{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/2037 <br>KARAR NO\t\t: 2024/145<br>KARAR TARİHİ\t: 11/01/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/10/2019<br>NUMARASI\t\t: 2018/209 Esas 2019/1105 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 11/01/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 11/01/2024<br><br>Davacı vekili ile Davalılar ... ve ... vekilleri tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı banka tarafından borçlulardan... AŞ lehine, ... , ..., ... ve ...' nın  müşterek  borçlu ve müteselsil kefaleti ile 12/10/2012  ve 10/06/2016  tarihli  genel kredi sözleşmelerine istinaden açılan ve kullandırılan kredi hesabının  04/01/2018  tarihinde kat edildiğini,  borçlulara  Üsküdar 16. Noterliğinin 05/01/2018  tarih 822  yevmiye numaralı ve 16/01/2018  tarih 2160  yevmiye numaralı  hesap kat ihtarnamelerinin gönderildiğini, ihtarnamelere  rağmen  kredi borcunun   ödenmediğini, borcun ödenmemesi üzerine alınan ihtiyati haciz kararına istinaden İzmir 1. İcra Müdürlüğünün 2018/1967  sayılı dosyasından borçlular ve  ...' nın vefat etmiş olması  nedeniyle mirasçıları, ..., ... ve ... aleyhine  tahsilde   tekerrür etmemek kaydı ile icra takibine   geçildiğini, davalı borçluların  borca , işlemiş faize ve faiz oranına   yönelik itirazda bulunduğunu, bunun üzerine  dava açma zarureti doğduğunu, takip dayanağı genel kredi sözleşmesinin  borçlu   ve kefiller tarafından  serbest iradeleri ile imzalandığını, yapılan takibin  usul ve yasaya uygun olduğunu, borçluların  faize yönelik itirazlarının haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davalıların davacı banka ile aralarında çıkabilecek anlaşmazlıklarda bankanın  defter ve kayıtlarının kesin delil olacağını kabul ettiklerini, takip  talebinde belirtilen meblağın sözleşme , usul ve yasaya uygun olduğunu, itirazın  haksız ve takibi sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu belirtmiş , davalıların itirazının iptali ile  takibin devamına,  % 20 icra inkar tazminatının   hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının babası ...' nın ölümünden bu yana  kardeşleri ile  yakın ilişkisinde olmadığını, davaya konu borcun ... AŞ ve şirketi yöneten  erkek kardeşlerinin bir kısmının kefaletleri ile alınmış olan  kredi borçları olduğunu,  davacının  her bir davalıdan  talep edeceği miktarlar  farklı olmasına rağmen hepsini bir kalem altında 1.413.429,22  TL olarak talep ettiğini, 12/10/2012  tarihli genel kredi sözleşmesindeki kredinin üst limitinin 500.000,00  TL olup, bunun ne kadarının kullanıldığının bilinmediğini, bu husus ile ilgili  resmi belgelerin dosyaya sunulması   gerektiğini, miras bırakanın  2015  yılında  vefat ettiğini ve takip konusu borca  esas olan  ve davacı tarafça sunulan 2.000.000,00  TL üst limitli büyük kredinin 10/06/2016  tarihinde alındığını, bu kredinin esas borçlusunun  ...  AŞ, kefillerinin  ... ve ... olduğunu, bu kredinin  ne kadarının  kullanıldığı , ne kadarının ödenmediği ve faizi ile   birlikte ne olduğunun davacı tarafça açıklanmak zorunda olduğunu, öncelikle 81  yaşında  ve hasta bir şahsın 500.000,00  TL tutarında  bir krediye kefil edilmesinde sağlık raporu alınması gerektiğini, ömrünün sonuna gelmiş   yaşa bağlı  demans hastalığı ile  mücadele eden bir kişinin  sağa sola imza attırılarak borç altına sokulmasının  kanunun koruduğu bir husus olmadığını, kefaletin geçersiz olduğunu, ayrıca kredi sözleşmesinin imzalandığı 2012  senesinde kefalet verilebilmesi için  eş rızasının arandığını, eş rızası  alınmamasının TBK'nun 584. Maddesi gereğince kefaletin geçersiz olduğu anlamına geleceğini, davacı bankadan eş rızası  alındığını gösterir  imzalı  evrakın  aslını mahkemeye sunmasının talep edildiğini, davacı banka tarafından  tüm kredi sözleşmelerinin  kat edilmesinin  kredi borçlularına karşı mümkün olabileceğini ancak kefiller için bu hususun  imkan dahilinde olmadığını, zira TBK 583. Maddesi gereğince kefalet sözleşmesinin  yazılı şekilde yapılmadıkça ve  kefilin sorumlu  olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmayacağını, kefilin  sorumlu  olduğu azami miktar  kefalet tarihi  ve müteselsil kefil olma  durumunda bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifade ile yükümlülük altına girildiğinin kefalet sözleşmesinde kendi el yazısı ile  belirtmesi gerektiğini , ucu açık ve kapsamı belli olmayan kefalet sözleşmesinin geçerli olmayacağını belirtmiş,  davanın reddine, % 20  kötü niyet tazminatının hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; alacaklı banka ile asıl borçlu arasında  genel kredi sözleşmesi düzenlenmiş olup davalının bu sözleşme  de kefil sıfatı ile yer aldığını, asıl borçluya kullandırılan genel kredi sözleşmesi  dışında kredi  kartı ve  tüketici  kredi sözleşmelerinden veya imzalanan  diğer sözleşmelerden kaynaklı  alacağın tahsili  için  yalnızca  genel kredi sözleşmesinde kefil sıfatı ile imzası bulunan  davalıdan  diğer alacaklara ilişkin başvurulamayacağını, alacaklı bankanın asıl borçlu ile daha sonradan imzalanan  sözleşmelerden veya  bu sözleşmeye ilişkin  alacaklardan dolayı  imzası bulunmayan  kefil davalıdan  tahsilini talep edemeyeceğini,  davalının kefalet iradesinin olmaması sebebiyle  daha sonra  asıl borçlu tarafından  imzalanan ancak  davalının imzası bulunmayan  alacaklara ilişkin davalıya yönelik bu  alacaklara ilişkin ihtarname ile talep edilen alacak kalemlerinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, icra takibine  yapılan itirazın haklı ve yerinde olduğunu,  davacı tarafça  genel kredi sözleşmesinin  kredi borçlusu ve kefiller tarafından serbest iradeleri ile imzalanmış olduğu, yapılan icra takibinin usul ve yasaya uygun olduğunun belirtildiğini ancak kredinin kullanım tarihi dikkate alındığında krediyi kullanan  tarafın eşin rızasının gerektiğinin kanuni zorunluluk olması sebebiyle kredi dayanarak verilen ihtiyati haciz kararının hukuka aykırılık teşkil ettiğini, icra takibine gerek genel kredi sözleşmesi ve münderecaatı  nazarı ile davalının aslında kefilliğinin geçersizliği , gerekse  de  zaten  kefaletin bir limit için öngürülmüş olduğundan hareketle bankanın miktar bakımından talebinin  hukuka aykırılığı ve ayrıca bankanın  alacak iddiasına dayanak kredilerin zaten miras bırakan ...' nın vefatından sonra kullanılmış krediler olduğu yönündeki   açık maddi gerçekler ve birçok hukuka ve hakkaniyete aykırılık sebebiyle takibe itiraz edildiğini  ve takibin durduğunu  belirtmiş,  davanın  reddine , % 20 kötü niyet tazminatının hüküm altına alınmasına karar verilmesini  talep etmiştir. <br>Davalılar ... ...AŞ , ... , ...,  ... ve ... vekili  cevap dilekçesinde özetle; davacı banka tarafından davalılardan ....... AŞ'nin  kullanmış olduğu krediler nazarı ile  asıl borçlu olarak  davalılar ... ve ...'ın  müşterek ve müteselsil kefil olarak, davalılar  ... ve ...' nın ise müşterek ve müteselsil   kefil olduğu iddia olunan müteveffa  ...' nın  mirasçıları olarak  İzmir 1. İcra Müdürlüğünün  2018/1967  sayılı dosyasıyla  takip tarihi itibariyle 1 413.429,22  TL tutardan  sorumlu olduğu iddiasıyla   önce icra takibi   daha sonra haklı itirazlar sebebiyle itirazın iptali davası ikame olunduğunu, alacak iddiasının gerçek durumu yansıtmadığını, bu hususun davalı  firmaya ilişkin ticari  defter ve kayıtlar ile  davacı banka kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını, davalılar ... ve ...'ın  davaya konu alacak iddiasına   dayanak   banka genel kredi sözleşmeleri nazarıyla  müşterek ve müteselsil kefil olduklarının  iddia edildiğini, TBK 581  ve   devamı madde hükümleri dikkate alındığında geçerli bir kefalet sözleşmesinden bahsedilmesinin mümkün olmadığını, davalılar ... ve ...' nın  genel kredi  sözleşmelerinin tarafı olmadığını, TBK hükümleri  dikkate alındığında geçerli ve hukuka uygun bir kefalet sözleşmesinin söz konusu olmadığını, yapılan itirazların  haklı ve yerinde olduğunu, takip  konusu alacak iddiasının  varlığı ve miktarını belirlemenin yargılamayı   gerektirdiğini ve alacağın likit alacak olmadığını belirtmiş ,  davanın reddine, % 20 kötü niyet tazminatının hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>MAHKEMECE: \"....Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda davacı tarafça davacı banka ile davalı  ... AŞ, arasında Genel Kredi Sözleşmesi 'nin imzalandığı , davalılarında bu sözleşmeleri müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıkları , imza altına alınan sözleşmelerden kaynaklanan borcun ödenmediğinden bahisle alacağın tahsiline yönelik olarak davalılar hakkında icra takibi başlatıldığı, davalıların takibe itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı tarafça itirazın iptaline yönelik olarak eldeki davanın açıldığı, davacı banka  ile davalı  .... AŞ, arasında  12/10/2012 tarihli 500.000,00 TL limitli ve 10/06/2016 tarihli 2.000.000,00 TL limitli genel kredi ve teminat sözleşmelerinin  imzalandığı,   davalılardan ... ve ...'nın her iki sözleşmeyi, davalı ... ile müteveffa ...'nın 12/10/2012 tarihli sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil borçlu sıfatı ile imzaladığı,   10/06/2016 tarihli genel kredi sözleşmeleri kapsamında davalı ... AŞ,  'ye kredi kullandırıldığı,  kredi borcunun geri ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından  kredi hesapları kat edilerek borçlulara Üsküdar 16. Noterliğinin 05/01/2018 tarih 822 yevmiye numaralı ihtarnamesinin , müteveffa ...  mirasçılarına da 16/01/2018 tarih 2160 yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiği,  ihtarnamelerde borcun ödenmesi için 1 günlük süre verildiği, ihtarnamenin ... ve ...'ya 09/01/2018,  ...ve ...'ya 10/01/2018 , ... mirasçılarına 19/01/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalı ... ve ... 'nın 11/01/2018, ... ve ...'nın 12/01/2018,  ... mirasçılarının  22/01/2018 tarihi itibariyle temerrüde düştükleri, dava ve takip konusu edilen  kredinin 10/06/2016 tarihli sözleşme kapsamında kullandırılmış olması sebebiyle  sözleşmede imzaları bulunmayan ... ile  ... ve  mirasçılarının borçtan sorumlu olmadıkları bunun yanında ... mirasçılarının kullandırılan kredinin ...'nın ölüm tarihi olan 08/05/2015 tarihinden sonra kullanılmış olması sebebiyle vefat ile sözleşme ilişkisi sona ereceği için kefalette sona erdiğinden borçtan sorumlu olmadıkları , sözleşmede imzası bulunan  .... AŞ,  ile davalılar ...ve ... 'nın dava ve takip konusu edilen borçtan sorumlu oldukları,  davalı ... ve ...' nın  kredi lehtarı davalı  ... AŞ,  'nin ortağı oldukları, TBK 584/3 maddesine göre ticaret şirketinin ortakları tarafından şirketle ilgili olarak verilecek kefaletlerde eş rızasının aranmayacağı bu sebeple davalılar ... ve ...' nın kefaleti açısından eş rızasının gerekmediği,  davacı bankanın davalılar  ... AŞ, ,  ... ve ... ' dan  takip tarihi itibariyle  rotatif kredilerden 608.521,13 TL asıl alacak, 27.066,06 TL işlemiş faiz, 1.353,30 TL BSMV,  iskonto kredisinden 25.000,00 TL asıl alacak, taksitli krediden 540.152,47 TL asıl alacak, kredili mevduat ve kredi kartı toplamından 92.952,32 TL asıl alacak, 2.196,15 TL işlemiş faiz, 109,81 TL BSMV olmak üzere toplam 1.266.625,92 TL asıl alacak, 29.262,21 TL işlemiş faiz ve 1.463,11 TL BSMV olmak üzere genel toplam 1.297.351,25 TL, tutarında alacaklı olduğu bu miktarlar  üzerinden davalılar ... AŞ, ,  ... ve ... ' n ın icra takibine yaptıkları itirazların kısmen haksız ve yersiz olduğu davalılar ..., ..., ... ve ...'nın İzmir 5. ATM'nin 2018/429 D. İş sayılı  ihtiyati haciz kararına yaptıkları itirazların  yerinde olduğu, bu davalılar yönünden ihtiyati haciz kararının kaldırılmasının gerektiği, davalı ... 'nın ihtiyati hacze yaptığı itirazın yerinde olmadığı ve itirazın reddinin gerektiği incelenen tüm dosya kapsamıyla anlaşılmış, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir,\" gerekçesi ile, \"davanın davalılar ..., ..., ... ve ... yönünden REDDİNE, yasal koşulları oluşmayan davalıların kötü niyet tazminatı taleplerinin REDDİNE, davanın davalılar ... AŞ. , ... ve ... yönünden KISMEN KABÜLÜ ile, davalıların İzmir 1. İcra Müdürlüğü' nün 2018/1967 E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen İPTALİ ile takibin; 1.266.625,92 -TL asıl alacak, 29.262,21 TL işlemiş faiz , 1.463,11 TL BSMV olmak üzere toplam 1.297.351,25 TL   ile asıl alacağın 633.521,13 TL lik bölümüne  takip tarihinden itibaren işletilecek % 60 temerrüt faizi ve % 5 BSMV  ,  540.152,47 TL lik bölümüne  takip tarihinden itibaren işletilecek % 23,40 temerrüt faizi ve % 5 BSMV , 92.952,32 TL lik bölümüne  takip tarihinden itibaren işletilecek % 28,08  temerrüt faizi   ve % 5 BSMV ile birlikte  tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla DEVAMINA, takibin devamına karar verilen bölüm üzerinden hesaplanacak % 20 icra inkar tazminatının davalılar   ...  AŞ. , ... ve ... 'dan tahsiline, fazlaya ilişkin isteğin REDDİNE,  davalılar ... , ..., ... ve ... nın İzmir 5. ATM nin 2018/80 D İş. Sayılı dosyasına yaptıkları itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının davalılar ...., ...., ... ve ... yönünden kaldırılmasına , davalı ... ' nın ihtiyati haciz kararına itirazının reddine,\"şeklinde karar verilmiştir. <br>Mahkeme kararına karşı davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının delillerin taktirinde ve yasa maddesinin uygulanmasında hataya düşülerek tesis edildiğini, öncelikle ...’nın Genel Kredi Sözleşmesindeki kefaletinin geçerli olduğunu, daha sonra farklı limitli Genel Kredi Sözleşmelerinin diğer borçlular tarafından imzalanmış olmasının ...’nın 12.10.2012 tarihli kredi sözleşmedeki  mevcut kefaletini sona erdirmeyeceğini, müvekkili bankanın krediyi kullandırırken, elindeki mevcut tüm kredi sözleşmelerine ve dolayısıyla bu kredi sözleşmelerindeki kefaletlere dayandığını, sonradan alınan kredi sözleşmesinin  önceki kredi sözleşmelerini otomatik olarak ortadan kaldırılacağına dair yasa ve sözleşme hükmü bulunmadığı gibi, aksine kredi sözleşmelerinin birbirlerinin devamı olduğuna dair kredi sözleşmesinde hüküm bulunduğunu, yine 10.06.2016 tarihli Genel Kredi Sözleşmesine ait kredi onay formunda ... ve ...’nın kefaletlerinin teminatlar arasında sayılmamasının bu kişilerin kefaletlerinin sona erdiği anlamına gelmediğini, yerel mahkemenin gerekçeli kararında davacı müvekkil banka tarafından kullandırılan kredinin müteveffa kefil ...’nın ölümünden sonra kullandırıldığı, bu nedenle ölüm üzerine kefaletin sonra ereceği yönündeki değerlendirmelerine katılmadıklarını, öte yandan ,  hüküm kısmında; davalı ... lehine hem 6. hem de  7.bentlerde ayı ayrı avukatlık ücretine hükmedilmiş olup bu durumun açıkça yasalara aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesince erilen kararın kaldırılmasına ve davanın tüm talepleri ile birlikte kabulüne karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.  <br> Davalılar ... ve ... vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ise de ilk derece mahkemesince  istinafın reddine ilişkin karar ek karar verildiği, bu kararı istinaf etmedikleri görülmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı  icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Davacı taraf, davacı ile davalı şirket arasında yapılan ve değer davalıların müşterek borçlu mütessil kefil olarak imzaladıkları Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında  kullandırılan kredinin ödenmediği, başlatılan  icra takibine de itiraz ettikleri iddiasıyla dava açmış,  davalılar,  davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda  ... ile  ... mirasçısı davalılar ..., ..., ...  yönünden  davanın reddine, diğer davalılar yönünden kısmen kabulüne  karar verilmiştir. <br>Davalılar  ... ve ... vekilinin istinafın reddine ilişkin ek kararı istinaf etmemesi nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusu incelenmiştir.<br>Mahkemece alınan 03/09/2019 havale tarihli ek bilirkişi raporunda  07/06/2016 tarihli kredi onay formu ve 10/06/2016 tarihli genel kredi sözleşmesi ile yeni bir kredi ve teminat ilişkisi tesis edildiği, takip konusu kredilerin de bu sözleşme kapsamında kullandırıldığı, davalı ... ile ... mirasçılarının asıl borçlu şirkete bu sözleşmeden ve dolayısıyla bu sözleşme tahtında kullandırılan takip konusu kredi borçlarından sorumlu olmadıkları kök raporda incelendiği üzere ... mirasçılarının ölüm tarihi sonrası kullandırılma nedeni ile de takipten sorumlu olmadıkları yönünde görüş bildirilmiştir. 10/06/2016 tarihli genel kredi sözleşmesi kredi onay formunda  davalı ... ile muris ...'nın önceki kefaletlerinin teminatlar arasında sayılmadığı gibi 12/10/2012 tarihli sözleşmeye atıf bulunmadığı, takibe konu kredilerin tamamının  10/06/2016 tarihli genel kredi sözleşmesinden sonra kullandırıldığının anlaşılmasına göre bu davalılar yönünden davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.<br>Mahkemece davalı ... lehine  hem 6.hem de  7.bentlerde ayı ayrı avukatlık ücretine hükmedildiği ileri sürülmüş ise de, maddi hata niteliğinde yazım olduğu, hükmün 6. bendinde ... lehine vekalet ücreti hükmedilmediği görülmekle istinaf itirazı yerinde değildir.<br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına,dava ve takip konusu edilen  kredilerin 10/06/2016 tarihli sözleşme kapsamında kullandırılmış olduğunun denetime elverişli bilirkişi raporu ve ek raporu doğrultusunda karar verildiğinin anlaşılmasına  göre davacı vekilinin  tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM      : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/10/2019 tarih, 2018/209 Esas ve 2019/1105 Karar sayılı kararına karşı taraf vekillerinin istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 427,60 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 44,40 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 383,20 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3-İstinaf kanun yoluna başvuran davalılardan alınması gereken 88.622,06 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 44,40 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 88.577,66  TL'nin davalılar  ... AŞ., ... ve ...'dan  alınarak hazineye gelir kaydına, <br>4-Taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, <br>5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>6-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda;  HMK'nın 361/1. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 11/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6418fa685f229da6","SID":"76f3f849bbdc48c6"}}