{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2022/181 Esas 2024/123  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/181 <br>KARAR NO\t: 2024/123<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ     <br>TARİHİ\t\t: 15/09/2021<br>NUMARASI\t\t: 2021/59 Esas 2021/648 Karar<br>DAVACI \t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI<br>DAVA\t: Alacak (İİK'nun 308/b)<br>DAVA TARİHİ\t: 25/01/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 29/01/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 02/02/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki alacak (gks'den kaynaklanan ve konkordato komiseri tarafından kabul edilmeyen) istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı  vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının konkordato davası süresince atanan komiserler kurulunun alacak bildirim gerekçesinde belirtilen nakit alacaklardan 1.170.406,73 TL'nin kabul edildiğini, talep edilen alacak ile kabul edilen alacak arasında nakit ve gayri nakit alacak olmak üzere toplam 184.183,18 TL fark oluştuğunu, gayri nakit alacağın tamamının reddedildiğini, nakit alacağın da eksik hesaplandığını belirterek nakit 68.903,18 TL'nin muaccel hale geldiği 08/05/2019 tarihinden itibaren Eth ve Bus alacak kısmı içi yıllık %33, diğer alacak kısmı için %46,80 temerrüt faizi ile birlikte, gayri nakit 115.280,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalıya dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davalı davaya cevap vermemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ile davacının davalıdan olan nakit alacakları için komiserler kurulundan talep ettiği 1.239.309,91 TL'nin 1.094.311,24 TL'si ana para, 144.998,67 TL'si dönem faizi, işlemiş faiz ve BSMV toplamı olduğu, davalıya 27/02/2019 tarihinde kesin mühlet verildiği, bu süreye kadar davacı banka toplam alacağının nakit 1.123.632,27 TL olarak hesaplandığı, bankaca komiserler kuruluna nakit alacakların 1.239.309,91 TL olarak bildirildiği, alacaklılar toplantısında davalı firmaca bunun 1.170.406,73 TL kısmının kabul edildiği, bu tutarın kesin mühlet tarihine göre hesaplanandan çok olduğu, çekin karşılıksız çıkması halinde muhatap bankanın yasal sorumluluk tutarını ödemesinden sonra çek hesabı sahiplerinden bu tutarı bankaya ödeme yükümlüğünün doğacağı, bu sözleşmenin eksik iki tarafa borç yükleyen sözleşme olduğundan gayri nakit alacağın konkordato davasında çekişmeli alacak olarak talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı  vekili istinaf dilekçesinde özetle; karara dayanak olarak alınan bilirkişi raporunda bilirkişi tarafından hesaplama yapılırken kesin mühlet tarihinin baz alındığını, faiz oranının akdi faiz %20,16  olarak alındığını, bu oranın neye göre belirlendiğinin belli olmadığını, davalı firma ile müvekkili arasında imzalanan sözleşme gereğince taraflar arasında kararlaştırılan faiz oranlarının belli olduğunu, Eth ve Bus alacak kısmı için yıllık % 33 ve diğer alacak kısmı için yıllık % 46,80  temerrüt faizi uygulanarak hesaplama yapılması gerektiğini, alacak bildirimi yapılan tarih ile bilirkişi tarafından hesaplama yapılan tarihin farklı olduğunu, bilirkişi raporuna itirazları değerlendirilmeden karar verildiğini, mahkeme tarafından gayri nakit alacağın kabul edilmediğini, bu durumun kabulünün mümkün olmadığını, davalı firma elinde bulunan çeklerden kaynaklı gayri nakit alacak olduğunun bilirkişi tarafından tespit edildiğini, müvekkilinin gayrinakit olarak talep ettiği alacağı her an ödeme riski ile karşı karşıya olduğunu, <br>bu nedenle gayrinakit alacakların da konkordato kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, çekin ibraz edilmesi ve asgari tutarın ödenmesi halinde gayrinakit alacak olarak talep edilen miktarı, nakdi alacağa çevirme haklarının bulunduğunu, nakdi alacaklar gibi değerlendirilmesi ve bu alacak kalemleri içerisinde hesaplanması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; alacağın hiç/eksik kaydedilmesi ile tasdik edilen konkordato nedeniyle hiç/eksik kaydedilen alacağın tahsili istemine ilişkindir.  <br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br><br>\tHesap kat ihtarı, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/843 Esas 2020/639 Karar sayılı dosyasının Uyap'tan gelen sureti, yargılama aşamasında bankacı bilirkişiden alınan 17/06/2021 tarihli rapor dosya içerisinde yer almaktadır.\t<br>\tAnkara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/843 Esas sayılı dosyasında, 27/10/2020 tarihli ara karar ile alacaklı ... Bankasının 1.239.309,91 TL nakit, 115.280,00 TL gayri nakit alacak bildiriminde bulunduğu, konkondato komiserler kurulunun 1.170.406,73 TL olarak alacağı kaydettiği, alacaklının alacağının varlığı ve muaccel olup olmadığının yargılamayı gerektirdiği, yaklaşık ispatın bulunmadığı gerekçesiyle bankanın fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, yapılan yargılama sonunda 2020/639 Karar sayılı kararla davalı hakkında konkordato tasdik kararı verilmiştir.<br>\tYargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda, davalının geçici mühlet tarihinin 30/11/2018, kesin mühlet tarihinin 27/02/2019, hesap kat tarihinin 25/02/2019 olup, kesin mühlete kadar 2 gün temerrüt faizi uygulanacağı, davacının davalıdan 1.122.312,43 TL asıl alacak, 1.256,99 TL işlemiş faiz, 62,85 TL BSMV olmak üzere toplam 1.123.632,27 TL alacaklı olduğu, alacaklılar toplantısında davalı tarafından 1.170.406,73 TL kısmının kabul edildiği, bu tutarın kesin mühlet tarihine göre hesaplanan alacak miktarının üzerinde olduğu, 115.280,00 TL gayri nakit alacağın bulunduğu, çekler karşılıksız kalırsa bu miktarı davacı bankanın ödemesi gerektiği tespit edilmiştir. <br>\tDavacı tarafından kredi borcunun ödenmediği gerekçesiyle davalının kredi hesapları kat edilerek davalı ve dava dışı borçlulara 28/02/2019 tarihli hesap kat ihtarnamesi gönderilerek 24 saat içerisinde 1.122.312,43 TL nakit alacağın ödenmesi, 115.280,00 TL gayri nakit alacağın depo edilmesi talep edilmiştir. <br>\tDavacı yan taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi kapsamında davalıdan nakit ve gayri nakit  alacağı bulunduğunu, davalıdan olan nakit alacağın eksik olarak konkordato komiserler kurulunca kabul edildiğini, gayri nakit alacağın ise kabul edilmediğini iddia etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tTaraflar arasında genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi borcunun ödenmediği iddiasıyla davacının kredi hesabını kat ettiği, davacının 1239.309,91 TL nakit, 115.280,00 TL gayri nakit alacak için komiserler kuruluna başvurduğu, davacının 1.170.406,73 TL nakit alacağının konkordato davasının görüldüğü mahkemece kabul edildiği, fazlaya ilişkin nakit alacak ile gayri nakit alacağın ise nisaba dahil edilme talebinin reddine karar verildiği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. <br>\tUyuşmazlık, davacının genel kredi sözleşmeleri kapsamında davalıdan komiserler kurulunca kabul edilmeyen nakit ve gayri nakit bir alacağı bulunup bulunmadığı, çekişmeli alacak var ise miktarı hususlarından kaynaklanmaktadır. <br>\tDavacı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, açılan dava, çekişmeli alacaklar hakkında dava başlıklı İİK'nun 308/b maddesi kapsamında alacağı itiraza uğramış olan davacı alacaklı tarafından açılan dava niteliğindedir. Davacı yan, dava dilekçesinde komiserler kurulu tarafından kabul edilen alacak dışında davalıdan başka nakit ve gayri nakit alacağı bulunduğunu ileri sürerek işbu alacak davasını açmıştır.<br>\tYargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ile, kesin mühlet karar tarihi itibarıyla davacının davalıdan komiserler kurulunca kabul edilen nakdi alacağın altında alacaklı olup, kabul edilen miktarı aşan bir alacağı bulunmadığı, çeklerden kaynaklanan 115.280,00 TL gayri nakit alacağı bulunduğu tespit edilmiştir. <br>\tHükme esas alınan bilirkişi raporunda hesap kat tarihi olan 25/02/2019 tarihi ile kesin mühlet tarihi olan 27/02/2019 tarihi arasında iki gün süre ile temerrüt faizi uygulanacağı belirtilerek 1.122.312,43 TL asıl alacak ile 1.256,99 TL işlemiş faiz, 62,85 TL BSMV olmak üzere kesin mühlet tarihi itibarıyla davacının davalıdan 1.123.632,27 TL nakit alacağı bulunduğu, bu alacağın da kaydedilen 1.170.406,73 TL nakit alacak miktarının içerisinde kaldığı gibi, bu miktarı aşan bir nakit alacağın bulunmadığı tespit edilmiştir. <br>\tHesap kat ihtarnamesi davalıya 02/03/2019 tarihinde genel kredi sözleşmesindeki adresine bila tebliğ olmuştur. Hesap kat ihtarnamesinde verilen atıfet süresi 24 saat olup, davalı 04/03/2019 tarihinde temerrüte düşmüştür. Davalı şirketin kesin mühlet tarihi ise temerrüt tarihinden önce, 27/02/2019'dur. <br>\tBu durumda mahkemece kesin mühlet tarihinden önce davalının temerrüte düşmediği, kesin mühlet tarihine kadar akdi faiz işletilebileceği, hesap kat tarihi ile kesin mühlet tarihi arasında temerrüt faizi işletilemeyeceği gözetilerek hüküm kurulması gerekirken anılan tarihler arasında temerrüt faizi hesabı yapan bilirkişi raporu hükme esas alınarak hüküm kurulması isabetsiz ise de, istinafa gelenin sıfatı, aleyhe hüküm kurma yasağı gözetilerek bu husus eleştirilmekle yetinilmiştir.<br>\tÖte yandan, hükme esas alınan bilirkişi raporunda %20,16 oranında temerrüt faizi işletilmek suretiyle işlemiş faiz ve bu miktar üzerinden BSMV hesabı yapılmıştır.<br>\tYukarıda açıklandığı üzere davalı kesin mühlet tarihinden önce temerrüt düşmediğinden hesap kat tarihi ile kesin mühlet tarihi arasında temerrüt faizi uygulanması mümkün değil ise de, istinafa gelenin sıfatı gözetilerek bu husus eleştirilmekle yetinildiğinden ve davacı yanca bilirkişi tarafından temerrüt tarihi olarak kabul edilen 25/02/2019 tarihinde banka tarafından fiilen daha yüksek oranda faiz işletildiği ispatlanamadığından hükme esas alınan bilirkişi raporundaki temerrüt faiz oranının isabetli olduğu kanaatine varılmıştır. <br>\tHal böyle olunca, mahkemece yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ile davacının davalıdan komiserler kurulu tarafından kabul edilen nakit alacak dışında nakit bir alacağının bulunmadığının tespit edildiği gözetilerek nakit alacak yönünden yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>\tÖte yandan, davacı yan davalıdan gayri nakit alacağı bulunduğunu iddia ederek gayri nakit alacağın da tahsilini talep etmiş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının kesin mühlet karar tarihi itibarıyla davalıdan çeklerden kaynaklanan 115.280,00 TL gayri nakit alacağı bulunduğu tespit edilmiştir. <br>\tGayri nakit alacağın tahsili değil ancak davacı tarafından depo edilmesi talep edilebilecektir. Davacı yan ise dava dilekçesinde nakit ve gayri nakit ayrımı yapmaksızın alacağın davalıdan tahsili yönünde talepte bulunmuştur. <br>\tHal böyle olunca, mahkemece davacının dava dilekçesindeki gayri nakit alacak talebinin depo edilmesine yönelik değil, tahsile yönelik olduğu, davacının gayri nakit alacağın tahsilini talep edemeyeceği gözetilerek gayri nakit alacak yönünden açılan davanın bu gerekçe ile reddi gerekirken yanılgılı gerekçe ile gayri nakit alacağa yönelik davanın reddine karar verilmesinde gerekçe yönünden isabet görülmemiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun gayri nakit alacağa ilişkin gerekçe yönünden kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının gayri nakit alacağa ilişkin gerekçe yönünden kaldırılmasına, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine, davanın reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\tA)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun gayri nakit alacağa ilişkin gerekçe yönünden KABULÜNE, <br>\t2-Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/09/2021 tarih ve 2021/59 Esas 2021/648 Karar sayılı kararının gayri nakit alacağa ilişkin gerekçe yönünden KALDIRILMASINA, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine,<br>\tB)1-Davanın REDDİNE, <br>\t2-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 3.145,39 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 2.717,79 TL harcın talep halinde davacıya iadesine,<br>\t3-Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle, kararın kaldırma gerekçesi gözetilerek ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan 4.080,00 TL vekalet  ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,  <br>\t4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, <br>\t5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t6-Bakiye gider avansının HMK'nın 333. maddesi uyarınca talep halinde yatıran tarafa iadesine, <br>\t<br>\tC)1-Davacı tarafından istinaf karar harcı olarak yatırılan 59,30 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, <br>\t2-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kararın kaldırma gerekçesi gözetilerek davacı üzerinde bırakılmasına, <br>\t3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 29/01/2024<br><br>Başkan -            Üye -                     Üye -             Zabıt Katibi - <br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7f90f5d9ca0853d7","SID":"73c516dc956ccdfb"}}