{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1407 <br>KARAR NO: 2023/1477<br>KARAR TARİHİ: 22/12/2023<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 26/05/2022<br>NUMARASI: 2022/30 Esas -  2022/428 Karar<br>DAVA: Şirketin İhyası<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/12/2023<br>Taraflar arasındaki Şirketin İhyası davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin, ihyası istenen şirkete ait işyeri bünyesinde kesintisiz çalışmalarına rağmen çalışmalarının Sosyal Güvenlik Kurumuna eksik olarak bildirildiğini, müvekkillince bu hususla ilgili olarak İstanbul 19. İş Mahkemesinin 2017/255 Esas ve 2019/66 Karar sayılı dosyası üzerinden hizmet tespiti istemli dava ikame edildiğini, anılan sayılı karar ile yerel mahkemece sigortalılığının tespitine karar verildiğini, dosyanın davalı kurum talebi ile istinaf edildiğini, İstanbul BAM 33. Hukuk Dairesince davalı kurum vekilinin istinaf talebinin reddedildiğini, bu kez davalı vekilince kararın temyiz edildiğini, yargıtay incelemesinde ise ihyası istenen ... ticaret sicil  numarası ile ...ne kayıtlı .... Tic. Ltd. Şti'nin ticaret sicilden 07/07/2014 tarihinde resen silinmiş olduğundan bahisle yerel mahkeme kararı bozularak söz konusu kararın ilk derece mahkemesine gönderildiğini, ilk derece mahkemesince taraflarına ihya davası açmak için iki hafta süre verildiğini belirterek taraf teşkilinin sağlanması amacıyla ... Tic. Ltd. Şti'nin İstanbul 19. İş Mahkemesinin 2017/255 Esas 2019/66 Karar sayılı (Yeni dosya no: 2021/305 Esas sayılı dosyasına hasreten ihyasına, şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı ... Müdürlüğüne usulüne uygun tebligat çıkartılmasına rağmen cevap dilekçesi sunulmadığı gibi duruşmalara da katılmamıştır. Davalı ... cevap dilekçesinde, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süreler geçtikten sonra açıldığını, TTK geçici 7. Maddesi gereğince terkin tarihinden itibaren 5 yıl içinde en geç 06/07/2019 tarihine kadar iş bu davanın açılması gerektiğini, davanın 5 yıllık zaman aşımı ve hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, kendisinin tasfiyesi istenen şirkette sorumluluğunun kalmadığını, şirkette bulunan %30'luk hissesini 30/09/2009 yılı mart ayında kardeşi ...'a devrederek şirketten ayrıldığını, şirket hissesini devrettikten sonra hiç bir şekilde şirketi müdür olarak temsil etmediğini, tasfiye memuru olarak da görev almadığını, temsil görevinin 29/01/2016 tarihinde sona erdiğini belirterek hakkında açılan davanın reddini istemiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde,  şirketin yöneticisi olmadığını belirterek davayı kabul etmediğini belirttiği görülmüştür.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince \"..Terkin tarihinden itibaren dava tarihine kadar 5 yıllık süre geçmiş ise de bir önceki paragrafta yazılı istinaf ilamında da belirtildiği üzere, 5 yıllık süre geçmiş olsa da davaya ek tasfiye hükümlerine göre bakılması gerektiği kanaatine varılmıştır. Bir önceki paragrafta yazılı istinaf ilamında, tasfiye memuru atanmaksızın şirketin terkin öncesi temsil durumuna göre temsil edileceği ile ilgili açıklama yapılmış ise de bu hususun ayrıntılı olarak değerlendirildiği Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01/03/2017 tarih 2017/11-3184 Esas 2021/1107 karar nolu ilamda da belirtildiği üzere, davaya ek tasfiye hükümlerine göre devam edileceğinden şirkete tasfiye memuru atanması gerektiği kanaatine varılarak, davacının ihya istemekte hukuki yararı bulunduğu ve ihya şartları oluştuğundan ilgili şirkete, dava dilekçesinde işle sınırlı olmak kaydı ile ihyasına karar vermek gerekmiştir. İhyası istenen şirketin en son temsilcisi olan ...'un ek tasfiyenin yapılması amacıyla şirkete tasfiye memuru olarak atanmasına karar vermek gerekmiştir. Dahili davalı ... ihyası istenen şirketin yöneticisi olmadığından ... hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına..\" davanın kabulüne karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Dahili davalı ... istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından zaman aşımı ve hak düşürücü süreye ilişkin itirazlarının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ihyası istenilen İstanbul Sicil Müdürlüğüne ... sicil numarası ile kayıtlı bulunan ... San. Tic. Ltd Şti. İsimli şirketin 07/07/2014 tarihinde tasfiye edilerek ticaret sicilden terkin edildiğini, tasfiyesi istenilen şirkette resmi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, davacı tarafa 5.100 TL vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin ödemeye mahkum edildiğini, sağlık raporundan görüleceği üzere %48 oranında engelli olduğunu, söz konusu bedellerin icraya konulması ve tahsil edilmesi halinde telafisi imkansız zararı olacağını, istinaf taleplerinin kabulü ile kararın kaldırılmasını, yargılamaya devam edilerek davanın itirazları doğrultusunda reddine, yargılama masraflarının davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, TTK'nın geçici 7. maddesine göre terkin edilen şirketin  derdest dava dosyası nedeniyle tüzel kişiliğinin  ihyası istemine ilişkindir.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ,karar karşı tasfiye memuru istinaf  yoluna başvurmuştur.TTK'nın geçici 7. Maddesi uyarınca, 01.07.2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen şirketlerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır.559 sayılı KHK gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları,TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoları genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilirler. TTK'nın geçici 7. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde ticaret sicil memurluğu tarafından şirketin sicil kaydı terkin edilir. Terkin edilmeden önce, TTK'nın geçici 7/4-a maddesi uyarınca, kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir. TTK'nın geçici 7/2. maddesine göre, davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz. 559 sayılı TTK'nun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair KHK ile eklenen geçici 10. maddesi gözetildiğinde, asgari sermaye şartını süresinde arttırmadığından münfesihlik durumu ortadan kalkmadığından tasfiye ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilebilir.  TTK'nın geçici 7. maddesine uyarınca yapılan terkin işlemine  karşı açılan davalarda husumetin yasal hasım olmayan sicil müdürlüğü yöneltilmesi yeterli olup,ayrıca tasfiye memuruna yöneltilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır.Somut olayda davalı ... tarafından dava dışı şirketin TTK geçici 7. Madde kapsamında 07/07 2014 tarihinde 559 sayılı KHK gereğince  sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, nedeniyle ticaret sicil gazetesinde gerekli ilan yapılarak süresi içerisinde bir başvuru yapılmadığından sicil kaydı  resen terkin edilmiştir. Sicilden terkin edilen şirket hakkında davacı tarafından davaya konu şirket aleyhine  İstanbul 19.İş Mahkemesi'nin E:2017/255-K:2019/66 karar sayılı kararını Yargıtay 10.Huku Dairesinin E:2021/2232-K:2021/14070 sayılı kararı ile davaya konu şirketin ihyası ve tasfiye memuru atanmarak taraf teşkili sağlanması için bozulması üzerine 201/305 esas sayısı ile derdist olduğu  eldeki davanın  22/12/2021 tarihinde açıldığı   anlaşılmaktadır.  Davalı ... tarafından   dosyaya  sunulan  ;yasanın amir hükmu uyarınca terkin edilen şirketin kayıtlı son adresine ve şirketi  temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere yapılan ihtarın tebliğine ilişkin  tebligatların iade edildiğine ilişkin sicil müdürlüğü tarafından düzenlenen belgeyi destekleyecek mahiyette herhangi bir mazbata / belge sunulmadığı gibi sicil dosyasında da rastlanılmamıştır. Buna göre yasa hükmünde  öngörülen ihtar koşulunun yerine getirildiği hususu,  davalı tarafça ispat edilememiştir.  TTK gecici 7/ 15. Maddesinde düzenlenen Hak düşürücü ancak yasa da düzenlenen geçerli bir terkin işlemine yönelik açılacak davalarda öngörülmüş olup  somut olayda olduğu gibi geçerli bir terkin işlemi bulunmayan  haller TTK nın gecici 7 maddesinde  öngörülen hak düşürücü süreye tabii olmadığı gibi henüz yeni bir yasal düzenleme yapılmasa da  AYM'nin 22/06/2023 tarih ve 2023/33 Esas ve 2022/117 K sayılı kararı ile de TTK gecici 7/15. Maddesinde \"sillinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde\" ibaresi  iptal edilmiştir.Davacının devam eden dava dosyası nedeniyle  şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki yararı mevcut olup, terkin edilen şirket yönünden ihya koşulları oluştuğunun kabulü gerekmiştir. Davada ...'nün 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. madde çerçevesinde yapılan terkin işleminin hatalı olup, davalı tarafından davaya karşı konularak müdürlük işleminin yerinde olduğundan bahisle davanın reddinin istendiği de nazara alındığında; somut olayda HMK'nın 312/2. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmayıp, HMK'nın 326. maddesi uyarınca davalı ... yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olacaktır. (Y.11 H.D 31/05/2021tarih ve E: 2021/3311-K: 2021/4580) Bu durumda tasfiye hali devam eden davaya konu şirket yönünden derdest dava dosyanın kesinleştirilmesi ve infaz işlemleri ile ilgili sınırlı olarak şirketin yeniden ticaret siciline kayıt tescili ile şirketin ticaret sicil kaydının ihyasına karar verilmesinde, tasfiye memuru olarak son tasfiye memurunun atanmasında ve davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. (Y11.H.D'nin04/09/2023 tarih ve E: 2023/4307-K: 2023/4609 İlamı). Ancak davada yasal hasım konumunda olmayan ve davalı olarak taraf olan sicil müdürlüğünün yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu  olduğu hususu gözetilmeden davada taraf olmayan tasfiye memurunun sorumlu tutulması doğru bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda tasfyi memurunun istinaf başvurusunun kabulü ile dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından, kararın kaldırılmasına ve yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı ... müdürlüğünün  tahsiline karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Tasfiye memuru ...'un  istinaf başvurusunun kabulü ile; İstinafa konu ilk derece mahkemesinin kararının HMK 353(1)b-2 uyarınca KALDIRILMASINA;  1-Davacının davasının kabulü ile, İstanbul 19 İş Mahkemesinin 2021/305 esas sayılı dosyasında taraf teşkilinin sağlanması ve verilecek kararın infazı işlemleri ile sınırlı olmak kaydı ile ...nde ...  sicil numarası ile kayıtlı ...Limited Şirketinin ihyasına, 2-Tasfiye memuru olarak şirketin son temsilcisi olarak ...'un atanmasına, 3-Dahili davalı ... hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, 4-Karar kesinleştiğinde masrafı davacıya dahil olmak üzere sicile tescil ve ilanına, 5-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden 5.100 TL vekalet ücretinin davalı ... Müdürlüğünden alınarak davacıya verilmesine, 6-Bu dava sebebiyle alınması gerekli olan 269,85 TL maktu karar ve ilam harcıdan peşin olarak yatırılan 80,7 TL harcın mahsubu ile bakiye 189,15 TL harcın davalı ... müdürlüğünden tahsili ile hazineye gelir kaydına, 7-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL peşin karar ve ilam harcının davalı ... Müdürlüğünden alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan 92,20 TL ilk masraf, 82,45 TL tebligat ve tezkere gideri olmak üzere toplam 174,65 TL yargılama giderinin davalı ... Müdürlüğünden alınarak davacıya verilmesine, 9-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,10-İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masraflarıa-Tasfiye memuru ... tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,b-Tasfiye memuru ... tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 220,70TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 52,00TL posta gideri olmak üzere toplam 272,7‬TL'nin davacıdan alınarak Tasfiye memuru ...'a verilmesine, c-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda,HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca  kararın taraflara tebliğinden itibaren 2( iki hafta) içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ YASA  YOLU açık olmak üzere oybirliği ile  karar verildi.  22/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a3728ebf1cddc9d8","SID":"e33005106d6dab58"}}