{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2020/945 <br>KARAR NO\t\t: 2024/48<br>KARAR TARİHİ\t: 02/01/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/01/2020<br>NUMARASI\t\t: 2019/32 Esas  2020/34 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>BAM KARAR TARİHİ\t: 02/01/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 03/01/2024<br><br>Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 21.ll.2018, 30.11.2018, 07.12.2018, 14.12.2018, 21.12.2018, 27.12.2018 tarihli fatura alacaklarına istinaden , 29.01.2019 tarihinde İzmir 10. İcra Dairesi'nin 2019/1023 E. sayılı dosyası ile icra takibine başlanıldığını, davalı şirket tarafından icra takibine 05.02.2019 tarihinde haksız  olarak itiraz edildiğini, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 06.01.2017 tarihli Canlı Hindi Yükleme Sözleşmesi akdedilmiş olduğunu, sözleşme gereğince müvekkili şirketin davalı şirket bünyesindeki hindilerin yüklenilmesi işini üstlenmiş olduğunu,  müvekkili şirketin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirerek sözleşmenin gereğini ifa etmiş olduğunu, bu edimler için müvekkili  şirket tarafından faturalar düzenlendiğini,   faturaların her iki tarafın ticari defterlerine de işlenmiş olduğunu,  müvekkili şirketin tüm uyarılarına ve çabasına rağmen söz konusu alacağını davalı şirketten tahsil edememesi neticesinde takibe giriştiğini beyanla davanın kabulü ile  davalının İzmir 10.İcra Müdürlüğünün 2019/1023 E.sayılı  takibe yaptığı itirazın iptaline, davalı şirketin %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı taraf dilekçeler aşamasında davaya cevap vermemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece \"...Dava, itirazın iptali davasıdır.  <br>Davacı ve davalı şirket arasında imzalanan 06/01/2017 tarihli Canlı Hindi Taşıma Sözleşmesinden kaynaklanan ticari ilişki bulunduğu,  davacının davalı tarafa taşıma işini yaptığı, yapılan işe karşılık davacı tarafın düzenlemiş olduğu faturaların davalı tarafça ödenmemesi üzerine davacı tarafça davalı aleyhine İzmir 10.İcra Müdürlüğü' nün 2019/1023 Esas sayılı dosyası ile faturalardan kaynaklı icra takibi yapıldığı,  davalının takibe itirazı üzerine mahkememize davacı tarafça  itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmıştır.<br>Mahkememizce taraflara uyuşmazlık konusu döneme ilişkin defterlerini sunmaları için süre verilmiş, taraflarca defterler sunulmuş, sunulan defterler üzerinde SMMM marifetiyle  davaya konu faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, davalı BA formları ile faturaların Vergi Dairesine bildirilip bildirilmediği, davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı  hususlarında inceleme yaptırılmış, bilirkişi tarafından tanzim edilen 09/08/2019 havale tarihli rapor ve 23/12/2019 havale tarihli ek rapor dosyaya ibraz edilmiştir. <br>Mahkememizce denetime elverişli ve açık olan bilirkişi raporu ve ek raporuna itibar edilmiş, buna göre; taraf defterleri usulüne uygun tutulduğundan mahkememizce sahibi lehine delil vasfını taşıdığı kanaatine varılmıştır.<br>Davacı şirket tarafından düzenlenen 21.11.2018 tarihli 13.111,84 TL bedelli, 30.11.2018 tarihli 15.687,38 TLbedelli , 07.12.2018 tarih 10.770,44 TL bedelli , 14.12.2018 tarih 10.536,30 TL bedelli, 21.12.2018 tarih 11.472,86 TL bedelli, 27.12.2018 tarih  11.941,14 TL bdelli, 27.12.2018 tarih  3.176,16 TL bedelli toplam 76.696,12 TL tutarındaki 7 adet faturanın her iki tarafın da ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı şirket tarafından bahis konusu faturaların  Vergi Dairesi'ne bildirimlerinin yapıldığı, davacı şirketin takip tarihi itibariyle davalıdan  76.696,12 TL alacaklı olduğu, mahkememizce 17/10/2019 tarihli celsede hazır bulunan davalı şirket yetkilisi tarafından davaya konu sözleşme altındaki imzanın kendisine ait olduğunun ikrar edildiği anlaşıldığından davacının faturalardan kaynaklı davalıdan 76.696,12-TL alacaklı olduğu, davalının  fatura bedellerinin ödediğine dair her hangi bir belge sunmadığı anlaşılmakla, davacının davalıdan takibe konu  76.696,12-TL  alacaklı olduğu kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak belirlenebilir olduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, her ne kadar davalı taraf takas talebinde bulunmuş ise de; davalının takasını talep ettiği hususlarla ilgili kendi beyanına göre derdest davalar bulunduğu, bu davaların sonucuna göre davalının alacaklı olup olmadığının zaten söz konusu dosyalarda değerlendirileceği kanaatine varılmakla davalının takas talebinin reddine   karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçesi ile; \"DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; Davalı borçlunun İzmir 10.İcra Müdürlüğü' nün 2019/1023 E.sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile; takibin; 76.696,12-TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 76.696,12-TL alacak üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalının takas talebinin reddine,\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete yapılan dava dilekçesinin Tebliği  Usule aykırı olduğunu, müvekkili şirket çalışanına tebliğ edilen dava dilekçesi ve tensip zaptını havi tebligatın, Tebligat Kanunu'nun ilgili hükümlerine aykırı olarak yapılmış olduğundan usulsüz olduğunu, Tebligat Kanunu'nun hükmi şahıslara tebligatı düzenleyen 12. ve 13. maddelerinde, hükmi şahıslara tebligatın, hükmi şahsın temsilcisine yahut hükmi şahıs namına kendilerine tebliğ yapılacak kimsenin herhangi bir sebeple iş saatlerinde işyerinde bulunmaması veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde olması halinde orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine tebliğ edileceği ifade edildiği, Yine aynı Kanun'un 20. maddesinde hükmi şahısların temsilcilerinin geçici olarak işyeri dışında bulunması halinde memur veya müstahdemlerine yapılacak tebligata ilişkin usul düzenlenmiş ve bu şahısların, kendisine tebliğ yapılacak kimsenin geçici olarak başka yere gittiğini belirtmesi gerektiği ile beyanda bulunanın adı ve soyadı tebliğ mazbatasına yazılması ve tebliğ mazbatasının beyan veren kişi tarafından imzalanması gerektiği belirtildiği, Kanunun amir hükmü ve yukarıda emsal gösterilen yerleşik Yargıtay içtihatlarından da açıkça görüleceği üzere, yapılan tebligatta Müvekkili Şirket yetkilisinin nerede olduğu araştırılmaksızın ve buna ilişkin şerh düşülmeksizin, şirket yetkilisinin geçici olarak işyeri dışında bulunduğuna ilişkin herhangi bir beyana yer verilmeyerek yalnızca \"Çalışan ……….. ……………. Tebliğ Edildi\" şerhi düşülmesi nedeniyle yapılan tebligatn usulsüz olduğunu, tebliğ tarihi olarak davayı öğrenme tarihinin esas alınması gerektiğini, bu kapsamda,  usule aykırı tebligat nedeniyle yargılamaya katılamadıkları ön inceleme duruşmasının ve tahkikat aşamasında 02.07.2019 günü duruşmada verilen kararların yasal geçerliliğinin de bulunmaması nedeniyle tebligatın geçersizliğine ve yargılamanın ön inceleme aşamasından itibaren yeniden yapılmasına karar verilmesi gerektiğini, taraflar arasında 01.02.2015 imza tarihli sözleşme ile davalı müvekkili şirketin fabrikasında yükleme ve istifleme işlemleri davacı şirket tarafından üstlenildiğini, bahse konu sözleşmenin ek sözleşmelerle süresinin uzatıldığını, davacı şirket Karşıyaka 5. Noterliğinin 27909 yevmiye no.lu 17.09.2018 tarihli ihtarname ile bahse konu sözleşmeyi fesh ettiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 3.2 maddesinde, davacı şirketin sözleşme konusu hizmetin ifasında çalıştıracağı kendi personelinin iş kanunundan doğan tüm alacak aklarının tek muhatabı olduğu, davalı müvekkil şirketin, davacı personelinin iş kanunundan doğan alacaklarından hiçbir şekilde sorumlu olmayacağı düzenlendiği, yine taraflar arasındaki sözleşmenin 3.14 maddesinde, davacı yüklenici şirketin sözleşme konusu yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde davalı müvekkili şirketin sözleşmeden kaynaklanan ödeme yükümlülüğü dahil hiçbir sorumluluğunu yerine getirmeye  zorlanamayacağı düzenlendiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 3.15 maddesinde, davacı şirketin yapmak zorunda olacağı her türlü ödemenin öncelikle sözleşmeden kaynaklanan alacaklarından kesilmesine muvafakat ettiği, takas ve mahsup talebini kabul ettiği yönünde düzenleme mevcut olduğu, davacı şirketin taraflar arasındaki sözleşmenin 3.2. maddesinden kaynaklanan kendi personelinin işçilik hakkından doğan alacaklarını ödemediğini, bu nedenle davacı şirket personeli tarafından davacı şirket ile birlikte davalı müvekkili şirket aleyhine aşağıda listelenmiş işçilik alacaklarından kaynaklı davalar açılmış olup tamamının derdest olduğunu, davacı yüklenici Şirketin sözleşmenin 3.2. maddesinden kaynaklanan yükümlülüğünü kendi personeline karşı yerine getirmemesi nedeniyle davalı müvekkil şirket aleyhine açılan davalar neticesinde asıl işveren-alt işveren kapsamında sorumluluğunun doğacağı ve davacı şirketin ekonomik durumunun bozulmuş olması ve ticari faaliyetlerini terk etmiş olması nedeniyle  ödeme yapmak zorunda kalacağının muhtemel olduğu, bu kapsamda taraflar arasındaki sözleşmenin 3.14. maddesinde belirtildiği üzere davalı müvekkili şirketin, davacı şirketin cari hesaptan kaynaklanan alacaklarını ödemeye zorlanamayacağı sözleşme gereği olduğunu, davacı şirketin sözleşmeyi ihtarname göndermek suretiyle  fesh etmesini takiben bir çok kez görüşülmüş ve sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükleri gereği kendi personeline ödemesi gereken işçi alacakları, SGK primleri ve buna benzer ödemeleri yaptığına ilişkin belge ve kayıtlar talep edildiğini, işbu dava dosyası devam ederken dilekçede belirtilen davalar görülmekte olup davacı şirketin  sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getiremeyeceğini, ekonomik durumunun bozulduğunu belirttiği, bu durumda davacı şirketin sözleşme kapsamında çalıştırdığı personeline ödeme yapmamasından kaynaklı davalar nedeniyle davalı müvekkili şirket, üst iş veren kimliği nedeniyle ödemek zorunda kalacağı bedeller karşılığı davacı şirketin cari hesaptan kaynaklanan alacakları için sözleşmenin 3.15 maddesi gereği takas ve mahsup hakkını kullandığını belirterek yerel mahkemenin kaldırılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava; İİK 67 maddesi gereğince açılmış olan itirazın iptali davasıdır. <br>HMK'nun 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>Davacı vekili; taraflar arasında 06/01/2017 tarihli Canlı Hindi Yükleme Sözleşmesinin imzalandığını, işbu sözleşme gereğince davacının davalı şirket bünyesindeki hindilerin yüklenmesi işini üstlendiği, bu kapsamda davacı tarafça davalıya verilen hizmet gereğince faturalar düzenlendiğini, ancak davalı tarafça takibe konu edilen fatura bedellerinden ödenmediğinden bahisle davalı hakkında başlatılan icra takibine vaki davalının itirazının iptali ile %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı tarafça esasa cevap süresi içerisinde cevap dileçkesi sunulmadığı görülmüştür. <br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulü ile; davalı borçlunun İzmir 10.İcra Müdürlüğü' nün 2019/1023 E.sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile; takibin; 76.696,12-TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 76.696,12-TL alacak üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  davalının takas talebinin reddine karar verilmiştir. <br>İşbu karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>Davaya konu İzmir 10. İcra Müdürlüğü'nün 2019/1023 Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde, davacı şirket tarafından 29/01/2019 tarihinde davalı şirket hakkında 06/01/2017 tarihli yükleme sözleşmesi kapsamından düzenlenen 21/11/2018 tarih 13.111,84 TL 30/11/2018 tarih 15.687,38 TL, 07/12/2018 tarih 10.770,44 TL, 14/12/2018 tarih 10.536,30 TL, 21/12/2018 tarih 11.472,86 TL, 27/12/2018 tarih 11.941,14 TL'lik faturalar  dayanak gösterilmek kaydıyla 76.696,12 TL asıl alacak, 854,21 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 77.550,53 TL üzerinden ilamsız icra takibinin başlatıldığı, davalı borçlunun \"... ... Karşısı ... ... ...\" adresine çıkartılan ödeme emrinin adreste daimi çalışan Yetkili Evrak Memuru ...'e 30/01/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlu vekili tarafından icra takip dosyasına sunulan 05/02/2019 tarihli itiraz dilekçesi kapsamında takibin durduğu anlaşılmıştır. <br>İlk derece mahkemesince her iki taraf ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, mali müşavir bilirkişiden alınan kök ve ek raporda, davacı şirket tarafından  davalı adına düzenlenen 21/11/2018 tarih 13.111,84 TL, 30/11/2018 tarih 15.687,38 TL, 07/12/2018 tarih 10.770,44 TL, 14/12/2018 tarih 10.536,30 TL, 21/12/2018 tarih 11.472,86 TL, 27/12/2018 tarih 11.941,14 TL'lik toplam 76.696,12 TL 7 adet faturanın her iki tarafa ait ticari defterlerde aynen kayıtlı olduğu, bu kapsamda her iki taraf ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 76.696,12 TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. <br>Dosyanın incelenmesinden, davalı vekili tarafından esasa cevap verme süresinden dosyaya sunulan 09/09/2019 tarihli dilekçeyle, dava dilekçesinin 08/04/2019 tarihinde davalı şirket çalışanı ...'e tebliğ edildiği, işbu tebligatın TK 12 ve 13. maddelerine aykırı olduğu ve bu nedenle dava dilekçesinin usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmediğinden, ön inceleme duruşmasının ve yine tahkikat aşamasında 02/07/2019 tarihli duruşmada verilen kararların yasal geçerliliğini bulunmadığından ön inceleme duruşmasının yenilenmesine, ayrıca taraflar arasında imzalanan 01/02/2015 tarihli sözleşme ile davalı şirketin fabrikasındaki yükleme ve istifleme işleminin davacı şirket tarafından üstlenildiği, işbu sözleşmenin davcı şirket tarafından 17/09/2018 tarihli sözleşme ile feshedildiği, sözleşmenin ilgili hükümleri gereğince davacı şirketin sözleşme konusu hizmetin ifası sırasında çalıştıracağı kendi personelinin  İş Kanununda doğan alacaklarından sorumlu olduğu, davacının taraflar arasındaki sözleşmenin 3.2 maddesinden kaynaklanan kendi personelinin işçilik hakkında doğan alacaklarını ödemediği, bu nedenle davacı şirket personeli tarafından davacıyla birlikte davalı şirket aleyhine dilekçesinde belirttiği şekilde çeşitli iş mahkemelerinde dava açıldığı, işbu davalar nedeniyle davalı şirketin üst iş veren sıfatıyla ödemek zorunda kalacağı bedeller karşısından davacı şirketin cari hesaptan kaynaklanan alacakları için sözleşmenin 15.3 maddesinde belirtilen takas ve mahsup hakkını kullandıklarını bildirmiştir. <br>Dosyanın incelenmesinde, dava dilekçesinin davalı şirketi ... ... yanı ... ... ... ... adresinde \"adreste daimi çalışan olduğunu beyan ...\" imzasına tebliğ edildiğinin görülmüştür. Her ne kadar davalı vekili esasa cevap süresinden sonra ve bilirkişi raporunun tebliğinden sonraki aşamada dosyaya sunmuş olduğu 09/09/2019 tarihli dilekçeyle dava dilekçesinin davalı çalışanı ...'e tebliğ edilmiş olmasının Tebligat Kanunu'nun ilgili hükümlerine aykırı olduğu bu nedenle tebligatın geçersiz olduğu ileri sürülmüş ise de, icra takip dosyasının incelenmesinden, ödeme emrinin  davalının aynı adresinde aynı şekilde \"daimi çalışan yetkili ...'e\" tebliğ edildiği ve iş bu tebligat sonrasında davalı vekili tarafından icra takip dosyasına sunulan 05/02/2019 tarihli itiraz dilekçeyle ödeme emrinin tebligata  şerh edildiği şekilde 30/01/2019 tarihinde tebliğ alındığının ve yasal süresi içerisinde itirazların dosyaya sunulduğunun bildirildiği herhangi bir şekilde itiraz dilekçesi içerisinde tebligat usulsüzlüğüne değinilmediği görülmüştür.  <br>Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2021/5078 Esas 2023/933 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; 4721 Sayılı MK'nun 2.maddesi gereğince herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olup davalının aynı usulle aynı kişiye icra dosyasında ödeme emrinin tebliği açısından yapılan tebligatı benimsemek suretiyle itiraz dilekçesini süresi içerisinde icra takip dosyasına sunmuş olmasına rağmen, dava dilekçesinin icra takip dosyasında ödeme emrinin tebliğ edildiği aynı adreste aynı kişiye tebliğinin usulsüz olduğunu savunmasının hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olup bu savunmaya itibar edilmesi mümkün olmadığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. <br>TBK'nun 139.maddesine göre\" İki kişi, karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri  birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise her biri alacağını borcuyla takas  edebilir.  Alacaklardan biri çekişmeli olsa bile takas ileri sürülebilir. Zamanaşımına uğramış bir alacağın takası, ancak takas edilebileceği anda henüz  zamanaşımına uğramamış olması koşuluyla ileri sürülebilir.\"<br>Yine davalı vekili tarafından sunulan 09/09/2019 tarihli dilekçesiyle takas mahsup savunmasında bulunmuş ise de, 6098 Sayılı TBK 139.maddesi gereğince takas mahsup talebinin esasa cevap verme süresi içerisinde ileri sürülmesi gerekmekte olup davalı tarafça esasa cevap süresi geçirildikten sonra ki aşamada ileri sürülen takas mahsup savunmasının işbu davada dinlenmesi mümkün değildir. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. <br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; gerekçeli, tarafların ve mahkemenin denetimine elverişli, oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenmiş olmakla mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca karar verilmiş bulunmasına; mali müşavir bilirkişiden alınan rapora göre takip tarihi itibariyle her iki şirket ticari defter ve kayıtlarına göre davacının davalıdan takip tutarı olan  76.696,12 TL alacaklı olduğunun tespit edilmiş olması karşısında  davalı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM      : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/01/2020 tarih, 2019/32 Esas ve 2020/34 Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 5.239,11 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 1.309,77 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 3.929,34 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, <br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere  karar verildi. 02/01/2024<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5d9699638accee5f","SID":"538bccd315fde1ea"}}