{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS  NO: 2024/166 <br>KARAR NO: 2024/264<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/11/2023<br>ESAS NO: 2022/831<br>KARAR NO: 2023/991<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:30/01/2024<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:12/02/2024<br>Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/11/2023 tarih ve 2022/831 Esas 2023/991 Karar sayılı ilamına karşı ,davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili ... arasında  ...  ili, ...  İlçesi, ...  Mah. ...  Ada, ...  Parsel, ...  Kat, ...  nolu dairenin 17.200-Euro bedelle satışı hususunda anlaştıklarını, davalının yurt dışında olduğu için 13.10.2020 tarihli, \"Tutanak\" başlıklı daire satış sözleşmesini müvekkili ile davalının kayınbiraderi olan ...  isimli şahıs arasında imzalandığını, müvekkilinin daire satış bedelinin 2.800-Euro'sunu bu sözleşme ile birlikte davalının kayınbiraderi ... 'a nakit olarak önden verdiğini ve böylece müvekkilinin 14.400-Euro bakiye borcu kaldığını,  davalı şahsın yurt dışında olduğu için 2020 yılının sonuna doğru Kayseri'ye geleceğini, kalan miktarın da ödenmesiyle birlikte tapunun verileceğini beyan ettiğini fakat sonrasında davalının Covid-19 pandemisi nedeniyle gelemeyeceğini ancak yazın gelebileceğini beyan ettiğini, davalının Ağustos 2021'de Kayseri'ye geldiğini ve müvekkilinin daire satış bedelinden kalan 14.400-Euro'nun 11.400-Euro'sunu ödediğini ve kalan 3.000-Euro borcu için de oğlu ... ile birlikte davalıya 15.08.2021 tanzim tarihli, 15.08.2022 vade tarihli 3.000-Euro bedelli takip konusu senedi verdiğini, senedin arkasına \"EVDEN KALAN (3.000-Euro BORÇ)\"  şeklinde ibare yazdıklarını, bir süre sonra müvekkilinin davalı taraf ile görüşerek kalan borcunu kredi çekerek ödeyeceğini ve dairenin tapusunu almak istediğini beyan ettiğini, davalının ise daire fiyatlarının yükseldiğini beyan ederek 3.000-Euro yerine 10.000-Euro istediğini, bu durumun tarafların arasındaki anlaşmaya aykırı olduğunu, ödemelerin döviz üzerinden yapılmasına rağmen davalının buna yanaşmadığını ve müvekkilinin 50.000,00-TL yerine 150.000,00-TL kredi çekmek zorunda kaldığını, kredi çekilerek parası ödendikten sonra davalının tapuyu müvekkiline devrettiğini, daha sonra müvekkilinin takip konusu senedi davalıdan almak istediğinde davalının senedin yurt dışında kaldığını, ama tapu dairesinde evden dolayı alacağı kalmadığına dair zaten imza attığını, bu nedenle senedin de hükümsüz kaldığını beyan ettiğini fakat davalının Kayseri'ye geldiğinde bedelsiz kalan senedi müvekkiline teslim etmek yerine daire fiyatlarının yükseldiği ve kendisinin zarar ettiği gerekçesiyle para talebinde bulunduğunu, müvekkilinin borcu bulunmaması nedeniyle ödeme yapmadığını ancak davalının senet ile icra takibi başlattığından bahisle öncelikle haksız ve kötü niyetli olarak başlatılan takipten dolayı müvekkillerinin mağdur olmaması amacıyla takibin dava sonuna kadar durdurulması yönünde, olmadığı takdirde icra veznesine yatacak paraların davalı-alacaklı tarafa ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, yapılacak yargılama neticesinde davanın kabulü ile müvekkillerinin Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına konu senetten dolayı davalı-alacaklı tarafa borçlu olmadıklarının tespiti ile takibin ve takip konusu senedin iptaline, davalının kötü niyetli olması nedeniyle takip konusu alacağın tamamı (asgari %20'si) tutarında kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak müvekkillerine verilmesine, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>DAVALI VEKİLİ'NİN İLK  DERECE MAHKEMESİ DOSYASINA SUNDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE: Müvekkilinin davacıların kendisine olan bono borcunu ödemediği için haklı olarak Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ...  esas sayılı dosya ile icra takibi başlattıklarını, davacıların yasal süresinde icra takibine itiraz etmediği gibi imza itirazında da bulunmadıklarını ve dosya borcunun kesinleştiğini, davacıların eldeki davayı borcu ödememek ve yargılamayı uzatma amacıyla açtıklarını, dava dilekçesindeki davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacıların icra takibine konu edilen borcu ödemek için kredi çektikleri iddiasının doğru olmadığını, haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddine, yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama soncunda \"...Yapılan yargılama, toplanan deliller, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafın dava dilekçesinde ...  ili, ... ilçesi, ...  mahallesi, ...  ada, ... parsel, ... Kat, ... nolu dairenin 17.200-Euro bedelle satışı hususunda anlaştıklarını, bu bedelin 14.200-Euro'sunun elden ödendiğini, 3.000,00-Euro'su için ise dava konusu bononun düzenlendiğini, daha sonra davalının ev fiyatlarının artması nedeniyle 10.000-Euro talep ettiğini, bankadan 150.000-TL kredi çekerek bunu da davalıya ödediğini, ancak davalının bonoyu iade etmediğini, bononun bedelsiz kaldığını iddia ederek eldeki menfi tespit davasını açtığı, davalı tarafın cevap dilekçesinde daire satımına ilişkin aradaki hukuki ilişkiyi inkar etmediği, ancak davacının söz konusu 3.000-Euro bedeli ödemediğini, bu nedenle davanın reddi gerektiğini savunduğu görülmüştür. Kural olarak kambiyo senetleri sebepten mücerret olsa da davalı tarafın dayanak hukuki ilişkiyi inkar etmemesi, borcun ödenmediği savunmasında bulunması nedeniyle eldeki davada sebepten mücerretlik ilkesinin uygulanamayacağı, keza takip konusu bononun arka kısmında da \"evden kalan borç\" ibaresinin şerh düşülmüş olup taraflarca bononun yukarıda bahsedilen taşınmazın satış bedeli olarak verildiği hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, senedin ödenmediği yönündeki savunma açısından ise Kocasinan Tapu Müdürlüğü'nde düzenlenen  ... tarihli resmi senette davalının satış bedelini nakten ve tamamen aldığını beyan ederek evrakın altını imzalamış olduğu, dairenin satışının da bu tarihte yapıldığı ve evin davacı ...'a devredildiği, senede karşı senetle ispat kuralı gereği bu belgenin ödeme olgusunu ispatlamak yeterli olduğu, artık davalı tarafın kendi imzasını taşıyan belgenin aksini tanıkla da ispat edemeyeceği, bunun dışında başkaca delil de sunamadığı, bir kısım whatsapp çıktıları sunulmuş ise de ilgili konuşma içeriğinin taraflarca farklı şekilde izah edildiği, davacı tarafın bu konuşmaların senedi kurtarmak için borçlu olmadığı halde bir daha ödemeyi göze alarak yapıldığını iddia ettiği, davalı tarafın ise konuşma içeriklerinde borç ikrarı bulunduğunu savunduğu, ancak yukarıda bahsedildiği üzere tapu resmi senedinde dairenin parasının tamamen ve nakten alındığının yazılı olduğu, davalının bu delilin aksini aynı nitelikte başkaca bir delille ispat edemediği anlaşılmakla açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. İİK 72/5 maddesinde borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa talep üzerine takip tutarının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedileceğinin düzenlendiği, somut olayda davalının resmi tapu senedi ile tahsil ettiğini beyan ettiği bonoyu icraya koyarak borçluya karşı kötü niyetle hareket ettiği kanaatine varılarak ve dava dilekçesinde talep bulunduğu da göz önünde bulundurulduğunda takip tutarı olan 3.000-Euro'nun takip tarihindeki efektif satış kuru üzerinden karşılığı olan (1 EURO = 18,07-TL) 54.210-TL'nin %20'si tutarında 10.842,00-TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınıp davacıya ödenmesine dair aşağıdaki hüküm fıkrasının tesisi uygun görülmüştür. (Yargı harçları ve vekalet ücreti ise yerleşik yargıtay içtihatları uyarınca dava tarihindeki efektif satış kuru 1 Euro=18,255501-TL- üzerinden hesaplanmıştır.) 1-DAVANIN KABULÜ ile; 2-Kayseri Genel İcra Dairesi'nin 2022/41662 Esas sayılı dosyasına konu edilen 15/08/2021 düzenleme ve 15/08/2022 ödeme tarihli, 3.000 EURO bedelli bono sebebiyle davacının davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 3-İİK 72/5 maddesi gereğince takip tarihindeki kur üzerinden hesaplanan 10.842,00-TL kötü niyet tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine...\" dair karar verilmiştir. <br>İş bu kararı davalı vekili süresinde istinaf etmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Cevap dilekçeleri içeriğinde yerel mahkemece hiç bir şekilde nazara alınmadan salt senedin mücerret ilkesinin uygulanamayacağı şeklinde ki değerlendirmenin eksik ve hatalı olduğunu, taraflarınca dosya içerisine ibraz ettikleri cevap dilekçesinde bu hususların açıkça izah edildiği gibi davacının tapu devri ile ilgili iddialarının tamamen senaryodan ibaret olduğunu ifa ettiklerini, taraflarınca dosya içerisine ibraz etmiş oldukları whatsapp mesaj kayıtlarından da görüleceği üzere davacıların müvekkiline olan borcunu ödemediklerinin ortada olduğu gibi bir an için tapunun  devri ile ilgili bononun sebepten mücerret olmadığı hususunun kabul edilmiş olsa dahi tarafların aralarında geçen konuşmaların hiçbirinde davacılar tarafından borçlarının olmadığına yönelik bir beyanının bulunmadığını, mesaj içeriklerinde de görüleceği üzere davacıların sürekli olarak borcu ödeme konusunda müvekkilinin oyalandığını, davacılar tarafından bononun ödediği iddia edilmiş Yargıtay yerleşik içtihatlarının ve yasal mevzuat gereğinin açıkça bilindiği üzere bononun borçtan mücerret olduğunu, bononun ödendiği taktirde teslim alınması ve ödendiğinin açık bir şekilde makbuz ve belge ile ispat edilmesi gerekmekle müvekkile karış herhangi bir ödeme yapmayan davacıların da bonoyu teslim almamasının gayet doğal olduğunu, özellikle borcun ödendiğine ilişkin  tanzim tarihi ve vade tarihi belirtilerek bir ödemenin mevcut olması gerekmekte iken bu hususun şahit beyanları ile de ispatının mevzuat gereğinin mümkün olmadığını, tüm bu nedenlerle yerel mahkemece usul ve esasa aykırı olarak verilen kararın istinaf incelemesi yapılarak yerel mahkeme ilamının kaldırılmasını, davanın önce usulden bunun mümkün olmaması halinde esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karış taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. <br>Davacılar vekilinin istinafa cevap dilekçesinden özetle; davalı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:Dava, menfi tespit istemine  ilişkindir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda;Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dava konusu senet  arkasında ''Evden kalan (3000 Ero borç ) '' ibaresinin bulunmasına, davaya konu taşınmazın satışına ilişkin resmi senette satım bedelinin tamamen ve nakden alındığının (ödendiğinin) belirtilmesine, ilk derece mahkemenin somut olaya yönelik kanıtları takdirinde ve hukuki ilişkiyi nitelendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına, istinaf edilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere göre  davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca  esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu edilen 08/11/2023 tarih ve 2022/831E - 2023/991K sayılı nihai kararının  usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla  davalı vekilinin yapmış olduğu istinaf başvurusunun  HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Davalıdan alınması gerekli olan 3.741,10 TL istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 935,28 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.805,82 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına,<br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile  HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/01/2024<br>\t\t\t\t<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"33b7a7a0a6a143fd","SID":"b92d58162e9154d3"}}