{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/2334 <br>KARAR NO: 2024/47<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 06.04.2023<br>NUMARASI: 2022/1137 Esas - 2023/303 Karar <br>DAVA: Haksız rekabet nedeniyle maddi ve manevi tazminat ile ortaklıktan  çıkarma<br>Taraflar arasındaki davanın ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine  dair verilen karara karşı, davalı vekili  tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;  müvekkili şirketin, ... tarafından ...  (T.c No:...) ortaklığı ile 16.06.2020 tarihinde kurulduğunu ve 19.06.2022 tarihinde Türkiye Ticaret Sicil Gazetesine ilan olunduğunu, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin \"Şirketin İdaresi\" başlıklı kısmından görüleceği üzere ...'ın müvekkili şirketin müdürler kurulu başkanı, ... ise müdür olarak seçildiğini, müvekkili şirketin, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi kuruluş ilanının ekte gönderildiğini ve mezkur ilanla sabit olmakla müvekkili şirketin sermayesinin, beheri 500,00 TL değerinde 100 paya ayrılmış toplam 50.000,00 TL değerinde olduğunu, söz konusu 100 payın 50'sinin Hacı ...'a geriye kalan 50 payın ise 07.06.2022 tarihine kadar ... ait olduğunu, müvekkili şirketin müdürü ...  sahip olduğu 50 payı eşi ...'ya Bakırköy .... Noterliğinin ... yevmiye numaralı 07.06.2022 tarihli şirket pay devri sözleşmesi ile devrettiğini, mezkur ... yevmiye numaralı limited şirket pay devri sözleşmesinin ekte gönderildiğini,  07.06.2022 tarihinden itibaren müvekkili şirketin 50 payının ... tasarrufuna geçtiğini, şirketin eski müdürü ...'nun sahip olduğu 50 payı eşi ...'ya devretmesinin akabinde ortaklığı çekilmez hale getiren birçok sorunun gündeme geldiğini, müvekkili şirketin yeni müdürü ...'nun, şirkete ait kıymetli ve adi evraklar ile elektronik cihazları şirket adresinden hırsızlamak suretiyle kendi bünyesinde bulundurduğunu, söz konusu evrakların ve elektronik cihazların müvekkili şirketin adresine teslimi konusunda ...'ya telkinlerde bulunmuş ise de ... tarafından müvekkili şirkete olumlu bir dönüş sağlanmadığını, ...'nun tüm bu eylemleri müvekkili şirketin müdürler kurulu başkanı ...'ın bilgisi ve izni dışında gerçekleştirdiğini, açıklanan nedenlerle müdürler kurulu başkanı ...'ın, müdür ...'ya olan güveninin zedelendiğini ve ... tarafından ortaklığın çekilmez bir hale geldiğini, bunun üzerine işbu dava ile birlikte suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkili şirket müdürü ...'nun şirket bünyesinden evrak ve elektronik cihazları kaçırması bir yana müvekkili şirket ile aynı bölgede hizmet veren aynı amaç ve iş konusuna sahip bir rakip şirket kurduğunu, söz konusu şirketin unvanının \"... Limited Şirketi\" olmakla beraber \"...\" mersis numarası ile tescil edildiği, 16.11.2022 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesine ilan olduğunu,... Limited Şirketi 'nin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi kuruluş ilanının ekte olduğunu, mezkur ilandan da anlaşılacağı üzere ... Limited Şirketi'nin kurucusu davalı ... olduğu, şirket ortağı ve müdürünün, şirketin çıkarlarını zedeleyebilecek, kendilerine özel bir menfaat sağlayan ve şirketin amacına zarar veren işlemleri yapmalarının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 613 ve 626. maddeleri ile yasaklandığını, bu nedenlerle davanın kabulüne, davalının, müvekkili şirkette müdür sıfatına haiz iken ...Tic. Ltd. Şti.'ni kurması sebebiyle rekabet yasağını ihlal ettiği gözetilerek ortaklıktan çıkarılmasına, davalının eylemlerinin, müvekkili şirkete vermiş olduğu zararlar nedeniyle fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminat ve 150.000 TL manevi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; davacının, iddialarının mesnetsiz olduğunu ve gerçeği yansıtmadığını, işbu davada esasa girilmeden dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddinin gerektiği, davacının arabuluculuk son tutanağı aslının süresi içerisinde dosyaya sunulmadığını, ayrıca davacının, müvekkilinin ortaklıktan çıkarılması amacıyla mahkemeye başvurabilmesi için genel kurul kararı alınması ve mahkemeye ibraz edilmesi için 1 aylık kesin süre içerisinde söz konusu genel kurul kararını dosyaya ibraz edemediğini, TTK 621/1-h maddesi ile bir otağın haklı sebeple ortaklıktan çıkarılması amacıyla mahkemeye başvurulması için genel kurul kararı alınmasının zorunlu tutulduğunu, söz konusu madde de herhangi bir istisna getirilmediği gibi şirketin ortak sayısı bakımından da bir sınırlama koyulmadığını, dolayısıyla kapsayıcı bir nitelikte olan ve yoruma yer bırakmayacak düzeyde açık olan bu kanun maddesini dar uygulamanın hukuka aykırılık oluşturacağını, bu sebeplerle davanın dava şartı yokluğu sebebiyle reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına  karar verilmesini talep  etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"... Davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin değerlendirilmesin de ;6/12/2018 tarihli, 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle TTK'ya eklenen 5/A maddesi uyarınca, \"(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.\"6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi uyarınca, \"(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.\"Bu hukuki açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde: davacının iş bu davadaki talebi, davalı şirket ortağından  haksız rekabet  iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat  zararların tahsili istemine ilişkindir. TTK'nın 5/A maddesine göre, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Davanın konusu (müddeabih), dava dilekçesindeki talep sonucuna, yani neticei talebe göre belirlenir. Neticei talebin bir para alacağının tahsili veya tazminat olduğu durumlarda, arabulucuya başvuru yapılmış olması dava şartı olup bu yöndeki talebi bakımındane dava şartı yokluğundan usulden   davanın reddine karar verilmiştir. Davalının şirket ortaklığından çıkarılması talebinin değerlendirilmesi bakımından; TTK'nun 621/h maddesi uyarınca bir ortağın haklı sebepler dolayısıyla şirketten çıkarılması istemiyle mahkemeye başvurulabilmesi için, şirkette temsil edilen oyların en az 2/3'ünün ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması şart koşulmuştur.TTK'nın 640/3. maddesi uyarınca haklı sebeplerle ortaklıktan çıkarılabilmesi davasının açılabilmesinin ön şartı TTK'nın 621/h maddesi uyarınca usulüne uygun olarak alınmış genel kurul kararıyla  mümkündür  (Yargıtay 11 HD, 08.02.2016 trh, 2016/24-1120 E.K sayılı ilamı)  Haklı sebeple ortaklıktan çıkarma için limited şirket tarafından mahkemeye başvurulmadan önce limited şirket genel kurulunda TTK'nın 621/1-h maddesi uyarınca ve nitelikli çoğunluk tarafından bu kapsamda bir kararın alınması dava şartı olup, davacının çıkarma talebi bakımından dava tarihinden önce alınmış bir genel kurul kararı mevcut olmamakla birlikte, bu  eksiklik tamamlanabilir nitelikte olup,  mahkememizce davacı vekiline, davacı vekilinin ortaklıktan çıkarılması için TTK'nun 621/1-h bendinde öngörüldüğü şekilde genel kurul kararı alınması için sonuçları hatırlatılarak kesin süre  verilmiş olup, kesin süre içerisinde genel kurul kararı ibraz edilmemiştir. Bu sebeple bu talep yönünden de dava şartı yokluğu... \" gerekçesiyle, davanın usulden  reddine karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  Kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 7/2 maddesine göre: Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre bu tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunacağını, gerekçeli kararda görüleceği üzere davaların  iki ayrı dava şartının yokluğundan dolayı reddedildiğini, bu durumun neticesinde AAÜT uyarınca müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken eksik karar verildiğini, bu eksikliğin tamamlanarak kararın onanmasının yerinde olacağını, emsal nitelikteki İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 2021/815 Esas 2021/894 Karar  sayılı hükmünün de bu yönde olduğunu, Davacının dava dilekçesinde 10.000 TL maddi 150.000 TL manevi tazminat talep ettiğini, bu bedele uygun olarak da harç ödediğini, bu duruma binaen AAÜT 13/2 maddesinde belirtilen, ancak hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez kuralının da somut olayda söz konusu olmadığını, zira hükmedilmesini talep ettikleri  avukatlık ücretinin dava değerinin altında kaldığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının vekalet ücreti yönünden usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın vekalet ücreti yönünden talepleri gibi düzeltilmesine karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davalının haksız rekabet eylemleri nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemi ile davalının şirket ortaklığından çıkarılması istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda maddi ve manevi tazminat davasının arabuluculuk dava şartı yokluğundan, ortaklıktan çıkarma davasının ise TTK'nın 621/h maddesi uyarınca genel kurul kararı yokluğu nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. İlk derece mahkemesince maddi ve manevi tazminat istemli açılan dava ile ortaklıktan çıkarma istemli her iki talebin dava şartı yokluğu  nedeniyle usulden reddine karar verilmesine rağmen davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemiştir.  Oysa Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2. maddesinde, davanın ön şart yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde, tarifenin 2. kısmının 2. bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere 3. kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmedileceği belirtilmiştir. Somut olayda da maddi ve manevi tazminat istemli davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan, ortaklıktan çıkarma davasının ise TTK 621/h maddesi uyarınca genel kurul kararı yokluğu nedeniyle dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verildiğine göre, davalı lehine karar tarihinde geçerli AAÜT esaslar uyarınca usulden reddedilen maddi ve manevi tazminat talebi ile ortaklıktan çıkarma talepleri kapsamında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, kurulan hükümde vekalet ücretine karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının, vekalet ücreti yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına ve davanın esası hakkında yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının, vekalet ücreti yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına, yukarıdaki gerekçelerle Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına, bu doğrultuda; 1-Maddi ve manevi tazminat davasının, arabuluculuk  dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE, ortaklıktan çıkarma davasının TTK 621/1-h maddesindeki şart gerçekleşmediğinden dava şartı yokluğundan usulden reddine,2-Alınması gereken 427,60 TL harcın, peşin alınan 172,90 TL peşin harç ve 2.651,70 TL tamamlama harcı toplamı 2.824,60 TL'den mahsubu ile artan 2.397,00 TL harcın, karar kesinleşince ve talep hâlinde davacıya iadesine,  3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının, karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, 5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden ve iki farklı ret sebebi bulunduğundan, AAÜT gereğince; a-Reddedilen tazminat talepleri bakımından 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, b-Reddedilen ortaklıktan çıkarma talebi bakımından 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-İstinaf aşamasındaki yargılama giderleri yönünden;   a-Davalı tarafından sarf edilen 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına; 269,85 TL istinaf karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine, b-Davalı tarafından sarf edilen 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı gideri, 260,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 998,00 TL kanun yolu giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,8-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 24.01.2024 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"309a4739d3a09370","SID":"062ea5c9457bd618"}}