{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2021/598 <br>KARAR NO\t: 2024/25<br>KARAR TARİHİ\t: 19/01/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19/01/2021<br>NUMARASI\t\t: ... Esas, ... Karar <br><br>DAVACILAR\t: 1 -..., ... <br>\t  2 -... - ...  <br>VEKİLLERİ\t: Av. ..., [... ] UETS<br>\t  Av. ...\t  \t<br>DAVALI\t: ... -  TCK NO:..., ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Tasfiye Memurunun Sorumluluğundan Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ <br>KARAR TARİHİ                  : 19/01/2024<br>YAZIM TARİHİ                   : 19/01/2024<br><br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı  kararı  aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t                                  :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ın ... Kağıt Tarım Ürün. Teks. Gıda Reklam Ürün İmal. ve Tic. Ltd. Şti'nin ortağı ve tasfiye memuru olduğunu, ... Ltd. Şti  tarafından müvekillerinden temizlik kağıdı yapımında kullanılan ham madde satın alındığını, davacı ...'nin , ... Ltd. Şti'nden 107.734,38.TL, müvekkili ... Kağıt Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin ise aynı firmadan 112.764,51.TL alacaklı olduğunu, borcun ödenmemesi üzerine .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve ... Esas sayılı dosyalarından icra takiplerinin başlatıldığını, borçlu şirketin tasfiyeye girdiğini, davalı tasfiye memuru ...'a ödeme emrinin tebliğ edildiğini, tasfiye memuru tarafından her iki dosyada borca ve yetkiye itiraz edilmesi üzerine dosyaların Adana İcra Müdürlüklerine gönderildiğini .... İcra Müdürlüğü'nün ... ve ... esas sayılarına kaydedilen dosyalardan gönderilen ödeme emirlerine de davalı tarafından itiraz edildiğini, açılan itirazın iptali davalarının .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... ve .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyalarında derdest olduğunu, müvekkillerinin alacaklı olduğunu, icra takiplerinin devam ettiğini bildiği halde davalının herhangi bir ödeme yapmadan kötü niyetli bir şekilde tasfiyeyi sonlandırdığını, bu sebeple müvekkillerinin zarara uğradığını, davalının alacaklılara vermiş olduğu zararlardan TTK'nın 285. maddesi uyarınca sorumlu olduğunu belirterek, davacıların her biri için ayrı ayrı 10.000,00.TL'nin (toplam 20.000,00.TL) ticari faizi ile birlikte davalıdan tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davacı vekili 30/03/2015 tarihli bedel artırım dilekçesi ile;  tazminat taleplerini müvekkili ... Pamuklu Mensucat San ve Tic. Elek. Ür. A.Ş. adına 107.734,38.TL, diğer müvekkili ... Kağıt San ve Tic. A.Ş. adına 112.764,51.TL olmak üzere toplam 220.498,89.TL'ye yükselttiklerini beyan etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın, mülga TTK'nın 224/son fıkrası, yeni TTK'nın 285/3 maddesi hükümleri uyarınca zamanaşımına uğradığını, öncelikle zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin talep edildiğini, dava dışı ... Ltd. Şti'nin iki ortaklı bir şirket olduğunu, ortaklar kurulunun aldığı karar gereğince 22/02/2012 tarihinde tasfiyeye başladığını, tasfiye işlemlerinin usul ve yasaya uygun olarak tamamlanması üzerine ve yapılan tasfiye genel kurulu sonunda 29/03/2013 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiğini, müvekkilinin, tasfiye sonunda şirket ortaklarına veya 3. kişilere herhangi bir mal vb. menfaat dağıtımı yapmadığını, tasfiye döneminde şirketin herhangi bir malı ve menfaatinin olmadığını, şirketin %99 hissesine sahip diğer ortağın, yine şirket kayıtlarında görünen küçük miktarlı borçlarını devraldığını ve şirketin tasfiyesi ile terkininin gerçekleştiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ                                              :<br>İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; davacıların alacaklarının kesinleşmiş mahkeme kararı ile sabit olduğu, bu alacakların dayanağı olan faturaların tasfiye kararından önceki döneme ait olduğu,  davalının tasfiye memuru olarak görevlendirilmeden önce 11/10/2011 tarihinde şirketi münferiden temsile yetkili kılındığı, şirketin alacak ve borçlarını bilmesi gereken kişi olduğu, davalının tasfiye memuru olarak atandıktan sonra davacıların başlattıkları icra takiplerinde ödeme emirlerinin kendisine tebliğ edildiği ve borca itiraz ettiği, icra takiplerinin varlığını bildiği halde kanun maddelerine aykırı davranarak, davacıların alacaklarının karşılığını notere tevdi etmediği, şirketin borçları aktifinden fazla ise Ticaret Mahkemesi'ne bildirimde bulunulmadığı, davalının verilen kesin sürelere rağmen şirkete ait ticari defter ve belgeleri ibraz etmediği, TTK'nın 544 maddesi gereğince; tasfiyenin sonunda defterler ve tasfiyeye ilişkin olanlar da dahil belgelerin 82'inci madde uyarınca 10 yıl süreyle saklanması gerektiği, Vergi Dairesi'nden gönderilen tasfiye açılış ve tasfiye sonu beyanlarına göre şirketin aktiflerinin 32.707,05.TL'den fazla olduğu, defter ve belgeler ibraz edilmediği için bilançoda gösterilen borçlar arasında davacıların alacaklarının yer alıp almadığının bilinmediği, ancak davacıların alacaklarının ödendiği konusunda herhangi bir iddia ve delilin bulunmadığı, bilançoda davacıların alacakları gösterilmemiş ise şirketin borca batık olup bu kez tasfiye memurunun Ticaret Mahkemesi'ne ihbarda bulunması ve iflasın açılması, şirketin iflas hükümlerine göre tasfiye edilmesi gerektiği, eğer davacıların alacakları bilançoda gösterilen borçlar arasında yer alıyorsa karşılıkların notere tevdi edilmesi gerektiği, bu nedenlerle davalı tasfiye memurunun davacı alacaklıların zarara uğramasında kusurlu olduğunun kabul edildiği, iflas hükümlerine göre tasfiye gerekiyorsa tasfiye sonucunda davacıların alacaklarından ne kadar tahsil edebileceklerinin hesaplanmasının ise yine defter ve kayıtların ibrazına bağlı olup, davalının buna imkan tanımadığı, bu sebeple davalının, davacıların alacaklarının tamamından sorumlu olduğunun kabul edildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. <br><br>DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ                   :<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin kusuru ve kusur sorumluluğunu hatalı nitelendirdiğini, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, şirketin tüm menkulleri ve ticari makinelerinin borçlu olduğu başka bir icra takip dosyasından haczedilerek satıldığını, ticari ve ekonomik hayatının bittiğini, yerel mahkemenin faizle ilgili kararının da hatalı olduğunu, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, yerel mahkemece bu hususta da bir karar verilmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t :<br>Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı <br>HUKUKİ  NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE                                                                               :<br>Dava, limited şirket tasfiye memurunun sorumluluğuna dayalı tazminat istemine ilişkindir.<br>Davacı vekili, müvekkillerinin fatura alacaklarından dolayı borçlu Tasfiye Halinde ... Kağıt Tarım Ürün. Tekstil Gıda Reklam Ürün. İml. ve Tic. Ltd. Şti.'i aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve ... Esas sayılı dosyaları ile icra takibi başlatıldığını, ancak borçlu şirketin tasfiye sürecine girdiğini ve davalı tasfiye memurunun ayrı ayrı her iki icra dosyasında borca itiraz ettiğini, ayrıca davalı tasfiye memurunun tasfiye sürecinde müvekkillerinin alacaklarını dikkate almayarak şirket tasfiyesini usulsüz bir şekilde sonuçlandırdığını ve bu nedenle müvekkillerine karşı tazminat sorumluluğu bulunduğu belirterek her bir davacı için talep edilen tazminatların davalı tasfiye memurundan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davalı vekili zamanaşımı definde bulunmuş, ayrıca davalı tasfiye memurunun her hangi bir kusuru bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>     İstinaf incelemesi HMK'nin 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır.<br>6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna göre tarafların iradelerinden bağımsız olarak, kanunla düzenlenen hukukî ilişkilere, bunlar Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girmesinden önce kurulmuş olsalar bile, Türk Ticaret Kanunu hükümleri uygulanır. Ayrıca eski hukuk yürürlükte iken gerçekleşmiş olup da, Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girdiği tarihte henüz herhangi bir hak doğurmamış olaylara Türk Ticaret Kanunu hükümleri uygulanır.(Madde 3-4)<br>Her ne kadar dava konusu şirket 21/02/2012 tarihinde tasfiye sürecine girmiş ise de tasfiyenin 05/04/2013 tarihinde tamamlandığı ve iş bu davada 6102 sayılı TTK hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmıştır.<br>6102 sayılı TTK'nın 643. ve 644. maddelerinde limited şirketlerde tasfiye usulü ile tasfiyede şirket organlarının yetkileri hakkında anonim şirketlere ilişkin hükümlerin uygulanacağı, yine şirket tasfiye memurlarının sorumluluğuna ilişkin olarak anonim şirketlere ilişkin hükümlerin limited şirketlere de  uygulanacağı belirtilmiştir. <br>6102 sayılı TTK'nın 553. maddesinde \"Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, (…) hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar. <br>Kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir görevi veya yetkiyi, kanuna dayanarak, başkasına devreden organlar veya kişiler, bu görev ve yetkileri devralan kişilerin seçiminde makul derecede özen göstermediklerinin ispat edilmesi hâli hariç, bu kişilerin fiil ve kararlarından sorumlu olmazlar.  <br>Hiç kimse kontrolü dışında kalan, kanuna veya esas sözleşmeye aykırılıklar veya yolsuzluklar sebebiyle sorumlu tutulamaz; bu sorumlu olmama durumu gözetim ve özen yükümü gerekçe gösterilerek geçersiz kılınamaz\" hükmü, <br>Aynı Yasanın 560. maddesinde \"Sorumlu olanlara karşı tazminat istemek hakkı, davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki ve her hâlde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Şu kadar ki, bu fiil cezayı gerektirip, Türk Ceza Kanununa göre daha uzun dava zamanaşımına tabi bulunuyorsa, tazminat davasına da bu zamanaşımı uygulanır\" hükmü yer almaktadır.<br>TTK'nun 36/1. maddesinde sicil kayıtlarının etkisinin üçüncü şahıslar açısından  başlangıcı düzenlenmiş; ticaret sicilinin dış etkilerine ise  aynı maddenin 3. fıkrasında ''Üçüncü kişilerin kendilerine karşı sonuç doğurmaya başlayan sicil kayıtlarını bilmediklerine ilişkin iddiaları dinlenemez\" hükmüne yer verilmiştir. <br>Somut olayda; davalının tasfiye memuru olduğu Tasfiye Halinde ... Kağıt Tarım Ürün. Tekstil Gıda Reklam Ürün. İml. ve Tic. Ltd. Şti.'nin tasfiye sonucu terkin edildiği hususu 05/04/2013 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanmıştır. Şu halde davacının davalı tasfiye memurunun TTK'nun 541. maddesinde öngörülen yükümlülüklerini ihlal ettiğini öğrendiği tarih, en geç ilan tarihi olan 05/04/2013 tarihi olarak kabul edilmelidir. Bu tarihten itibaren, istinaf incelemesine konu davanın açıldığı 16/06/2014 tarihine kadar, TTK.'nun 560. maddesinde belirlenen 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçmediği ve davanın süresinde açıldığı, yine ıslah dilekçesinin de 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde verildiği, davalının aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.<br> Tasfiye sürecinde tasfiye memurları şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda parayı notere depo eder; meğerki, bu gibi borçlar yeterli bir şekilde teminat altına alınmış veya şirket varlığının pay sahipleri arasında paylaşımı bu borçların ödenmesi şartına bağlanmış olsun(541/3). <br> Tasfiye memurları, şirketin süregelen işlemlerini tamamlamak, gereğinde pay bedellerinin henüz ödenmemiş olan kısımlarını tahsil etmek, aktifleri paraya çevirmek ve şirket borçlarının, ilk tasfiye bilançosundan ve alacaklılara yapılan çağrı sonucunda anlaşılan duruma göre, şirket varlığından fazla olmadığı saptanmışsa, bu borçları ödemekle yükümlüdürler. Tasfiyenin gerektirmediği yeni bir işlem yapamazlar. Şirket borçları şirket varlığından fazla olduğu takdirde durumu derhâl şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine bildirirler; mahkeme iflasın açılmasına karar verir.(542)<br>Tasfiyenin sonunda defterler ve tasfiyeye ilişkin olanlar da dâhil, belgeler 82 nci madde uyarınca saklanır.(544)<br>TTK’nın 553. maddesi gereğince, tasfiye memurları kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde sorumlulukları doğar. Tasfiye memuru bu bağlamda şirkete, pay sahiplerine ve şirket alacaklılarına karşı kusurlarıyla verdikleri zararlar nedeniyle sorumludurlar. Tasfiye memurunun sorumluluğu, şirket varlıklarının paraya çevrilmesi, alacaklılara ilanın ihmal edilmesi veya şirketin borçlarının tasfiyesi alanlarında ortaya çıkma ihtimalinin daha yüksek olduğu değerlendirilmektedir. Örneğin, şirket varlıklarının adil piyasa değerlerinin altında tutarlarla paraya çevrilmesi durumunda pay sahiplerine (ve muhtemelen alacaklılara), alacaklılara ilanın, kayıtlı alacakların ödenmemesi veya depo edilmemesinin hukuka uygun şekilde yapılmaması durumunda alacaklılara, tasfiye memurunun hukuka aykırı davranışları nedeniyle şirkete idari yaptırımlar uygulanması durumunda şirkete karşı tasfiye memurunun sorumluluğu söz konusu olabilir.<br>İlgili sorumluluğun doğabilmesi için tasfiye memurunun kusurlu hareketi aranmaktadır. Kusur kavramı, kast ve ihmal hareketleriyle açıklanabilir. Somut olaylarda kusur, tasfiye memuru tarafından gerekli dikkat ve özenin gösterilip gösterilmediğinin araştırılması ile tespit edilir. Gerekli özenin gösterilmediğine dair iddiayı ispatlamak ise davacının yükümlülüğündedir.<br>Dava konusu Tasfiye Halinde ... Kağıt Tarım Ürün. Tekstil Gıda Reklam Ürün. İml. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ortaklar kurulu kararı ile 21/02/2012 tarihinde tasfiye sürecine girdiği ve 05/04/2013 tarihinde tasfiyenin tamamlanarak şirketin sicilden terkin edildiği anlaşılmıştır.<br>Dava konusu alacakların 2009-2010-2011 yıllarına ilişkin fatura alacakları olduğu, alacakların .... ATM'nin ... Esas sayılı dava dosyası ve .... ATM'nin ... Esas sayılı dava dosyalarından verilen kararlar ile hüküm altına alındığı, iş bu kararların da dereceattan geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır.<br>Somut olayda, davacıların .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve ... Esas sayılı icra dosyalarından dolayı dava konusu Tasfiye Halinde ... Kağıt Tarım Ürün. Tekstil Gıda Reklam Ürün. İml. ve Tic. Ltd. Şti.'den alacaklı oldukları, şirket tasfiye memurunun icra dosyalarından ve borçtan haberdar olduğu, zira ödeme emirlerinin kendisine tebliğ edildiği ve icra müdürlüğüne başvurarak her iki dosyada borca ve yetkiye itiraz ettiği, buna rağmen tasfiye sürecinde dava konusu alacakların nazara alınmadığı ve bu alacaklarla ilgili her hangi bir işlem yapılmadığı, şayet şirketin alacakları borçlarını karşılamaya yetmiyor ise tasfiye memuru tarafından mahkemeye müracaat ile şirketin iflasının talep edilmesi gerektiği, ancak eldeki davada tasfiye memuru tarafından vergi dairesine sunulan tasfiye sonu bilançosuna göre şirketin aktif varlıklarının borçlarından fazla olduğu, bu haliyle tasfiye memurunun davacı alacaklılara karşı kusurlu olarak hareket ettiği ve davacıların tazminat istemlerinden sorumlu olduğu, şirketin tasfiye sonucu sicilden terkin edildiğine ilişkin ilan tarihi ile dava tarihi nazara alındığında dava ve ıslah dilekçelerinin 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde verildiği ve alacağın zamanaşımına uğramadığı, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                      :<br>1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun  ESASTAN REDDİNE,<br> 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 15.062,27.TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 3.824,87.TL harçtan mahsubu ile bakiye 11.237,40.TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, <br>3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,<br>4-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>5-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,<br>6)-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 378.290,00.TL'nin altında kalması nedeniyle  19/01/2024 tarihinde KESİN olmak üzere oy  birliği ile karar verildi. <br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br>...<br>Katip<br>...<br>¸e-imzalıdır\t<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c4bc4960ca4f34ad","SID":"de8b07ace5489375"}}