{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>13. HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2021/1570 <br>KARAR NO: 2024/204 <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A <br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I <br>İNCELENEN KARARI VEREN <br>MAHKEME: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ: 08/04/2021 <br>DOSYA NUMARASI: 2020/421 Esas - 2021/390 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) <br>KARAR TARİHİ: 08/02/2024 <br>İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflarınca davalı/borçlu aleyhine Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı  dosyası tahtında ilamsız takip başlatıldığını, ödeme emrine karşı 30.12.2019  tarihinde borçlu vekilince itiraz edildiğini, itiraz üzerine İcra Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiğini, işbu sebeple huzurdaki davanın açılması zorunluluğu doğduğunu, müvekkil davacı şirketin ...-... unvanlı şahıs firması ile cari hesap ilişkisi bulunduğunu, bu ilişki içerisinde davalı  tarafından 05.09.2019 tarihinde mail order (kredi kartı numarasının sistem üzerinde girilmesi) yöntemi ile cari hesaba istinaden ödeme yapılacağı bildirildiğini, bu bağlamda ... adlı dava dışı bir şahıs adına kayıtlı kredi kartından 9.500,00 TL ve 9.626,00 TL olarak iki parça şeklinde ödeme yapıldığını, gelişen süreçte, davalı tarafça (üçüncü şahsın kredi kartı kullanılarak) yapılan ödemelere istinaden müvekkilinin firmaya ... Bankası tarafından ulaşılmış ve söz konusu kredi kartı ödemelerinin müşterinin bilgisi dışında yapılması sebebiyle iadesinin talep edildiğini,  müvekkili firmanın da söz konusu ödemeleri iade ettiğini, yapılan iade/iptal işlemi üzerine davalının cari hesap ekstresinde de söz konusu ödemeler düşüldüğünü,  davalının müvekkiline 19.159,20 TL (faiz hariç) borcu bulunduğunu, bu nedenle davalarının kabulü ile borçlunun icra dosyasında vaki itirazının iptaline karar verilmesi gerektiğini, davalının, üçüncü şahsa ait kredi kartı ile yapmış olduğu ödemelerin müvekkilince  bankaya iadesinin gerçekleştirildiğini biliyor olmasına rağmen dava konusu itirazını icra dosyasına sunduğunu, bu durum davalının kötü niyetini ve müvekkilinin davacının alacağına kavuşma sürecini uzatmak kastı ile hareket ettiğini ortaya koyduğunu, yalnız bu nedenle dahi davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, borçlu ile dava konusu hususlara ilişkin olarak dava şartı arabuluculuğa ilişkin görüşmeler Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'nun ... başvuru numarası ile başlatıldığını, davalı  tarafça arabulucunun yetkisine itiraz edilmesi üzerine Bakırköy 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/384 Esas sayılı dosyasından \"para borcundan doğan uyuşmazlıklarda bu tür borçlar götürülecek borçlardan olması hasebiyle alacaklının yerleşim yerinde bulunan mahkemeler de davaya bakmakla yetkilidir.\" şeklinde hüküm tesis edilerek huzurdaki uyuşmazlık bakımından Bakırköy Mahkemeleri ve İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğu hüküm altına alındığını, bu karar üzerine yürütülen arabuluculuk görüşmeleri ise uzlaşamama ile sonuçlandığını, beyanla,  davanın kabulü ile borçlunun Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında vaki itirazının iptaline, borçlu/davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı yan üzerinde bırakılmasına, karar verilmesi talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davacı arasında süregelen ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin davacıdan temizlik malzemesi satın almakta olduğunu ve ücretini ödemekte olduğunu, yapılan bu alım satım ve mal tesliminin usulüne uygun olduğunu müvekkili tarafından teslim alınan mallara ilişkin ödenmeyen herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacının sipariş edilen malları ... Kargo ile göndermekte olduğunu süregelen ticari ilişkide bu kargo üzenden malzemeler müvekkili firmaya teslim edildiğini, ancak davaya konu malzemelerin ... kargo üzerinden gelmediği gibi hiçbir şekilde müvekkili firmaya teslim edilmediğini, davacı tarafından faturaya konu malların müvekkile teslim edilmeksizin bedelinin tahsil edilmeye çalışıldığını, belirli miktar temizlik malzemesi satın almak istediğinden bahisle ... yetkilisi olduğunu iddia eden şahısın müvekkili firma ile görüşme sağladığını, müvekkilinin ise elinde talep edilen miktarda temizlik malzemesi olmadığını ancak İstanbuldaki firmaya sipariş vererek temin edebileceğini ve bu şekilde satış yapabileceğini belirttiğini, yapılan bu görüşmeden sonra davacı firma ile görüşme sağlandığını ve istenilen malları sipariş ettiğini, müvekkili firmanın Ankara'da faaliyet gösterdiğini ancak davacı firmanın İstanbul'da faaliyet gösterdiğini ve ödeme ile teslimin İstanbul'da gerçekleştiğini, ...  yetkilisinin müvekkili firmayı aradan çıkararak davacı firma ile birebir irtibat kurduğunu ve malları davacı firmadan teslim alıp ödemeyi yaptığını, yapılan bu işlemden müvekkili firmanın sonradan haberinin olduğunu, davacı firma her ne kadar müvekkili firmaya karşı böyle bir fatura kesmiş olsa dahi ...  ile birebir ticari ilişki kurmuş olup , bu hususta taraf sıfatlarının olmadığını,  ödeme ve malların tesliminde müvekkili firmanın adının bulunmadığını, ... sipariş ettiği malları almaktan vazgeçtiği ve kendisinin de İstanbul'da bulunduğunu belirterek davacı firmadan direkt olarak temin ettiğini belirtmesi üzerine müvekkili firmanın kesmiş olduğu faturayı iptal ettiğini, davacının müvekkili firmaya kesmiş olduğu faturaya istinaden sipariş verilen malları göndereceğini, veya faturayı iptal edeceğini belirtmiş olmasına rağmen, ödemede sıkıntı yaşadığını belirterek bedeli tahsil etmek için iptal etmediğini, bu sebeple husumet itirazlarının bulunduğunu beyanla, haksız açılan iş bu davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 08/04/2021 tarih ve 2020/421 Esas - 2021/390 Karar sayılı kararı ile; \" Dava, cari hesap alacağına istinaden başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlığın; taraflar arasında yer alan cari hesap ilişkisi gereği davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, taraflar arasındaki düzenlene faturalara konu borcun bulunup bulunmadığı, borcun bulunması halinde miktarın tespitine ilişkin hususlarındadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularında tarafların ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde inceleme günü belirlenerek SMMM bilirkişisinden rapor alınmasına karar verilmiş olup, SMMM bilirkişisi ...  alınan  08/03/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dosya kapsamında taraflar arasında akdedilen yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, davacı tarafından sunulan ticari defterlerin T.T.K. ve V.U.K. hükümleri doğrultusunda sahibi lehine delil niteliğine haiz olduğu, takibe ve davaya konu edilen cari hesap bakiyesini oluşturan faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu ve davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 19.126,80 TL alacaklı durumda olduğu,  Sayın Mahkemenizce HMK 219-222 maddeleri çerçevesinde ihtaratta bulunulmasına rağmen, davalı yan inceleme katılmamış ve defter ibrazında bulunmamış olup, bu nedenle davalı defterleri üzerinde taraflar arasındaki borç/alacak ilişkisini tespit etmenin mümkün olmadığı, davacı vekili söz konusu fatura bedelinin davalı adına 3. kişi ...'ün kredi kartından 9.520,00TL ve 9.626,00 TL olarak çekildiğini, ancak 3. Kişinin bankaya rızası dışında bu paranın çekildiğini ifade ettiğinden söz konusu tutarların iade edildiğini iddia ettiği, davalı vekili ise söz konusu faturanın muhteviyatını oluşturan ürünlerin, davacı tarafından müvekkiline teslim edilmediğini iddia ettiği, dosya kapsamında yapılan incelemede davacı tarafından davalıya düzenlenen 05.09.2019 tarihli, 048...736 numaralı ve 19.126,80 TL tutarındaki faturanın muhteviyatını oluşturan ürünlerin davalıya teslimine ilişkin herhangi bir veriye rastlanılmadığından bu aşamada davacının bu ürünleri teslim ettiğinin ispata muhtaç olduğu değerlendirilmiş olup, bu fatura yönünden davacının teslim edimini yerine getirip/getirmediği hususunun takdirinin ve hukuki değerlendirmesinin Sayın Mahkemenize ait olduğu,  Sayın Mahkemece davacının talebinin kabulü halinde takip tarihi itibariyle davacının davalıdan talep edebileceği tutarın 19.126,80-TL olabileceği, aksi halde davacı talebinin mümkün olmadığı kanaatini bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı dosyada alınan  bilirkişi raporu hep birilikte değerlendirilmesinde; Dava, cari hesap alacağına istinaden başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olup dosya kapsamında taraflar arasında akdedilen yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı anlaşılmış olup  davacı taraf  05.09.2019 tarihli, ... numaralı ve 19.126,80 TL tutarındaki faturanın muhteviyatını oluşturan ürünlerin davalıya teslimine ilişkin herhangi bir delil dosyaya sunmadığı gibi söz konusu faturanın davalıya tebliğine ilişkinde bir delil de  dosyaya sunmamış olup davacının davasının ispat edemediği anlaşıldığından  davanın reddine karar vermek gerekmiş ve  aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. \" gerekçeleri ile; \" 1-Açılan davanın REDDİNE, ... \" karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkil davacı şirketin ... - ... unvanlı şahıs firması ile cari hesap ilişkisi bulunmakta olduğunu, bu ilişki içerisinde davalı tarafından 05.09.2019 tarihinde mail order (kredi kartı numarasının sistem üzerinde girilmesi) yöntemi ile cari hesaba istinaden ödeme yapılacağının bildirildiğini, bu bağlamda ... adlı dava dışı bir şahıs adına kayıtlı kredi kartından 9.500,00 TL ve 9.626,00 TL olarak iki parça şeklinde ödeme yapılmış olduğunu, davalı tarafça (üçüncü şahsın kredi kartı kullanılarak) yapılan ödemelere istinaden müvekkili firmaya ... Bankası tarafından ulaşıldığını ve söz konusu kredi kartı ödemelerinin müşterinin bilgisi dışında yapılması sebebiyle iadesinin talep edildiğin, müvekkili firmanın da dosyada mübrez dekontlardan da  görülebileceği üzere ödemeleri iade etmiş olduğunu, işbu sebeple de davalı ...'ın müvekkili nezdinde mevcut cari hesap ilişkisinde borçlu olması sonucu ortaya çıktığını, Mahkemece yapılan yargılamada haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak iptal edilen ödemelere esas 9.500 TL ve 9.626 TL bedelli ürünlerin davalıya teslim edildiğine ilişkin herhangi bir delil bulunmadığına kanaat getirildiğini, ancak dosyada davalı tarafça ürünlerin teslim alındığı hususunun zaten ikrar edildiğini, davalı tarafın cevap dilekçesinin 7. maddesinden sonra gelen bölümde; \"...Davacı ile müvekkil arasındaki hukuki ilişkinin daha net anlaşılması için izah edilmesi gereken bir husus daha bulunmaktadır.\" şeklinde başlayarak \"Şöyle ki; Belirli miktar temizlik malzemesi satın alınmak istendiğinden bahisle ... yetkilisi olduğunu iddia eden şahıs müvekkil firma ile görüşme sağlamıştır. Müvekkil ise elinde talep edilen miktarda temizlik malzemesi olmadığını ancak İstanbuldaki firmaya sipariş vererek temin edeceğini ve bu şekilde satış yapabileceğini belirtmiştir. Yapılan bu görüşmeden sonra davacı firma ile görüşme sağlamış ve istenilen malları sipariş etmiştir. Daha önceki siparişlerde uygulanan usulle malların geleceğine ilişkin güven duyduğu için faturayı kayıtlarına işlemiş ve itiraz etmemiştir. Yapılan bu işlemin ardından ... ile tekrar irtibat kurmuş veteslim edebileceğini belirtmiş malzemeleri davacı firmadan sipariş verdiğini belirtmiş akabindeise faturasını kesmiştir. Bu aşamaya kadar olağan bir alışveriş olmasına rağmen sonrasında değişikliğe uğramıştır. Müvekkil firma Ankara' da faaliyet göstermektedir ancak davacı firma İstanbul' da faaliyet göstermektedir ve ödeme ile teslim İstanbul' da gerçekleşmiştir. ...  nın sipariş ettiği malları almaktan vazgeçtiği ve kendisinin de İstanbul' da bulunduğunu belirterek davacı firmadan direkt olarak temin ettiğini belirtmesi üzerine ise müvekkil firma kesmiş olduğu faturayı iptal etmiştir. \" görüldüğü gibi davalı faturaya konu malların teslim alındığını ikrar etmekte ve mail order şeklindeki ödemeye itiraz edilmesi dışında taraflar arasında herhbangi bir ihtilaf bulunmadığını kabul etmekte olduğunu, davalı ticari defter ve kayıtlarını bilirkişi incelemesi için sunmadığından, fatura iptalinin iddiadan ibaret olduğunu, Kendi defter ve kayıtlarını dahi sunmayan davalı taraf açısından lehe delil oluşturularak davanın reddine karar verilmiş olması hususunun haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, yine dosyada mübrez davalı ...'ın eli ürünü Eylül 2019 ayına ait mutabakatta da, davalının %8 KDV hariç olmak üzere 24.742₺ mal aldığını kabul etmekte olduğunu, bu miktara % 8 KDV eklendiğinde, bilirkişi raporunda yer alan listedeki Eylül 2019 ayına ait 19.126,80₺ ve 7.594,56₺ rakamlarının toplamına ulaşılmakta olduğunu, yani davalının faturayı ve malları teslim aldığında mutabık olduğunu, Yine dosyada mübrez elektronik posta yazışmalarında da davalının ürünlerin teslim edilmediğine ilişkin hiçbir itirazının bulunmadığı, tek itirazının banka tarafından iade alınan tutara ilişkin olduğu hususlarının ortada olduğunu, Ürünlerin teslim edildiği müvekkile ait defter ve kayıtlar ile, davalının kendi eli ürünü mutabakat mektubu ve taraflar arasındaki yazışmalar ile sabit iken dosyaya hiçbir delil sunmayan davalı lehine kanaat getirilmek suretiyle ürünlerin teslim edilmediği sonucunun çıkarıldığını, bu durumun haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup, huzurdaki istinaf başvurularının kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyanla;Açıklanan ve re'sen nazara alınacak tüm olgulara atfen; - Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/421 Esas- 2021/390 Karar sayılı ilamının kaldırılmasına, - Davanın kabulüne, - Uygun görülmeyecek ise hükmün kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmak üzere dosyanın yerel mahkemeye iadesine, - Yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; dava ve icra takibi dayanağı cari hesaba konu faturaya konu ürünlerin davalıya teslim edilmesine rağmen davalının bakiye cari hesap alacağını ödemediği iddiası ile alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili, dava ve icra takibi dayanağı cari hesaba konu faturaya konu ürünlerin davalıya teslim edilmesine rağmen davalının bakiye cari hesap alacağını ödemediğini, davalının kredi kartı dışında üçüncü bir kişinin kredi kartından yapılan ödemelerin  kredi kartı sahibinin haberi olmadan yapıldığının banka tarafından bildirilmesi üzerine ödemelerin bankaya iade edildiğini, teslim edilen ürünlere ilişkin ödenmeyen cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine haksız itiraz edildiğini, haksız itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacı tarafından davalıya teslim edilen ürünlere ilişkin tüm fatura bedellerinin davacıya ödendiğini, davacıya ödenmeyen fatura bedeline ilişkin ürünlerin davacı tarafından davalıya teslim edilmediğini, dava dışı firma tarafından kendilerine sipariş verilen ürünlerin davacıdan sipariş edildiğini,  ancak dava dışı firmanın davacı ile iletişime geçerek ürünleri doğrudan davacıya sipariş verdiğini, daha sonra dava dışı firmanın ürünleri almaktan vazgeçtiğini, davacının ürünleri dava dışı firmaya teslim etmediğini, bu sebeple davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Kural olarak salt faturanın düzenlenmiş olması, dayanağı kanıtlanamayan faturaların düzenleyenin defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz. (Yargıtay HGK'nun 19/09/2018 Tarih,  2017/19-915 Esas ve 2018/1338 Karar Sayılı İlamı). Tek başına fatura düzenlenmesi alacağın ispatı için yeterli değildir. Fatura içeriği malın teslim edildiğinin/hizmetin verildiğinin, faturaya konu alacağın dayanağının ve iade faturası düzenlenmesi halinde iade faturası dayanağının düzenleyen tarafça ispat edilmesi gerekir. Davacının tek taraflı düzenlediği ve kendi defterine kaydettiği faturalar davasını ispatlaması için yeterli değildir. Fatura sözleşmenin ifası aşamasına ilikin olmakla fatura düzenlenmesine dayanak mal veya hizmet teslimi faturayı düzenleyen tarafından geçerli ve yazılı deliller ile ispat edilmesi gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta; taraflar arasında davacı tarafından davalıya faturalara konu ürünlerin satışına ilişkin cari hesap ilişkisi olduğuna dair ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki ihtilaf; 05/09/2019 tarihli ... numaralı ve 19.126,80 TL bedelli faturaya konu ürünlerin davacı tarafından davalıya teslim edilip edilmediği, edilmiş ise davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususlarındadır. Mahkemece tarafların defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi raporunda; davacının defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu ve sahibi lehine delil niteliğinde olduğu, davacının defter ve kayıtlarına göre davacının davalıdan 19.126,80 TL alacaklı olduğu tespit edilmiş, ancak 05/09/2019 tarihli ... numaralı ve 19.126,80 TL bedelli faturaya konu ürünlerin davacı tarafından davalıya teslimine ilişkin herhangi bir veriye rastlanılmadığı belirtilmiştir. Davalı tarafından defter ve kayıtları bilirkişi incelemesine sunulmamıştır. Gerçekten de taraflar arasında ihtilaflı olan 05/09/2019 tarihli ... numaralı ve 19.126,80 TL bedelli faturaya konu ürünlerin davacı tarafından davalıya teslimine ilişkin sevk irsaliyesi veya başkaca yazılı belge dosyaya sunulmamıştır. Yukarıda da açıklandığı üzere tek başına fatura düzenlenmesi alacağın ispatı için yeterli değildir. Fatura içeriği malın teslim edildiğinin/hizmetin verildiğinin, faturaya konu alacağın dayanağının faturayı düzenleyen, somut uyuşmazlıkta davacı tarafından ispat edilmesi gerekmektedir. Davacı vekili, davalının icra takibine itiraz dilekçesinde ve maillerde ürünlerin teslim edilmediğine dair bir itirazının olmadığını ve ilk defa bu davada ileri sürülmesi sebebiyle dinlenemeyeceğini iddia etmektedir. Ancak davalı icra takibine itiraz dilekçesinde belirttiği savunma sebepleri ile bağlı olmadığı gibi sınırlıda değildir. Davalı itirazın iptali davasında cevap dilekçesinde tüm savunma sebeplerini ileri sürebilir ve daha önce bu hususta itiraz etmemesi ürünlerin teslim edildiğinin kabulü anlamına gelmemektedir. Davacı vekili, Eylül 2019 ayına ilişkin mutabakatta davalının faturayı ve malları teslim aldığını kabul ettiğini iddia etmesine rağmen davacı davalıya gönderdiği sonraki mutabakat maillerinde aynı borca ilişkin sürekli mutabakat sağlamaya çalışmıştır. Dayanağı ispatlanamayan mutabakat belgesi de tek başına alacağın ispatı için yeterli değildir. Davacı tarafından ihtilaflı faturaya konu ürünlerin davalıya teslimi ispatlanamadığından ve davacı vekilinin iddiasının aksine davalı tarafından ürünlerin teslim alındığı ikrar edilmediğinden ve dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanılmadığından Mahkemece davanın reddine karar verilmesi isabetli olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3‬0 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 08/02/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"35539bb8d58b63c4","SID":"c9dd9055d01e9aef"}}