{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/2127 <br>KARAR NO\t\t: 2023/2200<br>KARAR TARİHİ\t: 29/11/2023<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07/06/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/929 Esas 2023/440 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t:  29/11/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:  29/11/2023<br><br>Davacı şirket vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketlerde şoför olarak çalışan ... tarafından davacı şirket aleyhinde İzmir 8.İş Mahkemesi'nin 2017/868 Esas sayılı dosyasında işçilik alacağı davası açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davacı kurum tarafından İzmir 8.İş mahkemesi kararının istinaf edildiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesinin 2019/2432 E., 2021/1634 K. Sayılı kararı ile istinaf talebinin reddedildiği, ilk derece mahkemesi kararı neticesinde ... vekilince İzmir 12.İcra Dairesinin 2019/10013 esas sayılı takip dosyasında icra takibi başlatıldığı, davacı kurumca icra dosyasındaki tüm ödemelerin yapıldığını, İzmir 8. İş Mahkemesi ve İzmir 12. İcra Dairesi dosyasına yapılan tüm ödemelerin tahsili amacıyla işbu davanın açıldığını beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br><br>CEVAP: Davalılara usulüne uygun olarak tebligat yapılmış olmasına rağmen esasa cevap süresi içerisinde davalılarca davaya karşı cevap dilekçesi sunulmamıştır.  <br>MAHKEMECE: ''...Dava; dava dışı işçinin işçilik alacakları kapsamında davacı hakkında İzmir 8.İş Mahkemesi'nin 2017/868 Esas, 2019/197 Karar sayılı dosyasından verilen karar ve bu karara istinaden başlatılan ilamlı icra takibi nedeniyle ödenen tutarın davalı şirketlerden sorumlulukları oranında rücuen tahsili istemine ilişkindir.<br>Davaya konu İzmir 12.İcra Dairesi'nin 2019/10013 Esas sayılı icra takip dosyasının bir sureti getirtilmiş olup, incelenmesinden dava dışı işçi ... tarafından davacı şirket aleyhinde  6.274,91 TL kıdem tazminatı, 2.524,89 TL ihbar tazminatı, 1.167,20 TL yıllık izin ücreti, 6.148,86 TL fazla çalışma ücreti, 929,38 TL genel tatil ücreti, 2.725,00 TL genel tatil ücreti, 900,00 TL genel tatil ücreti ile 4.076,12 TL işlemiş faiz, 61,64 TL işlemiş faiz, 28,49 TL işlemiş faiz, 1.751,83 TL işlemiş faiz, 264,78 TL işlemiş faiz, 40,32 TL işlemiş faiz, 13,32 TL işlemiş faiz olmak üzere 26.906,74 TL  üzerinden  ilamsız icra takibinin başlatıldığı görülmüştür.<br>Getirtilen İzmir 8.İş Mahkemesinin 2017/868 Esas, 2019/167 Karar sayılı dosyasının incelenmesinden, dava dışı işçi ...  tarafından davalı ... Genel Müdürlüğü aleyhinde 27.12.2017 tarihinde işçilik alacaklarından kaynaklı olarak alacak davası açıldığı, mahkemece yapılan yargılama neticesinde 29.04.2019 tarihinde davanın kısmen kabulü ile 6.322,91 TL brüt kıdem tazminatı alacağının akdin fesih tarihi olan 14.06.2015 tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte 100,00 TL brüt ihbar tazminatı, 100,00 TL brüt yıllık izin ücreti alacağının dava tarihinden, 2.897,22 TL brüt ihbar tazminatı, 1.532,66 TL brüt yıllık izin ücreti alacağının ıslah tarihi olan 21.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bilirkişi raporunda fazla çalışma ve genel tatil ücretleri yönünden hesaplanan miktarın 1/3 oranında indirim yapılarak fazla çalışma ücretinin 8.600,90 TL, genel tatil ücretinin 1.327,18 TL olarak tespiti ile 8.600,90 TL brüt çalışma, 1.300,00 TL brüt genel tatil ücreti alacağının dava tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazla çalışma ücreti yönünden fazla talebin reddine karar verildiği,  iş bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun İzmir BAM 9.Hukuk Dairesi'nin 2019/2432 Esas, 2021/1634 Karar sayılı kararıyla kesin olarak reddine karar verildiği dosya kapsamı belgelerden anlaşılmıştır.<br>Davacı tarafça İzmir 12.İcra Müdürlüğü'nün 2019/10013 Esas sayılı dosyasına 18.10.2021 tarihli tahsilat makbuzu kapsamında  38.081,72 TL ödenmiş olduğu  bir sureti dosya içerisinde bulunan tahsilat makbuzundan anlaşılmıştır.<br>Taraflar arasındaki  ihtilafın, dava dışı işçiye, işçilik alacaklarından dolayı  ödenen tutarın taraflar arasındaki sözleşme ve ekleri kapsamında davalılardan rücuen talep edilip edilemeyeceği, bu kapsamda davacının rücu talebinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.<br>Mahkememizce yapılan yargılama sırasında tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilebilmesi açısından bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, bilirkişi ... tarafından düzenlenen   raporda;  dava dışı işçi ... tarafından davacı aleyhinde işçilik alacaklarından kaynaklı olarak İzmir 8.İş Mahkemesinde görülen davanın 2017/868 Esas, 2019/167 Karar sayılı dosyasıyla sonuçlandırıldığı ve İzmir BAM 9.Hukuk Dairesi'nin 06.10.2021 tarihli kararıyla kesinleştiği, dava dosyasına sunulan ve taraflarca imzalanan Hizmet Alım Sözleşmesi ile sözleşme eki idari ve teknik şartnamelerinin 4734 ve 4735 Sayılı Yasa kapsamında düzenlendiği, davacı ile davalı alt işveren arasındaki ilişkinin, davacı şirket ile davalı alt işveren arasında akdedilen \"Sürücü İle Birlikte 22 Adet Aracın Kiralanması\" ile \"Hizmet İşleri Genel Şartname\" hükümlerine dayandığı,  davacı ile davalı alt işverenler arasında imzalanan hizmet alım sözleşmelerinin \"Sözleşme Bedeline Dahil Olan Giderler\" başlığı altındaki 7.maddesinde \"Taahhüdün yerine getirilmesine ilişkin teklif fiyata ilgili mevzuat gereğince yapılacak  ulaşım, sigorta, vergi, resim, harç ... sözleşme bedeline dahildir....\" hükmünün yer aldığı, yine \"Sözleşmenin Ekleri\" başlığı altındaki 8.1.maddesinde \"İhale dökümanı, bu sözleşmenin eki ve ayrılmaz parçası olup, idareyi ve yükleniciyi bağlar. Ancak sözleşme hükümleri ile ihale dökümanını oluşturan belgelerdeki hükümler arasında çelişki veya farklılık olması halinde ihale dökümanında yer alan hükümler esas alınır.\" hükmünün yer aldığı, yine \"Yüklenicinin Sözleşme Konusu İşle İlgili Çalıştıracağı Personele İlişkin Sorumluluk\" başlıklı 22.maddesinde \"Yüklenicinin sözleşme konusu işle ilgili çalıştıracağı, personele ilişkin sorumlulukları ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve genel şartnamenin 6.bölümünde belirlenmiş olup, yüklenici bunları aynen uygulamakla yükümlüdür...\" Hüküm Bulunmayan Haller başlıklı 35.maddesinde ise \"Bu sözleşme ve eklerinde hüküm bulunmayan hallerde ilgilisine göre 4734 ve 4735 Sayılı Kanun hükümlerine, bu kanunda hüküm bulunmaması halinde genel hükümlere göre hareket edilir\" hükümlerine yer verildiğinin görüldüğü, yine Hizmet İşleri Genel Şartnamesinde yer alan hükümlerin incelenmesinden Şartnamenin \"Yüklenicinin Çalıştırdığı Personel, Çalışanların Haklar ve Çalışma Şartları\" başlığını taşıyan 6.bölüm 38.maddesinde Çalışanların Özlük Hakları, 39.maddesinde Çalışanların Sağlık İşleri, 40.maddesinde Çalışanların Kazaya Uğramaları, 41.maddesinde Çalışanların Yiyeceği ve İçeceği ile ilgili hükümlerin yer aldığı, ayrıca Araç Kiralama Teknik Şartnamesinde yer alan hükümler incelendiğinde taraflar arasında düzenlenen hizmet alımı sözleşmeleri ile sözleşme eki şartnamelerde tazminat ve işçilik alacaklarından asıl işverenin sorumlu olacağına dair hükümlere yer verilmediğinin görüldüğü bildirilmiştir. <br>Yine alınan bilirkişi raporunda dava dışı işçi ...'ın davalı  .... Ltd. Şti.'de 438 gün, diğer davalı ... Ltd. Şti.'de 640 gün olmak üzere toplam 1078 gün  çalışmış olduğunun tespit edildiği, taraflar arasında düzenlenen Hizmet Alımı Sözleşmelerinin eki kabul edilen şartnamede iş mevzuatından kaynaklı tazminat ve işçilik alacaklarından yüklenicinin sorumlu olacağı hüküm altına alındığından, taraflar arasında düzenlenen Hizmet Alım Sözleşmeleri ve eki olan şartnamelerde tazminat  ve işçilik alacaklarından asıl işverenin sorumlu olacağına ilişkin hükümlere yer verilmediği, bu nedenle Yargıtay'ın emsal kararları doğrultusunda işçiye ödenen kıdem tazminatı, iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup, bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle ilgili olarak yüklenicilerin işverene karşı sorumlu oldukları ve işveren tarafından bu ödemelerin fer'i mahiyetinde yapılan ödemelerinde aynı esasla yüklenicilerden tahsil edilebileceği yönündeki kararlar doğrultusunda kıdem tazminatı ile bu alacağın işlemiş faizi ve fer'ilerinden alt işverenlerin dönemleriyle sınırlı olarak sorumlu olacağı kabul edilerek bu yönde hesaplama yapılmasının gerektiği, ayrıca ihbar tazminatının işçinin hizmet akdini haksız fesheden ve kanunda yer alan ihbar önellerini işçiye vermeyen tarafın ödemesi gereken bir tazminat türü olduğu, iş mahkemesinin kesinleşen kararına göre dava dışı işçinin hizmet akdinin bildirimsiz olarak son alt işverence feshedilmesi nedeniyle yerleşik Yargıtay kararları doğrultusunda ihbar tazminatından son alt işverenin sorumlu olacağının kabulü ile hesaplama yapılmasının gerektiği, yine İş Mahkemesinin kesinleşen kararına göre dava dışı işçinin hizmet akdinin davalı son alt işveren tarafından feshedilmesi nedeniyle Yargıtay'ın emsal kararları uyarınca dava dışı işçiye ödenen yıllık izin ücreti ve fer'ilerinden dava dışı işçiyi çalıştıran son alt işverenin sorumlu olacağının kabulü ile hesaplama yapılmasının gerektiği, yine Yargıtay kararlarına göre asıl  işverence icra takibi sonrası ödenen tazminat ve işçilik alacakları dışındaki vekalet ücreti, yargılama gideri ile ilgili diğer ödemelerinde alt işverenlerin dönemleri ile sınırlı sorumlu olacağı görüşü esas alınmak suretiyle hesaplama yapılmasının gerektiği bildirilmiştir.<br>Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, bilirkişiden alınan rapor ve tüm dosya kapsamı belgelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde;  dava dışı işçinin işçilik alacakları nedeniyle davacı tarafça  dava dışı işçiye ödenen tutarın davalıdan işçiyi çalıştırdığı dönemler itibariyle rücuen tahsili açısından açılan iş bu davada, kural olarak her yüklenicinin dava dışı işçinin işçilik alacaklarından dolayı kendi bünyesinde çalıştırdığı dönemle sınırlı olarak sorumlu olduğu,  davacı tarafın dava dışı işçiye ödenen tutarın davalıdan rücuen tahsili yönündeki talebi açısından  taraflar arasındaki sözleşme ve sözleşme eki şartnamelerde bu hususta tarafların sorumluluklarına dair hüküm bulunması halinde öncelikle iş bu hükümlerin uygulanmasının, sözleşme ve eki şartnamelerde buna dair hüküm bulunmaması halindeyse davalı alt işverenlerin dava dışı işçinin kendi yanlarında çalıştığı döneme isabet eden tutarların yarısından sorumlu olduklarının değerlendirilmesinin gerektiği, ayrıca  dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemlerle orantılı olarak tüm yüklenicilerin  ve yine ihbar tazminatından ise son işverenin sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Bu kapsamda taraflar arasındaki Hizmet Alım Sözleşmeleri ve eki teknik şartnamelerdeki alt işverenlerin sorumluluğuna dair hükümler   dikkate alındığında dava dışı işçinin davalı şirkette çalıştığı dönem itibariyle yapılan hesaplama neticesinde;  18.04.2012 ve 14.06.2015  tarihleri arasında toplamda 1078 gün çalıştığı dikkate alındığında davacı tarafça dava dışı işçinin davalılar bünyesinde çalıştığı dönemler için dava dışı işçiye ödenen işçilik alacakları faiz ve fer'ilerinden dolayı davacıya karşı ayrı ayrı sorumlu olduklarının kabulü gerekmiştir. Bu kapsamda dava dışı işçi tarafından davacı şirket aleyhinde açılan dava üzerine İzmir 8.İş Mahkemesi'nin 2017/868 Esas, 2019/197 Karar sayılı dosya üzerinden verilen karar nedeniyle İzmir 12.İcra Dairesi'nin 2019/10013 Esas sayılı icra takip dosyası kapsamında davacı tarafça dava dışı işçiye 04.10.2021 tarihinde toplam 38.081,72 TL ödeme yapmış olup, ayrıca İzmir 8.İş Mahkemesi'nin 2017/868 Esas, 2019/197 Karar sayılı dosyasından yapılan 8,20 TL vekalet harcı, 5,20 TL vekalet harcı, 133,60 TL gider avansı, 1.066,10 TL bakiye karar harcı, 551,40 TL istinaf harçları, 1.145,93 TL icra ödemesine ilişkin gelir vergisi ödemesi, 1.067,52 TL bakiye karar harcı olmak üzere toplam 3.977,95 TL masraf yapıldığı ve davalıların taraflar arasındaki sözleşme ve eki şartnameler gereğince yapılan bu masraflardan dolayı davacı şirkete karşı sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Bu şekilde mahkememizce yapılan yargılama sırasında alınan ve aynen benimsenip hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporuna göre davacı tarafça  dava dışı işçiye ödenen (38.081,72 TL + 3.977,95 TL=) 42.059,67 TL'Lik tutardan dava dışı işçiyi çalıştırdıkları dönemler itibariyle 14.686,99 TL'sinden davalı ... Şti.'nin, 27.372,68 TL'sinden ise davalı   ... Ltd. Şti.'nin sorumlu olduğu ve hesaplanan bu tutarlar nedeniyle davacının davalılara dava dışı işçiyi çalıştırdıkları kendi dönemleri sınırlı olarak sorumlu olmak kaydıyla rücu edilebileceği sonucuna varılmış olmakla  davanın kabulüne, 14.686,99 TL maddi tazminatın davalı ... Ltd. Şti.'den, 27.372,68 TL maddi tazminatın davalı .... Şti.'den dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte tahsiliyle davacıya verilmesine karar verme gereği doğmuştur.'' gerekçesi ile; <br>HÜKÜM / Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;<br>Davanın KABULÜNE, 14.686,99 TL maddi tazminatın davalı ... Şti.'den, 27.372,68 TL maddi tazminatın davalı ... Ltd. Şti.'den dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte tahsiliyle davacıya verilmesine,\" şeklinde karar verilmiştir. <br>Mahkeme kararına karşı, davacı şirket vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davacı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece davaya konu miktarların davalılardan avans faizi ile birlikte tahsili ile müvekkil ...'a verilmesine karar verilmesi yönündeki kararın hukuka uygun olduğunu, ancak taleplerinin toplam 42.059,67 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren avans faizinin ödenmesi olduğu halde, yerel mahkemece gerekçe dahi belirtilmeden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın aleyhe olan yönlerden kaldırılması ile davalarının kabulüne ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesi gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava; rücuen alacak istemine ilişkindir.<br>HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>İlk derece mahkemesince davacı tarafça talep edilen alacağa dava tarihinden itibaren faiz işletilmiş olup, karar sadece davacı vekilince ödeme tarihlerinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğinden bahisle istinaf edilmiştir. <br>Öncelikle davacı tarafça her iki davalı yönünden karar istinaf edilmiş olup; davalı .. şirketi yönünden 14.686,99 TL alacağa hükmedilmiş, diğer davalı yönünden de 27.372,68 TL ye hükmedilmiştir. <br>Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 24/11/2016 tarihli ve 6763 Sayılı Kanun'un 41. maddesi ile değiştirilen 341/2 fıkrasında öngörülen kesinlik sınırı 3.000,00 Türk Lirasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın ek 1. maddesi uyarınca 01/01/2023 tarihinden itibaren ise, bu sınır 17.830,00 Türk Lirasıdır. Davacı  tarafın davalı .... şirketi yönünden istinafa konu ettiği alacak miktarının 14.686,99  TL olması nedeniyle 06/06/2023  tarihli gerekçeli karar bu davalı yönünden  kesin niteliktedir.(Yargıtay 19. HD. 2019/2829 E ve 2019/4446 Karar sayılı ilamı da bu doğrultudadır.)<br>Somut olayda; mahkemece davalı ... şirketi yönünden verilen verilen karar kesin nitelikte olup, kesin olan kararlara karşı HMK'nın 346. maddesi hükmü uyarınca ilk derece mahkemesince istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, HMK'nın 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince de bu yönde karar verilebilir. Bu karar usule ilişkin nihai karardır. Bölge Adliye Mahkemesince verilen bu usulden ret kararına karşı temyiz yolu da kapalıdır.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 05/01/2018 tarih, 2017/5397 esas ve 2018/5 karar sayılı ilamı bu yöndedir.)<br>Yukarıda açıklanan gerekçelerden HMK'nın 352. maddesindeki düzenleme gereğince davalı ... yönünden verilen  mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle davacı vekilinin bu davalı yönünden istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. <br>Davacı vekilinin diğer davalı ... Turizm şirketi yönünden istinafına gelince; dava dilekçesinin incelenmesinden, davacı tarafça talep edilen alacağa ödeme tarihlerinden itibaren  faiz işletilmesi talep edilmiş olup, ilk derece mahkemesince davacı tarafın bu istemine rağmen hükmedilen alacağa gerekçesi de gösterilmeksizin dava tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine karar verildiği görülmüştür. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/3-993 Esas ve 2018/202 Karar ve 14/02/2017 tarihli kararında da belirtildiği üzere rücu hakkı nihai olarak başkasının ödemesi gereken bir borcu tamamen veya kısmen ifa eden kişinin, yapmış olduğu ifayı asıl borçluya dönerek isteme hakkıdır. Söz konusu hak başkasına ait bir borcu ifa ettiği için mal varlığında kayba uğrayan kişiye tanınan ve mal varlığındaki bu eksiltmeyi gidermeye yönelen tazminat niteliğinde bir talep hakkıdır. Rücu hakkı, alacaklı ile asıl borçlu arasındaki asıl borç ilişkisinden bağımsız, rücu eden ile edilen arasındaki hukuki ilişkiden doğan tamamen yeni bir haktır. Diğer bir anlatımla asıl alacağı ödeyen kişi, bu alacaktan bağımsız olarak kendi şahsından doğan bir hak elde etmektedir. Bunun sonucu olarak da rücu hakkı bu hakka sahip olan kişinin şahsında doğduğu anda muaccel hale gelmektedir. Keza ödeyenin mal varlığındaki zarar, ödeme anında doğmaktadır. Bu durumda davalıya ait borcu mahkeme ilamı uyarınca ödemek zorunda kalan davacının zararı ödeme tarihinde doğduğundan, açtığı rücu davasında ödeme tarihinden itibaren faiz talep edebilmesi için karşı tarafı ayrıca bir ihtar ile temerrüde düşürmesine gerek bulunmamaktadır.<br>Tüm bu bilgiler ışığında; somut olayımızda; ilk derece mahkemesince davalı ... Turizm şirketi aleyhine verilen hükümde, davacı tarafça talep edilen alacağa ödeme tarihi olan 04/10/2021 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesi doğru olmamıştır. <br>HMK'nın 353/1-b-2 maddesinde yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına gerek duyulmadığı takdirde düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verileceği öngörülmüştür.<br> Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında; davacı vekilinin ilk derece mahkemesince hüküm altına alınan alacak tutarları yönünden kesinlik sınırında kalmayan davalı yönünden istinaf istemlerinin kabulü ile kararın kaldırılarak, davanın kabulüne dair HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince karar verilerek, aşağıdaki şekilde hükmün kurulması gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>A-1-Davalı ... Şirketi yönünden  ilk derece mahkemesi kararı, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesi uyarınca kesin olması sebebiyle davacı tarafın davalı ... Şirketi  yönünden istinaf başvurusunun USULDEN REDDİNE,<br>2-Davacının yatırmış olduğu 269,85 TL istinaf kanun yolu başvuru harcı ve 738,00 TL istinaf karar harcının istemi halinde davacıya iadesine,<br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve yargılama giderlerinin iadelerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>B-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca davacı vekilinin davalı ... Şirketi yönünden istinaf başvurusunun KABULÜNE, <br>1-Davacı vekilinin yatırmış olduğu 269,85 TL istinaf karar harcının istek halinde kendisine ödenmesine, <br>2-Davacı vekilinin yatırdığı 738,00 TL istinaf kanun yolu başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>3-Davacı tarafın yapmış olduğu 261,00 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  <br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf eden yararına istinaf vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,<br>C-İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/06/2023 tarihli, 2022/929 Esas,  2023/440 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkındaki kararla;<br>  KALDIRILAN HÜKMÜN YERİNE GEÇMEK ÜZERE; <br>1-Davanın KABULÜ ile; 14.686,99 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı .... Şti.'den, 27.372,68 TL maddi tazminatın 04/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Şti.'den tahsiliyle davacıya verilmesine,<br>2-Alınması gereken 2.873,09 TL harçtan, başlangıçta alınan 718,28 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 2.154,81 TL harcın davalılardan (davalı ... Şti.'nin 1.400,62 TL'sinden, diğer davalı .. Şti. 754,19 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) alınarak Hazineye irat kaydına,<br> 3-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan toplam  718,28 TL  peşin harç, 80,70 TL başvurma harcı, 655,50 TL tebligat ve posta gideri, bilirkişi ücreti toplam 1.200,00 TL olmak üzere toplam 2.654,48 TL yargılama giderinin davalılardan ( davalı ... Şti. 929,06 TL'sinden, davalı ... Şti. 1.725,41 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine,<br>4-1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 25/9 ve 26.maddesi gereğince 6183 Sayılı Yasa kapsamında davalılardan  (davalı ... Şti.'nin 1.014,00 TL'sinden, diğer davalı .... Şti. 546,00 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla)  alınarak Hazineye irat kaydına,<br>5-Davacı vekili için kabul edilen bedel üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin  davalılardan  (davalı ... Şti.'nin 14.680,00 TL'sinden, diğer davalı ... Şti. 3.220,00 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla)  alınarak davacıya verilmesine, <br>6-Yatırılan gider avansının varsa kullanılmayan kısmının, 6100 Sayılı Kanunun 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>7-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve yargılama giderlerinin iadelerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 29/11/2023  <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3e99807222396b9e","SID":"d956bae8f15e5b55"}}