{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2023/675 <br>KARAR NO: 2024/18<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 10/11/2022<br>NUMARASI: 2022/2 Esas - 2022/812 Karar<br>DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan )<br>KARAR TARİHİ: 17/01/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 26/12/2009 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davalı sigorta şirketine sigortalı bulunan ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın kusurlu olarak kaza yapması sonucunda yaya konumunda olup kusursuz olan müvekkili ...' nın yaralandığını, kaza sonrası müvekkilinde oluşan cismani zarar nedeniyle oluşacak şimdilik 50-TL  maddi tazminat nedeniyle, 50-TL sürekli ve geçici maluliyet dönemine ilişkin tazminat tutarının, 50-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 150-TL' nin  fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, öncelikle 6100 sayılı Yasa' nın 107. Maddesine göre belirlenecek maddi tazminatın sigorta şirketi açısından temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin davaya cevap dilekçesi özetle; dava dilekçesinde bahsi geçen  kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı araç için; müvekkil şirketin sorumlu olduğu kısmın müvekil şirketçe karşılanmış olduğunu davacı yana 13/04/2016 tarihinde 19.613,00-TL' nin ödendiğini, davanın ... Sigorta Şirketine ihbar edilmesini,  davayı kabul manasında olmamak üzere, müvekili şirketin Sorumluğu Trafik Poliçesindeki limitler ve sigortalı araca atfedilelebilecek kusur ile sınırlı olduğunu, haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili  istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkilinin kazaya karışan araçların trafik sigortacılarından toplam 103.614,15 TL ödeme aldığını, bu ödemenin 19.613,00 TL'si ... (...) Sigorta A.Ş. tarafından 13.04.2016 tarihinde,  84.001,15 TL'si ise ... Sigorta Şirketi tarafından, 26.04.2016 tarihinde yapıldığını, Mahkemece hükme esas alınan 18.07.2022 tarihli aktüer raporunda PMF-1931 Yaşam Tablosu kullanılarak hesaplama yapılmış ve gerekçe olarak ise kaza tarihinin ZMMS Genel Şartlarının yürürlüğe girmesinden önce olması ve ödemelerin Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından önce yapılması gösterilmiş ise de bahsi geçen aktüer raporuna  21.07.2022 tarihinde itiraz edildiğini, yapılan hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosunun kullanılması gerektiğinin bildirildiğini, ZMMS genel şartlarının yürürlüğe girdiği 01.06.2015 tarihinden önceki kazalarda dahi TRH-2010 Yaşam Tablosunun kullanılmasına dair kararlar bulunduğunu, aktüer raporunda TRH-2010 yaşam tablosunun kullanılması gerektiğini, bu şekilde hesaplama yapıldığında müvekkilimizin zararının her iki ödemeyle de karşılanmadığı görüldüğünü belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat ve bakıcı gideri bedelinin  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Mahkemece ilk verilen davanın kabulüne ilişkin hükmün davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 23/11/2021 tarih, 2019/2605  Esas ve 2021/2011 Karar sayılı kararı ile \"... HMK'nın 107/2. maddesi gereğince yapılacak bu artırım bir ıslah olmadığı gibi bu artırım nedeniyle zamanaşımının da gerçekleştiğinden söz edilemez. ....Somut olayda, davalıya sigortalı aracın  ... plaka sayılı kamyon ve sürücüsünün de ... olduğu poliçe ceza dosyası ve kaza tespit tutanağından anlaşılmıştır. Mahkemece alınan kusur raporu ile ceza mahkemesinde ATKdan alınan kusur raporu aynı doğrultuda olup, davalı araç sürücüsü tali kusurludur. Ancak hükme esas bilirkişi raporunda araç plaka numaraları ters yazılmış, davalı tarafça itiraz edilmesine karşın Mahkemece de gerekçeli kararda rapor gibi hatalı belirtildiği görülmüştür. Ancak yukarıdaki  açıklamalar gereği zarara sebebiyet veren her iki aracın, zarar görene karşı müteselsilen sorumlu olduklarından (davacının da kusuru bulunmadığı nazara alındığında) ve davacılar vekilinin talebinde kusur oranından da söz etmediğine göre zararın tümünü talep etmesinin B.K.'da öngörülen teselsül kurallarına açık bir şekilde dayandığının  kanıtı olduğur (HGK 24.06.1983 gün 1981/533E.-1983/724K) ancak davadan önce ihbar olunan sigorta şirketince de ödeme yapıldığı halde, ödemenin güncellenerek indirim yapılmadan hesaplanan tazminata karar verilmesi doğru olmamıştır. ...\" gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesince; Dairemiz kararından sonra alınan ek raporda  \"Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından 13.04.2016 tarihinde 19.613,00 TL, ihbar olunan ... Sigorta Şirketi tarafından da 26.04.2016 tarihinde 84.001,15 TL ödeme yapıldığı ... sonra yapılan ödeme olan ... Sigorta Şirketi'nin ödeme tarihine göre hesaplama yapılmış olup, ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan ödeme ... Sigorta Şirketi'nin ödeme tarihine kadar geçen süre zarfından yasal faiz oranında güncellenerek ... Sigorta Şirketi'nin ödeme tarihine göre hesaplanan toplam geçici + sürekli iş göremezlik zararı zararından tenzil edilecek ve toplam bakiye geçici + sürekli iş göremezlik zararının karşılanma oranı tespit edilecektir.\" şeklinde açıklanarak  ve ilk  rapordaki gibi PMF Yaşam Tablosuna göre bakiye ömür belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince,  Dairemiz kaldırma kararından evvel alınan aktüerya raporunda da bakiye ömrün belirlenmesinde PMF Yaşam Tablosu uygulanmış, bilirkişi raporu davacı vekiline tebliğ edildiği halde davacı vekilince bu rapora itiraz edilmemiş ve ıslah dilekçesi verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince aktüerya raporu ve ıslah talebi doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekilince  hükmedilen tazminat miktarına ve tazminat hesaplama yöntemine (TRH 2010 Yaşam Tablosu uygulanması gerektiği yönünde) istinaf talep edilmemiştir. Bu durumda gerek bilirkişi raporuna itiraz edilmemesi ve gerekse ilk kararın istinaf edilmemiş olması ile tazminat hesaplama yöntemi bakımından davalı lehine usuli kazanılmış hak  oluşmuştur. Kaldı ki ilk karar davalı vekilince ihbar olunan tarafından yapılan ödemenin düşülmediği ve ıslah zamanaşımının geçtiği nedenlerine dayalı olarak  istinaf edilmiştir. Bu halde oluşan usuli kazanılmış hak doğrultusunda tazminat hesabında PMF Yaşam Tablosunun esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. (Yargıtay  4.  Hukuk Dairesinin 2023/4644 E. ve 2023/7817  K. sayılı kararı). Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; tazminat hesaplama yöntemine itiraz edilmemiş olması nedeniyle davalı lehine oluşan  lehine usuli kazanılmış hak doğrultusunda bakiye ömrün belirlenmesinde  PMF Yaşam Tablosu esas alınarak düzenlenen  bilirkişi ek raporunda yapılan ödemenin davacının zararını  %105,38 oranında aşarak karşıladığı tespit edilmiş olması karşısında ibraname ile yapılan ödemenin Karayolları Trafik Kanunun 111/2. maddesi gereğince yetersiz veya fahiş fark olarak kabul edilemeyeceğine göre ibranamenin geçerli olduğunun kabulü gerektiğinden İlk Derece Mahkemesince yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davacıdan   tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,  5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.17/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"56538a31efcc5d7c","SID":"c97879f49c7ea996"}}