{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1565 <br>KARAR NO\t\t: 2024/71<br>KARAR TARİHİ\t: 09/01/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06/07/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/715 Esas  2023/544 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Konkordatonun Feshi<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 09/01/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:10/01/2024<br><br>Davalı vekilleri tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/61 Esas, 2020/683 Karar sayılı dosyasında davalı ...’ın konkordato talebinin kabulüne ve konkordatonun İİK madde 306. Maddesi gereğince tasdikine karar verildiğini, gerekçeli kararda davalı borçlunun konkordatoya tabi adi  borçlarının tamamını, tasdik kararını takip eden 1 yıl ödemesiz dönem sonunda ilk taksidi  2021 yılı Aralık ayında başlamak üzere  24  aylık sürede  24  eşit taksit  halinde ödemesine karar verildiğini  fakat borçlunun, taahhüt hükümlerine aykırı davranarak taahhüt etmiş olduğu taksitleri ödemediğini, borçlunun, zaman kazanmak için konkordatoyu kabul ettirdiği ve davacının mağdur edildiğini, bu nedenle konkordatonun feshini talep etme zarureti hasıl olduğunu, konkordatonun tasdikine karar veren İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/61 Esas 2020/683 Karar sayılı dosyasına sunulan 16/03/2022 tarihli dilekçe ile davacı yönünden konkordatonun feshinin talep edildiği ancak  mahkemece verilen ek kararda, konkordatonun feshi talebinin düzenlenecek dava dilekçesi ile yeni bir dava olarak açılması gerektiğinden bahisle dilekçenin iadesine karar verildiğini belirtmiş , konkordatonun  feshine  karar verilmesini talep etmiştir. <br> İzmir 7 ATM ce dosyanın konkordatonun tasdikine karar verildiği mahkemede bakılması gerektiği gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiş, dosya Mahkememize tevzi olunmuş ve Mahkememiz esasına kaydedilerek yargılamaya Mahkememizce devam olunmuştur.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça davalının borçlarını konkordato kapsamında ödemediğinin iddia edildiği ve bu nedenle konkordatonun feshinin talep edildiğini, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davalının davacıya olan borcunu taksit günlerine bağlı kalamamış olsa da miktar olarak konkordato planına uygun şekilde ödemekte olduğunu, davacı ile davalı arasında sadece bir kez ticari alış veriş kurulmuş olup bu alış verişe ilişkin davacının davalıya toplam 348.668,16 TL bedelli 20.03.2019 tarihli ve 136746 seri numaralı bir adet fatura düzenlediğini, faturadan kaynaklı borcun davalının kabulünde olup konkordato projesinde adi borçlar arasında yer aldığını, davalının faturadan kaynaklanan borcu için dilekçe ekinde sunulan banka dekontlarında açıkça görüldüğü üzere davacı tarafa 5 farklı zaman ve meblağda olmak üzere toplam 145.000,00 TL ödeme yapmış olduğunu, bu ödemelerin her ne kadar davalı adına değil de başka kimselere ait hesaplardan yapılmışsa da ödemenin açıklaması olarak \"136746 numaralı fatura ödemesi\" ve \"... konkordato ödemesi\" şeklinde açıklamalar yazıldığını, bahsi geçen ödemelerden anlaşılacağı üzere davalının  diğer tüm alacaklılarına olan borçlarını konkordato planı içinde ödemekte olduğu gibi davacıya da ödemelerini yaptığını, davacının davayı açmasının tek nedeninin alacağına konkordato planı dışına çıkılarak faiz uygulamak istemesi ve davalının bu talebi kabul etmemesi olduğunu belirtmiş , davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece \"... Mahkememizin 2021/314 Esas 2021/498 Karar sayılı dosyasının incelemesinde; Mahkememizin 2021/314 Esas  sayılı  dosyası yönünden , davacının ... , davanın konkordato davası olduğu, Mahkememizce 27/05/2021 tarihinde davacı ... 'ın konkordato talebinin kabulü ile konkordatonun İİK 306. Maddesi gereğince tasdikine, davacı borçlunun konkordatoya tabi adi  borçlarının tamamını tasdik kararını takip eden 1 yıl ödemesiz dönem sonunda ilk taksidi  2021 yılı Aralık ayında başlamak üzere  24  aylık sürede  24  eşit taksit  halinde ödemesine, davacı ile rehinli alacaklıları arasında İİK 308/h maddesi uyarınca borç  yapılandırılması yapılamadığının tespitine, Mahkememiz dosyası ile birleşen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/77 Esas 2019/429 Karar sayılı dosyası yönünden, davacı ...'nun konkordato talebinin reddine karar verildiği, kararın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 2021/1263 Esas 2021/1119  Karar sayılı 08/07/2021 tarihli kararı ile; \"İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 27/05/2021 tarih,  2021/314 Esas 2021/498 Karar sayılı kararına karşı alacaklı ...bank A.Ş, ... Bank A.Ş ve ... Bankası A.Ş ve davacı ... vekillerinin istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine,\" dair temyiz yasa yolu açık olmak üzere karar verildiği, kararın bu kez temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2021/6268 Esas 2022/4170 Karar sayılı 15/09/2022 tarihli kararı ile onanmasına karar verildiği ve kararın 15/09/2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.<br>Konkordatonun feshi koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesine yönelik olarak taraf ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış alınan  23.05.2023 tarihli bilirkişi raporunda; davalı ... işletmesinin davacı ... ile gerçekleştirmiş olduğu işlemlere ait yasal defter ve kayıtlar temin edilemediğinden davalı firmaca bu işleme ait olduğu belirtilen ve sunulan ödeme dekontları incelenmek suretiyle tespitlerin yapılabildiği, 2019 hesap döneminde davacı ... tarafından davalı ... firmasına 1 adet fatura karşılığı toplam 348.668,16 TL tutarında fatura düzenlendiği ve 2019 hesap döneminde ilgili fatura karşılığı bankadan 181.600,00 TL ödeme gerçekleştiği,  davalı şirketin 2020 hesap dönemi ve 2021 hesap dönemlerinde belge ve evrak karşılığı  bir ödeme işleminin gerçekleştirilmediği, davalı şirketin 2022 hesap döneminde farklı tarihlerde  olmak üzere toplam 135.000,00 TL ödeme gerçekleştirdiği, davalı şirketin 2023 hesap döneminde 18.05.2023 tarihinde 32.068,16 TL ödeme gerçekleştirdiği, davalı şirketin sunmuş olduğu ödeme dekontları karşılığı 2019 hesap döneminde 181.600,00 TL, 2022 hesap döneminde 135.000,00 TL ve son olarak 2023 hesap döneminde 32.068,16 TL olmak üzere toplam 348.668,16 TL  ödeme gerçekleştirildiği, davalı ... işletmesinin davacı ... ile gerçekleştirmiş olduğu işleme ait yasal defter kayıtlarına ne şekilde yansıtıldığının tespiti için  davalı ... tarafından belirtilmiş mali müşavir ile iletişime geçildiği ancak rapor tarıhi itibariyle davalı şirketin söz konusu yasal defter ve kayıtlarının mali müşavir ile yapılan iletişime rağmen incelemeye sunulamadığından yasal defter kayıtlarına ne şekilde yansıtıldığına ait bir tespit gerçekleştirilemediği görüş ve kanaatine varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.<br>Dosyaya sunulan Mahkememizin 2021/314 Esas sayılı dosyasına yönelik olarak aldırılan  12/11/2021 tarihli kayyım raporunda; şirketin rapor tarihi itibariyle faaliyeti ile ilgili net satışları toplamının 37.807,00 TL olduğu, mahkemeye sunduğu çeşitli iş sözleşmelerinin herhangi bir şekilde resmi kayıtlara intikalinin bulunmadığı,  satışların yapılamaması nedenini haciz ihtimali nedeni ile banka sistemini kullanılamaması nedeniyle ticari işlemleri iş birliği içerisinde bulundukları başka kişi ve firmalar üzerinden yürütüldüğünün ifade edildiği, bu şekilde yürütülen ticaretin sonuçlarının değerlendirilmesi imkanının bulunmadığı, rehinli alacaklı ...bankası’nın ipotekli gayrimenkulün satışını istediği, satışın engellenebilmesi için banka ile vefa sözleşmesi çerçevesinde söz konusu gayrimenkulün bankaya devredildiği, firmanın resmi kayıtları incelendiğinde ve sözleşmelerle yapılacağı bildirilen gelir getirecek faaliyetlerin de uygulanamamış olması nedeniyle işletmenin borçlarını ödeme kabiliyetinin tamamen resmi olmayan faaliyetler ile gayrimenkullerin satışına bağlı hale geldiği, 21/03/2022 tarihli kayyım raporunda; şirketin rapor tarihi itibariyle faaliyeti ile ilgili net satışları toplamının 37.807,00 TL olduğu, mahkemeye sunduğu çeşitli iş sözleşmelerinin herhangi bir şekilde resmi kayıtlara intikalinin bulunmadığı,  satışların yapılamaması nedenini haciz ihtimali nedeni ile banka sistemini kullanılamaması nedeniyle ticari işlemleri iş birliği içerisinde bulundukları başka kişi ve firmalar üzerinden yürütüldüğünün ifade edildiği, bu şekilde yürütülen ticaretin sonuçlarının değerlendirilmesi imkanının bulunmadığı, rehinli alacaklı ...bankası’nın ipotekli gayrimenkulün satışını istediği, satışın engellenebilmesi için banka ile vefa sözleşmesi çerçevesinde söz konusu gayrimenkulün bankaya devredildiği, firmanın konkordato projesinde yer alan ödeme planına göre ödemelerini yaptığına dair kayır ya da ödeme belgesi ibraz etmediği, 23/06/2023 tarihli kayyım raporunda; mahkemeye sunduğu çeşitli iş sözleşmelerinin herhangi bir şekilde resmi kayıtlara intikalinin bulunmadığı, satışların yapılamaması nedenini haciz ihtimali nedeni ile banka sistemini kullanılamaması nedeniyle ticari işlemleri iş birliği içerisinde bulundukları başka kişi ve firmalar üzerinden yürütüldüğünün ifade edildiği, bu şekilde yürütülen ticaretin sonuçlarının değerlendirilmesi imkanının bulunmadığı, rehinli alacaklı ...bankası'nın ipotekli gayrimenkulün - satışır , satışın engellenebilmesi için banka ile vefa sözleşmesi çerçevesinde söz konusu gayrimenkulün bankaya devredildiği, çekişmeli alacaklar ile ilgili açılan hesaba da herhangi bir ödeme olmamış çekişmeli alacaklılardan ...bank İle arabulucu morifetiyle anlaşıldığı ve ödendiği, ... ve ... ile de borç tutarı konusunda anlaşıldığı ve ödemenin ilgili frmalara yapılacağı ifade edildiği, yapılan ödemelerin konkordato projesinde belirtilen ve onaylanan ödeme planı çerçevesinde yapılmadığı görülmekle birlikte borçlu tarafından “rehinli ya da rehinsiz tüm banka borçlarının ödendiği, diğer alacaklıları ile ticari ilişki çerçevesinde mal verilerek ya da ödeme yapılarak borçlarnı tasfiye etme yolunu izlediği ifade edildiği, ödemelerini alamadığı yönünde kayyımlığa herhangi bir başvuru bulunmadığı, firmanın konkordato projesinde yer alan ödeme planına göre ödemelerini yaptığına dair kayıt ya da ödeme belgesi ibraz etmediği ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.<br>Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda davacı tarafça Mahkememizin 2021/314 E 2021/498 K sayılı dosyası kapsamında tasdik edilen konkordato projesi doğrultusunda davalı ... tarafından  gerekli ödemelerin yapılmadığından bahisle konkordatonun davacı yönünden kısmen feshine karar verilmesine yönelik olarak davalı hakkında İzmir 4 ATM ye dava açıldığı ,İzmir 4 ATM ce  davanın İzmir 1. ATM görülmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği, dosyanın Mahkememize gönderildiği, ... tarafından Mahkememizin 2021/314 Esas 2021/498 Karar sayılı  dosyasında  konkordato davası açıldığı, Mahkememizce 27/05/2021 tarihinde  davacı ...'ın konkordato talebinin kabulü ile konkordatonun İİK 306. Maddesi gereğince tasdikine, davacı borçlunun konkordatoya tabi adi  borçlarının tamamını tasdik kararını takip eden 1 yıl ödemesiz dönem sonunda ilk taksidi  2021 yılı Aralık ayında başlamak üzere  24  aylık sürede  24  eşit taksit  halinde ödemesine, davacı ile rehinli alacaklıları arasında İİK 308/h maddesi uyarınca borç  yapılandırılması yapılamadığının tespitine karar verildiği ve verilen kararın kesinleştiği , alınan bilirkişi raporu  ile kayyım raporları göz önüne alındığında davalı ...'ın davacı tarafa  konkordato projesi kapsamında tüm borçlarını ödediği ,proje kapsamında tüm borçların ödenmiş olması  sebebiyle davacı tarafından açılan davanın konusunun kalmadığı ve davanın konusunun kalmadığı anlaşıldığından davacı tarafından açılan dava ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin gerektiği, davalının Mahkememizce tasdik edilen konkordato projesi kapsamında söz konusu davacıya projeye uygun ve zamanında ödeme yapmadığı   ve  davanın açılmasına sebebiyet verdiği , dava tarihi itibariyle davacının dava açmakta haklı olduğu bu sebeble davalının  yargılama gideri ve vekalet ücretinden  sorumlu olduğu  incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.\" gerekçesi ile; \"Davanın konusunun kalmadığı anlaşıldığından konusu kalmayan dava ile ilgili KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın konkordatonun feshi talepli davasını 15/09/2022 tarihinde açtığını, taraflar arasındaki tek bir ticari alışverişe dayalı olarak düzenlenen 136746 nolu faturadan kaynaklanan alacak miktarı toplam 348.668,16 TL olup işbu alacağın 316.600,00 TL kısmı yani oransal olarak yaklaşık % 90 lık kısmının henüz dava açılmadan önce davacıya ödendiğini, yani davacının 348.668,16 TL toplam alacağının yaklaşık % 90 oranındaki kısmını davadan çok daha önceleri tahsil etmiş olduğu halde sadece geriye bakiye kalan 32.068,00 TL kısım ödenmediği için işbu davayı açtığını, oysaki konkordato tasdik kararına bakıldığında müvekkilinin borçlarını 31.12.2023 tarihine kadar ödeme hakkı tanındığını, dolayısıyla davanın açıldığı 15.09.2022 tarihinde müvekkilinin toplam borcunun yaklaşık %10 u oranında bakiyesinin kalmış olması ve bunu ödemesi için önünde daha yaklaşık 15 aydan fazla bir süre olması rağmen böyle bir davanın açılmış olması haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu nedenle dava açılmadan önce zaten konusuz ve haksız olan davanın reddi kararı verilmesi gerekirken sanki dava açıldıktan sonra davacıya alacağı ödenmiş de bu nedenle dava konusuz kalmış gibi kabul ederek yargılama gideri ve vekalet ücretinin taraflarına yüklenmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, davalı müvekkilinin bilirkişi raporunda açıkça belirtildiği ve sabit olduğu üzere davacı yana borçlarını konkordato projesine uygun tarihlerde ödemiş olmasa da bir şekilde farklı tarihlerde yaklaşık %90 oranında ödemiş durumdayken bakiye kalan % 10 lük meblağ için hem de oldukça uzun bir ödeme süresi daha mevcutken açılan davanın öncelikle reddi, bu olmadığı takdirde zaten konusuz olarak açılan davanın yargılama sırasında konusuz kalmış gibi kabul edilerek yargılama giderlerine tarafının mahkum edilmemesi gerektiği, bu nedenlerle İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/544 K. sayılı ilamının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava; konkordatonun feshi istemine ilişkindir. <br>HMK'nun 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>Davacı vekili; İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/61 Esas, 2020/683 Karar sayılı dosyası üzerinden davalının konkordato talebinin kabulüne karar verildiği, tasdik edilen karara göre tasdik kararını takip eden 1 yıl ödemesiz dönem sonunda ilk taksiti 2021 yılı Aralık ayında başlamak üzere 24 aylık sürede ve 24 eşit taksitler halinde borçların ödenmesine karar verildiği, ancak davalı borçlunun konkordato hükümleri aykırı davranarak taahhüt etmiş olduğu taksitleri ödeme planında belirlendiği şekilde zamanında ödemediğinden bahisle davacı yönünden konkordatonun feshine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafça davalı adına 20/03/2019 tarih 348.668,16 TL bedelli faturanın düzenlendiği ve işbu fatura nedeniyle davalı tarafından davacıya 5 farklı zamanda toplamda 145.000,00 TL ödeme yapıldığı, işbu ödemelerden anlaşılacağı üzere davalının diğer tüm alacaklılarına olan borçlarını konkordato planı içinde ödemekte olduğu gibi davacıya da ödemelerini yapmakta olduğunu, davacının işbu davayı açmasının tek nedeninin alacağını konkordato planı dışına çıkararak  faiz uygulamak istemesi ve davalının da bu durumu kabul etmemesinden kaynaklandığından bahisle açılan davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davanın konusunun kalmadığı anlaşıldığından konusu kalmayan dava ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. <br>İşbu karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuna göre, davalı şirketin sunmuş olduğu ödeme dekontlarına göre 348.668,16 TL'lik faturaya istinaden 2019 hesap döneminde 181.600,00 TL, 2022 hesap döneminde 135.000,00 TL ve son olarak 2023 hesap döneminde 32.068,16 TL olmak üzere toplam 348.668,16 TL  ödeme gerçekleştirildiğinin bildirildiği görülmüştür. Bilirkişi raporundaki ödemelere ilişkin tablonun incelenmesinden konkordato tasdik projesindeki ilk taksitin ödeneceğinin belirlendiği 2021 yılı Aralık ayından önce 27/03/2019 tarihinde 20.000,00 TL; 05/04/2019 tarihinde 1.600,00 TL; 12/04/2019 tarihinde 100.000,00 TL, 28/06/2019 tarihinden 30.000,00 TL; 29/06/2019 tarihinde 30.000,00 TL'lik ödemenin yapıldığı, konkordato tasdik kararında belirtilen ve ilk ödemenin yapılacağının kararlaştırıldığı, 2021 yılı Aralık ayından sonra ise 07/03/2022 tarihinde 15.000,00 TL, 22/03/2022 tarihinde 50.000,00 TL, 11/05/2022 tarihinde 20.000,00 TL, 29/07/2022 tarihinde 50.000,00 TL ve en son dava tarihi olan 01/11/2022 tarihinden sonraki tarih olan 18/05/2023 tarihinde de 32.068,00 TL ödeme yapılmış olduğu görülmüştür.<br>İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/314 Esas, 2021/498 Karar sayılı kararının incelemesinden; 27/05/2021 tarihli karar ile davacı ...'ın konkordato talebinin kabulü ile konkordatonun İİK 306. maddesi gereğince tasdikine, davacı borçlunun konkordatoya tabi adi  borçlarının tamamını tasdik kararını takip eden 1 yıl ödemesiz dönem sonunda ilk taksidi  2021 yılı Aralık ayında başlamak üzere  24  aylık sürede,  24  eşit taksit  halinde ödemesine karar verildiği, görülmüştür. <br>İlk derece mahkemesince tasdik edilen konkordato kararında, konkordatoyo tabi adi borçların tamamının tasdik kararını takip eden 1 yıl ödemesiz dönem sonunda ilk taksidi  2021 yılı Aralık ayında başlamak üzere  24  aylık sürede 24  eşit taksit  halinde ödemesine karar verildiği görülmüştür. Ancak alınan bilirkişi raporuna göre davalı tarafça ödemelerin tasdik edilen konkordato kararında belirtilen ödeme planındaki tarih ve tutarlarda yapılmadığı, dolayısı ile ödeme planının dışına çıkıldığı dosya kapsamı belgeler ve taraf beyanları ile sabittir. Her ne kadar davanın açılmasından sonra en son 18/05/2023 tarihinde yapılan 32.068,00 TL' lik ödemeyle borcun tamamen kapatıldığı anlaşılmış ise de, ödemelerin tasdik edilen konkordato kararında belirtilen ödeme planı çerçevesinde gerçekleştirilmeyerek ödeme planının dışına çıkılmış olması ve en son ödemenin de davadan sonra gerçekleştirilmiş olması nedeni ile  davalı vekilinin \"ilk derece mahkemesinin kaldırılarak davanın reddine, olmadığı takdirde zaten konusuz olarak açılan davanın yargılama sırasında konusuz kalmış gibi kabul edilerek davalı aleyhine yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiği\" yönündeki tüm istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. <br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına;  göre davalı vekilinin tüm istinaf sebepleri  yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM      : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/07/2023 tarih, 2022/715 Esas ve 2023/544 Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 427,60 TL maktu karar harcından peşin olarak alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,   <br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, <br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. ve İİK'nun 308/a maddeleri gereğince gerekçeli kararın anılan taraflara tebliğinden itibaren on gün içerisinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 09/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a1d1b31873d22432","SID":"a9fecb42599f9a51"}}