{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/500 <br>KARAR NO\t: 2024/44<br>KARAR TARİHİ\t: 11/01/2024 <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/11/2021<br>NUMARASI\t: 2021/284- 2021/86<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>DAVA TARİHİ        \t: 14/07/2021<br>DAİRE KARAR TARİHİ \t:  11/01/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ \t:  11/01/2024<br><br> Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin  11/11/2021  tarih ve 2021/284 Esas 2021/86 , Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin istenilmesi üzerine, Dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br>İSTEM;<br> Davacı, davalılardan ...'ın 02.06.2017 tarihinde imzalanan belirli süreli iş sözleşmesi gereğince, şirkette “Üretim Müdürü” olarak çalışmaya başladığını, 3 yıllık olan bu sözleşme süresi dolunca anlaşma gereği belirsiz süreli iş sözleşmesine döndüğünü ve 30.10.2020 tarihinde davalının istifa ederek iş akdini fesh edinceye kadar devam ettiğini, davalının şirket ile imzaladığı iş sözleşmesinin çeşitli hükümler başlıklı bölümünde “ çalışan, sözleşmesinin feshinden sonra, aynı iş kolunda çalışan (Refrakter üretimi yapan) diğer firmalarda (2) yıl boyunca çalışmayacağını taahhüt eder, aksi durumda 50.000,00USD tazminat ödeyeceğini beyan ve kabul eder” hükmünün mevcut olmasına rağmen iş akdini sonlandırmasının hemen sonrasında, “aynı iş kolundaki” davalı firmada işe başlamak suretiyle TBK 444.maddesine aykırı davranarak rekabet yasağını ihlal ettiğini belirterek, 50.000,00USD cezai şartın şimdilik 10.000,00USD lık bölümünün TL karşılığı 86.800,00TL sının HMK 109.maddesine uygun ve kısmi alacak olarak ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla,  davalılardan müştereken ve müteselsilen ticari faizi ile tahsili ile karar kesinleştikten son TTK 59.maddesi gereğince ilanına  karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:<br> Davalı ... ,  davacı ile arasında akdedilen hizmet akdinin içinde yer alan rekabet yasağı ve cezai şart hükümlerine istinaden açılmış olup,  rekabet yasağının kanuni çerçevedeki dayanağı, işçinin hizmet akdine dayalı sadakat borcundan kaynaklandığını, iş akdine dayalı hususlar hakkında ortaya çıkabilecek uyuşmazlıklarda görevli mahkemenin İş Mahkemeleri olduğunu,  davanın yetkili mahkemede açılmadığını, kısmi dava açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığını, geçerli bir rekabet yasağı sözleşmesi bulunmadığını, sözleşme şartlarının ekonomik geleceğini tehlikeye düşürecek nitelikte olduğunu, iş akdini haklı sebeple feshetmesi nedeniyle rekabet yasağının geçersiz olduğunu, davanın kısmi dava olarak açılamayacağını belirterek, davanın öncelikle davanın usulen reddine, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ...   Şti. Cevap dilekçesinde; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun hizmet sözleşmesi altında düzenlenen rekabet yasağına dayanarak açılan davalarda İş Mahkemelerinin görevli olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, Gebze Mahkemelerinde açması gerekirken yetkisiz Manisa Mahkemelerinde açması hukuka aykırı olduğunu,  davacı ile diğer davalı arasında hukuken geçerli bir rekabet yasağı bulunmadığını, davacının olmayan bir rekabet yasağı kaydına ve haksız rekabete dayanarak dava açtığını, davacı ile diğer davalının en son akdettiği iş sözleşme incelendiğinde de sözleşmenin sona ermesinden sonraki dönem için öngörülmüş bir rekabet yasağı maddesinin bulunmadığını, davanın kısmi dava olarak açılamayacağını, davada hukuki yarar bulunmadığını ayrıca kendilerine sorumluluk yüklenemeyeceğinin belirterek, davanın öncelikle davanın usulen reddine, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br> Mahkemece, \"İş akdi kapsamında işçinin  rekabet yasağına aykırılık iddiasına dayalı  davalarda, Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu yönündeki önceki tarihli Yargıtay kararlarının da 7036 sayılı kanundaki belirtilen düzenlemeye göre (rekabet yasağına aykırılığın iş akdinin devamı veya feshinden sonra olup olmadığına bakılmaksızın) somut olaya uygulanma imkanı bulunmadığından, uyuşmazlığın kaynağı iş sözleşmesi olduğundan, Türk Borçlar Kanununun 444 ve devamı maddelerine dayalı olarak İş Kanunu kapsamında işçi sayılan kişinin, rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali nedeniyle açılan cezai şartın tahsiline ilişkin davalarda iş mahkemeleri görevli olduğu, (Yargıtay 9 HD.'nin 01/06/2021 tarih ve 2021/3076 Esas - 2021/9789 Karar sayılı kararı da benzer mahiyettedir.) anlaşılmakla, mahkememizin görevsizliğine\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN:  Davacı istinaf talebinde bulunmuştur. <br>BİLDİRİLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davacı istinaf dilekçesinde;İlk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu,<br>7036 Sayılı Kanunun genel gerekçesi ve 5. maddesinin gerekçesi göz önünde bulundurulduğunda, bu düzenleme ile kanun koyucunun TTK'nın 4/1-c ve dolayısıyla aynı Kanun'un 5. maddesindeki düzenlemeyi bertaraf etmek gibi bir arzu ve iradesinin bulunmadığı, aksine TTK'nın anılan hükümlerinin 1956 tarihli TTK'dan bu yana hiç değişmeden gelmesinin kanun koyucunun bu uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesinde görülmesi yönündeki iradesinin ne derece güçlü olduğunu gösterdiği, sonuçta 7036 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile TTK arasında üstünlüğün TTK'ya tanınması gerektiği ve TBK'nın 444 vd. maddelerinde düzenlenen rekabet yasağı anlaşmasından doğan uyuşmazlıklarda görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu, diğer taraftan davamızda mevcut bulunan diğer davalı ,ilk davalının çalışmakta olduğu şirket olduğundan cezai şart talebimiz TTK 55/b-2 maddesi gereğince müştereken ve müteselsilen talep edildiğini, mecburi dava arkadaşlığı nedeniyle, diğer davalı hakkında TTK 4 gereğince mutlak görevli Ticaret mahkemeleri olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE:<br> Dava, haksız rekabet yasağının ihlali nedeniyle cezai şart alacağı istemine ilişkindir. <br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı işçinin isten ayrılmasından sonra diğer davalı şirket nezdinde çalışmasının haksız rekabet yasağına aykırılık oluşturup oluşturmadığı, cezai şart koşullarının oluşup oluşmadığının tespitinden kaynaklanmaktadır.<br>                           İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. <br>Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin  03.12.2021tarih, 2021/1534 Esas, 2021/6811 Karar sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Daireleri’nin Kesin Nitelikteki Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesine Yönelik Kararında belirtildiği üzere, <br>\"İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk daireleri arasındaki uyuşmazlıkla ilgili değerlendirmelere geçilmeden önce, bir hususa daha işaret etmek gerekir ki, TTK’nın 1. maddesi bu Kanunun 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun ayrılmaz bir parçası olduğunu belirtmekte olup 6098 sayılı Kanun’un 646. maddesi uyarınca TBK’nın Türk Medeni Kanunu’nun 5. kitabı ve onun tamamlayıcısı olarak addedilmesi nedeniyle TBK’da düzenlenen hükümlerin diğer kanunlarla ilişkilendirilmesine ilişkin yorum faaliyetinde, yöntemsel olarak, söz konusu üç temel kanuna yansıyan bu bütünlüğün göz önünde bulundurulması gerekmektedir. <br>\t\tKonuya bu bağlamda yaklaşıldığında; 25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun “Görev” kenar başlıklı 5. maddesi, madde gerekçesinde de açıkça belirtildiği üzere,  İş Mahkemeleri’nin görev alanını 5521 sayılı Kanun hükmüne nazaran genişletmiş, 6098 sayılı TBK’da hizmet sözleşmesine tabi işçilerin, işverenleri ile “iş ilişkisi” nedeniyle sözleşme ve kanundan doğan hukuk uyuşmazlıklarını da iş mahkemelerinin görevi kapsamına almıştır. <br>\t\tAncak, rekabet yasağına ilişkin TBK’nın 444 vd. maddelerinde düzenlenen hükümler, doğrudan hizmet sözleşmesinin bir unsuru olarak görülemeyeceği gibi rekabet yasağının işçi-işveren arasındaki hizmet sözleşmesinin ve buna bağlı olarak iş ilişkisinin sona ermesinden sonra hüküm ifade edecek mahiyette olması, işçinin tek taraflı bir taahhüdü suretiyle de oluşturulması mümkün bulunmakla, rekabet yasağının ihlali halinde ortaya çıkacak uyuşmazlıkların iş ilişkisinden yahut hizmet sözleşmesinden kaynaklandığı kabul edilemez. <br>\t\tİşçinin bizatihi hizmet sözleşmesinden ve buna bağlı olarak oluşan iş (hizmet) ilişkisinden kaynaklanan rekabet etmeme ve işverene ait sırları saklama yükümlülüğü, TBK’nın 396. maddesinde tanımlanan ve kanundan kaynaklanan işçinin özen ve sadakat borcu ile ilişkili olup TBK’nın 444. maddesinde tanımı yapılan ve taraf iradesine bağlı olarak ortaya çıkan rekabet etmeme taahhüdü (rekabet yasağı) ise, açıklanan bu karakteri nedeniyle, işçinin kanundan kaynaklanan özen ve sadakat yükümlülüğünün bir devamı yahut işçinin bu borcunun, sözleşme sona erdikten sonra da devamına olanak sağlayan bir düzenleme niteliğinde değildir. Nitekim, işçinin hizmet ilişkisinin sona ermesinden sonraya ilişkin sır saklama yükümlülüğü, TBK’nın 396. maddesinin son fıkrasının ikinci cümlesinde özel olarak düzenlenmiş olup doğrudan kanundan kaynaklanan bir yükümlülük niteliğinde bulunmakla, bu yükümlülüğün, serbest iradeye dayalı rekabet etmeme taahhüdünden hukuki karakteri itibariyle ayrışmakta olduğu, kanunda birbirinden farklı nitelikteki bu iki kavrama ilişkin hükümlerin, açıklanan ayrışmaya uygun olarak farklı bölümlerde düzenlendiği gözden kaçırılmamalıdır. <br>\tŞu halde, TBK’nın 444 vd. maddelerinde düzenlenen rekabet yasağına ilişkin hükümlerin ve buna bağlı olarak bu yasağın ihlali halinde ortaya çıkacak uyuşmazlıkların, 7306 sayılı Kanun’un 5/1. maddesi kapsamında, iş ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlık olarak tanımlanması ve giderek İş Mahkemelerinin görevi kapsamında addedilmesi yerinde bir yaklaşım değildir. Bu çerçevede, İş Mahkemeleri ile Ticaret Mahkemelerinin görev alanları bakımından bir hüküm uyuşmazlığından bahsedilemeyeceği gibi 7306 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesi ile TBK’daki rekabet yasağına ilişkin hükümlerin mutlak ticari dava olarak tanımlanmasına ilişkin TTK’nın 4. maddesi hükmünün zımnen ilga edilmiş olduğu da ileri sürülemez.<br>\tHal böyle olmakla, kanun koyucunun, mutlak ticari dava niteliğindeki bir davayı, TTK’nın 5. maddesinde yazılı “aksine hüküm bulunmadıkça” hükmüne dayalı olarak, ihtisas alanı ve yargılama usulü tümüyle farklı bir mahkemenin görevi kapsamına alması gibi kabul edilemez nitelikteki bir yaklaşımda bulunmasının söz konusu olamayacağı kanaatine varılmakla, aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir. \" şeklindeki kararı ile bu husustaki uyuşmazlık giderilmiştir. <br>\tSomut olayda, taraflar arasında imzalanan gizlilik anlaşması başlıklı beyan ve taahhütname  gereğince davacının çalışma ilişkisinin sona ermesinden sonra aynı işkolunda işverenle rekabet halinde olan bir başka işyerinde çalışmaya başlaması nedeni  ile istenen  tazminat alacağı  konusunda  davaya bakma görevi  Ticaret Mahkemesine aittir( Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2016/27017, 2020/665 Karar sayılı ilamı)<br>. Mahkemece esasa girilerek uyuşmazlık hakkında karar verilmesi gerekirken, görevsizlik kararı verilmesi isabetli görülmemiştir. <br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olmadığı, davacının istinaf başvuru nedenlerinin yerinde olduğu anlaşılmakla HMK'nın 353/(1)-a-3 maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına ve dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile, esasa ilişkin diğer yönler incelenmeksizin, HMK'nın 353/(1)-a-3 maddesi gereğince Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/11/2021 tarih, 2021/284 Esas, 2021/86 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Manisa Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istek halinde davacıya geri verilmesine,<br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına,<br> İlişkin, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-c maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 11/01/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"81d3ca0577e95def","SID":"2210e204aee7cbb6"}}