{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/450 Esas<br>KARAR NO: 2024/168<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/12/2021<br>NUMARASI: 2021/24 Esas - 2021/975 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 05/02/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı yan tarafından, dava dışı .... Tic. A.Ş.'nin borcundan ötürü İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, bu dosyadan alınan haciz talimatı ile İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Tal. sayılı dosyası ile müvekkil ... adresinde hacze gelindiğini, muhafaza baskısı altında istirdata konu edilen 35.000 TL, dekont açıklama kısmına icra dosyası numarası da belirtilerek ihtirazi kayıt ile davalı banka vekili ... hesabına müvekkil şirket hesabından gönderildiğini, yine 27.02.2019 tarihli protokol ile 27.02.2019 tanzim tarihli, 28.02.2019 ödeme tarihli, 28.02.2019 tarihinde 15.000 TL, 08.03.2019 tarihinde 5.000 TL, 18.03.2019 tarihinde 10.000 TL, 22.03.2019 tarihinde 10.000 TL, 29.03.2019 tarihinde ise 10.000 TL olarak kararlaştırıldığı bir adet bono verilmek zorunda kalındığını, bu hacizler ile ilgili olarak da İstanbul 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/7155 E. Sayılı dosyası ile istirdat davası açıldığını, müvekkilin davalı yana bu şekilde bir borcu bulunmadığını, İstanbul Arabuluculuk Bürosunun ... sayılı dosyası ile arabuluculuk müracaatı yapıldığını,  ihtiyati tedbir talebi bulunduğundan arabuluculuk görüşme neticesi beklenildiğini, ihtirazi kayıt ile ödenen 35.000 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı yandan tahsiline, 50.000 TL tutarlı, 28.02.2019 vade, 27.02.2019 düzenleme tarihli senet yönünden müvekkillerin davalı yana borçlu olmadığının tespitine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 23.01.2019 tarihinde gerçekleştirilen haciz işlemi sırasında davacı tarafından istihkak iddia edildiğini, İstanbul 4.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/73 Esas, 2019/119 Karar sayılı kararı ile takibin devamına karar verildiğini, takibin devamı kararı üzerine ek haciz ve muhafaza işlemi için 27.02.2019 tarihinde yeniden hacze gidildiğini, haciz sırasında dava konusu bononun imzalandığını ve istirdatı istenilen paranın ödendiğini, takibin devamı üzerine gidilen haciz sırasında artık haciz ve muhafaza tehdidinden söz edilemediğini, ilk haciz işleminden 35 gün geçtikten sonra imzalanan bononun ve protokolün icra tehdidi ve haciz baskısı altında imzalandığı iddiasının kabul edilemeyeceğini, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra dosyasının tarafı da olmadığından kendisine yönelik bir icra tehdidi olmasının mümkün olmadığını, davacı tarafından verilen uyuşmazlık konusu bononun ... Tic. A.Ş borcuna istinaden kayıtsız şartsız ödeme vaadiyle verildiğini, vadesi geldiğinde bono ödenmediği için İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyadan takibe geçildiğini, 23.01.2019 tarihli haciz zaptı incelendiğinde davacı şirket yetkilisi ... mahalin 6 ay önce borçlu şirkettten devralındığını beyan ettiği, İstanbul 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/155 Esas sayılı  istihkak dava dilekçesinde ise mahalin 01.10.2018 tarihli kira sözleşmesi ile kiralandığı borçlu firmanın ise 05.10.2018 tarihinde adresteki şubenin kapanışına karar verildiğinin beyan edildiğini, kira sözleşmesinin başladığı tarihte borçlunun hala mahalde bulunduğu istihkak dava dilekçesinde sabit olduğunu, mahalde borçluya ait malzemeler bulunduğunu ve  bu durumun da davacının istihkak dava dilekçesinde kabul edildiğini, davacı şirket yetkilisinin \"devraldık\" şeklindeki beyanı dava dilekçesinde \"kiralandı\" şeklinde değişiklik gösterdiğini, çelişkili beyanda bulunulduğunu, haciz tarihinden 6 ay öncesine gidildiğinde kira sözleşmesinin 07.2018 tarihinde başlaması gerekirken 10.2018 olması da davacı ile borçlu şirket arasındaki muvazaayı gösterdiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DAİREMİZ KARARI: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/01/2020 tarih ve 2019/148 Esas - 2020/33 Karar sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 30/12/2020 tarih ve 2020/2240 Esas - 2020/2341 Karar sayılı ilamı ile; \"...  menfi tespit davası konusu bir miktar paranın ödenmesi olan bir alacak ya da tazminat davası olmadığından arabuluculuğa tabi değildir. Menfi tespit davası ile birlikte açılan istirdat davası da arabuluculuk dava şartına tabi olmayacağından, aksi yöndeki mahkeme gerekçesi yerinde değildir. Kaldı ki mahkemenin davacı vekiline son tutanağın ibrazı için ihtaratlı kesin süre verildiği, davacı vekilinin kesin süre içerisinde anlaşamama tutanağını ibraz ettiği, arabulucuya başvuru tarihinin dava tarihinden ve tutanak tarihinin mahkeme karar tarihinden önce olduğu, arabulucuya başvuru şartının da yerine getirildiği, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın yargılamaya kaldığı yerden devam edilmek üzere mahkemesine gönderilmesine\" karar verilmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/12/2021 tarih ve 2021/24 Esas - 2021/975 Karar sayılı kararıyla; \"...dava dışı ... Tic.A.Ş 'nin borcundan dolayı organik bağı olduğu düşünülen davacı şirketin adresinde  haciz ve muhafaza işlemi yapıldığı, bu sırada istihkak iddiasında bulunulduğu, malların muhafaza altına alınmaması için tarafların anlaşarak dava konusu protokolü akdettiği, haciz işleminin İİK hükümlerine dayanarak yapıldığı, üçüncü şahısların istihkak iddiasında bulunup dava açabileceği sonucuna varılarak dava konusu senedin  haciz baskısı altında cebir veya tehdit suretiyle alınmadığı, dolayısıyla dava konusu senedin irade sakatlığı nedeniyle geçersiz sayılamayacağı;  Ayrıca protokol içeriğinde; protokolün İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına ilişkin düzenlendiği, mezkur dosyanın ödenmesine ilişkin dava konusu bononun düzenlendiği, bononun vadesinde ve miktarında ödendiğinde ödenen tutarın mezkur dosyadan mahsup edileceği, ödenmez ise tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla icra takibine geçileceği, tarafların protokol ile alınan bononun ödenmesinin kayıtsız şartsız ödeme taahhüdü içeren bir ödeme aracı olduğunu ve bu protokolün bonoların ödenmesini şarta bağlı kılmadığını kabul ettiği, protokol ile tüm dosya borcunun üstlenildiği, protokol ile davacıların bağımsız bir borç ödeme taahhüdünde bulunduğu, dava konusu bononun söz konusu icra dosyasının borcuna karşılık ödeme aracı olarak verildiği, teminat olarak verilmediği, bu durumda asıl borcun geçersizliğine ilişkin defilerin davalılara karşı ileri sürülemeyeceği, bononun şekline ilişkin bir noksanlığının bulunmadığı, davacıların protokolle tüm dosyaların borcunu üstlendiği sonucuna varılarak; davanın reddine\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; \"Dosya içeriğine yansıyan deliller ile de sabit olduğu üzere taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, davaya konu edilen senetlerin verilmesi nedeninin İstanbul Anadolu ....İcra Müdürlüğünün ... Talimat sayılı dosyasından yapılamaya çalışılan haciz ve muhafaza tehdidi ya da baskısı olduğunu, Aksinin kabul edilmesi halinde, haciz ve muhafaza baskısı altında alınan senetlerin haciz ve muhafaza haksız dahi olsa lehine düzenlenen kişi ya ya da kurum tarafından tahsilinin mümkün hale geleceğini, İstanbul 4.İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/7155 E.sayılı dosyasından, mahkemeniz dosyasına konu edilen senetlerin verildiği esnada ayrıca müvekkil işyerinde yapılan hacizler ile ilgili olarak tarafımızdan açılan istihkak davasında müvekkilin haklı bulunduğunu, davalı banka tarafından yapılan  hacizlerin kaldırılmasına, istihkak iddiamızın kabulüne karar verildiğini, esasında bu karar davalı yanın Anadolu ....İcra Müdürlüğünün ... Talimat sayılı dosyasında haksız olduğunu kanıtladığını, Müvekkilin durumu göz önünde bulundurulduğunda haciz ve muhafaza baskısının bir tehdit ya da baskı unsuru olarak değerlendirilmesi gerektiğini, Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Talimat sayılı dosyasından haciz yapıldığı sırada müvekkilin hacze konu iş yerini henüz yeni açtığını, yeni yeni bir müşteri portföyü edinmeye çalıştığını, dükkanına aniden haciz memurları, alacaklı avukatları ve emniyet mensupları ile birlikte muhafaza amacıyla kamyonlar ve muhafaza işçileri geldiğini,  Müvekkilime bu anlamda iki seçenek sunulduğunu, ya masraf yaptığı iş yerinin  daha başlamadan haciz ve muhafaza yapılması suretiyle faaliyetine son vermesi gerekecek ya da bu baskı ve tehdidi davaya konu edilecek şekilde bertaraf etmeye çalışacağını, müvekkilin işyerini korumayı, kurtarmayı seçtiğini, Bu anlamda elbette haciz ve muhafaza baskısı teknik olarak, ceza hukuku anlamamında bir tehdit olmadığını, ancak müvekkilin tercihe zorlandığını, bu noktada verilen senedin en hafif tabir ile zorlama altında alındığının sabit olduğunu,Hüküm gerekçesinde yer aldığının aksine, protokol İstanbul ....İcra Müdürlüğünün  ... E.sayılı dosyasına ilişkin borcun ödenmesi amacının aksine (zira mezkur dosyada müvekkilim taraf değildir) müvekkilim iş yeri faaliyetine muhafaza yapılması durumunda engel olunacağından engel olunmasının önüne geçmek amacıyla düzenlendiğini.\" beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından; \"Davanın reddine\" karar verilmiştir. Hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davalı alacaklı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyada dava dışı borçluya karşı başlatılan icra takibi sırasında, icra takibinde borçlu olarak gösterilmeyen davacı şirketin işyeri adresinde haciz işleminin yapıldığı, davacı tarafından istihkak iddiasında bulunulduğu ancak haciz mahallinde borçluya  ait evrak bulunması nedeniyle icra memuru tarafından haciz işlemlerine devam edildiği, davacı tarafından aynı tarihli protokol kapsamında davalıya 35.000 TL ödeme yaptığı ve  50.000 TL tutarlı bono verdiği, davacının işbu dava ile haciz işlemlerinin haksız olması ve baskı altında alınması nedeniyle ödenen bedelin iadesi ile bono kapsamında menfi tespit isteminde bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı alacaklı tarafından başlatılan .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası borçlusunun dava dışı .... Tic. A.Ş. ve diğerleri olduğu, 23.01.2019 tarihinde  İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... Talimat sayılı dosyası ile yapılan haciz işlemleri ile davacı şirkete ait iş yerinde bulunan menkul malların haczedildiği, davacı şirketin hacze karşı istihkak iddiasında bulunduğu ve İstanbul 4.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/73 Esas - 119 Karar sayılı dosyası ile istihkak iddiasının reddine ve takibin devamına karar verildiği, davalı tarafından 27.02.2019 tarihinde muhafaza tedbirleri için yeniden haciz mahalline gidildiğinde davacı tarafından protokol yapılarak, 35.000 TL ödeme yapıldığı ve dava konusu bononun tanzim edildiği anlaşılmıştır.Davacı tarafından istihkak iddiasıyla açılan İstanbul 4.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/155 Esas sayılı davanın kabul ile sonuçlandığı ve işbu inceleme tarihinde halen istinaf aşamasında olduğu görülmüştür. Davacının \"Davaya konu bononun hukuka aykırı şekilde alındığı\" yönündeki iddiasının tespiti bakımından anılan icra hukuk mahkemesi dosyasının bekletici mesele yapılması gerekirken, mahkemece bu yön gözetilmeksizin davaya devamla eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olduğundan; davacılar vekilinin istinaf isteminin kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacılar vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE,2-İstanbul 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/12/2021 tarih ve 2021/24 Esas - 2021/975 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya devam edilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, 4-İstinaf peşin harcının talebi halinde davacılara iadesine, 5- İstinaf aşamasında davacılar tarafından yapılan yargılama gideri olan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 110,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 602,00 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.05/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9828e1cccb2516a6","SID":"c6d5fbaed79ceeea"}}