{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2023/1969 <br>KARAR NO: 2024/27<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 17/03/2023<br>NUMARASI: 2014/520 Esas - 2023/210 Karar<br>DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 17/01/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; \"25/02/2011 tarihinde davalı ... Sigorta AŞ'ye Zorunlu Karayolları Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi, davalı ... Sigorta AŞ'ye ZMMS sigorta poliçesi ve davalı ... Sigorta AŞ'ye  Karayolu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi ile teminat altında olan davalı ... Tic. AŞ'nin işleteni olduğu davalı araç sürücüsü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otobüsün tek taraflı yapmış olduğu trafik kazasında müvekkilinin ağır yaralandığını, Türkiyede yapılan ilk müdahaleden sonra ülkesi olan Yunanistan'a giden müvekkilinin tedavisine orada devam edildiğini, 5 aydan fazla süre işi ile ilgilenemediğini, ve ithalat ihracatla ilgilenen müvekkilinin 100.000,00 TL maddi zararının kazanç kaybının oluştuğunu, yargılama sırasında yabancı olması nedeni ile yüklü miktarda tercüme giderlerinin bulunduğunu, 5 aydan fazla süren tedavi süresinde tedavi giderleri, hastane masrafları, hastaneye ulaşım masrafları, evinde tedavi gören davacının bakıcı giderleri vb. maddi zararlarının oluştuğu, ayrıca ruh ve beden sağlığının zarar gördüğünü belirterek, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.000,00 TL maddi tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep  etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; Kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkil sigorta şirketince tanzim edilen Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi sebebiyle müvekkil sigorta şirketinin davacıya karşı hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, bu poliçe sebebiyle müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğunun doğabilmesi için davacıda uzuv kaybının olması gerektiğini, davacı vekilinin tedavi giderleri ile ilgili talebi bakımından da müvekkil sigorta şirketinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, müvekkilinin manevi tazminat sorumluluğu bulunmadığını davanın reddine  karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... (...) Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; Kazaya karışan otobüsün Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Poliçesinin yaptırılması zorunlu olup talep edilen tazminatın öncelikli olarak bu poliçeden karşılanması gerektiğini, kaza tarihi itibariyle Taşımacılık Poliçesi limiti 200.000,00 TL olduğu, dosyada yolcu otobüsü kaza yapmış olduğundan davacı dışında başkaca yaralanan yahut vefat eden olduğu takdirde müvekkil şirket yalnızca kaza başına poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olacağı, tedavi masrafları bakımında müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını,  davacının manevi tazminat talebinin müvekkili şirket açısından reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Organizasyon ve Ticaret A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının iş gücü kaybı zararına uğradığı iddiasını ispat etmesi gerektiğini, davacının manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilecek ise dahi, tazminat miktarının felaketi özenir hale getirmemesi ilkesi dikkate alınmak suretiyle cüzi bir tazminata hükmedilmesini, dava iş kazasından ve haksız eylemden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkin açıldığı, aynı haksız fiilden dolayı Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesi 2011/115 E. 2013/57 K. Sayılı dosyası ile açılmış bir kamu davası olup söz konusu dosya halen Yargıtay incelemesinde olduğunu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; ... Turizm AŞ'ye ait ... plakalı aracın 25/02/2011 tarihinde ... Sigorta A.Ş tarafından hem ferdi kaza hem de aracın kaza sigortası bulunduğu talep edilen maddi ve manevi tazminatın usulsüz olduğunu, açılan davanın hukuka aykırı olması nedeniyle davanın reddini, ayrıca aleyhine 15.000,00 TL istenen maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminat davası açan davacı sadece kolunun kırılması ile uzun süreli iş göremezlik kaybı olmadığı, davacı sadece 3.gün devlet hastanesinde yattığı ve yurt dışında yani Selanik'e bağlı Larissa ilçesinde tedavi gördüğünü ve masraf yaptığını iddia ettiğini davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yan tarafından açılan dava yasal süre içerisinde açılmadığını, dava konusu kaza 25/02/2011 tarihinde meydana gelmiş olup gerek BK gerek KTK hükümleri uyarınca iki yıllık zamanaşımı süresi 25/02/2013 tarihinde dolduğu, dava konusu kaza sebebiyle müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, kazaya uğrayan ... plakalı aracın Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi ... sayılı poliçe ile diğer davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlendiğini, yurt dışı tedavi giderleri teminat kapsamında olmadığını, tedavi giderlerinden SGK'nın sorumluluğunun ortadan kalkmasına sebep olmadığını, davacı yan dava dilekçesinde müvekkilinin kaza neticesinde uzun süre çalışamadığını, işlerinin aksadığını ithalat ihracat yapamadığını ve bu sebeple zarara uğradığını belirtmiş ise de, müvekkilinin ancak sigortalısının kusuru oranından doğan zararlardan sorumlu olacağını, konuya ilişkin açılmış olan Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesi 2011/115 Esas sayılı dosyasının temyiz incelemesinden geçip kesinleşmesinin beklenilmesi gerektiğini davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın kısmen kabulü ile 13.323,01-TL geçici iş göremezlik, 46.519,68 TL sürekli iş göremezlik ve 13.323,01-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 73.165,03 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiazi ile birlikte davalılar ... Sigorta, ... Turizm, ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı ... Sigorta ve ... Sigorta (... Sigorta) yönünden davanın reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın 25/02/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Turizm ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... Org. ve Tic. A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ... Tic. A.Ş.  vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dosya kapsamında müterafik kusur araştırılmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, büyük hacimli araçların karışmış olduğu trafik kazalarında, kazanın meydana gelmesinden sonra araç içerisinde bulunanların zarar görmesinin başlıca faktörü araç içerisinde emniyet kemeri kullanılmaması olduğunu, Mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarı dava konusu olaya kıyasla fahiş kaldığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Davalı ... Tic. A.Ş.  vekili, davacının emniyet kemeri takmayıp zararın doğmasına veye artmasına neden olduğunu, müterafik kusurlu sayılması gerektiğini savunmuştur. Kaza tespit tutanağında emniyet kemeri takılı olup olmadığına ilişkin işaretleme yapılmadığı, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 150/2-b maddesi düzenlemesine göre davacının yolcu olduğu araç bakımından emniyet kemeri zorunluluğunun bulunmadığı (Benzer yönde; Yargıtay  4.  Hukuk Dairesinin 2021/3759 Esas, 2021/4961 Karar), kazanın meydana gelme şekli itibarıyla müterafik kusur indirimi yapılamayacağı anlaşıldığından, müterafik kusur yapılması gerektiği  yönündeki istinaf itirazının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. TBK'nın \"manevi tazminat\" başlıklı 56/1.maddesine göre, \"Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.\" TBK’nın 56/1. maddesi gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir. Kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanması, maluliyet oranı ve iyileşme süresi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, TBK'nın 56/1.maddesi kapsamında davacı lehine verilen manevi tazminat miktarı, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygundur. Bu nedenle davalı ... Tic. A.Ş.  vekilinin bu yöndeki istinaf iddia ve itirazı  da yerinde değildir. Bu nedenlerle; davalı ... Tic. A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı ... Tic. A.Ş. vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 5.681,00 TL harçtan peşin alınan 1.420,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.260,75 TL harcın davalı ... Tic. A.Ş. den  tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.17/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1c1d9abc108a2fa1","SID":"8890abb3db2ad58c"}}