{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/03/2023<br>NUMARASI\t\t: Esas Karar <br><br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: ... - T.C Kimlik No: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - <br><br>DAVALI\t: <br>VEKİLLERİ\t: Av. ... & Av. ...<br>\t<br>DAVA\t\t: Menfi Tespit <br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 07/02/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 08/02/2024<br>Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 21/03/2023 tarihinde tesis edilen karara karşı,  davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi; <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 07/2019 tarihi sıralarında davalı ...'nun Konya ilinin ... ilçesinde bulunan .. Mah. .. Sok. No:. adresindeki ... Ticaret adlı iş yerine giderek davalıdan tapa, hat vanası, dirsek, sprink vana, boru gibi malzemeler aldığını, ücretini taksit ile ödeyeceğinden miktar kısmı boş iş bu davaya konu bonoyu teminat olması amacıyla imzaladığını, karşılığında davalı ... ile birlikte çalışan... boş bir kağıda müvekkilin aldığı malların cinsini, adedini ve tutarını kendi el yazısıyla yazdığını, daha sonra 244 TL, 5.000 TL ve 4.000 TL olarak elden ödemeler yaptığını, 11.950 TL olan borcunun 2.706 TL kaldığını, davalı bu ödemeleri bahsi geçen malın cinsi, adedi ve tutarı yazan evrakta yine birlikte çalıştığı... tarafından el yazısı ile toplam borç kısmından düşürüldüğünü, davacı 04/08/2020 tarihinde adresine gelen icra tebligatı ile hakkında Konya  .. İcra Müdürlüğü’nün .... Esas numarası ile başlatılmış bir takip olduğunu ve dahi takip dayanağının miktar kısmı boş olarak imzaladığı bono olduğunu, miktarının ise asıl borcu olan 2.706 TL olmayıp 40.000 TL olarak doldurulduğunu gördüğünü, akabinde davalı ... ile iletişime geçtiğini ve bu durumun yanlışlıkla olduğunu ve düzeltileceğini bildirdiklerini, bunun üzerine davacının icra takibine itirazda bulunmadığını ve takibin kesinleştiğini, Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma numarası ile şikayette bulunduklarını ve soruşturmanın devam ettiğini, davacının almış olduğu malzemelerin bedelinin 40.000 TL olamayacağını, davalının yanında çalıştığı...'nun  kendi el yazısı ile doldurduğu malın cinsi, adedi ve dahi tutarı yazan sağ üst köşesinde ise soy isminin yazdığı sol üst köşede davacının isminin yazdığı belgenin dayanak delil olduğunu, ayrıca takip konusu bononun da miktar kısmının sonradan doldurulduğunun ortaya çıkacağını, ayrıca bu borcun var olup olmadığı davalı tarafın ticari  defterlerinin incelenmesi sonucu da ortaya çıkacağını belirterek, dava ve takip konusu senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine, kötü niyetli davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tüm talepleri haksız ve dayanaksız olup reddi gerektiğini, Konya  .. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra takibinin dayanağı olan bononun miktar kısmını boş olacak şekilde davacı tarafından satın aldığı malzemeler karşılığında teminat olması amacıyla imzalandığının iddia edildiğini, iddiaya konu oluşturan 02.01.2020 tanzim tarihli 10.01.2020 vadeli bonoda teminat senedi olduğuna dair herhangi bir ibare mevcut olmadığını, dava dilekçesinde söz konusu senedin kambiyo senedi niteliği taşımadığını, ... ile birlikte çalışan...'nun boş bir kağıda davacı ... tarafından ...'ndan  alınan malların cinsini, adedini ve tutarını kendi el yazısı ile yazdığı bir belgenin bulunduğunun belirtildiğini, bu belgenin kambiyo senedinin teminat senedi niteliğinde olduğunu göstermeye elverişli olmadığını, söz konusu senet bedelinin ödendiğine ilişkin iddialar, yine davacı tarafınca dava dilekçesinde öne sürülen Ek-1'de yer alan müvekkili ...' nun yanında çalıştığı... tarafınca yazılmış olduğu iddia edilen sayfada yer alan kayıtlar ile çeliştiğini, söz konusu kayıtlara dayanılarak yapılan ödemeye ilişkin iddialar ile bu kayıt doğrultusunda davacının 11.950 TL borcu olduğu ve bu borcun 9.244 TL kadarının ödendiğini, kalan borcun 2.706 TL olduğu iddialarının tutarsızlık içinde olduğunu, senette boş bırakılan yerlerin daha sonradan doldurulması mümkün olup bu senedin geçerliliğini etkilemeyeceğini beyanla davanın reddine, takip konusu bedelin %20'sinden az olmayan bir tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; \"...davacı tarafından davalı ile yapılan alışveriş neticesinde davalıya bono verildiği, davalının kendisine verilen bononun tahsili amacıyla davacı hakkında icra takibine giriştiği, davalı tarafından bononun taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olarak bedel kısmının sonradan doldurulduğu ve davalıya borçlu olunmadığı iddiası ile mahkememizde dava açıldığı, mahkememizce tarafların ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla uzman bilirkişiden rapor alındığı, alınan rapora göre;  40.000 TL bedelli bononun davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı tarafından belirtilen ödemelerin davalının defterlerinde kayıtlı olmadığı yönünde tespitte bulunulduğu, davaya konu bononun taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının davacı tarafından ispatlanması gerektiği, davacı tarafından dosyaya sunulan deliller ve bilirkişi incelemesi kapsamında yeterli delilin sunulmadığının anlaşıldığı, her ne kadar davacı tarafça yemin deliline dayanılmış ise de, yemin teklifinde bulunulmasının; davalının, bedelsiz kalmış senedin kullanılması suçuna sebep verebilecek olması nedeniyle ve bu hususta davalı tarafın yemin yapmasının mümkün olmaması nedeniyle davacının davasının reddine karar verilmiştir....\" gerekçesiyle davanın reddine, şartları oluşmadığından davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. <br>  İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanlarını aynen tekrar ettiğini, davalının icra takibine konu ettiği bononun tanzim tarihi 02/01/2020 olup müvekkillinin ilgili malzemeleri aldığı tarihin ise 2019 yılına dayandığını, 02/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda yer alan davalının düzenlemiş olduğu faturaların gerçeği yansıtmadığını, faturalarda yazan malzemeler ile dava dilekçesinin ekinde sunulan el yazısı ile yazan malzemelerin benzer olduğunun görüleceğini, davalının malzeme miktarlarını fazlaca yazarak fiyatı arttırdığını, davalı ile müvekkili arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığından ve müvekkilinin teminat senedi amacıyla imzalamış olduğu senedi davalının kötüniyetli doldurarak gerçeğe aykırı işlem yaptığından haklılıklarını ortaya koyacak tek unsurun Konya.. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra takibine dayanak teşkil eden bononun bilirkişi tarafından incelenerek miktar ve diğer kısımlarının sonradan ve müvekkilinden farklı bir kişi tarafından doldurulduğunun tespiti olacağını, kararın bozularak talepleri doğrultusunda tanık dinlenilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesini, aksi halde kararın istinaf incelemesi ile kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini, Konya .. İcra Müdürlüğü'nün ...  Esas sayılı takibe konu 40.000 TL bedelli senedin karşılığı olmaması sebebiyle iptaline, kötüniyetle hareket ederek müvekkiline zarar veren davalının  %20' den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; menfi tespit istemine ilişkindir. <br>İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca herkes iddiasını ispatla yükümlüdür.<br>Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesine göre; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” şeklindedir.<br>Menfi tespit davasında da anılan Yasa hükümlerindeki ispat yüküne ilişkin kuralın uygulanması gerekir. Buna göre, menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak alacaklı olduğunu iddia eden tarafa yani davalıya düşer. Ancak davalının alacağı senede dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2017/3521 Esas 2019/1844 Karar sayılı ilamı).<br>Harçlar Kanunu hükümlerine göre: \"Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanları, yargı harçlarına tabidir (2. md.). Yargı harçları (1) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nev'i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınır (15. md.). Noksan tespit edilen değerler hakkında 30'uncu madde hükmü uygulanır (16/4. md.). Yargı harçları (1) sayılı tarifede yazılı nispetler üzerinden alınır (21. md.). (1) sayılı tarifede yazılı nispi karar ve ilam harcının 1/4'ü peşin alınır (28. md.). Yargılama sırasında tespit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o oturum için yargılamaya devam olunur, takip eden oturuma kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilâm harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150. maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın işleme konulması noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır (30. md.). Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz (32. md.). HMK 120/1. maddeye göre de davacı, yargılama harçlarını mahkeme veznesine yatırmak zorundadır.<br>Davacının Konya ..İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespiti ile takibin  ve takibe konulan senedin iptalini talep ettiği, takibin 42.883,02 TL üzerinden başlatılmasına rağmen, davacının dava değerini 1.000,00 TL göstererek bu değer üzerinden harç yatırdığı, kısmi menfi tespit davası açılmasının mümkün olmadığı, bu nedenle eksik harcın tamamlattırılması, ayrıca davacının Konya..İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasında  takibe konulan senedin teminat senedi olarak açık olarak verdiğini,  davalının takibe konu senedi anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu, borcun bir kısmını ödediğini belirterek borçlu olmadığının tespiti talebinde bulunduğu,  Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 17/11/2016 tarih 2016/4254 Esas 2016/14849 Karar sayılı ilamında belirtilen açığa senet düzenlemesi mümkün olduğundan senedin boş kısımlarının anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu iddia eden borçlunun iddiasını yazılı delille ispat etmesi gerekeceği, ancak davacının dilekçeler aşamasında yemin deliline de dayandığı, yemin delilinin HMK'nın 225 ve devamı maddelerinde düzenlendiği, yeminin kesin delillerden olduğu, yemin deliline dayanan taraf, iddia veya savunmasının diğer delillerle ispatlanmamış olması nedeniyle bu delile sıra gelmiş olduğunu başka türlü bilemeyeceğinden; mahkeme, yemin teklif etmek hakkı bulunduğunu istek sahibine hatırlatmakla yükümlü olduğu, şu durumda kural olarak, yemin teklifi hakkı kullandırılmadan karar verilemeyeceği, hal böyle olunca davacı taraf takibe konu senedin teminat senedi olduğunu ve anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu ve borcun bir kısmını ödediğini iddia ettiğinden ispat yükünün davacıya düştüğü, davacının senedin teminat senedi olduğunu ve anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu ve borcun bir kısmını ödediğini yazılı delillerle ispat edemediği, davacıya yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği, bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın esasına yönelik uyuşmazlığın giderilmesi için gerekli olan deliller toplanmamış ve bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmamış olması bakımından davacının istinaf başvuru talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş yukarıda belirtilen eksikliklerin ikmalinden sonra delillerin esastan değerlendirilip hüküm tesis etmek üzere HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1-Davacının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/03/2023 tarih ... Esas... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 179,90 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, <br>4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>5-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>6-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 07/02/2024 tarihinde oybirliği ile  HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. <br>\t\t\t<br><br>Başkan ...<br>e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br>  <br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a3e1aa2e6e59b24d","SID":"cf2e8f20c5a1498e"}}