{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1309 Esas<br>KARAR NO: 2024/222 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK  MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 02/12/2022<br>NUMARASI: 2021/249 E. - 2022/275 K.<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Fikir Ve Sanat Eseri İle İlgili Sözleşmeden  Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 06/02/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... firmasının davacının distribütörü olduğunu, 2013 yılında satışlarının düştüğünü beyanla bunun \"ürünün niteliğindeki bozulmadan\" kaynaklandığını iddia ederek zararının karşılanmasını istediğini, ürünlerin iade alınarak fazlasıyla yeni ürünün ... teslim edildiğini, distribütörlük sözleşmesine konu ve üretim izni ... tarafından alınan ürünlerin çok sayıda markaların bedel ödemeden davalı tarafça alındığını, ... ve ... şirketlerinin hissedarlarını ve yakınlarını kişisel olarak borçlandıran açık senetlere imza attırıldığını, ... 30.000.000 TL, eşi Dr. ... 'a 10.000.000 TL olarak doldurulduğunu, tüm mal varlıklarının ellerinden alındığını, darp olayına ilişkin hastane raporlarının dilekçe ekinde sunulduğunu, senet alacaklısı ... olarak gösterilen Bakırköy ....İcra Müd. ... E. ve Ankara ....İcra Müd. ... E.sayılı icra takipleri başlatıldığını, ...'nın %50 hissesini emaneten elinde tutan ...  Av....'e vekalet verdiğini, hisselerin vekaletname ile ... firmasına devredildiğini, devir bedelinin ödenmediğini, devrin 21 Mart 2014 tarihli ve 8533 sayılı ticaret sicil gazete nüshasından öğrenildiğini, davalının gerçekte ... 2.946.132,92 TL cari hesap borcunun bulunduğunu, ... yöneticileri tarafından alınan ayrı taahhüde bağlanan 600.000 TL ürün bedelinin ödenmediğini, 18 Adet markanın Bakırköy ....Noterliğinin 22.10.2013 tarihli ve ... yev. numaralı marka devir sözleşmesi ile 9.000 TL bedelle devredildiğini, devrin Aralık 2014 de marka siciline tescil edildiğini, markaların rayiç değerinin ve sözleşmedeki bedelinin ödenmediğini, Beyoğlu ... Noterliğinin 26.01.2015 tarih ve ... yevmiye sayılı ihbarnamesi ile bedelin ödenmesinin istendiğini, cevap verilmediğini, \" taraf olanın veya yakınının zarara uğratılacağı, hayat veya kişilik veya namusuna derhal zarar verileceği korkusuyla yapılan\" marka devir sözleşmesinin aynı zamanda devir bedelinin ödenmemiş olması nedeniyle hükümsüz olduğunu belirterek, marka devir sözleşmesinin hükümsüzlüğü belirlenerek, davalı adına olan marka tescillerinin iptali ile davacı adına tesciline,   bunun mümkün olmaması halinde markaların devir tarihindeki rayiç değerinin tespit edilerek davalı ... Ltd. Şirketi'nden devir tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>ISLAH: Davacı vekili dosyaya sunduğu 03/06/2015 tarihli ıslah dilekçesi ile; dava dilekçesinin içeriğinde ve sonuç kısmında ... Ltd. Şirketi'nin davalı olarak gösterildiği açıklanmışsa da, sehven dilekçenin davalılar kısmında adına yer verilmediğini belirterek, davalı olarak bu şirketin adına da yer verdiği aynı beyan ve talepleri içeren dava dilekçesini dosyaya sunmuştur.<br>CEVAP: Davalı TPE vekili cevap dilekçesinde, davacı ile davalılar arasında marka devir sözleşmesinden kaynaklanan anlaşmazlıkları ileri sürerek davanın açıldığını, müvekkilinin tescil kurumu olduğunu, aktif husumet ehliyeti olmayan müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Tic. Ltd. Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacının \"...\" markasının Sağlık Bakanlığı tarafından yasaklanınca \"...\" markası ile ürün üreterek satış ve pazarlamasının \"...\" tarafından yapıldığını, ürünler ile ilgili tüm haklar ... olduğu için ...  ile  ... arasında 25 Temmuz 2012 tarihinde Trabzon .... oterliğinin ... Yevmiye numaralı sözleşmesi ile, ürünler, patentler ve markaların  ... ait olduğunun, ... bu ürünler ile ilgili hiçbir hak ve talebinin olmayacağının beyan edildiğini, sözleşmeye konu markaların önemli bir kısmını 22.10.2013 tarihinde sözleşme ile müvekkiline 9.000,00 TL bedel ile devrettiğini, karşılığını aldığını, ayrıca şirket ortağı ... müvekkili davalı şirket yöneticilerine ciddi miktarda borcu bulunduğunu, takibe konan ve tahsil edilmeyen 6.000.000,00 TL borcu olduğunu beyanla davanın reddini istemiş, cevap dilekçesinde, 25 Temmuz 2012 tarihli sözleşmenin fotokopisinin sunulduğu beyan edilmişse de, dosya kapsamında bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalı ... Ltd. Şirketi vekili süresi içinde cevap dilekçesi sunmamış, 16/02/2016 tarihli ön inceleme duruşmasında, müvekkilinin taraflar arasındaki marka devir sözleşmesi ve marka satışıyla bir ilişkisi bulunmadığını, aynı markalı ürünlerin satışının yapılması nedeniyle isminin kullanıldığını, diğer davalı ... şirketi ile aralarında bir bağlantının bulunmadığını, müvekkili hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.<br>MAHKEME KARARI:  Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 01.12.2016 tarihli, 2015/70 E. - 2016/213 K.sayılı kararıyla; \"...taraf arasında yapılan sözleşmenin noterde yapılmış olması aradan uzunca bir süre geçmiş olmasına rağmen herhangi bir sözleşmeye ilişkin fesih veya geri dönüleceğine ilişkin bir işlem yapılmaması, ayrıca bu sözleşmenin zorla yapıldığına ilişkin herhangi bir delil sunulmadığı dikkate alındığında ayrıca sunulan diğer deliller, taraflar arasındaki başka hukuki ilişkilere yönelik olup, marka devrine yönelik zorla yapıldığını gösteren bir herhangi bir şikayet ve delilin ortada olmaması dikkate alındığında B.K hükümleri açısından, davanın ispat edilemediği\" gerekçesiyle; \"davalılar TPE'nin kendisine yöneltilecek bir husumeti olmadığından, ayrıca ... yönünden tescilli bir hak sahibi bulunmadığından bu davalılar yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, diğer davalı ... Sağlık ürünleri yönünden taraflar arasında noterde yapılan 22.10.2013 tarihli marka devir sözleşmesinin aksini ortadan kaldıracak herhangi bir yazılı belge ve delil olmadığı gibi B.K hükümleri açısından ispat edilen herhangi bir nedende ortada olmadığından yerinde olmayan davanın reddine\" karar verilmiştir. Karar, davacı vekili  ile davalı TPMK vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>KALDIRMA KARARI: Dairemizin 07/02/2020 tarihli 2017/3972 E. - 2020/270 K.sayılı kararıyla; \"davacı vekilinin müvekkili şirket yetkilisine yönelik korkutma eyleminin ispatı yönünden, zorla senet imzalattırıldığına, şirket hissesinin ve malvarlığının devrettirildiğine, şirket yetkilisinin darp edildiğine dair olaylar silsilesine, Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2016/362 Esas sayılı ceza dosyasına, taraflar arasında görülen hukuk davalarına, darp raporuna, Bakırköy CBS'nın 2016/6103 sayılı soruşturma dosyasına dayandığı görülmüştür. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, marka devir sözleşmesinin dayanağı olarak, ... ile  ...ş arasında yapıldığı beyan edilen 25 Temmuz 2012 tarihinde Trabzon ....Noterliğinin ... yevm. numaralı sözleşmesinden bahsedildiği, bu sözleşmenin ve ceza dosyalarının örneğinin getirtilmediği, sadece iddianame örneklerinin celbi ile yetinildiği görülmüştür. İlk derece mahkemesinin kararının gerekçesinde sunulan delillerin başka hukuki olaylara ilişkin olduğu ve devir sözleşmesinden uzunca bir zaman geçtiğini açıklamışsa da; davacı ve davalı şirket yöneticileri arasında yapılan 25 Temmuz 2012 tarihli sözleşmenin, ceza dosyalarının içeriğinin, ifade tutanaklarının incelenerek, marka devrinin korkutma eylemi neticesinde yapılıp yapılmadığı, varsa korkutmanın hangi tarihte kalktığının tespiti, ceza davalarının neticesinin bu davanın sonucuna etkili olacağının değerlendirilmesi halinde açılan ceza davalarının  bekletici mesele yapılması gerekirken mahkemenin eksik inceleme ile karar verdiği kanaatine varılmıştır. Davacı vekilinin dava dilekçesinde ayrıca , markaların devir bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, rayiç bedelin ödenmesini talep ettiği, devir sözleşmesinde markaların 9.000,00TL bedel karşılığında devredildiği yazılı ise de, devir senedinde bedelin tahsil edildiğine dair davacı kabulünün bulunmadığı, mahkemece rayiç bedel istenip istenemeyeceği, rayiç bedel istenemezse devir bedelinin ödenip ödenmediğinin araştırılmadığı ve mahkemenin gerekçesinde bu hususların tartışılmadığı anlaşılmakla kabule göre de eksik inceleme ile karar verildiği kanaatine varılmış, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, mahkeme kararının kaldırılmasına, Dairemizin kararında işaret edilen hususlarda eksiklikler giderildikten sonra hasıl olacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Davalı TPE (yeni ünvan TPMK) nin müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi yönünden istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılıyorsa da; mahkeme kararı eksik inceleme ile kaldırılarak dosya mahkemesine gönderilmekle, bu aşamada davalı istinaf başvurusunun incelenmesine yer olmadığına\" karar verilmiştir.<br>KALDIRMA SONRASI MAHKEME KARARI:  Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 02/12/2022 tarihli 2021/249 E. - 2022/275 K. sayılı kararıyla; \"...Tüm bu nedenlerle davacının korkutma nedeniyle taraflar arasında düzenlenen marka devir sözleşmesinin hükümsüzlüğü tespiti talebinin reddine, söz konusu devre konu marka tescillerinin iptali ve davacı adına tescili talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Tarafların her ikisinin de marka devir sözleşmesinin noter kanalıyla yapıldığı hususunda kabulleri mevcuttur. Söz konusu marka devir sözleşmesinin yukarıda anılı açıklamalar çerçevesinde geçerli olduğunun kabulü karşısında devir bedeli olarak 9.000,00 TL'nin davacı yana ödendiğini ispat yükü davalı taraftadır. Mahkememizce toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ile davalı yanın söz konusu bedeli davacıya ödediği hususunun ispatlanamadığı anlaşıldığından devir bedelinin davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir.  Davacı söz konusu devir bedelini münhasıran ... Limited Şirketi'nden tahsilini talep etmiş olmakla söz konusu şirket yönünden devir bedeli konusunda hüküm kurulmuştur.  Davalı olarak gösterilen Türk Patent ve Marka Kurumu'nun huzurdaki dava açısından davalı sıfatının bulunmadığı ve kendisine yöneltilecek bir husumet bulunmadığından, söz konusu davalı yönünden açılan davanın usulden reddine vermek gerekmiştir.\" gerekçesiyle; \"-Davalı TPMK yönünden açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Davacının Bakırköy .... Noterliği'nin 22/10/2013 tarihli, ... yevmiye numarası ile düzenlenen devir sözleşmesinin hükümsüzlüğünün tespiti talebinin REDDİNE, söz konusu devre konu marka tescillerinin iptali ile; davacı adına tescili talebinin REDDİNE, -9.000,00 TL devir bedelinin 22/10/2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF BAŞVURULARI: Davacı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Mahkemece İstanbul BAM Ceza Dairesi'nin İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi kararıyla ilgili verdiği kararın yanlış değerlendirildiğini, sanıklar ... ile ... hakkında verilen beraat kararlarının delil yetersizliği nedeniyle verildiğini, ... hakkında katılan ...  silahla yaralama suçundan  mahkumiyet kararı verildiğini gözden kaçırdığını,  ayrıca Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin sanık ...  hakkındaki davayla ilgili esastan inceleme yapmadığını, ölümü nedeniyle davanın düşürülmesi gerektiğine karar verildiğini, bu nedenle ceza mahkemesindeki beraat kararlarının hukuk mahkemesi için bağlayıcı olmadığını,  ... ve eşi ... alınan milyonlarca liralık senetlerle ilgili açılan menfi tespit ve tasarrufun iptali davalarının markalarla ilgili olmadığı gerekçesiyle dikkate alınmadığını, aynı bütünün parçaları olduklarının gözden kaçırıldığını, Davalı şirketim müvekkili şirketten aldığı ürünler karşılığında müvekkili şirkete 2.946.132,92 TL borçlu olduğunun tarafların ticari defterleri ile sabit olduğunu, buna rağmen davacının markalarını davalı şirkete devretmesinin ticari mantığa aykırı olduğunu, Mahkemece yargılama sırasında dinlenen tanıklar ... isimli tanıkların beyanları ile İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesince toplanan delillerden İstanbul Adli Tıp Kurumu'nun ... ile ... senet imzalamasına ilişkin konuşmasını doğrulayan raporunun, Bilgi Teknolojileri Başkanlığı'nın ... ceza kesildiğine dair mesajlarının gerçek olduğunun tespitine ilişkin, 03/02/2016/08 sayılı Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen ve 4 senet üzerindeki yazıların ... eli ürünü olmadığına dair raporunun, ... hakkında düzenlenen 30/10/2018/375-111 tarih ve sayılı MASAK raporunun değerlendirilmediğini, Davanın açıldığı tarihte tehdit ve baskı devam ettiğinden 1 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açılmadığı gerekçesinin maddi dayanağının bulunmadığını, ... ve eşi ... milyonlarca liralık mal varlıklarının ellerinden alındığını, Bedel düşüklüğünün, irade sakatlığının kabul edilmesini gösterecek kadar fahiş, ayan-beyan ortada olmasına rağmen mahkemece irade sakatlığını göstermediğine dair gerekçesinin hatalı olduğunu, bilirkişi tarafından markaların değerinin 1.008.340,09 TL olarak hesaplandığını, Markaların devir bedelini ödemediği sabit olan davalının gerçek bedel yerine son derece düşük bedel ödemekle yükümlendirilmesinin adalet duygusunu zedelediğini, Davalılar hakkında aynı gerekçeye dayanan hükümde ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı şirketler arasında organik bağ bulunduğunu belirterek, delillerin toplanmış olduğu da gözetilerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Tic. Ltd. Şirketi vekili  süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Mahkemece marka bedelinin ödenmediği gerekçesiyle 9.000,00 TL bedelin davacıya ödenmesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Davaya konu 22/10/2013 tarihli  Marka Devir Sözleşmesinin, 2012 yılında Trabzon'da imzalanan tek satıcılık sözleşmesinin bir devamı niteliğinde olduğunu, Trabzon ... Noterliğinde 25/07/2012 tarihinde düzenlenen tek satıcılık sözleşmesinde açıkça belirtildiği gibi, söz konusu markaların ve bu markalara ilişkin tüm hakların dava dışı ... ait olduğunu, ...'ın bu sözleşme ile elde ettiği tüm haklarını müvekkili firmaya devrettiğini,  ... satışı yapılan bitkisel ürünlerin yalnızca üreticisi olduğunu, kendisine ait \"...\" markasının Sağlık Bakanlığı tarafından Aralık 2011 tarihinde  toplatıldığından 2012 yılından itibaren müvekkili davalıya ait \"...\" markası ile ürünlerini ürettiğini, satış ve pazarlamanın müvekkili tarafından yapıldığını, ... yalnızca müvekkiline mal tedarik eden bir kişi olduğunu, Nitekim 25 Temmuz 2012 tarihli sözleşme ile ürünler, markalar ve patentlerin ...'a ait olduğu, ... hiç bir hal talebinde bulunmayacağı konusunda sözleşme yapıldığını, Sözleşmenin 2/D maddesinde üreticilerin bu markalarla ilgili herhangi bir bedel talep edemeyeceklerinin de açıkça düzenlendiğini, bu nedenle davacının davaya konu markalarla ilgili müvekkilinden herhangi bir talebinin olamayacağını, 22/10/2013 tarihli marka devir sözleşmesi nedeniyle müvekkilinden herhangi bir bedel talep edilemeyeceğini, Davacı şirket müdürü ... müvekkili şirketin müdürü ve ... mirasçısı olan ...'a halen borçlu olduğunu belirterek, marka devir bedeli olarak 9.000,00 TL ödenmesine ilişkin mahkeme kararının kaldırılmasına, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER: Davaya konu marka kayıtlarının incelenmesinde; ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... , ... markalarını tüm hak ve yetkilerinin ... Limited Şirketine devredilmiş olduğu, devirin 22.10.2013 tarihli marka devir sözleşmesiyle Bakırköy ....Noterliğinin ... yevmiye nolu işlemle yapıldığı, söyleşmeye ve davaya konu ... sayılı \"...\" , ... sayılı \"...\",  ... sayılı \"...\", ... sayılı \" ...\" markalarının başvuru aşamasında eksiklikler tamamlanmadan sahibi adına geçerliliğini kaybettiği, dosyaya gelen kayıt ve belgelerden anlaşılmıştır. Bakırköy 15.Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/362 esas sayılı dosyası incelendiğinde; katılanların ... Limited Şirketi olduğu, sanıkların ... olduğu, suçun Nitelikli Yağma, Özel Belgede Sahtecilik, Açığa İmzanın Kötüye Kullanılması, Birden Fazla Kişi Tarafından Birlikte Yağma, Mağdurun Bir Senedi Vermeğe Mecbur Edilmesi Suretiyle Yağma, Resmi Belgede Sahtecilik, Yaralama, suç tarihinin 2015-01/02/2015-03/05/2016-14/09/2015-2014 olduğu, şikayetçilerin 4 adet ve 10 adet olmak üzere cebir ve tehditle senet alınıp işleme konduğundan bahisle kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde sanık ...'ın asıl ve birleşen Bakırköy 10.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/130 esas sayılı dosyalarında üzerine atılı nitelikli yağmaya azmettirme (katılan ...'nın yaralanmasına azmettirme dahil) fiilinden ayrı ayrı beraatine, sanık ...'ın üzerine atılı açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suretiyle resmi belgede sahtecilik suçuna azmettirme suçunu işlediği anlaşıldığından neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, sanıklar ... ve ...'in birleşen Bakırköy 10.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/130 esas sayılı dosyasında üzerlerine atılı özel belgede sahtecilik suçundan ayrı ayrı beraatlerine, sanıklar ... asıl ve birleşen davaya konu nitelikli yağmaya yardım suçlarından ayrı ayrı beraatlerine, sanık ...'ın resmi belgede sahtecilik suçundan beraatine, sanıklar ... ve  ... asıl ve birleşen davaya konu nitelikli yağma suçundan ayrı ayrı beraatlerine, sanık ...'in resmi belgede sahtecilik suçundan neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, sanık ... yaralamak suçundan cezalandırılmasına karar verildiği tespit edilmiştir. İşbu kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.Ceza Dairesi'ne 19/03/2020 tarihli, 2020/526 Esas, 2020/849 Karar sayılı kararı ile; diğer tüm istinaf taleplerinin esastan reddine, her ne kadar sanıklar ... ve ... hakkında 5237 sayılı TCK'nun 37/1, 38/1 maddeleri delaleti ile aynı kanunun 209/2, 204/1,53 maddeleri uyarınca cezalandırılması için kamu davası açılmış ise de sanığın tüm aşamalarda değişmeyen ve atılı suçu işlemediğine ilişkin savunması ile yüklenen suçu işlediğine ilişkin hükümlülüğüne yeterli hukuka uygun sanık ....  atfı cürüm niteliğindeki savunmasından öte tüm şüphelerden uzak kesin, yasal ve yeterli inandırıcı somut delil bulunmadığı açıkça anlaşıldığından...beraatlerine kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 02/07/2021 tarihli, 2020/2088 Esas, 2021/12970 Karar sayılı kararı incelendiğinde; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi kararının temyiz edilmesi nedeniyle yapılan incelemede, diğer tüm temyiz taleplerinin reddedildiği, ... hakkında verilen kararın ise yargılama sırasında ölmesi nedeniyle davanın düşürülmesi gerektiği gerekçesiyle bozularak, dosyanın İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği tespit edilmiştir.Mahkemece alınan 07/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda; devir tarihi itibariyle değerinin tespit edilmesi istenilen markaların, tescil tarihleri ile başvuru tarihlerine ilişkin sürelerine göre pazar içindeki varoluş süreleri, kullanım durumları, müşterilerin ürün satışları içindeki payı, satışlardaki artış hızı, reklam ve tanıtım harcamaları tespit edilememiş olması nedeniyle markaların fark edilebilirliğine, saygınlığına ve internet sitelerindeki tanıtımlara ilişkin faktörler dikkate alınarak, yukarıda görüldüğü şekilde öngörülen ciro artışları ile beş yılda ulaşılan ciro miktarları ortalaması 20.166.801,73 TL'nin %5'inin, marka değerini oluşturmasının uygun olacağı değerlendirilmiş olup, markaların devir tarihi itibariyle değeri 1.008.340,09 TL olarak tespit edilmiştir.Mahkemece aynı heyetten alınan 20/06/2022 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda; davacı şirketin defter kayıtları ve satış faturaları ile ... ile ilgili web siteleri ve internet sayfalarında ve https://...com.tr uzantılı ... Resmi Sitesi'nde yapılan incelemeler sonucunda; davaya konu markaların, davacı şirketin gelecekte olabilecek cirosu üzerinden, marka devir tarihi itibariyle 1.008.340,09 TL olarak hesap edilen değerinde değişikliği gerektiren bir kanaat oluşmadığı, şayet davalı tarafın itirazında haklı olduğu Sayın Mahkemece kabul edilecek olursa; davacı şirket tarafından üretilerek, davalı ve dava dışı şirketlere satışı yapılan “...” ibareli bitkisel ürünler içerisinde bulunan “...” ve ...” ibareli markaların davacı şirket adına tescilli olduğu dikkate alınarak, devir tarihi itibariyle değerinin 63.021,25 TL olarak hesap edildiği belirtilmiştir. Davaya konu Bakırköy .... Noterliğinin 22/10/2013 tarihli, ... Yevmiye numaralı \"MARKA DEVİR SÖZLEŞMESİ\" başlıklı belge incelendiğinde; devredenin davacı  ... Tic. Ltd. Şirketi, devralanın ... Tic. Ltd. Şirketi olduğu, davaya konu markaların 9.000,00 TL bedelle tüm hak ve yetkilerinin tüm hukuk vecibeleri ile birlikte devredildiği tespit edilmiştir. Trabzon .... Noterliğinin 25/07/2012 tarihli, ... Yevmiye numaralı “TEK SATICILIK (GENEL SATICILIK) SÖZLEŞMESİ başlıklı belge incelendiğinde; üreticinin ... ve ..., Tek Satıcının ... olduğu, bir kısım markalı ürünlerin tek satıcılığının ...’a verildiği, 2/D maddesinde sözleşmeye konu kozmetik ürünler, aromatik sular ve ilaçlar ile ilgili tüm marka, patent ve diğer hakların dağıtıcıya ait olduğu, üreticinin tüm hakları dağıtıcıya ait olan ve aşağıda belirtilen ürünlerin reklam ve tanıtım yüzü olduğu, üreticilerin ismi ve resmi ile oluşan marka haklarının dahi dağıtıcıya ait olduğu, bu konuda üreticinin dağıtıcıdan hiçbir hak talep edemeyeceğinin kararlaştırıldığı tespit edilmiştir.Dosyaya sunulan 29/08/2012 tarihli “PROTOKOL” başlıklı, adi yazılı belge incelendiğinde; ...’ın Trabzon .... Noterliğinin 25 Temmuz 2012 tarihli, ... Yevmiye numaralı   tek satıcılık sözleşmesi ile devraldığı tüm hak ve yetkileri 10 yıl süre ile ... Tic. Ltd. Şirketi’ne devrettiği, 10 yıllık süre sonunda ...’ın yazılı olarak bildirmek suretiyle bu yetkiyi tek taraflı irade beyanı ile kısmen veya tamamen geri alabileceğinin kararlaştırıldığı görülmüştür.<br>G E R E K Ç E :Dava, marka devir sözleşmesinin tehditle imzalandığı iddiasıyla açılan sözleşmenin iptali, sözleşmeye konu markaların davacı adına tescili, bu mümkün olmazsa markaların devir tarihindeki bedellerinin tespit edilerek davalı ... Tic. Ltd. Şirketi’nden devri tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsili davasıdır.Mahkemece marka devri sözleşmesinin iptali ve markaların davacı adına tescili davasının reddine, 9.000,00 TL marka bedelinin devir tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, TPMK hakkında açılan davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalılardan ... Tic. Ltd. Şirketi vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekilinin marka devir sözleşmesinin müvekkili şirket yetkilisinin korkutularak imzalatıldığı, İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen beraat kararlarının delil yetersizliği nedeniyle verildiği, ceza yargılaması sırasında dinlenen tanık anlatımlarının ve toplanan delillerin dikkate alınmadığı, menfi tespit ve tasarrufun iptali davalarının da bir bütünün parçası oldukları, ...’ın ...’ı silahla yaralama suçundan cezalandırıldığını, tehdit unsurunun sözleşme imzalandıktan sonra da devam ettiğini, bu nedenle 1 yıllık hak düşürücü sürenin söz konusu olmayacağına dair istinaf talepleriyle ilgili yapılan incelemede; Ağır Ceza Mahkemesine konu olan senetlerin, davacı şirket yetkilisi ve eşinden zorla alınmadığı gerekçesiyle yağma suçundan sanıkların beraatine karar verildiği, sanıklar ... ile ... hakkında  açığa atılan imzayı kötüye kullandıklarına ve belgede sahtecilik suçunu işlediklerine dair hükümlülüklerine yeterli, hukuka uygun, sanık ... atfı cürüm niteliğindeki savunmasından öte tüm şüphelerden uzak kesin, yasal ve yeterli, inandırıcı somut delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildiği, Yargıtay 6. Ceza Dairesi tarafından sanık ...’ın yargılama sırasında ölmesi nedeniyle yalnızca bu sanık hakkında verilen kararı kaldırdığı, diğer temyiz taleplerinin reddine karar verildiği, delil yetersizliği nedeniyle verilen beraat kararları hukuk mahkemesi için kesin delil niteliğinde değilse de, davacının dikkate alınmadığını iddia ettiği tanık anlatımlarının ve diğer delillerin davaya konu sözleşmenin imzalanması ve markaların devriyle ilgili olmadıkları, sözleşme tarihinden sonra 2014 yılında gerçekleşen olaylar oldukları, davacının işbu hukuk davasında davaya konu sözleşmeyi tehdit ve baskı altında imzaladıklarına dair tanık deliline dayanmadığı, ... hakkında yaralama suçundan mahkumiyet kararı verilmişse de, suç tarihinin marka devir sözleşmesinin imzalandığı tarihten sonra, 11/03/2014 olduğu, davacının iddiasını ispatlayacak başkaca bir delil de sunmadığı, sözleşmenin Noter huzurunda bizzat davacı şirket yetkilisi ve ortağı ... tarafından imzalanmış olduğu, davalıya gönderilen Beyoğlu ....Noterliğinin 26.01.2015 tarih ve ... yevmiye sayılı ihbarnamesi ile başkaca bazı işlem ve eylemelerin zor baskıyla gerçekleştiği açıklanmışsa da, marka devriyle ilgili yalnızca sözleşme bedelinin ödenmesinin istendiği,  sözleşmenin tehdit ve baskıyla imzalandığına dair bir beyanda bulunulmadığı da dikkate alındığında, davacının bu iddiasını ispatlayamadığı kanaatine varılmakla, marka sözleşmesinin iptali ve markaların davacı adına tescili davasının Mahkemece reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmıştır.Davacı vekilinin markaların bedeli olarak 9.000,00 TL’nin davacıya ödenmesine dair karara karşı yaptığı istinaf talebinin incelenmesinde; sözleşmede marka bedelinin 9.000,00 TL olarak yazıldığı, sözleşmenin davacı şirket yetkilisi tarafından Noter huzurunda imzalandığı, davacının sözleşmeyi tehdit ve baskıyla imzaladığını ispat edememesi nedeniyle bedele ilişkin itirazının da yerinde olmadığı, alınan bilirkişi raporlarıyla davaya konu ürün satışlarından elde edilen cirolara göre marka değerleri belirlenmişse de, marka değerlerinin bu yöntemle belirlenmesinin doğru olmadığı, kaldı ki davacı tarafın dava dilekçesinde marka bedeli olarak 9.000,00 TL talep ettiği, davanın belirsiz alacak davası ya da kısmı dava olduğuna, fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarına dair de bir açıklamada bulunmadıkları, Mahkemece taleple bağlılık ilkesi uyarınca 9.000,00 TL marka bedeline hükmetmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Davalı ... Tic. Ltd. Şirketi vekili davacının marka devirleri için müvekkilinden Trabzon ... Noterliğinin 25/07/2012 tarihli, ... Yevmiye numaralı Tek Satıcılık (Genel Satıcılık) Sözleşmesi uyarınca bedel talep edemeyeceğini, bu sözleşme uyarınca markaların tüm haklarının ...’a, ondan da müvekkiline devredildiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuşsa da, Tek Satıcılık Sözleşmesinin Marka Devir Sözleşmesinden daha önce imzalandığı, taraflar arasında Marka Devir Sözleşmesi ile markaların devri konusunda yeni bir sözleşme yapıldığı, önceki sözleşmede iradi olarak değişiklik yapmış olduklarının kabul edilmesi gerektiği, davalı şirketin Noter huzurunda imzalanan sözleşmenin aksine markaların bedelsiz olarak devralındığını ispatlayamadığı, marka bedelinin ödendiğini de ispatlayamadığı, bu nedenle mahkemece 9.000,00 TL marka devir bedelinin davacıya ödenmesine karar verilmesinde bir hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla, davalı vekilinin istinaf talepleri de yerinde bulunmamıştır. Dairemizce HMK’nun 355. maddesi uyarınca resen yapılan incelemede; HMK’nun 114/1-d ve 115/1. maddeleri uyarınca tarafların davada taraf ehliyetinin bulunup bulunmadığının mahkemece resen araştırılması gerektiği, davalılardan ...Ltd. Şirketi’nin davaya konu marka devir sözleşmesinin tarafı olmadığı gibi, davaya konu markaların da bu davalı adına tescilli olmadıkları, davalı vekilinin husumet itirazında bulunmasına rağmen Mahkemece bu konuda bir değerlendirme yapılmaksızın marka devir sözleşmesinin iptali ve markaların davacı adına tescili için açılan davayla ilgili bu davalı hakkında da esastan davanın reddine karar verilmesinin usule aykırı olduğu, bu davalı hakkındaki davanın HMK’nun 114/1-d ve 115/2. maddeleri uyarınca husumet nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği, yine Mahkeme kararının gerekçesinde 9.000,00 TL marka devir bedelinin davalılardan ... Tic. Ltd. Şirketi’nden talep edildiği belirtilmesine rağmen, hüküm kısmında \"9.000,00 TL devir bedelinin 22/10/2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar verildiği anlaşılmakla, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden kazanılmış haklar korunmak suretiyle yeniden hüküm kurularak, davalı TPMK yönünden açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalı .... Ltd. Şirketi yönünden açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacının davalı ...Tic. Ltd. Şirketi aleyhine açtığı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, Bakırköy .... Noterliği'nin 22/10/2013 tarihli, ... yevmiye numarası ile düzenlenen devir sözleşmesinin hükümsüzlüğünün tespiti talebinin reddine, söz konusu devre konu marka tescillerinin iptali ile davacı adına tescili taleplerinin reddine, 9.000,00 TL devir bedelinin 22/10/2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ... Tic. Ltd. Şirketi’nden alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. Mahkemenin kabulüne göre; davacı vekilinin davalılar hakkında aynı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesine rağmen hükümde ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna dair istinaf talebi yerindeyse de, Dairemizce resen yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, davalı .... Ltd. Şirketi hakkındaki davanın usulden reddine karar verilmiş olmakla, davalılar hakkındaki ret sebepleri farklı olduğundan, her bir davalı için yine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK’nun 355 ve 353/1-a-6. maddesi uyarınca davacı vekili ve davalı ... Tic. Ltd. Şirketi vekilinin istinaf taleplerinin KISMEN KABULÜNE, BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİNİN 02/12/2022 tarihli, 2021/249 Esas, 2022/275 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, Davalı TPMK yönünden açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, Davalı .... Ltd. Şirketi yönünden açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,  Davacının davalı ... Tic. Ltd. Şirketi aleyhine açtığı davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,  Bakırköy .... Noterliği'nin 22/10/2013 tarihli, ... yevmiye numarası ile düzenlenen devir sözleşmesinin hükümsüzlüğünün tespiti talebinin reddine, söz konusu devre konu marka tescillerinin iptali talepleri ile davacı adına tescili talebinin reddine, 9.000,00 TL devir bedelinin 22/10/2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ... Tic. Ltd. Şirketi’nden alınarak davacıya verilmesine, 2-İlk derece yargılaması yönünden; a-Alınması gereken 614,79 TL harçtan, davacı tarafça yatırılan 153,70 TL peşin harç, 154,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 307,09 TL harcın davalı ...'nden alınarak Hazineye irat kaydına, b-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2. maddesine göre kabul edilen alacak davası yönünden 9.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'nden alınarak davacıya verilmesine, c-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen devir sözleşmesinin hükümsüzlüğünün tespiti ile markaların davacıya devri davası yönünden 25.500,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalı ...'ne verilmesine, ç-Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davanın usulden reddi nedeniyle 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak Türk Patent ve Marka Kurumu'na verilmesine,  d-Davalı ... Ltd.Şti kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davanın usulden reddi nedeniyle 25.500, 00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalı ... Ltd.Şti'ye verilmesine,e-Davacı tarafça yapılan 3.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 846,30 TL posta/tebligat masrafı olmak üzere toplam 3.846,30 TL yargılama giderinin davanın kabul ve reddi oranında hesaplanan 1.923,15 TL'sinin davalı ...'nden alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, f-Davacı tarafça yatırılan 27,70 TL başvurma harcı, 153,70 TL peşin harç ve 154,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 335,40 TL harç giderinin davalı ...'nden alınarak davacıya verilmesine, g-Davalı ... tarafından yapılan 375,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve reddi oranında hesaplanan 187,50 TL'sinin davacıdan alınarak davalı ...'ne verilmesine, bakiyesinin üzerinde bırakılmasına, h-Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından yapılan 100,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak Türk Patent ve Marka Kurumu'na verilmesine,3-İstinaf yargılaması yönünden;a-İstinaf talepleri kabul olunmakla istinaf peşin harçlarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,b-İstinaf yargılaması için davacı avansından kullanıldığı anlaşılan 200,00 TL tebligat, müzekkere ve posta giderinin 1/2 oranında 100,00 TL'sinin davalı ...nden alınarak  davacıya verilmesine, c-İstinaf yargılaması için davalı ... avansından kullanıldığı anlaşılan 126,00 TL tebligat, müzekkere ve posta giderinin 1/2 oranında 63,00 TL'sinin davacıdan alınarak Davalı ...'ne verilmesine, ç-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,4-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ilgilisine iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere 06/02/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9eb4a28b03a5bf19","SID":"85c217cf8eb3ab7f"}}