{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2022/245 <br>KARAR NO\t: 2024/271<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 29/09/2021 (Karar)<br>NUMARASI\t: 2018/489 Esas,  2021/345 Karar<br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ....'in 07/09/2009 tarihinde sigortalısı tespit edilemeyen bir trafik kazası sonucu hayatını kaybettiğini, konuyla ilgili Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturma yürütüldüğünü ancak açılan kamu davasında sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair somut kesin inandırıcı delil elde edilemediğinden sanığın beraatine karar verildiğini, kazaya sebebiyet veren kişi ve aracın adli makamlarca tespit edilemediğini, bu kaza nedeniyle murislerini kaybeden müvekkillerinin sigorta güvencesinden de yoksun kaldığını, ...başvuru yapıldığını, ... tarafından müvekkili .... için 21.188,00 TL, ... için 946,00 TL ve .... için 3.046,00 TL olmak üzere toplam 25.180,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğini, ölüm sonucu kişi başına ödenecek tazminat tutarının rizikonun meydana geldiği tarih olan 2009 yılında ... teminat limitlerine göre 150.000,00 TL ödeme yapılmasına rağmen ... müvekkillerine toplam 25.000,00 TL ödeme yapıldığını, eşinin ve çocuklarının tüm ihtiyaçlarını ve geçimini muris .... tarafından karşılanmakta olduğundan müvekkillerinin destekten yoksun kaldıklarını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklar saklı kalması kaydıyla .... için 100,00 TL, ... için 100,00 TL, .... için 100,00 TL .... için 100,00 TL olmak üzere toplamda 400,00 TL destekten yoksun kalmaktan kaynaklanan maddi tazminatın olay tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yargılama konusu talep için hak düşürücü sürenin dolduğunu, müvekkili kurumun 24/01/2011 tarihinde kesin ve geri dönüşümsüz olarak ibra etmiş olduğu davacıların  KTK 111. Maddesi uyarınca iki yıllık sürenim dolduktan sonra 22/10/2018 tarihinde ikame etmiş olduğunu, işbu davanın hak düşürücü sürenin dolması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, müvekkil kurum tarafından davacılara destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin ödeme yapıldığını, bakiye tazminat talebiyle huzurdaki davanın ikame edildiğini ancak bakiye olan tazminat talebine ilişkin müvekkili şirkete başvuruda bulunulduğunu, daha önce yapılmış olan ödeme ve talepte bulunanların evli yahut 18 yaşından büyük olmaları sebebiyle talebin reddine karar verildiğini, müvekkilinin tüm sorumluluğunun yerine getirdiği ve davacıların tüm zararı karşılandığını bu nedenlerle davanın hak düşürücü sürenin dolması nedeniyle ve dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine, haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; \"Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava müteveffa ....'in desteğinden yoksun kalan davacıların davalı kurum ile yaptığı 17.01.2011 tarihli ibra sözleşmesindeki bedelin yetersiz olması nedeniyle açtığı maddi tazminat davasıdır. 2918 sayılı KTK'nun 111. maddesi uyarınca tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilir. Yasa’nın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl  içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Yasada belirtilen 2 yıllık süre hak düşürücü süre olup mahkemece re’sen dikkate alınması gerekir. Davalı ... davacı tarafa 17.01.2011 tarihinde ödeme yapmış ve davacı taraf (..., ... ve ...) davalıyı kesin ve dönüşümsüz ibra etmiş, işbu dava ödemenin yetersiz olduğu gerekçesiyle 22.10.2018 tarihinde açılmıştır. Davalılar ..., ... ve ... yönünden davanın KTK'nın 111. maddesi uyarınca 2 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı ve davalı ...'in de kaza tarihi itibariyle eğitim hayatını tamamladığından ve 18 yaşını doldurduğundan destekten yoksun kalma tazminatı talep edemeyeceği anlaşıldığından davanın reddine\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; somut olayda ... müvekkillerin maluliyetine ilişkin kesin bir rapor almadığından ... müvekkillere yaptığı ödemenin ibraname hükmünde değil makbuz hükmünde olduğu, işbu sebeple yapılan ödemenin makbuz niteliğinde olduğundan iki yıllık hak düşürücü süreye tabi olmadığını, müvekkil .... için en az 22 yaşına kadar destekten yoksun kalma tazminatı ödenmesi gerekirken kaza tarihinde daha dört günlük lise mezunu olmasını dikkate alıp askerlik ve üniversite sınavına tekrardan hazırlanma ihtimallerini dikkate almadan verilen ret kararının hakkaniyete usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılması, davanın kabulü, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa bırakılmasına karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:\t<br>Dava, trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 111. maddesi uyarınca, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar, yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Yasa’nın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Yasada belirtilen 2 yıllık süre hak düşürücü süre olup, mahkemece re'sen dikkate alınmalıdır. (Yargıtay 4. H.D. 2021/26261 Esas, 2022/10826 Karar)<br>Somut olaya gelince; dava konusu kaza 07.09.2019 tarihinde meydana gelmiş, davacıların murisi ...'in ölümü nedeniyle davalı ... tarafından mirasçıları için 24.01.2011 tarihinde toplam 25.180,00-TL ödeme yapılarak 17.01.2011 tarihinde ibraname alınmış, 22.10.2018 tarihinde ise bu dava açılmıştır.<br>Bu kapsamda yapılan değerlendirmede maddi tazminat istemli davanın ibra tarihinden itibaren 2 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı ve ibra belgesinin kabul edilmediğine ilişkin irade açıklamasında bulunulmadığı anlaşıldığından davanın açıldığı tarihte hak düşürücü sürenin dolduğu gözetilerek davacılar ...., ... ..., ... ...yönünden maddi tazminat taleplerinin hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Davacı .... yönünden ise 18 yaşından sonra davacının yüksek öğreniminin devam ettiğine dair bir delil sunulmadığının anlaşılmasına göre davanın reddine karar verilmesine ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.   <br>İstinaf talebinde bulunan davacılar vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşıldığından davacılar vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun  6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince  esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-İlk derece mahkemesinin hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacılar vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,\t<br>2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 427,60-TL harçtan başlangıçta alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL harcın davacılardan alınarak hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan davacılar tarafınca bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>5-Kararın taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere ....... tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4ecf412660bee203","SID":"da7519828cd0ab3a"}}