli 14.000,00 TL bedelli kredi kartı ödemesinin davalı tarafın ticari defterleri içindeki banka kayıtlarında mevcut olduğu, kredi kartı ödemeleri olarak genel bir ifade ile kayıt altına alındığı, davalı tarafın bankasına 13.459,24 TL net para girişi olduğu, 540,76 TL bankanın komisyon kestiği, ödemenin hangi müşteriden yapıldığının belli olmadığı, kredi kartı ödemeleri olarak genel bir ifade ile kayıt altına alındığı, davalının, '' davacı tarafından yapılan bu ödemenin dava dışı  ... firmasının,davacı taraftan alacağının tahsili için,  ...   firmasının ricası üzerine yapıldığı ve bankalarına yatan paranın davacı taraftan alacaklı dava dışı  ... firmasına gönderildiği'' iddiasının mevcut olduğu, davalı tarafından inceleme esnasında taraflarına dava dışı  ...  firmasının cari hesabının da sunulduğu, ilgili cari hesapta davalı tarafından dava dışı  ... firmasına, davalı yanın borcu olmamasına (hatta 10.600,00 TL alacaklı olmasına ) rağmen 20/01/2017 tarihine kayıtlı 14.034,37 TL giden EFT açıklaması ile ödeme yapıldığının görüldüğü, davacı tarafından inceleme esnasında taraflarına  ...  muavini sunulmadığı için   ..., davacı tarafın münferiden temsile yetkili olduğu dava dışı ...  Ltd. Şti ile bir ticari ilişkisi olup olmadığının taraflarınca irdelenemediği, dosya kapsamında ve tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan somut tespitlerin yukarıda mevcut olduğu, somut durum karşısında davacı tarafın davalı taraftan alacıklı olup olmadığı hususunda hukuki yorum ve takdirin mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davanın davacının davalıya ait pos cihazından kendi kredi kartıyla 19/01/2017 tarihinde 14.000,00-TL bedelli ödemenin avans ödemesi olduğu karşılığında sözlü anlaşma gereği, davalının kendisine mal teslim etmesi gerektiği ancak teslim etmediği, bu sebeple kredi kartıyla ödemiş olduğu bedeli davalıdan iade istediği, hukuk yargılamasında isbat hususunda genel ilkenin  6100 sayılı yasanın 190. maddesinde kanun koyucu tarafından vazedildiği, maddeye göre isbat yükünün kanunda özel bir düzenleme olmadığı  sürece iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, somut olayımızda tarafların defterlerinin incelendiği, davacının ticari defterinde yapmış olduğu ödemenin kayıtlı olmadığı gibi davalı ile ticari ilişkisinin de bulunmadığı, davalının ticari defterinde ise yapılan ödemenin kayıtlı olduğu, banka kayıtlarında mevcut olarak göründüğü,   ödemenin kredi kartı ödemeleri olarak genel bir ifade ile kayıt altına alındığı, davalı tarafın bankasına yapılan pos çekiminden  13.459,24 TL net para girişi olduğu, 540,76 TL'nin ise  banka tarafından  komisyon olarak kesildiği, akabinde davalı tarafından bilirkişi incelemesine esas olarak sunulan   dava dışı ... firmasının cari hesabından, ilgili cari hesapta davalı tarafından dava dışı  ...  firmasına, davalı yanın borçlu olmayıp bilakis  10.600,00 TL  alacaklı olmasına rağmen 20/01/2017 tarihine kayıtlı 14.034,37 TL giden EFT açıklaması ile ödeme yapıldığının da sabit olduğu bu hususun davalının savunmalarını doğrular nitelikte olduğu,  somut olayda davacı tarafından davalıya 14.000,00-TL pos vasıtasıyla kredi kartıyla ödeme yapıldığı hususunda ihtilaf olmadığı, ancak davacı yanın isbat yükü üzerinde olmakla  davacı ile ticari ilişkisi olduğu ve sözlü anlaşma doğrultusunda mal alımı için  avans olarak davalıya ödeme yaptığını isbatlaması gerektiği halde isbatlayamadığı, davacının kendi ticari defterlerinde bile davalı ile ticari ilişkisinin bulunmadığının okunduğu, kredi kartı ile yapılan ödemenin esas itibari ile peşin ödeme yahut havale olarak değerlendirilmesi gerektiği, peşin ödemede malın ödeme karşılığı ödeme anında  alındığı karinesinin  cari olduğu, öte yandan gerçek hayat tecrübelerinden hareketle kredi kartı ile yapılan ödemeler neticesinde pos cihazından çıkan slibin müşteri nüshasında bu ödeme karşılığında mal ve hizmet aldım şeklinde ibare bulunduğu, yapılan ödemenin havale olduğu varsayımında ise yerleşik Yargıtay uygulamalarından da bilindiği üzere üzerine hiç bir kayıt düşülmemiş havalenin karine olarak mevcut borcun ödenmesine karine olacağı, aksini ödemeyi yapanın isbat etmek zorunda olduğu, davacının tacir olduğu TTK hükümlerine göre basiretli bir tacirin herhangi yazılı bir sözleşme olmadan, hiç bir ihtirazi kayıt düşmeden  böyle bir ödeme yapmasının borcunu ödemeye karine teşkil edeceği, somut olayımızdaki gibi aksi iddia ediliyorsa bunun yazılı olarak isbat edilmesinin  gerektiği, somut olayımızda ise böyle bir isbat olmadığı mahkememizce anlaşılmış, 23/10/2019 tarihli bilirkişi raporu gerekçeli, bilimsel ve denetime uygun olmakla hükme esas alınmış ve isbat edilemeyen davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.\" gerekçeleri ile; \" 1-Açılan davanın REDDİNE, 2-İspatlanamayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine, ... \" karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilin şirket olmadığını, gerçek kişi olduğunu, bu sebeple ticari defter ile ispat zorunluluğu bulunmamakta olduğunu, bu sebeple davacının alacağını ticari defterler ile ispatlayamadığına ilişkin karar gerekçesinin hatalı olduğunu, kendileri tarafından dosyaya sunulan ticari defterlerin davalının savunmasında adı geçen firma ile iş yapan firmaya ait olup, bilgi amaçlı olarak dosyaya sunulmuş olduğunu ve davalının mesnetsiz savunması bakımından dosyanın daha detaylı incelenebilmesini sağlama amaçlı olduğunu, Davacı tarafın gerek kredi kartı ekstreleri ile gerekse borçlu tarafın ticari defterleri ile yaptığı ödemeyi ve bu ödeme ile doğan ticari ilişkiyi ispatlamış olduğunu, ödenen paranın açık bir şekilde ispatlanmış olduğunu, Davalı tarafın savunmasında, yapılan pos tahsilatı ile davacıdan bir alacağını tahsil ettiğini ya da davacının davalıya borçlu olduğunu savunmadığını, davalı yanın aldığı ödemeyi üçüncü bir şirket adına posttan tahsil ettiği savunmasını yapmakta olduğunu, ancak almış olduğu ödemeyi üçüncü bir kişi adına tahsil etmeye ilişkin davacı alacaklının bir muvafakati olmadığı gibi, davalı firmanın da böyle bir ticari  yetkisi bulunmadığını, taraflar arasında bu meyanda bir sözleşme de bulunmadığını, Bilirkişi raporuna göre, davalı tarafın sözde adına tahsilat yaptığı üçüncü firmadan alacağı bulunduğunun anlaşılmış olduğunu, dolayısı ile alacaklı olduğu firma adına tahsilat yapan firmanın yaptığı tahsilatı tekrar alacaklı olduğu firmaya göndermesinin de hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Müvekkilin davalı borçluya ticari amaçla 14.000 TL ödeme yaptığını, ancak almak için sözlü olarak anlaşmış olduğu ürünlerin kendisine teslim edilmemiş olduğunu, bu sebeple borçlu şirket yetkilileri ile müteakip defalar görüşülmesine rağmen, ödemenin iade edilmediğini, hukuki yollara başvurmak zorunda kalan müvekkilin Beykoz İcra Dairesi ... E sayılı dosyası ile icra takibi başlatmış olduğunu, davalı borçlunun icra takibine itiraz etmiş olduğunu, işbu davanın ikamesi gereği hasıl olduğunu, Davalı tarafa kredi kartı ile 19.01.2017 tarihinde 14.000 TL ödeme yapılmış olduğunu, ancak davalı borçlunun müvekkile bir hizmet sunmadığı gbi ibir mal teslimi de gerçekleşmediğini, yapılan ödemeye ilişkin olarak gerek tiari defterler ve banka kayıtları incelendiğinde, şirket hesabına 14.000 TL nin müvekkile ait kredi kartından ödendiğinin anlaşılmış olduğunu, davacının üzerine düşen ispat külfetini yerine getirdiğini, bu aşamada ispat külfetinin yer değiştirmiş olduğunu, davalının aldığı para karşılığında verdiği hizmeti veya sattığı malı ispat etmesi gerektiğini, Davalı ticari işletmenin yapılan ödeme öncesinde müvekkilden bir alacağı olmadığını, bu durumda 14.000 TL ödeme alan ticari işletmenin bunun karşılığından bir hizmet sunması yahut bir mal teslim etmesi gerekmekte olduğunu, bunların dışında taraflar arasında sebepsiz olarak 14.000 TL ödenmesini gerektirecek bir anlaşma yahut hukuki ilişki de bulunmadığından, davalı ticari işletmenin sebepsiz olarak zenginleştiği ve müvekkil hesabından çıkan bu bedeli iade etmesi gerektiğini, İcra dosyasına yapılan itirazın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkil ile itiraz dilekçesinde anılan üçüncü şahıs ... – ... arasında bir anlaşma – ticaret olmadığını, ancak alacaklı müvekkil ile davalı borçlu firmayı tanıştıranın bu üçüncü şahıs olduğunu, müvekkilden bir alacağı olmayan bu üçüncü şahsın,  sözde alacağı sebebiyle davalı firmaya ödeme yapılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi, ticari hayatın gerçeklerine de uygun olmadığını, keza bir ticari işletmenin, gerçekten alacağı olmayan bir gerçek kişiden, üçüncü bir gerçek kişiye ödenmek üzere tahsilat yapmasının mümkün olmadığını, davalı firmanın bu aracılık hizmetini yerine getirebilmesi için hukuki yetkisi ve izni de bulunmadığını, davalı firma ile adı geçen üçüncü şahsın birlikte hareket ederek müvekkili zarara uğratmış olabileceklerini, ancak bu durumun 14.000 TL ödeme alan davalı ticari şirketin müvekkile olan iade edimini ortadan kaldırmayacağını, davalı ile adı geçen üçüncü firmanın birlikte hareket ederek müvekkil ...'ı zarara uğratmış olduklarını beyanla; Açıklanan ve re'sen takdir olunacak sebeplerle; Yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini, 14.000 TL ödeme almasına rağmen mal yahut hizmet sunmayan davalı ticari işletmenin  Beykoz İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosyaya yaptığı haksız itirazın iptali ile davalının % 20 icra inkar tazminata mahkum edilmesini, mahkeme masrafları ile ücreti vekaletin davalı yana tahmilini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davacı tarafından davalıya kredi kartı ile yapılan ödemeye karşılık ürün teslimi yapılmadığı iddiası ile ödenen bedelin iadesine ilişkin başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili, tarafların ürün satışı ve teslimi hususunda sözlü olarak anlaştıklarını, davacının ürün teslimi karşılığı kredi kartı ile ödeme yaptığını, ancak davalı tarafından ödenen bedele karşılık ürünlerin teslim edilmediğini, ödenen bedelin iadesi için başlatılan icra takibine haksız itiraz edildiğini, haksız itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasında ürün satışına ilişkin bir sözleşme akdedilmediğini, davacının dava dışı firma ile olan ticari ilişkisi kapsamında dava dışı firmaya olan borcunun kendilerine ait pos cihazı kullanılmak suretiyle yapıldığını, davacı tarafından ödenen bedelin dava dışı firmaya gönderildiğini, davacıya borçları olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasında davacı tarafından kredi kartı ile davalıya 14.000,00 TL ödeme yapıldığına ilişkin bir ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki ihtilaf; taraflar arasında ürün satışına ilişkin sözleşme akdedilip akdedilmediği, sözleşmenin akdedilmiş olması halinde davacının kredi kartı ile yaptığı ödemenin avans ödemesi niteliğinde olup olmadığı, avans ödemesi olması halinde karşılığında davalı tarafından ürün teslim edilip edilmediği hususlarındadır. Davacı vekili, tarafların ürün satışı ve teslimi hususunda sözlü olarak anlaştıklarını, davacının ürün teslimi karşılığı kredi kartı ile ödeme yaptığını, ancak davalı tarafından ödenen bedele karşılık ürünlerin teslim edilmediğini iddia etmiş ise de; TBK'nın 207/2. Maddesine göre sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine adet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlü olduğu, kredi kartı ile yapılan ödemeye ilişkin slipte satış karşılığı bedelin ödendiğinin belirtildiği, davalının yapılan ödemenin davacının dava dışı firmaya olan borcuna karşılık yapıldığını savunduğu, kredi kartı ile yapılan ödemenin var olan bir borcun ifası için yapıldığının karine olarak kabul edildiği, karinenin aksinin yani avans ödemesi olduğunun ve karşılığından ürünlerin teslim edilmediği iddiasının davacı tarafından ispat edilmesi gerektiği, ancak davacı tarafından bu hususu ispatlar geçerli ve yazılı bir delil dosyaya sunulmadığı, dava dilekçesinde ve delil listesinde açıkça yemin deliline dayanılmadığı ve iddiasının ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Mahkemece bu hususlar gözetilerek davanın reddine karar verilmesi isabetli olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;  1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3‬0 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,  Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 08/02/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"97a1cfd7ac51ac6d","SID":"4245bef6f63789ff"}}