{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/174 Esas<br>KARAR NO: 2024/236 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 03/11/2022<br>NUMARASI: 2020/140 E.  - 2022/780 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 06/02/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı-borçlu hakkında İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibi başlatıldığını, borçlu- davalının vekil eden şirkete herhangi bir gerekçe göstermeden borcu bulunmadığını beyan ederek borca, faize, faiz oranına ve ferilerine itiraz ettiğini, asıl alacak yönünden cari döküm ve mahkeme dosyasına sunulacak veya bilirkişi incelemesinde sunulacak fatura ve irsaliyelerden de anlaşılacağı üzere, vekil edenin davalı borçludan takip tarihinde muaccel hale gelmiş takip miktarı kadar alacaklı olduğunun aşikar olduğunu, bu hususun sayın mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesinde vekil eden şirket defter ve kayıtlarının incelemesinden de anlaşılacağını, bu suretle davalının itirazlarının iptali gerektiğini, faiz oranı hususunda ise, borçlu-davalının vekil eden şirket ile ticari iş kapsamında sözleşme imzalamış olduğunu, tarafların iş bu sözleşme gereği tacir sıfatına haiz olduğunu, takip talebi incelendiğinde de, taraflarınca  %19,75 ticari temerrüt faizi uygulanmış olup yasa kapsamında talep edilen faiz oranının hukuka uygun olduğunu,  davalı- borçlunun söz konusu faize itirazlarının hukuka aykırı olduğunu beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, borçlunun İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız itirazın iptali ile takibin devamına ve  %20 den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûmiyetine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalıya usulüne uygun olarak tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.<br>MAHKEME KARARI:  İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/09/2019 tarihli 2018/799E. - 2019/791K. sayılı kararıyla; \"...davanın, taraflar arasında bağıtlanan 05/12/2016 tarihli \" tescilli marka olan ...   tescilli markasının Alt İmtiyaz Franchise Sözleşmesi\" 'nin davalı tarafın sözleşme yükümlülüklerine aykırılığı sonucu oluşan davacının açık hesap alacağı- fatura alacağından kaynaklanmakta olup buna ilişkin İstanbul ... İcra Dairesi' nin ... Esas sayılı takibe yapılan davalının itirazının iptali ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmolunması talebini içerir alacağın varlığı ve varsa miktarına dair olduğu, 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu' nun düzenlediği hususlardan olan tescilli markaya ilişkin hakların kullanılması ve işletilmesine dair franchise sözleşmesinde yine aynı kanunun 156. Maddesi gereğince bu Kanunda öngörülen davalarda görevli mahkemenin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğu, iş bu kanun kapsamında tescilli bir sınai hakka dayalı uyuşmazlığın İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği, saptanan ve hukuksal durum bu olunca fikir ve sanat eseri hakkındaki tescilli marka franchise sözleşmesinden doğan itirazın iptali davasında mahkemenin görevli olmadığı\" gerekçesiyle davacının davasının mahkemenin görevsiz olması nedeniyle  usulden reddine, HMK.nun 20. mad. uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin usulen başvurusu halinde dava dosyasının görevli İstanbul Nöbetçi Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne  gönderilmesine\" karar verildiği görülmüştür. Karara karşı davacı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.<br>DAİREMİZ KARARI: Dairemizin 13/02/2020 tarihli 2020/246 E. -2020/331K.sayılı kararıyla; \"... Franchise sözleşmesi SMK'da düzenlenen bir sözleşme olmayıp karma nitelikte bir sözleşme olup her somut olaya konu talepler ile sözleşmenin içeriği değerlendirilerek görev hususunun belirlenmesi gereklidir. Somut uyuşmazlıkta; davacı davalının sözleşmeye konu mali edimlerini  yerine getirmediğini iddia etmiş olup,  bu durumda tescilli bir sınai hakka dayalı uyuşmazlık olmadığından mahkemece işin esasına girilerek genel hükümlere göre ihtilafın çözülmesi gerekliyken davanın usulden reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir. (Aynı yönde Yargıtay 11.HD'nin 2016/6038 Esas, 2016/6035 karar, 01.06.2016 Tarihli ilamı ile, Yargıtay 11.HD'nin 2015/14146 Esas, 2016/78 karar, 11.01.2016 Tarihli ilamı; Erişim Kazancı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Bankası)  Açıklanan nedenle davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının HMK'nın 353/1-a-3 maddesi gereğince kaldırılmasına\" karar verilmiştir. <br>KALDIRMA SONRASI MAHKEME KARARI: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/11/2022 tarihli 2020/140E. - 2022/780K. sayılı kararıyla; \"Mahkememizce ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan inceleme yapılmasına dair karar verilmiş davalı taraf talimat mahkemesine ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmemiş, davacı taraf ise mahkememize usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerini bilirkişi incelemesi için ibraz edememiştir. Bu durumda Vergi Dairesi Müdürlüklerinden gelen yazı cevapları dikkate alınarak değerlendirme yapılması gerekmiştir. Mahkememizce itibar edilen bilirkişi raporunda da açıkça bildirildiği üzere takip tarihine kadar olan cari hesaba konu faturalar için 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin davalı tarafın BA, davacı tarafın BS bildirim miktarları farklılık bulunsa da takip konusu miktardan fazladır. Yani davalı takip konusu yapılan 42.628,97 TL bedelinden daha fazla davacının düzenlediği faturaları BA formu ile vergi dairesine bildirmiştir. Bu nedenle de davacının üzerinde bulunan ispat yükünü yerine getirdiği ve alacağın ispat edildiği anlaşılmıştır. Davalının bu bedele ilişkin varsa ödeme hususunu bu durumda ispat etmesi gerekir. Davalının alacak yönünden ödeme savunması da bulunmamaktadır. Bu nedenlerle davacı tarafın icra takibindeki üzerinde bulunan ispat yükünü yerine getirdiği kanaatine varılarak 42.628,97 TL üzerinden başlatılan icra takibine itirazın iptaline karar verilmiştir. Davacı taraf dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Davanın kabulüne karar verilen alacak miktarının kayıtlara dayalı likit yani belirlenebilir bir alacak miktarı olduğu kanaati ile, İİK'nın 67/2. maddesi gereğince itirazın iptaline karar verilen 42.628,97 TL'nin takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar vermek gerekmiştir. Davalı taraf cevap dilekçesinde kötüniyet tazminatı talebinde bulunmuş ise de davanın kabulüne karar verilmiş olması nedeniyle İİK'nın 67/2. Maddesindeki yasal koşullar oluşmadığından bu talebin reddine dair; -Davanın kabulü ile, davalı tarafından İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takibine yapılan itirazın iptali ile, takibin takip talebindeki koşullar ile devamına,-İİK'nın 67/2. maddesi gereği itirazın iptaline karar verilen 42.628,97 TL'nin takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin reddine,\"  karar verildiği görülmüştür.<br>İSTİNAF BAŞVURUSU:Davalı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davacının iddiasını ispat edemediğini, ticari defter ve belgelerini bilirkişi incelemesi için Mahkemeye sunmadığını, yalnızca Ba/Bs kayıtları ile müvekkilinin davacıya borçlu olduğunun ispatlanamayacağını, Bilirkişinin de raporunda tarafların Ba/Bs formları arasında farklılıklar olduğunu belirttiğini, davacının davasının dayanaktan yoksun olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, Davacının irsaliye ve teslim belgelerini de dosyaya sunmadığını, faturaların düzenlendiği malların teslimine ilişkin iddiasını ispatlayamadığını, Vergi kayıtlarının davacının davasını ispatlamaya yeterli olmadığını, gerçeğe aykırı fatura düzenlemiş olabileceğini gösterdiğini,Müvekkili hakkında icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin kötüniyetli olarak takibe itiraz etmediğini, tarafların arasındaki ilişkinin yargılamayı gerektirdiğini belirterek, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak davanın reddine, davacı taraf aleyhine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde, alacaklının davacısı ...Ticaret A. Ş., borçlunun davalı ... oldukları, alacak tutarının 42.628,97 TL asıl alacak olduğu,  20/07/2018 tarihinde genel haciz yoluyla ilamsız takip yapıldığı, takip dayanağı olarak FRC Sözleşmesi cari hesap ekstresi ve alacaklı şirkete ait ticari defter ve kayıtların gösterildiği, ödeme emrinin 30/07/2018 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, takip borçlusunun 03/08/2018 tarihinde yetkiye, borca ve takibe itiraz ettiği, 08/08/2022 tarihli karar tensip tutanağı ile takibin durdurulmasına karar verildiği, icra takibindeki borca itiraz dilekçesinin takip alacaklısı vekiline tebliğ edilememesi ve dava tarihi dikkate alındığında, iş bu itirazın iptali davasının İİK'nun 67/1. maddesi uyarınca 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında imzalanan 05/12/2016 tarihli \"ALT İMTİYAZ (FRANCHISE) SÖZLEŞMESİ\" incelendiğinde; davacı ... Tic. A.Ş.'ne ait \"... MARKET\" markası ile dükkan işletmek üzere davalı ...'a izin verildiği tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince mali müşavirden alınan 24/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda; dava dosyasında davacı vekilinin 23.09.2021 tarihli dilekçesinin ekinde sunuları cari hesap ekstresinde; davalı ...'ın ... nolu müşteri kodunda takip edilmekte olduğu, davacı tarafça düzenlenen faturaların bu hesabın borcuna , davalı tarafça yapılan ödemelerin (genellikle kredi kart ile) ise bu hesabın alacağına kaydedildiği, 16.04.2018 tarihi itibariyle cari hesabın 42.628,97.-TL borç bakiyesi verdiği, ticari defterlerin incelenememesi nedeniyle cari hesabın bu bakiye açısından kontrolünün yapılamadığı, Gelir İdaresi Başkanlığı İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Ümraniye Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 09.06.2021 tarihli ...(...)... Sayılı 2020/140 Esas no hak konulu yazısının ekinde sunulan davacı tarafa ait BA/BS formlarının incelenmesinde; 2016 BS formunda ; davacı tarafın 12 adet belge karşılığı 43.647,00.-TL'lik mal veya hizmet satışı yaptığını, 2017 yılı BS Formunda 320 adet belge karşılığı 181.916,00.-TL'lik mal veya hizmet satışı yaptığını , 2017 yılı BA Formunda ise 2 adet belge karşılığı 15.102,00.-TL'lik mal veya hizmet alımı yaptığını beyan ettiği, 2018 yılı BS formunda ise davalı firma adına rastlanmadığı, davacı ...Ş. tarafından yerinde inceleme talebiyle ile ilgili herhangi bir dönüş yapılmadığı, inceleme talep edilen defter ve belgelerin incelemeye sunulmaması nedeniyle davacı tarafa ait ticari defterlerin incelenemediği, dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde ve Ba/Bs formlarının incelenmesinden davacı tarafça düzenlenen bazı faturaların davalı tarafta veya davalı tarafça düzenlenen bazı belgelerin davacı tarafta kayıtlı olmadığı ve bundan dolayı da BA/BS Formlarında farklılıkların bulunduğunun tespit edildiği belirtilmiştir.<br>G E R E K Ç E: Dava, Franchise sözleşmesinden kaynaklandığı iddia edilen cari hesaba dayalı alacakla ilgili başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali davasıdır.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Her ne kadar davalı vekili davacının icra takibine konu ettiği alacakla ilgili faturalara konu malları müvekkiline teslim ettiğini ispatlayamadığını, Ba/Bs formları arasında uyumsuzluk bulunduğunu, davanın ispatlanamadığını, icra inkar tazminatı koşullarının mevcut olmadığını belirterek istinaf talebinde bulunmuşsa da, davalının verilen kesin süre içinde ticari defter ve belgelerini dosyaya sunmadığı, davacı tarafça da ticari defter ve belgeler dosyaya sunulmamışsa da, Vergi Dairesinden getirtilen taraflara ait Ba/Bs formlarının bilirkişi tarafından yapılan incelenmesi sonucunda 2016 yılı için tarafların Ba/Bs formları arasında uyumsuzluk bulunmadığının ve davacı tarafından davalıya 43.647,00.-TL'lik mal veya hizmet satışı yaptığının tespit edildiği, bu alımların davalı tarafından Vergi Dairesine bildirildiğinin anlaşıldığı, davalı beyanname vermekle, davalının bu tutarda malı aldığının ve aldığı hizmetin de bedelini ödemekle yükümlü olduğunun kabulü gerektiği, davalı tarafça bilirkişi raporundaki bu tespitlere itiraz edilmediği, ödeme yapıldığını ispat yükünün davalı tarafta olmasına rağmen davalının bu konuda bir delil ve belge sunmadığı, bu nedenle davacının ticari defter ve belgelerinin incelenmesine de gerek olmadığı, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, alacağın likit olması nedeniyle Mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesinde de hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla, davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken  2.911,98 TL nispi harçtan, peşin alınan 728,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.183,98 TL eksik harcın  davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 9,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,  b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 06/02/2024 tarihinde  oy birliği ile kesin olarak karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c8ad59c7423cd881","SID":"37cab2561cb4a923"}}