{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>                       T.C.<br>                SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/2360 <br>KARAR NO\t: 2024/110<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: ...         (...)<br>ÜYE\t: ...         (...)<br>ÜYE\t: ...         (...)<br>KATİP\t: ...         (...)<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 13/09/2022<br>NUMARASI\t: 2022/175 Esas - 2022/1352 Karar<br><br>DAVACI\t: GÜNSA GRUP İNŞAAT OTOMOTİV TAAHHÜT SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. - ... - ...<br>DAVALI\t: SAKARYA ELEKTRİK DAĞITIM A.Ş. -  ... - ...<br>VEKİLLERİ\t: Av. ... -   Av. ... - ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>DAVA TARİHİ\t: 13/09/2022<br><br>KARAR TARİHİ\t: 22/01/2024<br>KR. YAZIM TARİHİ\t: 13/02/2024<br><br>\tİstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Günsa Grup İnş. Oto. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin  davalı firma ile 01/07/2021 tarih ve ... sözleşme numaralı Operasyon ticari araç kiralama sözleşmesi imzaladığının, sözleşme gereği hazırlık ve araç temini süresinin belirlenmiş dolayısıyla sözleşmenin yürürlük tarihinin 01/01/2022 tarihli olarak belirlendiğinin, davalı tarafın tüm tedarik ve mücbir neden şartlarını irdelemeyerek basiretli tacir özelliklerine göre hareket etmemiş sözleşme hükümlerine riayet etmeyerek söz konusu sözleşmeyi tek taraflı haksız ve hukuka aykırı fes etmesinden dolayı davacı firmanın ödemek zorunda kaldığı, teminat mektubu bedelinin fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00-TL olarak davacıya verilmesini talep etme zorunluluğunun doğduğunun, tüm bu nedenlerle; davalı idareden 01/07/2021 tarihli ... nolu Operasyon ticari araç kiralama sözleşmesine ait tüm belge ve bilgilerin istenmesini, davacı firma ile imzalanan 01/07/2021 tarihli ... nolu Operasyon ticari araç kiralama sözleşmesinin davalı firma tarafından haksız bir şekilde fesih edildiğinin tespitini, davacı firma ile imzalanan 01/07/2021 tarihli ... nolu Operasyon ticari araç kiralama sözleşmesinin davalı firma tarafından haksız bir şekilde fes edilmesinden dolayı, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00-TL maddi zararın ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; \"Sakarya Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi'nin 6446 sayılı elektrik piyasası kanunu ve ilgili yönetmelikler çerçevesinde sahip olduğu lisansa istinaden dağıtım bilgesinde elektrik dağıtım faaliyeti yürütmekte olup, kamu ihale kanununa tabi olmadığının, davacı ile Sakarya Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi arasında akdedilen operasyonel ticari araç kiralama sözleşmesinin, satın alma yönetmeliği kapsamında olup, ihale sürecinin bu yönetmelik hükümleri doğrultusunda gerçekleştirilmiş olduğunun,  davacı ile Sakarya Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi arasında akdedilen Vinç Kiralama Sözleşmesi kapsamında temin edilecek araçların, dağıtım şebekesinin yapım işlerinde kullanılacak olması nedeniyle ilgili sözleşme ve sözleşmeye ilişkin ihale süreçlerinin yönetmelik hükümlerine tabi olduğunun, davacının, Sakarya Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi ile akdetmiş olduğu 01/07/2021 Tarihli \"Operasyonel Ticari Araç Kiralama\" sözleşmenin haksız olarak feshedildiğine dair iddiaları somut gerçeği yansıtmamakta olup davanın reddinin gerekmekte olduğunun, davacının dilekçesinde araçları ve malzemeleri temin edemediğini iddia etmişse de Sakarya Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi ile 03/10/2021 tarihinde yapmış olduğu yazışmalarda ilk ürünün Ekim sonunda hazır olacağı, tüm ürünlerin ise Ocak sonunda hazır olacağının bildirilmiş olduğunun, tüm bu nedenlerle, Sakarya Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi tarafından yapılan feshin haklı olduğunun, davacının döviz değişikliklerinden kendi nezdinde doğması muhtemel riskleri bertaraf etmek amacı ile kötü niyetli olarak edimlerini sürüncemede bıraktığı ve sözleşmenin tazmin yükümlüğünün doğurmaksızın feshini mümkün kılmayı amaçladığının anlaşılacağını, iş bu nedenle huzurda görülmekte olan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... Davanın REDDİNE ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; \"Yerel Mahkeme bilimsellikten uzak ve taraflı yanlı bilirkişi raporuna istinaden davanın reddine karar vermiş, BK 138 ve sözleşmenin 20.1.a maddesi gereğince etkilenen tarafından makul ve basiretli bir tacir gibi davranmasına rağmen kontrol altına alamadığı mücbir neden hükümleri kapsamında değerlendirmemiş davacı müvekkil firmanın basiretli tacir gibi hareket etmediği gerekçesi ile davanın red etmesi hakkaniyet ve hukuk ilkelerine aykırıdır, bilirkişi raporuna karşı itirazlarımız değerlendirilmeden red edilmesi bozma nedeni yapılmalıdır. Gerekli ve yeterli inceleme yapılmaksızın, uyuşmazlığa ilişkin başka herhangi bir belgeye, sözleşmeye, delile vs. dayanmadan, yalnızca davalı tarafın iddialarını esas alarak bir bilirkişi raporu hazırlanmıştır. Davalı taraf, tedarik ve mücbir neden şartlarını irdelemeyerek basiretli tacir özelliklerine göre hareket etmemiş sözleşme hükümlerine riayet etmeyerek söz konusu sözleşmeyi tek taraflı haksız ve hukuka aykırı olarak feshetmiştir. Ahde vefa ilkesine aykırı şekilde sözleşmenin feshini gerektirir bir neden bulunmadığından davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. İşbu sebepten ötürü müvekkil firmanın ödemek zorunda kaldığı teminat mektubu bedelinin fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000 TL olarak müvekkile verilmesini  talep etme zorunluluğumuz doğmuştur\" beyanı ile yerel mahkeme kararının müvekkil aleyhine hükümler bakımından kaldırılmasına, müvekkili şirket lehine hüküm kurulmasına talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; \"uzun yıllardır otomotiv sektöründe faaliyet gösteren basiretli bir tacirin operasyonel ticari araç kiralama sözleşmesinin akdedilmesi sırasında çip krizinin varlığını ve devam edeceğini öngöremediğini söylemesinin tarafımızca kabul edilebilirliği bulunmamaktadır. Nitekim, bilirkişi raporları ile ilk derece mahkemesinin kararı da aynı yöndedir. Piyasa araştırmasının hatalı ve eksik yapılmış olması, mahkemeyi yanıltıcı nitelik taşımaktadır. Davacının asıl amacı çözüm üretmekten farklı olup, ortaya çıkan döviz kuru farkıyla kârını artırmaktan ibarettir. Davacının araçların temini konusunda öngörü sahibi olup, basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gerekmektedir. Müvekkil şirket tarafından yapılan feshin haklı olduğu, davacının döviz değişikliklerinden kendi nezdinde doğması muhtemel riskleri bertaraf etmek amacı ile kötü niyetli olarak edimlerini sürüncemede bıraktığı ve sözleşmenin tazmin yükümlülüğü doğurmaksızın feshini mümkün kılmayı amaçladığı anlaşılacaktır\" beyanı ile yerel mahkeme kararının onanmasına, davacı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.<br>DELİLLER:Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/09/2022 tarih, 2022/175 Esas - 2022/1352 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; tazminat  istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelemesinde; davacı ile davalı arasında 01/07/2021 tarihli operasyon ticari araç kiralama sözleşmesi imzaladığın, sözleşme gereği hazırlık ve araç temini süresinin belirlenmiş dolayısıyla sözleşmenin yürürlük tarihinin 01/01/2022 tarihli olarak belirlendiğin, davalı tarafın tüm tedarik ve mücbir neden şartlarını irdelemeyerek basiretli tacir özelliklerine göre hareket etmeyerek sözleşmeyi tek taraflı haksız ve hukuka aykırı şekilde  feshettiği,  sözleşmenin feshedilmesinden dolayı  davacı firmanın ödemek zorunda kaldığı teminat mektubu bedelinden fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00-TL nin davalıdan tahsil edilmesi için eldeki davanın açıldığı, ilk derece mahkemesince açılan davanın reddine karar verildiği, verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>Dosya arasına alınan 07/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; \"Dünya genelinde yayılan Covid -19 salgının sebep olduğu otomotiv sektöründe yaşanan çip krizi ve tedarik zincirindeki sıkıntıların varlığının sözleşme tarihi olan 01/07/2021 tarihinden önce gerçekleştiğinin tespit edildiğini, davacı firmanın ihale tarihi olan 01/07/2021 tarihinden fesih tarihi olan 06/12/2021 tarihine kadar sözleşme gereği edimlerini yerine getirmediği dosyada yer alan tarafların birbirleriyle yapmış olduğu yazışmalardan tespit edildiğinin teminat mektubu tutarın davacının Türkiye İş Bankası hesabından 13/12/2021 tarihinde 634.500,00-TL olarak tahsil edildiğinin dosyada yer alan banka dekontundan tespit edildiği görüş ve kanaatindeyim,\" şeklinde görüş belirtildiği görülmüştür. <br>Dosya arasına alınan 20/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; \"Dünya genelinde yayılan Covid -19 salgının sebep olduğu otomotiv sektöründe yaşanan çip krizi ve tedarik zincirindeki sıkıntıların varlığının sözleşme tarihi olan 01/07/2021 tarihinden önce gerçekleştiğinin tespit edildiğini, davacı firmanın ihale tarihi olan 01/07/2021 tarihinden fesih tarihi olan 06/12/2021 tarihine kadar sözleşme gereği edimlerini yerine getirmediği dosyada yer alan tarafların birbirleriyle yapmış olduğu yazışmalardan tespit edildiğinin teminat mektubu tutarın davacının Türkiye İş Bankası hesabından 13/12/2021 tarihinde 634.500,00-TL olarak tahsil edildiğinin dosyada yer alan banka dekontundan tespit edildiği görüş ve kanaatindeyim,\" şeklinde görüş belirtildiği görülmüştür.<br> TBK'nın 138. maddesinde düzenlenen aşırı ifa güçlüğü, öğreti ve uygulamada sözleşmeye bağlılık (ahde vefa) ilkesinin istisnalarından biri olarak kabul edilen, “işlem temelinin çökmesi”ne ilişkindir. Sözleşmeye bağlılık ilkesi esas olup, sözleşmeye müdahale müessesesi istisnai nitelikte bir kurum olmakla, yasa koyucu tarafından da bu kurumun uygulanması ancak anılan maddede belirtilen koşulların birlikte gerçekleşmesine bağlanmıştır. Bunlar; sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü durumun ortaya çıkması, bu durumun borçludan kaynaklanmaması, yine bu durumun sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirmesi ve borçlunun borcunu henüz ifa etmemiş olması veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olması halidir.<br>Eldeki davada, ilk derece mahkemesince; TBK’nın 138.maddesinin uygulamada sözleşmeye bağlılık (ahde vefa) ilkesinin istisnalarından biri olarak kabul edilen, “işlem temelinin çökmesi”ne ilişkin olduğu, asıl olanın sözleşmeye bağlılık olduğu, davacı tarafından ileri sürülen develüasyon nedeninin; detayları Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin  2021/121 esas  2021/190 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; basiretli tacir gibi davranması gereken davacının geçmiş süreç içinde ülkemizde meydana gelen ekonomik gelişmeler karşısında döviz kurlarındaki kur sıçramaları gibi gelişmeleri öngörerek buna göre hareket etmesinin kendisinde beklenen davranış olması gerekeceğinden döviz kurlarındaki yükselişin de mücbir sebep olarak kabul edilmesi doğru olmadığı gibi, taraflar arasındaki sözleşmenin 20.1-c maddesinde de ekonomik dalgalanmaların mücbir sebep sayılmayacağı yönündeki düzenleme de nazara alındığında davacının bu iddiasının yerinde olmadığı, davacı taraf, salgın hastalığın mücbir sebep olacağını ileri sürmüş ise de, sözleşmenin imzalandığı 01.07.2021 tarihinde zaten dünyada Covid-19 salgınının devam ettiği, anılan salgın hastalığın 2019 yılı içerisinde ilk olarak ortaya çıktığı ve ülkemizde de 2020 yılı mart ayı itibariyle ilk vakaların görüldüğü, dolayısıyla sözleşme ilişkisi kurulduğu dönemde bilinen salgın hastalığın mücbir sebep olarak ileri sürülemeyeceği, salgın hastalığın getirdiği bir kısım zorlukların basiretli tacir olan davacı tarafça öngörülmesinin gerektiği,  davacı taraf çip krizi ve tedarik sıkıntısı nedeniyle ifada zorluk yaşandığını iddia etmiş, bu yönde ilk olarak çip krizinin ve tedarik sıkıntısının hangi tarihte ortaya çıktığı, sözleşme tarihinden önce var olup olmadığı veya öngörülüp, öngörülemeyeceğinin tespiti amacıyla ve teminat mektubunun ne kadarlık miktarının nakde çevrildiğinin tespiti amacıyla dosya bilirkişilere tevdi edilmiş, davacı tarafından, ihale konusu araçların tedariğindeki çip krizinin ve tedarik zincirindeki sıkıntıların sözleşmeden sonra öğrenildiği yönündeki iddiaların yerinde olmadığı, anılan sıkıntıların sözleşme tarihinden önce de var oldukları, 6102 sayılı TTK'nın 18. maddesine göre, tacir, her türlü ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmek zorunda olduğu, davacının tacir olduğu ve basiretli bir iş adamı gibi hareket etmek zorunda olduğu dikkate alındığında, ihale öncesi ve sırasında yüklendiği edimi yerine getirme bakımından piyasa koşulları, üretim ve tedarik konusunda gerekli araştırmaları yaparak her türlü tedbiri almakla davacının yükümlü olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporuyla da; araç üretim sektöründeki sıkıntı, davacının ihaleyi aldığı tarihten çok öncesinde başladığı, davacının öne sürdüğü tedarik probleminin sektörde genel olarak yaşandığı, kaldı ki araçların sözleşmeye göre ikinci el olarak da temin edilebileceği ancak davacının bu yönde de bir gayretinin olmadığı anlaşıldığından,  davalının bu nedenle sözleşmenin 21.2 maddesi gereği haklı olarak sözleşmeyi fesih ettiği ve sözleme gereği 634.500 TL’lik teminat mektubunun tamamının 13.12.2021 tarihinde davalı tarafça nakde çevrilmesinin yerinde olduğu kanaatiyle davanın reddine şeklinde karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, hukuki değerlendirme ve varılan sonucun yerleşik Yargıtay İçtihatlarına ve Daire'mizin uygulamalarına da uygun olduğu, yapılan tahkikatın yeterli ve ilk derece mahkemesi gerekçesinin davacının istinaf nedenlerini karşılar nitelikte bulunduğu anlaşıldığından, davacının istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.<br>Gerekçeli karar başlığında; davacı vekilinin, davalı kurum ve davalı vekilinin adreslerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.<br>Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; davacının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,<br>3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 80,70-TL'nin mahsubu ile kalan 346,90-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın Dairemizce taraflara tebliğine,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ilamın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/01/2024<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır<br> <br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e29bbce7d57c46e7","SID":"ad793451678a4648"}}