{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/1069 - 2024/416<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1069 <br>KARAR NO\t: 2024/416<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t: ...<br>ÜYE\t: ...<br>ÜYE\t: ...<br>KATİP\t: ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 21/01/2022<br>NUMARASI\t: ... Esas, ... Karar<br>DAVACI \t: ... ... - <br>VEKİLLERİ\t: Av...<br>\t  Av...<br>DAVALI \t: ... HESABI<br>VEKİLİ\t: Av...<br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br><br>KARAR TARİHİ\t: 15/02/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN <br>YAZILDIĞI TARİH\t: 15/02/2024<br><br>  Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi Mahkemesinin 21.01.2022 tarih ve ..., ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ.<br>Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ...'in 13.06.2019 tarihinde Adana İli ... İlçesi ... Mahallesinde bir marketten çıkıp yolu kontrol ettikten sonra karşıdan karşıya geçtiği sırada sürücü ve plakası tespit edilemeyen lambaları yanmayan bir motosikletin kendisine çarpması sonucu vücudunda kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmış ve hastaneye kaldırıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla 250,00 TL geçici ve 250,00 TL kalıcı maluliyet olmak üzere toplam 500,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ... Hesabının kazanın gerçekleştiği tarihte geçerli olan sigorta teminat limiti ile sınırlı olduğunu, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından iş bu kaza nedeni ile davacıya ödenen ve rücuya tabi alacakların tazminattan indirilmesi gerektiğini, hesaplamada TRH2010 tablosunun kullanılarak 1,8 iskonto oranı ile hesap yapılması gerektiğini, faili meçhul aracın sigortaya tabi olduğunun ve meydana geldiği iddia edilen zararın kaza sonucu oluştuğunun davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, ticari faiz talebinin yerinde olmadığını belirterek açılan davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece \"13.06.2019 tarihinde meydana gelen kazada davacının sürücüsünü ve plakasını tespit edemediği motosiklet sürücüsünün kendisine çarparak yaralanmasına sebep olduğunu belirttiği, mahkememizce kusur bilirkişisinden rapor tanzimi istenildiği, bilirkişinin rapor düzenleyebilmek için kaza tespit tutanağı  veya olay yeri basit  krokisi, kamera görüntüsü veya görgü tanığı ifadeleri ile kazanın oluşumunu belirten yeterli bilgi ve belgenin dosyada mevcut olmadığı belirtildiğinden rapor düzenlenemediğinin bildirildiği, davacı vekilinin dava dilekçesinde kazanın meydana geldiğine ilişkin Adana C.Başsavcılığının ... soruşturma numaralı dosyasını bildirdiği, soruşturma dosyası ile hastane kayıtlarını bildirdiği, bunun dışında kazanın meydana geldiğini ispata yarar başkaca bir delil bildirmediği, Savcılık soruşturma dosyasında 05.02.2020 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen kararda; müşteki ...'a yönelik eylemin taksirle yaralama suçunu oluşturduğu, olay yerini gösterir herhangi bir kamera kaydı veya tanığın bulunmadığı, müştekinin kendisine çarpan araç ile ilgili herhangi bir bilgi vermediği, müşteki tarafından olayın meydana geldiği tarihten üç buçuk ay sonra şikayette bulunduğu, bu nedenle herhangi bir kamera görüntüsünün bulunmadığı, faili meçhul şüphelinin olayda kusurunun bulunduğuna dair herhangi bir delil ve iddianın bulunmadığı buna göre daimi arama kararı verilmesine de gerek bulunmadığı şeklinde gerekçe oluşturulduğu, verilen karara karşı Sulh Ceza Mahkemesi tarafından herhangi bir kaldırma kararının bulunmadığı, her ne kadar Adana ... Devlet Hastanesi kayıtlarına göre davacı 13.06.2019 tarihinde hastaneye araç dışı trafik kazası nedeni ile müracaatta bulunduğu, bu aşamadan sonra davacının 19.06.2019 tarihinde taburcu edildiği, kazanın meydana gelmesi ile ilgili 25.09.2019 tarihinde Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayetçi olmuş ise de, savcılık tarafından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, davacının dava dilekçesinde tanık deliline de dayanmadığı, kazanın faili meçhul sürücü tarafından meydana getirildiğini davacının ispat edemediği\" gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin olay günü meydana gelen kaza sonrası hastaneye kaldırıldığını, hastane kayıtlarına trafik kazası olarak geçmesine rağmen hastane polisi tarafından ve ilgili kolluk birimi tarafından görev ve sorumluluklar yerine getirilmediğinden dolayı kazaya ilişkin herhangi bir tespit yapılamadığını,  Bu hususta taraflarınca Adana Cumhuriyet Başsavcılığının ... Sr. Sayılı dosyasından şikayette bulunulmuşsa da delil elde edilememesi nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, kolluk görevlilerinin görevini zamanında yapmaması müvekkilin mağduriyetine sebep olduğunu, 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu 14/1 ve ... Hesabı Yönetmeliği'nin 9. Maddesi gereğince kazaya sebebiyet veren sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için ... hesabına başvurulacağı düzenlenmiş olmasına rağmen yerel mahkemenin yetersiz gerekçelerle verilen karar hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu 14/1 maddesi zarara uğrayanın karşısında zararını talep edebileceği bir muhatap bulamadığı durumlarda zararına katlanması uygun görülmediğinden bahisle koyulduğunu, yerel mahkeme gerekçeli kararında kazanın faili meçhul sürücü tarafından meydana getirildiğinin davacı tarafın dan ispat edilemediğinden bahsedildiğini, oysaki hastane kayıtlarında açık ve net bir şekilde kazanın \"trafik kazası\" olduğunun sabit olduğunu, müşteki tarafından 3,5 ay sonra şikayette bulunulduğu gerekçesini kabul etmediklerini, hastane polisine kazaya ilişkin ifade verdiklerini, şikayetlerini hastane polisine yaptıklarını, müvekkilinin dosyanın akıbetini sormak istediğinde herhangi bir soruşturmanın olmadığını öğrendiğini, yerel mahkemece tanıklarının bulunmadığına değinildiğini, oysa ki müvekkilinin hastane polisine ifade vererek şikayetçi olduğunu, gerekli soruşturmayı yürütmenin kolluk kuvvetlerinin sorumluluğunda olduğunu belirterek haksız ve hukuka aykırı yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava trafik kazasından kaynaklı geçici iş göremezlik ve kalıcı maluliyet talebine ilişkindir. <br>İlk derece mahkemesinde yapılan yargılamada tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, hastane kayıtları, hasar dosyası, Adana Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma dosyası celp edilmiş, kusur bilirkişisinden 10/11/2021 tarihli ön rapor alınmış, giderek davacının iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>Hükmü davacı vekili istinaf etmiştir.<br>İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Türk Medeni Kanunun'un 6. maddesine göre \"Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.\" 6098 sayılı TBK.nın zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. maddesinde, “Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.” düzenlemesi yapılmıştır.<br>Bu hale göre haksız fiilini bir türü olan trafik kazası nedeniyle yaralanmadan kaynaklanan zararın tazmini için açılan davada iddia olunan trafik kazasının varlığının ve varsa diğer araç sürücüsünün kusurunun iddia eden tarafından ispat edilmesi gerekir. Davacı tarafından öncelikle maddi vakıanın ispatı ve  kazaya neden olan bir aracın mevcudiyeti ve kazada kazaya karışan araçların kusur oranları gibi hususların ispatı gerekir. Dosya kapsamı incelendiğinde, kazanın oluşumunu aydınlatıcı olarak davacının beyan ve iddiası dışında başkaca hiç bir beyanın, tanık bilgisinin ve görgüsünün bulunmadığı, kamera kaydının ve görüntüsünün olmadığı, kazaya karıştığı iddia edilen firari sürücünün aracın (iddiaya göre motosikletin) plakasına, rengine, model veya markasına ilişkin her hangi bir bilginin de sunulmadığı açıktır. <br>Adana Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturma dosyasında 05/02/2020 tarihinde ... Karar sayılı kararla Kyok kararı verilmiştir. <br>5684 sayılı Sigortacılık Kanunun ... Hesabı başlıklı 14. maddesi \"Bu Kanunun 13 üncü maddesi, 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 10/7/2003 tarihli ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ile ihdas edilen zorunlu sorumluluk sigortaları ile bu Kanunla mülga 21/12/1959 tarihli ve 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu çerçevesinde ihdas edilmiş olan zorunlu sigortalara ilişkin olarak aşağıdaki koşulların oluşması halinde ortaya çıkan zararların bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla ... Sigorta, ... ve Emeklilik Şirketleri Birliği nezdinde ... Hesabı oluşturulur.<br>Hesaba;<br>a)   Sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için,<br>b) Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için,<br>       c) Sigorta şirketinin malî bünye zaafiyeti nedeniyle sürekli olarak bütün branşlarda ruhsatlarının iptal edilmesi ya da iflası halinde ödemekle yükümlü olduğu maddî ve bedensel zararlar için,<br>       ç) Çalınmış veya gasp edilmiş bir aracın karıştığı kazada, Karayolları Trafik Kanunu uyarınca işletenin sorumlu tutulmadığı hallerde, kişiye gelen bedensel zararlar için,<br>       d) Yeşil Kart Sigortası uygulamaları için faaliyet gösteren Türkiye Motorlu Taşıt Bürosunca yapılacak ödemeler için,<br>başvurulabilir.\"  hükmünü içermektedir.<br><br>... Hesabı Yönetmeliğinin 9. maddesine göre trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu zararları teminat altına alınmaktadır. <br> 2918 sayılı KTK'nın 91. maddesinde motorlu araçların trafik sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, ... Hesabı Yönetmeliğinin 9.maddesinde trafik sigortası bulunmayan  araçların  neden  olduğu  bedensel  zararlar için ... Hesabına başvurulabileceği, motorlu bisikletin tanımının yapıldığı 2918 sayılı KTK'nin 3.maddesinde de silindir hacmi 50 cc küpü geçmeyen içten patlamalı motorla donatılmış ve imal hızı saatte 50 km'den az olan bisiklet olduğu, 2918 Sayılı Yasanın 103. maddesinde de motorsuz taşıtlar ile motorlu bisiklet sürücülerinin hukuki sorumluluğunun genel hükümlere tabi bulunduğu öngörülmüştür.<br> Buna göre rizikonun meydana geldiği tarihte  2918 sayılı kanun gereğince Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası bulunmayan, yada sigortası olupta sigortalısı belirlenemeyen kazalar neticesinde kişiye gelen bedensel zararlar için ... hesabı oluşturulacağı  ve bu tip zararlardan dolayı ... Hesabının sorumlu olduğu kabul edilmiştir. ... Hesabının sorumluluğu rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları ile sınırlıdır. <br>    Yargıtay \t4. Hukuk Dairesi  2021/11518  esas ve 2022/6805 karar sayılı kararında \" <br>2918 sayılı KTK’nin 91. maddesinde motorlu araçların trafik sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, ... Hesabı Yönetmeliğinin 9. maddesinde trafik sigortası bulunmayan  araçların  neden  olduğu  bedensel  zararlar için ... Hesabına başvurulabileceği, motorlu bisikletin tanımının yapıldığı 2918 sayılı KTK'nin 3. maddesinde de silindir hacmi 50 cm küpü geçmeyen içten patlamalı motorla donatılmış ve imal hızı saatte 50 km’den az olan bisiklet olduğu, 2918 Sayılı Yasanın 103. maddesinde de motorsuz taşıtlar ile motorlu bisiklet sürücülerinin hukuki sorumluluğunun genel hükümlere tabi bulunduğu öngörülmüştür.\t      <br>... Hesabına başvurulabilecek hallere ilişkin olarak, 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 14/2-b maddesinde \"Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar\" düzenlemesine yer verilmiş; aynı mahiyetteki düzenleme, ... Hesabı Yönetmeliğinin 9/1-b maddesinde de yer almıştır. Bu düzenlemelere göre; trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle ... Hesabına husumet yöneltilebilmesi için, bedensel zarara yol açan aracın kaza tarihi itibariyle zorunlu sigortasının yaptırmasının zorunlu ve kaza tarihi itibari ile de sigortasının yapılmamış olması gerekmektedir.<br>       Davalı ... Hesabına aracın trafik sigortasının bulunmayışı nedeniyle husumet yöneltildiğinden, öncelikle kazaya karışan motosikletin, trafik sigortası yaptırması zorunlu olan motorlu araçlardan olup olmadığı hususunun saptanması gerekmektedir. <br>Zira, ZMSS Genel Şartlarının A.6-ı maddesi gereğince \"Motorlu bisikletlerin kullanılmasından ileri gelen zararlar\" teminat dışı hallerden olup, yukarıda değinildiği üzere 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde motosiklet ve motorlu bisikletin tanımı yapılmıştır. Anılan düzenlemeler gereği, kazaya karışan motosikletin, KTK'nın 3. maddesindeki tanıma uyan 50 cc ve üzeri motor silindir hacmine sahip motosiklet olup olmadığının saptanması, kanun kapsamında motorlu araç olmadığı sonucuna ulaşıldığı takdirde davalı ... Hesabının bu aracın neden olduğu zarardan sorumlu olmadığı gözetilip sonuca ulaşılması gerekmektedir.<br>Somut olayda, dosya kapsamında kazaya karışan motosiklete yönelik olarak hiçbir bilgi ve belge bulunmamakta, hakem heyetince de bu yönde bir araştırma yapılmadığından aracın trafik sigortası yaptırması zorunlu bir araç olup olmadığı anlaşılamamaktadır.<br> Bu durumda hakem heyetince, trafik sigortası bulunmayan araç nedeniyle zararın doğduğu ve davalı ... Hesabının zarardan sorumlu olduğu davacı tarafça iddia edildiğine göre, aracın  trafik  sigortası  yaptırması  zorunlu  araçlardan olduğunun ispat yükünün de davacı üzerinde olduğu gözetilmek suretiyle; ceza dosyası da irdelenerek, söz konusu motosiklete ilişkin bilgilerin sorulması, motosiklete ilişkin fatura var ise sunulması için taraflara uygun bir süre verilip belgenin temin edilmesi; bahsi geçen motosikletin davacı elinde bulunması halinde, araç üzerinde, aksi halde varsa eğer ceza mahkemesi dosya kapsamında elde edilen CD ve fotoğraflar üzerinden uzman makine mühendisi marifetiyle inceleme yapılıp araç motor silindir hacminin belirlenmesi; silindir hacminin 50 cm küpün  üzerinde/trafik sigortası yapılması zorunlu araçlardan olduğunun anlaşılması halinde davalı ... Hesabının sorumlu olduğu gözetilerek işin esasına girilmesi gerekirken aracın niteliği konusunda eksik inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi  yanılgıya dayalı olup  karar bu yönüyle bozulmuştur. \" gerekçesi kazaya sebebiyet veren motorsikletin 50 cc üzerinde ve trafik sigorta poliçesi düzenlenmesi zorunlu  olan bir araç olduğunun tespiti ve buna göre davalı ... hesabına husumet yönetilmesi gerektiğini  belirtilmiştir. <br>Eldeki dosyaya baktığımızda davacı plakası tespit edilemeyen bir motosikletin kendisine çarptığını ve yaralandığını belirterek ... Hesabından maddi tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. Dosya içerisindeki hastane evraklarının incelenmesinde araç dışı trafik kazası şeklinde kayıt yapıldığı görülmüştür.  Ancak kazaya sebebiyet veren motorsikletin plakası ve sigortasının bulunmaması nedeniyle ... Hesabının sorumlu olabilmesi için kazaya karışan aracın yukarıda anılan Yargıtay 4. Hukuk  Dairesinin kararında da belirtildiği gibi ZMSS Genel Şartlarının A.6-ı maddesi gereğince \"Motorlu bisikletlerin kullanılmasından ileri gelen zararlar\" teminat dışı hallerden olup, yukarıda değinildiği üzere 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde motosiklet ve motorlu bisikletin tanımı yapılmıştır. Anılan düzenlemeler gereği, kazaya karışan motosikletin, KTK'nın 3. maddesindeki tanıma uyan 50 cc ve üzeri motor silindir hacmine sahip motosiklet olup olmadığının saptanması, kanun kapsamında motorlu araç olmadığı sonucuna ulaşıldığı takdirde davalı ... Hesabının bu aracın neden olduğu zarardan sorumlu olmadığı gözetilip sonuca ulaşılması gerekmektedir. Oysaki dava konusu uyuşmazlıkta, kazaya neden olan plakası tespit edilemeyen  vasıtaya ilişkin olarak aracın 50 cc'nin üzerinde olduğu, tescile tabi olan bir motosiklet olduğuna dair dosya içerisinde herhangi bir delil ve tespit bulunmamaktadır. Öte yandan motorsikletin tescil kaydının yapılabilmesi bu sonucu olarak ZMMS yaptırma zorunluğunun ortaya çıkabilmesi için mutlak suretle motor ve şase numarasının bulunması gerekmektedir. Bu durumda öncesinde hurdaya ayrılmış bir motorsikletin tescile kayıt olma olasılığı olmayacağından, motorsikletin öncesinde hurdaya ayrılmış olup olmadığı hususunda belirlenmesi gerekmektedir. Bu şekilde bir aracın sicile kaydı mümkün olmadığına göre söz konusu aracın ZMMS yaptırma zorunluluğu da bulunmamaktadır. Dosya arasında söz konusu hususlara ilişkin olarak hiç bir delil ve tespit bulunmadığı  gibi davacı tarafından da bu hususta bir delil bildirilmemiştir.  Bu nedenle davacının davalı ... Hesabı'ndan tazminat talep etme hakkının ve davalının sorumluluğunun bulunmadığı, davacının kendisine çarptığını iddia ettiği motosikletin 50 cc üzerinde bir motorlu bisiklet olduğunu ispat edemediği, dolayısıyla davalı ... Hesabı'na husumet yöneltilemeyeceği anlaşıldığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmamaktadır. <br>İlk derece mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yerel mahkemece davanın reddine karar verilmiş olmasında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br><br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, <br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361.maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk derece Mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay İlgili Hukuk dairesinde  nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.15/02/2024<br><br>  <br>        Başkan                  Üye                    Üye                  Katip  <br><br><br><br>   İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ec143821a5d30621","SID":"7e6dd85702fec5ce"}}