{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2020/990 <br>KARAR NO\t\t: 2024/69<br>KARAR TARİHİ\t: 09/01/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/02/2020<br>NUMARASI\t\t: 2019/1071 Esas  2020/135 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Rücuen Tazminat<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 09/01/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 10/01/2024<br><br>Davalılardan ...  Ltd. Şti. vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı işçi ...'ın davacıya bağlı işyerinden ihale ile iş alan davalı alt işverenler nezdinde çalıştığını, dava dışı işçilerin işçilik alacaklarının tahsili amacıyla Karşıyaka 1.İş Mahkemesinde açılan davada verilen kararda hükmedilen işçilik alacaklarının tahsili için İzmir 10.İcra Müdürlüğünün 2017/6290 E. Sayılı dosyası ile başlatılan takip üzerine toplam 23.835,48 TL ödeme yapıldığını, yasal zorunluluktan dolayı ödenen işçilik alacaklarından asıl borçlusunun taraflar arasında yapılan sözleşme hükümleri uyarınca davalı alt işveren işrketer olduğu, bu nedenlerle davalılara kendi dönemleri kapsamında rücu edilmesi gerektiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 23.835,48 TL alacağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı şirketlere yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>CEVAP : Davalı ... Hizmetleri Limited Şirketi ve ... Limited Şirketi vekilinin mahkememize ibraz ettiği cevap dilekçesi ile özetle; rücu davalarında zamanaşımı süresi ile hakdüşüm sürelerinin geçmiş olduğunu ve davanın bu yönde öncelikle reddi gerektiğini, taraflar arasında imza edilen sözleşme ve şartname hükümleri incelendiğinde işçilik alacaklarından müvekkili şirketin sorumluluğuna ilişkin düzenlemenin bulunmadığını bu nedenle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.<br>Davalı ... Limited Şirketi vekili mahkememize ibraz ettiği cevap dilekçesi ile özetle; davacı tarafça bünyesinde asıl işveren sıfatıyla istihdam edilen personele ödenen tazminatlarla alakalı olarak müvekkil şirket yönelik söz konusu rücu davasını açıldığını, 21.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7166 sayılı kanun 11 maddesi ile İş kanunun 112 maddesine (Ek fıkra:21/2/2019-7166/11 md.) 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere, 11/9/2014 tarihinden sonra imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında, kamu kurum ve kuruluşlarına ait işyerlerinde 11/9/2014 tarihinden sonra geçen süreye ilişkin olarak kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemeleri için sözleşmesinde kıdem tazminatı ödemesinden ötürü alt işverene rücuedileceğine dair açık bir hükme yer verilmemişse alt işverenlere rücu edilmez.) hükmü eklendiğini, 6552 sayılı yasanın 8 maddesi ile yapılan değişiklik sonucunda söz konusu kıdem tazminatları yönünden artık kamu kurumlarının sorumluluğunda olduğu hüküm altına alınmıştır.  Madde düzenlemesi “MADDE 8 – 4857 sayılı Kanunun 112 nci maddesine aşağıdaki fıkralar eklendiğini, “4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatları; a) Alt işverenlerinin değişip değişmediğine bakılmaksızın aralıksız olarak aynı kamu kurum veya kuruluşuna ait işyerlerinde çalışmış olanların bu şekilde çalışmış oldukları sürelere ilişkin kıdem tazminatına esas hizmet süreleri, aynı kamu kurum veya kuruluşuna ait işyerlerinde geçen toplam çalışma süreleri esas alınarak tespit olunur. Bunlardan son alt işverenleri ile yapılmış olan iş sözleşmeleri 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olanların kıdem tazminatları ilgili kamu kurum veya kuruluşları tarafından, b) Aynı alt işveren tarafından ve aynı iş sözleşmesi çerçevesinde farklı kamu kurum veya kuruluşlarında çalıştırılmış olan işçilerden iş sözleşmeleri 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olanlara, 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında farklı kamu kurum ve kuruluşuna ait işyerlerinde geçen hizmet sürelerinin toplamı esas alınarak çalıştırıldığı son kamu kurum veya kuruluşu tarafından işçinin banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenir. “ şeklinde olduğunu, bu açıdan kıdem tazminatları yönünden müvekkil şirketin sorumluluğu söz konusu olmadığını, bu nedenle müvekkili şirket yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece \"...Dosya üzerinden uyuşmazlık konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi dosya içerisine sunmuş olduğu raporunda özetle; taraflar arasında imzalanan sözleşme ve eki şartnamelerde kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti gibi işçilik alacaklarından yüklenicilerin sorumlu olacağına dair açık hükümlere yer verildiği, sözleşmelerin eki teknik şartnamelerde yer alan hükümler karşısında dava dışı işçiyi çalıştıran davalı alt işverenlerin dönemleriyle sınırlı olmak üzere davacı ... A.Ş'nin ödemiş olduğu kıdem tazminatı yıllık izin ücreti ve ferilerinden sorumlu olacağı, ihbar tazminatından ise son alt işverenlerin sorumlu olacağının belirtilerek hesaplama yapıldığı, 15/10/2019 tarihinde Anayasa Mahkemesince iptal edilen 7166 sayılı yasanın uyuşmazlıkta uygulama yeri olmayacağı analiz edildiğini, dava ve uyuşmazlığı iş hukuku değil borçlar hukuku hükümlerine göre çözümlerinmesi gerektiğinden \"İş hukukunda geçerli olan mevzuat ve içtihatlara göre yapılan değerlendirmeler\" iş bu rücu davasında hükme esas alınmadığını, davalıların sorumlulukları müşterek ve müteselsil şekilde olamayacağını, İş Kanunu 2.maddesi gereği işçilik alacaklarından müteselsil borçluluğun dış ilişki yani işçi ile işverenler arası ilişkin bakımından geçerli olduğu, borçluların (alt işverenlerin) kendi aralarındaki ilişki bakımından ise müteselsil borçluluk değil kısmi borçluluk olgusu söz konusu olacağı ancak adi ortaklık yapısında ortakların müteselsil sorumlu olması gerektiği, davacının ödediği 23.835,48 TL'den davalıların sorumlu olacağı miktar ile belirlenecek olan bu tutarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz takdirinin mahkemeye ait olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.<br>Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır. <br>Dava; hizmet satın alma kapsamında dava dışı işçi ...'a yapılan toplam 23.835,48 TL ödemenin işçiye ödeme yapıldığı tarihten itibaren işleyecek ve reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsili istemine ilişkindir.<br>Mahkememiz dosyasında davacı vekili tarafından ihtiyati haciz talebinde bulunulmuş mahkememizin 26/07/2019 tarihli ara kararı ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekilince mahkememizin 26/07/2019 tarihli ara kararının istinaf edildiği  anlaşılmıştır. <br>Mahkememizce uyap üzerinden celp edilen Karşıyaka 1.İş Mahkemesinin 2015/320 E. Sayılı dosyasının incelenmesinde davacısının ... davalısının ise ... A.Ş olduğu, dava dışı işçi ...'ın 21/06/2011-31/08/2015 tarihleri arasında ... hattında aynı işyerinde muhtelif alt işverenlere bağlı olarak belirsiz süreli iş akdi ile çalıştığı, iş akdinin haklı neden olmadan sonlandırıldığı, işçi ...'ın hizmet süresine göre 8.947,19 TL brüt kıdem tazminatı, brüt 3.984,33 TL ihbar tazminatı, 3.532,48 TL yıllık izin ücretİ alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmedildiği, dosyanın istinafa gönderildiği, istinaf incelemesi neticesinde istinaf başvurusunun reddine karar verildiği anlaşılmıştır. <br>Mahkememizce celp edilen İzmir 10.İcra Müdürlüğü'nün 2017/6290 E. Sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı ...'ın ... A.Ş'ye Karşıyaka 1.İş Mahkemesi'nin kararına istinaden toplam 19.926,56 TL'nin tahsili için 05/05/2017 tarihinde takip başlattığı anlaşılmıştır. <br>Mahkememizin 12/02/2020 tarihli celsesinde davalılardan ... Hizmetleri Ltd.Şti ile ... Limited Şirketi vekilinin  zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının reddine karar verilmiştir. <br>Somut olayda mahkemece davalıların dava dışı işçi ...'ı çalıştırdığı döneme isabet eden kıdem, ihbar, yıllık izin ücret tazminatları alacağından sorumlu tutulması gerektiği, uyuşmazlığın çözümünde öncelikle taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine, aynı sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkla ilgili verilmiş mahkeme kararları ve genel hukuk prensipleri dikkate alınarak davacı ile davalı arasında düzenlenen hizmet alım sözleşmesi ve ekleri olan şartnamelerin hükümleri incelendiğinde, taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesinin 23.maddesinde \"yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Genel Şartnamenin 6. Bölümünde belirtilmiş olup, yüklenici bunlara aynen uymakla yükümlüdür\" şeklinde düzenlendiği açıkça belirtilmiş olup, Genel Şartnamenin 6.maddesine göre de yüklenicinin yükümlülükleri başlığı altında tüm çalışan güvenlikçilerin her türlü yasal haklarından ve ödemelerinden yüklenicinin sorumlu olacağı düzenlenmiş olup tacir olan davalının çalıştırdıkları işçilerin fiili işçilik dışında sair tazminat haklarından sorumlu olacakları, davacı ... A.Ş'nin asıl işveren durumunu muhafaza etmesi nazara alındığında doğan zararlardan davalıların sorumluluklarının müteselsil borçluluk değil kısmi borçluluk kapsamında olduğu kabul edilerek her bir davalının sorumlu olduğu miktar ayrı ayrı tespit edilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. \" gerekçesi ile; \"Açılan davanın KABULÜ İLE 23.835,48 TL nin 12.080,46 TL sinin davalı ... Limited Şirketi, 1.487,02 TL nin davalı ... Hizmetleri Limited Şirketi, 10.268,00 TL nin davalı ... Limited Şirketi'nden ödeme yapılan 01/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan alınıp davacı tarafa verilmesine,\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davalı ... Ltd. Şti vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın söz konusu dava dışı işçilere ödenen tazminatlar nedeniyle müvekkili şirketin ihale kapsamında vermiş olduğu ... Bankasının ... Şubesine ait 540.000,00 TL kesin teminat mektubuna  el koyduğunu, davacı tarafın söz konusu işçilere ödenen tazminatları bu yolla tahsil ettiğini, bu nedenle davacı tarafın müvekkili şirketten talep edebileceği bir alacağı kalmadığını, bu nedenle yerel mahkemenin kanun ve hukuka aykırı kararının bozulması gerektiğini, 11.09.2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6552 sayılı yasanın 8 maddesi ile yapılan değişiklik sonucunda söz konusu kıdem tazminatları yönünden artık kamu kurumlarının sorumluluğunda olduğu hüküm altına alındığını, kıdem tazminatları yönünden müvekkili şirketin sorumluluğu söz konusu olmadığını, Kanunen 11.09.2014 tarihinden sonra artık kıdem tazminatlarından asıl işven konumundaki idarelerin sorumlu olduğunu, söz konusu düzenlemeden sonra ihale aşamasında teklif verildiğinde kıdem tazminatlarından idarelerin sorumlu olması nedeniyle daha düşük teklifler atıldığını, bu nedenle kıdem tazminatlarından müvekkili şirketin sorumlu tutularak işçilerin hesaplarına ödeme yaptırılmasının açıkça kanun ihlal edildiğini, bu açıdan kıdem tazminatları yönünden müvekkili şirketin sorumluluğunun söz konusu olmadığını, Kamu İhale Kanunu kapsamında ihaleli işlerde  kıdem tazminatı tutarının yaklaşık maliyet içerisinden çıkarıldığını, söz konusu işçilere ödenen tutarlar içerisinde yıllık ücretli izin alacağı söz konusu olduğunu, söz konusu tutar yönünden müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının kanun ve hukuka aykırı düştüğünü, yıllık ücretli izin alacağından son işverenin sorumlu olduğunu, açıklanan nedenlerden dolayı yerel mahkemenin kararının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava; dava dışı işçinin, işçilik alacaklarına istinaden davacı aleyhine açmış olduğu dava neticesinde ilgili iş mahkemesince verilen ilama dayalı olarak davacı hakkında başlatılan icra takibi nedeniyle dava dışı işçiye ödenen tutarın davalılardan  rücuen tahsili istemine yönelik alacak davasıdır. <br>HMK'nun 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>Davacı vekili; dava dışı işçi ... tarafından işçilik alacaklarına dayalı olarak davacı aleyhine açılan Karşıyaka 1. İş Mahkemesi'nin 2015/320 Esas sayılı dosyasından verilen ilama dayalı olarak  davacı hakkında İzmir 10. İcra Müdürlüğü'nün 2017/6290 Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığı, işbu icra takibi nedeniyle davacı tarafça dava dilekçesinde belirtildiği şekilde toplamda 23.835,48 TL ödeme yapıldığından bahisle bu tutarın ödeme yapıldığı tarihten itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... Ltd. Şti vekili; cevap dilekçesi  içeriğinde belirtilen yasal düzenlemeler karşısında davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, açılan davanın kabulü ile 23.835,48 TL nin 12.080,46 TL' sinin davalı ... Limited Şirketi, 1.487,02 TL nin davalı ... Hizmetleri Limited Şirketi, 10.268,00 TL nin davalı ... Limited Şirketi'nden ödeme yapılan 01/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek  avans faiziyle birlikte davalılardan alınıp davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir. <br>İşbu karar davalı ... Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>Davaya konu Karşıyaka 1. İş Mahkemesi'nin 2015/320 Esas sayılı dosyasının suretinin incelenmesinden, dava dışı işçi ... tarafından davalılar ... A.Ş aleyhine 07/09/2015 tarihinde işçilik haklarına istinaden açılan dava soncunda 216/539 Karar ve 26/12/2016 tarihli karar ile kıdem tazminatı yönünden davanın kabulü ile 8.947,19 TL brüt kıdem tazminatı, brüt 3.984,33 TL ihbar tazminatı, 3.532,48 TL yıllık izin ücreti  alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmedildiği, dosyadan verilen kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği görülmüştür.  <br>Davaya konu İzmir 10. İcra Müdürlüğü'nün 2017/6290 E. Sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı ...'ın .. A.Ş'ye karşı Karşıyaka 1.İş Mahkemesi'nce verilen 26/12/2016 tarih ve 2015/320 Esas, 2016/539 Karar nolu ilam dayanak gösterilmek suretiyle faiz ve fer'ileri birlikte toplam 19.926,56 TL üzerinden, 05/05/2017 tarihinde ilamlı icra takibi başlatıldığı, davacı tarafça icra takip dosyasında toplamda 23.835,48 TL ödeme yapılmış olduğu anlaşılmıştır. <br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında alınan 20/01/2021 tarihli raporda, taraflar arasındaki uyuşmazlığın işçiye ödenen kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti ile bu alacakların işlemiş faizi ve fer'ilerinden hangi tarafın veya tarafların ne oranda sorumlu olduklarına ilişkin olduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşme ve eki şartnamelerde kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti gibi işçilik alacaklarından yüklenicilerin sorumlu olacağına dair açık hükümlere yer verildiği, sözleşmelerin eki teknik şartnamelerde yer alan hükümler karşısında dava dışı işçiyi çalıştıran davalı alt işverenlerin, dönemleriyle sınırlı olmak üzere davacı şirketin ödemiş olduğu kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti ve fer'ilerinden sorumlu olacağı, ihbar tazminatından ise son alt işverenin sorumlu olacağı gözetilerek hesaplama yapıldığı, 15.10.2019 tarihinde Anayasa Mahkemesince iptal edilen 7166 Sayılı Yasa'nın dava konusu uyuşmazlıkta uygulama yeri bulunmadığı, dava ve uyuşmazlığın İş Kanunu değil, Borçlar Hukuku hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğinden, iş hukukunda geçerli olan mevzuat ve içtihatlara göre yapılan değerlendirmelerin iş bu rücu davasında hükme esas alınmadığı, davalıların sorumluluklarının müşterek ve müteselsil şekilde olamayacağı, İş Kanunu'nun 2. maddesi gereği işçilik alacaklarından müteselsil borçluluğun dış ilişki yani işçi ile işverenler arası ilişki bakımından geçerli olduğu, borçluların (alt işverenlerin) kendi aralarındaki ilişki bakımından ise müteselsil borçluluk değil kısmi borçluluk olgusunun söz konusu olacağı, ancak adi ortaklık yapısında ortakların müteselsil sorumlu olması gerektiği,  davacının ödediği toplam 23.835,48 TL'nin  dava dışı işçiyi 983 gün bünyesinde çalıştırılan Davalı ... ... Ltd Şti'nin 12.080,40 TL' sinden, 121 gün çalıştıran ... ... Ltd Şti'nin 1.487,02 TL' sinden, 426 gün çalıştıran davalı ... ... AŞ'nin 10.268,00 TL' sinden sorumlu olduklarının hesaplandığı bildirilmiştir. <br>İlk Derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere; Taraflar arasındaki ... Alımına Ait  Sözleşmenin, \"Yüklenicinin Sözleşme Konusu İş İle İlgili Çalıştıracağı Personele İlişkin Sorumlulukları\" başlıklı 22. maddesinde: “Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı, personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Genel Şartnamenin Altıncı Bölümünde belirlenmiş olup, yüklenici bunlara aynen uygulamakla yükümlüdür. ...”, yine sözleşmenin  \"Hüküm Bulunmayan Haller\" başlıklı 35. Maddesinde ise “Bu sözleşme ve eklerinde hüküm bulunmayan hallerde ilgilisine göre 4734 ve 4735 Sayılı Kanun hükümlerine, bu Kanunlarda hüküm bulunmaması halinde ise genel hükümlere göre hareket edilir” hükümlerine yer verildiği görülmektedir. Yine dava dosyası kapsamına sunulan ... Alımına Ait Sözleşme eki Teknik Şartnamenin \"Yüklenicin Sorumluluğu\" başlıklı VII. maddesinde; \"5-Yüklenici, İş Kanunu, İş Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Yönetmelik hükümlerine göre personelinin sağlığını korumak üzere her türlü tedbiri kendi hesabına alacaktır. Taahhüt edilen işin ifasından dolayı meydana gelebilecek her türlü maddi, manevi ve hukuki mesuliyet yükleniciye aittir. Yine \"9-Yüklenici İş ve Sosyal Güvenlik ve Diğer mevzuat uyarınca istihdam edilen hizmet personelinin işvereni olarak kabul edilecek ve mevzuattan dolayı tüm borç ve yükümlülükler ile istihdam edilen tüm personelin özlük ve tüm hakları ile ilgili kanun ve bunlara ilişkin tüzük, yönetmelik ve tebliğlerle belirlenmiş yükümlülükler yüklenici tarafından yerine getirilecektir. \"29-Yüklenici tüm çalışan özel güvenliklerin her türlü yasal haklarından ve ödemelerinden birinci derecede sorumludur. Bu yönde ... A.Ş.'ye gelecek yada intikal edecek ödemeler doğrudan Yükleniciye rücu etmiş sayılır.\" hükmüne yer verildiği belirtilmiştir. Bu kapsamda davalı şirket tarafından itirazi kayıt konulmadan imzalanan sözleşmenin eki olan Teknik Şartname hükümlerinin işbu davada uygulaması gerekmektedir. Tacir olan tarafların imzaladığı sözleşmenin eki olan Teknik Şartname hükümleri ile taraflar bağlıdır.  Taraflar arasındaki borç ve yükümlülüklerin taraflar arasında imzalanan sözleşme ve eklerine göre yorumlanması gerekmektedir. <br>Bu kapsamda; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; gerekçeli, tarafların ve mahkemenin denetimine elverişli, oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenmiş olmakla mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca karar verilmiş bulunmasına göre  davalı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM      : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/02/2020 tarih, 2019/1071 Esas ve 2020/135 Karar sayılı kararına karşı davalı ...  Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı ...  Ltd. Şti'den alınması gereken 427,60 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 407,05 TL harcın mahsubu ile eksik yatırılan 20,55 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>3-İstinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, <br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere  karar verildi. 09/01/2024<br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1af3d33fac011419","SID":"723e3597618674cd"}}