{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/576 Esas<br>KARAR NO: 2024/228 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/10/2022<br>NUMARASI: 2021/396 E.  -  2022/190 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli)<br>KARAR TARİHİ: 06/02/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin TPMK nezdinde  07. sınıftaki bir kısım emtialar için ... tescil nolu “...” markasını tescil ettirdiğini, “...” markasının tanınmış marka olduğunu, hükümsüzlüğü talep edilen ... tescil nolu “...+şekil” tescil başvurusuna yaptıkları itiraz sonucunda  07. sınıftaki \"ambalajlama makineleri, doldurma-tapalama ve kapatma makineleri, etiketleme makineleri, tasnifleme makineleri ve yukarıda sayılan makinelerle aynı işleve sahip robotlar ve robotik mekanizmalar (elektrikli plastik kapama/mühürleme/ cihazlar-paketleme-dahil). Tekstil makineleri, dikiş makineleri ve bunlarla aynı işleve sahip endüstriyel robotlar.\" emtiaları için müvekkilinin markası ile karıştırılma ihtimali bulunduğu gerekçesiyle tescil kapsamından çıkartıldığını, markanın 07. sınıftaki bir kısım emtialar için davalı adına tescil edildiğini, taraf markalarının esas unsurları olan \"...\" ve \"...\" kelimelerinin sektör itibariyle ayırt edici kelimeler olduklarını, markaların fonetik, kulağa gelen ses uyumu ve söyleniş şekli açısından benzer olduğunu, davacı markasının daha önceki bir tarihte tescil edildiğini, tanınmış marka olduğunu, davalının marka tescilinin kötüniyetle yapıldığını, davalının \"...\" markasının fiilen \"ambalajlama makineleri, doldurma-tapalama ve kapatma makineleri, etiketleme makineleri, tasnifleme makineleri ve yukarıda sayılan makinelerle aynı işleve sahip robotlar ve robotik mekanizmalar (elektrikli plastik kapama/mühürleme cihazlar-paketleme-dahil. Tekstil makineleri, dikiş makineleri ve bunlarla aynı işleve sahip endüstriyel robotlar\" için kullandığını, bu durumun müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğini belirterek, davalının markasının 07. sınıf yönünden hükümsüzlüğüne ve tescil edilmediği emtialarda müvekkili markalarıyla iltibas yaratan kullanımlarının müvekkilinin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile men'ine, davalıya ait \"...\" ibaresi altında üretilen müvekkilinin tescili kapsamındaki emtiaların kullanımının, üretiminin ve pazarlanmasının yasaklanmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi tazminatın tecavüz tarihi itibariyle işleyecek ticari faiziyle ve 10.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt  tarihi itibariyle işleyecek ticari faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline, marka hakkına tecavüz eden davalı hakkında verilen kararın masrafı davalı tarafından karşılanmak üzere kamuya yayın yoluyla duyurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; 2012 yılında kurulan müvekkilinin “hat sonu çözümleri” olarak ifade edilen ve ambalajlı ürünleri kolileme, paketleme, istif işine yarar kaldırma, taşıma ve iletme makineleri üretimi yaptığını, makinelerinde ... tescil no.lu \"...\" markasını kullandığını, markanın \"...\" ve \"makine\" kelimelerinin birleştirilmesinden oluşan \"şekil+...\" şeklinde oluşturulduğunu, marka başvurusuna itiraz kabul edilerek bir kısım emtianın tescil listesinden çıkarılarak kalan mal/hizmetler yönünden markanın tesciline karar verildiğini, Türkiye’de faaliyeti olmayan davacı şirketin internet üzerinden sorgulandığında güncel bir faaliyetine rastlanmadığını, taraf markaları arasında ayırt edilmeyecek kadar benzerlik olmadığını, davacının internet sitesinde \"markalar\" başlığı \"...\" alt başlığı kısmında \"dozaj, doldurma ve paketleme\" alanında bir uzman ve pazar lideri olduğundan bahsedildiğini, ürünün belli bir ölçüye ayrılması, cam-karton-film-plastik ya da metal bir kaba doldurulması, ağzının kapatılması-tapalama ve ambalajlanması ile etiketlenmesi sürecinin tarif edildiğini, oysa müvekkili şirketin hiçbir surette bu sürece dahil olmadığını, müvekkilinin mekanik çözümlerinin bütün bu aşamalardan geçmiş ve ambalajı tamamlanmış ürünün kolilenmesi-paketlenmesi aşamasında sunduğunu, dolayısıyla müvekkilinin \"şekil+...\" markası ile davacı emtialarının aynısını ürettiği iddiasının  yerinde olmadığını, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını,  tescilli markasını kullandığından marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin mevcut olmadığını, iltibas tespit edilirse gerekirse markanın hükümsüz kılınabileceğini belirtmiştir. <br>MAHKEME KARARI: İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 15.05.2018 tarihli 2014/240 E. -  2018/132 K. sayılı kararıyla; \"Toplanan deliller ve alınan kök ve ek raporlar ışığında, davalının 7. sınıfta kaldırma, taşıma, ve iletme makinaları aynı işleve sahip robotik mekanizmalar(asansörler, yürüyen merdivenler, vinçler dahil) emtialar yönünden davacı markası ile karıştırılma ihtimali bulunduğu tespit edilmekle kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği, davalının kötü niyeti tespit edilemediğinden sair emtia tescillerine yönelik hükümsüzlük talebinin reddi gerektiği, davalının ayrıca tescilli emtiaları dışında davacın tescili kapsamındaki kolileme, streçleme, paketleme alanında kullanımının davalı http://...com.tr internet sitesi görsellerinden, tabelalarından tespit edilmekle tecavüz ve haksız rekabetin de önlenmesi gerektiği, davalı ticari defterlerinden her ne kadar kullanım tespit edilememişse de davalının tescilli markası dışında davacı markasına tecavüz oluşturacak şekilde dosyadaki görsellerden anlaşılacağı şekilde tecavüzü bulunduğundan kusurlu olan davalının marka hakkının ihlali nedeniyle davacının maddi ve manevi tazminat talebi de yerinde olduğu, bilirkişi tarafından belirlenen maddi tazminat miktarından taleple bağlı olarak 10.000 TL'ye, manevi zararına yönelik takdiren uygun bulunan  10.000 TL  manevi tazminata ve hükmün ilanına  hükmedilmesi gerektiği\" gerekçesiyle; \"Davacı şirket tarafından davalı ... Ltd. Şti aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile, -Davalının TPE nezdinde tescilli ... tescil nolu ...+Şekil ibareli markasının 7.sınıftaki kaldırma, taşıma; 7. sınıftaki kaldırma, taşıma ve iletme makineleri aynı işleve sahip robotik mekanizmalar (asansörler, yürüyen merdivenler, vinçler dahil) emtialar yönünden kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine,  -Sair emtialara yönelik hükümsüzlük talebinin reddine,-Davalı yanın markasının tescilli olduğu sınıflar dışında kullanımı nedeniyle davacının marka hakkına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine ve menine, -Davalının davacı marka tescili kapsamında bulunan kolileme, streçleme ve paketleme alanındaki tecavüze konu emtiaları kullanımının, üretiminin, pazarlanmasının önlenmesine ve davalı internet sitesindeki tecavüze konu görsellerin içerikten çıkarılmasına, -Davacı yanın KHK 66/b maddesi kapsamında talep ettiği yoksun kalınan kazanca yönelik olarak takdiren 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Davacının marka hakkının ihlaline dayalı olarak meydana gelen manevi zarara yönelik takdiren 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,-Masrafı davalıdan alınmak üzere kesinleşen hüküm özetinin yurt çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde bir kez ilanına\" karar verildiği görülmüştür.Karar, davalı vekilince istinaf edilmiştir. <br>KALDIRMA KARARI: Dairemizin 02/12/2021 tarihli  2019/210 E. - 2021/2063 K. sayılı kararıyla; \"...Dava, davalının ... sayılı ... markasının 07. Sınıf yönünden kısmen hükümsüzlüğü ve terkini ile, davalının markasını tescil sınıfı dışında kullandığından bahisle markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 10.000 TL maddi tazminat ile 10.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı tarafça dava dilekçesinde yoksun kalınan karının \"davalının markayı kullanmak suretiyle elde ettiği gelir seçeneğine\" göre hesaplanmasını talep etmiş, mahkemece Sakarya Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılmak suretiyle rapor alındığı anlaşılmışsa da, bilirkişi raporunda davalının yıllara göre faaliyet karının hesaplanmasında tüm üretiminin dikkate alındığı, oysa rapor içeriğinden satış faturalarının incelenmesinde; Palet Taşıma Sistemleri, Streç Sarma Makinesi, Kolileme sistemleri, Yedek Parça Satışları ve Revizyonları olarak satışlarının gözlendiğinin, davalıya ait internet sitesi görsellerinde satış faturasında da görüldüğü gibi, Kolileme, Paketleme, Streç Sarma Makinalarının görüldüğünün  beyan edildiği anlaşılmakla, bilirkişi tarafından davalıya ait satış faturalarından  \"Kolileme, Paketleme, Streç Sarma Makinalarına\" ilişkin faturaların dikkate alınmak suretiyle, 14/11/2014 tarihine kadarki dönem için hesaplama  yapılması gerekirken, \"Palet Taşıma Sistemleri ve Yedek Parça Satışları ve Revizyonlarına\" ilişkin satışların dikkate alınarak tüm satışlar üzerinden hesaplama yapılması yerinde olmamıştır. Mahkemece eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporuna göre karar verilmesi ve davanın  maddi tazminat talebi yönünden kısmi dava olarak açıldığı gözetilmeksizin, davacının talep edebileceği tazminatın tespitinden sonra talep edilen kısım yönünden karar verilmesi gerekirken, bilirkişi raporundaki tespit edilen hangi miktarın kabul edildiği açıklanmadan yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiş, davalı vekilinin sair istinaf istemlerinin bu aşamada incelenmeksizin, istinaf isteminin kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın Dairemizin kararında işaret edilen tarihler arasında  \"Kolileme, Paketleme, Streç Sarma Makinalarına\" ilişkin faturaların dikkate alınmak suretiyle hesaplama yapılması için ek rapor yahut yeni bir rapor alındıktan sonra karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine\"  karar verilmiştir. KALDIRMA SONRASI MAHKEME KARARI:  İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 27.10.2022  tarihli 2021/396 E.  -  2022/190 K. \"...Toplanan deliller ve BAM kaldırma kararı doğrultunda alınan talimat raporu, alınan kök ve ek raporlar ışığında davalının 7. sınıfta kaldırma, taşıma, ve iletme makinaları aynı işleve sahip robotik mekanizmalar(asansörler, yürüyen merdivenler, vinçler dahil) emtialar yönünden davacı markası ile karıştırılma ihtimali bulunduğu tespit edilmekle kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerekmiş, davalının kötü niyeti tespit edilemediğinden sair emtia tescillerine yönelik hükümsüzlük talebinin reddi gerekmiş, davalı ayrıca tescilli emtiaları dışında davacın tescili kapsamındaki kolileme, streçleme, paketleme alanında kullanımı davalı http://...com.tr internet sitesi görsellerinden, tabelalarından tespit edilmekle tecavüz ve haksız rekabetin de önlenmesi gerektiği, davalı ticari defterlerinden yapılan inceleme sonucunda talep edilen maddi tazminatı aşan miktarda hesaplama yapıldığı anlaşılmakla taleple bağlı kalınarak 10.000 TL'ye hükmedilmesi gerekmiş, ayrıca davacı markasının tecavüz nedeniyle meydana gelen manevi zararına yönelik takdiren uygun bulunan 10.000 TL  manevi tazminata da hükmedilerek hükmün ilanı doğrultusunda; 1-Davacı şirket tarafından davalı  ... Ltd. Şti aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile  2-Davalının TPE nezdinde tescilli ... tescil nolu ...+Şekil ibareli markasının 7.sınıftaki kaldırma, taşıma .7. Sınıftaki kaldırma, taşıma ve iletme makineleri aynı işleve sahip robotik mekanizmalar ( asansörler, yürüyen merdivenler, vinçler dahil) emtialar yönünden kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, 3-Sair emtialara yönelik hükümsüzlük talebinin reddine, 4-Davalı yanın markasının tescilli olduğu sınıflar dışında kullanımı nedeniyle davacının marka hakkına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine ve menine,5-Davalının davacı marka tescili kapsamında bulunan tecavüze konu emtiaları kullanımının, üretiminin, pazarlanmasının önlenmesine ve davalı internet sitesindeki tecavüze konu görsellerin içerikten çıkarılmasına 6-Davacı yanın KHK 66/b maddesi kapsamında talep ettiği yoksun kalınan kazanca yönelik olarak talebe bağlı kalınarak 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacının marka hakkının ihlaline dayalı olarak meydana gelen manevi zarara yönelik takdiren 10.000,00 TL manevi manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Masrafı davalıdan alınmak üzere kesinleşen hüküm özetinin yurt çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde bir kez ilanına,\" karar verildiği anlaşılmıştır. <br>İSTİNAF BAŞVURUSU: Davalı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; müvekkilinin “Şekil+...” şeklindeki marka tescili için TPE nezdinde 28/05/2012 tarihli başvuru yapıldığını, davacının marka başvurusuna itirazı üzerine, bir kısım emtianın marka başvurusundan çıkarılarak tescil edildiğini, müvekkilinin tescil sürecini marka vekilinin takip etmesi nedeniyle itirazdan haberdar olmadıklarını, müvekkilinin marka başvurusu sırasında davacı şirketin varlığından ve faaliyetlerinden haberdar olmadığını,Mahkemece alınan 11/09/2015 tarihli bilirkişi raporuna itiraz etmelerine rağmen mahkemece hüküm vermeye yeterli olmayan rapora dayanılarak karar verildiğini, alınan ek raporda da aynı şekilde  soyut iddia ve varsayımlarla görüş bildirildiğini, müvekkilinin ne şekilde markaya tecavüz bulunduğu ve bu kullanım dolayısıyla elde ettiği kazanç hususlarını cevapsız bıraktıklarını, bilirkişilerin davacının markasının tescil sınıflarına da ulaşamadıklarını beyan ettiklerini, raporun hükme esas alınamayacağını.556 sayılı KHK’nın 42.maddesinde belirtilen hükümsüzlük hallerinin mevcut olmadığını, 13/02/2018 tarihli TPMK yazısı ile davacı şirketin marka tescilinin “paketleme makinaları, yem makinaları, şişe kapaklama makinaları, doldurma ve kapaklama makinaları, saşe/torbacık yapmak için makinalar, saşe/torbacık doldurma makinaları, saşe/torbacık mühürleme makinaları”na ilişkin olduğunun bildirildiğini, davacı şirketin emtia listesinin birincil ve ikincil ambalajlamada  kullanılan ekipmana ilişkin olduğunu, müvekkili şirketin ise ikincil ambalajlaması da tamamlanmış ve artık mamul haline gelmiş maddelerin kolilenmesi, paletlenmesi, taşınması konularında faaliyet gösterdiğini, bu iki gruptaki emtianın birbirleriyle hiçbir surette benzeşmediği gibi tamamen farklı iş alanları için kullanıldığını,  müvekkilinin markasının tescil edildiği 07. sınıftaki \"kaldırma, taşıma ve iletme makineleri, aynı işleve sahip robotik mekanizmalar (asansörler, yürüyen merdivenler, vinçler dahil)\" emtialar bakımından 556 sayılı KHK’nın 42.maddesinde tahdidi olarak sayılmış hükümsüzlük hallerinin hiç birinin mevcut olmadığını.Müvekkilin 07. sınıfta olup tescil listesinde yer almayan emtiya ilişkin kullanımının bulunmadığını dolayısıyla marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin söz konusu olmayacağını, davacı şirketin markasının tescili kapsamındaki emtiaları ürettiğine ilişkin somut maddi bir delilin tüm dosya kapsamında mevcut olmadığını.Müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet niteliğinde bir eylemi ya da markanın kullanımı bakımından bir kusuru ispat olunamadığından, hükmedilen tazminatın (maddi-manevi) hukuka uygun olmadığını, KHK'nın  66/b maddesi kapsamında tazminatın hesaplanmasının, marka sahibinin fiili zararı ve yoksun kalınan kar kalemlerinden oluştuğunu, fiili zararın aktifin azalması veya pasifin artması şeklinde meydana geldiğini, davacı şirketin bir zararının, zedelenen herhangi bir ekonomik yada hukuki menfaati olmadığı gibi müvekkili şirketin bir kusuru ve iddia edilen şekilde elde ettiği haksız bir kazancının mevcut olmadığını.Müvekkili aleyhine ayrı ayrı üç kez vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyanla, mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: Dosya arasında bulunan TPMK kayıtları incelendiğinde; davacının ... tescil numaralı \"...\" markasının 07. sınıfta “Paketleme makinaları, yem makinaları, şişe kapaklama makinaları, doldurma ve kapaklama makinaları, şase/torbacık yapmak için makineler, şase/torbacık doldurma makinaları, şase/torbacık mühürleme makineleri” emtialarını kapsadığı; Davalının ... numaralı \"...\" markasının 07. sınıfta \"İş makineleri, aynı işleve sahip robotik mekanizmalar. Kaldırma, taşıma ve iletme makineleri, aynı işleve sahip robotik mekanizmalar (asansörler, yürüyen merdivenler, vinçler dahil). Tarım, hayvancılık, ziraat sektörlerinde ve tahıl, meyve, sebze gıda işlenmesinde kullanılan makineler ve robotik mekanizmalar. Kara taşıtları için olanlar hariç motorlar, elektrikli motorlar, bunların parçaları ve tertibatları (kara taşıtlarında kullanılan ve bu sınıfta yer alan parçalar, elektrikli kapı açma-kapama üniteleri dahil) Rulmanlar, bilyalı veya masuralı yataklar. Lastik sökme ve takma makineleri. Alternatörler, jeneratörler, elektrik jeneratörleri, güneş enerjisi ile çalışan jeneratörler. Boya makineleri, otomatik boya püskürtme tabancaları, elektrikli zımbalama makineleri ve tabancaları, elektrikli yapıştırıcı tabancalar, basınçlı hava veya sıvı püskürtücü makineler için tabancalar, elektrikli el matkapları, motorlu el testereleri, dekupaj makineleri, spiral makineler, basınçlı hava üreticiler, kompresörler, araç yıkama makineleri ve yukarıda sayılan makine ve araçlarla aynı işleve sahip robotlar. Matbaa makineleri. Makine veya motor parçası olmayan pompalar (akaryakıt dolum ve dağıtım pompaları ve bunların tabancaları dahil). Doğrama, öğütme, ezme, çırpma ve ufalama için mutfakta kullanılan elektrikli aletler; yıkama makineleri (çamaşır, bulaşık, yıkama makineleri, çamaşır kurutucuları ısıtma yöntemi ile kurutmayanlar dahil); zemin, halı veya döşeme temizleme amaçlı elektrikli makineler, elektrikli süpürgeler ve bunların parçaları. Otomatik satış makineleri” emtiaları ile, 12. ve 42. sınıfta tescilinin bulunduğu anlaşılmıştır.Davalının ticaret sicil kaydı incelendiğinde; davalı şirketin 14/05/2012 tarihinde kurulduğu, faaliyet alanının: Her türlü sanayi makineleri, bilumum elektrikli ve elektronik, hidrolik ve pnömatik makineler ile bunlara ait tüm yedek parça, aksesuar, teçhizat ve ekipmanları, Her türlü kullanım alanları için üretim ve iş makineleri, raylı sistem....paketleme ve ambalaj ....istifleme konveyörleri....birleştirici makineler, asansör, deri, tekstil ve terbiye makineleri, donanımları vs. alanlar olarak belirlendiği görülmüştür.İlk derece mahkemesince üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan 15/09/2015 tarihli kök raporda;   davacı adına 07. sınıftaki bir kısım emtialar için ... tescil no.lu \"...\" markasının tescil edilmiş olduğu, tanınmış marka iddiasının ispatlanamadığını, davalının \"...\" markasının 07 sınıftaki bir kısım emtialar için davalı adına tescil edilmiş olduğu, taraf markalarının esas unsurları olan ... ve ... kelimelerinin belirtilen faaliyet alanlarında kullanılan bir terim, vasıf, cins vb. nitelikte ibareler olmamakla, sektör itibariyle ayırt edici kelimeler oldukları, markaların fonetik, kulağa gelen ses uyumu ve söyleniş şekli açısından benzer olduğu, davacı markasının daha önceki bir tarihte tescil edildiği, davacı markasının TPE online kaydının incelenmesinde, emtia listesinin tespit edilemediği, ancak davacı tarafın markasının \"ambalajlama makineleri, doldurma/tapalama ve kapatma makineleri, etiketleme makineleri, tasnifleme makineleri ve yukarıda sayılan makinelerle aynı işleve sahip robotlar ve robotik mekanizmalar (elektrikli plastik kapama/mühürleme cihazlar-paketleme dahil\" emtialarını kapsadığı, davalı markasının 07. sınıfta tescil edildiği emtialardan “kaldırma, taşıma ve iletme makineleri, aynı işleve sahip robotik mekanizmalar (asansörler, yürüyen merdivenler, vinçler dahil)\" emtiaları bakımından, heyetteki teknik üyelerin;  \" talaşlı ve talaşsız imalat teknikleri bakımından benzerlik, mekanik sistemlerin tasarımı bakımından benzerlik, motor, kavrama vb. tahrik sitemleri bakımından benzerlik, mil, aks destekleme elemanları bakımından benzerlik, vida, rulman, yay vb. makina elemanları bakımından benzerlik, makina elemanlarının her makinada aynı fonksiyonu yerine getirmek üzere kullanılabilmeleri açısından benzerlik, dağıtım kanalları açsından benzerlik, bir fabrikada, bir imalat hattında yan yana bulunmaları zorunluluğu, birbirlerini tamamlayan makinalar olmaları\" vb. nedenler ile 07. sınıfta yer alan emtianın halk nezdinde karıştırmaya yol açacak nitelikte, markalar arasında bağlantı bulunduğu izlenimini uyandıracak şekilde benzer olduğundan 07. sınıfa ait olan marka tescilinin kısmen hükümsüzlüğü talebinin yerinde olduğunu tespit ettikleri, davacının markasının tanınmış marka olduğuna dair delillerin dosyaya sunulmamış olduğunu, tarafların faaliyet alanının benzer olduğu, davalı markasının 07. sınıfta bir kısım emtialar yönünden tescil edilmiş ise, davalının kullanımının 07. sınıfta olup tescil listesinde yer almayan emtialara ilişkin olduğu, davalı markasının kullanıldığı 07. sınıftaki emtiaların davacı adına daha önceki bir tarihte tescil edilmiş olan markanın emtia listesinde yer aldığından davalı eyleminin davacının marka hakkına tecavüz teşkil edeceği, somut olayda maddi ve manevi tazminat talebi açısından \"kusur\" şartının gerçekleşmiş olduğunun belirtildiği görülmüştür.İlk derece mahkemesince alınan 17/10/2016 tarihli ek raporda;  bilirkişi heyeti kök raporundaki görüşlerinin aynı olduğuna, davalının ... numaralı \"...\" markasının 07.sınıfta \"kaldırma, taşıma ve iletme makineleri, aynı işleve sahip robotik mekanizmalar (asansörler, yürüyen merdivenler, vinçler dahil)\" emtialarını içerdiğine, davacının 07.sınıftaki \"ambalajlama makineleri, doldurma, tapalama, kapatma makineler, etiketleme ve tasnifleme makineleri ve bu makinelerle aynı işleve sahip robotlar ve robotik mekanizmalar\" emtiaları benzerlik yönünden karşılaştırıldığında dağıtım kanalları açısından benzerlik, bir fabrikada, bir imalat hattında yan yana bulunmaları zorunluluğu, birbirini tamamlayan makineler olmaları nedeniyle, halk nezdinde karıştırmaya yol açacak nitelikte olduğu ve teknik bilirkişisi tarafından davalının tescili dışındaki söz konusu kullanımının tecavüz teşkil ettiğine dair görüş bildirmişlerdir. Mahkemece davalının ticari defterlerinin incelenmesi için Sakarya AHM'ne talimat yazılarak davalının marka tecavüzü nedeniyle elde ettiği kazancın tespitinin istendiği, 02/05/2017 tarihli raporda; davalı şirketin 2012-2013-2014 ve 2015 yıllarına ait tüm satış faturalarının incelendiği, Palet Taşıma Sistemleri, Streç Sarma Makinesi, Kolileme Sistemleri, Yedek Parça Satışları ve Revizyonları olarak satışlarının gözlendiği, davalıya ait internet sitesi görsellerinde satış faturasında da görüldüğü gibi, Kolileme, Paketleme, Streç Sarma Makinalarının görüldüğü,  davacının 07. sınıfa dahil \"ambalajlama makineleri, doldurma-tapalama ve kapatma makineleri, etiketleme makineleri ve bu makinelerle aynı işleve sahip endüstriyel robotların\" davalı satış faturalarında yer almadığını beyanla, davalı şirketin 2012-2013-2014 yıllarına ilişkin gelir tablolarını sunduğu, davalı şirketin 2012 yılında 26.593,80 TL, 2013 yılında 84.254,21 TL, 2014 yılında 84.105,69 TL faaliyet karının bulunduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. Kaldırma kararı sonrası ilk derece mahkemesince; Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/20 Talimat sayılı dosyası üzerinden alınan 05/07/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalı tarafın 2012 yılında toplam 309.076,06 TL’lik satış yaptığını, bu yılda dava konusu mal ile ilgili satışının bulunmadığını, Davalı şirketin 2013 yılında toplam 1.751.181,13 TL’lik satış yaptığını, dava konusu mallar ile ilgili satış rakamının ise 396.897,26 TL olarak tespit edildiğini, Davalı şirketin 2014 yılının tamamında 1.672.984,08 TL satış yaptığını, 2014 yılının tamamında 75.056,79 kar elde ettiğini, Mahkemece 14.11.2014 tarihine kadar hesap yapılmasının istenildiğini, bu tarihe kadar yapılan toplam satışın 1.470.318,43 TL olarak hesaplandığını, dava konusu mal satışının ise 491.387,56 TL olarak hesaplandığını, Davalı şirketin dava konusu satışlara ilişkin listesinin sunulduğunu, satış yapılan firmaların ticari sır niteliğinde olduğundan belirtilmediğini, dava konusu mal satış rakamının ise 888.284,82 TL olarak tespit edildiğini ve yapılan inceleme neticesinde; Davalının satışını yaptığı dava konusu mallarla ilgili 01.01.2012 tarihinden 14.11.2014 tarihine kadar 37.925,74 TL kar elde ettiği yönünde sonuç ve kanaate ulaştığı anlaşılmıştır.<br>G E R E K Ç E: Dava, davalının ... sayılı ... markasının 07. sınıf yönünden kısmen hükümsüzlüğü ve terkini ile, davalının markasını tescil sınıfı dışında kullandığından bahisle markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile maddi ve manevi tazminat davasıdır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı vekili karara karşı istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davalı vekili müvekkiline ait markanın davacıya ait marka ile benzer olmadığı, davacının markasının tescili kapsamında kalan emtialarda kullanılmadığı, tazminat koşullarının oluşmadığına dair istinaf talebinde bulunmuşsa da, davacının markasının “...”, davalının markasının ise “...” ibaresinden oluştuğu, davalının markasında fazladan “K” harfinin mevcut olduğu, “...” ibaresinin markaların tescilli oldukları mal ve hizmetler için ayırt ediciliği yüksek bir kelime olduğu, “...” ibaresinin her iki markada da yer alması nedeniyle markaların görsel ve işitsel olarak benzer oldukları, markalar arasındaki ayniyet derecesindeki benzerlikten dolayı bilinçli tüketiciler için dahi markalar arasında bağlantı kurulabileceği, alınan bilirkişi raporu ile davalının markasının 07.sınıfat tescilli olduğu “kaldırma, taşıma ve iletme makineleri aynı işleve sahip robotik mekanizmalar ( asansörler, yürüyen merdivenler, vinçler dahil)” emtiaların davacının markasının tescilli olduğu emtialar ile bağlantılı ve benzer olduklarının tespit edildiği, bu nedenle bu mal ve hizmetler için davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi uyarınca hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, davalının markasının tescil kapsamında bulunmayan  “kolileme, streçleme, paketleme” makinelerinde kullanıldığının davalı http://...com.tr internet sitesi görsellerinden, ticari kayıtlarından ve tabelalarından tespit edildiği, bu kullanımların davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği, davalının marka tescil başvurusuna davacı tarafça itiraz edilmesi nedeniyle davalının davacıya ait markadan haberdar olmadığının düşünülemeyeceği, davalının olayda kusurlu olduğu, maddi ve manevi tazminat koşullarının mevcut olduğu kanaatine varılmakla, davalı vekilinin buna ilişkin istinaf taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı vekili müvekkili aleyhine üç ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna dair istinaf talebiyle ilgili yapılan incelemede ise; davacının marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi, marka hükümsüzlüğü, maddi tazminat ve manevi tazminat olmak üzere dört ayrı davayı birlikte açtığı, objektif dava yığılmasının söz konusu olduğu, Mahkemece kabul edilen marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi davasıyla ilgili de davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu konuda karar verilmemişse de, bu konuda istinaf talebinde bulunulmadığı, diğer taleplerle ilgili davacı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf taleplerinin tümden reddine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 1.366,20 TL nispi harçtan, peşin alınan 341,55 TL harcın mahsubu ile bakiye 1024,65 TL eksik harcın  davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 10,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,  b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 06/02/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6a65c945d82ff113","SID":"3af0dc73c8988f15"}}