{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>                      T.C.<br>                 SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/2507 <br>KARAR NO\t\t: 2024/135<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...                   (...)<br>ÜYE\t\t: ...                   (...)<br>ÜYE\t\t: ...                   (...)<br>KATİP\t\t: ...                   (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>TARİHİ\t\t: 08/09/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/387 Esas - 2022/1346 Karar<br><br>DAVACI\t\t: ... - ...<br>VEKİLİ\t\t: Av. ... - ...<br>DAVALI\t\t: ... (T.C. NO: ...) - ...<br>VEKİLİ\t\t: Av. ... - ...<br><br>DAVA TÜRÜ\t\t: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ  \t: 24/03/2022<br><br><br>KARAR TARİHİ\t: 30/01/2024<br>KR. YAZIM TARİHİ\t: 16/02/2024<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı tarafça davacı aleyhine Sakarya 1. İcra Müdürlüğünün 2021/11469 Esas sayılı dosyasında kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığını, davacı şirkete gönderilen ödeme emri incelendiğinde 06/05/2021 tanzim ve 30/06/2021 vade tarihli 20.000,00-TL bedelli bononun takip dayanağı yapıldığının görüldüğünü, takip konusu senede ilişkin olarak takibin başlatıldığı tarihten önce 02/07/2021 tarihinde davacı şirket tarafıdnan davalının Garanti Bankası ... numaralı hesabına 10.000,00 TL gönderildiğini dekontun açıklama kısmına ''30/06/2021 vadeli 20.000 TL senede istinaden ödeme'' yazıldığını ancak davalının taraf bu ödemenin kendilerine yapıldığını bildikleri halde senet bedelinin tamamına icra takibi yaptığını, izah edilen nedenlerle davacı şirketin ilgili icra takibi kapsamında 10.000,00 TL borçsuz olduğunun tespitini, Sakarya 1. İcra Müdürlüğünün 2021/11469 Esas sayılı icra takibinin durdurulmasını, davalı yanın haksız ve kötü niyetli olarak davrandığının kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla bu dava sebebiyle uğramış oldukları zararların yasa gereği alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla kötü niyetli davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br><br>Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; ticari bir alacağın tartışıldığı menfi tespit davasında arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmesi ve bunun sonucu olarak davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddini, huzurdaki davada borçlu şirketten icra dairesi veznesine borcun tamamının yatırılmasını istemeden sadece %15 teminat karşılığında tedbir kararı verildiğini, bu nedenle tedbir kararının kaldırılmasını yahut icra dosyasına borcun tamamının depo ettirilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; \" ... 1-Davanın KABULÜ ile, <br> Davacının Sakarya 1. İcra Müdürlüğü'nün 2021/11469 Esas sayılı takip dosyasına davalıya 10.000,00-TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, <br>2-Davacının kötü niyet tazminatı talebinin kabulüne, 10.000,00-TL'nin %20'si oranında kötü niyet tazminatı olan 2.000,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ... \" karar verilmiştir. <br>Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; huzurdaki menfi tespit davasında arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmesi ve buna bağlı olarak dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi gerekirken ilk derece mahkemesinin kabul kararı usule ve yasalara aykırı olduğunu; kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğinde olduğunu; anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlandığını; bu bağlamda senet alacağının ödenen kısmının fark edildiği anda davalının bu kısım için takipten feragat etmesi ve feragat harcını ödemesi kötü niyetli olmadığını açıkça ortaya koyduğunu; bu nedenle ilk derece mahkemesinin kötü niyet tazminatına hükmetmesi usule ve kanuna aykırılık oluşturduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>Davacı tarafça, istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.<br>   DELİLLER: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/09/2022 Tarih - 2022/387 Esas - 2022/1346 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>DAVA; menfi tespit istemine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. <br>Dosyanın incelemesinde; davalının düzenleyeni davacı, düzenleme tarihi ve yeri 06/05/2021 Sakarya, vade tarihi 30/06/2021, lehtarı davalı olan 20.000,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü ödeme emri ile 11/11/2021 tarihinde icra takibi başlattığı, davalının eldeki dava ile senede ilişkin 02/07/2021 tarihinde banka havalesiyle 10.000,00 TL ödeme yapıldığını belirterek takip nedeniyle 10.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatı verilmesini talep ettiği, davalının davanın reddini istediği, ilk derece mahkemesince takip tarihinden önce 10.000,00 TL'lik ödeme yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve davacı lehine kötü niyet tazminatına hükmedildiği, karara karşı davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.<br>Dairemiz önüne gelen uyuşmazlık, menfi tespit davasında arabuluculuğa başvurulmasının dava şartı olup olmadığı ve davacı lehine kötüniyet tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.<br>Eldeki dava bonodan kaynaklı menfi tespit davası olup 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca mutlak ticari davadır.<br>6102 sayılı TTK'nın dava şartı olarak arabuluculuğu düzenleyen 5/A maddesinde; \"(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar (DEĞİŞİK İBARE RGT: 05.04.2023 RG NO: 32154 KANUN NO: 7445/31) (YÜR. TAR.: 01.09.2023) para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.\" hükmü bulunmaktadır.<br>Bu hükümde 7445 sayılı Kanun'un 31. maddesi ile değişiklik yapılmadan önce, menfi tespit davalarında arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartı olmadığından (Yargıtay 19. HD., 13/02/2020 tarih, 2020/85 E. 2020/454 K.;  Sakarya BAM 7. HD., 20/11/2019 tarih, 2019/907 E., 2019/1226 K.) ve eldeki dava da anılan değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce açıldığından davalının bu yöndeki istinaf isteminin reddi gerekmiştir.  <br>Kötü niyet tazminatına yönelik istinaf isteminin incelenmesinde; <br>İİK'nın 72-(5) maddesine göre; \"Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın (DEĞİŞİK İBARE RGT: 05.07.2012 RG NO: 28344 KANUN NO: 6352/15) yüzde yirmisinden aşağı olamaz.\"<br>Bu hüküm uyarınca, davacı borçlu lehine tazminatına hükmedilebilmesi için takibin haksız ve kötü niyetli olması ve bunun borçlu tarafından ispat edilmesi gerekmektedir.<br>Eldeki uyuşmazlıkta; davacının, davalının hesabına \"30/06/2021 vadeli 20.000,00 senede istinaden ödeme\" açıklaması ile 02/07/2021 tarihinde ödeme yaptığı, icra takibinin 11/11/2021 tarihinde başlatıldığı, aradan geçen 4 aylık süre içerisinde davalı alacaklının bu ödemeden haberdar olmamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, bu nedenle davalının bu kısım yönünden de takip başlatmasının kötü niyetli olduğu anlaşılmakla istinaf isteminin reddi gerekmiştir.<br>Gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde; usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak; davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden; istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,<br>2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 683,10 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 170,77 TL'nin mahsubu ile bakiye 512,33 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,  <br>3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,<br>4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı taraf üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davalıya iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/01/2024<br>\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır.<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır.<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır.<br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır.<br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"55d69eae06c391e6","SID":"e3c7975dac06f64e"}}