{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 15/11/2023<br>DAVANIN KONUSU: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 19/01/2024<br><br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br> Asli müdahil .... A.Ş. vekili 14/11/2023 tarihli dilekçesinde özetle; 02/11/2023 tarihli mahkeme ara kararıyla mezkur teminat mektubu bakiyelerinin teminat mektuplarını düzenleyen garantör .... A.Ş.'nin ve .... A.Ş.'ye iade edilmemesine ve .... A.Ş. uhdesinde kalan toplam 577.000,00 TL tutarın komiser denetiminde ve gözetiminde davacı ..... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin ..... IBAN numaralı “Konkordato Vadesiz TL” hesabına ödenmesine karar verildiğini, müvekkili bankanın davacı firma lehine keşide ettiği 2.088.000,00 TL teminat mektubuna ilişkin tazmin bedelinin 288.000,00 TL'sinin muhatap banka uhdesinde tespit edildiğinin görüldüğünü, Yargıtay’ın istikrar kazanmış olan görüşüne göre banka teminat mektuplarının hukuki niteliğinin garanti sözleşmesi olarak nitelendirildiğini bu kabule göre teminat mektubunun bir rehin olarak kabul edilmediğini bu durumun rehinli malların paraya çevrilmesinin önlenmesi tedbiri içerisinde değerlendirilemeyeceğini, söz konusu bakiyenin müvekkili bankaya iadesinin gerektiğini, ayrıca söz konusu 288.000,00 TL'nin firma hesabına aktarılması halinde meblağın kullanılmaması için tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"... A.Ş.'nin davacı şirketten dava dosyasına sunulu ön proje ve mali verilerden görüldüğü üzere 3.189.638,75 TL. .... Kredi ve çek karşılığı toplamı ipotekli (3 kişi ipoteği- adi alacak niteliğinde) alacağı olduğu, .... A.Ş.'nin 13.07.2023 tedbir tarihi itibariyle davacı şirketten resmi defter verilerine göre alacağının bulunmadığı hali hazırda .... A.Ş.'nin, davacı şirket ortağı ....a ait 4.500.000,00 TL rayiç tutarlı, Denizli ile .... ilçesi .... bulvari mevkii .... ada/parsel nolu taşınmaz üzerinde ipoteği bulunduğu, ... A.Ş.'nin  alacağının mühlet kararının ilanından önce doğmuş bir alacak olduğu,   garantör bankaların geçici mühlet tarihinden önce doğmuş adi alacaklarının bulunması nedeniyle bu bedellerin garantör bankalara iade edilmesi halinde geçici mühlet tarihinden önce doğmuş borçların ödenmesi nedeniyle  alacaklılar arasında eşitsizlik oluşacağından  .... A.Ş.'nin 02.11.2023 tarihli  ara karardan rücu talebinin ve davacı .... İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin .... iban no´lu “Konkordato Vadesiz TL” hesabına ödenmesine karar verilen meblağın firma tarafından kullanılmasının engellenmesine yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine ...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, müdahil .... A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Müdahil .... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, muhatap banka uhdesindeki bakiyenin geçici mühlet tarihinden sonra doğmuş olması nedeniyle diğer alacaklılar arasında eşitsizlik yaratmamak amacıyla davacının talebi kabul edilmiş olsa da ilk derece mahkemesince bildirildiği üzere geçici mühlet tarihi itibariyle  davacının defter kayıtlarına göre müvekkili banka alacağının oluşmadığının raporlandığını, komiser heyeti nezdinde henüz alacak kaydı yaptırılmamış olmakla müvekkili bankanın davacılardan alacağının bulunduğunu ve devam etmekte olan Denizli İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibinin bulunduğunu, bu nedenle söz konusu meblağın bankaya iadesinin gerektiğini yada en azından paranın davacı şirket tarafından kullanılmasının engellenmesi gerektiğini, diğer alacaklılar arasında eşitsizlik yaratılmaması ilkesi uygulanırken müvekkili bankanın haklarının zarara uğratıldığını, müvekkili bankanın alacağının devam etmekte olup ipotekli taşınmazın geçici mühlet kararı kapsamında verilen tedbirler nedeniyle paraya çevrilemediğini, müvekkili bankanın açık hesabına mühlet kararı içerisinde gelen meblağın firma tarafından kullanmasının kabulünün mümkün olmadığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, İİK'nın 285. vd. maddeleri uyarınca açılmış konkordato talebine ilişkindir. <br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br> HMK 341/1-b maddesinde istinafa tabi kararlar düzenlenmiş olup buna göre; ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlar için istinaf yoluna başvurulabilir. <br>Öte yandan konkordato müessesi 28/02/2018 tarihli 7101 Sayılı Kanun ile İİK'nın 285 ila 309 maddelerinde yapılan değişiklik ile yeniden düzenlenmiştir. Belirtilen maddelerde konkordato yargılaması sırasında verilen kararların kanun yolları da düzenlenmiştir. İİK'nın 287/son maddesinde mahkemenin verdiği tedbirlere ilişkin istinaf kanun yoluna gidilemeyeceği düzenlenmiş olup, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara karara karşı İİK'nın 287/son maddesi uyarınca  istinaf yolu kapalı olduğundan, müdahil .... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Müdahil ..... A.Ş. vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,<br>2-Müdahil .... A.Ş. tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendisine İADESİNE,<br>3-Müdahil ..... A.Ş.'nin istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından müdahil ....A.Ş. lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f ve İİK'nın 287/son maddeleri gereğince kesin olarak karar verildi.<br><br>\t\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"380f10ef5e66d324","SID":"f1ee5c72d5f2ba9b"}}