{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2020/939 <br>KARAR NO\t\t: 2024/73<br>KARAR TARİHİ\t: 09/01/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10/03/2020<br>NUMARASI\t\t: 2017/900 Esas 2020/230 Karar<br>DAVA \t\t: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t:  09/01/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:  09/01/2024<br><br>Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketten ... Marka, ... tipi katlanır vinç aldığını, bu konuda imzalanan sözleşme gereğince 05.04.2017 tarihinde 8.000,00 TL ve 17.05.2017 tarihinde 3.000,00 TL nakit ödeme yaptığını, vincin siparişi ile birlikte davacının toplam maliyeti 20.520,00 TL olan römork yaptırdığını, bu iş için Erzurumdan İzmir'e gidiş geliş için 4.000,00 TL masraf yaptığını, 14.06.2017 tarihinde vinci test etmeden teslim aldığını, test etmeden teslim alındığını fatura üzerine şerh edildiğini, ancak vinci çalıştırmak istediğinde sorunlarla karşılaştığını, makine mühendisleri odası ... Şubesi ... Temsilciliğinden talep üzerine vincin incelenmek üzere ...ın görevlendirildiğini, bu kişinin sunduğu raporda, vincin büyük eksiklikleri bulunduğunun ortaya konulduğunu, rapora göre vincin iş ve işçi sağlığı açısından telafisi mümkün olmayan riskler içerdiğini, çalıştırma sırasında büyük sarsıntılar çıkardığını, bu nedenle vincin ayıplı olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin vinç için davalıya verdiği 5 adet toplam 53.000,00 TL tutarlı çeklerin davacıya iadesine, davalıya ödenen 11.000,00 TL nin faizi ile davalıdan istirdatına, davacı tarafından yapılan toplam 25.198,18 TL masrafın davalıdan faizi ile tahsiline karar verilmesi, bu arada çeklerin 3 şahıslara ciro edilmemesi ve bankaya ibraz edilmemesi amacıyla tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava konusu ... Marka ... Tipi katlanır vinci alarak kamyona veya bir römork üzerinde kullanacağım söyleyerek aldığını, müvekkilinin vincin çalışması İçin ..., on-off sistemli uzaktan kumanda ve mekanik palet çatal ataşmanı ekleyerek anlaşmaya varılıp sözleşme imzalandığını, vincin çalıştırılarak sorunsuz teslim edildiğini ve oransal valfli kumanda vincin orijinalinde de olmadığını, sarsıntının vinç ile değil römorkla alakalı olduğunu, davacının sözleşmeyi fesihten sonrada vinci teslim etmediğini, davacının vinci kullandığını, ödemeleri yapmadığını ve haksız fesih nedeni ile davanın reddini savunmuştur.   <br> MAHKEMECE: \"...Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;<br>Dosyaya sunulan bilirkişi raporlarının davacı tarafından dava açmadan evvel TMMOB'a başvurulması neticesi bu odanın üyesi ... tarafından hazırlanmış olan raporun birlikte değerlendirilmesi neticesinde gerek dava açmadan evvel davacı tarafından aldırılan raporda gerekse de Erzurum asliye Ticaret Mahkemesi tarafından dosyaya sunulan kök ve ek raporda söz konusu ayıbın imalat hatasından kaynaklandığının dolayısı ile davalı tarafın bu ayıp nedeni ile tazmin sorumluluğunun bulunduğunun bildirilmesi karşısında İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin talimat dosyasından aldırılan raporda söz konusu ayıbın imalat hatasından değil monte edildiği belirtilen römorktan kaynaklandığının belirtilmesi karşısında uyuşmazlığın davalı tarafından davacıya satılan vinçte ayıp olup olmadığı, davacının ödediği bedeli iade ve ileri sürdüğü masrafları tahsil talebinin yerinde olup olmadığı yargılama sırasında ödenen çeklerin hangileri olduğu, bunların istirdat talebine konu edilenlerin bedellerinin istirdat taleplerinin yerinde olup olmadığı tespit edilmiştir.<br>Dosyaya sunulan taleplerin 03/04/2017 tarihli sözleşme ile birlikte değerlendirilmesi neticesinde söz konusu sözleşmenin her iki tarafça da varlığı konusunda, sözleşmenin imzalanması nedeniyle 8.000,00 TL'nin nakit olarak davalı tarafa ödendiği konusunda ve davalı tarafından satılan vincin monte edileceği römorkun davacı tarafça yaptırılacağı konularında bir uyuşmazlık yoktur ancak her ne kadar davacı tarafından dava dilekçesi ile talep edilen 3.000,00 TL'nin söz konusu sözleşme nedeniyle davalı tarafa verilen bedel olduğu ileri sürülmekte ise de davalı taraf söz konusu bu bedelin römorkun motorsuz olarak imal edilmiş olması nedeniyle vincin çalışabilmesi için motor ve pompa takılması talebi nedeniyle ortaya çıktığının belirtildiği görülmüştür.<br>Dosya kapsamından anlaşılacağı üzere davalı taraf satım sözleşmesine konu vincin Türkiye'deki tek satıcısı ve ithalatçısıdır. Söz konusu vinç bir römork üzerine monte edilerek kullanılacağı anlaşıldığından vincin monte edileceği römork dava dışı ... ...Ltd.Şti isimli şirkete davacı tarafından yaptırılmıştır. Römorkun hazır olduğunun bildirilmesi ve talep üzerine davalı tarafından söz konusu vincin alt kaidesi ile kulesi sökülerek adı geçen dava dışı firmaya 07/04/2017 tarihinde teslim edilmiştir. Bu parçaların römorka monte işi adı geçen dava dışı şirket tarafından yapılmış ve kalan parçaların monte edilmesi için davalı şirketin adresine gelmiş ve burada söz konusu parçalar monte edilerek davacı tarafa hazır olduğu bildirilmesi üzerine davacı tarafça söz konusu römork ve vinç 14/06/2017 tarihinde teslim alınmıştır. <br>Davacı tarafça bu teslim alınma işleminden sonra yapılan kontrolde vincin sarsıntılı çalıştığının tespit edilmesi üzerine dava açmadan evvel TMMOB üyesinden vincin durumunu gösterir rapor alınmış ve dava dilekçesinde söz konusu rapora atıf yapılarak vincin sarsıntılı çalıştığı ve imalatında eksik parçaların olduğu belirtilmiştir. Dosyaya Erzurum talimat mahkemesi tarafından sunulan kök raporda römork ile vincin birbirleri ile uyumlu olduğu, römorka monte işleminin hatalı yapılmadığı ancak vincin çalışmasında oluşan problemlerin vincin imalatı ile ilgisi olması nedeniyle kullanımının sakıncalı olduğunun ek raporda vincin oransal valfli kumandasının olmadığı ve kumanda sisteminin uygun olmadığı ve ani hareketler nedeniyle kullanımının sakıncalı olduğu belirtilmiştir. Ayıca ek raporda bu sarsıntılı çalışmanın statik hesapla bir ilgisinin olmadığı da belirtilmiştir. İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinden alınan raporda ise vincin statik durumunun rapor içerisinde değerlendirildiği, uygun nitelikte bir römorka monte edilmediği ayrıca sarsıntılı çalışma durumunun bunlardan kaynaklandığı belirtilmiştir. Somut olay bakımından tespit edilmesi gereken en önemli sorun vincin ayıplı olarak imal edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. Bu kapsamda yapılan inceleme neticesinde söz konusu vincin bulunduğu mahalde yapılan keşfi neticesinde sunulan bilirkişi raporundan da anlaşıldığı üzere vincin kaldırma ya da indirme kapasitesinde herhangi bir sorun tespit edilememiş ancak çalışması sırasında sarsıntılı çalıştığı tespit edilmiştir. Bu aşamada her ne kadar dosyaya sunulan ek raporda statik durum ile ilgisinin olmadığı belirtilmiş ise de indirme ya da kaldırma kapasitesinde bir sorun olduğu bildirilmeyen vincin sadece çalışmasında sarsıntılı olduğu bildirilmesi şekildeki durumda vincin konulduğu yerin statik hesabının da değerlendirilmesi gerektiği muhakkaktır. Söz konusu husus dosyaya sunulan 23/10/2019 tarihli raporda değerlendirilmeye alınmıştır. Ayrıca söz konusu rapor her ne kadar vinç başında yapılan keşif ile oluşturulmamış ise de tüm dosyanın tetkik edilerek oluşturulmuş bulunması ve raporun konunun uzmanı üç kişilik bilirkişi heyeti tarafından oluşturulmuş bulunması nedeniyle dosyaya birbirinden farklı nitelikte birden fazla rapor sunulmuş ise de Mahkememizce 23/10/2019 tarihli raporda varılan kanaat somut olay bakımından uygun olduğu değerlendirilerek hükme esas alınmıştır.<br>Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arası imzalanan 03/04/2017 tarihli satım sözleşmesine konu edilen ... marka ... tipi katlanır vincin ithal edilen parçalarından alt kaide ve kulesinin davacı tarafın talimatı ile davacı tarafından dava dışı şirkete imal ettirilen römorka monte edilmesi için davalı tarafından dava dışı şirkete gönderildiği ve bu dava dışı şirket tarafından söz konusu parçalar monte edildikten sonra kalan parçaların monte edilmesi için davalı şirketin bulunduğu adrese römork üzerinde getirildiği, burada kalan parçaların monte edilme işleminin yapıldığı, vincin kaldırma ya indirme kapasitelerinde bir sorun olmadığı ancak çalışma esnasında sarsıntılı çalıştığı dolayısı ile vincin bağlı olduğu motor tarafından vincin hareketli parçalarına verilen gücün etkisi ile sarsıntı yaşandığı, bu motor gücünün hareketli paçalara verilmesi aşamasında güce bağlı hareketin vincin bağlantı yatağı olan şasiden alındığı, vincin monte edildiği römorkta bu parçanın yeterli özellikte olmadığı, vincin kapasitesine uygun rijitlikte bir römorka monte edilmediği bu nedenle vincin statik konumunun ve şartlarının oturtulan zemin bakımından uygun olmadığı bu zeminin uygunluğuna yönelik yükümlülüğün davacı tarafta olduğu anlaşılmakla söz konusu vincin imalatında açık veya gizli ayıp olmadığı kanaatine varılmış ve söz konusu satım sözleşmesi nedeniyle davalı tarafın bir sorumluluğunun bulunmadığı değerlendirilmiştir. Dolayısı ile davacı tarafından iadesi istenilen 11.000,00 TL'ye yönelik talebinin ve yine sözleşme nedeniyle ödeme maksatlı olarak davalı tarafa verilen çeklerin iadelerine yönelik talebin yerinde olmadığı ayrıca 25.198,18 TL'ye yönelik talebin vincin çalışmasındaki hatanın davacı tarafından yaptırılan römorkun hatalı imalatından kaynaklı olması nedeniyle de ayrıca yerinde olmadığı kanaatiyle tüm taleplerinin ve dolayısı ile açılı davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. '' gerekçesi ile; <br>HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>1- Davanın  REDDİNE,.\" şeklinde karar verilmiştir. <br>Mahkeme kararına karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin usul yönünden hata yaptığını, dosyada iki farklı rapor bulunduğunu, raporların tamamen birbiri ile çelişmesine rağmen iki rapor arasında bulunan çelişkiyi gidermek için yeni bir rapor aldırmadığını, bilirkişi raporları arasında çelişki varsa, çelişki giderilmeden karar verilemeyeceğini, davada mevcut bilirkişi raporlarının zıt olduğunu, esas gerekçede de hataya düşüldüğünü belirterek, kararın kaldırılması gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava:  menfi tespit, istirdat, alacak  istemine ilişkindir.<br>HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; mahkemece İTÜ den aldırılan bilirkişi  raporunun 3 kişilik uzman akademisyen   bilirkişilerden alınmış olmasına, bu rapora göre de dava konusu ... marka ... tipi katlanır vincin kaldırma kapasitesine uygun rijitlikte bir römorka monte edilmediğinin tespit edilmiş olmasına, İTÜ bilirkişi heyeti tarafından yapılan irdelemenin, mahkemece daha önce aldırılan 25/10/218 tarihli rapor ve ek raporda yapılmamış olmasına, önceki raporda vincin çalışma ve kaldırma kapasitesinde bir sorun olduğu tespitinin yapılmamış olmasına, bu nedenle   mahkemece hükme esas alınan İTÜ heyet raporunun denetime elverişli ve  açık olmasına, vincin sarsıntılı çalışma nedeninin uygun rijitlikte bir araca monte edilmemesi olduğunun ortaya konulmasına göre davacı  vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/03/2020 tarih ve 2017/900 Esas 2020/230 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 427,60 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 373,20 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, <br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere  karar verildi. 09/01/2024 <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2b7be872f006697d","SID":"68cad2a80ee0782c"}}