{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t: <br>KATİP\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 08/03/2022<br>NUMARASI\t:  Esas -  Karar<br><br>ASIL DAVADA DAVACI -<br>BİRLEŞEN DAVADA DAVALI: <br>VEKİLLERİ\t: Av. <br><br>ASIL DAVADA DAVALI -<br>BİRLEŞEN DAVADA DAVACI  : <br>VEKİLİ\t: Av. <br>BİRLEŞEN DAVA\t: Konya. ATM'NİN  E. -  K. <br>ASIL/BİRLEŞEN DAVA               :Tazminat / İtirazın İptali <br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 15/01/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 16/01/2024<br>  Taraflar arasında görülen davada Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas -... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>ASIL DAVA: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında davalının ... marka ile üretimini yaptığı 19 litrelik damacana şişelerdeki suyun bayi tarafından siparişi, satışı, tali bayi satışına ilişkin sözleşme imzalandığını, taraflar arasındaki sözleşmenin müvekkilinin sözleşmeyi haklı olarak feshettiği 24.12.2018 tarihine kadar yürürlükte kaldığını, sözleşmede müvekkilinin, sözleşme konusu ve davalının ürettiği suyun münhasır tek satıcısı olarak kararlaştırıldığını, müvekkilinin bölgesinde, davalıya ait 19 litrelik damacana şişelerdeki suyunun tanıtımını yaptığını ve kötü olan imajını düzeltmek için önemli yatırımlar yaptığını ve ... markasını tanınır hale getirdiğini, davalı şirketin 2018 yılında müvekkilinin satışlarını engelleyici tavırlar içine girdiğini, davalının müvekkili ile sözleşme imzalayan tali bayilere doğrudan su satmaya başladığını ve davalının, müvekkilinin müşterilerine doğrudan su satmaya başlayarak sözleşmeyi iki şekilde ihlal ettiğini, davalının, müvekkilinin müşterilerine ve tali bayilerine daha düşük fiyattan su vererek müvekkilinin zararını daha da arttırdığının, bu halde müvekkilinin, su satamaz hale geldiğini, davalının sözleşmeyi ihlal etmesi üzerine müvekkilinin sözleşmeyi feshettiğini, müvekkilinin mahrum kalınan kâr ve denkleştirme tazminatı olarak iki türlü zararının söz konusu olduğunun, davalının, müvekkili şirketten alacağı olduğu iddiası ile Konya ..İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyası ile takip başlattığını, müvekkilinin takibe itiraz ettiğini, işbu davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, gerek mahrum kalınan kâr, gerek portföy tazminatının, davalının ticari defterlerinin bilirkişi incelemesi neticesinde ortaya çıkacağını ileri sürerek,  fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 15.000,00 TL mahrum kalınan kârdan mütevellit zararları ile 10.000,00 TL denkleştirme (müşteri/portföy) tazminatı alacaklarının tespiti ile dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili, dava konusu mahrum kalınan kâr ve denkleştirme tazminatı olan davaların belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, müvekkilinin Konya Büyükşehir Belediye'sinin bir şirketi olduğunu, davacının sözleşmeyi 25.12.2018 tarihli ihtarnamesi ile haksız feshettiğini,  işbu sözleşmenin iki yıl süreli olup, taraflardan birinin süresinde fesih beyanı bulunmadıkça yenilenmiş sayılacağını, sözleşmenin başlangıç ve haksız fesih ile bitiş tarihlerinin 18.05.2015 ila 25.12.2018 olduğunu, haksız fesih olmasa idi, sözleşmenin bitiş tarihinin ise 18.05.2019 olacağını, işbu feshe ilişkin müvekkilince Konya ..Noterliği'nin... yevmiye numarası ile 04.01.2019 tarihinde davacı ve davacı yetkilisi/sahibi ...'a ihtarname gönderildiğini, markanın tanınır kılınması hususunda davacının hiçbir katkısının bulunmadığını, davacının 2015-2016-2017-2018 yıllarındaki satışlarından bahsettiğini, bu satışlarına pet koli satışlarını da dahil ettiğini, taraflarca imza edilen sözleşmenin yalnızca damacana dağıtımına dair olduğunu, davacının müvekkiline ödemesi yapılmamış olan 160.514,90 TL bakiye borcunun bulunduğunu, bu hal ile sözleşmenin temelini ve özelinde 5.14. numaralı maddesini açıkça ihlal ettiğini, müvekkilinin hiçbir su dağıtımı ağının bulunmadığını, herhangi bir yere dağıtım yapacak taşıta da sahip olmadığını, davacı bayinin iş ve işleyişine engel bir halinin, onun işlerine zarar verecek bir faaliyetinin bulunmadığını, sözleşme ile hüküm altına alınmış cezai şartlara ilişkin tazminat hakları ve sair tüm tazminat hakları ile, davacıya teslim edilen sebil, damacana paletleri, fatura alacaklarına ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>BİRLEŞEN DAVA: Davacı vekili, davalı şirketin müvekkiline olan borcunu ödememesi üzerine Konya .. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, davalının ödemediği borcunun cari hesap ekstresinden kaynaklandığını, davalının itirazında haksız olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalının itirazının iptali ile takibin devamına, takip tarihinden itibaren faiz işletilmesine, kötü niyetli davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili, davacının ancak takibe dayanak teşkil eden cari hesaptan kaynaklı alacağını talep edebileceğini, davacının teslim ettiğinden daha yüksek miktarda fatura kestiğini, taraflar arasında mal satım sözleşmesinin bulunduğunu, davacının malı teslim ettiğini ispat etmesi gerektiğini, dava konusu faturaların ticari defterlere kayıtlı olmasının malın teslimine delil teşkil etmeyeceğini, taraflar arasında sözleşmede öngörüldüğü şekliyle bir hesap mutabakatının da yapılmadığını, davacının, taraflar arasındaki sözleşmeyi ihlal ettiğini ve müvekkilinin zararına sebebiyet verdiğini, davacının sözleşmeyi ihlâl etmesi üzerine müvekkilinin de sözleşmeyi haklı sebeple feshettiğini, davacının sözleşmeyi ihlal etmesi sebebiyle müvekkilinin davacıya borçlu değil bilakis alacaklı olduğunu, dava konusu alacağın ihtilaflı olması nedeniyle, davacının icra ve inkâr tazminatı talebinin de haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>Asıl davada davacı - birleşen davada davalı vekili, 11/10/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile, birleşen itirazın iptali davasında müvekkilinin sorumluluğuna karar verilmesi halinde, itirazın iptali davasında doğacak borçları ile müvekkilinin açtığı kâr mahrumiyeti ve denkleştirme tazminatı davasındaki alacakları ile takas mahsup ederek müvekkilinin alacakları nedeniyle davalıya bir borcu olmadığından itirazın iptali davasının esastan ve olmadığında takas mahsup nedeniyle reddine karar verilmesini, dava dilekçesinde talep edilen 15.000,00 TL'ni, 504.948,00 TL artırarak 519.948,00 TL kâr mahrumiyeti ve 10.000,00 TL denkleştirme tazminatı olmak üzere toplam 529.948,00 TL'nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, \"...Ana davada davanın 18.05.2015 tarihli bayilik(dağıtıcılık) sözleşmesinin feshinden dolayı mahrum kalınan kâr kaybı ve denkleştirme/portföy/müşteri tazminatından kaynaklı alacak, birleşen dosyada davanın İİK.67.maddesi gereği itirazın iptali istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.<br>Ana dava yönünden yapılan değerlendirmede;<br>Davaşı şirket ile davalı şirket arasında 18/05/2015 tarihli \"Bayilik(Dağıtıcılık) Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 2. Maddesinde sözleşme konusunun, 3.maddesinde Tanımların, 4. Maddesinde sözleşme süresinin, 5. Maddesinde bayinin yükümlülüklerinin, 6. Maddesinde diğer hükümlerin düzenlendiği,  Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 28/09/2016 tarih ve 5707 Es.2016/12723 Kar. Sayılı ilamında; \"Tek satıcılık sözleşmesi; üretici ile tek satıcı arasındaki ilişkileri düzenleyen, üreticinin mallarını belirli bir bölgede tekel şeklinde satmak üzere tek satıcıya göndermeyi üstlendiği, tek satıcının da kendisine gönderilen malların sürümünü artırmak için kendi adına ve hesabına faaliyette bulunduğu, taraflar arasında sürekli borç ilişkisi doğuran isimsiz bir sözleşmedir.Belirsiz süreli tek satıcılık sözleşmesinin TMK'nun 23. maddesi ve TMK'nun 2. maddesi gereğince dürüstlük kuralına uymak suretiyle taraflarca tek taraflı irade beyanıyla ve herhangi bir sebebe dayanmak zorunda olmaksızın ileriye dönük olarak feshi mümkündür. Bu yola olağan fesih yolu denilmektedir. Olağan fesih hakkının nasıl kullanılacağı ve ihbar süresinin nasıl belirleneceği kanunda düzenlenmediğinden, bu konuda sözleşmede de bir hüküm yoksa, süre hakim tarafından belirlenecektir. Tek satıcılık sözleşmesinin adi ortaklığa bazı yönlerden benzerliğine dayanılarak TBK'nun 640. maddesindeki 6 aylık feshi ihbar süresinin bu ilişkide de uygulanması mümkün ise de  bu süre somut olayın özelliği bakımından daha da uzun olabilir. Belirsiz süreli tek satıcılık sözleşmesini fesheden tarafın karşı tarafa fesih ihbar süresi olarak verdiği sürenin, verilmesi gereken süreden kısa olması halinde fesih haksız hale gelir ve sözleşme hemen sona ermiş olur. Tek satıcılık sözleşmesinin olağanüstü feshi ise, belirli veya belirsiz süreli sözleşmelerin haklı sebeplere dayanılarak ileriye etkili şekilde ve ihbar süresi verilmeden derhal sona erdirilmesidir. Ancak taraflar arasında ortaya çıkan her sorun haklı sebep sayılamaz. Bu konuda haklı sebebin yerinde olup olmadığını takdir yetkisi TMK'nun 4. maddesi gereğince hukuka ve hakkaniyete göre hakime aittir. Haklı sebebin takdirinde sözleşmenin tarafları arasında çıkan sorun ile buna uygulanacak yaptırım arasında orantılılık ilkesine riayet edilmeli ve olağanüstü fesih son çare olarak düşünülmelidir. Olağan fesih yolunu kullanan tarafın karşı tarafın bu fesih nedeniyle uğradığı zararı tazmin etmesi gerekmektedir. Olağan fesih yolunu kullanırken yeterli ihbar süresini vermeyerek veya olağanüstü fesih yolunu kullanırken dayandığı sebep haklı bulunmadığı için sözleşmeyi haksız olarak feshetmiş olan taraf diğer tarafın fiili zararı ve kar mahrumiyeti zararından sorumlu olur. Ayrıca gerekli koşulları varsa portföy tazminatı da ödenecektir. Öte yandan fesih; sürekli bir borç ilişkisini ileriye etkili olarak sona erdiren bozucu yenilik doğuran bir haktır. Kullanılmalarıyla yeni bir hukuki durumun ortaya çıkmasına yol açan haklara yenilik doğuran haklar denir. Yenilik doğuran haklar; kurucu, değiştirici ve bozucu yenilik doğuran haklar olarak kısımlara ayrılır. Yenilik doğuran haklar kullanılmakla tükenen haklardır ve  kullanılmalarından sonra bu hakkın kullanılmasına ilişkin işlemin geri alınması mümkün değildir. Yenilik doğuran hakkın kullanılmasıyla ortaya çıkan hukuki sonuç herkes için geri dönülmez bir biçimde meydana gelir. Bu nedenle fesih beyanı da karşı tarafa ulaştıktan sonra artık geri alınamaz. İhbar süreli fesih bakımından da fesih hakkı, fesih beyanı karşı tarafa ulaştığı andan itibaren geçerli olmak üzere kullanılmıştır. Artık geriye alınamaz ancak bu hakkın etkilerini meydana getirmesi belli bir süre sonraya bırakılmıştır.\" şeklinde kabul edildiği, buna göre tek satıcılık sözleşmesinin Unsurları; a) Belirli bir bölgede satış tekeli sağlanması, b) Sürekli borç doğuran bir sözleşme olması, c)Tek satıcının bir yandan kendi adına ve hesabına sözleşme konusu malları satması diğer yandan üreticinin dağıtım ağıyla bütünleşmesi, d)Tek satıcının dağıtım ve sürümü arttırıcı faaliyette bulunma yükümlülüğü şeklinde sıralanabileciği,  (Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. HUkuk Dairesi'nin 11/12/2020 tarih ve 2020/979 Es.2020/1050 Kar. Sayılı ilamı) taraflar arasında düzenlenen Sözleşme bir bütün olarak değerlendirildiğinde taraflar arasında ki sözleşmenin tek satıcılık sözleşmesi mahiyetinde olduğu, davacı tarafından Konya ...Noterliği'nin 24/12/2018 tarih ve .... yevmiye nolu ihtarı ile tek taraflı olarak sözleşmenin feshedildiği, fesih ihtarının davalı şirkete 25/12/2018 tarihinde tebliğ edildiği, esasen bu konuda taraflar arasında da bir ihtilafın olmadığı, ihtilafın davacının sözleşmeyi feshi nedeniyle denkleştirme tazminatı ve kar mahrumiyetini davalıdan talep edip edemeyeceği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.<br>Denkleştirme(Porföy) tazminatının 6102 sayılı TTK'nun 122. Maddesinde düzenlendiği, TTK'nun 122. maddesinde;\"Madde 122- (1) Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra; a) Müvekkil, acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ediyorsa,   b) Acente, sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak, onun tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybediyorsa ve c) Somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde, ödenmesi hakkaniyete uygun düşüyorsa, acente müvekkilden uygun bir tazminat isteyebilir. (2) Tazminat, acentenin son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı yıllık komisyon veya diğer ödemelerin ortalamasını aşamaz. Sözleşme ilişkisi daha kısa bir süre devam etmişse, faaliyetin devamı sırasındaki ortalama esas alınır.   (3) Müvekkilin, feshi haklı gösterecek bir eylemi olmadan, acente sözleşmeyi feshetmişse veya acentenin kusuru sebebiyle sözleşme müvekkil tarafından haklı sebeplerle feshedilmişse, acente denkleştirme isteminde bulunamaz. (4) Denkleştirme isteminden önceden vazgeçilemez. Denkleştirme istem hakkının sözleşme ilişkisinin sona ermesinden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmesi gerekir.    (5) Bu hüküm, hakkaniyete aykırı düşmedikçe, tek satıcılık ile benzeri diğer tekel hakkı veren sürekli sözleşme ilişkilerinin sona ermesi hâlinde de uygulanır.\" şeklinde düzenlendiği, portföy(denkleştirme tazminatı acentelik (davamızda tek satıcılık) sözleşmesi sona erdikten sonra bu ilişkinin devamı boyunca tek satıcının kişisel gayreti ile oluşturduğu müşteri çevresinden akidinin halen yararlanması, tek satıcının yararlanmaması nedeniyle uğradığı kaybın karşılığını oluşturduğu, bu tazminatın talep edilebilmesi için kanun maddesinde düzenlenen bütün koşulların birlikte gerçekleşmesi gerektiği, taraflar arasındaki sözleşmenin sona ermesinin yeterli olduğu, hangi sebeple sona erdiğinin olağanüstü veya olağan sebeple sona ermiş olmasının bir herhangi bir öneminin bulunmadığı, ancak sözleşmenin sona ermesinde tek satıcının kusurlu bir davranışının olmaması gerektiği (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 01/03/2017 tarih ve 2015/13003 Es.2017/1215 Kar.sayılı ilamı) dosyadan düzenlenen 22.04.2021 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda davalı şirketin davacıya tekel hakkı tanınan bölgede başkaca su satışlarının tespiti karşısında satış yapmama yükümlülüğünü ihlal eden davalının bu eylemi nedeniyle davacı tarafından sözleşmenin 5.15.maddesi gereğince sözleşmenin haklı nedenle ileriye dönük feshedildiği, davacının diğer şartların varığı halinde denkleştirme(Portföy) tazminatını davalıdan talep edebileceği gibi 6098 sayılı TBK'nun  112.maddesi kapsamında sözleşme süresinin fesihten sonra kalan kısmı için kar mahrumiyetinden kaynaklı müspet zararını da talep edebileceği, (Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 25/06/2018 tarih ve 2016/11796 Es.2018/3567 Kar.sayılı ilamı), davacının denkleştirme alacağının tek satıcının kendi çabasıyla kazandırdığı yeni müşteri çevresinden müvekkilin elde ettiği ve etmesi muhtemel gelirler ile tek satıcının sözleşme devam etseydi elde edeceği net gelirin belirlenmesi ve tek satıcının 1 yılda elde edeceği gelir kaybının belirlenerek hakkaniyet denetiminin yapılarak hesaplanan denkleştirme alacağının yasal üst sınırı aşıp aşmadığının denetimi yapılmak suretiyle tek satıcının denkleştirme alacağının belirlenmesi gerektiği, (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesi'nin 08/04/2021 tarih ve 2020/1452 Es.2021/454 Kar. Sayılı ilamı),  dosyadan düzenlenen 22.04.2021 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda; davacı şirketin ticari defterlerinde ve vergi beyannamelerinde ki kayıtlara göre davacının satışlarının sadece su satışları olmadığı, toplam satışları içerisindeki su satışlarının yüzdesi şirketin karlılığına orantılandığında 2015 yılında 8.481,44 TL zarar, 2015 yılında 593,81 TL kar, 2017 yılında 7.441,93 TL kar, 2018 yılında 80.277,17 TL zarar ettiği, ORTALAMASINDA; 2.400.928,94 TL net satış, 75.629,78 TL zarar, 596.734,39 TL satış içindeki su satışları, 20.069,29 TL su satışlarından zarar ettiğinin bildirildiği, davacı şirketin tek satıcılık sözleşmesinin feshi nedeniyle gelir kaybının olmayacağı, denkleştirme(portföy) tazminatının şartlarından olan ücret kaybının bulunmadığı, <br>Davacının sözleşme süresinin fesihten sonra kalan kısmı için kar mahrumiyetinden kaynaklı müspet zararı talebi yönünden 6098 sayılı TBK'nun 112.maddesinde; Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.\" şeklinde düzenleme yapıldığı, Yargıtay 19 Hukuk Dairesi'nin 25/06/2018 tarih ve 2016/11796 Es.2018/3567 Kar. Sayılı ilamında;\"...Davalı-birleşen dosyada davacının, davacı-birleşen dosyada davalının yetkili tek satıcılık bölgesi içinde kalan alan içerisinde davacı-birleşen dosyada davalıdan izin almaksızın üçüncü kişiye satış yapması sebebiyle davacı-birleşen dosyada davalının sözleşmeyi haklı olarak feshettiği anlaşılmaktadır. Böyle bir halde davacı-birleşen dosyada davalı, satış yapmama yükümlülüğünü ihlal eden davalı-birleşen dosyada davacıdan, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK.’nun 96 vd. maddeleri uyarınca tazminat (zararını) isteyebilir. Ancak davacı-birleşen dosyada davalı, müspet zarar içerisinde kalan kar mahrumiyeti dışındaki diğer zarar kalemlerini ispat edememiştir. Bu durumda yalnızca kar mahrumiyetine ilişkin zararını isteyebilir.\" şeklinde kabul edildiği, dosyadan düzenlenen 22.04.2021 havale tarihli bilirkişi heyet raporu içeriğinden davacının sözleşmenin feshinden önceki sürede su satışları nedeniyle zarar ettiği tespit edildiğinden sözleşmenin fesihten sonra kalan kısmı için kar elde edemeyeceği için sözleşme süresinin fesihten sonra kalan kısmı için kar mahrumiyetinden kaynaklı müspet zararının bulunmadığı, denkleştirme tazminatı ve kar mahrumiyetin varlığının davacı tarafından ispatlanamadığı,<br>  Mahkememiz dosyası ile birleşen Konya ..Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. -...K.sayılı dosyadan yapılan değerlendirmede;<br>Davanın yasal dayanağını oluşturan İİK.67. maddesinde; \"Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.\" şeklinde düzenlendiği,  Konya ...İcra Dairesi'nin .... Esas sayılı dosyasında; Alacaklı .... Ticaret A.Ş.tarafından, borçlu .... San. ve Tic. A.Ş.aleyhine 160.514,90 TL asıl alacak olmak üzere fer'ileri ile birlikte toplam 163.602,06 TL alacaktan kaynaklı ilamsız icra takibi başlatıldığı, Örnek 7 ödeme emrinin borçlu şirkete 11.02.2019 tarihinde tebliğ edildiği, süresi içerisinde borçlu vekilinin 12.02.2019 tarihli  itiraz dilekçesi ile; Müvekkili aleyhine yapılan takibe, borca ve fer'ilerine itiraz ederek takibin durdurulmasına karar verilmesini talep ettiği, 04.03.2022 tarihinde borçlu yönünden takibin durdurulmasına karar verildiği, mahkememiz dosyasının mahkememizce re'sen seçilen SMMM bilirkişi ... .., SMMM bilirkişi ... ve hesap bilirkişisi Av.Arabulucu ...'a tevdi edilerek iddia ve savunmalar doğrultusunda rapor düzenlemelerinin istenildiği, SMMM bilirkişi ..., SMMM bilirkişi ... ve hesap bilirkişisi Av.Arabulucu ... tarafından düzenlenen 22.04.2021 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda davacı ... A.Ş. ve davalı ....A.Ş.'nin ticari defterlerinin incelenmesinde; Davacı şirketin davalı şirketten 160.514,90 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğinin, bu nedenle davacı...A.Ş.'nin, daval... A.Ş.'den 160.514,90 TL asıl alacak miktarı talebinin yerinde olduğunun, davalı....A.Ş.'nin işbu borç nedeniyle temerrüt tarihinin 08.01.2019 tarihi olduğunun(cevabi ihtarnamenin tebliğ tarihi) ve bu tarihten itibaren takip tarihine kadar talep edebileceği işlemiş avans faiz miktarının 1.800,85 TL olduğunun bildirildiği, mahkemece alınan bilirkişi raporlarının ayrıntılı ve denetimine açık olması nedeniyle hükme esas alındığı, Davalı - borçlunun  Konya ..İcra Müdürlüğü’nün ... E.sayılı dosyasına konu 162.315,75 TL'lik alacağa yönelik itirazında haksız olduğu anlaşılmakla, birleşen dosyadan açılan davanın kısmen kabulüne, davalının bu dosyada ve birleşen dava dosyasında İİK.67/2.maddesi gereğince takibe konu alacakların %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine...\" dair, asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, Konya ..İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından 160.514,90 TL asıl alacak, 1.800,85 TL işlemiş temerrüt faizi olmak üzere toplam 162.315,75 TL'lik alacağa yönelik davalının itirazının iptali ile bu miktar alacak ve asıl alacağa icra takip tarihi olan 29/01/2019 tarihinden itibaren işletilecek değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, İİK'nın 67/2. maddesi gereğince kabul edilen 162.315,75 TL'lik alacağın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl davada davacı- birleşen davada  davalı vekili, mahkemece ıslah edilen miktarın yüksek olmasından dolayı heyet olarak incelenmesi gerekirken davada adli yardım talebine  tek hakim tarafından bakıldığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, gerekçesiz ve yetersiz olduğu gibi hukuki görüşler de içerdiğini, davalının müvekkilinin bölgesine su sattığı hususunun bilirkişi tarafından incelenmediğini, bilirkişi raporuna itirazların mahkemece değerlendirilmediğini, davalının, takip talebinde faiz cinsini/adını belirtmediğinden hangi faiz oranını yazarsa yazsın talep aşılmamak kaydıyla en fazla yasal faiz verilebilecekken avans faizi uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının iddialarına rağmen kendisinin sözleşmeyi feshetmemesinin de çelişki arzettiğini, takas mahsup taleplerinin ise hiç değerlendirilmediğini  ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Asıl dava, taraflar arasında akdedilen bayilik (dağıtıcılık) sözleşmesinin feshinden kaynaklı kar mahrumiyeti ve denkleştirme tazminatı, birleşen dava ise, cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 120/1 maddesinde, davacının, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorunda olduğu hüküm altına almıştır.<br>Harç devletin mahkemeler aracılığı ile yaptığı adli hizmete ondan yararlananların katkısıdır. Ancak yasada belirlenen durumlarda harç alınabilir. Diğer bir deyimle kanunsuz harç alınamaz ve eksik olan harç tamamlanmadan işlem yapılamaz. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 30. maddesinde de “Muhakeme sırasında tespit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 409 uncu maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması, noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır.” hükmü düzenlenmiştir. <br>Anılan yasa hükmünden açıkça anlaşılacağı üzere, karar ve ilam harcının peşin olarak yatırılması gereken miktar ödenmedikçe, davaya devam edilme olanağı bulunmamaktadır. YHGK'nın 04/07/2012 tarih 2012/19-260 Esas 2012/432 Karar sayılı ilamında da bu husus \"...Şu hale göre; karar ve ilam harcı maktu ise tamamı, nispi ise dörtte biri dava açılırken davacı tarafından peşin olarak ödenmelidir. Peşin olarak dörtte biri ödenecek olan nispi karar harcı, dava dilekçesinde gösterilen değer üzerinden hesaplanacaktır. Ancak; mahkeme davacının dava dilekçesinde belirlediği hakkın niteliği ve değeri ile bağlı olmadığı gibi hakkın niteliğini ve değerini resen araştırması gereklidir. Bir başka deyişle maktu harca tabi bir iş olduğunu söyleyen davacının bu nitelendirmesi ile mahkeme bağlı değildir. Mahkemenin dava konusu hakkın mal varlığı hakkı (dava konusunun belirli bir değerle ilgili) olduğu kanısına varması halinde bu hakkın değerini takdir etmesi ve karar ve ilam harcını bu değer üzerinden hesaplayarak, davacıya tamamlattırması gerekir. Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılamayacağına göre, davanın başında alınmış olan karar ve ilam harcının noksan olduğu, sonradan anlaşılırsa noksan karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunup müteakip işlemler yapılamaz. Yargılama sırasında, dava konusunun değerinin dava dilekçesinde bildirilenden daha fazla olduğu anlaşılır veya mahkemece tespit edilirse, yalnız o oturum için davaya devam edilerek ondan sonraki oturuma kadar noksan değer üzerinden harç tamamlanmadan davaya devam olunamaz. Peşin harcın tamamlanmamasının müeyyidesi ise dosyanın işlemden kaldırılmasıdır...\" şeklinde  belirtilmiştir.<br>Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise, birleşen davada, dava değeri olarak 160.514,90 TL  gösterildiği, harcının da bu miktar üzerinden yatırıldığı  ancak, dava konusu icra takibinin 160.514,90 TL asıl alacak, 3.087,16 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 163.602,06 TL'nin tahsili istemi ile başlatıldığı, davalı tarafça takibe fer'ileri ile birlikte itiraz edildiği ve dava dilekçesinin talep sonucunda da itirazın iptaline karar verilmesinin talep edildiği, mahkemece de birleşen davanın kısmen kabulü ile, davalının 162.315,75 TL'lik alacağa yönelik itirazının iptaline karar verildiği anlaşılmakla, mahkemece davacıya HMK'nın 31. maddesi kapsamında talebi açıklattırılarak var ise harç eksikliğinin giderilmesinden sonra yargılamaya devam olunması gerekirken anılan husus nazara alınmaksızın talebi de aşacak şekilde hüküm tesisi yerinde görülmemiştir.<br>Asıl dava yönünden yapılan incelemede ise; Somut olayda, taraflar arasında 18/05/2015 tarihli  Bayilik (Dağıtıcılık) sözleşmesi adlı sözleşme akdedildiği ve anılan sözleşmenin davacı tarafından 24/12/2018 tarihinde feshine kadar yürürlükte kaldığı uyuşmazlık konusu değildir.<br>Uyuşmazlık, dava konusu sözleşmenin tek satıcılık sözleşmesi olup olmadığı ve davacı tarafından haklı nedenle feshedilip edilmediği noktasında toplanmaktadır.<br>Mahkemece anılan sözleşme tek satıcılık sözleşmesi olarak kabul edilmiş ve davalı tarafça anılan husus istinaf sebebi de yapılmamış olmakla birlikte, sözleşmenin tüm maddeleri ile yorumlanması neticesinde de bayilik değil tek satıcılık sözleşmesi olarak kabul edilmesinde bir isabetsizliğin bulunmadığı  kanaatine varılmıştır.<br>Davacı tarafça sözleşme feshedildiğinden, feshin haklı nedene dayandığı hususunu ispat yükü  davacı üzerindedir.<br>Mahkemece, yapılan yargılama sırasında hesap bilirkişilerinden oluşan bilirkişi heyetinden kök ve itiraz üzerine ek rapor alınarak, yazılı gerekçe ile asıl davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, taraflar arasında akdedilen sözleşme niteliği itibariyle tek satıcılık sözleşmesi olup, davalının sözleşmeye aykırı eylemleri nedeniyle davacının sözleşmeyi  haklı nedenle feshettiği istinaf edenin sıfatı da nazara alındığında  kabul edilmekle birlikte, alınan bilirkişi raporunun uyuşmazlığı çözmeye elverişli ve hükme esas teşkil edebilecek mahiyette bulunmadığı anlaşılmakla, taraf iddia, savunma ve delilleri  ile bilirkişi raporuna itirazları da karşılayan, işbu iddia ve savunmalar kapsamında  taraf defterlerini karşılıklı olarak inceleyen, hükme esas teşkil edebilecek ve denetime elverişli, aralarında  hesap uzmanı ve sektör bilirkişisinin de bulunduğu üç kişilik bilirkişi heyetinden yeni bir bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar vermek gerekirken eksik incelemeye dayalı, yazılı gerekçe ile hüküm tesisi yerinde görülmediğinden, asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1- Asıl davada davacı - birleşen davada  davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile; Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/03/2022 tarih,... Esas - ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3- İstinaf başvurusunda bulunan asıl davada davacı - birleşen davada davalı tarafından yatırılan 2.874,62 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, <br>4- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>5- İstinaf başvurusunda bulunan asıl davada davacı - birleşen davada davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>6- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 15/01/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.<br><br><br>     Başkan .                Üye.                        Üye                  Katip <br>         e-imzalıdır                    e-imzalıdır                         e-imzalıdır                      e-imzalıdır<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"85272448d69dbe47","SID":"a2376460111bfa9d"}}