{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>13. HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2021/1571 <br>KARAR NO: 2024/205 <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A <br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I <br>İNCELENEN KARARI VEREN <br>MAHKEME: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ: 20/11/2020 <br>DOSYA NUMARASI: 2018/538 Esas - 2020/745 Karar <br>DAVA: Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı) <br>KARAR TARİHİ: 08/02/2024 <br>İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline Balıkesir ... Kargo Şubesi vasıtasıyla  ... tarafından 18/02/2015 tarihinde ... seri numarası ile kargo gönderildiğini, ancak gönderilen kargonun taşıma sırasında davalı tarafça kaybedildiğini, davalıya yapılan sözlü ve yazılı başvurulara rağmen davalı tarafça herhangi bir işlem yapılmadığını, müvekkiline kargonun kaybolduğuna dair davalı tarafça yazı gönderildiğini ve kargo içinde bulunan ürünün bedeli bilinmediği bildirilerek, eşya bedelini gösterir emsal fatura istendiğini, davalı tarafça maddi zararın tazmin edileceği hususu beyan edilmiş ise de müvekkilinin kayıp bildiriminin ardından yazılı, sözlü ve mail yoluyla yapmış olduğu tüm başvurulara rağmen herhangi bir tazmin ya da kargo tesliminin gerçekleşmediğini, bunun üzerine davalıya Bursa ....Noterliğinin 29/09/2015  tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderildiğini, ihtarnamenin davalıya 01/10/2015 tarihinde tebliğ edildiğini beyanla,14.040,00-TL zararının 09/10/2015 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan rücuen tahsiline, noter masrafı olan 230,00-TL'sının davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça firmaları aracılığıyla gönderilenin 14.040,00 TL bedelli bir eşya olmadığını, ekli evraktan anlaşılacağı üzere bir dosya olduğunu, dolayısıyla ücretinin ona göre alındığını, dosya ücretinin 2,97-TL'sı olduğunu, gönderilen dosyanın içindekinin bir fatura olduğunu ve bu faturanın ne kadar olduğunun müvekkili şirketçe bilinemeyeceğini, davacı tarafın Balıkesir Atatürk Devlet Hastanesi'ne 14.040,00 TL'lik bedelli ürün sattığının anlaşıldığını, gerçekte müvekkili firma ile bu miktar ürünü göndermediğini, gönderdiğinin sadece fatura olduğunu, davacı tarafla müvekkili şirket arasında imzalan kargo taşıma sözleşmesinin 7. maddesinde \"Gönderici çek, senet...fatura gibi emtiaların taşınmasını talep edemez. Taşınması durumunda oluşan hasar ve ziyandan taşıyan sorumlu olmayacaktır\" şeklinde açık hüküm olduğunu, davacının iddia ettiği faturanın bizzat kendileri tarafından düzenlendiğinden aslının kendinde olması gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 20/11/2020 tarih ve 2018/538 Esas - 2020/745 Karar sayılı kararı ile; \" Dava, kargo taşıması sırasında kaybedildiği iddia edilen cihaz bedeli ile ihtarname masrafının tahsili talebine ilişkindir.  Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 26/05/2016 tarih ve E.2015/1403 K. 2016/561 sayılı kararı ile İstanbul Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu belirtilerek yetkisizlik kararı verilmiştir. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/917 Esasına kaydedilen davada verilen 23/03/2018 tarih ve E.2016/917 K.2018/269 sayılı kararı ile yetkisizlik kararı verilmiştir. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 23/03/2018 tarih ve E.2016/917 K.2018/269 sayılı yetkisizlik kararı üzerine dosya Mahkememize tevzi edilmiş ve 2018/538 Esasına kaydedilmiştir. Taraflar arasında 30/06/2014 tarihinde “Kargo Taşıma Hizmet Sözleşmesi” yapılmıştır.Taraflar arasında davalı aracılığı ile 18/02/2015 tarihinde gönderilen ... seri numaralı kargonun kaybolduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 18/02/2015 tarihinde gönderilen ... seri numaralı kargo içeriginin dava dilekçesinde belirtilen medikal malzeme mi yoksa fatura mı olduğu hususunda toplanmaktadır. Dava dilekçesi ekinde sunulan davalı ... Kargo tarafından davacı tarafa  gönderilen 29.09.2015 tarih ... sayılı yazıda “…18/02/2015 tarihinde ... seri no’lu faturamız ile alıcısı ... Ticaret Ltd. Şti’ye göndermiş olduğunuz dosya, taşıması esnasında kayıp olmuştur. Dosya içeriği tarafımızca bilinmemektedir. Bulunması durumunda tarafınızla irtibata geçilecektir” denilmiştir. Davacı tarafından davalı tarafa 29/09/2015 tarih ve ... sayılı yazı ile  “Tarafımıza 18/02/2015 tarihinde Balıkesir’den ... tarafından ... seri numarası ile gönderilen kargo, ... Kargo Bursa Bölge Müdürlüğü’nün ekteki yazısında da belirtildiği gibi taşınma esnasında kaybolmuştur. Fakat aradan geçen süre içerisinde gerek ilgili şube gerekse genel merkeziniz tarafından konuya yeterli ve gerekli ilginin gösterilmediğini görmekteyiz. Aradan geçen iki aylık süre içerisinde gönderilen kayıp dışında herhangi bir girişimde bulunulmaması da uzun yıllardır ..., gerek ... ve gerek de ... olarak kargo hizmeti aldığımız siz ... Kargo’ya karşı ciddi bir güven sorunu yaşamamıza sebep olmuştur. Buna yönelik olarak da tarafımızca gerekli kararların alınacağını belirtiriz. Konu ile ilgili gereğinin yapılmasına ve söz konusu zararın tazmini rica ederiz…” denilmiştir. Ayrıca davacı tarafından davalı tarafa Bursa .... Noterliği kanalı ile ihtarname gönderilmiş ve ihtarname ile 14.040,00-TL’sı ödeme yapılması istenmiştir.  Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce 23/03/2016 tarihli müzekkere ile “Davacı ... Tic. Ltd Şti'ne  Balıkesir ... Kargo Şubesi vasıtasıyla ... tarafından gönderilen 18/02/2015 tarihinde ... seri numaralı kargonun teslimi ile ilgili tüm belgelerin…” ilgili belgeler istenmiş olup, anılan müzekkereye 18/04/2016 havale tarihli yazı ile davalı tarafından cevap verilmiştir. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/917 E. sayılı dosyasında Balıkesir Atatürk Devlet Hastanesi'ne yazılan 02/01/2018 tarihli müzekkere ile “…Dava konusu olan ve yazı ekinde gönderilmiş olan irsaliyeli faturada belirtilen makinanın hastaneye daha önce gönderilip gönderilmediği, iade edilip edilmediği ve bu işlemlere ilişkin bilgi ve belgelerin çıkartılarak gönderilmesi ve 18/12/2015 tarihinde hastanenizde ... isimli bir çalışanın bulunup bulunmadığı hususunda …” bilgi istenmiş olup, Balıkesir Atatürk Şehir Hastanesi Başhekimliği’nin 22/01/2018 tarihli yazısı ile cevap verilmiş ve tıbbi cihazın Hastanelerine kabulünü ve cihazla ilgili detayları gösterir belgelerin ekte sunulduğu, ... isimli çalışanlarının bulunmadığı belirtilmiştir. Anılan yazı ekinde sunulan ‘Taşınır İşlem Fişinin incelenmesinden “… Motorlu Tur Cihazının” 11/03/2014 tarihinde giriş kaydının yapıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce, Balıkesir Atatürk Devlet Hastanesi'ne yazılan 24/12/2019 tarihli müzekkere ile davacının davasına konu taşınır işlem formunda yer alan malın (Tur/Drill, Motorlu Tur Cihazı) kurumlarınca davacıya iade edilip edilmediği hususunda bilgi istenilmiş ve alınan 16/01/2020 tarihli cevabi yazıda 11/03/2014 tarih ve 7 nolu taşınır işlem fişinde kayıtlı malzemenin ... tarafından Hastaneleri’ne teslim edildiği ve hali hazırda kullanıldığı belirtilmiştir. Tarafların iddiaları ile toplanan deliller tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasında 30/06/2014 tarihinde “Kargo Taşıma Hizmet Sözleşmesi” yapıldığı, davalı aracılığı ile 18/02/2015 tarihinde gönderilen ... seri numaralı kargonun kaybolduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın kargo içeriginin dava dilekçesinde belirtilen medikal malzeme mi yoksa fatura mı olduğu hususunda olduğu, 18/02/2015 tarihi ... seri numaralı sistem çıktısının incelenmesi ile kargo içerisinde dava konusu cihazın olduğunun anlaşılamadığı, Balıkesir Atatürk Devlet Hastanesi Başhekimliği tarafından gönderilen belgelerin incelenmesi ile cihazın 11/03/2014 tarihinde giriş kaydının yapıldığı ve hali hazırda ilgili Hastanede kullanıldığı belirtildiğinden 18/02/2015 tarihi ... seri numaralı  kargo içerisinde dava konusu cihazın bulunduğu davacı tarafça ispatlanamadığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekide hüküm kurulmuştur. \" gerekçeleri ile; \" 1-Davanın REDDİNE, ... \" karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme tarafından yapılmış olan yargılama neticesinde kargo içerisinde dava konusu cihazın olduğunun anlaşılamaması nedeniyle reddedilmiş olup davanın reddine ve yargılama giderlerinin müvekkil davacı üzerine bırakılmasına karar verildiğini, Müvekkiline, Balıkesir ... Kargo Şubesi vasıtasıyla ... tarafından 18.02.2015 tarihinde ... seri numarası ile kargo gönderilmiş olduğunu, ancak taşıma sırasında işbu kargo paketinin davalı tarafça kaybedildiğini, müvekkilinin davalıya yapmış olduğu gerek sözlü gerekse yazılı başvurulara rağmen davalı tarafça herhangi bir işlem yapılmadığını, müvekkiline kargonun kayıp olduğuna dair davalı tarafça yazı gönderildiğini ve kargo içerisinde bulunan ürünün bedeli bilinmediği bildirilerek, eşya bedelini gösterir emsal fatura istenmiş olduğunu, davalı tarafça maddi zararın tazmin edileceği hususu beyan edilmiş ise müvekkilinin kayıp bildiriminin ardından yazılı, sözlü ve mail yoluyla yapmış olduğu tüm başvurulara rağmen herhangi tazmin ya da kargo teslimi gerçekleşmediğini, müvekkilinin davalı tarafa başvuru dilekçesi ile banka hesap numarasının bildirildiğini ve maddi zararın tazmininin talep edildiğini, Davalı tarafça buna rağmen müvekkil firmaya zararını tazmin etmemesi nedeniyle de Bursa ... Noterliği'nin 29.09.2015 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile uyarılmış olduğunu, işbu ihtarnamenin davalı tarafa 01.10.2015 tarihinde davalı tarafa tebliğ edildiğini, müvekkil firmanın medikal malzeme satışı yapması ve ... Kargo'dan sürekli hizmet almakta olduğunu, müvekkilinin kargo aracılığı ile çoğunlukla değeri yüksek malzeme gönderimi ve alımı gerçekleştirmesi, malzemelerin hastalarda kullanılması, gecikmesinde dahi problem yaşarken teslime ilişkin güveninin sarsılmış olduğunu, Dava konusu kargonun gönderimi sırasında davalının iddia ettiği üzere bir dosya gönderimi söz konusu olmadığını, buna ilişkin daha önce dosya kapsamında ibraz ettikleri faturanın kargo ile taşınan ürünün değerini gösterecek nitelikte bir örnek olduğunu, ayrıca davalının kaybettiği bir ürünün sadece gönderim ücretinden sorumlu olacağına dair beyanları da haksız ve kötü niyetli olduğunun mahkemece de takdir edileceğini, bilindiği gibi BK ve TTK gereği davalının sorumluluğunun açıkça belirlenmiş olup sözleşmeye konulan haksız şart ile sorumluluktan kaçınılmasının mümkün olmadığını, davalının taşıma sözleşmesinin m.7 gereği fatura gibi emtiaların taşınmasını talep edemeyeceğini, taşınması durumunda oluşan hasar ve ziyandan taşıyanın sorumlu olmayacağı hususu belirtilmiş ise de yukarıda açıkladıkları üzere taşımaya konu bir ürün olduğu, evrak, dosya veya fatura olmadığından kabulünün mümkün olmadığını, Belirtmeleri gereken önemli bir diğer hususun işbu davanın konusunun davalı tarafça müvekkiline ait olan 18.02.2015 gönderim tarihli ... seri kodlu kargonun davalının hukuki sorumluluğu ve gözetimi altında bulunmuş olduğu süreç içerisinde kusursuz sorumluluk çerçevesinde kaybetmiş olduğu kargoya ilişkin maddi zararın tazminine ilişkin olduğunu, bilindiği ve takdir edileceği üzere TTK m.875 vd. düzenlemeleri ile taşıyıcının hukuki sorumluluğunun sınırlarının belirlenmiş olup yasal düzenleme gereği \"Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur.\" denilerek davalının da müvekkiline ait olan kargonun kaybından hukuken sorumlu tutulduğunu, nitekim davalı tarafından müvekkiline ait olan kargonun teslim alınmış olmasının ardından müvekkiline teslim edilmemiş olup müvekkil şirket nezdinde hem maddi hem de manevi zarara sebebiyet verdiğini, davalı şirket tarafından dava konusu kargonun kaybedilmiş olduğunun kabul edilmiş olup buna ilişkin davalı şirketin Bursa Bölge Müdürü ...e ait imzalı ve kaşeli belgenin söz konusu olup ilgili belgenin yargılamanın ilk aşamasında dosyaya ibraz edilmiş olduğunu, davalı şirket tarafından bu imzaya da herhangi bir itirazda bulunulmamış olup takdir edileceği üzere bu hususun zımni kabul niteliğinde olup taraflar arasında bu hususta herhangi bir uyuşmazlık olmadığının da kabulü gerektiğini, ancak ne yazık ki davalı şirket tarafından sorumluluğun kabulüne ve zararın giderileceğine ilişkin kabul ve taahhüt olmasına karşın ne yargılama öncesinde ne de yargılama sırasında herhangi bir girişimde bulunulmadığını, salt bu hususun dahi davalı yanın kötü niyetli ve müvekkil şirketi zarara uğratmak kastı ile hareket etmiş olduğunu açıkça göstermekte olduğunu, Bununla birlikte davalı tarafından salt kaybedilmiş olan ürünün gönderim ücretinden sorumlu olunacağına ilişkin iddia ve beyanlarının kabulünün mümkün olmadığı gibi, müvekkilinin yasal düzenlemeler ile koruma altına alınmış olan hak ve menfaatlerini de zedeler nitelik taşıdığından usul ve yasaya da aykırılık teşkil etmekte olduğunu, nitekim buna ilişkin olarak TTK m.880 düzenlemesi ile \"Taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen zıyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanır.\" diyerek eşyanın salt gönderim ücretinin değil zıyaından kaynaklanan tüm zararların karşılanması gerektiğinin belirterek zarara uğrayan kişinin haklarının koruma altına almış olduğunu, Yine ilgili kanunun devam maddesinde \"Taşıyıcı, eşyanın zıyaı veya hasarı halinde, 880 inci madde uyarınca ödenmesi gereken tazminattan başka, zararın saptanması için yapılması zorunlu olan giderleri de tazminle yükümlüdür.\" denilerek müvekkilinin kaybedilmiş olan kargonun yeniden tedarik edilerek gönderildiği ve bu süreçte uğramış olduğu menfi ve müspet zararlarının söz konusu olduğu hususunun göz önünde bulundurularak karar verilmesini gerekli kılmakta olduğunu, bu nedenle TBK ve TTK mevzuatları gereği davalının sorumluğunun açıkça belirlenmiş olup davalı yanın kusursuz sorumluluğu gereği müvekkilinin uğramış olduğu zararı tazmin etmesi gerektiği hususunun zorunlu kılındığını, Dava konusu kargonun ise müvekkili tarafından Balıkesir Atatürk Hastanesine kargo tarihinden yaklaşık bir yıl öncesinde gönderilmiş olan tıbbi malzemenin (makine) iadesine ilişkin olup davalı yanın iddia etmiş olduğu gibi fatura olmadığını, bu hususa ilişkin olarak mahkemece ilgili kurumlara yazılmış olan müzekkereye istinaden dosya kapsamında sunulmuş olan evrak ve belgelerden de Balıkesir Atatürk Devlet Hastanesine dava konusu tıbbi makinenin müvekkil şirket tarafından satıldığı hususunun da sabit kılındığını, sunulmuş olan evraklardan \"Taşınır İşlem Fişi\" belgesinden görüleceği üzere müvekkil şirket tarafından hastaneye gönderilmiş olan motorlu tur cihazının ilgili hastane komisyonu tarafından kontrolünün sağlandığına ilişkin 11.03.2014 tarihli rapor ve buna dayanak olan 28.02.2014 tarihli belgenin mevcut olduğunun görüleceğini, aynı belgede dava konusu olan makinenin müvekkil şirket olan ... Tic. Ltd. Şti. tarafından teslim edilmiş olduğu ve bedelinin 14.040,00 TL olduğu hususlarının açıkça ortaya konulmuş olduğunu, Yine hastane tarafından dosya kapsamında sunulmuş olan evraklardan 25.02.2014 tarihli ve ... seri numaralı irsaliyeli faturada ilgili kargonun \"...\"a ilişkin olduğu fiili sevk tarihinin 28.02.2014 olduğu ve bedelinin 14.040,00 TL olduğu hususlarının şüpheye yer bırakmayacak açıklıkta görülmekte olduğunu, bir diğer evrakın muayene komisyon raporunda ise \"Yüklenici Firma Adı: ... tarafından 04/03/2014 tarihinde ambara getirilen malzemenin miktarı ve evsafı 28.02.2014 tarih ve ... sayılı irsaliyede arz edilmiştir.\" denilmek suretiyle müvekkil şirket tarafından ilgili hastaneye kargo konusu makinenin teslim edildiği hususunun sabit kılındığını, salt gelmiş olan bu yazı cevaplarının dahi yargılamanın başından itibaren ileri sürmüş oldukları iddia ve beyanlarını doğrular nitelikte olup dava konusu kargonun içeriğinin tıbbi makine olduğunu da açıkça ortaya koymakta olduğunu, bu itibarla kaybedilmiş olan kargo nedeniyle müvekkil şirket nezdinde meydana gelmiş olan menfi ve müspet zararın giderilmesi yönünde hüküm kurulması, davanın kabulü gerekirken davanın reddine karar verilmesinin hukuka açıkça aykırı olduğunu, İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20.11.2020 tarih ve 2018/538 Esas- 2020/745 Karar sayılı kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılarak bozulmasına, davanın tüm talepleri ile kabulüne karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvuru zarureti doğduğunu beyanla; Açıklanan nedenlerle ve re'sen belirlenecek hususlara binaen; - İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20.11.2020 tarih ve 2018/538 Esas ve 2020/745 Karar sayılı davanın reddine ilişkin kararın istinaf incelemesi sonucu kaldırılmasına, - Davanın kabulüne, - Müvekkilinin 14.040,00 TL zararının, 09.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten rücuen tahsiline, - Noter masrafı olan olan 230,00 TL bedelinin de davalıdan tahsili ile kendilerine ödenmesine, - Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taraflar arasında akdedilen kargo taşıma hizmet sözleşmesi kapsamında davacı alıcıya teslim edilmek üzere davalı tarafından taşınan dava konusu kargonun taşıma sırasında kaybolması sebebiyle kargo içeriği emtia bedelinin ve davacı tarafından davalıya çekilen ihtarname masrafının davalıdan tahsiline karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Taraflar arasında, dava konusu kargonun 18/02/2015 tarihinde davalı taşıyan tarafından Balıkersir'den Bursa'ya taşınmak ve davacı alıcıya teslim edilmek üzere teslim alındığına ve taşıma sırasında kaybolduğuna dair ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki ihtilaf dava konusu kargo içeriğinde davacının iddia ettiği gibi dava konusu taşıma tarihinden yaklaşık bir yıl önce Balıkesir Atatürk Devlet Hastanesine satılıp teslim edilen cihaz olup olmadığı, söz konusu cihazın davacıya iade edilmek üzere kargoya verilip verilmediği hususlarındadır. Davacı vekili, dava konusu kargonun kaybolduğunun davalının da kabulünde olduğunu, kargo içerisinde bulunan cihazın davacı tarafından  Balıkesir Atatürk Devlet Hastanesine satılıp teslim edildiğinin de sabit olduğunu, kargo içeriğinin söz konusu cihaz olduğunu ve emtianın kaybından davalı taşıyanın TTK'nın 880 ve devamı maddeleri uyarınca sorumlu olmasına rağmen Mahkemece davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur. Dava konusu kargoya ait bilgide kargo içeriği olarak \"dosya\" olduğunun, toplam desi ve kg'nın \"0\" olarak ve fiyatının 2,97 TL olarak belirtilmesine, kargo içeriğinde söz konusu cihaz olması halinde kg bilgilerinin ve fiyatının belirtilen şekilde olmayacağının aşikar olmasına, kaldı ki davacı tarafından Balıkesir Atatürk Devlet Hastanesine satışı yapılan cihazın halen hastanede kullanıldığının ve iadesinin yapılmadığının Hastane tarafından verilen cevabi yazıda belirtilmesine, cihazın davacı tarafından bir yıl önce hastaneye teslim edildiği hususunun Hastane tarafından tekrar cihazın davacıya iade edildiğine ve kargoya verildiğinin ispatı olmayacağına, basiretli bir tacir olması gereken davacının kargo içeriğini kargo evrakında belirtmemesine,  kargo içeriğinde iddia edilen cihazın olduğunun ve belirtilen miktarda zarara uğradığının davacı tarafından ispat edilememesine ve davacı vekili tarafından ileri sürülen iddiaların yargılama aşamasında ileri sürülüp Mahkemece gerekçeli kararda değerlendirilmesine, HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi uyarınca incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3‬ TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 08/02/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f850a40d3c9ec511","SID":"588e4fc54a9fc479"}}