{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2021/1568 - 2024/87<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2021/1568 <br>KARAR NO\t: 2024/87<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                      \t    K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/09/2020<br>NUMARASI\t\t: 2020/21 E.  -  2020/261 K.<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali İle Hükümsüzlük<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 24/09/2020 tarih ve 2020/21 E. - 2020/261 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin  <....com.tr> alan adının ve “...” ibareli markaların sahibi olduğunu, müvekkili şirkete ait “...” ibareli markalar ile davaya konu “...” ibareli markanın görünüş, renk, okunuş, sınıf ve telaffuz açısından birebir aynı olduğunu, bu benzerliğin her iki marka arasında irtibat bulunduğu kanısını uyandırmaya yeterli olduğunu, markaların aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davaya konu markanın esas ve ayırt edici unsurunun “...” kelimesi olduğunu, “...” ibaresinde müvekkili şirkete ait “...” markasının ortasına markaya ayırt  edicilik katmayan “aut” harfleri eklenerek farklılık yaratılmaya çalışıldığını, her iki markada kullanılan harflerin karakteristik-görsel olarak birbirlerine çok benzer olduğunu, taraf markalarının aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, 03. Sınıfta yer alan aynı malları kapsadığı ve davaya konu başvurunun 03. Sınıftaki tüm emtialar yönünden tamamen reddi ve benzer olması sebebi ile 02 ve 35. Sınıftaki tüm emtialar yönünden de tamamen reddinin gerektiğini ileri sürerek YİDK'nın 2019-M-10250 sayılı kararının iptali ile 2019/28715 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı şirket vekili, müvekkili şirketin uzun bir süreden beri “...” markası altında otomobiller için her türlü aksesuar, oto temizlik ve oto bakım ürünleri üretmekte ve satmakta olduğunu ve “...” ibaresinin İtalyanca dilinde olduğu ve Türkçe’de “otomobiller için” anlamının bulunduğunu, davacı şirketin iştigal konusunun çok farklı olduğunu,  “...” kelimesi ile “...” kelimesi arasında gerek yazılış, gerek görünüş bakımından hiçbir benzerlik bulunmadığı gibi anlam bakımından da bir bağlantının bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tDavalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirkete ait davaya konu “...” ibareli marka başvurusu ile davacı şirkete ait davaya gerekçe tescilli markaların benzer olmadığı, aynı ve benzer hizmetleri kapsıyor olsa da taraf markalarının ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ve ilişkilendirme ihtimali bulunmadığı, dosya kapsamında davaya konu markanın önceki tarihli kullanımını kanıtlar delile rastlanmadığı, dosya kapsamında davaya konu markanın tanınmışlığının ispatlanamadığı, dava konusu markanın davacı şirketin alan adı ile iltibas oluşturmadığı, kötü niyetin ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalının başvuru konusu yaptığı markanın müvekkilinin markasının kopyası olduğunu, müvekkilinin markasına 3 harf eklenmesi suretiyle oluşturulduğunu, markalar arasında benzerlik bulunmadığı değerlendirmesinin yerinde olmadığını, dava konusu marka kapsamlarındaki ürünlerin parasal değerlerinin çok yüksek olmaması nedeni ile ortalama tüketicinin dikkat düzeyinin orta derecede olacağını, buna ragmen davanın reddedildiğini, müvekkilinin markasını kullandığını ve kullanıma ilişkin delillerin bulunduğunu, müvekkilinin ... ibareli markasının tanınmış marka olduğunu, tanınmışlık için sicil kaydının dışında başka deliller aranmasının yerinde olmadığını, müvekkilinin markasının tüm mal ve hizmetlerde korunması gerektiğini, alan adı ile de iltibas oluştuğunu, davalının bu markayı seçmesinin tesadüfi olmadığını ve davalının kötüniyetli bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.   <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali ile hükümsüzlük istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı şirketin “...” ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet \"...\" esas unsurlu markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunmadığı, zira taraf markalarında bulunan esas unsurların birbirinden farklı olduğu, marka başvurusunun kötüniyetli yapıldığı iddiasının dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelere göre kanıtlanmadığı, dosya kapsamında davaya konu markanın önceki tarihli kullanımını kanıtlar delilin bulunmadığı, davaya konu markanın tanınmışlığının ispatlanamadığı, dava konusu markanın davacı şirketin alan adı ile iltibas oluşturmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 368,3‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t<br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 18/01/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/02/2024<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br> <br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c2287ad31eea53b2","SID":"73b7f7a53ba92a98"}}