{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/244 Esas<br>KARAR NO: 2024/223 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/12/2022<br>NUMARASI: 2021/257 E.  -  2022/266 K.<br>DAVA: Tazminat<br>DAVA TARİHİ: 01/06/2017 <br>KARAR TARİHİ: 06/02/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket ortak ve yetkilisi olan ...'nın müvekkili şirkette 20/03/2007 -23/01/2014 tarihleri arasında şirketi temsil ve ilzama yetkili müdür olarak çalıştığını, davaya konu kataloğun basım sürecinde müvekkili şirkette çalıştığını ve çizim, tasarım, baskı ve diğer konulardan haberdar olduğunu ve onay verdiğini ve 28/02/2014 tarihinde iş ilişkisinin sonlandığını, ...'nın ortaklarıyla beraber 24/02/2014 tarihinde davalı ... Tic. A.Ş. 'yi kurduğunu ve 1992 yılından bu yana müvekkili şirketle yakın sektörde faaliyet  gösterdiğini,  davalı şirketin ürün kataloğunda  5846 sayılı Kanunda eser olarak kabul edilen çizim, resim ve görselleri izinsiz olarak ve kanuna aykırı olarak kullanmış olması nedeniyle haksız rekabete dayanan talepleri başta olmak üzere , maddi manevi tazminat ve sair fazlaya dair her türlü hakları saklı kalmak kaydı ile 5846 sayılı FSEK'in 68/1. maddesi gereğince 3 katı tazminat taleplerine ilişkin hesaplama yapılarak şimdilik 1.000,00 TL'nin davalıya ait haksız fiil (kataloğun basım) tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilip davacıya ödenmesine, tecavüzün ref'ine  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>ISLAH: Davacı vekili 05/05/2016 tarihli ıslah dilekçesi ile; gerek bilirkişi raporlarında davalı eylemlerinin haksız rekabet olarak tespit edilmiş olması ve gerekse dava dilekçesinin sonuç ve talep kısmının 2.bendinde, haksız rekabete ilişkin TTK kapsamındaki talepleri başta olmak üzere, maddi ve manevi tazminat ve sair fazlaya dair her türlü haklarının saklı tutulması sebebiyle, davayı TTK' nun haksız rekabete ilişkin 55/1/a/b.4 maddesine göre ıslah ettiklerini beyanla; davalının devam eden haksız rekabet ihlalleri sebebiyle, davalının haksız rekabetinin men'ine,  müvekkilinin uğradığı ve halen devam eden zararları sebebiyle, fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL maddi ve 50.000,00-TL manevi tazminatın, davalıya ait haksız rekabet (kataloğun basım) tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>BEDEL ARTIRIM DİLEKÇESİ: Davacı vekili dosyaya sunduğu 28/11/2022 tarihli bedel artırım dilekçesi ile; davada 1.000,00 TL maddi tazminat talep ettiklerini, bilirkişi raporu ile maddi tazminatın 27.782,52 TL olarak hesaplandığını, maddi tazminat taleplerini 26.782,52 TL olarak artırdıklarını, ayrıca ıslah dilekçesinde talep ettikleri şekilde 50.000,00 TL manevi tazminatın da katalog basım tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsilini talep ettiğini beyan etmiş, eksik harcı da yatırmıştır.<br>BİRLEŞEN DAVA: Davacı vekili, mahkemenin 2017/93 Esas, 2017/114 sayılı birleşen ek davasında; aynı olayla ilgili  26.782,52 TL ek maddi tazminat talebiyle dava açmış, maddi tazminatın davalıdan katalogların basım tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili asıl ve birleşen davaya sunduğu cevap dilekçesinde; davacının iddialarının gerçek olmadığını, davacı ve davalı şirkete ait katalogların incelendiğinde anlaşılacağı üzere ürünlerin ve resimlerin 5846 sayılı yasa gereği fikir ve sanat eseri kabul edilmesinin mümkün olmadığını, kataloglarda yer alan çizim ve tabloların özel bir yetenek gerektirmediğini ve biraz iş tecrübesi olan herkes tarafından yapılabileceğini, davalı şirketin kataloglarında bulunan çizim ve tabloların müvekkili tarafından bizzat kendi şirket bünyesinde yapıldığını, davacı şirket ile davalı şirketin aynı ürünlerin üretimi ve satışını yapması nedeniyle her iki şirket kataloğunda ve aynı alanda faaliyet gösteren başkaca şirketlerin kataloglarında benzerliklerin bulunduğunu, davacı şirketin tüzel kişi olduğunu ve tüzel kişilerin eser sahibi olmalarının mümkün olmadığını, tazminat talebinin dayanaksız olup reddi gerektiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN İLK KARAR: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 22.05.2018 tarihli 2017/192  E. - 2018/192  K. sayılı kararıyla; \"...davacı tarafa ait katalog ve davalı taraf katalogları karşılaştırıldığında davalı tarafın resim ve çizimlerinin büyük oranda davacıya ait resim ve görsellerden alındığı, söz konusu farklı firmalara ait katalog ve çizimlerin benzerlik olsa bile bu hususun davadaki kullanımı benzerliği ortadan kaldırmadığı, dava konusu resim ve çizimler bir seri iş niteliğinde reklam ihtiyaçlarına yönelik çalışılmış, endüstriyel ihtiyacı karşılamaya yönelik hususiyet taşımayan ticari resim ve çizimler olup, söz konusu FSEK 84 kapsamında bunların davacının izni olmadan kullanımının haksız rekabet olduğundan söz konusu katalog çizimleri için minimum 7.500, maksimum 12.500 TL rayiç değer olup, ortalaması dikkate alındığında 10.000 TL maddi tazminatın söz konusu olduğu\" gerekçesiyle; \"Davacı tarafa ait katalog FSEK kapsamında eser olmasa bile FSEK 84 ve devamı madde gereği ve haksız rekabet gereği korunması gerekli olup, davacı tarafa ait katalog ile davalı taraf kataloğundaki benzerlikler nedeniyle davalı taraf eyleminin haksız rekabet olduğunun tespiti ve menine, -Davalı tarafın eylemi dikkate alındığında asıl ve birleşen dava yönünden kataloğun kısmen taklidi olup, katalog için ortalama değer dikkate alındığında 10.000 TL maddi tazminatın ihtar tarihi olan 15 Temmuz 2014 tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari faizle davalı taraftan tahsili, davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine\" karar verilmiştir. Karar, asıl ve birleşen davada davacı vekili  ile asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>KALDIRMA KARARI: Dairemizin 06/10/2021 tarihli 2018/3750 E. - 2021/1673 K.sayılı kararıyla; \"...Mahkemenin ön inceleme duruşmasında, taraflara dilekçelerinde yazılı olup ibraz etmedikleri delillerini ibraz için kesin süre verilmediği anlaşılmakla, mahkemece davacı tarafa delillerini ibraz etmek üzere kesin süre verilmesi, ibrazı halinde gerekirse ibraz edilen CD ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, davaya konu çizimler ve fotoğrafların öncelikle, davacı ürünü olup olmadığı belirlendikten sonra yargılamaya devam olunarak, davacının taleplerinin değerlendirilmesi gerekirken,  eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiş, Dairemizce resen yapılan inceleme neticesinde de, asıl ve birleşen davaya yönelik talepler yönünden ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken, her iki dava hakkında ortak hüküm kurulması da HMK 297. Madde de öngörülen usule uygun bulunmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun sair istinaf sebepleri incelenmeksizin kabulü ile, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın davacı delillerinin toplanarak, hak sahibi olup olmadığının belirlenmesi, daha sonra hasıl olacak sonuca göre, asıl ve birleşen davaya yönelik taleplere ilişkin ayrı ayrı hüküm kurulması yönünden  yargılamaya devam edilmek üzere mahkemesine gönderilmesine\" karar verilmiştir.<br>KALDIRMA SONRASI MAHKEME KARARI: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 15.12.2022 tarihli 2021/257  E. - 2022/266 K. sayılı kararıyla;  \"...A-ASIL DOSYA YÖNÜNDEN ;-Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, davalının davacıya ait katalogda yer alan teknik resim ve çizimlerin ayniyete varan benzerlerini kendi kataloğunda kullanmak suretiyle oluşturduğu haksız rekabetinin men'ine, -Bu dosya yönünden 1.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 15/07/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair manevi tazminat talebinin reddine,<br>B-BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN 2017/93 ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN; -Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, 9.000,00 TL maddi tazminatın, haksız fiil tarihi olan 15/07/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair taleplerin reddine, \" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF BAŞVURUSU: Asıl ve birleşen davada davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; müvekkilinin davacının kataloğundaki tasarımları kullanmadığını, her iki şirket kataloğunda benzer ürünler bulunduğu gibi farklı ürünlerin de bulunduğunu, davacının çizim ve tabloların davacı bilgisayarından kopyalandığına dair delil sunamadığını, müvekkilinin davalı şirketin sattığı ürünlere ait tanıtıcı bilgileri davalı şirketin bünyesinde oluşturarak katalog düzenlediğini, tarafların aynı/benzer ürünler üretmelerine rağmen, katalogda yer alan ürünlerin kodlarının, kilogramlarının ve özelliklerinin birbirinden farklı olduğunu, davacı tablo ve çizimlerinin her zaman oluşturulmasının mümkün olduğunu, özel bir yetenek ve hususiyet gerektirmediğini, başkaca firmaların da kataloglarında aynı/benzer resim ve çizimlere yer verdiğini, bilirkişilerin kataloglardaki ürünlere ait özellikleri, ürünlerin ağırlığını, kodlarını vs. gösteren tablolar, yazı stilleri, sayfa yerleştirmelerinin birbirinden tamamen farklı olduğunu dikkate almadığını, görsellerin davacı şirkete özgü olmadığını, sektörde yaygın olarak kullanıldığını, farklı firmalara ait kataloglarda kullanıldığını.Kataloglarda belirtilen ürünlerin tanıtımı için kullanılan görsellerin davacı şirkete özgü nitelik taşımadığını, sektörde yaygın olarak kullanılan görseller olduğunu, bu görsellerin hem davacının hem davalının hem de başkaca firmaların kataloglarında kullanıldığını, Aynı olduğu iddia edilen görsellerin yer aldığı 120,121,122,123 sayfalardaki ürünlerin hem davacı şirket hem de davalı şirket tarafından aynı tedarikçiden \"...Tic.Ltd. Şti.\" den satın alındığını, aynı ürüne ait görselin aynı veya benzer şekilde yer almasının olağan olduğunu, davalının ... firmasından aldığı ürünleri çizim olarak değil, resim olarak kataloğa koyduğunu, tarafların faaliyette bulunduğu sektörde, tedarikçi, üretici olarak sayılı birkaç firma yer aldığını ve sektördeki şirketlerin bu firmalardan ürün tedarik ettiğini, Her ne kadar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince verilen ilk kararda davacı vekiline delil listesindeki 7, 8 ve 9. Sıradaki delillerini sunması için süre verilmesi gerektiği belirtilmişse de, davacı vekilinin 09/02/2015 tarihli duruşmada delillerini ibraz ettiğini belirttiğini, bu nedenle yeniden delil sunması için süre verilmesine muvafakat etmediklerini, buna rağmen mahkemece bu deliller dikkate alınarak karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,  Davacı tarafça Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 2018/547 Esas sayılı dava dosyasının delil olarak bildirilmemesine rağmen bu dosyanın delil olarak kabul edilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, Davacının dava dilekçesinde  \"5846 sayılı FSEK m. 68/1 gereğince 3 katı tazminat talebine ilişkin hesaplama yapılarak şimdilik 1.000,00-TL\" talep ettiğini, dava dilekçesinde maddi ve manevi tazminat talep etmediğini, yargılama aşamasında sunduğu ıslah dilekçesi ile talep ettiği maddi ve manevi tazminatın tamamen ayrı bir tür, ayrı bir istek kalemi olup hukuka aykırı olduğunu, davacının ıslah ile iddiasını değiştirmesine ve genişletmesine muvafakat etmediklerini beyan etmelerine rağmen bu itirazlarının dikkate alınmadığını, Davacının dosyaya sunduğu 28/11/2022 tarihli bedel artırım dilekçesinin asıl dava için mi, birleşen dava için mi sunulduğunun açıklanmadığını, Mahkemece bu bedel artırım dilekçesinin dikkate alınmadığı belirtilmişse de, kabul anlamına gelmemek üzere Mahkemece bu bedel üzerinden müvekkilinin lehine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, Mahkemece belirlenen tasarım ücretinin herhangi bir dayanağı bulunmadığını, davacının katalog için yaptığı masraflara ilişkin belge sunmadığını, bu nedenle hükmedilen tazminat miktarının haksız ve hukuka aykırı olduğunu,Islahla manevi tazminat talep edilemeyeceğine dair itirazları saklı kalmak şartıyla, somut olayda manevi tazminat şartlarının mevcut olmadığını, Mahkemenin asıl ve birleşen davada reddedilen kısımlar için müvekkili lehine hükmettiği vekalet ücretinin eksik hesaplandığını,Mahkemece haksız rekabetin men'i talebinin kabulüne karar verilmesinin ve bu talep yönünden davacı lehine ayrı bir vekalet ücretine hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: İlk derece mahkemesince 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan 05.05.2015 tarihli kök raporda; dava konusu resim ve çizimlerin, bir seri iş niteliğinde, reklam ihtiyaçlarına yönelik çalışılmış, endüstriyel ihtiyacı karşılamaya dönük, teknik ve ilmi nitelik ya da hususiyet taşımayan ticari resim ve çizimler olduğu kanaatine varıldığı, davacının kataloğunda kullanılan çizimlerin, sahibinin hususiyetini yansıttığını söylemenin pek mümkün görünmediği, sonuç itibarıyla dava konusu çizimlerin, FSEK m. 2 kapsamında eser sahibinin hususiyetini taşımadığı için \"bedii niteliği bulunmayan teknik ve bilimsel fotoğraf\" olarak nitelendirilemediği, davacının kataloğundaki resim ve çizimlerle davalının kataloğundaki resim ve çizimler mukayese edildiğinde her iki katalogdaki resim ve çizimlerin büyük benzerlik gösterdiği, davalının delil olarak sunduğu dava dışı firmalara ait katalogların da incelendiği, ancak ürünün teknik özellik ve görünümü dışında belirgin bir benzerlik saptanamadığı, kaldı ki söz konusu katalogdaki çizimler benzerlik gösterse bile bu hususun davaya etki eder mahiyette olmadığı,  somut olayda davacının kataloğunda yer alan teknik resim ve çizimlerin davalı kataloğunda kullanılmasının TTK m. 55/1/a/b. 4 anlamında \"Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler\" olarak değerlendirilerek, davalı tarafından davacının kataloğunda yer alan eser niteliğini haiz olmayan resim ve çizimlerin kullanılmasının, FSEK m. 84 yollamasıyla TTK m. 55/1/a/b. 4 hükmü gereğince haksız rekabet teşkil edeceği kanaatine  varıldığı beyan edilmiştir.Bilirkişilerin 11/02/2016 tarihli ek raporlarında; taraf kataloglarında büyük benzerlik bulunan sayfaları tablo halinde gösterdikleri, bunun yanında; davacı kataloğunun 154 ve 155. sayfalarındaki fotoğrafik görsel ile davalı kataloğunun 103 ve 104. sayfalarındaki fotoğrafik görseller, davacı kataloğunun 161. sayfasındaki fotoğrafik görsel ile davalı kataloğunun 109. sayfasındaki fotoğrafik görsel ve yine davacı kataloğunun 230. sayfasındaki fotoğrafik görsel ile davalı kataloğunun 128. sayfasındaki fotoğrafik görsellerin birebir aynı olduğu, ürünlerin katalogda yer alma sırasının dahi aynı olduğu, kök rapordaki görüşlerin tekrar edildiği beyan edilmiştir.Mahkemece grafiker bilirkişi ile mali müşavir bilirkişiden alınan 14/02/2017 tarihli raporda; davalı şirketin dava tarihi itibariyle davaya konu ürünlerinde 0,68 oranında benzerlik kabul edildiğinde, davalı şirketin davaya konu benzer ürünlerden 27.782,52-TL kazanç elde ettiği beyan edilmiştir.Mahkemece bilirkişilerden alınan 03/05/2018 tarihli raporda; genel bir maliyet belirlemek gerekirse, piyasa şartlarında, sayfa başı grafik tasarım bedeli: 30 TL- 5O TL olduğu, genel olarak iç sayfalarda 115 - 170 gr ağırlığında kuşe kağıt, kapakta ise Amerikan Bristol (kalın gramajlı kağıtlar) kağıt tercih edildiği, 250 sayfa A4 boyutlarında 115 gr kuşe iç kağıt ve 1000 adet için kapaklar dahil basım fiyat aralığının 15.500 TL+ KDV - 20.000TL+ KDV fiyat aralığında basılabileceği,1000 adet siparişe göre hesaplanan bu fiyat aralığının verilen siparişteki adet azaldıkça ya da arttıkça değişeceği, bu  bilgilere göre yapılan hesaplamanın 1000 adet 250 sayfa katalog için basım fiyatı (minimum): 15.500 TL+ 7.500TL (tasarım ücreti) -23.000 TL+KDV,1000 adet 250 sayfa katalog için basım fiyatı (maximum): 20.000 TL+ 12.500 TL (tasarım ücreti)= 32.500 TL+KDV olduğu, davalı şirketin davaya konu benzer ürünlerden 27.782,52-TL kazanç elde ettiği beyan edilmiştir.Davacının davaya konu çizim ve fotoğraflar üzerindeki hak sahipliğinin veya hak takip yetkisinin belgelenememesi ve ispat edilememesi sebebiyle, maddi tazminat tutarı ile ilgili incelemenin ancak Mahkeme tarafından yargılamanın devamına karar verilmesi halinde yapılabileceği belirtilmiştir. Bilirkişi raporuna itiraz üzerine dosya, itirazları karşılar ve daha önce kopyası sunulan CD ve flash belleğin orijinali de değerlendirilmek suretiyle ve ayrıca davalı tarafın haksız rekabetinin varlığının kabulü halinde asıl ve birleşen dosya yönünden isteyebileceği maddi tazminat talebini gösterir ek rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, heyet tarafından hazırlanan 21/11/2022 havale tarihli ek raporda sonuç olarak,  davacının, davaya konu çizim ve fotoğraflar üzerinde hak sahibi veya hak takip yetkisini haiz olduğunu gösteren, bunu ispatlayan herhangi bir devir veya lisans belgesinin sunulmamış olması sebebiyle bu hususta yeniden bir değerlendirme yapılmasına gerek bulunmadığına, davalının haksız rekabetinin varlığı ile ilgili olarak sunulan mahkeme kararlarına göre haksız rekabetin varlığının kabulünün mütalaa edildiği, Mahkeme tarafından davalı tarafın haksız rekabetinin varlığına ve kullanımlarının haksız kullanım olduğuna karar verilmesi halinde, asıl dava yönünden; davacı tarafın dava dilekçesinde talep ettiği 1.000,00 TL. maddi tazminatın davacı tarafa ödenmesi gerektiği, birleşen dava yönünden; dava konusu katalogda benzerliği tespit edilen ürün satışlarından davalı tarafın elde ettiği muhtemel kazanç tutarının 27.782,52 TL. olarak hesap edildiği, davacı tarafından asıl davada talep edilen 1.000,00 TL. düşüldükten sonra birleşen dava yönünden davacı tarafın talep ettiği 26.782,52 TL maddi tazminat talebinin yerinde olduğu belirtilmiştir.Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 2018/547 Esas, 2020/779 Karar sayılı kararı incelendiğinde; şikayetçinin ...Ticaret Limited Şirketi, sanığın davalı şirketin yönetim kurulu başkanı olan ...  olduğu, aynı olayla ilgili haksız rekabet iddiasıyla kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda sanığın haksız rekabet suçunu işlediği sonucuna varılarak, cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 01/02/2021 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir.<br>G E R E K Ç E: Asıl dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve maddi tazminat, birleşen dava ise maddi tazminat davasıdır.Mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş, karara karşı asıl davada ve birleşen davada davalı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Öncelikle davalı vekilinin davacının ıslah talepleriyle ilgili istinaf nedenleri incelenmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde davalıya ait katalogda kullanılan çizimlerin ve görsellerin haklarının müvekkiline ait olduğunu belirterek FSEK’in 68. maddesi uyarınca üç katı kadar telif tazminatı karşılığı olarak fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle 1.000,00 TL maddi tazminat ve tecavüzün ref’ini talep etmiş, alınan bilirkişi raporları ile dava konusu çizim ve görsellerin FSEK’in 2. maddesi kapsamında eser niteliğinde olmadıklarına dair görüş bildirildiğinden bu kez 05/05/2016 tarihli ıslah dilekçesi ile, TTK'nun haksız rekabete ilişkin 55/1/a/b.4 maddesi uyarınca 1.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminat ve haksız rekabetin menine karar verilmesi talebinde bulunduklarını beyan etmiştir. FSEK’in 84/2-son maddesi uyarınca, eser mahiyetinde olmayan her nevi fotoğraflar, benzer usullerle tespit edilen resimler ve mahsullerinin izinsiz olarak çoğaltılması ve yayılması halinde, çoğaltan ve yayanlar hakkında haksız rekabet hükümleri uygulanır. Her ne kadar davacı tarafça dava dilekçesinde davaya konu çizim ve görsellerin izinsiz olarak davalı tarafça kullanılmasından dolayı FSEK’in 68. maddesi uyarınca üç kat tazminat talep edilmişse de, dava dilekçesinde bu durumun haksız rekabet teşkil ettiğinin de belirtildiği, davanın hukuki nitelendirilmesi hakime ait olup, yapılan inceleme sonucunda dava konusu çizimlerin ve görsellerin eser niteliğinde olmadığının tespit edilmesi nedeniyle, Mahkemece aynı Kanunun 84. maddesi hükümleri uyarınca davanın sonuçlandırılması gerektiğinden, davacının bu konuda ıslah talebinde bulunmasına dahi gerek bulunmadığı kanaatine varılmakla, davalı vekilinin dava sebebinin haksız rekabet olarak ıslah edilemeyeceğine ilişkin istinaf talebi kabul edilmemiştir.Ancak davacı, asıl davada yalnızca tecavüzün ref’i ve maddi tazminat talebiyle dava açılmasına rağmen ıslah dilekçesi ile davaya konu talepler kapsamında olmayan manevi tazminat talebinde de bulunmuştur. Islah; taraflardan birinin usule ilişkin bir işlemini kısmen veya tamamen düzeltmesine olanak tanıyan bir yöntem olup, iddia ile savunmanın genişletilmesi yasağının istisnalarından biridir. Islah müessesesi, dava değiştirme, başka deyişle iddia ve müdafaanın değiştirilmesi veya genişletilmesi yasağını bertaraf eden bir imkan olmakla, bu suretle, aslında yasal itirazla karşılaşabilecek olan herhangi bir taraf muamelesi, ıslah kurumunun yardımıyla artık bu itirazı davet etmeksizin yapılabilmektedir. Islahla kastedilen, dava konusu edilen hususların genişletilmesi veya değiştirilmesidir. Dava konusu edilmeyen bir şeyin kısmi ıslah yoluyla davaya ithaline ve dava konusu haline getirilmesine yasal açıdan olanak bulunmadığından, davacı tarafça ıslah harcı olarak yalnızca nispi harç yatırıldığından ve ıslah dilekçesinde tam ıslah yapıldığına dair bir açıklama bulunmadığından, davalı vekilinin ıslahla manevi tazminat talep edilemeyeceğine ilişkin istinaf talebinin yerinde olduğu kanaatine varılmıştır. Davalı vekilinin davacı tarafça süresinde sunulmayan delillerin sonradan sunulması ve ceza davasına delil olarak dayanılmadığı halde ceza dava dosyasının delil olarak kabul edilmesine ilişkin istinaf talepleriyle ilgili yapılan incelemede; ilk derece mahkemesince taraflara ön inceleme duruşmasında sunulmayan delillerini sunmaları için kesin süre verilmesi gerekirken bu konuda bir ihtar yapılmadığı ve süre verilmediğinden, ayrıca Dairemizce yapılan ilk incelemede davacıya sunmadığı bir kısım delillerini sunması için süre verilmesine karar verilmekle davacı açısından kazanılmış hak söz konusu olduğundan ve davacının delil listesinde Cumhuriyet Savcılığının hazırlık dosyasına da delil olarak dayanılmış olduğu görüldüğünden, buna ilişkin istinaf talepleri kabul edilmemiştir.Davalı vekilinin davaya konu çizim ve görsellerin başka firmalarca da kullanıldığına ilişkin istinaf talebiyle ilgili yapılan incelemede; bilirkişiler tarafından başka firmalara ait katalogların da incelendiği ve bu kataloglarda davaya konu çizim ve görsellerin benzerlerinin kullanılmadığının tespit edildiği anlaşılmakla, istinaf talebi kabul edilmemiştir.Davalı vekilinin davaya konu çizim ve görsellerin davacıya ait olmadığına ilişkin istinaf incelemesinde; bilirkişi raporları ile bu çizim ve görsellerin özel bir bilgisayar programı ile konunun uzmanı olan kişiler tarafından bilgisayar ortamında oluşturulduğunun tespit edildiği, sanat eseri niteliğinde olmasa da fikri bir çabanın sonucunda oluşturuldukları, davalı şirket yetkilisinin ceza davası sırasında yaptığı savunmada bu çizimlerin ve görsellerin davacı şirkette çalışan kız kardeşi tarafından davacı şirkette çalıştığı sırada hazırlandığını beyan ettiği, işveren adına yapılan bu tür çalışmaların kullanım hakkının da işveren olan davacı şirkete ait olduğu, aynı çizim ve görsellerin davacının izni olmaksızın davalı şirkete ait katalogda kullanılmasının başkasının iş ürününden haksız olarak yararlanma niteliğinde olduğu ve haksız rekabet oluşturduğu, nitekim açılan ceza davasında da davalı şirket yetkilisi hakkına haksız rekabet suçunu işlediği sabit görülmekle mahkumiyet kararı verildiği, her ne kadar hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ceza mahkemesi kararları hukuk mahkemeleri için bağlayıcı nitelikte olmasa da, kuvvetli delil niteliğinde olduğu kanaatine varılmakla, davalı vekilinin buna ilişkin istinaf talepleri de yerinde bulunmamıştır.Davalı vekilinin hükmedilen maddi tazminata ilişkin istinaf talepleri incelendiğinde; davacı tarafça katalogla ilgili yapılan masraflara ilişkin belge sunulmamışsa da, uzman bilirkişiler tarafından davaya konu çizim ve görsellerin bedelinin minimum 7.500,00 TL, maksimum 12.500,00 TL  olarak tespit edildiği, kataloğun kağıt ve basım masraflarının dikkate alınmasına gerek olmadığı, zira davalı tarafın basım masraflarını kendisinin karşıladığı, bu nedenle Mahkemece maddi tazminatın 7.500,00 TL ile 12.500,00 TL’nin ortalaması olan 10.000,00 TL olarak kabul edilmesinin bilirkişi raporlarına ve dosya kapsamına uygun olduğu, davalı vekilinin buna ilişkin istinaf talebinin yerinde olmadığı kanaatine varılmakla, davalı vekilinin buna ilişkin istinaf talebi de kabul edilmemiştir.Davacının asıl davada ve ıslah dilekçesinde tecavüzün ref’i ve men’ine karar verilmesi talep edildiğinden, Mahkemece haksız rekabetin men’ine karar verilmekle, tazminat talebinden ayrı ve müstakil bir dava konusu olan bu taleple ilgili davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, yine davacının belirsiz alacak davası açmayıp, kısmi dava açtığı anlaşılmakla, maddi tazminatın kalan kısmı için daha sonra birleşen davayı açmış olması nedeniyle, dilekçe içeriğinden asıl davayla ilgili olduğu anlaşılan bedel artırım dilekçesinin Mahkemece dikkate alınmamasında da hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmıştır.Davalı vekili Mahkemenin asıl ve birleşen davada reddedilen kısımlar için müvekkili lehine hükmettiği vekalet ücretinin eksik hesaplandığını belirterek istinaf talebinde bulunmuşsa da, her iki davada da reddedilen kısımlar üzerinden davalı lehine hükmedilen vekalet ücretlerinin karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Ücret Tarifesine uygun olduğu tespit edilmiştir.Tüm bu nedenlerle, davalı vekilinin asıl davayla ilgili manevi tazminata ilişkin istinaf talebinin  kabulüne, diğer istinaf taleplerinin reddine, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden kazanılmış haklar korunmak suretiyle yeniden hüküm kurularak, asıl davanın kabulüne, ıslahla manevi tazminat talep edilemeyeceğinden ve usulüne uygun olarak açılan manevi tazminat davası bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf taleplerinin KISMEN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİNİN 15/12/2022 tarihli, 2021/257 Esas, 2022/266 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-ASIL DAVA YÖNÜNDEN;a)Davanın KABULÜNE, davalının davacıya ait katalogda yer alan teknik resim ve çizimlerin ayniyete varan benzerlerini kendi kataloğunda kullanmak suretiyle oluşturduğu HAKSIZ REKABETİNİN MEN'İNE, b)Bu dosya yönünden 1.000,00 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 15/07/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,c)Usulüne uygun olarak açılmış manevi tazminat davası bulunmadığından, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>4-BİRLEŞEN 2017/93 ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN;a)Davanın KISMEN KABULÜNE, 9.000,00 TL maddi tazminatın, haksız fiil tarihi olan 15/07/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair taleplerin reddine, 5-İlk Derece Yargılaması Yönünden;Asıl Dava İçin;a-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince peşin alınan 25,20 TL harç ve 1.830,00 TL ıslah harcının toplamı 1.855,20 TL harçtan, alınması gereken 427,60 TL ilam harcının mahsubu ile,  1.427,60 TL fazla harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, b-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen haksız rekabet davası nedeniyle hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesinin 13/2. maddesi gereğince kabul edilen maddi tazminat davası nedeniyle hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,ç-Davacı tarafından yapılan 1.880,40 TL harç giderinden, iade olunan 1.427,60 TL harcın mahsubu ile, 452,80 TL harç giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, d-Davacı tarafından yapılan 4.500,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, e-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Birleşen dava için;a-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 614,79 TL ilam harcından, 458,40 TL peşin harcın mahsubu ile, 156,39 TL bakiye karar harcının, davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, b-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2. maddesi gereğince 9.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c-Davanın kısmen reddi gereğince, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesinin 13/4. maddesi gereğince 9.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,ç-Davacı tarafından yapılan 489,80 TL harç giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, d-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine,6-İstinaf yargılaması yönünden;a-Davalı vekilinin istinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talep halinde iadesine,b-İstinaf yargılaması sırasında davalı tarafından yapılan 984,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 208,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 1.192,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,ç-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 06/02/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"25cc56f66d566f6a","SID":"295f013f9489d597"}}