{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>                      T.C.<br>                 SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/2397 <br>KARAR NO\t: 2024/106<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: ...         (...)<br>ÜYE\t: ...         (...)<br>ÜYE\t: ...         (...)<br>KATİP\t: ...         (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 27/06/2022<br>NUMARASI\t: 2021/272 Esas - 2022/574 Karar<br><br>DAVACI\t: ... - ... ...<br>DAVALI\t: ... - ... ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 15/04/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 22/01/2024<br>KR. YAZIM TARİHİ\t: 13/02/2024<br><br>\tİstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; “davalı ile herhangi bir ticari ilişkisini bulunmadığını, davaya konu Garanti Bankası Bilecik Şubesine ait 24/03/2020 keşide tarihli ... nolu ve 45.000,00 TL. bedelli çeki, birtakım organizasyon ve film çekimi dekorasyon malzemesi temini için ... isimli kişiye ciro ederek teslim ettiğini, .. isimli kişinin malzemeleri temin ve teslim etmediğini, davaya konu çekin arkasını ciro etmeden piyasaya 3, Kişilere verdiğini, ödeme tarihi olan 24/03/2020 tarihîne kadar çekin kimin zilyedliğinde olduğunu bilmediğini, çekin halen ... isimli kişide olabileceğini, çeki de iade etmeyen ...hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/205680 soruşturma nolu dosyası ile şikayetçi olduğunu, ... hakkında takipsizlik kararı verildiğini, çekin arkasındaki ciro silsilesinin bu şekilde kopmuş olduğunu, çeki alan ... ciro etmeksizin çeki 3. Kişi olan davalı şirkete teslim ettiğini, davalı bu çek sebebiyle kambiyo hukukundan faydalanabilmesi için, geçerli bir ciro silsilesine göre hak sahibi olduğunu kanıtlaması gerektiğini, dolayısı ile çekin arka yüzünden de anlaşılacağı üzere çekte ... cirosu yer almadığından, davalının meşru hamil olmadığını, öte yandan, çekin ...’dan aldığını ve  bu çekin bedelini gününde ödemiş olup, bu bedeli kendisine rücu edeceğini,  bu iş için kesmiş olduğum faturaları da iptal etmek zorunda kaldığını,  kanun gereği arabulucuya gidildiğini anlaşma sağlanamadığını, davaya konu çek bedelini tahsil eden davalıya karşı borçlu bulunmadığımın tespitine karar verilmesini, dava sırasında bu bedel tarafımca ödenmesi durumunda da bedelin istirdadını işbu dava ile talep ettiğini,  haksız ve kötü niyetli olarak alacaklı olmadığı halde çeki tahsil eden davalı aleyhine % 20 kötü niyet tazminatı ve çekin %10'u oranında para cezasına karar verilmesini, her türlü yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine” karar verilmesi talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... Davanın REDDİNE ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; \"çekin ciro silsilesi yerel mahkeme tarafından hatalı tespit edilmiştir. Çekin arka yüzünde yer alan ... ismi ciro değildir. ... davacı şirketin yetkili temsilcisidir. Dava dosyasına ekli imza sirküleri de bunu ispat etmektedir. Dolayısı ile davacı ile davalı arasında ciro silsilesini hukuka uygun hale getiren bir başka ciro bulunmamaktadır. Davalı şirketten sonra gelen cirolar huzurdaki davayı ilgilendirmemektedir. Huzurdaki davanın konusu davacı ile davalı arasında bu çekin davalıya devrini gerektirir bir işlemin ve kaydın olup olmadığıdır. Davalı ile dava dışı sonraki cirantalar arasındaki ticari ilişkinin hukuki mahiyeti davamızın konusu değildir. Menfi tespit davası ancak kambiyo senedinde imzası bulunan, başka bir deyişle kambiyo borcu altına girmiş görünen kişiler tarafından açılabilir. Davalı da son hamil, ya da senette imzası bulunan ve bu nedenle senet bedelini ödedikten sonra davacıya karşı başvuru hakkını kullanabilecek olan bir başvuru borçlusu olabilir. Bunlar dışında bir kişinin kambiyo senedi dolayısıyla açılan menfi tespit davasında taraf sıfatı yoktur\" beyanı ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/06/2022 tarih, 2021/272 Esas - 2022/574 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; menfi tespit istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelemesinde; davacının, davalı ile herhangi bir ticari ilişkisini bulunmadığı, davaya konu Garanti Bankası Bilecik Şubesine ait 24/03/2020 keşide tarihli ... nolu ve 45.000,00 TL. bedelli çeki, birtakım organizasyon ve film çekimi dekorasyon malzemesi temini için ... isimli dava dışı kişiye ciro ederek teslim ettiği, ... isimli kişinin malzemeleri temin ve teslim etmediği, buna rağmen davaya konu çekin arkasını ciro dahi  etmeden piyasaya üçüncü kişilere verdiği, ödeme tarihi olan 24/03/2020 tarihîne kadar çekin kimin zilyedliğinde olduğunu <br>bilmediği, çekin halen ... isimli kişide olabileceği şeklinde beyanda bulunarak, haksız ve kötü niyetli olarak alacaklı olmadığı halde çeki tahsil eden davalı aleyhine % 20 kötü niyet tazminatı ve çekin %10'u oranında para cezasına karar verilmesi ile anılı çekten borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesi için eldeki davanın açıldığı, ilk derece mahkemesince açılan davanın reddine karar verildiği, verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>İİK'nun 72.maddesi: \"Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir. Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez. Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir. Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir. Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazımgelmediğini ispata mecburdur.\"<br>Dosya arasına alınan 02/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; değerlendirmesi ve tüm nihai takdir mahkemeye ait olmak üzere: dava dosyası içeriğinde mevcut delillerin ve davacı ticari defter kayıtlarını incelenmesi sonucunda, dava konusu ,,, nolu keşidecisinin dava dışı ... olan 24.03.2020 keşide tarihli 45.000,00 TL tutarlı çekin verilmesine sebep olabilecek bir ticari ilişkinin mevcut olmadığı, davacının ticari defter kayıtlarına göre davacının davalıya borçlu olmadığı yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.<br>Eldeki davada; davaya konu edilen  ... nolu, keşidecisinin dava dışı ..., 24.03.2020 keşide tarihli 45.000,00 TL bedelli olan çekin üzerinde bulunan imzanın davacı şirket temsilcisi tarafından inkar edilmediği, davaya konu çekin ... tarafından keşide edildiği, lehtarının Sürpriz Yapım ve Yayıncılık Şirketi olduğu, davacının bu çeki bilahare ...'a ciro ettiği, bu kişi tarafından da bir başka şahsa verildiği,  kambiyo senedi olan çek için imzaların istiklali prensibi gereği ...'nın keşideci olarak borçlu olduğu, davacının alacaklı olduğu çekin bilahare ...'a ve ... ve ...'a ciro edildiği, sonrasında çekin ciro silsilesine uygun olarak son hamil olan ... tarafından tahsil edildiği, davaya konu çekin tüm unsurlarının tamam, ciro silsilesinin kopuk olmadığı ve süresinde bankaya ibraz edildiği anlaşıldığından, davacının kambiyo senedi vesilesiyle borçlu olmadığına dair itirazını  cirantaya karşı ileri süremeyeceği anlaşılmakla, açıklanan tüm bu neden ve gerekçelerle ilk derece mahkemesince davanın reddine şeklinde karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, hukuki değerlendirme ve varılan sonucun yerleşik Yargıtay İçtihatlarına ve Daire'mizin uygulamalarına da uygun olduğu, yapılan tahkikatın yeterli ve ilk derece mahkemesi gerekçesinin davacının istinaf nedenlerini karşılar nitelikte bulunduğu anlaşıldığından, davacının istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir<br>Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; davacının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,<br>3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 80,70-TL'nin mahsubu ile kalan 346,90-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/01/2024<br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır <br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"05fc0f23287d2996","SID":"6295f463a859cf61"}}