{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  31. HUKUK DAİRESİ     <br>                    T.C.<br>               ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       31.HUKUK DAİRESİ\t\t\t<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1299  Esas<br>KARAR NO\t: 2024/134                                     (İnceleme aşamasında / Duruşmasız)<br>\t\t   \t                 (Kararın Kaldırılarak Yeniden Hüküm                                                                                                         \t Kurulması 353/1-b-2)<br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19/09/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/735 Esas-2023/552 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLLERİ\t: <br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Menfi Tespit<br><br>KARAR TARİHİ\t: 06/02/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 13/02/2024<br><br>Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br> İSTEM;<br>Davacı vekili tarafından verilen 27/06/2016 tarihli dava dilekçesinde özetle;  Davacı ile davalı arasında 20/05/2014 tarihli  \"15 ton/saat Buğday Tohum Eleme ve İlaçlama Fabrikası\" kurulması konusunda imzalanan sözleşmeye istinaden makinelerin tamamının fabrikanın montaj tarihinde bitmiş ve çalışmaya hazır halde tesliminin gerektiğini,  her ne kadar montajı tamamlanmış olsa da fabrikanın çalışır vaziyette teslim edilmediğinden davalının sözleşmeye aykırı davrandığını, bu sebeple davalıya iş bedeli karşılığı olarak verilen çeklerin iptali ile davacıya borçlu olunmadığının tespitine ve kar kaybı tazminatı nedeni ile belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik  1.000,00 TL'nin işletilecek en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>YANIT:<br>Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; 20/05/2014 tarihli sözleşmeye istinaden fabrikanın tam ve eksiksiz şekilde teslim edildiğine dair 27/05/2015 tarihli teslim tutanağı başlıklı belge ile ve 07/11/2015 tarihli belgelerin davalı tarafça düzenlendiğini, müvekkili şirketin sözleşme şartlarını yerine getirdiğini,  fabrikanın çalışır vaziyette tesliminden sonra meydana gelmiş olan bir arıza bulunmakta ise bu hususun müvekkiline yöneltilemeyeceğini, ayrıca makinelerin imalat hatalarına karşı garantisinin bulunduğunu, imalat tarihinden çeklerin vade tarihine kadar herhangi bir sorunun müvekkili şirkete iletilmediğini, malların çalışır bir şekilde tesliminden sonra oluşacak aksaklıklar için davacının, çeklerin iptalini istemeyeceğini, yine iptali istenen çeklerin ciro edilerek kullanıldığını, üçüncü kişilere verildiğini, yani iyi niyetli üçüncü kişilerin elinde olduğunu haksız olarak dava açıldığını  belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : <br>Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/09/2023 tarihli 2022/735  Esas 2023/552 Karar sayılı kararında özetle; Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.<br>İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; <br>Dava, \"Menfi Tespit ile birlikte alacak\" davasıdır.<br>Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında imzalanan 15 Ton/saat buğday tohum eleme ve ilaçlama fabrikası kurulması konusunda 20/05/2014 tarihli sözleşme imzalandığı, vadede teslim olmadığı iddiası ile bir kez şifahi olarak bir kez de 08/05/2015 tarihli olmak üzere yazılı olarak 2 kez erteleme sözleşmesi yapıldığı, davacının, davalının sözleşmeye uygun olarak imalatı gerçekleştirip fabrikanın çalışır vaziyette teslim etmediği iddiasında olduğu, eşdeyişle montajın yapıldığının ve teslim vadesinin ertelendiğinin davacının kabulünde olduğu, sözleşmede belirtilen imalat malzemesinin kullanılmadığı,  davalının iki yıl boyunca fabrikanın çalışır hale getirileceği yönündeki beyanları ile davacıyı oyaladığı  fabrikanın belirlenen sürede ve imalat malzemesi ile çalışır hale getirilip teslim edilmediği iddiası ile eldeki davanın açıldığı, davalının cevaben 20/05/2014 tarihli sözleşmenin tam ve eksiksiz olarak yerine getirildiği savunmasında olduğu, makinelerin tam ve eksiksiz olarak imal edilip montajı yapılarak çalışır hale getirilerek davacıya teslim edildiği buna ilişkin taraflar arasında 27/05/2015 tarihli davacının imzasını içerir teslim tutanağı olduğu, teslim tutanağında imalatın eksiksiz ve çalışır halde teslim edildiğinin yazılı olduğu makinelerin montaj aşamaları sürecinin ise karşılıklı anlaşılarak uzatıldığı, bu hususun davacının da kabulünde olduğu, teslimden sonraki arızaların davacının sorumluluğunda olduğu, taraflarına süresinde ayıp ihtarında bulunulmadığı, teslimden itibaren çek vadesine değin arızanın bildirilmediği bu  nedenle davacının çeklerin bedelsizliğini savunamayacağını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.<br>6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470.maddesi,\"Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.\" <br>6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 471/1.maddesi,\"Yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır.\"<br>6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 474. maddesi,\"İşsahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır.\"<br>Yüklenici imal ettiği şeyi özenle ve sözleşmedeki amacına uygun ifa etmekle yükümlüdür. Eksik iş, sözleşme ve eklerine göre yapılması kararlaştırıldığı halde tam yapılmayan iştir. Ayıplı eser sözleşmede kararlaştırılan vasıfları veya olmasından vazgeçilmez bazı vasıfları taşımayan eserdir. Diğer anlatımla ayıp, bir malda ya da eserde sözleşme ya da yasa hükümlerine göre normal olarak bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır. Ancak, kasten sakladığı bozukluklarla, usulüne uygun yapılan gözden geçirmede fark edilemeyecek ayıplar için yüklenicinin sorumluluğu devam eder. Eğer, meydana getirilen eserin, teslim alındığı sırada usulüne uygun yapılan gözden geçirme ile var olan bozukluğu görülmemişse, ortada gizli bir ayıbın olduğu kabul edilir. Açık ayıplar, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz bizzat yapılan veya uzmanına yaptırılan gözden geçirme sonucu saptanınca, uygun sürede; gizli ayıplar da ortaya çıkar çıkmaz, gecikmeksizin yükleniciye bildirilmelidir. İş sahibi, usulüne uygun olarak ihbarda bulunduğu takdirde, kanunen tanınan hakları kullanabilir.<br>Ayıp bildirimi süresinde yapılmadığı takdirde iş sahibi bu ayıbı örtülü olarak kabul etmiş sayılır. Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması zorunlu olmayıp süresinde ayıp ihbarının yapıldığı her türlü delille ve tanık beyanıyla dahi kanıtlanabilir. Eksik işler bedeli ise ihbar koşuluna ve ihbar süresine bağlı olmaksızın teslim tarihinden itibaren kural olarak beş yıllık zamanaşımı süresinde  talep edilebilir. Açık ayıplarda zamanaşımı teslimden tarihten itibaren 5 yıl, yüklenicinin kasıt yada ağır kusuruyla ayıplı imalât yapması halinde zamanaşımı ise 10 yıldır. Eksikler için giderim bedeli teslim tarihinden; ayıp halinde ayıbın ortaya çıkmasıyla geçecek makul süre sonundan itibaren hesaplanması gerekir.\" şeklinde mahkememizce 13.04.2021 tarihinde 2017/435 Esas 2021/265 Karar sayılı karar ile davanın reddine dair karar verilmiştir.<br> Ankara BAM. 31. HD.'nin 2022/719 Esas 2022/878 Karar nolu kaldırma kararı sonrası yapılan incelemede; Taraflar arasında düzenlenen 20/05/2014 tarihli asıl sözleşmenin 6/1. maddesindeki ... hükmünün,  delil sözleşmesi niteliğinde olduğu, ayrıca imalata ... verilmesinden anlaşılması gerekenin, genel ihbar sürelerine bakılmaksızın ... verilen dönemde ortaya çıkan ayıp ve kusurlardan ... edenin sorumlu olduğu sonucuna varılmakla, somut olayda da davalı yüklenicinin sorumlu olduğu anlamı çıkmaktadır. Davalı yüklenicinin 18/05/2015 tarihinden itibaren 18 ay süre ile  ortaya çıkacak eksik ve ayıpları gidermeyi üstlendiği anlaşıldığından, ayrıca ihbar ve ihtara gerek bulunmamaktadır. Mahkememizce bu tespitler doğrultusunda bilirkişi heyetinden rapor alınmış, 18/04/2023 tarihli ek raporda bilirkişi heyetince, fabrikada belirtilen eksikliklerin taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olarak giderilebilmesi ve fabrikanın çalışır vaziyete gelmesi için gerekli parça ve tamir masrafının yaklaşık olarak 40.000,00 TL olduğu, tespitinde bulunulmuştur. Bilirkişi raporunun denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olması nedeniyle, davacının davalı tarafa verdiği çekler nedeniyle 40.000,00 TL borçlu olmadığı kanaatine varılmıştır. Ayrıca mahkememizce davacının gelir kaybının tespiti içi bilirkişilerden rapor alınmak istenmiş, bilirkişi heyetince bu yöndeki raporun mali müşavir bilirkişi tarafından düzenleneceğinin belirtilmesi üzerine, mahkememizce 26.07.2023 tarihli ara karar ile mali müşavir görevlendirilmiş ve mali müşavir için ücret takdirinde bulunulmuştur. Davacı vekiline yapılan tebligata rağmen ticari defterlerinin yerinin bildirilmediği ve ilave avansın yatırılmadığı görülmüştür. Mahkememizce mali müşavir bilirkişiden rapor alınmasının elzem olduğu, aksi takdirde davacının gelir kaybına yönelik talebinin değerlendirilmesinin mümkün olmadığı dikkate alınarak, davacı vekilinin bu yöndeki taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle davacının menfi tespit davasının kısmen kabulü ile dava dilekçesinde belirtilen toplam 150.000,00 TL bedelli çeklere bağlı olarak davacının davalıya 40.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine ve davacının gelir kaybına yönelik davasının da reddine dair karar verildiği görülmüştür.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davacı vekili tarafından verilen 17.11.2023 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece belirlenen 3.000,00 TL delil avansının 02.01.2023 tarihinde (süresinde) yatırıldığını, ayrıca 21/02/2023 tarihinde de 1.000,00 TL delil avansı (Mali müşavir bilirkişisi için) taraflarınca ayrıca yatırıldığını, delil avansı yatırıldıktan sonra ara karar doğrultusunda dosyanın bilirkişilere gönderildiğini ve rapor hazırlanarak taraflara tebliğ edildiğini, 30.05.2023 tarihli dilekçe ile bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, bilirkişilerce rapor hazırlanmış ise de dosya mali müşavir bilirkişisine gönderilmemiş olup, bilirkişilerce hazırlanan raporda yıllık gelirin ancak muhasebe veya mali müşavir bilirkişisince hesaplanacağının belirtildiğini, bilirkişi itiraz dilekçeleri ile duruşma günü beklenmeksizin  yıllık gelirin hesaplanması için muhasebe veya mali müşavir bilirkişisine dosyanın gönderilmesini talep ettiklerini,  bilirkişi ücretleri yatırılmış olmasına rağmen ve ara karar ile ''mali müşavir bilirkişi için  belirlenen 1.000,00 TL ücretin davacı avansından karşılanması'' şeklinde ara karar oluşturulurmuş olmasına rağmen, dosyanın mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmediğini ve zarar miktarının tespit edilmediğini, 19.09.2023 tarihli ek beyan dilekçeleri ile mali müşavir bilirkişisi için dosyada delil avansının yatırıldığını ve dosyada delil avansı olduğunu belirtmelerine rağmen mahkemece dosya bilirkişiye gönderilmeden karar verildiğini, dolayısıyla 23.12.2022 tarihli ara kararın tam olarak yerine getirilmeden hüküm kurulduğunu, mahkemenin, gelir kaybının hesaplanması amacıyla dosyanın mali müşavire gönderilmesine karar verdiğini ve 1.000,00 TL ücretin davacı avansından karşılanmasına karar verdiğini, dosya kapsamında delil avansı olarak toplamda 4.000,00 TL (3.000,00 + 1.000,00 TL olarak) yatırılmış olup, mali müşavir bilirkişisi için yeterli avans olmasına rağmen dosyanın bilirkişiye gönderilmediğini, mahkemece 26.07.2023 tarihli ara karar ile ticari defter ve belgelerin teslim edilmesi ve ilave 1.500,00 TL delil avansı yatırmaları için taraflarına süre verilmiş ise de bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davaya konu makinelerin mevcut hali ile çalışmadığı dolayısıyla bir üretimin de söz konusu olmadığının açık olduğunu, bu nedenle ticari defterler üzerinden davacının zararının tespit edilmeyeceğinin açık olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararının ve buna bağlı olarak verilen hüküm ortadan kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>Davalı vekili tarafından verilen 20.11.2023 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; 20.05.2014 tarihli sözleşmede belirtilen yükümlülüklerin müvekkili tarafından eksiksiz ve tam bir şekilde yerine getirildiğini, makinelerin tam ve eksiksiz bir şekilde teslim edildiğine dair taraflar arasında 27.05.2015 tarihli teslim tutanağı başlıklı sözleşmenin birlikte imza altına alındığını, sözleşmenin; \"... ... buğday ünitesinin makine ve paketleme montajını yapmıştır. Elektrik sistemleri yapılmamıştır.\" şeklinde olduğunu, daha sonra müvekkili elektrik sistemini de uzman bir elektrik şirketine yaptırdığını, fabrikanın çalışır bir şekilde teslim edildiğinin taraflarca tutanak altına alındığını, 07.11.2015 tarihli tutanakta; \"... Ltd.Şti Tohum Eleme Tesisi Elk. Sistemi çalıştırıp yönleri ayarlandı. Makinelerin Elk.leri çalışır durumda teslim edilmiştir.\" denildiğini, sunulan tutanaklardan da anlaşılacağı üzere fabrikanın çalışır ve eksiksiz bir vaziyette davacıya teslim edildiğini, müvekkili şirketin sözleşme şartlarını yerine getirdiğini, makinelerin montaj aşaması sürecinin karşılıklı anlaşılarak uzatıldığını, bu süreç sonucunda makinelerin tam ve çalışır bir şekilde teslim edildiğini, müvekkilinin teslim ettikten sonraki arıza ve aksaklıkların davalının sorumluluğunda olduğunu, malların çalışır bir şekilde tesliminden sonra oluşacak aksaklıklar için davacının çeklerin iptalini isteyemeyeceğini, davacının açmış olduğu davanın hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemede dinlenen davalı tanıklarının da makinelerin çalışır vaziyette teslim edildiğini mahkeme huzurunda beyan ettiklerini, kabul etmemekle beraber davacı tarafın ... süresi içerisinde olduğu için ayıp ihbarına gerek olmadığı iddiasında ise de davacı tarafın bozuk olduğunu iddia ettikleri makinelere ilişkin olarak tamir taleplerinin de bulunmadığını, davacının ... kapsamında davalı müvekkiline herhangi bir müracatı olmadığını, sözleşmede açık bir şekilde garantinin kapsamının düzenlenmiş olup ... kapsamının tamir için olduğunu, makinelerin ayıplı olduğunu kabul etmemekle birlikte davacının hiçbir şekilde makinelerin ayıbına ilişkin tamir ve değiştirilmesi yönünde talebi olmadığını, davacı tarafından yaptırılan tespiti kabul etmediklerini, yokluklarında yapılan tespit işleminin hukuka aykırı olduğunu, mahkeme tarafından ise yeniden bilirkişi raporu aldırıldığını fakat bilirkişi heyetinin makineler olmadığından yapılan tespit işlemine dayanarak rapor hazırladıklarını, makinelerin davacı tarafın uhdesinde olup makinelerin yerini belirtmek zorunda olduğunu, davacı tarafın yokluğunda tek taraflı yaptırdığı tespite dayanarak iş bu davanın açıldığını, ancak yüksek mahkeme kararlarında da belirtildiği üzere söz konusu tespitin taraflarınca bir geçerliliğinin bulunmadığını, davacının daha sonra henüz bedelinin ödemediği makineleri bir baskasına sattığını, davacı tarafın tamamen kötü niyetli olarak hem makineleri satarak gelir elde ettiğini hem de müvekkilinin alacağına kavuşmasını yıllardır aldığı tedbir kararı ile geciktirdiğini, mahkeme tarafından bilirkişi raporu alınmak istense de makinelerin yerinin tespit edilemediğini ve bu nedenle tespit raporuna dayanılarak rapor hazırlandığını, ancak bunu kabul etmelerinin mümkün olmadığını, davacı tarafın makinelerin yerini tespit etmek ve davasını ispat etmek zorunda olduğunu, ancak mahkemede alınan son bilirkişi raporularının tamamen evrak üzerinden yapıldığını, makinelerin yerinin tespit edilemediğini, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355.maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda; <br>Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkin olup, davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir.<br>Mahkemece davanın reddine dair verilen 13/04/2021 tarihli 2017/435 Esas 2021/265 Karar sayılı ilk kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dairemizin 11/10/2022 tarihli 2022/719 Esas 2022/878 Karar sayılı ilamı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek, kararın kaldırılmasına karar verildiği, dairemiz kaldırma kararı gerekçesinde, taraflar arasında imzalanan 20/05/2014 tarihli sözleşmede davalı yüklenicinin, \"15 ton - saat buğday tohum eleme ve ilaçlama fabrikası kurulması\" işini üstlendiği, sözleşme bedelinin 260.000,00 TL olarak götürü şekilde belirlendiği, iş bedelinin %33'ünün nakit olarak, kalan 200.000,00 TL'lik kısmının ise çekler vasıtasıyla ödeneceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmenin 6/1. Maddesinde ise, yüklenicinin makinelerin mekanik parçalarına, kalite garantisi verdiği ve ... süresinin, makinelerin Konya'dan yüklenmesinden itibaren 18 ay süre ile geçerli olduğu, makinelerin çalışmış veya çalışmamış olmasının ... süresini etkilemeyeceğinin kararlaştırıldığını, taraflar arasında düzenlenen 08/05/2015 tarihli sözleşme ile ... süresinin bu tarihten itibaren 18 ay olacağının kararlaştırıldığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 6/1. Maddesindeki ... hükmünün, delil sözleşmesi niteliğinde olduğu ve mahkemece resen gözetilmesi gerektiği, bu sebeple genel ihbar sürelerine bakılmaksızın ... verilen dönemde ortaya çıkan ayıp ve kusurlardan ... veren olarak davalı yüklenicinin sorumlu olduğu, davalı yüklenicinin 08/05/2015 tarihinden itibaren 18 ay içerisinde ortaya çıkacak eksik ve ayıpları gidermeyi üstlendiğinden ayrıca ihbar ve ihtara gerek olmadığı, bu sebeple mahkemece bilirkişi kurulundan gerekirse ek rapor da alınmak suretiyle tespit ve dava tarihi itibariyle 18 aylık ... süresinin henüz dolmamış olması sebebiyle davacı iş sahibinin ihbar ve ihtarına gerek kalmaksızın davaya konu imalatlardaki ayıplardan dolayı davacı iş sahibinin kullanabileceği seçimlik hakların belirlenerek buna göre davacı iş sahibinin eldeki davada talep ettiği menfi tespit ve gecikme tazminatı istemleri hakkında bir karar verilmesi gerektiği, eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile ayıp ihbarının süresinde yapılmadığının kabulü ile davanın reddine karar verilmiş olması gerekçelerine yer verildiği anlaşılmaktadır. <br>Dairemiz kaldırma kararından sonra mahkemece önceki raporu düzenleyen bilirkişi kuruluna tevdi edilerek mahkememiz kaldırma kararı gerekçelerinde belirtilen hususlarda ek rapor alınmasından sonra bu rapora itibar edilmek suretiyle davaya konu imalatlardaki eksikliklerin ve ayıpların taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olarak giderilebilmesi ve fabrikanın çalışır vaziyete gelmesi için gerekli parça ve tamir masrafının yaklaşık olarak 40.000,00 TL olduğu anlaşıldığından davacının menfi tespit isteminin kısmen kabulüne ve davaya konu edilen toplam 150.000,00 TL tutarındaki çeklerden dolayı davacının davalıya 40.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine, davacının gelir kaybına yönelik davasının ise, bu konuda mali müşavir bilirkişi aracılığıyla davacı ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması gerektiği ancak davacının, ticari defterlerinin yerini mahkemeye bildirmediği ve ilave bilirkişi avansını yatırmadığı bu sebeple gelir kaybı talebi konusunda bilirkişiden rapor alınamadığından davacının gelir kaybı talebini ispatlayamadığı kabul edilerek davacının gelir kaybına yönelik isteminin reddine ve davanın kısmen kabulüne dair karar verildiği görülmüş, bu karara karşı taraf vekillerinin yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf yoluna başvurdukları anlaşılmıştır.<br> Mahkemece bilirkişi kurulundan alınan ek rapor sonucunda, davalı yüklenicinin imal ettiği eserdeki ayıpların giderilmesi için gerekli harcama tutarının 40.000,00 TL olduğunun saptanması üzerine davacı tarafından davalı yükleniciye iş bedeli karşılığı olarak verilen ...'na ait 05/08/2016 vade tarihli 32.400,00 TL bedelli 05/08/2016 vade tarihli 47.600,00 TL bedelli, 16/08/2016 vade tarihli 52.400,00 TL bedelli, 16/08/2016 vade tarihli 17.600,00 TL bedelli toplam 150.000,00 TL bedelli çeklerden dolayı davalıya 40.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş olmasında dairemizce usul ve yasa hükümlerine aykırı bir durum görülmemiş ve davalı vekilinin bu konudaki istinaf başvurusunun dairemizce reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>Davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan değerlendirme sonucunda ise, mahkemece bu konuda mali müşavir bilirkişi aracılığıyla davacı ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği ancak davacının bu konudaki ilave delil avansını verilen süre içerisinde yatırmadığı ve ticari defterlerini hazır etmediğinden bu konudaki iddiasını ispatlayamadığı kabul edilerek davacının gelir kaybı alacağı isteminin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. <br>Davacı eldeki davada, davalının yaptığı işte bulunan eksik ve ayıplar nedeniyle iş bedeli karşılığı olarak davalı yükleniciye verilen çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiş olduğundan fazla ödemenin iadesi isteminde bulunduğunun kabulü gerekir. Fazla ödemenin iadesi istemi ise sözleşmenin feshi mahiyetinde olduğundan sözleşmeden dönen taraf, ancak menfi zararlarının tazminini isteyebilir. Müspet zararlarının tazminini isteyemez. Bu sebeple mahkemece de davacı tarafından davalıya verilen çekler nedeniyle imalattaki eksik ve ayıplar nedeniyle oluşan davalı zararının giderilmesi için gereken 40.000,00 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi ile yetinilmesi ve sözleşmeden dönülmüş olması sebebiyle davacının müspet zarar kapsamındaki gelir kaybı alacağı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece dosya kapsamına da uygun olmayan gerekçelerle ve kabule göre davacı tarafından yeterli delil avansının dosyaya yatırılmış olmasına rağmen gelir kaybı alacağı isteminin ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş olması sebebiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ve mahkeme kararının gerekçe yönünden kaldırılarak ve davacı vekilinin gelir kaybı alacağı isteminin, müspet zarar kapsamında kalması sebebiyle davacı tarafından fesih halinde istenemeyeceğinden bu gerekçe ile reddine dair dairemizce yeniden karar verilmesi gerekmiştir. (Yargıtay Kapatılan 15. Hukuk Dairesi'nin 2013/4639 Esas 2013/6604 Karar sayılı ilamı, 2011/6795 Esas 2012/4344 Karar sayılı ilamı.)<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde düzelterek yeniden esas hakkında karar verilebileceğinden  mahkeme kararının, HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, mahkeme kararının gerekçesinin yukarıda belirtilen şekilde değiştirilerek dairemizce davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜNE,<br>3-Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/09/2023 tarih ve 2022/735 Esas 2023/552 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince  KALDIRILMASINA,<br>4-Davacının menfi tespit isteminin KISMEN KABULÜ ile; ... ... Şubesi'ne ait keşidecisi ..., 0035005 seri, 05.08.2016 vade 32.400,00 TL ve ... Bankasına ait keşidecisi ..., 003500 seri, 05.08.2016 vade  47.600,00 TL ve ... bankasına ait 0026795 seri, 16.08.2016 vade 52.400,00 TL, ... bankasına ait 0036239 seri, 16.08.2016 vade 17.600,00 TL, meblağlı toplam 150.000,00 TL çeklere bağlı olarak davacının davalıya 40.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine, FAZLAYA İLİŞKİN MENFİ TESPİT İSTEMİNİN REDDİNE,<br>5-Davacının gelir kaybı alacağı isteminin müspet zarar kapsamında kalması nedeniyle REDDİNE, <br>6-Karar tarihi itibariyle (ve dava değerinin 40.000 TL. olduğunun kabulü ile) alınması gereken 2.732,40 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 2.578,71 TL harcın mahsubu ile kalan 153,69 TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, <br>7-Davacı tarafından yapılan peşin harç bedeli olarak yatırılan 2.578,71 TL Harç bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>8-İlk derece mahkemesinin 19/09/2023 tarih ve 2022/735 Esas 2023/552 Karar sayılı kararında belirtilen ve davalıdan alınmasına karar verilen 153.69,00 TL harç bedelinin davalıdan tahsil edilmiş ise davalıya iadesi, tahsil edilmemiş ise harç tahsil müzekkeresinin işlemsiz iade edilmesi konusundaki prosedürün ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>9-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 ve 2 maddeleri uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>10-Reddedilen dava değeri üzerinden davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 ve 2 maddeleri uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>11-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinin yargılaması sırasında harç, bilirkişi ücretleri ve tebligat gideri olarak yapılan toplam  7.664,70 yargılama giderinin davanın kabul oranına göre hesaplanan 2.030,38 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,  <br>12- HMK'nun 333/1 maddesi gereğince gider ve delil avansından bakiye kısmın yatıran taraflara iadesine, <br>İstinaf incelemesi yönünden;    <br>13-Davacının istinaf başvurusunun kabul edilmiş olması sebebiyle istinaf karar harcı alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından yatırılan toplam 269,85 TL peşin harç bedelinin talep halinde davacıya iadesine,<br>14- Davacı tarafından yapılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile  10,00 TL bir adet tebligat giderinden oluşan toplam 748,00 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>15-Davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olduğundan davalıdan alınması gerekli 2.732,40 TL istinaf nispi karar ve ilam harcından peşin olarak yatırılan 683,00 TL'nin mahsubu ile kalan 2.049,40 TL harç bedelinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>16-Davalı tarafından yatırılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>17- İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>18-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 06/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br> Başkan ...\t                     Üye ...                    Üye ...                Katip ...<br> e- imzalıdır                         e- imzalıdır                     e- imzalıdır                  e- imzalıdır<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8472ea7121cb381f","SID":"e01138a415b6f704"}}