{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/1943 - 2024/188<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1943 <br>KARAR NO\t: 2024/188<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/03/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/162 Esas - 2022/157 Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALILAR\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 14/02/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 15/02/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; davalı gerçek kişilerin sahibi ve sürücüsü olduğu ve diğer davalıya trafik sigortası ile sigortalı olan  ... plaka sayılı araç ile davacıya ait ... plaka sayılı araçların neden olduğu 02.12.2020 tarihinde gerçekleşen trafik kazası sonucu davacıya ait aracın perte ayrılacak şekilde hasarlandığını, hasarlı araç kendilerinde bırakılmak koşulu ile şimdilik 30.000,00 TL alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.<br>\tDavalılar ... vekili cevap dilekçesinde; asıl kusurlu davacının aracını kullanan kişi olup, kendilerinin kusuru bulunmadığını, talep edilen hasar bedelinin fahiş olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tDavalı ... Sigorta A.Ş.\tvekili cevap dilekçesinde; dava açılmadan önce kendilerine başvuru yapılmadığını, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusur dağılım oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün olayda kusuru bulunmadığını, talebin fahiş olduğunu, olayın haksız fiil olması nedeni ile ancak yasal faiz talep edilebileceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, olayla ilgili kamera görüntüsü olmadığı belirlendikten sonra, davalı tanığının kazanın oluş şekli ile ilgili beyanının da alındığı, temin edilen soruşturma evrakı içeriği de değerlendirilmek sureti ile bilirkişiden 03/02/2022 tarihli rapor alındığı, tüm dosya içeriğine göre; davacıya ait araç sürücüsünün yokuş aşağı kendi şeridinde süratli şekilde seyir halinde olup, sigortalı araç sürücüsünün ise eğimli yolda yokuş yukarı gitmekte iken kontrolsüz kavşaktan dönüş yapmak istediği, davacıya ait aracın kavşağı geçmesini beklemeden dönüşe başladığı, davacıya ait araç sürücüsünün ise kavşaklara yaklaşır iken hızını azaltması gerektiği halde, geliş hızı ile kavşağa girdiği için kazanın meydana geldiği, trafik kazasının gerçekleşme şekline uygun olduğu için hüküm kurmaya elverişle olduğu kabul edilen raporda da belirtildiği gibi, davacıya ait aracın sürücüsü meskun mahal içerisinde hız sınırına uymayıp, kavşağa geldiğinde hızını azaltması gerekir iken geliş hızı ile kavşağa girdiği için tali ve %15 oranında kusurlu olacak şekilde, sigortalı araç sürücüsünün ise kavşaklarda dönüşe ilişkin kurallara aykırı davranarak asli ve % 85 oranında kusurlu olacak şekilde hasar ile sonuçlanan kazaya neden olduklarının kabul edildiği, bu aşamadan sonra araçta kaza nedeni ile oluşan zararın belirlenmesi gerektiği, kaza sonrası sigorta şirketinin görevlendirdiği eksperin düzenlediği rapor, sigortalı araçta meydana gelen hasar dikkate alındığında, TRAMER kayıtları ve oluşan hasar birlikte değerlendirildiğinde, aracın kaza tarihinden önceki ikinci el piyasa değeri 137.500,00 TL olup, araçtaki hasarın giderilmesi için KDV dahil 147.897,25 TL harcama yapılması gerektiği, hasar bedelinin araç bedelini aşması ve hasarlanan parçalar dikkate alındığında aracın tamirinin ekonomik olmadığı ve perte ayrılması gerektiğinin kabul edildiği, bu durumda ise zarar hesabının davacıya ait aracın kaza tarihinden önceki hasarsız haldeki piyasa değeri dikkate alınarak belirlenmesi gerektiği, davacıya ait aracın bu şekilde belirlenen değerinin 137.500,00 TL olduğu, araç hurdasını davacı taraf kendisinde alıkoyduğu için, hurda bedeli olan 49.500,00 TL'nin mahsubu sonrası davalılar tarafından giderilmesi gereken davacı zararının 88.000,00 TL olması gerektiği, davacıya ait araç sürücüsünün %15 oranında kusurlu olması nedeni ile talep edilebilir davacı zararının 74.800,00 TL olduğunun kabul edildiği, rapor düzenlendikten sonra davacı vekilinin 05/02/2022 tarihinde harcı tamamlanan dilekçe ile ıslah işlemi yapıp, talebini 88.264,00 TL'ye yükselttiği, davacı aracının ikinci el piyasa değerine KDV eklenerek zararının belirlenmesini istemiş ise de, aracın ikinci el piyasa değeri KDV dahil 137.500,00 TL olup, hangi halde KDV eklemesi yapılması gerektiği yasalar ile hüküm altına alınmış olup, bu şekilde belirlenen araç ikinci el piyasa değerine ayrıca KDV eklemesi yapılamayacağının kabul edildiği, davacının kaza sonrasında zararının belirlenmesi için davalı sigorta şirketine başvuru yaptığı, sigorta şirketinin görevlendirdiği eksper tarafından rapor hazırlandığı için, davadan önce sigorta şirketine başvuru koşulunun ve zorunlu arabulucuya başvuru koşullarının yerine getirildiği, davalı sigorta şirketi vekili zaman aşımı itirazında bulunmuş ise de, kazanın 02/12/2020 tarihinde meydana geldiği, talebin 2 yıllık zaman aşımı süresine tabi olup, 12/03/2021 dava ve 05/02/2022 ıslah tarihleri itibarı ile süre dolmadığı için zaman aşımının söz konusu olmadığı, davalı gerçek kişiler haksız fiil nedeni ile sorumlu oldukları için onlar yönünden kaza tarihinden itibaren faiz talep edilebileceği, davalı sigorta şirketinin ise daha önce usulüne uygun biçimde temerrüt gerçekleştirilmediği için dava tarihinden itibaren faiz ödemekle yükümlü olduğu, talep kısmi dava niteliğinde olduğu için ıslaha konu miktar için her üç davalının ıslah tarihinden itibaren faiz ödemesi gerektiği gerekçesiyle \"Davanın kısmen kabulüne, 74.800,00 TL'nin davalılardan müteselsilen alınıp davacıya ödenmesine, davacı alacağının 30.000,00 TL'sine davalılar ... yönünden 02/12/2020 kaza tarihinden itibaren, davalı şirket yönünden 12/03/2021 dava tarihinden itibaren, kalan 44.800,00 TL'ye 05/02/2022 ıslah tarihinden itibaren değişen oranlı yasal faiz uygulanmasına, fazla istemin reddine\" karar verilmiştir.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalılar\t... vekili istinaf dilekçesinde; aracın kaza tarihindeki rayiç değerinin baz alınmadığını, nitekim araç komple boyalı olmasına rağmen bu hususun da değerlendirilmeyerek eksik incelme ile rapor hazırlandığını, araç bilirkişi tarafından bizzat görülmeyip ve yerinde incelenmeyip davacı tarafın sunmuş olduğu rapor baz alınarak bilirkişi raporu hazırlandığını, raporda kusur incelemesinde kusur oranlarının da hatalı olarak tespit edildiğini, başvuru sahibinin araca ait çekme belgesini dosyaya ibraz etmesi gerektiğini, huzurdaki dosyada hüküm kurulurken işbu hususun nazara alınmadığını, yasaya ve usule aykırı karara karşı istinaf kanun yoluna başvurma zorunluluğu hasıl olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDavacı\t... vekili istinaf dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 kusurlu olduğunu, bilirkişi raporunda KDV'siz yapılan hesaplamada sovtaj değeri düşüldükten sonra 88.000,00 TL hasar değeri hesapladığını, bu miktara %18 KDV eklendiğinde ( 88.000,00 TL X 0,18 = 15.840,00 TL ) 103.840,00 TL KDV dahil hasar tutarı olduğunun anlaşılacağını, Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 2015/7796 E. 2016/235 K. sayılı ilamında “Dava trafik kazası sebebiyle oluşan hasara dair maddi tazminat istemine ilişkindir. 3065 sayılı KDV Kanunu’nun 1.maddesine göre Türkiye'de yapılan sınai, ticari, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler katma değer vergisine tabidir. Davacı aracının onarımı için gereken parça bedeli ve işçilik hizmeti de anılan Yasa gereğince KDV’ye tabidir. Hükme esas alınan bilirkişi raporlarında, davacı istemi yönünden yapılan hesaplamada parça ve işçilik kalemlerine KDV eklenmediği anlaşılmaktadır. Davalı zarar gören davacının gerçek zararını gidermekle yükümlüdür.” şeklinde karar verildiğini, emsal nitelikteki Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarından da anlaşılacağı hasar onarım bedeline KDV oranının da eklenerek karar verilmesi gerektiğini, bu nedenle davanın kısmen kabulü ile hükmedilen miktar olan 74.800,00 TL'ye KDV oranının da eklenerek ıslah dilekçesinde talep edildiği şekilde 88.264,00 TL'ye hükmedilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.\t\t<br>\tDavalı\t... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; davadan önce sigorta şirketine başvuru yapılmadığını, başvuru koşulunun yerine getirilmemesi nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkil şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, hükme bağlanan tazminat tutarının bakiye poliçe teminatının üstünde kaldığını, bakiye poliçe limiti nazara alınmaksızın tazminatın tamamı üzerinden verilen kararın yasaya ve usule aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere müvekkil şirketin sorumluluğu zorunlu mali mesuliyet sigortası teminatı limiti araç başına maddi 41.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, kararda bu tutarın sayısal olarak belirtilmemesi nedeniyle istinaf kanun yoluna başvurma zorunluluğu hasıl olduğunu, yerel mahkeme kararında müvekkil sigorta şirketin poliçe limiti gözetilmeksizin yargılama gideri, vekalet ücreti ve harçların tamamından müvekkil şirketin de sorumlu tutulmuş olmasının yasaya ve usule aykırı olduğunu, müvekkil şirketin başvuru sahibine ödeme yapabilmesi için genel şartlar uyarınca, başvuru sahibinin araca ait çekme belgesini dosyaya ibraz etmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tDava, araç hasar bedelinin tazmini istemine ilişkindir.<br>\tZarar gören aracın onarım masrafları, rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşar ya da araç onarım kabul etmez ise, araç tam hasara uğramış sayılır. Bu durumda, aracın riziko tarihindeki ikinci el piyasa değerinden, sovtaj (hasarlı) değerinin mahsubu ile gerçek zararın tespiti gerekmektedir.<br>\t3065 sayılı KDV Kanunu'nun 1.maddesine göre Türkiye'de yapılan sınai, ticari, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyet çerçevesinde, yapılan teslim ve hizmetler katma değer vergisine tabidir. Davacının aracına verilen zararı gidermek için gerekli onarım, parça ve işçilik hizmeti de anılan yasa gereğince KDV'ye tabidir. Kesinleşen hasar miktarına ilişkin fatura ibraz edilmezse, aracın onarımı yapılmasa dahi, davacı lehine KDV dahil edilerek hasar bedeline hükmedilmesi gerekmekle birlikte, somut olayda bilirkişi raporunda aracın perte ayrıldığının kabulü ile aracın ikinci el değerinden sovtaj değerinin mahsup edilmesi ile bakiye zararın belirlendiği ve onarım yapılmayacağından KDV’nin eklenmesini gerektirir bir husus bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebeplerine itibar edilememiştir. <br>\tDavalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin poliçe limitine yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;<br>\tZarar sigortalarına hâkim olan zenginleşme yasağı ilkesi, TTK. 1459. maddesinde “sigortacı, sigortalının uğradığı zararı tazmin eder.” denilerek ifadesini bulmuştur. Ayrıca TTK. 1461. maddesinde, sigortacının uğranılan gerçek zarardan sorumlu olduğu şu şekilde belirtilmiştir. “Sigortacının sorumluluğu sigorta bedeli ile sınırlıdır. Sigorta bedeli, rizikonun gerçekleştiği andaki sigortalı menfaatin değerini aşsa bile, sigortacı uğranılan zarardan fazlasını ödemez.” Yine Türk Ticaret Kanunu’nun 1463. maddesinin 1. fıkrasında ise, “Sigorta bedeli sigorta olunan menfaatin değerinin üstünde ise, aşan kısım geçersizdir.” denilmek suretiyle, sigortalı/sigorta ettirenin zenginleşmesinin önüne geçilmek istenmiştir. <br>\tİş bu kazada davalı tarafından düzenlenen ZMMS poliçesinden dolayı sorumluluğun maddi zararlarda araç başına azami 41.000,00 TL ile sınırlı olduğu anlaşılmış olup, poliçe limitini aşar şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.<br>\tÖte yandan davalı sigorta şirketinin poliçe limitiyle sınırlı olarak sorumlu olmasına göre; hükmolunan tazminatın sigorta bedelini geçmesi halinde KTK’nın 96.maddesi ve Sigorta Genel Şartlarının B.2 maddesi 5. fıkrası gereğince, trafik sigortacısı hükmedilen miktara ilişkin yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tamamından değil, sadece poliçe limitinin tazminat miktarına oranına göre sorumludur. Bu hususun gözetilmemesi de doğru değildir. <br>\t\tDiğer taraftan, aracın davacıda bulunması nedeniyle ayrıca çekme belgesi gerekmediğinin anlaşılmasına, dosya kapsamına uygun olarak alınan bilirkişi raporunda davalının %85, davacının ise %15 oranında kusurlu olduğunun belirtilmesine ve belirtilen kusur oranının oluşa uygun bulunduğunun anlaşılmasına göre bu yöne ilişkin istinaf sebeplerine itibar edilememiştir. <br> \t\tYukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına; davacı ile davalılar ... vekillerinin istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerekmiş, ilk derece mahkemesi kararında kesinleşen yönler korunarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. <br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\tI-Davacı vekili ile davalılar ... vekillerinin istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\tII-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf talebinin KABULÜ İLE; Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 14/03/2022 tarihli, 2021/162 Esas - 2022/157 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,<br>\tDavanın KISMEN KABULÜNE, <br>\t74.800,00 TL'nin davalılardan müteselsilen alınıp davacıya ödenmesine,<br>\tDavacı alacağının 30.000,00 TL'sine davalılar ... yönünden 02/12/2020 kaza tarihinden itibaren, davalı şirket yönünden 12/03/2021 dava tarihinden itibaren, kalan 44.800,00 TL'ye 05/02/2022 ıslah tarihinden itibaren değişen oranlı yasal faiz uygulanmasına, fazla istemin reddine, (Davalı sigorta şirket poliçe limiti olan toplam 41.000 TL ile sorumlu olmak kaydıyla) <br>\tAlınması gereken 5.109,59 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 512,33 TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 995,00 TL toplamı 1.507,33 TL'nin mahsubu ile bakiye 3.602,26 TL'nin davalılardan tahsili ile HAZİNEYE ÖDENMESİNE, (Davalı sigorta şirket poliçe limitinin tazminata oranı dahilinde toplam 1974,00 TL ile sorumlu olmak kaydıyla) <br>\tDavacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 1.507,33 TL peşin harç (ıslah harcı dahil) olmak üzere toplam 1.566,63 TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,<br>\tDavacı lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 10.524,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, (Davalı sigorta şirket poliçe limitinin tazminata oranı dahilinde toplam 5767,15 TL ile sorumlu olmak kaydıyla)<br>\tDavalılar lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE, davalı sigorta şirketi lehine 17.900 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... AŞ’ye VERİLMESİNE,<br>\tDavacı tarafından yapılan tebligat ve posta gideri 229,10 TL ve bilirkişi ücreti 1.500,00 TL olmak üzere toplam 1.729,10 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 1.465,34 TL'sinin davalılardan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,<br>\tDavalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığına,<br>\tArabuluculuk için ödenen 1.360,00 TL'nin 6325 sayılı yasanın 18/A (11) (13) maddesi \tuyarınca;<br>\t1.152,54 TL'sinin (davalı gerçek kişiler yönünden dava ticari dava olmayıp, onlar yönünden arabulucuya başvuru dava şartı olmadığı için) davalı sigorta şirketinden 167,46 TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,<br>\tİSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN<br>\tIII-İstinaf eden davacı tarafından yatırılması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, istinaf eden davalılar ... tarafından yatırılması gereken 5.109,59 TL harçtan peşin alınan 2.547,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.561,79 TL harcın davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına<br>\tIV-İstinaf eden davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalı sigorta şirketine iadesine,<br>\tV-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, istinaf eden davalılar ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına<br>\tVI-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı 220,70 TL istinaf yargılama giderinin, davacıdan alınarak davalı sigorta şirketine verilmesine,<br>\tVII-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,  <br>\tVIII-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 14/02/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.  <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"81d43b928bfe1804","SID":"a2a752ee93eeee40"}}