{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t:<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/10/2022<br>NUMARASI\t\t:  Esas - 2Karar<br><br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: i<br>VEKİLİ\t: Av. <br><br>DAVALILAR\t: 1- <br>VEKİLLERİ\t: Av. <br>\t  Av.<br>\t  2-           <br>DAVA\t\t: İtirazın İptali<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 08/01/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 09/01/2024<br>  Taraflar arasında görülen davada Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas -... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>DAVA: Davacı vekili, ...... ile ..... ve Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerine istinaden krediler kullandırıldığını, diğer  davalı .... ve Tic. Ltd. Şti.'nin ise müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile bu sözleşmeleri imzaladığını, bu nedenle kefalet limiti gereğince borcun tamamından sorumlu hale geldiğini, borçlular tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı borçluların konkordato davaları olduğu bilindiğinden yalnızca borçlu şirket kefili.... aleyhine Konya .. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirketlerin konkordato projelerinin kabul edildiğini ancak davalıların belirtilen tarihlerde ödeme yapmadıklarını, bu nedenle Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan ... ve ... Esas sayılı dosyaları ile davalılar hakkında verilen konkordato kararının ... T.A.Ş. yönünden kısmen feshi için dava açıldığını ve davalılar hakkındaki konkordato kararının banka yönünden feshedildiğini, bunun üzerine davalıların...T.A.Ş.'ye olan borçları sebebiyle Konya .. İcra Müdürlüğü... Esas sayılı dosya ile takip başlatıldığını, davalıların itirazı üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürerek, davalıların itirazlarının iptali ile takibin devamına, davalılar aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava  etmiştir. <br>CEVAP: Davalılar vekili, müvekkili şirketler hakkında yürütülen konkordatonun kısmen feshi davalarında verilen hükmün kesinleşmediğini, davaya konu takibin derdest edilmesinde hukuki yarar bulunmadığını, takip ile takip konusu, tarafları ve takip türü aynı olan Konya ..İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile mükerrer olduğunu, derdest dosya üzerinden icra takibinin devamı gerekirken müvekkilleri aleyhine yeniden icra takibine girişilmesinin haksız olduğunu, hesap kat ihtarnamesinin müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini, <br>taraflar arasında akdedilen kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu, davacının konkordato projesi kapsamında bildirdiği alacak miktarı ile icra takibinde talep ettiği alacak miktarının örtüşmediğini savunarak,  davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, \"...Somut olayda ; Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/10/2019 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile davalılarda... Ltd. Şti.'nin açtığı konkordato davasının kabulü ile konkordato projesinin tasdikine karar verilmiş, karar 20/04/2021 tarihinde kesinleşmiştir. <br>Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/10/2019 gün ve ...E. ... K. sayılı ilamı ile davalılardan ... Ltd. Şti.'nin açtığı konkordato davasının kabulü ile konkordato projesinin tasdikine karar verilmiş, karar 26/04/2021 tarihinde kesinleşmiştir. <br>Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/02/2021 gün ve ... E.....K. sayılı ilamı ile davalılardan ... Şti.'ye karşı açılan konkordatonun davacı banka yönünden (kısmen) feshi davasının kabulüne karar verilmiş, karar 05/09/2022 tarihinde kesinleşmiştir. <br>Konya.. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/02/2021 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile davalılardan ... Ltd. Şti.'ye karşı açılan konkordatonun davacı banka yönünden (kısmen) feshi davasının kabulüne karar verilmiş, kararın henüz kesinleşmediği, istinaf incelemesinde olduğu belirlenmiştir. <br>Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/11/2021 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile davalılardan ... Ltd. Şti.'ye karşı açılan iflas davasının kabulü ile  ... Ltd. Şti.'nin iflasına ve iflasın 17/11/2021 tarihi itibariyle açılmasına karar verilmiş, karar 07/12/2021 tarihinde kesinleşmiş ve Konya .. İcra (İflas) Müdürlüğü .... iflas sayılı iflas masası oluşturulmuş, 2. alacaklılar toplantısı 17/05/2022 tarihinde yapılmış, iflas idare memuru seçilemediğinden iflas idaresini iflas müdürlüğünün idare ettiği belirlenmiştir. <br>Davalılardan... Ltd. Şti.'nin iflasından sonra, davacı banka tarafından temlik öncesi iflas masasına alacak bildiriminde bulunulmuş, davacı bankanın bildirdiği (ve icra takip talebinde yazılandan daha fazla olan) alacağın tamamı iflas idaresince kabul edilerek 4. sıra alacak olarak sıra cetveline kaydedilmiştir. Davacı bankanın alacağı 05/04/2022 tarihli temlikname ile temlik alan ..... A.Ş.'ye temlik edilmiştir. <br>Davacı taraf,  her iki davalı aleyhine itirazın iptali davasını açmış ise de; dava açıldıktan sonra davalılardan... Ltd. Şti.'nin 17/11/2021 tarihinde iflasına karar verilmesi ve iflas kararının kesinleşmesi nedeniyle davalılardan... Ltd. Şti.'ye karşı açılan davanın kendiliğinden kayıt kabul davasına dönüştüğü sonucuna varılmış, iflas idaresini temsilen iflas müdürlüğüne gerekli tebligatların yapıldığı anlaşılmıştır. <br>Kayıt kabul davası ile (miktar itibariyle) itirazın iptali davasının basit yargılama usulüne ve aynı yasa yolu ve süresine tabi olduğu, Yargıtay 23. HD’nin 19/04/2013 gün ve 2013/1546 E. 2013/2606 K. sayılı emsal içtihadında da belirtildiği üzere tefrik edilmelerinin gerekmeyip birlikte görülebileceği sonucuna varılarak her iki dava birlikte sonuçlandırılmıştır. <br>Davacı tarafın, davalılardan... Ltd. Şti.'ye karşı açtığı kayıt kabul davası yönünden;<br>Davacı tarafın alacağının tamamı sıra cetveline kaydedilip, iflas idaresince alacağın 4. sıra alacak olarak masaya kabulüne karar verildiği anlaşıldığından, kayıt kabul davasının konusuz kaldığı belirlenmiş, kayıt kabul davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br>Konusuz kalan kayıt kabul davası yönünden, alacağın tamamının sıra cetveline kabul ve kaydedildiği görüldüğünden, davalı tarafın dava açılmasına haksız olarak sebebiyet verdiği, dava tarihi itibariyle davanın açılmasında dava tarafın haklı olduğu kanaatine varılarak, yargılama giderlerinin davalı müflis şirkete yükletilmesine karar vermek gerekmiştir. <br>Davacı tarafından, davalılardan ... Ltd. Şti.'ye karşı açılan itirazın iptali davası yönünden yapılan incelemede ise; <br>Davacı tarafın Konya .. İcra Müdürlüğü'nün 2.... E. sayılı dosyası üzerinden, 06/04/2021 tarihinde, her iki davalı aleyhine kredi sözleşmeleri ve ihtarnamelere istinaden, 34.935,61 TL. ana para, 3.807,68 TL. işlemiş akdi faiz, 22.716,47 TL. işlemiş faiz, 1.326,21 TL. BSMV ve 478,10 TL. masraf olmak üzere toplam 63.264,07 TL. üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, davalıların 19/04/2021 tarihinde takibe itiraz etmeleri üzerine takibin durduğu ve 02/07/2021 tarihinde bu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. <br>Davalılardan ... Ltd. Şti.'nin açtığı konkordato davasının kabulüne karar verilerek kararın kesinleştiği ancak, ... Ltd. Şti. aleyhine davacı tarafça açılan dava sonucu verilen konkordatonun kısmen feshine ilişkin kararın henüz kesinleşmediği belirlenmiştir.<br>Davacı, Konya.. İcra Müdürlüğü'nün .... E. sayılı takip dosyasında, kredi sözleşmeleri ve ihtarnamelere dayalı olarak talepte bulunmuş ise de; davalılardan ... Ltd. Şti. yönünden, konkordatonun tasdikine ilişkin kararın kesinleşmesi ancak, konkordatonun feshine ilişkin kararın takip tarihi itibariyle (ve henüz) kesinleşmemiş olması nedeniyle, davacının takip talebinde yazıldığı gibi genel kredi sözleşmesi ve ihtarnamelere dayalı alacak yönünden değil, talepten daha aza hükmedilebileceği prensibi de gözetilerek, sadece bağlayıcı hale gelen konkordato hükümlerine göre ödenmesi gerekip de takip tarihine kadar ödenmeyen alacak yönünden itirazın iptaline karar verilebileceği kabul edilmiştir. <br>Buna göre, davalılardan ... Ltd. Şti'nin tasdik edilen konkordato projesi gereğince, davacı tarafa olan toplam borcunun 13.250 TL. olduğu, 02/11/2019 tarihinden itibaren, 48 ayda, aylık eşit taksitler halinde (276,04'er TL. olarak) ödenmesinin gerektiği, 06/04/2021 icra takip tarihine kadar bu taksitlerin hiç birisinin ödenmediği ve takip tarihine kadar ödenmemiş alacak tutarının 5.005,53 TL. olduğu belirlenmiş, itirazın iptali davasının (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) kısmen kabul, kısmen reddine karar vermek gerekmiştir. <br>Davacı tarafından icra takip talebinde, takip öncesi dönem için de faiz istenilmiş ise de; davacı tarafın konkordato hükümlerine göre ödenmesi gerektiği halde ödenmeyen bedeller yönünden, takip öncesi usulüne uygun bir ihtarnamesi bulunmadığından takip öncesi dönem için faiz işletilmesi mümkün görülmemiştir. <br>Davacının icra talebindeki ihtarname masrafı talebi de, itirazın iptal edildiği alacak yönünden usulüne uygun bir ihtarnamenin bulunmaması, diğer kat ihtarnamesinin gönderilmesinde ise davacı tarafın (takip tarihi itibariyle konkordatonun feshine ilişkin kararın kesinleşmemiş olması karşısında) haklı olmaması nedeniyle kabul edilmemiştir.  <br><br>Davacı tarafından icra takip talebinde, takip sonrası dönem için de sözleşmeye göre temerrüt faizi istenilmiş ise de; davalılardan ... Ltd. Şti'ye ilişkin tasdik edilen konkordato projesinin, davacı taraf yönünden (yani kısmen) feshine ilişkin karar kesinleşmeden takip başlatması karşısında da, davacının genel kredi sözleşmesi hükümlerinden (özellikle sözleşmedeki akdi ve temerrüt faizi hükümlerinden) yararlanamayacağı, taraflar arasındaki ilişkinin ticari ilişki olması nedeniyle takip tarihinden sonraki dönem için davacının hükmedilen (yapılan itiraz iptal edilen) alacağına sadece avansı faizi yürütülmesi gerektiği kabul edilmiştir. <br>Davacı tarafın istemiş olduğu icra inkar tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede; kabul edilen alacağın miktarı belirli (ve belirlenebilir) olup, bu haliyle likit olduğundan, hükmedilen meblağ üzerinden davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve Yargıtay 19. HD. nin 10.02.2005 gün ve 2004/ 8013 E.  2005/ 1022 K. sayılı emsal içtihadına göre de, dava açılmasında harçlandırılmayan icra inkar tazminatı, harç ve davacı yararına vekalet ücreti takdirinde dava değerine dahil edilmemiştir. <br>Davanın reddedilen kısmına yönelik davalı tarafın tazminat talepleri yönünden yapılan değerlendirmede ise; davalılardan .... Şti.'nin iflas etmesi ve iflas idaresinin tazminat talebinin bulunmaması, bir an için iflas kararından önce her iki davalı vekilinin yaptığı feri nitelikteki tazminat talebinin halen geçerli olduğu ve her iki davalı şirket için yapıldığı kabul edilse dahi, davalı/davalılar lehine tazminata hükmedilebilmesi için, icra takibinin haksız olması yeterli olmayıp, aynı zamanda takibin alacaklı tarafından kötüniyetli olarak yapılması da gerekmektedir. Davalı taraf, icra takibinin haksız çıkan kısmı yönünden, takibin kötü niyetli yapıldığını ispat edilemediğinden ve 4721 s. MK'nın 3/1. maddesi gereğince iyiniyet karine olarak mevcut olduğundan, davalı tarafın 2004 s. İİK'nın 67/2. maddesine göre şartları oluşmayan feri nitelikteki tazminat talebinin de reddine ...\" dair, davacının, davalılardan ...... Tic. Ltd. Şti.'ye karşı açtığı kayıt kabul davasının konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davacının, davalılardan ...  San.  ve Tic. Ltd. Şti.'ye karşı açtığı itirazın iptali davasının ise kısmen kabul kısmen reddi ile; Davalılardan ........Tic. Ltd. Şti.'nin, Konya . İcra Müdürlüğü'nün.. E. sayılı takibine yapmış olduğu itirazın, (Konya .. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takibine konu alacak ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) asıl alacağın 5.005,53 TL'lik kısmı yönünden iptali ile takibin asıl alacağın 5.005,53 TL'lik kısmı yönünden devamına, asıl alacak olan 5.005,53 TL'ne icra takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, hükmedilen 5.005,53 TL'nin %20'si olan, 1.001,11 TL icra inkar tazminatının, davalılardan ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'den alınarak temlik alan davacı...... A.Ş.'ye verilmesine, davalıların feri nitelikteki tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, mahkemece hüküm kurulurken tamamen  konkordatonun tasdikinin kesinleşmesi durumunun göz önüne alındığını ancak söz konusu konkordato projesine davalı tarafça  uyulmadığından müvekkili yönünden konkordatonun feshine karar verildiğini, projeye dayalı olarak alacak miktarının belirlenmesinin müvekkili şirket yönünden telafisi imkansız zararlara sebebiyet vereceğini, konkordatonun kısmen feshi davasının kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini, asıl borç ile borçlunun kusur veya temerrüdünün yasal sonuçlarından kefilin sorumlu olacağını, müvekkili şirketin alacağının tespitinde  yasa hükümlerine  ve sözleşme hükümlerine uygun olan akdi faiz ve temerrrüt faiz oranlarının esas alınması gerektiğini, noter masraflarının müvekkilinin haklı alacağına dahil edilmesi gerektiğini, bilirkişi raporuna itirazları dikkate alınmaksızın karar verilmesinin de yerinde olmadığını ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, kredi alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br> 6100 sayılı HMK’nun 27. maddesinde hukuki dinlenilme hakkı düzenlenmiştir. Bu hak adil yargılanma hakkının da en önemli unsurudur. Hukuki Dinlenilme Hakkı gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir.<br>Adil yargılanma hakkı da Anayasanın 36/1. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenmiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin bazı kararları ile Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuruya ilişkin bazı kararlarında gerekçeli karar hakkının adil yargılanma hakkının somut görünümlerinden olduğu belirtilmiştir. Anayasa'nın 141/3. maddesine göre  bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Adil yargılanma hakkının sağlanması kapsamında kararların gerekçeli olmasıyla ilgili kamu düzenine ilişkin hükümlere 6100 sayılı HMK'da da yer verilmiştir.<br>6100 sayılı HMK'nın 297. maddesinde mahkeme kararlarında bulunması gereken hususlar sayılmıştır. Kanun'un 297/1-c maddesi gereğince karar \"tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri\" içermeli, 297/2 maddesi gereğince de hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Aynı Yasa'nın  298/2 madde hükmüne göre de gerekçeli karar tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.<br>Yargıtay HGK'nun 2010/1-86 E.-2010/108 K., 2014/2-1121 E.-2016/635 K., 2014/9-1137 E.-2016/994 K., 2013/21-1791 Esas, 2013/1676 Karar sayılı ilamlarında  da belirtildiği üzere, mahkeme kararının gerekçesi o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyar, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterir. Tarafların o dava yönünden hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve kanun yolu denetiminin yapılabilmesi için ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün bulunması zorunludur.<br>Anayasanın 141/3 maddesi ve HMK'nun 297. maddesi bu amacı gerçekleştirmeye yöneliktir. Kararın gerekçesinin yeterli açıklıkta ve denetime elverişli olmaması  ayrıca, kendi içerisinde çelişkiler barındırması  yukarıda açıklanan ve  Anayasa ile teminat altına alınan yargılamanın açıklığı, adil yargılanma hakkı prensibine ve kararların gerekçeli olması gerektiğine dair anayasa ve yasa hükümlerine de açıkça aykırıdır.<br>Bu durum karşısında, mahkemece kısa kararda kötüniyet tazminatına karar verilmemesine rağmen gerekçeli kararın gerekçe ve hüküm kısmında kötüniyet tazminatına karar verilmesi HMK'nın 297. maddesine aykırı olup, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişkiye sebebiyet verdiğinden yerinde görülmemiştir. <br>İşin esasının incelenmesi halinde ise; Somut olayda, davacının... A.Ş.'nin davalılardan olan alacağını temlik aldığı, ... A.Ş. ile davalı ... Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiği, diğer davalının da müşterek ve müteselsil kefil olduğu, anılan kredi sözleşmesi kapsamında ticari kredi kartı kullandırıldığı ancak borcun ödenmemesi üzerine davalılar aleyhine gönderilen ihtarname sonrası da ödeme yapılmaması nedeniyle icra takibi başlatıldığı, bu süreçte davalı şirketlerin konkordato talep ettikleri, taleplerinin kabul edilerek konkordato projelerinin tasdikine karar verildiği ancak, proje kapsamında ödeme yapmamaları nedeniyle... tarafından konkordatonun kısmen feshi için aleyhlerine dava açıldığı, her iki davalı yönünden de fesih davalarının kabul edildiği, davalı .... Ltd. Şti.  aleyhine açılan davanın kesinleştiği ancak, davalı ... Ltd. Şti.  aleyhine açılan davanın kesinleşmediği, davacı tarafça davalılar aleyhine dava konusu takibin başlatıldığı ve davalıların itirazı nedeniyle takibin durdurulması sonrası işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.<br>Yargılama sırasında da, davalı ... Ltd. Şti.'nin iflasına karar verildiği, adi tasfiye usulü ile tasfiyesinin yapıldığı ve icra (iflas) müdürlüğünün iflas masası olarak görev yaptığı, dava dilekçesinin iflas müdürlüğüne tebliğ de edilerek taraf teşkilinin sağlandığı, davacı alacağının iflas masasına talep gibi kaydı yapılarak aynen kabul edildiği, bu nedenle anılan davalı yönünden iflas etmekle kayıt kabul davasına dönüşen işbu davada alacağın kabul edilerek masaya kaydı nedeniyle konusuz kalan kayıt kabul davası yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. <br> Ancak, davalı ... Ltd. Şti. aleyhine konkordatonun kısmen feshi için açlan davada verilen kabul kararının da Konya Bam 3 HD ... E-...K. sayılı ve Yargıtay 6 HD'nin... E-....K. sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmakla, mahkemece anılan dosyanın akıbeti beklenilmeksizin konkordato tasdik projesi kapsamında inceleme ve değerlendirme yapılması yerinde olmadığından, davacı vekilinin bilirkişi raporuna itirazlarını da değerlendiren ve geçici mühlet sırasında temlik eden bankanın bildirdiği alacak miktarı da nazara alınarak yeni bir bilirkişi raporu alınıp sonucuna göre karar vermek gerekirken eksik incelemeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dava dosyasının mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi  gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1- Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile; Konya..  Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/10/2022 tarih, ... Esas- ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, <br>4- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>5- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>6- Konya . İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı icra dosyası üzerinden tehiri icra talebi ile ilgili İİK'nın 36/5 maddesi gereğince yatırlan teminatın yatırana iadesine,<br>7- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 08/01/2024 tarihinde oy çokluğu ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.<br><br>     Başkan                Üye                         Üye                    Katip <br>         e-imzalıdır                    e-imzalıdır                         e-imzalıdır                      e-imzalıdır<br>                                                (muhalif)<br><br><br>MUHALEFET ŞERHİ: Dava, kredi alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Her ne kadar Dairenin çoğunluk görüşü kapsamında işin esasının incelenmesine de karar verilmiş ve yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2009/19-109 Esas ve 2009/123 Karar sayılı ilamında değinildiği üzere, 10.04.1992 tarih, 1991-7 Esas 1992-4 Karar Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, hâkimin tefhim etmiş olduğu kısa kararla gerekçeli kararın ve gerekçenin de kendi içerisinde uyum içinde olması gerektiğini öngörmektedir. Yargı erkinin görev ve yetkisi, Anayasa ile yasaları amaçlarına uygun olarak yorumlayıp uygulamak, keza İçtihadı Birleştirme Kararlarının bağlayıcılığını gözetmekten ibarettir. Kısa kararla gerekçeli karar ve hüküm arasındaki çelişkiye cevaz verilmemesinin amacı, kamunun mahkemelere olan güveninin sarsılmamasına yöneliktir. Tefhim edilen hüküm başka, gerekçeli karardaki hüküm veya gerekçe başka ise bu durumun mahkemelere olan güveni sarsacağı tartışmasızdır. İçtihadı Birleştirme Kararında bu konuya çok büyük bir önem verilmiş, çelişkinin varlığı tespit edildiği takdirde, başka hiçbir incelemeye gerek görülmeksizin ve tarafların bu konuyu temyiz sebebi yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın kararın salt bu nedenle bozulması gerektiğine işaret edilmiştir.<br>Her ne kadar bölge adliye mahkemeleri, hukuki denetim yanında aynı zamanda maddi vakıa incelemesi de yaparak, tahkikat sonucuna göre yeniden esas hakkında hüküm kurabilir ya da yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise, düzelterek yeniden esas hakkında karar verebilir ise de, somut olayda, mahkemece kısa kararda kötüniyet tazminatına karar verilmemesine rağmen gerekçeli kararın gerekçe ve hüküm kısmında kötüniyet tazminatına karar verilmesi kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturduğundan, ortada hukuki ve maddi vakıa denetimine elverişli bir hüküm bulunmamaktadır. Yargıtay 11. HD'nin 2017/2982 E-2019/256 K. , 2017/520 E-2018/7023 K. sayılı ilamları da bu doğrultudadır.<br>Bu nedenle, ilk derece  mahkemesince verilen kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki bulunduğundan, işin esası incelenmeksizin kararın HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca re'sen  kaldırılmasına ve kararın kaldırılma sebebine göre, davacı vekilinin istinaf istemlerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın heyetin aksi yöndeki çoğunluk görüşüne katılmamaktayım. <br><br><br>Üye .<br>e-imzalıdır<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4c0971aa442287e6","SID":"eccc2959979881c8"}}