{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/24 <br>KARAR NO: 2024/203<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2023/802 (Derdest)<br>ARA KARAR TARİHİ: 20/11/2023<br>DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 14/02/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin \"...\" kullanıcısı ile davalı şirketin SAP sistemine uzaktan bağlanarak  çalıştığını, bu kapsamda davalı ...A.Ş'nin  kullanmış olduğu SAP programı ile ilgili olarak davalıya danışmanlık hizmeti verdiğini, müşteri tarafından gelen sorunları çözdüğünü, ortaya çıkan programlama ihtiyaçları için ABAP programları yazıldığını, ABAP programlarında debug tabir edilen işlemler ile birlikte sorunların tespit edildiğini, verilen hizmetlere ilişkin ise fatura kesilmeden önce, faturaların davalı şirketin IT müdürü tarafından ...@... adresi üzerinden mail yolu ile onaylandığını ve daha sonra fatura kesildiğini, bu hususta mail yazışmalarının ibraz edildiğini, daha önceki tarihlerde faturaların davalı şirket tarafından ödenmesine karşılık takibe konu edilen faturaların ödenmediğini, söz konusu faturalara davalı şirket tarafından itiraz edilmediği gibi faturaların tamamının e-arşiv faturası olup GİB'de mevcut olduğunu, davalı şirket tarafından faturaların kabul edilerek kayıtlarına alındığını, takip konusu fatura bedellerinin ödememesi nedeniyle İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile davalı hakkında takip başlatıldığını, ancak davalının icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini beyan ederek, itirazın iptaline karar verilmesini ve müvekkilinin mağduriyetinin önlenmesi için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.Mahkemece; ''...Somut olayda, ihtiyati haciz talep eden vekili, faturalara, karşı taraf ile yapılan lojistik ve depolama hizmetine dayalı olarak ihtiyati haciz talep etmiştir. Fatura, cari hesap ekstresi ve sevk irsaliyeleri tek başına alacağın varlığını ispatlamaya elverişli değilse de, faturaya konu malların teslim edildiğinin yaklaşık olarak ispat edilmiş olması ihtiyati haciz kararı verilmesi için yeterlidir. (İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesinin 2021/1403 Esas, 2021/995 Karar sayılı ilamı) Her ne kadar ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından dava konusu faturaya dayalı olarak ihtiyati haciz talep etmiş ise de; ihtiyati haciz talep eden tarafından talebine konu iddiasını ispata yarar bilgi ve belgelerin dosyaya sunulması gerektiği, davacı tarafça sunulan bilgi ve belgelerden anılan hususların şu aşamada tespitinin mümkün olmadığı hususunun yaklaşık ispat ile ispatlayamadığına kanaat getirilmiş, davacının şartları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine\" karar verilmiştir.Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki açıklamalarını tekrar ederek, söz konusu faturaların davalı tarafça kabul edildiğini, BA formlarında beyan edildiğini belirtmiş ve buna ilişkin davalı şirketin BA formlarını ibraz ederek kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından ihtiyati haciz talep edilmiş, mahkemece  yazılı gerekçeyle istem reddedilmiştir.Uyuşmazlık, ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı tarafından İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında; ... no.lu 04/11/2022 tarihli ve 27.435,00 TL bedelli, ... no.lu 29/12/2022 tarihli ve 28.320,00 TL bedelli, ... no.lu 30/12/2022 tarihli ve 18.142,50 TL bedelli, ... no.lu 18/01/2023 tarihli ve 31.860,00 TL bedelli, ... no.lu 28/03/2023 tarihli ve 53.100,00 TL bedelli, ... no.lu 11/04/2023 tarihli ve 48.675,00 TL bedelli faturalar nedeniyle 207.532,50 TL fatura alacağı ve 14.898,09 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 222.430,59 TL alacağın tahsili için takip başlatılmıştır.  İcra ve İflas Kanunu'nun 257/1 maddesinde yer alan \"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.\" hükmüne göre, rehinle temin edilmemiş bir para alacağının vadesinin gelmesi halinde alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir. İİK'nın 258/1 maddesinde yer alan \"…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur….\" hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için, kesin bir ispat aranmamaktadır, özellikle hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanmasının tercih edilmesi gereken bir seçenektir. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 23/01/2014 tarih 2023/18723 E.2014/1804 K.)İhtiyati haciz, alacaklının para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır ve ihtiyati haciz kararı, geçici hukuki koruma tedbirlerinden olduğu için bazen karşı taraf dinlenmeden ve tüm deliller toplanmadan yaklaşık ispat şartı yeterli görüldüğünde mahkemece verilebilir. Yasal düzenleme gereğince ihtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır.Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl yargılamadan ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez.Somut olayda; sunulan faturalar, taraflar arasında yapılan mail yazışmaları (hizmetin verilmesine, aktivite raporlarının gönderilmesine ve faturaların kaç adam/gün üzerinden kesilmesi gerektiğine ve mutabık olup olmadıklarına yönelik bir kısım yazışmalar), davalı şirkete ait BA formlarının incelendiğinde 207.532,50 TL fatura tutarı yönünden ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için İİK 257/1 maddesinde yer alan koşullar ile yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği anlaşılmakla, 207.532,50 TL yönünden ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, talebin tamamen reddedilmiş olması isabetli görülmemiştir. İİK'nın 261/1.maddesinde; \"Alacaklı, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden kararın infazını istemeye mecburdur. Aksi halde ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar.\" hükmü yer almaktadır. Alacaklının ihtiyati haciz kararının icrasını (infazını) istemesi bir süreye tabi kılınmıştır. Alacaklı, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde, yetkili icra dairesine başvurarak ihtiyati haciz kararının icrasını istemek zorundadır. Alacaklı, icra takibinde bulunduktan sonra ihtiyati haciz talep etmişse, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde icra takibinin derdest olduğu icra dairesine başvurarak ihtiyati haciz kararının icrasını istemek zorundadır. Alacaklı ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde yetkili icra dairesinden (veya derdest icra takibinin bulunduğu icra dairesinden) ihtiyati haciz kararının icrasını istemezse, ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar (Kuru, B.: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, İkinci Baskı, Ankara 2013, s.1047 vd.).İlk derece mahkemesindeki işleyiş dikkate alındığında, ihtiyati haciz talebinin aynı gün içinde yada ertesi gün, kabul veya red yönünde sonuçlandırılarak karara çıkartıldığı ve talep eden tarafından sürecin takip edilerek kararın yine aynı gün elden tebliğ alınıp infazının talep edildiği bilinmektedir. Ancak Bölge Adliye Mahkemelerinde süreç aynı şekilde işlemediğinden İİK'nın 261/1.maddesinde yer alan \"...ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten...\" ibaresinin nasıl yorumlanacağı hususunun tartışılması gerekmiştir. Zira ilgili hüküm gerek 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu'nun gerekse 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev Ve Yetkileri Hakkında Kanun'un yürürlüğünden önceki tarihli olup, değişen koşullara yönelik herhangi bir düzenleme yapılmamıştır. 5070 sayılı Kanun'un 5/1.maddesinde; \"Güvenli elektronik imza, elle atılan imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.\" hükmü gereği kararlar UYAP sistemi üzerinden e-imza ile imzalanmakta ve fiziki olarak imzalanmamaktadır. Ve aynı Kanun'un \"Tanımlar\" başlıklı 3.maddesinin h bendinde; \"Zaman damgası: Bir elektronik verinin, üretildiği, değiştirildiği, gönderildiği, alındığı ve/veya kaydedildiği zamanın tespit edilmesi amacıyla, elektronik sertifika hizmet sağlayıcısı tarafından elektronik imzayla doğrulanan kaydı\" olarak tanımlanmıştır. Dairemizin kararında, karar tarihi olarak 14/02/2024 tarihi yazılacak ise de, bu tarih dosyanın karara bağlanmasının müzakere edildiği ve UYAP sistemi üzerinden karar numarasının alındığı tarihtir. Yani bu tarih itibariyle henüz yazılan bir karar olmadığı için infazı da mümkün değildir.Kararın infazının talep edilebilmesi ise ancak gerekçeli kararın Dairemizin başkan ve üyeleri ile zabıt katibi tarafından UYAP sistemi üzerinden \"e-imza\" ile onaylanarak, davanın tarafları ve ilk derece mahkemesi tarafından görülebildiği yani karar içeriğine vakıf olunduğu tarih itibariyle mümkündür. Bu nedenle İİK'nın 261/1.maddesinde yer alan \"...ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde...\" ibaresindeki \"kararın verildiği tarihin\", UYAP sistemi üzerinden onaylanarak, infazının talep edilmesinin mümkün olduğu tarih olarak yorumlanması ve 10 günlük sürenin bu tarihten itibaren başlatılması gerektiği Dairemizce oy çokluğu ile kabul edilmiştir. Zira aksinin kabulü halinde yani dosyanın karara bağlanmasının müzakere edildiği ve UYAP sistemi üzerinden karar numarasının alındığı tarihin \"kararın verildiği tarih\" olarak kabulü halinde ihtiyati haciz isteyen taraf, henüz yazılmayan bir karardan haberdar olamayacağı için infazını da talep edemeyecektir. Dairemizin oy çokluğu ile kabul ettiği görüş yukarıda açıklandığı gibi karar numarasının alındığı tarih olmayıp, kararın UYAP sistemi üzerinden verildiği tarih olmakla birlikte, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nin 23/06/2022 tarihli 2021/3272 E. 2022/2356 K. sayılı kararı ile; \"...İİK'nın 261/1. maddesi uyarınca; alacaklının ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinde kararın infazını istemeye mecbur olduğu, aksi halde ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkacağı, ihtiyati haciz kararının günlük takip edilmesi mümkün olmadığından, Bölge Adliye Mahkemesince verilen ihtiyati haciz kararlarında, ihtiyati haczin infazının istenmesine ilişkin sürenin kararın tebliğ tarihinden itibaren başlatılması gerektiği...\" yönünde verilen kararın Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 10/05/2023 tarihli 2022/10553 E. 2023/3259 K. sayılı ilamı ile onanmış olması da infazın istenmesi tarihi açısından UYAP sistemi üzerinden karar numarasının alındığı tarihin esas alınmaması gerektiği yönündeki Dairemiz görüşünü desteklemektedir. Açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince % 15 teminat karşılığı ihtiyati haciz isteminin kısmen kabulüne, işlemiş faiz alacağı yönünden yaklaşık ispat koşulları oluşmadığından fazlaya ilişkin istemin reddine oybirliği ile karar verilmiştir. İİK'nın 261/1. maddesi gereğince kararın verildiği tarihin, Dairemizin gerekçeli kararının UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile onaylandığı tarih olarak kabulüne ve 10 gün içinde talep edilmemesi halinde ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkacağına ise oy çokluğu ile karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/802 E.  sayılı ve 20/11/2023 tarihli ara kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 bendi uyarınca KALDIRILMASINA ve YENİDEN KARAR VERİLMESİNE,2-Davacı şirketin İHTİYATİ HACİZ TALEBİNİN İİK'nın 257. maddesi uyarınca KISMEN KABULÜ ile 207.532,50 TL'nin % 15'i oranında hesap edilen 31.129,87 TL teminat tutarı, davacı tarafça nakit olarak yatırıldığında yada kesin ve süresiz nitelikteki banka teminat mektubu ibraz edildiğinde, 207.532,50 TL alacakla sınırlı olmak kaydıyla davalı şirketin taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının İHTİYATEN HACZİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,3-İİK'nın 261/1. maddesi gereğince, Dairemizin gerekçeli kararının UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile onaylandığı tarihten itibaren 10 gün içinde infazının talep edilmemesi halinde ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkacağının BİLİNMESİNE,4-Kararın tebliği ve teminat alınmasına ilişkin işlemlerin İlk Derce Mahkemesince yerine getirilmesine ve kararın ilgili icra dairesince infazının sağlanmasına,5-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının davacıya iadesine,6-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin, İlk Derece Mahkemesince esasa ilişkin verilecek kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.f bendi gereğince kesin olmak üzere, İİK'nın 261/1.maddesi yönünden oyçokluğu, esasa yönelik ve sair yönlerden oybirliği ile karar verildi.14/02/2024<br>MUHALEFET ŞERHİ İİK'nin 261. maddesinde (Değişik:538 s.K. M. 101) \"Alacaklı, ihtiyati haciz kararınının verildiği tarihten itibaren on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden kararın infazını istemeye mecburdur. Aksi halde ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar'' hükmü yer almaktadır. Alacaklının ihtiyati haciz kararının icrasını (infazını) istemesi bir süreye tabi kılınmıştır. Alacaklı, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde, yetkili icra dairesine başvurarak ihtiyati haciz kararının icrasını istemek zorundadır. Alacaklı, icra takibinde bulunduktan sonra ihtiyati haciz talep etmişse, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde icra takibinin derdest olduğu icra dairesine başvurarak ihtiyati haciz kararının icrasını istemek zorundadır. Alacaklı ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde yetkili icra dairesinden (veya derdest icra takibinin bulunduğu icra dairesinden) ihtiyati haciz kararının icrasını istemezse, ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar (Kuru, B.: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, İkinci Baskı, Ankara 2013, s.1047 vd.).HGK'nin 28.03.2019 tarih ve 2018/12-884;363 sayılı kararında, İİK'nin 261/1 maddesi uyarınca verilen ihtiyati haciz kararının infazının karar tarihinden on gün içinde istenebileceği, idari nitelikte işlemlerinin buna gerekçe gösterilerek yasanın amir hükmünün yerine getirilmesinin engellenemeyeceği belirtilmiştir.Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 13.09.2021 T. 2021/18175 E. 2021/4530 K. sayılı ilamında ise; \"... 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 'İhtiyati haciz kararının icrası' başlıklı 261. maddesinin 1. fıkrası; 'Alacaklı, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden kararın infazını istemeye mecburdur. Aksi halde ihtiyati haciz kendiliğinden kalkar.' hükmünü içermektedir. Buna göre; alacaklı, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde yetkili icra dairesine başvurarak ihtiyati haciz kararının icrasını istemek zorundadır, istemezse ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar.'' yer almaktadır. Yukarıda yer alan bilgiler ve İİK'nin 161. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, yasanın amir hükmü uyarınca alacaklının, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden kararın infazını istemesi gerektiği anlaşıldığından,  sayın heyetin on günlük sürenin başlangıcı olarak  dairemiz kararının Uyap sistemi üzerinden elektronik imza ile onaylandığı tarihin dikkate alınması yönündeki kararına iştirak edilmemiştir. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"48e7fc4b3f2d9c79","SID":"20d8e7e30448e2e8"}}