{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  31. HUKUK DAİRESİ     <br>                    T.C.<br>               ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       31.HUKUK DAİRESİ\t\t\t<br><br>DOSYA NO\t: 2024/19  Esas<br>KARAR NO\t: 2024/135                                     (İnceleme aşamasında / Duruşmasız)<br>\t\t   \t                 (Kararın Kaldırılarak Yeniden Hüküm                                                                                                         \t Kurulması 353/1-b-2)<br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/07/2023<br>NUMARASI\t\t: 2018/738 Esas-2023/525 Karar<br><br>DAVACI\t: ... <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: ... ...<br>VEKİLİ\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ\t:06/02/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:13/02/2024<br><br>Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br> İSTEM;<br>Davacı vekili tarafından verilen 01/11/2018 tarihli dava dilekçesinde özetle;    Davacı şirket ile davalı şirket arasında 01/03/2018 tarihinde davacı şirketin ... A.Ş.'ne karşı taahhüt ettiği ... 2.Bölge Üsküdar-Vaniköy Tesis ve KET yapımı işi çerçevesinde iki adet taşeron sözleşmesi imzalanmış olduğunu, davalının sözleşme döneminde yaptığı işlere ilişkin hakedişler düzenlenmiş olduğunu, bu hakedişlerle ilgili faturaların kesildiğini ve ödemeler yapıldığını, bu kapsamda davacı şirket ile davalı şirket arasında tek cari hesap işlemleri oluştuğunu, her ne kadar üç ayrı takip bulunmakta ise de sözleşmelerin aynı olması, hukuki ilişkinin tek olması ve tarafların da aynı olması nedeniyle üç takip için birlikte dava açılmış olduğunu, davalı yanca sözleşmeye istinaden düzenlenen ve 2018/12227 E. sayılı dosyasına konu icra takibine dayanak GIB2018000000033 numaralı 14.160,00 TL bedelli fatura ile 2018/12226 E. sayılı dosyasına konu icra takibine dayanak GIB2018000000031 numaralı 11.719,50 TL bedelli faturaların davacı şirket kayıtlarına alınmış olduğunu ve bu fatura bedellerinin ödendiğini, ancak 2018/12228 E. sayılı dosyada takibe konu edilen GIB2018000000032 numaralı 75.981,84 TL bedelli faturanın davacı şirket kayıtlarında bulunmadığını, dilekçeleri ekinde sundukları cari hesap ekstresi, hakediş raporları, ISG para cezalarına ilişkin belgeler ve ödeme belgelerinden de anlaşılacağı üzere davalının, sözleşmeler kapsamında ve takiplere dayanak yaptığı faturalar nedeniyle alacaklı olmadığını, sözleşmelerin 17. maddesi ve sözleşme eki şartname uyarınca davalının bütün iş güvenliği önlemlerini almakla yükümlü olduğunu ve işveren tarafından yapılacak yaptırımlardan sorumlu olduğunu, davalının iş güvenliği kurallarına uymaması nedeniyle asıl işverence takip tarihine kadar  müvekkili hakkında 92.820,00 TL ceza uygulandığını, söz konusu tutarın davacı şirket hakedişinden kesildiğini ve anılan tutarın sözleşmenin 17. maddesi ve şartname uyarınca davalıya yansıtıldığını, ayrıca davacı şirket bünyesinde sigortalı olmakla birlikte, sözleşmenin 12.1. maddesi uyarınca ücretleri davalı tarafından yapılması gereken işçilik ödemelerinin bulunduğunu, davalının bu durumu bilmesine rağmen, kötü niyetli olarak müvekkili şirket aleyhine icra takiplerini başlatmışsa da süresinde takiplere itiraz edilememiş olması nedeniyle takiplerin kesinleşmiş olduğunu, takibe konu bedellerin davalıya ödenmesi halinde, olası bir menfi tespit/istirdat kararından sonra, ödenen paranın geri alınma/tahsil kabiliyetinin bulunmadığını, bu nedenle icra veznesine ödenecek paranın davalı/alacaklıya ödenmemesi için tedbir talep ettiklerini, tedbir kararı verilmesi için alacağın tamamını icra veznesine yatırmaya ve mahkemece belirlenecek teminatı ödemeye hazır olduklarını beyanla; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkili davacı hakkında Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2018/12226 E., 2018/12227 E., ve 2018/12228 E. sayılı dosyalarıyla başlatılan icra takipleri nedeniyle, müvekkili davacı şirketin davalı şirkete borçlu olmadığının tespiti ile dava sonuna kadar teminat karşılığında icra veznesine yatıracakları paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davacı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı tarafından yasal süre içerisinde dosyaya cevap dilekçesi sunulmadığı ancak davalı vekili tarafından bilirkişi raporuna itiraz ve beyan dilekçesi sunulduğu, bu dilekçede Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2018/12228 E sayılı takip dosyasına konu edilen 75.981,84 TL'lik faturanın davacı şirket tarafından kabul edilmediği ve ticari defter kayıtlarına intikal ettirilmediği ancak taraflar arasında düzenlenen sözleşme uyarınca dokuz adet hakedişe ait fatura toplamının 520.674,17 TL olduğu, bu tutara 75.981,84 TL'lik fatura tutarının dahil olduğunu, %5 sözleşme teminatının da taraflarca imzalanan sözleşme gereği sadece hakediş bedeline kesilen fatura bedeli üzerinden alındığını, bu sebeple bu faturada da dahil olmak üzere müvekkilini 26.033,70 TL sözleşme teminat alacağının ortaya çıktığını, davacının kayıtlarına göre ise müvekkili şirketin %5 sözleşme teminatı alacağının 28.605,00 TL olarak kayıtlarında göründüğünü ve müvekkili kayıtlarında belirtilen tutardan dahi daha yüksek olduğunu, kısacası davacının hem 75.981,84 TL tutarlı faturayı kabul etmediğini ve şirket kayıtlarına intikal ettirilmediğini beyan ettiğini hem de bu faturanın %5 tutarındaki sözleşme teminatını borç olarak defterine işlediğini, bu nedenlerle davacı şirketin kötü niyetli olduğunu, yine müvekkiline rücu edilen cezaların müvekkili şirkete ait olmadığını, şayet müvekkili şirketin kusuru nedeniyle uygulanan bir ceza var ise davacı tarafından müvekkiline itiraz süresi içerisinde tebliğ edilmesi gerektiğini, aynı bölgede davacı şirkete bağlı dört taşeron firma daha bulunduğunu ve ... A.Ş.'ye o bölgede ilk defa iş yapılıyor olması nedeniyle yüklü cezalar kesildiğini, davacı şirketin bu cezaların tamamını müvekkiline iletmeye çalıştığını, tüm bu nedenlerle bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : <br>Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/07/2023 tarihli 2018/738 Esas 2023/525 Karar sayılı kararında özetle;  Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağına dayalı başlatılan icra takiplerine dair menfi tespit istemlerine ilişkin olup davacı yüklenici, davalı taşerondur.<br>Taraflarca dayanılan tüm deliller toplanmış, taraflar arasındaki sözleşme ve ekleri, fatura ve tutanaklar, dava konusu işe dair dava dışı ... kayıtları ile davaya dayanak Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2018/12226, 2018/12227 ve 2018/12228 sayılı icra takip dosyaları getirtilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.<br>Mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen 09/09/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; \"Davacı yanca, davalıya borç/alacak yazılmış bazı tutarların davalı yanca, davalı yanca, davacıya borç ve alacak yazılmış bazı tutarların ise davacı yanca ticari defter kayıtlarına intikal ettirilmesi sonucunda(sözleşme gereği teminat kesintisi olarak bloke edilmiş tutar dahil) davacı şirketin davalı şirketten 69.987,71 TL alacaklı olacağı hesaplandığından, davacının Ankara 19.İcra Müdürlüğü 2018/12226, 2018/12227 ve 2018/12228 E. sayılı dosyası ile takibe konu edilen faturalar nedeniyle davalı şirkete borçlu olamayacağı\" yönünde kanaat bildirildiği görülmüştür.<br>Mali müşavir, inşaat mühendisi, elektrik mühendisi ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetince düzenlenen 16/09/2020 tarihli kök ve 20/02/2023 tarihli ek raporda özetle; \"Dava dışı ... tarafından davacı şirkete düzenlenmiş bulunan ceza faturalarına konu tutarların, davacı ile davalı arasında imzalanmış sözleşme hükümlerine göre, davacı yanca, davalı yana yansıtılmış olduğu, davalının sözleşme kapsamında üstlendiği işler ile bu işlerin hangi çalışma mahallinde yapıldığı hususunda da bir denetleme yapılamadığı, ancak davacı yanca davalı yana düzenlenmiş ve davacı ticari defter kaydına intikal ettirilmiş olan (... tarafından düzenlenen faturalar nedeniyle yansıtılan tutar) ceza tutarlarının davalıya yansıtılması hususunun takdiri sayın mahkemeye ait olmak üzere; kesilen ceza tutarlarının sözleşmeye uygun ve davalı yanca üstlenilmiş iş mahalleri ile ilgili düzenlendiğinin kabulü halinde, davacı şirketin söz konusu ceza tutarlarının mahsubundan sonra, davalı şirketten 69.987,71 TL alacaklı olacağı hesaplandığından, davacının Ankara 19.İcra Müdürlüğü'nün 2018/12226, 2018/12227 ve 2018/12228 E. sayılı dosyası ile takibe konu edilen faturalar nedeniyle davalı şirkete borçlu olmayacağı\" yönünde, 12/05/2023 tarihli ek raporda ise özetle; \"Ankara 19. İcra Müdürlüğü’nün 2018/12228 Esas sayılı dosyasına konu 20.09.2018 tarih ve GIB201800032 no.lu KDV dahil 75.981,84 TL’lik faturaya konu hizmetin davalı şirket tarafından davacı yana verildiği kanaati oluşur ve davacı şirket tarafından düzenlenen ceza faturalarının dikkate alınmaması gerektiği düşünülür ise davalının davacıdan icra takip tarihleri itibariyle ticari defter ve kayıtlarında görünen tutar olan 43.724,47 TL alacaklı olacağı, bu alacağın dikkate alınması halinde davalının davacıdan;  Ankara 19. İcra Müdürlüğü’nün, 2018/12226 Esas sayılı dosyasına konu asıl alacak tutarı olan 11.719,50 TL Ankara 19. İcra Müdürlüğü’nün, 2018/12227 Esas sayılı dosyasına konu asıl alacak tutarı olan 14.160,00 TL, Ankara 19. İcra Müdürlüğü’nün, 2018/12228 Esas sayılı dosyasına konu asıl alacak tutarı olan 75.981,81 TL’nin ((43.724,47 – (11.719,50 + 14.160,00)) 17.844,97 TL’lik tutarı kadar alacaklı olduğu, diğer bir ifade ile davalının borçlu olmadığının tespiti talebinde bulunduğu icra dosyalarından sadece Ankara 19. İcra Müdürlüğü’nün, 2018/12228 Esas sayılı dosyasına konu asıl alacaktan (75.981,81 – 17.844,97)  58.136,84 TL’lik tutar için borcunun bulunmadığı,  Ankara 19. İcra Müdürlüğü’nün 2018/12228 Esas sayılı dosyasına konu 20.09.2018 tarih ve GIB201800032 no.lu KDV dahil 75.981,84 TL’lik faturaya konu hizmetin davalı şirket tarafından davacı yana verilmediği kanaati oluşur ise davalının davacıdan (43.724,47 – 75.981,81= - 32.257,34) alacağının bulunmadığı, diğer bir ifade ile davacının Ankara 19. İcra Müdürlüğü’nün 2018/12226, 2018/12227 ve 2018/12228 E. Sayılı dosyaları ile takibe konu edilen faturalar nedeniyle davalı şirkete borçlu olmayacağı\" yönünde kanaat bildirildiği görülmüştür.<br>Tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında biri ... 2. Bölge Üsküdar-Vaniköy Tesis Yapım İşlerini, diğeri ... 2. Bölge Üsküdar-Vaniköy KET Yapım İşlerini konu edinen, davacının yüklenici, davalının taşeron olduğu 01/03/2018 tarihli iki ayrı eser sözleşmesi kapsamında akdi ilişkinin bulunduğu konusu niza bulunmayıp temel olarak uyuşmazlığın, davalı taşeronun taraflar arasındaki sözleşmeler kapsamında iş bedeli alacağının miktarı, davacı tarafından davalının hakedişinden yapıldığı bildirilen ceza kesintilerinin yerinde olup olmadığı ile kanıtlanan ödemeler de nazara alınarak davacının davaya konu icra takipleri nedeniyle davalıya borçlu olup olmadığı hususlarında toplandığı, bu bağlamda tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinden, her ne kadar davalı şirket ticari defter kayıtlarında davacı adına düzenlenen hakediş faturalarının toplamının 520.679,14 TL olduğu, davacı şirket ticari defterlerinde 20/09/2018 tarih ve 75.981,84 TL tutarlı fatura kayıtlı olmadığı ve davalı tarafından düzenlenip ticari defterlerine kayıtlı olan hakediş faturaları toplamının 456.282,78 TL olduğu anlaşılmakta ise de davacı tarafından taraflar arasındaki sözleşmelerin davacının her hakedişinden %5 nakdi teminat kesileceğine dair 4.2. maddesi kapsamında yapılan %5 teminat kesintisi toplamının 28.605,00 TL kadar olduğu ve davacının kendi ticari defter ve kayıtlarında yer alan bu kesinti miktarının, davacının ticari defter ve kayıtlarındaki hakediş miktarı ile uyumlu olduğu anlaşılmakla, davalı tarafından uyuşmazlık konusu 75.981,84 TL tutarlı işin de yapıldığının kabul edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davalının hakedişinden düşüldüğü belirtilen ceza kesintileri bakımından ise, her ne kadar davacı tarafından taraflar arasındaki sözleşmelerin 17. maddeleri kapsamında iş güvenliğine dair kurallara uyulmaması sebebiyle asıl işveren tarafından uygulanan 92.820,00-TL cezadan davalının sorumlu olduğundan bahisle bu miktarın davalının hakedişinden düşülmesi gerektiği savunulmuş ise de, ceza kesintilerinin haklılığını ispat yükü davacıda olup yargılama sırasında davacı tarafından dayanılan deliller kapsamında düzenlenen bilirkişi raporunda da ortaya konulduğu üzere asıl işveren ile davacı arasında düzenlenen hakedişler kapsamında kesilen cezalar ile ilgili olarak teknik değerlendirme yapılmasına elverişli bir tutanak, fotoğraf ve benzeri kayıt ve belge sunulmadığı gibi taraflar arasındaki sözleşmelere konu işler kapsamında birden fazla taşeronun çalıştığının anlaşıldığı ve bu taşeronların sorumluluk alanlarının da net bir şekilde ortaya konulamadığı, sunulan davacı idareye ait yazılar, encümen kararları, fotoğraf, tutanaklarla sunulan ceza içeriklerine göre de söz konusu mahallin davalı taşeronun sorumluluk alanında olup olmadığının tespitine olanak bulunmadığı, sonuç olarak mevcut bilgi ve belgeler ışığında davacı tarafından dayanılan ceza kesintilerinden davalının sorumlu olduğunun davacı tarafından usulüne uygun delillerle kanıtlanamadığı, davacı tarafından mezkur ceza kesintilerinin davalı tarafından da itirazsız kabul edildiği iddia edilmiş ise de dosya kapsamında bu iddiayı kanıtlar mahiyette bir delilinin de bulunmadığı anlaşılmakla, mevcut hukuki durum karşısında davacı tarafından dayanılan ceza kesintilerinin davalının hakedişinden düşülemeyeceği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Tüm bu açıklamalar ışığında tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi sonucunda; davalının, davacı tarafından yapıldığı kanıtlanan ödemeler mahsup edildiğinde davacıdan toplam 43.724,47 TL kadar alacaklı olduğu, bu bağlamda somut olarak, davacının 11.719,50 TL miktarlı faturaya dayalı Ankara 19. İcra Müdürlüğü’nün 2018/12226 sayılı takip dosyası ile 14.160,00 TL miktarlı faturaya dayalı Ankara 19. İcra Müdürlüğü’nün 2018/12227 sayılı takip dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespiti istemlerinin reddi gerektiği, Ankara 19. İcra Müdürlüğü’nün 2018/12228 sayılı icra takibi bakımından ise davalıya 58.136,84 TL borçlu olmadığının tespiti ile fazlaya dair istemin reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. Bu bağlamda reddolunan kısım yönünden takibin haklı olmadığı sabit ise de davalının kötüniyetinin varlığı kanıtlanamadığından davacının İİK'nın 73/5. maddesi kapsamında koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. İİK'nın 72/4. maddesi gereğince, mahkememizce icra veznesine yatan paranın alacaklıya ödenmemesine dair verilen ihtiyati tedbir kararının teminat yatırılarak uygulandığı gözetilerek İİK'nın 72/4 maddesi gereğince alacağına kavuşmakta geciken davalı yararına %20 oranında tazminata hükmedilmesi gerekmiş, reddolunan 43.724,47 TL'nin %20'si oranında hesaplanan  8.744,90 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine dair karar verildiği görülmüştür.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davacı vekili tarafından verilen 20/11/2023 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2018/12226, 2018/12227 ve 2018/12228 sayılı icra takip dosyaları yönünden müvekkili şirketin borçlu bulunmadığının tespiti ile davalının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesi talepleri ile davalı şirket aleyhine huzurdaki dava ikame edildiğini, mahkemece davanın kısmen kabul, kısmen reddine dair karar verildiğini, mahkemece hatalı tespit ve değerlendirme ile ceza kesintilerinden davalının sorumlu olmayacağına hükmedildiğini, tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu üzere; müvekkili şirkete, dava dışı ... tarafından çeşitli cezalar uygulandığını, işbu ceza bedelleri faturalandırılarak müvekkili şirketin hakedişinden mahsup edilerek tahsil de edilemediğini, müvekkili şirketçe de, ... Nak İnş Taah. Mak. San. Tic. Ltd. arasındaki sözleşmeler gereğince; tahakkuk eden cezalardan, davalı şirkete yaptırılan işlere ilişkin kısımları davalı yana faturalandırıldığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmede de; ... tarafından tahakkuk ettirilen cezalar ile işin yapımı sırasında kamu idarelerince ...'a tahakkuk ettirilen cezaların işverene, işveren tarafından da taşerona yansıtılacağına ilişkin düzenleme bulunduğunu, nitekim tüm bu hususlar nazarı itibara alınarak bilirkişi kök ve ek raporlarında da nihai takdir ve değerlendirmenin mahkemeye bırakılmak suretiyle davalı yanın ceza faturalarına itirazının yerinde olmadığı kanısına varıldığının ifade edildiğini, bunların yanı sıra davalı tarafça, taraflar arasında düzenlenen hakedişlere herhangi bir itirazda bulunulmadığını, hakedişlerin olduğu gibi de kabul edildiğini, hakedişlere usulüne uygun bir şekilde itiraz edilmemesi halinde hakedişlerin kesinleşeceğini ve taraflar arasında delil sözleşmesi niteliği kazanacağını, dosya kapsamında belge ve hakkediş raporları ile sabit olduğu üzere; davalı yanca taraflar arasında düzenlenen hakedişlere herhangi bir itirazda bulunulmadığını, hal böyle olunca cezaların davalı taşeronun sorumluluk alanında olduğunun usulüne uygun delillerle kanıtlanamadığı gerekçesi ile davalının hakedişinden düşülemeyeceği şeklindeki değerlendirmenin usule, yasaya ve dosya kapsamına aykırı olduğunu, yerel mahkemece ceza kesintilerinin davalı taşeronun sorumluluk alanında olduğunun usulüne uygun bir şekilde ispat edilemediği gerekçesi ile davanın kısmen reddine dair karar verildiğini, menfi tespit davalarında ispat yükünün davalı alacaklıda olduğunu, dosyaya sunulan ihtirazı kayıtsız ve ihtilafsız delil sözleşmesi niteliğindeki imzalı hakediş belgeleri ile cezaların davalı taşeronun sorumluluk alanında olduğunun ispat da edildiğini, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın tamamının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili tarafından verilen 11/11/2023 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2018/12228 E. sayılı dosya ile takibe konulan 20.09.2018 tarihli ve 75.981,84 TL'lik faturanın, davacı ... İnşaat tarafından kabul edilmemekte olup ticari defter kayıtlarına intikal ettirilmemiş olduğunun tespit edildiğini, ancak davacı şirketin, açıkça kendi kayıtları ile çeliştiğini, 9 adet hakedişe ait fatura toplamının 520.674,17 TL olduğunu, %5 sözleşme teminatının, taraflarca imzalanan sözleşme gereği, sadece hakediş bedeline kesilen fatura bedeli üzerinden alındığını, müvekkili şirket ...'ın; 520.674,15 TL*5/100 = 26.033,70 TL olmak üzere sözleşme teminatı alacağı ortaya çıktığını, 16/09/2020 tarihli raporun 3. sayfasında bulunan 2. tabloda açıkça da bu hesabın görüldüğünü, davacı ... İnşaat kayıtlarına göre müvekkili şirketin %5 sözleşme teminatı alacağının 28.605,00 TL olarak görüldüğünü, davalı tarafın kayıtlarında gösterilen bu tutarın, müvekkili şirket kayıtlarında belirtilen tutardan dahi daha yüksek olduğunu, kısaca davacının hem 75.981,84 TL faturayı kabul etmediğini ve şirket kayıtlarına intikal ettirilmediğini beyan etmekte, hemde 75.981,84 TL'lik faturanın %5 sözleşme teminatını, borç olarak defterine işlediğini, böylece davacı ... İnşaat Şirketi'nin, itiraz ettiği ve kayıtlarına işlemediği 75.981,84 TL faturayı esasında kayıtlarına almasının ancak daha sonrasında sırf müvekkili şirkete borçlu olmamak adına itiraz etmesi ve kayıtlarından çıkartmasının davacı şirketin kötüniyetli olarak hareket ettiğinin açık göstergesi olduğunu, bilirkişi raporlarında bu hususun tespit edildiğini ve bilirkişilerce bu yönde hesaplama yapılarak takdirin mahkemeye sunulduğunu, mahkemenin istemi üzerine ... Genel Müdürlüğü tarafından dosyaya kazandırılan yazı ve eklerinde davacı ... firmasının taşeronu olduğuna dair herhangi bir bilginin kendilerinde bulunmadığı beyan edildiğinden, müvekkili şirketin sözleşme kapsamında üstlendiği işler ile bu işlerin hangi çalışma mahallinde yapıldığı hususunda bir denetleme yapılmadığını, ayrıca cezaların hiçbirinin tutanak altına alınıp müvekkili şirket yetkililerince imzalanmadığını, müvekkili şirket yetkilisine/çalışanına tebliğ edilmediğini, ayrıca davacı tarafından bahsedilen cezaların müvekkiline yasal süre içerisinde tebliğ edilmemesi sebebiyle ve ceza kesildiğinden hak ediş ödemesi sırasında haberdar olunduğu için hakedişlere herhangi bir itiraz işleminin yapılamadığını, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355.maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda; <br>Dava, taraflar arasındaki 01/03/2018 tarihli ve davacının yüklenicisi olduğu dava dışı ...'a karşı taahhüt ettiği  ... 2. Bölge Üsküdar-Vaniköy ve KET yapımı işi kapsamında düzenlenen iki ayrı taşeron sözleşmesi nedeniyle davalı taşeron tarafından iş bedeli alacağının tahsili için davacı yüklenici hakkında başlatılan Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2018/12227, 2018/12226 ve 2018/12228 Esas sayılı takip dosyaları sebebiyle davalıya borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. <br>Mahkemece iki ayrı bilirkişi kurulundan alınan kök ve ek raporlar sonrasında yukarıda belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı taraf vekillerinin yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf yoluna başvurduğu anlaşılmıştır. <br>Mahkemece üç kişilik uzman bilirkişi kurulundan alınan son bilirkişi raporu hüküm vermeye yeterli görülerek bu rapor kapsamında davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br>Davalı vekilinin istinaf başvurusu kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda mahkeme kararındaki gerekçeler ve dosya kapsamı itibariyle davalı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinde haklılık bulunmadığı dairemizce kabul edilmiş ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun, HMK'nın 351/1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br> Ancak davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden dairemizce yapılan değerlendirme sonucunda, mahkemece alınan son bilirkişi kurulunun 16/09/2020 tarihli kök ve 20/02/2023 tarihli ek raporunda, Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2018/12228 Esas sayılı takip dosyasına konu edilen 75.981,84 TL'lik alacak davacı yüklenici şirketin defterlerinde kayıtlı değilse de davacı tarafından davalı hakedişlerinden dava dışı ... tarafından davacı şirkete kesilen cezalar nedeniyle bu cezalar davalıya yansıtılarak kesintiler yapıldığı, davalı tarafın ceza kesintileri yapılan hakedişlere usulüne uygun şekilde itiraz etmediği, bu sebeple hakedişlerden yapılan ceza kesintilerinin davalı taşeron hakkında kesinleşmiş olduğu, bu sebeple hakedişlerden yapılan kesintilen tutarı olan 92.820,00 TL'nin davalının ödenmediği tespit edilen nakit teminat kesintisi alacağı ile bakiye hakediş bedeli alacağından mahsubu gerektiği, taraf ticari defterlerindeki kayıtlar esas alınarak davalının belirlenen hakediş alacağından davalı hakedişlerinden yapılıp kesinleşen 92.820,00 TL'lik ceza kesinti tutarlarının mahsubu sonucunda davacı yüklenicinin davalı taşerondan takip tarihleri itibariyle 69.987,71 TL tutarında alacaklı olduğu anlaşıldığından davacının davasının kabulü ile davacı hakkında Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2018/12226, 2018/12227 ve 2018/12228 Esas sayılı takip dosyaları ile  başlatılan icra takiplerinden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiği halde mahkemece yukarıda belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması sebebiyle davacı vekilinin istinaf başvurusu haklı görülmüştür. <br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun ise kabulüne, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde düzelterek yeniden esas hakkında karar verilebileceğinden mahkeme kararının, HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, yukarıda belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair dairemizce yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun,  HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince KABULÜNE,<br>3-Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/07/2023 tarih ve 2018/738 Esas 2023/525 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince  KALDIRILMASINA,<br>4-Davanın KABULÜNE <br>Davacının, Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2018/12226, 2018/12227 ve 2018/12228 Esas sayılı icra takip dosyaları ile hakkında başlatılan icra takiplerinden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, <br>5-Davacının kötü niyet tazminatı isteminin yasal koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından isteminin REDDİNE, <br>6-Kabul edilen miktar üzerinden alınması gereken 6.958,14 TL nispi karar ve ilam harç bedelinden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.754,54 TL harç bedelinin mahsubu ile kalan 5.203,60 TL harç bedelinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>7-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.754,54 TL harç bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>8-İlk derece mahkemesinin 18/07/2023 tarih ve 2018/738 Esas 2023/525 Karar sayılı kararında belirtilen ve davalıdan alınmasına karar verilen 1.738,62 TL harç bedelinin davalıdan tahsil edilmiş ise davalıya iadesi, tahsil edilmemiş ise harç tahsil müzekkeresinin işlemsiz iade edilmesi konusundaki prosedürün ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>9- Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 ve 2 maddeleri uyarınca hesaplanan  17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>10-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinin yargılaması sırasında harç, bilirkişi ücretleri ve tebligat gideri olarak yapılan toplam 5.889,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>11- HMK'nun 333/1 maddesi gereğince gider ve delil avansından bakiye kısmın yatıran taraflara iadesine, <br>İstinaf incelemesi yönünden;    <br>12-Davacının istinaf başvurusunun kabul edilmiş olması sebebiyle istinaf karar harcı alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından yatırılan 746,00 TL peşin harç bedelinin talep halinde davacıya iadesine,<br>13- Davacı tarafından yatırılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 50,00 TL beş adet tebligat giderinden oluşan toplam 788,00 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>14-Davalının istinaf başvurusunun reddedilmiş olması sebebiyle davalıdan alınması gerekli 3.493,16 TL istinaf nispi karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 873,29 TL'nin mahsubu ile kalan 2.619,87 TL harç bedelinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,  <br>15-Davalı tarafından yatırılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>16- İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar lehine  vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>17-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 06/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br>Başkan ...\t                     Üye ...                    Üye ...                Katip ...<br>e- imzalıdır                             e- imzalıdır                     e- imzalıdır                    e- imzalıdır<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2d6ff40b79048a51","SID":"f2ea826af9c1f0bb"}}