{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/332 Esas<br>KARAR NO: 2024/260 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/12/2022<br>NUMARASI: 2021/813 E. -  2022/890 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 06/02/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: <br>DAVA: Davacıların murisi ... vekili İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; müvekkili aleyhine dava dışı .... Ltd. Şti. tarafından İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas  sayılı dosyası ile ödeme emri ile 15.03.2011 vadeli 25.000 TL alacağı olduğundan bahisle kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, dava dışı takip alacaklısı şirketin Eyüp .... Noterliği'nin 12/11/2015 tarihli ... yevmiye numaralı temliknamesi ile İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyada var olduğunu iddia ettiği alacağını davalı ...'e temlik ettiğini, bu nedenle davada husumetin temlik alan ...'e yöneltildiğini, müvekkilinin davalıya sözleşmeden, gerek kanun, gerekse kambiyo senedinden kaynaklanan 25.000 TL asıl bedelli borcunun mevcut olmadığını, müvekkilinin ...’a ya da ...'na hiçbir zaman 25.000 TL bedelli bir senet vermediğini,  ... Şti. yetkilisi ...  beyaz eşya alım satımına ilişkin sözleşme altındaki senedi yırtarak veya yırtılmasını sağlayarak bağımsız ve sözleşmeye aykırı olarak sahtecilik yolu ile sahte senet tanzim etmek sureti ile 15/03/2011 vadeli 15/01/2011 tanzim tarihli 25.000 TL bedelli lehtarı ... olan senet haline getirerek sözleşmeye aykırı sahte senet düzenlediğini ve daha sonra yetkilisi olduğu davalı ... Şti. adına cirolayarak sanki gerçek bir alacağı varmış gibi haksız menfaat temin etmek amacıyla icra takibine koyduğunu, ... hakkında İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açılıp yargılama sonucunda davalı hakkında beraat kararı verildiğini, dosyanın halen Yargıtay'da olduğunu, ceza davası bu aşamadayken yeni bir delilin ortaya çıktığını, davalı şirkette daha önce çalışan bir kişinin 2006 tarihli bir satış sözleşmesi getirdiğini, davaya konu sahte senedin TV satış sözleşmesinden yırtılan ve gerçekte 200 TL bedel için verilmiş senet olduğunun anlaşıldığını, davaya ve şikayete konu senedin dikkatli incelendiğinde, senedin bu televizyon satış sözleşmesinden yırtılmış olduğunun buradan dava dışı şirket yetkilisi ...  tarafından yırtılarak veya yırtılması sağlanarak sahte senedin düzenlendiği, senet ve sözleşme parçasının yırtık kıvrım ve yerlerinin birbirlerine uyumlu olduğunun bilirkişi tarafından yapılacak inceleme sonucunda ortaya çıkacağını, dava dışı ...'ın bu durumları haricen öğrenmiş olup, takip alacaklısı göründüğü dosyayı kötü niyetli olarak davalı ...’e temlik ettiğini, davalının kötü niyetli olduğunu belirterek  İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... (eski no : ... E.) Sayılı dosyasına ilişkin borçlu olmadığının tespitine, davalının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesince 29/11/2016 tarihli, 2016/434 Esas, 2016/616 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek dosya İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiştir....'un yargılama sırasında vefat etmesi üzerine mirasçıları ... , ... ve ... davaya devam etmişlerdir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı, davalının yasal süresi içinde cevap sunmadığı, davalı asil ... katıldığı duruşmadaki beyanında;  \"Söz konusu senedi ...'tan aldığını, kendisinin beyaz eşya ticareti yaptığını, ...'a sattığı beyaz eşya karşılığında senedi aldığını, şahıstan 38.000.-USD alacağının olduğunu, hala alacağının tamamını alamadığını, davacıyı tanımadığını, davanın reddine karar verilmesini\" talep ettiği görülmüştür. <br>MAHKEME KARARI: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19.12.2018 tarih ve 2017/299 Esas - 2018/1184 Karar sayılı kararıyla; \"... dava dışı ... Ltd. Şti. tarafından sunulmadığından dava dışı şirkete ait ticari defterler üzerinde inceleme yapılamadığı, dava dosyasına sunulu belge verilere göre davacı yanın İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas (yeni no:... )  sayılı dosyasında 15.03.2011 vadeli, 25.000.-TL tutarlı senetten dolayı davalı yana borçlu olmadığı kanaatine varıldığı\" gerekçeleriyle \"davanın kabulü ile dava konusu senetten dolayı davacının İstanbul .... İcra Müdürlüğünün... Esas (eski no: ...)  sayılı dosyadan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının kötü niyetinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle kötü niyet tazminatının reddine\" karar verilmiştir. Karar, davalı vekilince istinaf edilmiştir.<br>KALDIRMA KARARI:  Dairemizin 02/12/2021 tarih 2019/680 E.- 2021/2084 K.sayılı  kararıyla; \"Davacı, davaya ve takibe konu 15.03.2011 vadeli, 25.000.-TL tutarlı bononun sahte olarak tanzim edildiğini, dava dışı bono alacaklısı şirketten beyaz eşya aldığını, alışveriş sırasında düzenlenen sözleşmenin haksız olarak bono haline getirildiğini, davalıya ve dava dışı şirkete bir borcunun bulunmadığını iddia etmektedir. Bir belgenin sahteliğinin iddia edilmesi hâlinde, mahkemenin belgenin sahte olup olmadığı konusunda kendiliğinden araştırma yapması gerekir. Bu araştırma ve incelemenin sırası ise 6100 sayılı HMK’nın 211. maddesinde düzenlenmiştir. Mahkemece Kanun'da belirtilen şekilde bir sahtelik araştırması yapılmadan \"dava dosyasına sunulu belge verilere göre davacı yanın takibe konu senetten dolayı davalı yana borçlu olmadığı kanaatine varılarak\" soyut gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi belirtilen usuli düzenlemeye aykırıdır. Mahkemece sahtelik iddiasının araştırılması için Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi, İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü veya benzer bir kuruluştan denetime elverişli rapor aldırılarak sonucuna göre karar verilmesi veya konuyla ilgili açıldığı bildirilen  İstanbul 3.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/341 Esas sayılı dosyasının  bekletici mesele yapılması gerekirken, davacının sunduğu özel rapora itibar edilerek eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır. Kabule göre de; bonodaki imzanın davacıya ait olduğu ve bononun ihdas nedeninin davalı tarafından talil edilmediği de gözetilerek, bedelsizlik iddiaları yönünden ispat yükünün davacıda olduğunun kabulüyle araştırma yapılması gerekirken aksi değerlendirmelere yer verilmesi de hatalı olduğundan,  davalının istinaf isteminin kabulüyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına\" karar verilmiştir. <br>KALDIRMA SONRASI MAHKEME KARARI:  İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/12/2022 tarihli  2021/813E. - 2022/890K. sayılı kararıyla;  \"... İstanbul BAM 16. HD 02/12/2021 tarih 2019/680 esas 2021/2084 karar sayılı kaldırma ilamında belirtildiği üzere imzanın davacıya ait olması ve bononun ihdas nedeninin davalı tarafından talil edilmediği hususu göz önünde bulundurulduğunda davacının bedelsizlik iddiasını ispatlaması gerekmekte olup; davacı taraf, takip alacaklısı ve aynı zamanda bonoda 2. ciranta olan dava dışı ... Pazarlama Ltd Şti ile 26/08/2006 tarihinde aldığı televizyon için altında senet ilişik olan bir sözleşme yaptığını ve sözleşme ile senedin dava dışı ... Pazarlama Ltd Şti'nde kaldığını iddia etmiş ve Mahkememizce davacının dava dışı şirketle ilişkisi kapsamında inceleme yapılması için dosya bilirkişiye verilmişse de, dava dışı şirketin defterlerinin incelenemediği, davacının da dava dışı şirketle ilişkisine dair herhangi bir delil sunmadığı, ayrıca sözleşmenin ve sözleşmeye ilişik senedin dava dışı şirkette kaldığını dava dilekçesinde açıkça beyan ettiği hususları dikkate alındığında, davacının dava dışı şirketle ilgili iddiaları ispatlayamadığı, ayrıca davacı ile lehtarın gerçek kişi olması, senedin sebepten soyut nitelikte olması hususları da dikkate alındığında davacının bedelsizlik iddiasını ispatlayamadığı, davacının lehtar ile ilişkisi olmadığı ve senet nedeniyle lehtara borcu olmadığı hususu ispatlansaydı dahi imzaların bağımsızlığı ilkesi gereğince davacının lehtara karşı bedelsizlik iddiası 2.cirantaya karşı ileri sürülemeyeceğinden keşideci imzası davacıya ait olduğu belirlenen senet nedeniyle bedelsizlik iddiasını ispatlayamayan davacı keşidecinin senet bedelinden sorumluluğu devam ettiğinden davanın reddine\" karar verildiği görülmüştür. <br>İSTİNAF BAŞVURUSU: Davacı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davalı ...'in Mahkeme kararında 2. ciranta olduğu belirtilmişse de, davalının senette ciranta olmadığı, senedi alacağın temliki yolu ile aldığını, Davacı müvekkillerinin murisinin davalının alacağı temlik aldığı ... Ltd. Şirketi'ne borcu bulunmadığını, 200,00 TL bedelli eşya alım sözleşmesinin altına attığı imzanın şirket yetkilisi ... tarafından yırtılarak davaya konu senedin oluşturulduğunun İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kesinleşen 2020/180 Esas, 2020/31 Karar sayılı kararı ve bu yargılama sırasında İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan alınan 30/05/2018 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, Davalı ...'in kötüniyetli olduğunu, temlik aldığı alacakla ilgili ceza soruşturmasını bildiği halde alacağı temlik aldığını ve müvekkilinin taşınmazını satış aşamasına kadar takibi devam  ettirdiğini, müvekkilinin zarara uğradığını, Davaya konu senedin sahte olarak düzenlendiğinin ispatlandığını belirterek, istinaf taleplerinin kabulüne, davanın reddine dair verilen kararın kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... (Eski numarası ...) Esas numaralı dosyası incelendiğinde; alacaklının ... Ltd. Şirketi, borçluların ... ve ... oldukları, 25.000,00 TL asıl alacak, 385,42 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 25.385,42 TL alacak için 15/03/2011 vadeli 25.000,00 TL bedelli bonoya dayanılarak 22/04/2011 tarihinde Kambiyo senetlerine özgü icra takibi yapıldığı tespit edilmiştir. Takibe dayanak bono incelendiğinde; 15/01/2011 düzenleme, 15/03/2011 vade tarihli, alacaklısı ..., borçlusu ... olan, 25.000,00 TL bedelli bono olduğu tespit edilmiştir. İcra dosyasında bulunan Eyüp.... Noterliğinin 12/11/2015 tarihli, ... Yevmiye numaralı \"ALACAĞIN DEVRİ (TEMLİKNAME)\" başlıklı belge incelendiğinde; .. Limited Şirketi tarafından İstanbul .... İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasındaki 47.765,08 TL alacağın ...'e temlik edildiği, belgenin şirket yetkilisi ... tarafından imzalandığı tespit edilmiştir.  İlk derece mahkemesince kaldırma kararından önce alınan 28/08/2018 tarihli mali bilirkişi raporu incelendiğinde; dava dışı ... Ltd. Şti.'ne ait ticari defterler üzerinde inceleme yapılamadığı, dava dosyasına sunulu belge verilere göre davacı yanın İstanbul .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında 15/03/2011 vadeli, 25.000 TL tutarlı senetten dolayı davalı yana borçlu olmadığına dair görüş bildirildiği tespit edilmiştir.\tİstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin2020/180 Esas sayılı dosyası incelendiğinde; katılanların ..., ..., ... ve ..., sanığın ... olduğu, 2012/286 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde beraat kararı verildiği, kararın temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay tarafından bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine dosyanın İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/341 Esas sırasına kaydedildiği ve yapılan yargılama sonucunda, dolandırıcılık suçundan beraat, resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine karar verildiği, kararın da temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay tarafından bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine dosyanın İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/180 Esas sırasına kaydedildiği ve yapılan yargılama sonucunda, açığa imzanın kötüye kullanılması suçundan mahkumiyet kararı, dolandırıcılık suçundan beraat kararı verildiği ve kararın 06/01/2021 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Kesinleşen ceza dosyasında 18 Mart 2013 tarihli, Adli Tıp Uzmanı ...’den alınan bilirkişi raporunda; senet üzerindeki borçlu imzalarının ...’un eli ürünü oldukları, ... adına atılan imzaların ... ’ın eli ürünü olmadıkları, senedin daha önce üst kısmında mevcut olan bir belgenin yırtılarak yok edildiğinin anlaşıldığını, borçluya ait imzaların senedi kabulü amacıyla atılan imzalar olup olmadıklarının kesin tespitinin yapılamadığına dair görüş bildirildiği anlaşıldı.İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesince üç adli tıp uzmanından oluşan bilirkişi heyetinden alınan 23/09/2013 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; davaya konu senet üzerindeki borçlu imzasının ...'a, ... adı ve soyadı yazısı ile yanındaki 1. ciro imzasının, ayrıca ... şirketinin kaşesi üzerindeki 2. ciro imzasının ... ait olduğu, sahte bir senedin söz konusu olabileceği, ancak bu aşamada bunun tespit edilemeyeceğine dair görüş bildirildiği görülmüştür.Yine İstanbul 3.Ağır Ceza Mahkemesince İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'ndan alınan 30/05/2018 tarihli rapor Mahkemesinden istenilmiş, incelendiğinde; suça konu senet ve katılan tarafından ibraz edilen \"... Ltd. Şti.\" antetli sözleşme üzerinde yapılan inceleme sonucunda, inceleme konusu senedin üst kenarında mevcut olan yırtılmaya bağlı girinti ve çıkıntıların, söz konusu sözleşmenin alt kenarında mevcut olan yırtılmaya bağlı girinti ve çıkıntılar ile uç uca birbirlerini tamamladıkları, ayrıca sözleşmede mevcut olan üç adet dikey olarak aşağıya inen birbirine paralel çizgi şeklinde siyah içerikli karbon izlerinin, senet üzerinde de aynı hatlarda devam ettikleri tespit edildiğinden, söz konusu senedin, sözleşmenin alt ucundan kopmuş olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.<br>G E R E K Ç E: Dava, bonodan kaynaklanan icra takibine karşı açılan borçlu olmadığının tespiti ve kötüniyet tazminatı davasıdır.Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili istinaf yargı yoluna başvurmuşlardır.<br>İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya incelendiğinde; Dairemizin kaldırma kararında davaya konu bononun sahte olup olmadığının Mahkemece araştırılması veya Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın kararının kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğinin belirtildiği, Mahkemece davaya konu bononun sahte olup olmadığı konusunda bir araştırma yapılmadığı, bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı, ancak İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın sonucunun beklendiği, ancak İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinde İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndan aldırtılan 30/05/2018 tarihli bilirkişi raporunda, davaya konu bononun beyaz eşya satın alınmasına ilişkin sözleşmenin alt ucundan kopmuş olduğunun tespit edildiği, Ağır Ceza Mahkemesince bu rapora dayanılarak sanık ...’ın açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, her ne kadar sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi nedeniyle ceza mahkemesi kararı hukuk mahkemesi için kesin delil niteliğinde değilse de, davaya konu bononun başka bir sözleşmenin altına atılan imzanın koparılarak oluşturulduğunun Adli Tıp Kurumu'ndan alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiğinden, hukuk mahkemesi için de kuvvetli delil niteliğinde olduğu, raporun İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndan alınması nedeniyle hukuk mahkemesince de aynı konuda yeniden rapor alınmasının usul ekonomisine aykırı olacağı, senedin davacıların murisi ve senet borçlusu olarak gösterilen ...’un iradesine aykırı olarak, sahte şekilde oluşturulması nedeniyle, sahtecilik iddiasının senetteki cirantaya karşı da ileri sürülebileceği, kaldı ki senet alacaklısı olan ...’ın senedi ciro ettiği ...  şirketinin de yetkilisi olduğu için senedin ne şekilde oluşturulduğunu bildiği, alacağı temlik alan davalının da ... şirketinin halefi olması nedeniyle sahtecilik iddiasının davalıya karşı da ileri sürülebileceği, bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin doğru olmadığı kanaatine varılmakla, davacılar vekilinin istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden hüküm kurularak, davanın kabulüne, dava konusu senetten dolayı davacının İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas (eski no: ...)  sayılı dosyadan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının alacağı temlik aldığı ... şirketinin kötüniyetli olarak icra takibi başlattığı anlaşıldığından, asıl alacağın %20’si kadar kötüniyet tazminatının da davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacılar vekilinin istinaf taleplerinin KABULÜNE,2-6100 sayılı HMK’nun 3535/1-b-2. maddesi gereğince İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 07/12/2022 tarihli, 2021/813 Esas, 2022/890 Karar tarihli kararının KALDIRILMASINA,3-Davanın KABULÜNE,  a) Dava konusu senetten dolayı davacının İstanbul.... İcra Müdürlüğünün ... Esas (eski no: ....)  sayılı dosyadan dolayı DAVALIYA BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,  b) Asıl alacağın %20’si kadar 5.000,00 TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacılara  verilmesine, 4-İlk derece yargılaması yönünden;  -Karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.707,75 TL harçtan, peşin alınan 426,94-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.280,81 -TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, -Kendini vekille temsil ettiren davacılar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin  13/2. maddesi uyarınca takdir edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Davacılar tarafından yatırılan 29,20 TL başvurma, 426,94 TL peşin harç olmak üzere toplam 456,14 TL harcın davalıdan alınarak davacılara verilmesine,-Davacılar tarafından yapılan 1.272,50 TL posta ve müzekkere masrafından oluşan yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, -Davalının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması yönünden; a-Davacı vekilinin istinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talep halinde iadesine,b-İstinaf yargılaması sırasında davacılar tarafından yapılan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 125,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 617,00 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 06/02/2024 tarihinde  oy birliği ile kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"45ab141c6e92c203","SID":"a2730398f7800745"}}