{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1035 <br>KARAR NO\t: 2024/413<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: ...  (...)<br>ÜYE\t: ...        (...)<br>ÜYE\t: ...     (...)<br>KATİP\t: ...        (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 01/10/2019<br>NUMARASI\t: ... Esas, ... Karar<br>DAVACI\t: ... TOHUM TARIM İLAÇLARI ÜR. PAZ. SAN. TİC. LTD <br>\t  ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... -  <br>DAVALILAR\t: 1- ... - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...<br>\t: 2- ... -  ...<br>DAVA\t: Menfi tespitten dönüşen istirdat davası<br><br>KARAR TARİHİ\t: 15/02/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN <br>YAZILDIĞI TARİH\t: 15/02/2024<br><br>Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 01/10/2019 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ.<br>Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili arasında ticari ilişkinin olduğunu, müvekkilinin gerçekte davalı ... Tarım Toh. Zir. Mah. Üret Ve Tic Ltd Şti'ye borcunun bulunmadığını, nitekim müvekkilinin davalı şirkete en son 14/10/2013 tarih ve ... nolu fatura ile 82.150,00 TL tutarlı mal sattığını, bu satış nedeniyle alacağına istinaden davalı şirket tarafından müvekkiline muhatapları ... olan 30/06/2014 keşide tarihli ... nolu 25.900,00 TL bedelli, 25/04/2015 vadeli ... nolu 27.750,00 TL bedelli ve 30/05/2015 vadeli ... nolu 28.500 TL bedelli çekleri teslim ettiğini,  davalı şirketin borcuna mahsuben verdiği bu çeklerden 30/06/2014 vadeli çekin ödendiğini, diğer çeklerin karışılıksız çıktığını, karşılığı çıkmayan çeklerin bedelinin ödenmesi istemiyle yapılan görüşmede ödeme yapamayacağını, borcu tutarında mal verilebileceğini belirten davalı şirketten, gecikmeden kaynaklanan fark bankanın çekler karşılığı, ödediği tutara sayılmak suretiyle 03/08/2015 tarih ve ... nolu 56.250,00 TL tutarlı fatura muhteviyatı mal alınmak suretiyle hesabın kapatıldığını, karşılıksız çıkan söz konusu çeklerin de karşılıksız kalan kısmına istinaden ayrıca herhangi bir bedel alınmadan davalı şirkete iade edildiğini, davalı ... hesabın kapatılmasını temini amacıyla alınan söz konusu 03/08/2015 tarih ve ... nolu 56.250 TL tutarlı fatura karşılığı davalı şirketin müvekkilinin şirketten alacağı varmış gibi bildirim gönderip ödeme emri düzenlendiğinin anlaşıldığı, davalı şirketin müvekkili şirketten gerçekte bir alacağı olmadığını belirterek müvekkilinin davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine, diğer davalı ... dairesinin davalı borçlu şirketin borcundan dolayı 3. kişi müvekkilinin şirket aleyhine düzenlendiği anlaşılan 28/06/2016 tarih ve ödeme emrinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalılardan Adana ... Vergi Dairesi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğini, görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın süresinde açılmadığını, davacının ... şirketinden mal aldığını davacıya haciz ihbarnamesi gönderildiğini, davanın süresinde açılmadığını iddia ederek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. <br>Diğer davalı davaya cevap vermemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece davalılardan ... aleyhine açılan davanın hak düşürücü süre nedeni ile usulden reddine, davada uygulanma olanağı bulunmayan davalı ... vekilinin icra inkar tazminat talebinin reddine, davalılardan ... aleyhine açılan davanın kabulü ile, 58.668,00 TL'nin 22/05/2017 gününden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalılardan Adana ... Vergi Dairesi vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; dava dosyasındaki önceki beyanlarını tekrar etmekle; uyuşmazlık konusu ile ilgili olarak; yerel mahkemece, müvekkili idare yönünden “açılan davanın hak düşürücü süre nedeni ile usulden reddine” karar verilmesinin usule, yasaya ve hukuka uygun olup, verilen işbu kararın bu yönüyle aynen onanmasına karar verilmesini talep ettiklerini, ancak yerel mahkemece müvekkili idare yönünden “davanın hak düşürücü süre nedeni ile usulden reddine” karar verilmiş olmasına rağmen, icra inkar tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının “icra inkar tazminat taleplerinin reddine\" ilişkin kısmının kaldırılarak davacı aleyhine inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava  6183 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesine dayalı menfi tespit ve ödeme ile birlikte istirdat talebine ilişkindir. <br>İlk derece mahkemesinde yapılan yargılamada, tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, Vergi Dairesi kayıtları dosyaya kazandırılmış, davacı tarafın defterleri talimat mahkemesi aracılığıyla teknik bilirkişi marifetiyle incelenmiş, itirazlar kapsamında mali müşavir bilirkişiden 12/04/2019 tarihli bilirkişi raporu alınmış, giderek; davalı şirket bakımından davanın kabulüne, Vergi Dairesi bakımından davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından hak düşürücü süre nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. <br><br>Hükmü davalılardan Adana ... Vergi Dairesi vekili 6183 sayılı Kanunun 79.maddesinin 4. Fıkrasında düzenlenen inkar tazminatına ilişkin olarak istinaf edilmiştir. <br>İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>  6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un  \"Üçüncü şahıslardaki menkul malların, alacak ve hakların haczi\"  başlıklı 79 uncu maddesi; \"Hamiline yazılı olmayan veya cirosu kabil senede dayanmayan alacaklar ile maaş, ücret, kira vesaire gibi her türlü hakların ve fiilen tutanak düzenlemek suretiyle haczi kabil olmayan üçüncü şahıslardaki menkul malların haczi, borçlu veya zilyed olan veyahut alacak ve hakları ödemesi gereken gerçek ve tüzel kişilere, kurumlara haciz keyfiyetinin tebliği suretiyle yapılır. Tahsil dairesi tarafından tebliğ edilecek haciz bildirisi ile; bundan böyle borcunu ancak tahsil dairesine ödeyebileceği ve amme borçlusuna yapılacak ödemenin geçerli olmayacağı veya elinde bulundurduğu menkul malı ancak tahsil dairesine teslim edebileceği ve malın amme borçlusuna verilmemesi gerektiği, aksi takdirde amme borçlusuna yapılan ödemeler ile malın bedelini tahsil dairesine ödemek zorunda kalacağı ve bu maddenin üç, dört ve beşinci fıkra hükümleri üçüncü şahsa bildirilir. Tahsil dairelerince düzenlenen haciz bildirileri, alacaklı tahsil dairelerince ya da alacaklı amme idaresi vasıtasıyla, posta yerine elektronik ortamda tebliğ edilebilir ve bu tebligatlara elektronik ortamda cevap verilebilir. Elektronik ortamda yapılacak tebliğe ve cevapların elektronik ortamda verilebilmesine ilişkin usûl ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.<br>Tahsil dairelerince düzenlenen haciz bildirileri; amme borçlusunun hak ve alacaklarının bulunabileceği bankaların şubelerine doğrudan veya mahallindeki tahsil dairesi aracılığı ile tebliğ edileceği gibi Maliye Bakanlığınca belirlenecek tutarın üzerindeki alacaklar için doğrudan bankaların genel müdürlüklerine de tebliğ edilebilir. Haciz bildirisi bankanın genel müdürlüğüne de tebliğ edilmiş ise tüm şubelerini kapsayacak şekilde beyanda bulunma yükümlülüğü bankanın genel müdürlüğüne aittir.<br>Haciz bildirisi tebliğ edilen üçüncü şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haczin tebliğinden önce borcun ödendiği veya malın tüketildiği ya da kusuru olmaksızın telef olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise durumu, haciz bildirisinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde tahsil dairesine yazılı olarak bildirmek zorundadır. Üçüncü şahsın süresinde itiraz etmemesi halinde, mal elinde ve borç zimmetinde sayılır ve hakkında bu Kanun hükümleri tatbik olunur.<br>Herhangi bir nedenle itiraz süresinin geçirilmesi halinde üçüncü şahıs, haciz bildirisinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde menfi tespit davası açmak ve haciz bildirisinin tebliğ edildiği tarih itibarıyla amme borçlusuna borçlu olmadığını veya malın elinde bulunmadığını ispat etmek zorundadır. Menfi tespit davası açılması halinde mahkemece bu Kanunun 10 uncu maddesinde sayılan türden teminat karşılığında takip işlemlerinin durdurulmasına karar verilebilir. Teminat, alacaklı tahsil dairesine verilir ve haciz varakasına dayanılarak haczedilir. Taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıklar, takip işlemlerinin durdurulması hakkında kararı veren mahkeme tarafından çözümlenir. Davasında haksız çıkan üçüncü şahıs aleyhine, haksız çıktığı tutarın % 10'u tutarında ayrıca inkâr tazminatına hükmedilir.<br>Bu Kanun uyarınca kendisine tebliğ edilen ödeme emrine karşı dava açıp itirazında kısmen veya tamamen haksız çıkan üçüncü şahıs hakkında, menfi tespit davasının lehine sonuçlanması veya asıl amme borçlusunun takip konusu amme alacağını tamamen ödemiş olması halinde, bu Kanunun 58 inci maddesinin beşinci fıkrası hükmü uygulanmaz.<br>Üçüncü şahıs, haciz bildirisi üzerine yedi gün içinde alacaklı tahsil dairesine itiraz ettiği takdirde, alacaklı amme idaresi bir yıl içinde, üçüncü şahsın yaptığı itirazın aksini genel mahkemelerde açacağı davada ispat ederek, üçüncü şahsın İcra ve İflas Kanununun 338 inci maddesinin birinci fıkrasına göre cezalandırılmasını ve borçlu bulunduğu tutarın ödenmesine hükmedilmesini isteyebilir.<br>Menkul malların aynen teslimi mümkün olmadığı takdirde değeri ödenir. Üçüncü şahısların genel hükümler gereğince asıl borçluya rücu hakları saklıdır.\" hükmünü içermektedir.<br>İlk derece mahkemesince Vergi Dairesi hakkındaki dava bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından usulden reddedilmiş olup, yapılan bilirkişi incelemesi ile davalı şirketin davacı şirketten gerçekte haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi itibariyle bir alacağının bulunmadığının anlaşıldığı, keza vergi borcunun davacı şirketçe Vergi Dairesine ihtirazi kayıtla ödendiği de anlaşılmakla; mahkemece 6183 sayılı Kanunun 79/4.maddesi uyarınca inkar tazminatına hükmedilmemesinde davanın esastan reddine karar verilmemiş olmakla; usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Buna göre davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerekir. <br>İlk derece mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yerel mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş olmasında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Davalı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-Davalı ... tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, <br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri iki yüz otuz sekiz bin yedi yüz otuz (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.15/02/2024<br><br>    ...                ...\t\t\t\t      \t   ...                  ...<br>        Başkan ...                 Üye ...                  Üye ...                   Katip ...<br><br>   İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"da341293768b756f","SID":"5eb733702f8e1d91"}}