{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2020/961 <br>KARAR NO\t\t: 2024/191<br>KARAR TARİHİ\t: 18/01/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/02/2020<br>NUMARASI\t\t: 2018/331 Esas 2020/149 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 18/01/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 18/01/2024<br><br>Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin,  davalı şirketten aralarındaki iş ilişkisinden kaynaklanan 5.673,42 TL değerinde cari hesaptan bakiye kalan alacağı bulunduğunu, ödenmeyen borçtan kaynaklı davalı şirket hakkında İzmir 4. İcra Müdürlüğünün 2017/10799 E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı yanca haksız ve kötü niyetli olarak yöneltilen itirazlar neticesinde icra takibinin durdurulduğunu, davalı aleyhine işbu itirazın iptali davasının açılması zaruriyetinin doğduğunu, takibe konu alacağın cari hesaptan kaynaklanan para borcu olduğunu, HMK 6. Maddesi ile para borçlan TBK 89. Maddesi hükmü gereği aksine bir anlaşma bulunmuyorsa götürülecek borçların alacaklının ödeme zamanındaki ikametgahında ifası gerektiğini bu nedenle davalı tarafın yetki itirazının haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkili şirketin kanuni defterleri incelendiğinde icraya konu cari hesaptan bakiye kalan alacağa ilişkin davalı şirketin borçlu olduğunun anlaşılacağını beyanla  davalının İzmir 4. icra Müdürlüğünün 2017/10799 E. sayılı dosyasındaki itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava  etmiştir.<br>CEVAP: Davalı  davaya cevap vermemiştir.<br>MAHKEMECE: \"...Dava; itirazın iptali davasıdır. Davacı tarafça, davalı tarafa söz konusu ticari ilişkiye  istinaden muhtelif tarihlerde düzenlenmiş  davaya konu  faturalardan  kaynaklı borcunu ödemediği  iddiasıyla  İzmir 4. İcra Müdürlüğü'nün 2017/10799 Esas sayılı dosyası ile 5.673,42-TL asıl alacak üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının icra takibine itirazı üzerine davacı tarafça davalının itirazının  iptali için mahkememize dava açtığı anlaşılmıştır.<br>Uyuşmazlık konusu döneme ait davalı defterlerinin meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen mahkememize ibraz edilmediği ve yerlerinin bildirilmediği anlaşıldığından davalı taraf ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılamamıştır. <br>Mahkememizce uyuşmazlık konusu döneme ilişkin davacı taraf defterleri üzerinde inceleme yaptırılarak bilirkişi raporu aldırılmış, dosyaya sunulan 01/08/2018, 25/01/2019 ve 07/10/2019 havale tarihli raporların denetime elverişli ve açık olması nedeniyle mahkememizce itibar edilmiştir.<br>Davacı  defterleri usulüne uygun tutulduğundan mahkememizce sahibi lehine delil vasfını taşıdığı kanaatine varılmış, incelenen davacı defterlerine göre davacının davalıdan 5.673,42 TL alacaklı olduğu, davalının incelenen BA formlarına göre davacı tarafça icra takibine dayanak yapılan  2016 yılına ait  5 adet faturanın  9.157,00 TL matrah olarak vergi dairesine bayan edildiği, 27/09/2016 tarihli 571662 nolu irsaliyede teslim alan kısmında ismi yazılı Mehmet Karaman isimli  şahsın  SGK dan gelen yazı cevabı doğrultusunda halen ya da daha önce davalı  şirket çalışanı olmadığının bildirildiği, söz konusu irsaliyede teslim alan imzasının bulunmadığı anlaşıldığından davacının 27/09/2016 tarihli 571662 nolu irsaliyede belirtilen 2.151,92 TL bedelli  malları davalıya teslim ettiğini ispatlayamadığı, diğer davaya konu faturalardaki  malları davalıya teslim ettiği, davalının da dava konusu faturalardaki malları teslim almadığına ilişkin herhangi bir beyanda bulunmadığı, davaya cevap vermediği ve fatura bedellerini ödediğine dair her hangi bir belge sunmadığı anlaşılmakla, denetime elverişli ve açık olan bu nedenle mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporlarına  göre ve davacı defterlerinde belirtilen alacak üzerinden  davanın kısmen kabulü ile,  davalı borçlunun İzmir 4. İcra Dairesinin 2017/10799 esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin; 3.521,50- TL asıl alacak üzerinden devamına fazlaya ilişkin istemin reddine,  alacak belirlenebilir olduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilerek,\" gerekçesi ile, \"davanın  kısmen kabulü ile; davalı borçlunun İzmir 4. İcra Dairesinin 2017/10799 esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin; 3.521,50 TL asıl alacak üzerinden devamına fazlaya ilişkin istemin reddine,  3.521,50 TL üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\"şeklinde karar verilmiştir,<br>Mahkeme kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince verilen kararın reddedilen miktar yönünden usul ve yasaya aykırı olduğunu, 31.07.2018 tarihli bilirkişi raporunda  belirtildiği üzere müvekkili şirketin ticari defterleri incelendiğinde davalı şirketin 5.673,42 TL borçlu olduğunun anlaşıldığını, müvekkilinin ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmuş olup bu sebeple sahibi lehine delil vasfı taşıdığını, yerel mahkeme kararında; \"söz konusu irsaliyede teslim alan imzasının bulunmadığı anlaşıldığından davacının 27/09/2016 tarihli 571662 nolu irsaliyede belirtilen 2.151,92 TL bedelli malları davalıya teslim ettiğini ispatlayamadığı\" gerekçe gösterilerek bu miktar yönünden davalarının reddine karar verilmiş olsa da mahkemenin kararının bu yönüyle usul ve yasaya aykırı olup 2.151,92 TL bedelli malların teslim edildiğinin müvekkilinin ticari defterleri ve incelenen BS ve BA formları ile açıkça anlaşıldığını,  yerel mahkemenin 05/12/2019 tarihli duruşmada \"Davalı şirket adresine isticvap davetiyesi çıkartılarak 09/08/2016 irsaliye tarihli 522,96 TL bedelli malların, 22/08/2016 irsaliye tarihli 244,84-TL bedelli malların kendilerince teslim alınıp alınmadığı, imzaların şirket yetkilisine veya teslim almaya yetkili şirket çalışanına ait olup olmadığına ilişkin beyanlarının alınacağının belirtilerek gelmedikleri takdirde belirtilen irsaliyelere konu malların teslim almış sayılacakları hususunun ihtar edilmesine\" karar verdiğini, davalı tarafın ise bir sonraki duruşmaya gelmediğini  bu nedenle malların teslim alındığının kabul edildiğini, davalı tarafın ne açmış oldukları davaya cevap verdiğini ne de duruşmalara katıldığını, itirazlarını ispata yönelik hiçbir eylemde bulunmadıklarını, ticari defterlerini dahi mahkemeye sunmadıklarını, bundan da anlaşılacağı üzere  davalı yanın takibe itiraz etmesinin nedeninin yalnızca süreci uzatmak olup kötü niyetli olduğunu belirterek ilk derece mahkemesince verilen kararın kısmen kaldırılarak İzmir 4. İcra Müdürlüğü'nün 2017/10799E. Sayılı takibin  mahkemece reddedilen 2.151,92 TL ile birlikte toplam 5,673,42-TL yönünden takibin devamına, % 20 icra inkar tazminata yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; cari hesaptan kaynaklı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>Hukuk Muhakemeleri Kanununun 24/11/2016 tarihli ve 6763 Sayılı Kanunun 41. maddesi ile değiştirilen 341/2 fıkrasında öngörülen kesinlik sınırı 3.000,00 Türk Lirasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın ek 1. maddesi uyarınca 01/01/2020  tarihinden itibaren ise, bu sınır  5.390,00 Türk Lirasıdır. Davacı tarafın istinafa konu ettiği alacak miktarının red edilen 2.151,92 TL olması nedeniyle 18/02/2020 tarihli karar bu yönü ile kesin niteliktedir.(Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2019/2829 esas ve 2019/4446 karar sayılı ilamı da bu doğrultudadır.)<br>Somut olayda; mahkemece davacı yönünden verilen verilen karar kesin nitelikte olup, kesin olan kararlara karşı HMK'nın 346. maddesi hükmü uyarınca ilk derece mahkemesince istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, HMK'nın 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince de bu yönde karar verilebilir. Bu karar usule ilişkin nihai karardır. Bölge Adliye Mahkemesince verilen bu usulden ret kararına karşı temyiz yolu da kapalıdır.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 05/01/2018 tarih, 2017/5397 esas ve 2018/5 karar sayılı ilamı bu yöndedir.)<br>Öte yandan; mahkemece verilen kararlara karşı tarafların hangi kanun yoluna ve hangi sürede başvuracağının tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirtilmesi, bu belirlemenin tarafların iradesini yanıltmayacak bir şekilde doğru olarak yapılması gerekeceği, başka bir deyişle, verilen karar, ara ve ek kararlarda, yargı mercii tarafından hem kanun yolunun hem de kanun yoluna ilişkin başvuru süresinin tarafları hataya düşürmeyecek şekilde doğru olarak gösterilmesi gerekecektir. Aksi takdirde, bu durumun tarafların haklarını arayabilmelerini zorlaştıracağı, dolayısıyla mahkemece verilen kararda kanun yolunun hatalı belirlenmesi durumunda, hatalı belirlemenin sonuçlarının taraflara yükletilmeyeceğinden gerek istinaf başvuru harcı ve gerekse istinaf karar harcının  davalıdan tahsiline yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br>Yukarıda açıklamalar ışığında HMK'nın 352. maddesindeki düzenleme gereğince davacı yönünden verilen  mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İlk derece mahkemesi kararı, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesi uyarınca kesin olması sebebiyle Davacının istinaf başvurusunun USULDEN REDDİNE,<br>2-Davacının yatırmış olduğu 148,60 TL istinaf kanun yolu başvuru harcı ve 54,40 TL istinaf karar harcının istemi halinde davacıya iadesine,<br>3-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,<br>4-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve yargılama giderlerinin iadelerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi 18/01/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4eed0a72013255ba","SID":"82dd5e743ac87f91"}}