{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br> İZMİR <br>7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO\t: 2022/328 Esas<br>KARAR NO\t: 2023/691<br>DAVA\t: Şirket Genel Kurul Kararının İptali İstemli<br>DAVA TARİHİ\t: 18/04/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 04/10/2023 <br>Mahkememizde görülmekte olan Şirket Genel Kurul Kararının İptali İstemli davanın yapılan açık yargılaması sonunda,<br>DAVA:<br>Davacılar vekili, dava dilekçesinde; davacıların murisi ...'ın, davacı ...'ın eşi olup; ... ve ... ile ...'ın çocukları olduğunu, sağlığında... Grup Şirketlerinin birçoğunun hissedarı olup, ... A.Ş'nin yönetim kurulu başkanlığı görevinde bulunduğunu, vefatı sonrasında TTK hükümleri uyarınca, ... Grup Şirketlerinde, davacılara miras payları oranında intikal eden hisselerin, hak sahipliğinin tespiti ve geçişinin sağlanması, davacıların hak sahipliğinin şirket pay defterlerine işlenmesi, paydan kaynaklanan haklarının temini talebi ile davalı şirket de dâhil olmak üzere ... Grup Şirketlerine müracaat edildiğini, TTK'nun 494(3)maddesi uyarınca, genel kurula katılma ve oy hakkının kullanılması konusunda gerekli onayın verilmesi, genel kurul toplantısının yapılması istemlerinin ihtar ve talep edildiğini, davacıların pay defterine kaydının sağlandığını, genel kurul toplantısına katılım konusunda bir ihtilaf kalmadığını, buna rağmen yasal düzenlemeler göz ardı edilerek davacıların, hem bilgi alma taleplerinin hem de davaya konu 22.03.2022 tarihli toplantı öncesinde şirket hakkında bilgi sahibi olunması konusundaki inceleme taleplerinin reddedildiğini, toplantı ile ilgili ilanın 03.03.2022 tarihli Ticaret  Sicil Gazetesi'nde yayınlandığını ve toplantı tarihinden 15 gün öncesinde 2021 yılı bilanço, kar ve zarar hesabı ile yönetim kurulu raporu ve bağımsız denetim kuruluşu raporunun incelemeye hazır bulanacağının belirtilmesine ve Yargıtay kararlarına rağmen müvekkillerinin, ilgili belgelerin örneklerinin istenmesi konusunda yaptığı sözlü başvuruların karşılanmadığını, bunun üzerine 11.03.2022 tarihli ihtarname keşide ederek, belgelerin incelemeye hazır tutulması ve örneklerinin verilmesinin talep edildiğini, ihtarnamenin 15.03.2022 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, davalı şirket tarafından cevap verilmediğini, belgelerin incelenmesi için şirket merkezine gidildiğini,  şirket girişinde güvenlik görevlilerinin engelleyici davranışlarıyla karşı karşıya kalındığını, şirkete  giriş izni verilmediğini,  bu konuda 18.03.2022 tarihli tutanağın düzenlendiğini, TTK 437. Maddesi uyarınca, müvekkillerinin bilgi alma hakkının kullandırılmadığını, bu hakkın kullanılması amacıyla İzmir...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... esas sayılı dosyası ile açtıkları davanın derdest olduğunu, TTK'nun 437(6).maddesi hükmünün emredici hüküm niteliğinde olup, bu madde hükmü uyarınca, bilgi alma ve inceleme hakkının esas sözleşmeyle ve şirket organlarından birinin kararıyla kaldırılması ve sınırlandırılmasının mümkün olmadığını, bu nedenle eşitlik ilkesine aykırı biçimde bilgi alma talebinin reddedilmesi veya yeterli bilginin verilmemesi halinde  genel kurul kararının iptalinin talep edilebileceğinin Yargıtay kararlarıyla belirlendiğini, toplantıda yanlış bir kararın alınması sonucunun doğmuş olması halinde diğer gerekçeler yanında bilgi edinilme hakkının ihlali nedeniyle bu hakla bağlantılı olan kararların da iptalinin mümkün olduğunu, kanun koyucunun, iptal edilebilir karar ile kanuna, ana sözleşmeye veya afaki iyi niyete aykırılık arasındaki illiyet bağının varlığını açıkça kabul ettiğini, bu nedenle iptal davası açan davacının, sadece kararın, kanuna, ana sözleşmeye veya afaki iyi niyet kurallarına aykırılığını kanıtlamakla yetinebileceğini, ayrıca bu aykırılığın iptali dava edilen kararın alınmasına neden olduğunu kanıtlamak zorunda olmadığını, ortağın, genel kurul kararının iptali davası açma hakkının sınırlandırılamaz, kaldırılamaz, vazgeçilemez nitelikte bir hak olduğunu,  müvekkillerine TTK'nun 357.maddesi gereği, eşit işlem yapılmadığını, bilgi alma ve inceleme hakkı taleplerinin sonuçsuz bırakıldığını, davalı şirket idaresi tarafından, müvekkillerine karşı yapılan işlemler ve tutum dikkate alınarak, ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini bildirmiş, dava konusu genel kurul toplantısında alınan tüm kararların uygulanmasının tedbiren durdurulmasına, 22.03.2022 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan tüm kararların iptaline  karar verilmesini talep ve dava  etmiştir. <br>SAVUNMA <br>Davalı vekili, cevap dilekçesinde; davanın, hukuki mesnetten yoksun, haksız ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, TTK'nun 451.maddesi hükmü uyarınca davacılardan teminat göstermesine karar verilmesini talep ettiklerini, davacıların murisinin sembolik bir paya sahip olup, davacıların miras yolu ile pay sahibi olduklarını, yönetim kurulu üyeliğinin de kendilerine intikal ettiği gibi hatalı bir düşünce ile şahsi husumet yarattıklarını,  müvekkili şirket ve diğer ... şirketlerinin genel kurul toplantılarında, tüm sorularının cevaplanmış olmasına rağmen bilgi edinme haklarının kullandırılmadığı gerekçesi ile alınan kararları dava etme yoluna gittiklerini, dava hakkının TMK'nun 2.maddesi uyarınca, iyi niyet kuralları çerçevesinde kullanılması gerektiğini, aksi halde korunmasının söz konusu olmadığını, davanın maktu harçla açılmasının mümkün olmayıp, şirket sermayesi üzerine nispi harcın tamamlatılması gerektiğini, davacıların, 11 ve 12. gündem maddeleri dışındaki gündem maddeleri hakkında olumsuz oy kullandıklarını, kararların usulüne uygun ve oy çokluğu ile alındığını, davacılar tarafından kanuna uygun şeklide muhalefet şerhinin torba şekilde hazırlanıp, hangi gündem maddesine, hangi gerekçe ile muhalefet edildiğinin usulüne uygun olarak tutanağa yazdırılmadığını, bu nedenle dava şartının gerçekleşmediğini, dava dilekçesinde, karara hangi gerekçelerle itiraz ettiklerini açıklamadıkları gibi iddialarını ispata yarayacak hiçbir delil sunmadıklarını, muhalefet etmedikleri kararların dahi iptalini talep etmelerinin haklarını kötüye kullandıklarının göstergesi olduğunu, oy birliği ile kabul edilmiş gündem maddelerinin bulunduğunu, 11 ve 12. maddelerdeki kararların oy birliği ile alındığını, kararların kanun, ana sözleşme ve dürüstlük kurallarına aykırı olmadığını, genel kurul toplantısı öncesi TTK'nun 437.maddesindeki düzenlemeye uygun şekilde finansal tablo, rapor ve belgelerin şirket merkezinde incelemeye hazır edildiğini, davacıların, inceleme için şirket merkezine geldiklerini, ancak kapıdan içeri alınmadıkları iddiası ile kendi inisiyatifleri ile inceleme yapmadıklarını, bu durumun tutanak altına alındığını,  şirket merkezinin, fabrika kampüsü içinde yer aldığını, gıda güvenliği, hijyen düzenlemeleri ve  uluslararası standartlar gereği fabrika sahasına sivil araç ile giriş yapılmasının mümkün olmadığını, davacıların inceleme için alana geldikleri aracın, bu sebeple içeri alınmadığını, kendilerine araçtan inip refakat eşliğinde evrakın inceleneceği alana götürüleceklerinin açık ve net şekilde belirtildiğini, buna rağmen davacıların kötü niyetli bir şekilde, kendilerine yönelik aleyhe bir uygulama varmış intibaı yaratıp, şirket aleyhine kullanmak üzere, kendi inisiyatifleri ile araçtan inmediklerini, inceleme alanına gitmediklerini, bu nedenle içeri alınmadıklarını iddia ederek, hakkın kötüye kullanılması suretiyle davaya zemin oluşturulmasına çalışıldığını, davacıların şirkete alınmaması, bilgi paylaşımından kaçınılması, zorluk çıkartılması gibi bir durumun kesinlikle söz konusu olmadığını, genel kurul toplantı sırasında pay sahiplerine şirket faaliyeti ve mali tablolar hakkında tüm bilgilerin verildiğini, ancak davacıların kendi inisiyatifleriyle bu haklarını kullanmadıklarını, davacıların bu süreçte problem çıkararak genel kurulun işleyişini kitlemek ve özel denetçi tayinine zemin hazırlamak amacıyla kötü niyetli davranış sergilediklerini, genel kurul toplantısında davacıların, yönelttiği sorulara ilişkin verilen cevapların bilgi alma ve inceleme hakkı yönünden tatmin edici ve yeterli olduğunu, soruların geçiştirilmediğini, verilen bilgi ve belgelerin  bir ortağın şirketin aktifi, pasifi, güncel durumu, elde ettiği geliri, alacağı, borcu, malvarlığının dökümü hakkında bilgi edinebileceği mahiyette olduğunu, şirketin bu yöndeki yükümlülüklerini ziyadesi ile yerine getirdiğini, bu nedenle davacıların, dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davacılara hiçbir şekilde gizlilik gerekçesi ile bilgi verilmemesinin söz konusu olmadığını bildirmiş, davacı tarafın teminat yatırmasına, davanın usul ve esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>Dava; davacıların miras yolu ile paydaşı oldukları, davalı şirketin, 22.03.2022 tarihinde yapılan 2021 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan tüm kararların iptali istemine ilişkindir.<br>Ticaret sicil kayıt örnekleri, dosyada toplanan deliller, tarafların dava ve cevap dilekçelerindeki açıklamaları ile; davacıların murisi ...'ın vefatı nedeniyle davalı şirketin paydaşı oldukları, şirketin  80.953.360,53 TL'lik toplam payı içinde murise ait payın 116.828,00 TL olduğu, murisin 02.09.2021 tarihinde vefat ettiği,  şirket yönetim kurulu tarafından gündem ve toplantı günü belirlenerek davaya konu 2021 mali yılı olağan genel kurulu toplantısının 22.03.2022 tarihinde yapıldığı, toplantı nisabının sağlandığı, toplantıya davacılardan ... ile kendisini ve velayeti altındaki küçük ve kısıtlıyı temsilen ...'ın katıldığı, toplantı tutanağının 13 maddeden oluşup, 4, 11 ve 13. gündem maddeleri ile ilişkili olarak bir oylamanın yapılmadığı ve karar alınmadığı, bu maddeler dışındaki tüm kararlara davacı tarafça ret oyu verildiği ve toplantı sonunda 13. gündem maddesi içinde tutanağın 11 ve 12. maddeleri dışındaki tüm gündem maddelerine ilişkin muhalefet şerhinin toplantı tutanağına kaydedildiği görülmüştür.<br>Davalı vekili tarafından yargılama sırasında; davacı ...'ın, hukuki ehliyetinin bulunmaması ve 18 yaşını geçmiş olmasına bağlı olarak velayet altına alınmasının mümkün bulunmaması nedeni ile açılan vesayet davasının henüz kesinleşmeden ve vasi atanmadan annesi tarafından, kısıtlı adına dava açılmasının hukuka aykırı olup, davanın reddinin gerektiği iddia edilmiştir. Davacı ...'ın, İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesinin...esas sayılı dosyasında, kısıtlanmasına ve annesi ...'ın velayeti altına alınmasına karar verilmiştir. ... tarafından 15.10.2022 tarihli dilekçe ile kısıtlının vesayet altına alınması talep edilmiştir. Dava tarihi itibariyle velayete ilişkin kararın, iptal edilmediği ve vesayete ilişkin davanın halen görülmeye devam ettiği göz önünde tutulduğunda velinin, kısıtlı adına dava açmasında yasal bir engel bulunmadığından, davalı tarafın hukuka aykırı iddia ve istemlerinde haklılık yoktur. Velayet altında olan kısıtlılar adına velilerinin, dava açmak için vesayet makamından izin almaları zorunluluğu bulunmamasına karşın, vasinin TMK'nun 462/8 maddesi uyarınca dava açmak için vesayet makamından izin almasının zorunlu bulunmasına göre; davacı ...'ın, vesayet altına alınması konusunda açılan davanın sonucunun mahkememizdeki davayı etkiler niteliğinin olup, vesayet altına alınması halinde, vesayet makamından alınmış izin kararının, davanın devamı için sunulmasının gerekliliği dikkate alınarak, İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesinde görülen bu davanın sonucu bekletici mesele yapılmış ve kısıtlının velayet altına alınmasına ilişkin kararın kesinleşmesi üzerine yargılamaya devam edilmiştir.<br> Davalı vekili, cevap dilekçesinde; davanın maktu harçla açılmasının mümkün olmadığı, şirket sermayesine göre nispi harç alınması gerektiği iddiasında bulunmuştur. Şirket genel kurul kararlarının iptaline ilişkin davaların, yasa ve yerleşmiş Yargıtay Kararları gereği maktu harca tabi olduğu açık ve anlaşılır olmakla, davalı tarafın usul ve yasaya aykırı bu yöndeki iddiasında haklılık görülmemiştir.<br>Davalı vekili, cevap dilekçesinde; TTK'nun 451. maddesi uyarınca davacıların teminat göstermesi talebinde bulunmuştur. Tüm dosya içeriği ve toplanan deliller göz önünde tutulduğunda davacıların iptal davası açmakta kötü niyetli olduklarına ilişkin hiçbir delil toplanmaması yanında, davaya konu kararların niteliğine göre davalı şirketin zarara uğrama ihtimalinin zayıf olduğu gibi davacıların teminat göstermelerine ilişkin davacı tarafça hiçbir gerekçenin ve yasal nedenin gösterilmediği, TTK'nun 448(3) maddesinde davacıların miras yoluyla şirket ortakları olup, davaya konu genel kurul kararlarının niteliği ile iptal davasının, davalı şirketin zararına yol açacağı konusunda yaklaşık ispat kuralı çerçevesinde davacı tarafça teminat alınmasını gerektirir nitelikte ve yeterlilikte delil ve belge örneklerinin sunulmamış olması nedeni ile davacılardan teminat alınmasına gerek görülmemiş ve davalı tarafın, davacılardan teminat alınması isteminin reddine karar verilmiştir.<br>Davalı vekili, cevap dilekçesinde; davacılara bilgi edinme hakkı çerçevesi içinde tüm bilgilerin verildiği iddiası ile davacıların, dava açmakta hukuki yararlarının bulunmadığını iddia etmiştir. Davanın niteliği ile dava dilekçesindeki iddialar ve davacıların paydaş sıfatıyla açtıkları davada, dava dilekçesinde dile getirdikleri iddialara dayalı olarak ret oyu kullandıkları kararların iptalini talep etmelerinde hukuki yararlarının bulunduğu açık ve anlaşılır olmakla, ön inceleme duruşmasında, davalı tarafın aksi yöndeki isteminin reddine karar verilmiştir. <br>Dava, TTK'nun 445(1) maddesinde düzenlenen üç aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır. <br>TTK'nun 447(1) maddesinde batıl olan genel kurul kararları sayılmıştır. Davaya konu genel kurul toplantısına ilişkin toplantı ve karar nisaplarının, kanun ve ana sözleşme hükümlerine uygun olduğu gibi TTK'nun 447(1) maddesinde sayılan nitelikte butlana tabi kararlar da alınmamıştır. TTK'nun 446 (1/a) maddesi uyarınca genel kurul toplantısında hazır bulunan ortakların alınan kararlara karşı iptal davası açabilmeleri için ret oyu kullanmış ve muhalefetlerini de toplantı tutanağına kaydettirmiş olmaları gerektiği düzenlenmiştir.<br>Somut dava yönünden oylama yapılmamış ve karar alınmamış 4 ve 13. maddeler ile oybirliği ile alınmış 11 ve 12. madde kararları dışındaki diğer dava konusu kararlar yönünden davacıların ret oyu kullandıkları gibi toplantı sonunda tüm gündem maddelerine ilişkin muhalefet şerhinin tutanağa kaydettirmeleri nedeni ile tutanağın 1, 2, 3, 5, 6, 7, 8, 9 ve 10. maddeleri ile alınan kararlar yönünden, TTK'nun 446(1/a) maddesinde düzenlenen özel dava şartının gerçekleştiği tespit edilmiştir.<br>Toplantı tutanağının 4. maddesinde 2021 hesap dönemine ilişkin bağımsız denetim raporunun okunup, müzakere edildiği belirtilmiş, bağımsız denetim raporunun kabulü ve onaylanması yönünde bir oylama yapılmadığı gibi bir karar da alınmamıştır. Tutanağın 13. maddesinde de başarı dilekleri ile davacı tarafça tüm kararla ilişkin muhalefet şerhi konulmasına ilişkin kayda yer verilmiş, bu maddede de bir oylama yapılmamış ve karar alınmamıştır. Bir başka deyişle bu maddelerin iptali talep edilmesine rağmen iptale konu olabilecek bir karar yoktur. Tutanağın 11. maddesi ile kar dağıtılmasına ve 12. maddesi ile TTK'nun 395 ve 396. maddeleri çerçevesinde yönetim kurulu üyelerine yetki verilmesine ilişkin alınan kararlar, oybirliği ile alınmıştır. Davacı tarafça, bu kararlara ilişkin muhalefet şerhi tutanağa yazdırılmış ise de her iki karara ret oyu kullanılmaması nedeni ile TTK'nun  446(1/a) maddesinde aranan özel dava şartı, bu kararlar yönünden gerçekleşmemiştir. Bunun yanında 12 nolu karar yönünden; şirket ortakları ve paylarına göre rekabet yasağı izni verilen şirket yöneticileri yönünden, TTK'nun 436(1) maddesinde belirtilen oydan yoksunluk haline göre karar nisabı için kanun ve ana sözleşmesine aykırılık bulunmadığı görülmüştür. Bu nedenle toplantı tutanağının 4, 11, 12 ve 13. maddeleri yönünden davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir. <br>Toplantı tutanağının 1.maddesi; toplantı başkanlığı seçimine, 2. maddesi; toplantı başkanına, tutanakların imzalanması hakkında yetki verilmesine ilişkin olup, karar nisabı ve kararların niteliği dikkate alındığında, bu kararların iptalini gerektirecek bir yasal sebep yoktur.<br>Toplantı tutanağının 3. maddesi ile, yıllık faaliyet raporu ve 5. maddesi ile, bilanço, kar ve zarar hesapları okunup, müzakere edilmiş ardından yapılan oylamada, oy çokluğu ile kabul edilmiş, tutanağın 7. maddesinde, yönetim kurulu üyeleri oy çokluğu ile ibra edilmiştir. Her üç karar da, karar nisabı açısından kanun ve ana sözleşme hükümlerine aykırılık yoktur. İbra kararında yönetim kurulu üyelerinin oy kullanmadıkları belirtilmiş olmakla, davalı şirketin paydaşları ve pay oranlarına göre şirket yöneticilerinin ibrası yönünden, TTK'nun 436(2) maddesinde düzenlenen oydan yoksunluk haline göre karar nisabı yönünden kararın butlana tabi niteliği yoktur. Davacıların, genel kurul toplantısında alınan bütün kararlarla birlikte özellikle bu kararlara yönelik iptal isteminin gerekçesi, TTK'nun 437(1) maddesi çerçevesinde bilgi alma ve inceleme hakkının kullandırılmadığına yöneliktir.<br> TTK'nun 437(1) maddesinde; finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları ve yönetim kurulunun kar dağıtım önerisinin, genel kurulun toplantısından en az on beş gün önce, şirketin merkez ve şubelerinde pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulacağı, bunlardan finansal tablolar ve konsolide finansal tabloların bir yıl merkezde ve şubelerde pay sahiplerinin bilgi edinmelerine açık tutulacağı, her pay sahibini gideri şirkete ait olmak üzere gelir tablosu ile bilançonun bir suretini isteyebileceği düzenlenmiştir.<br>Dosyada toplanan delil ve belge örnekleri ile davacıların 11.03.2022 tarihli ihtarname ile talep ettikleri belge örneklerini kendilerine ulaştırılmasını talep ettikleri, ihtarnamenin davalı şirkete 15.03.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafın şirkete ait defter ve belgeleri incelemek üzere 18.03.2022 tarihinde şirket merkezine gittikleri, ancak davacılar tarafından inceleme yapılmadığı bellidir. Öncelikle TTK'nun 437(1) maddesinde belirtilen belgelerin ortaklara gönderileceğine ilişkin bir hüküm bulunmamakla, davacı tarafın bu belgelerin kendilerine ulaştırılmadığı bu nedenle davalı tarafın bilgi alma hakkını engellediği yönünde iddialarında haklılık yoktur. Bunun yanında, her ne kadar davacı tarafça şirket merkezine inceleme için alınmadıkları ve engellendikleri iddia edilmiş ise de, dinlenen tanık beyanları ve toplanan delil ve belge örnekleri ile anlaşılacağı üzere şirket merkezinin gıda üretimi yapılan fabrika içinde yer alması nedeni ile sağlık ve güvenlik önlemleri açısından şirket kuralları gereği davacıların şirket merkezinin bulunduğu yere kadar araba ile gitmelerinin engellenmesinin, davacıların bilgi alma ve inceleme hakkını engelleme niteliğinde olmadığı ve bu kasıtla yapılmadığı, davacıların aksini düşünerek defter ve belgeleri incelemeden kendi iradeleri ile şirket merkezinden ayrıldıkları, davalı tarafın TTK'nun 437. maddesinde belirtilen belgeleri, bu maddede belirtilen süre içinde incelemeye hazır bulundurulmadığına ilişkin dosyada bir delil ve belge toplanmadığı, bilirkişi raporunda da ayrıntıları ile açıklandığı üzere davacıların ortaklık sıfatına bağlı olarak genel kurulda sunulan belgeler ile verilen bilgilerin davacıların bilgi alma hakkı yönünden yeterli olduğu dikkate alınarak, davacıların aksine iddialarında haklılık görülmemiş ve toplantı tutanağının 3, 5 ve 7. maddelerinde alınan kararların kanun, ana sözleşme ve dürüstlük kurallarına aykırı niteliğinin bulunmaması nedeni ile iptali isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. <br>Toplantı tutanağının 6. maddesi; boşalan yönetim kurulu üyeliği için yeni üyenin seçimine, 7. maddesi; ana sözleşmenin 8. maddesi uyarınca yönetim kurulu üye sayısının belirlenmesine ve bir yıl süre ile yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin olup, her iki karar da davacıların ret oyuna karşılık katılan diğer ortakların kabul oyuna bağlı olarak oy çokluğu ile alındığından karar nisabının varlığı yanında kararın içeriğine göre kanun, ana sözleşme ve dürüstlük kuralına bir aykırılık söz konusu olmadığından davacıların aksi yöndeki isteminin reddine karar verilmiştir. <br>Tutanağın 9. maddesi; yönetim kurulu üyelerine ödenecek ücrete ilişkindir. Şirketin büyüklüğü ve sermayesi, iş hacmi dikkate alındığında, ülkemizdeki ekonomik koşullarına göre yönetim kurulu üyelerine ödenecek aylık brüt ücretin makul miktarda olduğu açık ve anlaşılır olup, karar nisabının varlığı yanında kararın, kanun, ana sözleşme ve dürüstlük kuralına bir aykırılık söz konusu olmadığından davacıların kararın iptali isteminin reddine karar verilmiştir. <br>Tutanağın 10. maddesi; bağımsız denetim kuruluşunun seçimine ve raporunun onaylanmasına ilişkin olup, bu karar da davacıların ret oyuna karşılık katılan diğer oyların kabul oyu nedeni ile oy çokluğu ile alınmıştır. Davacıların, bağımsız denetim raporunun gerçeğe uygun olmadığına ilişkin bir iddia dile getirip, bu iddia yönünde delil ve belge örnekleri sunmadıkları, bağımsız denetim raporunun tutanağın 4. maddesi ile okunup, müzakere edildiği, kararın özel bir nisabı gerektirmediği, karar nisabının sağlanmış olduğu gibi kararın, kanun, ana sözleşme ve dürüstlük kuralına aykırı olmadığı dikkate alınarak, davacıların iptal isteminde haklılık görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle dava konusu edilen genel kurul kararlarının butlana tabi nitelikte bulunmadığı, davalı şirket tarafından, davacıların bilgi alma ve inceleme hakkının engellendiğine yönelik davacı iddiasının kanıtlanamadığı, tutanağın 4 ve 13. maddelerinde iptale konu olabilecek karar alınmaması, 11 ve 12. maddeleri ile alınan kararların oy birliği ile alındığı, bu kararlar yönünden davadan usulden reddinin gerektiği, diğer tutanak maddeleri ile alınan kararların, kanun , ana sözleşme ve dürüstlük kurallarına aykırı olmadığı, davacıların aksine iddiasının kanıtlanamadığı dikkate alınarak, bu kararlar yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle:<br>1-Dava konusu 22/03/2022 tarihli 2021 mali yılı olağan genel kurul toplantısında gündem konusu olan dört, on bir, on iki ve on üç nolu görüşmeler yönünden iptale tabi bir karar alınmamış olması nedeniyle bu gündem maddelerine ilişkin davanın usulden REDDİNE,<br>2-Dava konusu  22/03/2022 tarihli 2021 mali yılı olağan genel kurul toplantısında alınan bir, iki, üç, beş, altı, yedi, sekiz, dokuz, on nolu kararlar yönünden; davanın, kanıtlanamaması nedeniyle REDDİNE,  <br>3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85-TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın indirilmesi ile geriye kalan 189,15-TL harcın  davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, <br>4-Davalı yararına takdir edilen 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin, davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine, <br>5-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin, davacılar üzerinde bırakılmasına,<br>6-Davalı tarafça yapılan 66,00TL müzekkere ve posta ücretinden oluşan yargılama giderinin, davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine,  <br>7-Taraflarca tarafından peşin olarak yatırılan gider avansından artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, <br>Davacılar vekilleri ile davalı vekilinin yüzüne karşı,  HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/10/2023 <br>Başkan ...<br>e-imza <br>Üye ...<br>e-imza <br>Üye ...<br> e-imza<br>Katip ...<br> e-imza</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7ef5bec01f3e75d0","SID":"9ee6a09cf5839bf8"}}