{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2020/428 Esas 2023/1893  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2020/428 <br>KARAR NO\t: 2023/1893<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 03/10/2019<br>NUMARASI\t\t: 2017/19 Esas 2019/797 Karar<br>DAVACILAR \t:  <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI \t:<br>DAVA\t: Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 09/01/2017<br>KARAR TARİHİ\t: 27/12/2023 <br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 17/01/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacılar vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın davalı bankaya kendisi ve ortağı olduğu müvekkili şirketler adına ihtarname göndererek hesaplardaki bakiye mevduatın ... A.Ş. nezdindeki hesabına faiziyle birlikte ödenmesinin talep edildiğini, davalının cevabi ihtarnamede müvekkili şirketlerin hesap bakiyelerinin 0 olduğu, ...'ın hesap bakiyesinde bulunan 6,83 TL'nin banka alacağının takas ve mahsup edildiği, müvekkillerinin halen bankaya borçlu olduğunun bildirildiğini, müvekkili ... ve Tic. A.Ş. ile ... A.Ş.’ye ait olan taşınmaz üzerinde ipotekler tesis edildiğini, taşınmazın ... A.Ş. aracılığı ile .... A.Ş.'ye satışına karar verildiğini, ... firması ile müvekkili arasında söz konusu taşınmazın satımına ilişkin protokol imzalandığını, davalının talebi üzerine, davalının ipoteklerin fekki amacıyla satım bedelinin 2.275.350 Usd ve 20.000,00 TL'nin ... A.Ş. tarafından satış bedeline mahsuben davalı banka adına bloke çek düzenlenmesi sureti ile ödenmesine karar verildiğini, anılan miktarların ödenmesi halinde satıma konu taşınmazdaki ipoteklerin fek edileceğinin davalı banka yazısında açıkça belirtildiğini, ... A.Ş. Tarafından 2.289.354 Usd tutarında bloke çek düzenlendiğini, bu tutarın davalı banka hesabına geçtiğini, müvekkili ile ... firması arasında imzalanan ek protokollerde satım bedeli haricinde ... firmasının 09/01/2007 tarihinde davalı bankaya ayrıca 70.000,00 Usd karşılığı Yeni Türk Lirası ödeme yaptığının belirtildiğini, bu bedelin 50.000,00 Usd’nin gayrimenkul satış bedeli olarak ödendiği ve ...’un bu bedelin iadesini talep etmeyeceği, 20.000 Usd’nin ise gayrimenkullerin iskanının alınmasından sonra satıcılara ödenecek olan 500.000,00 Usd’den kesilerek ödeneceğinin kararlaştırıldığını, alıcı ... tarafından blokeli çek bedelinden ayrı olarak ipotek fek işlemleri tamamlanmadan önce satış bedeline mahsuben toplam 70.000,00 Usd ödendiğini, müvekkillerinden haksız bir şekilde tahsil edilen bu tutarın iade edilmesi gerektiğini, ayrıca 2.289.354 Usd bloke çek bedelinden ayrı olarak 246.634,14 Usd'nin davalı bankadaki müvekkili hesabında bulunması gerektiğini, müvekkillerinin 10/01/2007 tarihi itibari ile davalı bankadan 316.634,14 Usd (246.634,14 Usd + 70.000 Usd) alacağının bulunduğunu, davalının Ankara 19. İcra Müdürlüğü’nün 2015/4136 sayılı icra takip dosyasından olan müvekkili borcuna karşılık 50.000,00 TL (13.791,96 Usd)'nin bu davadaki alacaklarından mahsup edildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 302.842,18 Usd’nin 10/01/2007 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/A maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin 27/12/2006 tarihli yazısında yer alan koşulların sağlanması halinde ipoteklerin fekkedileceğinin belirtildiğini, aynı yazıda şartların 29/12/2006 tarihine kadar gerçekleştirilmesi halinde yazının geçerli olacağının açıkça yazıldığını, davaya konu işlemlerin davacının yazılı talimatları ile yapıldığını, yapılan işlemlerden davacının bilgisi bulunmadığı iddiasının yerinde olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, ibraz edilen 21/05/2018 tarihli bilirkişi kök, 25/10/2018 tarihli ek raporunda, davacı alacağı tespit edilmiş ise de, her iki raporda açıkça eksik belge ile rapor tanzim edildiğinin, banka kayıtlarının onaylı suretlerinin ibrazı halinde denetime elverişli rapor tanzim edileceğinin belirtildiği, dekontların yanlış okunması suretiyle tanzim edildiğinin sabit olduğu,  21/05/2018 tarihli bilirkişi kök, 25/10/2018 tarihli ek raporu hükme esas alınmadığı, heyet raporu ile de çelişkili olduğu, ibraz edilen 24/06/2019 tarihli bilirkişi heyet raporuna göre davacı hesaplarında bulunan bedelin genel kredi sözleşmeleri çerçevesinde kredi borçlarından mahsup edildiği, bu suretle davacıların alacağının bulunmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı bankanın talebi üzerine 26.12.2006 tarihli protokolün 7.A maddesinde, protokole konu bağımsız bölümler üzerindeki davalı bankanın ipoteklerinin fekki amacıyla satım bedelinin 2.275.350 Usd ve 20.000 TL tutarının ... A.Ş. tarafından satış bedeline mahsuben davalı banka adına bloke çek düzenlenmesi suretiyle ödenmesine karar verildiğini, davalı bankanın o tarihteki müdürünün kaleme aldığı ve davalı bankanın taşınmazlar üzerindeki ipoteklerinin fek edilebilmesi için talep ettiği şartları sıraladığı 27/12/2016 tarihli yazısında da, 2.275.350 USD ile 20.000 YTL bedelin ödenmesi, söz konusu tutarın ödenmesi halinde satıma konu taşınmazdaki ipoteklerin fek edileceği açıkça beyan edildiğini, yine aynı yazıda, ilgili şartların 27.12.2006 tarihine kadar gerçekleştirilmesi halinde geçerli olacağının da açıkça belirtildiğini, ... A.Ş. tarafından... Bankası’nın 27.12.2006 tarihli yazısında, ipoteklerin fek edilmesi için talep etmiş olduğu 2.289.354 USD tutarındaki bloke çekin düzenlendiğini, Tapu Dairesinde hazır bulunan banka görevlilerini ipotek fek yazısını tapudaki görevlilere vermesinin talep edildiğini, şube müdür yardımcısının fek yazısının kendilerinde olmadığını belirttiğini, davalı banka yetkililerinin ipotek fek yazısının hazır olmadığını/kendilerinde olmadığını belirtmeleri üzerine, tapu devir işlemlerine başlanılıp resmi senetler düzenlendiği ve hatta tapu harçları kestirildiği halde ne yazık ki 29.12.2006 tarihinde satış işlemlerinin yapılamadığını, ipotek fek yazısının gönderilmediğini, satış işleminin gerçekleşmesi için tapuya gelen vergi dairesi müdürü de dahil olmak üzere tüm taraflar tapuda mesai bitimine kadar davalının vereceği ipotek fek yazısını beklediklerini, tüm çabaya rağmen ipotek fek yazısının davalı tarafından 29/12/2006 Cuma günü mesai bitimine kadar Çankaya Tapu Müdürlüğüne verilemediğini, durumu yazılı olarak da iletmediklerini, bu olayların davalı bankanın 27.12.2006 tarihli yazısındaki koşulları öncelikle kendisinin yerine getirmediğini, bu nedenle de söz konusu yazıda belirtilen 29.12.2006 tarihinde satış işleminin gerçekleşemediğini, tarafların anlaşması doğrultusunda 09.01.2007 tarihinde müvekkilinin ... A.Ş.’ye göndermiş olduğu yazıda davalı banka emrine 2.289.354 USD tutarında bloke çek düzenlenmesinin talep ettiğini, ... A.Ş. tarafından da, 09.01.2007 tarihinde davalı banka adına toplam 2.289.354 USD tutarında bloke çek düzenlendiğini, bu tutarın davalı banka hesabına geçtiğini, müvekkili şirketler ile ... firması arasında imzalanan satım protokollerine ek olarak 09.01.2007 tarihinde, 3 no.lu Ek protokol imzalandığını, söz konusu protokolde taraflar arasında 23.11.2006 ve 26.12.2006 tarihlerinde imzalanan protokollerde kararlaştırılan satım bedeli haricinde, alıcı ... firmasının 9.1.2007 tarihinde davalı bankaya ayrıca 70.000 USD karşılığı Yeni Türk Lirası ödeme yaptığının belirtildiğini, bu bedelin 50.000 USD’nin gayrimenkul satış bedeli olarak ödendiğini, ...’un bu bedelin iadesini talep etmeyeceğini, ancak 20.000 USD’nin ise gayrimenkullerin iskanının alınmasından sonra satıcılara ödenecek olan 500.000 USD’den kesilerek ödeneceğinin kararlaştırıldığını, bu protokole göre davalı bankaya blokeli çek bedelinden ayrı olarak, alıcı ... tarafından ipotek fek işlemleri tamamlanmadan önce, toplam 70.000 USD fazladan ödeme yapıldığını, dosyada yer alan 10.01.2007 tarihli diğer bir dekonta göre, tasfiye olunacak alacaklar başlığı altında davacı kredi müşterisi olan müvekkili ... A.Ş.’nin kredi hesabına 358.606,04 TL (246.634,14 USD) gönderildiğini, bu dekonta göre tahsilatın ... A.Ş. adına yapıldığının açıkça belirtildiğini, açıklama kısmında ise ... gayrimenkul satışından gelen ibaresinin yer aldığını, banka dekontuna göre söz konusu ödemenin davacı kredi müşterisi şirketin borcuna sayıldığını, bu dekontun üzerinde kredi hesabı olarak 140118 no'lu bir hesap yer aldığını, davalı bankanın 27.12.2006 tarihli müvekkili ...’a hitaben yazılan yazısında belirtilmiş olan toplam borç tutarının 2.289.354,00 USD olup, bu tutarın hepsinin davalı bankaya, ... A.Ş. tarafından 09.01.2007 tarihli çek ile ödendiğini, yani 09.01.2007 tarihi itibarıyla ...'nın davalı bankaya 27.12.2006 tarihli yazıda belirtilen borcun tamamını (2.289.354,00 USD) olarak ödediğini, borcun kalmadığını, müvekkiline ait olan 70.000 USD ve 246.634,14 USD’ye davalı bankanın haksız bir şekilde el koyduğunu, iade etmesi gerektiğini, davanın açıldığı aşamada müvekkillere ait paranın hangi hesaba yatırıldığı ve kime ait olduğu hususunda tereddüt edildiği için, tedbiren ...’ın da taraf gösterildiğini, ancak bilirkişi raporundan sonra, paranın ...’ın hesabında olmadığını, diğer müvekkillere ait olduğunu anladıklarını, ve bu nedenle ... hakkındaki davanın takip etmeyeceğini belirttiklerini, karşı taraf da davayı ... bakımından takip etmeyeceğini beyan ettiğini, bu durumda ... hakkındaki davanın konusuz kalmış olması gerektiğini, mahkemenin ... hakkındaki davanın konusuz kaldığına karar vermesi gerekirken, tüm davacılar bakımından reddetmiş olmasının usulü bir hata olduğunu, kararın bu açıdan kaldırılması gerektiğini, davanın açılmasına davalı bankanın sebebiyet verdiğini, ... aleyhine herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, ... hakkında da nihai karara itiraz edildiğini, istinaf başvurusunda bulunulduğunu, müvekkilleri ... ve ...’in davalı bankadan 70.000 USD alacağı bulunduğunu, bu tutarın ilk kez ... ve ... ile ... firması arasında 09.01.2007 tarihinde imzalanan protokolde geçtiğini, bu protokole göre 23.11.2006 ve 26.12.2006 tarihlerinde imzalanan protokollerde kararlaştırılan satım bedeli haricinde alıcı dava dışı ... Mağazacılık Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş., 09.01.2007 tarihinde davalı banka nezdindeki ... hesaba bloke çek bedelinden ayrı olarak, ... satışı açıklamasıyla 70.000 USD karşılığı 101.381,00 Türk Lirası ödeme yaptığını, 10.01.2007 tarihli dekonttan da görüldüğü üzere alıcının adı kısmında ... hesabı yazdığını, hesap adı kısmının boş bırakıldığını, açıklama kısmında ise ... satışıyla ilgili yazdığını, bilirkişilerin raporlarında da teyid edilen 101.381,00 TL’lik ödeme, ... tarafından 09.01.2007 tarihli protokol ek 3’e göre yapılan 70.000 USD’nin o tarihteki TL karşılığı olduğunu, ortaklaşa sahip olunan taşınmaz satışından kaynaklandığını, bu nedenle anılan bedelin ... ve Tic. A.Ş. ve ... A.Ş. arasında eşit bir şekilde paylaştırılması gerektiğini, ... ve Tic. A.Ş.’nin 10.01.2007 tarihi itibarıyla alacağı 35.000 USD ve ... A.Ş.'nin 10.01.2007 tarihi itibarıyla alacağının 35.000 USD olduğunu, ... hesabının, akıbeti henüz belirlenmemiş olan meblağların geçici olarak tutulduğu bir hesap türü olduğunu, hesaptaki meblağın kullanım amacının ve akıbetinin belirlenmesinin ardından asıl hesap ile irtibat kurulmak suretiyle gerekli işlemin yapılması gerektiğini, söz konusu hesabın mevduat hesabı veya kredi hesabı olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını, sunulan banka kayıtlarının ... hesaba aktarılan 101.381,00 TL’lik meblağın hangi asıl hesaba aktarıldığını ve hangi amaçla kullanıldığını ispat etmeye elverişli bulunmadığının ortada olduğunu, davalı banka da, müvekkilinin ... hesabına aktardığı parasının akıbeti hakkında herhangi bir belge, dekont sunamadığını, ... firması tarafından müvekkilleri ... ve Tic. A.Ş. ve ... A.Ş.'ye ait gayrimenkulün satışından ödenen ve bankanın ... hesabına aktarılan 70.000 USD’lik satım bedeline davalı bankaca el konulduğunu, bu paranın davalı banka tarafından gayrimenkulün maliki olan ... ve Tic. A.Ş. ve ... A.Ş.'nin hesabına iade edilmesi gerektiğini, dosyada mevcut banka dekontuna göre 10.01.2007 tarihinde dava dışı ... Mağazacılık Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından ... satışı açıklamasıyla davalı banka  nezdindeki ... hesaba 70.000,00 USD (101.381,00 TL) tutarında eft yoluyla para transferi yapıldığını, söz konusu transfer meblağının (101.381,00 TL) 09.01.2007 tarihli protokolde belirtilen 70.000,00 USD’nin Türk Lirası karşılığı olduğunu, ... ve Ticaret A.Ş. ve ... A.Ş.’nin ortaklaşa sahip olduğu taşınmazın satışından kaynaklandığını, ... A.Ş.’nin davalı banka emrine düzenlemiş olduğu 09.01.2007 tarihli ve 2.289.354,00 USD meblağlı çeke istinaden 09.01.2007 tarihinde çek bedelinin TL karşılığının (3.268.851,41 TL) davalı bankaya ödendiği açıkça tespit edildiğini, söz konusu ödemenin, müvekkili ... A.Ş. ile davalı banka arasındaki kredi ilişkisi kapsamında ve kredi geri ödemesi amacıyla gerçekleştirildiğini, davalı bankanın 27.12.2006 tarihli ...’a hitaben yazılan yazısında belirttiği alacağın tamamı olan 2.289.354 USD’nin 09.01.2007 tarihinde tahsil edildiğinin açıkça ortaya konulduğunu, hükme esas alınan 24.06.2019 tarihli bilirkişi kurulu raporunda ise söz konusu geri ödemeye bağlı olarak davalı bankanın alacağının tamamının tahsil edildiği hususunun gündeme getirilmediğini, böyle bir alacak kaydına ve talebine davalı bankanın 27.12.2006 tarihli yazısında yer verilmediğini, üstelik alacağın tamamı tahsil edilmiş iken bilirkişi kurulunun zorlama yorumlar ile karmaşık muhasebe oyunlarına başvurmak suretiyle davacı müvekkillerinin 1.848.626,76 TL tutarında borçlu çıkarıldığını, bankaca bir alacak tahsilatı sağlanması halinde en eski tarihli alacaklardan başlanmak üzere tarih sırası ve alacak meblağları gözetilmek suretiyle bakiye alacağın tespit edilmesi, bir başka deyişle en eski tarihli alacak tahakkuklarından başlanmak suretiyle ödemenin dikkate alınması gerektiğini, davalı bankaca ... hesaba alınan 70.000,00 USD (101.381,00 TL)’nin fazladan tahsil edildiğini, müvekkillerine iadesinin gerektiğini, müvekkil ...’nın davalı bankadan 246.634,14 USD alacağı bulunduğunu, dosyada yer alan 10.01.2007 tarihli diğer bir dekontta, tasfiye olunacak alacaklar başlığı altında müvekkili ... A.Ş.’nin kredi hesabına 358.606,04 TL (246.634,14 USD) gönderildiğini, bu dekonta göre tahsilatın ... A.Ş. adına yapıldığının açıkça belirtildiğini, söz konusu ödemenin davacı kredi müşterisi şirketin borcuna sayıldığını, bu dekontun üzerinde, kredi hesabı olarak 140118 no'lu bir hesap yer aldığını, bilirkişi ... tarafından yapılan incelemeye göre 246.634,14 USD (358.606,04 TL) tutarındaki ödemeye ilişkin 10.01.2007 tarihli dekontta yer alan “140118” muhasebe kodunun, özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişi tacirlere kullandırılan orta ve uzun vadeli teminatlı işletme ve ihracat kredileri ile diğer kredileri göstermek için kullanıldığının tespit edildiğini, davalı bankanın kredi alacaklısı olduğu savıyla davacı kredi müşterisi ... A.Ş.’yi borçlandırdığını, bu tutarın bankanın müvekkiline göndermiş olduğu ve bakiye kredi alacaklarını gösteren 27.12.2006 tarihli yazıda yer almayan ve ayrıca başka bir hesapta (390999 no.lu diğer alacaklar hesabında) tutulan para olup, bu durumun bankanın, bakiye kredi alacaklarından fazla tahsilat yapmış olduğunu gösterdiğini, bankanın bu tahsilatı müvekkile iade ettiğini yahut müvekkil adına haklı bir alacak için tahsil edilmiş olduğunu gösterir herhangi bir belge bilgi sunamadığını, mahkemece hükme esas alınan 24.06.2019 tarihli bilirkişi kurulu raporunda 358.606,04 TL tutarındaki 10.01.2007 tarihli dekonta göre müvekkilleri tarafından davalı bankaya yapılan herhangi bir ödemeden söz edilemeyeceği, söz konusu meblağın müvekkilleri tarafından bankaya yapılan bir ödemeyi ifade etmediği ve 390999 no'lu geçici hesapta bekleyen 1.848.626,76 TL tutarındaki borç bakiyesine sayıldığının belirtildiğini, paranın taşınmaz satışı nedeniyle haricen yapılan bir ödemeyle davalı bankaya geldiğinin açıkça görüldüğünü, bilirkişi kurulunun banka dekontunda belirtildiği üzere ödemenin kredi alacağına sayıldığını kabul etmiş olmasına karşın, 10.01.2007 tarihi itibarıyla davalı bankanın müvekkillerinden alacaklı olduğunu ortaya koyamadığını, bilirkişi kurulunun hazırladığı alacak tablolarında kredi tahakkuklarının tümünün çekle ödeme tarihinden (09.01.2007) önce gerçekleşmiş olduğunun görüldüğünü, 24.06.2019 tarihli bilirkişi kurulu raporunda tespit edilen toplam kredi borcunun çek ödemesi kapsamında 09.01.2007 tarihinde tamamen kapatıldığını, fazladan kredi ödemesine sayılan 358.606,04 TL’nin davacı ... A.Ş.’ye iadesinin gerektiğini, müvekkilinin gayrimenkul satışından borçları ödedikten sonra kalan bakiye tutar 616.059,00 USD ile ilgili olarak da şu hususa dikkat  edilmesi gerektiğini, bilirkişinin 21.5.2018 tarihli ilk raporunun ekinde, davalının 9.1.2007 tarihli satıştan sonra ...’a yaptığı 616.059,00 USD tutarındaki ödemelere ilişkin talimatlara yer verildiğini, ayrıca raporda tablo ile gösterildiğini, bu ödemelerin işbu davada talep edilen tutar ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, bu tutarın ... ve Tic. A.Ş. ve ... A.Ş. yapmış olduğu satış nedeniyle ... A.Ş.’den tahsil edilen paradan, borçlar ödendikten sonra bakiye kalan kısım olduğunu, bu bedelin 11.1.2007-16.1.2007 tarihleri arasında 100.000 USD, 110.000 USD, 356.000 USD ve 50.000 USD olarak müvekkili ... ve Tic. A.Ş. şirketin hesabından peyderpey çekildiğini, bilirkişinin de tespit ettiği üzere 246.634,14 USD (358.606,04 TL) tutarındaki alacağın dayanağının 10.01.2007 tarihli dekont olduğunu, ... Turizm ve Tic.A.Ş.’nin o tarihte bankaya herhangi bir borcunun kalmadığını, bankanın da bunun aksini ispat edemediğini, müvekkili şirket ile davalı banka arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerinin H-76. maddesinde; taraflar arasındaki anlaşmazlıklarda banka kayıtlarının kesin delil niteliği taşıdığının açıkça belirtildiğini, müvekkillerin alacaklı olduğunu ispat yükünün yer değiştirmesi gerektiğini, davalı bankanın kredi alacağı bulunduğunu ve müvekkillerin bankadan olan alacağını söz konusu kredi alacağına mahsup etmek için gerekli koşulların oluştuğunu ispat yükünün davalı bankaya yüklenmesi gerektiğini, hükme esas alınan 24.06.2019 tarihli bilirkişi kurulu raporunda yer alan tespitlerin bilirkişi ... tarafından hazırlana 21.05.2018 tarihli bilirkişi raporunda yer alan tespitlerin tamamen aksi yönde olmasının bile tek başına çelişkinin varlığının kabul edilmesi için yeterli olduğunu, ilk bilirkişinin alacağın ispat edilmediğini tespit ettiğini, ikinci bilirkişi heyetinin aksi yönde görüş ileri sürdüğünü, mahkemece muhasebe oyunlarına dayalı 24.06.2019 tarihli bilirkişi kurulu raporunu hükme esas almak suretiyle esasen ispat yükümüne ilişkin ilkeleri yok sayıldığını, ayrıntılı inceleme yaptırma yoluna gitmediğini, davanın başından beri ileri sürülen ciddi beyan ve itirazlarının dikkate alınmadığını, maddi olgular arasındaki çelişkilerin giderilmesinin sağlanmadığını, yalnızca paranın ... hesapta kısa bir süre kalması gibi basit bir gerekçeye dayandığını, tespit edilen maddi olgular arasındaki çelişkinin, üçüncü bir bilirkişi tarafından giderilmek yerine bizzat hükme esas alınan 24.06.2019 tarihli bilirkişi kurulu raporunda yer verilen görüşlere istinaden yok sayıldığını, var olduğu tartışılmaz olan söz konusu çelişkinin, önceki görüşün aksi yönde görüş ortaya koyan bilirkişiler tarafından giderilmesinin mümkün olmadığını, tez ve antitez arasındaki çatışmanın antitez ile giderilmesinin mantıksal olarak mümkün bulunmadığını, farklı maddi tespitler içeren raporlar arasındaki çelişkinin, ilk bilirkişi ile ikinci bilirkişi kurulu dışında başka bir bilirkişi veya bilirkişi kurulu tarafından giderilmesi gerektiğini, tüm bu hususlar gözetilmeden tesis edilen hükmün açıkça hukuka aykırı olduğunu, davanın ... bakımından konusuz kalmasına karar verilmesi gerektiğini, ... aleyhine herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi borcu bulunmadığı halde banka hesabına yatırılan paranın banka tarafından kredi borçlarına mahsuben hesaptan çekilmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br><br>\tDavacı ... A.Ş. Banka dekontu, ... hesabı dekontu, protokol suretleri, çek sureti, davacı ... A.Ş. tarafından ... A.Ş.'ye hitaben yazılan yazı sureti, davacı şirketler tarafından davalı bankaya yazılan yazı, davalı bankanın 27/12/2006 tarihli yazısı, genel kredi sözleşmesi suretleri, hesap kat ihtarı, ek protokol, ihtarname, Ankara 14. İcra Müdürlüğünün 2016/992 Esas 2017/362 Karar sayılı karar sureti, hesaptan ödeme talimatları, davacıların banka hesap ekstreleri, yargılama aşamasında bankacı bilirkişiden alınan 21/05/2018 tarihli kök, 25/10/2018 tarihli ek rapor, 3 kişilik bankacı bilirkişi heyetinden alınan 24/06/2019 tarihli rapor, Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/242 Esas sayılı dosyasının Uyap'tan gelen sureti, Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2015/4136 sayılı dosya sureti dosya içerisinde yer almaktadır.<br>\tDavalı banka ile davacı ... A.Ş. (Eski ünvan ... A.Ş.) arasında 5.000.000.000 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, sözleşme limitinin 1992 tarihinde 11.000.000.000 TL'ye artırıldığı, davacılar ... ve ... ... A.Ş. (eski ünvan ... ... A.Ş.)'nin anılan sözleşmede müteselsil kefil sıfatıyla imzasının yer aldığı, 11/12/2001 tarihli 350.000,00 Usd limitli sözleşmede davacılar ... ... A.Ş. (eski ünvan ... ... A.Ş.), ... A.Ş. (eski ünvan ... ... A.Ş.)'nin anılan sözleşmede müteselsil kefil sıfatıyla imzasının yer aldığı, 1992 tarihli 28.854.000 Jpy limitli sözleşmede davacılar ... ... A.Ş. (eski ünvan ... ... A.Ş.), ... A.Ş. (eski ünvan ... ... A.Ş.), ... ve dava dışı ... A.Ş.'nin müteselsil kefil sıfatıyla imzasının yer aldığı, 1992 tarihli 245.259.000 Jpy limitli sözleşmede davacılar ... ... A.Ş. (eski ünvan ... ... A.Ş.), ... A.Ş. (eski ünvan ... ... A.Ş.), ... ve dava dışı ... A.Ş.'nin müteselsil kefil sıfatıyla imzasının yer aldığı, 1992 tarihli 130.000,00 Usd limitli sözleşmede davacılar ... ... A.Ş. (eski ünvan ... ... A.Ş.), ... A.Ş. (eski ünvan ... ... A.Ş.), ... ve dava dışı ... A.Ş.'nin müteselsil kefil sıfatıyla imzasının yer aldığı, 1992 tarihli 100.000,00 Usd limitli sözleşmede davacılar ... ... A.Ş. (eski ünvan ... ... A.Ş.), ... A.Ş. (eski ünvan ... ... A.Ş.), ... ve dava dışı ... A.Ş.'nin müteselsil kefil sıfatıyla imzasının yer aldığı, 30/11/1999 tarihli 100.000,00 Usd limitli sözleşmede davacılar ... ... A.Ş. (eski ünvan ... ... A.Ş.), ... A.Ş. (eski ünvan ... ... A.Ş.), ... ve dava dışı ... A.Ş.'nin müteselsil kefil sıfatıyla imzasının yer aldığı, 1992 tarihli 35.000,00 Usd limitli sözleşmede davacılar ... ... A.Ş. (eski ünvan ... ... A.Ş.), ... A.Ş. (eski ünvan ... ... A.Ş.), ... ve dava dışı ... A.Ş.'nin müteselsil kefil sıfatıyla imzasının yer aldığı, 1992 tarihli 3.150.000,00 Usd limitli sözleşmede davacılar ... ... A.Ş. (eski ünvan ... ... A.Ş.), ... A.Ş. (eski ünvan ... ... A.Ş.), ... ve dava dışı ... A.Ş.'nin müteselsil kefil sıfatıyla imzasının yer aldığı, 1992 tarihli 500.000,00 Usd limitli sözleşmede davacılar ... ... A.Ş. (eski ünvan ... ... A.Ş.), ... A.Ş. (eski ünvan ... ... A.Ş.), ... ve dava dışı ... A.Ş.'nin müteselsil kefil sıfatıyla imzasının yer aldığı, 16/05/2003 tarihli 356.000,00 Usd limitli sözleşmede davacılar ... ... A.Ş. (eski ünvan ... ... A.Ş.), ... A.Ş. (eski ünvan ... ... A.Ş.)'nin müteselsil kefil sıfatıyla imzasının yer aldığı, 10/12/2002 tarihli 365.000,00 Usd limitli sözleşmede diğer davacıların müteselsil kefil sıfatıyla imzasının yer aldığı, kefaletlerin, kefalet tarihinde yürürlükte bulunan mülga BK'nun 484 vd. maddelerindeki şekil koşullarına uygun olduğu dosya içeriğiyle sabittir. <br>\tDavalı tarafından davacılara gönderilen ve toplam 82.574,94 TL nakit, 163.349,00 TL gayri nakit alacağın 7 gün içinde ödenmesi/depo edilmesi ihtarını içerir 02/12/2014 tarihli hesap kat ihtarnamesi davacılara 12/02/2015 tarihinde tebliğ olmuştur. <br>\tDavacılar ... A.Ş., ... ... A.Ş. (eski ünvan ... ... A.Ş.), ... A.Ş. (eski ünvan ... ... A.Ş.) ile dava dışı ... Teks. A.Ş. arasında tarihli üzerinde davalı banka lehine ipotek bulunan taşınmazın 7.800.000,00 Usd bedelle satışına ilişkin 23/11/2006 tarihli protokol akdedilmiştir. <br>\tAnılan taraflar arasında 04/12/2006 tarihli ek protokol imzalanarak ek protokolde ipotek hariç takyidatların kaldırılması için 200.000,00 Usd'nin ödenmesi hükme bağlanmıştır. <br>\tDavacılar ... ... A.Ş. (eski ünvan ... ... A.Ş.), ... A.Ş. (eski ünvan ... ... A.Ş.) ile dava dışı ... Mağazacılık arasında taşınmaz satışına ilişkin 26/12/2006 tarihli ikinci protokol imzalanmıştır. <br>\tDavacılar ... ... A.Ş. (eski ünvan ... ... A.Ş.), ... A.Ş. (eski ünvan ... ... A.Ş.) ile dava dışı ... mağazacılık arasında akdedilen bila tarihli üçüncü protokolde taraflar arasında imzalanan 23/11/2006 ve 26/12/2006 tarihli protokoller gereği alınan taşınmazlar için bu protokoller haricinde alıcı ... A.Ş.'nin bugün (09/01/2007) tarihinde... Bankasına 70.000,00 Usd karşılığı ödeme yaptığı, yapılan ödemenin 50.000,00 Usd'sinin satış bedeli olup, geri istenemeyeceği, 20.000,00 Usd'sinin ise alınan taşınmazların iskanı alındıktan sonra satıcılara ödenecek olan 500.000,00 Usd'den kesilerek ödeneceği, ...'ın bu bedelin ödenmesine müteselsil kefil olduğu düzenlenmiştir. <br>\t Davacı ... A.Ş. (eski ünvan ... ... A.Ş.) tarafından dava dışı ... A.Ş.'ye hitaben 09/01/2007 tarihli yazı gönderilerek 5.351.098,00 Usd'lik proforma faturanın 2.289.354,00 Usd'lik kısmı için... Bankası ... şubesi emrine bloke çek düzenlenmesi talep edilmiştir. <br>\tDava dışı ... A.Ş. tarafından davalı banka ... şubesi namına 09/01/2007 keşide tarihli 2.289.354,00 Usd bedelli çek keşide edilmiş olup, davalı banka yetkilisinin çek aslını aldığına dair imzası bulunmaktadır. <br>\tAnılan çek bedelinin ödenmesine ilişkin 09/01/2007 tarihli 2.289.353,00 Usd karşılığı 3.268.051,41 TL'lik banka dekontu dosyadadır. <br>\t... hesabına ilişkin banka dekontundan ... satışı açıklamasıyla 10/01/2007 tarihinde 101.381,00 TL yatırıldığı anlaşılmıştır. <br>\tDavacı ... A.Ş. banka hesap dekontuyla 10/01/2007 tarihinde anılan davacı hesabına \"... g. menkul satışından gelen\" açıklamasıyla 358.606,04 TL yatırıldığı sabittir. <br>\tDavalı banka tarafından davacı ...'a hitaben hazırlanan ve imzalanan 27/12/2006 tarihli yazıda, şirketten olan alacakların teminatı olan ... ... A.Ş. ve ... ... A.Ş.'nin maliki olduğu taşınmazdan birinci derece 3.500.000,00 TL, ikinci derecede 6.000.000,00 TL ipoteklerinin fekki talebinin 29/12/2006 tarihinde en geç saat 12'ye kadar 1.182.350,00 Usd ve 20.000,00 TL vekalet ücretinin nakden ödenmesi, ... firmasına olan kredi borcunun 129.967.111 Jpy (= 1.093.000,00 Usd) için şubede vadeli hesap açılarak hesap üzerine bloke tesis edilmesi, davacı firmasının şube nezdinde bulunan toplam 163.349,00 TL tutarlı gümrük teminat mektuplarının teminatını teşkil etmek üzere ...'ın maliki olduğu taşınmazdaki banka hacizleri ile ... taşınmazdaki banka ipoteği hariç diğer taşınmazlardaki ipotek ve hacizlerin fekkedilmesinin, gümrük teminat mektuplarının teminatı olarak 31/01/2007 tarihine kadar bankaca yapılacak ekspertiz değer asgari 1.500.000,00 Usd olan taşınmazların üzerine banka lehine ipotek tesis edilmesi ve ipotek tesisine müteakip kalan haciz ve ipoteklerin fekkedilmesinin genel müdürlükçe uygun görüldüğü belirtilmiştir. <br>\tDavacı şirketler tarafından davalı bankaya yazılan 04/01/2007 tarihli yazı ile bankanın ipotek, haciz ve satış şerhi bulunan taşınmazın ... A.Ş.'ye satış işlemlerinin 29/12/2006 tarihinde mesai bitimine kadar ipotek fek yazısı vs. hazır olmadığı ve tapuya ibraz edilecek durumda olmadığı için gerçekleşemediği, bugün itibarıyla banka dışındaki her türlü takyidatın kaldırılmış durumda olduğu, tapu devir işlemlerine başlandığı, yazıda belirtilen meblağın ... A.Ş.'nin bloke çekiyle ödenmek üzere hazır bulundurulmakta olduğu bildirilmiştir. <br>\t Davacı ... ... A.Ş. (eski ünvan ... ... A.Ş.),  tarafından davalı bankaya verilen 11/01/2007 tarihli talimat ile hesaptan dava dışı ...'a 100.000,00 Usd ödenmesi, 12/01/2007 tarihli talimat ile hesaptan dava dışı ...'a 110.000,00 Usd ödenmesi, 11/01/2007 tarihli talimat ile hesaptan dava dışı ...'a 100.000,00 Usd ödenmesi, 15/01/2007 tarihli talimat ile hesaptan davacı ...'a 356.000,00 Usd, dava dışı ...'a 50.000,00 Usd ödenmesi talep edilmiştir. <br>\tDavacı ... tarafından davalı bankaya verilen 15/01/2007 tarihli talimat ile hesaptan dava dışı ... hesabına 356.000,00 Usd virman yapılması istenilmiştir. <br>\tDava dışı ... tarafından davalı bankaya verilen 18/01/2007 tarihli talimat ile hesaptan dava dışı ...'a 356.000,00 Usd ödenmesi talep edilmiştir. <br>\tAnılan talimat yazılarına istinaden davalı banka tarafından yapılan işlemlere ilişkin banka dekontları dosyada yer almaktadır. <br>\tDavacılar tarafından davalıya gönderilen 06/12/2016 tarihli ihtarname ile banka nezdindeki hesaplarda bulunan bakiye mevduatın taraflarına ait ... A.Ş. nezdindeki hesaba işlemiş faiziyle birlikte 3 gün içinde ödenmesi talep edilmiştir. <br>\tDavalı tarafından anılan ihtarnameye verilen 20/12/2016 tarihli cevabi ihtarnamede ise davacılar hakkında derdest takip bulunduğu, davacı şirketlerin banka nezdindeki hesap bakiyelerinin 0 olduğu, ...'a ait hesap bakiyesinin 6,83 TL olup, banka alacağına takas ve mahsup edildiği bildirilmiştir.  <br>\tAnkara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/242 Esas sayılı dosyasında davacı... Bankası tarafından davalı ..., ... A.Ş., ... A.Ş., ... A.Ş. aleyhine davacı banka ile davalı ... A.Ş. arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2015/4136 sayılı takip dosyasında davalıların borca haksız olarak itiraz ettikleri ileri sürülerek açılan itirazın iptali davasında davalılar vekilinin bila tarihli dilekçeyle tarafların anlaştığı, davalı borçluların takip dosyasındaki itirazlarını geri aldığı bildirilmiştir. <br>\tAnkara 19. İcra Müdürlüğünün 2015/4136 sayılı takip dosyasında, davacı ... tarafından 17/03/2015 tarihinde icra dosyasına 82.574,94 TL ödenmiştir. <br>\tAnkara 14. İcra Mahkemesinin 2016/992 Esas 2017/362 Karar sayılı kararından davacılarının ... ve davacı şirketler olduğu, ... A.Ş. aleyhine Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2015/4136 sayılı takip dosyasına ilişkin şikayet sonucu yapılan yargılama ile 06/04/2017 tarihli kararla ipotek bulunduğundan davacılar hakkında ilamsız takip yapılamayacağı gerekçesiyle Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2015/4136 sayılı takibin iptaline karar verilmiştir. <br>\tYargılama aşamasında alınan ve banka kayıtları üzerinde yerinde incelemeyi içeren birinci bilirkişi kök raporunda, davalı ile davacı ... A.Ş. (eski ünvan ... A.Ş.) arasındaki 10 adet genel kredi sözleşmesinin dava konusuyla ilgisinin bulunmadığı, 10/12/2002 ve 16/05/2003 tarihli genel kredi sözleşmelerinin davalı ile davacı ... A.Ş. arasında imzalandığı, diğer davacıların müteselsil kefil olduğu, davacı ...'ın hesabında gerçekleşen para çekme işlemlerinin tümünün mudinin yazılı talimatlarına dayandığını, davalı banka tarafında hesaplardan gerçekleştirilen tahsilat işlemlerinin tamamının kredi müşterisi ... A.Ş. lehine düzenlenen teminat mektuplarından kaynaklanan komisyon borçlarının ödenmesine sayıldığı, davacı ...'ın dava tarihi itibarıyla davalıdan mevduat alacağı bulunmadığı, diğer davacılarında ihtarname ve dava tarihi itibarıyla davalı bankadan mevduat alacağının olmadığı tespit edilmiştir. <br>\tDavacılar vekilinin anılan rapora itirazı üzerine alınan ek raporda, eksik olduğu belirtilen banka kayıtlarının onaylı suretlerinin davalı tarafından dosyaya sunulması halinde yeniden bir inceleme ve değerlendirme yapılarak denetime elverişli şekilde ek rapor düzenlenebileceği, bankadan istenen kayıtlar sunulmayınca bunların esasa etkisi olmayacağı değerlendirilerek rapor hazırladığı, ancak itirazlar karşısında bu belgelerin esasa etkili olduğu kanaatine vardığı, o nedenle eksik belgeler sunulduktan sonra dosyanın yeniden tarafına tebliğinde usul ekonomisi yönünden yarar görüldüğü, ... hesaba alınan 101.381,00 TL tutarındaki ödemenin davacıların herhangi bir mevduat hesabına aktarıldığını gösteren belge ve kayda rastlanmadığı, bu nedenle davacıların talimatlarına istinaden mevduat hesaplarında gerçekleşen ödemelerin veya kredi tahsilatlarının söz konusu meblağ üzerinde doğrudan bir etkisi bulunmadığı, davalı tarafından sunulan banka kayıtlarının ... hesaba aktarılan bu miktarın hangi asıl hesaba aktarıldığını ve hangi amaçla kullanıldığını ispat etmeye elverişli bulunmadığı, davacı ... A.Ş.'nin kredi hesabına gönderilen meblağın 358.606,04 TL olduğu, banka dekontuna göre söz konusu ödemenin davacı kredi müşterisi şirketin borcuna sayıldığı, davalı banka vekilinin cevap dilekçesinde söz konusu ödeme meblağının davacıların mevduat hesaplarına aktarıldıktan sonra talimatlara istinaden çeşitli ödemelere konu edildiğini ifade ettiği, anılan beyan ile banka dekontundaki muhasebe işleminin çeliştiği, bankanın bu ödemeyi banka dekontunda belirtildiği üzere kredi alacağına sayıldığını kabul etmesi halinde 10/01/2007 tarihi itibarıyla davacılardan alacaklı olduğunu veya davacıların mevduat hesaplarına aktarılmak suretiyle talimatlara istinaden ödemelere konu edildiğini ispat etmesi gerektiği, ... satışıyla ilgili açıklamasıyla davalı bankaya gelen ve 10/01/2007 tarihinde davalı tarafından ... hesabına alınan 101.381,00 TL ödemenin ne şekilde kullanıldığını ve hangi asıl hesaba alındığını gösteren banka kayıtlarıyla, var ise söz konusu meblağın davacılardan herhangi birinin mevduat hesabına aktarıldığını gösteren banka kayıtları ile eksik belgelerin neler olduğu belirtilmiştir. <br>\tBanka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılarak birinci kök ve ek rapora itirazları karşılamak üzere alınan bilirkişi heyeti raporunda, bilirkişi ek raporunda hükme esas alınabilecek açık bir görüş ifade edilmediği, raporda açık hatalar bulunduğu, davacı ... A.Ş ile davalı arasında 12 adet gks bulunduğu, davacıların davalı bankadan alacağının bulunmadığı, hesaptaki 1.848.626,76 TL ile davacının borçlarının tahsil edildiği yönünde kanaat bildirilmiştir. <br>\tDavacılar vekili 03/01/2019 tarama tarihli açıklama dilekçesi ile, 09/01/2007 tarihinde yatan 70.000,00 Usd'nin yarısının davacı ... ... A.Ş. (eski ünvan ... ... A.Ş.), yarısının ... A.Ş. (eski ünvan ... ... A.Ş.) hesabına iade edilmesini, 246.634,14 Usd'nin davacı ... A.Ş. hesabına iade edilmesini talep ettiğini belirterek davanın kabulü ile 302.842,18 Usd'nin faiziyle birlikte hüküm altına alınmasını istemiştir.  <br>\tDavacılar vekili 21/02/2019 tarihli açıklama dilekçesiyle de, 35.000,00 Usd'nin davacı ... ... A.Ş. (eski ünvan ... ... A.Ş.)'ye, 35.000,00 Usd'nin ... A.Ş. (eski ünvan ... ... A.Ş.)'ye,  (246.634,14 Usd - 13.791,96 Usd =) 232.842,18 Usd'nin davacı ... A.Ş.'ye ödenmesine, davacı ... yönünden davayı takip etmediklerinden bu davalı yönünden davanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tYargılama aşamasında 28/02/2019 tarihli celsede davacılar vekili davalı ... yönünden davayı takip etmediğini beyan etmiş, aynı celsede duruşmada hazır bulunan davalı vekili de anılan davacı yönünden davayı takip etmediğini bildirmiştir. 28/02/2019 tarihli celseden sonraki celselerde davacı ... doğrudan hazır olmadığı gibi, davasını takip eden herhangi bir vekille de temsil edilmemiştir. <br>\tDavacı yan bankanın verdiği yazıya istinaden yazıda belirtilen ödemelerin yapıldığını, yazı gereğince ipoteğin fekkedildiğini, banka yazısında belirtilenen dışında genel kredi sözleşmelerinden kaynaklı bir borcun bulunmadığını, buna rağmen bankanın hesaplara yatan bedelleri taraflarına ödemediğini iddia etmiş, davalı yan ise davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.\t<br>\tTaraflar arasında davalı ile davacı ... A.Ş. (eski ünvan ... A.Ş.) arasında 12 ayrı genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, diğer davacıların ayrıntıları yukarıda yazılı olan ve tarihleri belirtilen sözleşmelerde müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, davalı banka tarafından 27/12/2006 tarihli yazının davacı ...'a verildiği, ... A.Ş. (eski ünvan ... ... A.Ş.)'nin talimatı üzerine dava dışı ... A.Ş. tarafından davalı banka namına 2.289.354,00 Usd bedelli çek keşide edildiği, çek bedelinin davalı bankaya ödendiği, davacı ... A.Ş. hesabına 358.606,04 TL'nin 10/01/2007 tarihinde ... gayrimenkul satışından gelen açıklamasıyla yatırıldığı, ... hesabına 10/01/2007 tarihinde ... satışıyla açıklamasıyla 101.381,00 TL yattığı, dava tarihinden önce davacılar tarafından davalıya gönderilen ihtarname ile banka hesaplarında bulunan bakiye bedelin başka bir bankadaki hesaplarına ödenmesinin talep edildiği, davalı bankanın ise kredi alacağının tahsili için başlatılan derdest takip bulunduğunu, davacı şirketlerin banka hesap bakiyelerinin 0 olduğunu, davacı ...'a ait hesap bakiyesinin ise 6,83 TL olup, alacağa takas ve mahsup edildiğinin bildirildiği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. <br>\tUyuşmazlık, davalı banka tarafından davacı ...'a hitaben verilen 27/12/2006 tarihli yazıda belirtilen ve 29/12/2006 tarihinde en geç saat 12'ye kadar ödenmesi talep edilen borç miktarının davacılar ile davalı banka arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan tüm borcun tasfiye miktarı olup olmadığı, yazının gereğinin davacılar tarafından yazıda belirtilen tarihte yerine getirilip getirilmediği, davalı banka lehine üzerinde ipotek bulunun taşınmazın dava dışı ... A.Ş.'ye satışı nedeniyle ... A.Ş. tarafından davacı şirket hesabına para yatırılıp yatırılmadığı, yatırılan para var ise davacı şirketler hesabına gelen paranın davalı tarafından takas mahsup işlemine tabi tutulup tulumadığı, tutulmuş ise işlem tarihinde davalının davacılardan alacağı bulunup bulunmadığı, işlemin usulüne uygun olup olmadığı, davalının davacı şirketlere iade etmesi gereken bir bedel bulunup bulunmadığı, var ise miktarı hususlarından kaynaklanmaktadır. <br>\tDavacılar vekilinin davacı ... hakkında kurulan hükme yönelik istinaf itirazları incelendiğinde, yargılama aşamasında davacılar vekili dosyaya ibraz ettiği 21/02/2019 tarihli yazılı beyan dilekçesinde davacı ... yönünden davayı takip etmediğini bildirerek anılan davacı yönünden davanın işlemden kaldırılmasını talep etmiştir. 28/02/2019 tarihli celsede de taraf vekilleri davacı ... yönünden davayı takip etmediklerini açıkça beyan etmişlerdir. <br>\tAnılan tarihten sonra yapılan yargılamada davacı ... ve anılan davacı hakkında davayı takip ettiğini beyan eden bir vekil duruşmalarda hazır bulunmamıştır. <br>\tHMK'nun 150/1. maddesi \"Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.\" 150/5. maddesi \"İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır.\" hükmünü içermektedir. <br>\tAnılan hüküm karşısında davacı ... hakkındaki davanın davalı tarafından da takip edilmediği beyan edilen 28/02/2019 tarihli celsede anılan davacı hakkındaki davanın işlemden kaldırılmasına karar verilmemiş ise de, anılan tarihte davacı ... hakkındaki davanın işlemden kaldırma koşullarının oluştuğu, 28/02/2019 tarihinden itibaren 3 aylık süre içerisinde de davacı ... hakkındaki davanın yenilenmediği anlaşıldığından davacı ... hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekir. <br>\tBu durumda mahkemece, davacı ... hakkındaki davanın taraflarca takip edilmediği, davanın işlemden kaldırma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren 3 aylık süre içerisinde anılan davacı hakkındaki davanın yenilenmediği gözetilerek anılan davacı hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken davacı ... yönünden işin esasına girilerek yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. <br>\tDavacılar vekilinin diğer davacılar hakkında kurulan hükme yönelik istinaf itirazlarına gelindiğinde, yargılama aşamasında alınan birinci bilirkişi raporu ve ikinci bilirkişi heyeti raporu banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılmak suretiyle hazırlanmıştır. <br>\tBirinci bilirkişi kök raporunda, davacıların banka hesap bakiyelerinin 0 olduğu, bankadan bir alacaklarının bulunmadığı belirtilmiş, ek raporda ise açıklama kısmında davalının mevcut belgelere göre davacı şirket hesabına gelen 70.000,00 Usd ve 246.634,14 Usd ödemeleri kredilere aktardığını ispatlayamadığı belirtilmiş, ancak kök raporda da eksik belgelerle rapor hazırladığını belirtip bu belgelerin sunulması halinde daha sağlıklı rapor hazırlayacağını ifade etmiştir. <br>\tAçıklanan bu durum karşısında birinci bilirkişi ek raporunda kök rapordaki görüşün eksik belge ile oluştuğu belirtilerek yeni bir görüş de sunulmamıştır. <br>\tAlınan ikinci bilirkişi heyeti raporu banka kayıtları üzerinde yerinde yapılan inceleme sonucu ayrıntılı olarak davacı şirket hesaplarına yatırılan paraların davacı ... A.Ş.'nin kredi borçlarına mahsup edildiği, davacıların davalı bankada alacağının bulunmadığı tespit edilmiştir. Anılan rapor ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli niteliktedir. <br>\tDavacı şirketler vekilinin istinaf itirazı kapsamında, burada tartışılması gereken bir diğer husus, davalı banka tarafından davacı ...'a hitaben verilen 27/12/2006 tarihli yazıdır. Anılan yazıda şirketten olan alacakların teminatı olan ... ... A.Ş. (eski ünvan ... ... A.Ş.), yarısının ... A.Ş. (eski ünvan ... ... A.Ş.)'nin maliki olduğu taşınmazda bulunan ipoteklerin fekki talebinin 29/12/2006 tarihinde en geç saat 12'ye kadar 1.182.350,00 Usd ve 20.000,00 TL vekalet ücretinin nakden ödenmesi, ... firmasına olan kredi borcunun 129.967.111 Jpy (= 1.093.000,00 Usd) için şubede vadeli hesap açılarak hesap üzerine bloke tesis edilmesi, davacı firmasının şube nezdinde bulunan toplam 163.349,00 TL tutarlı gümrük teminat mektuplarının teminatını teşkil etmek üzere ...'ın maliki olduğu taşınmazdaki banka hacizleri ile ... taşınmazdaki banka ipoteği hariç diğer taşınmazlardaki ipotek ve hacizlerin fekkedilmesinin, gümrük teminat mektuplarının teminatı olarak 31/01/2007 tarihine kadar bankaca yapılacak ekspertiz değer asgari 1.500.000,00 Usd olan taşınmazların üzerine banka lehine ipotek tesis edilmesi ve ipotek tesisine müteakip kalan haciz ve ipoteklerin fekkedilmesinin genel müdürlükçe uygun görüldüğü belirtilmiştir.<br>\tDavacı yan anılan yazıya istinaden belirtilen bedellerin ödendiğini, yazıda yer alan ipoteğin fekkedildiğini ileri sürmüştür. <br>\tOysa davacı şirketler tarafından, anılan yazıda geçerlilik süresi olarak bildirilen 29/12/2006 tarihinden sonra, 04/01/2007 tarihinde 29/12/2006 tarihinde mesai bitimine kadar ipotek fek yazısı hazır olmadığından ipotekli taşınmazın satışının gerçekleştirilemediği, yazıda belirtilen meblağın ... A.Ş.'nin bloke çekiyle ödenmek üzere hazır bulundurulduğu belirtilmiştir. <br>\tNitekim anılan yazıda belirtilen çek 09/01/2007 tarihinde davalı banka namına 2.289.354,00 Usd bedelli olarak keşide edilmiş, 09/01/2007 tarihinde bankaya 2.289.354,00 Usd karşılığı olarak 3.268.051,41 TL olarak ödenmiştir. <br>\tAçıklanan bu durum karşısında davalı banka tarafından davacı ...'a hitaben verilen 27/12/2006 tarihli yazıda belirtilen 29/12/2006 tarihinden önce, davacılar tarafından yazıda belirtilen miktarlar davalı bankaya ödenmemiştir. Yazının geçerlilik tarihi sona erdikten sonra davacılar tarafından, ipoteğin fekkine dayanılarak yazının halen davalı bankayı bağladığı ileri sürülemeyecektir. <br>\tYargılama aşamasında banka kayıtları üzerinde yerinde yapılan inceleme ile alınan, denetime ve hüküm kurmaya elverişli ikinci bilirkişi heyet raporuyla davacıların hesabındaki paranın, davalının davacılardan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için mahsup edildiği, davacıların hesaplarındaki para ile borçlarının tahsilinin yapıldığı, davacıların davalı bankadan alacağının bulunmadığı tespit edilmiştir. <br>\tHal böyle olunca, yargılama aşamasında banka kayıtları üzerinde yerinde yapılan inceleme ile alınan ikinci bilirkişi heyet raporunun ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, anılan rapor ile davacıların davalı bankadan alacağının bulunmadığını, hesaplarındaki para ile davalı banka alacağının tahsil edildiğinin tespit edildiği, birinci bilirkişi ek raporunda kök raporun eksik belge ile düzenlendiğinin belirtildiği, ek raporda eksik belgelerin sunulması halinde görüş bildirileceğinin belirtildiği, birinci bilirkişi kök raporundaki görüşün eksik belge ile hazırlanması nedeniyle itibar edilemeyeceği, ek raporda da eksik belge sunulmadığından görüş bildirilmediği, davalı bankanın 27/12/2006 tarihli yazısında yer verilen geçerlilik tarihi olan en geç 29/12/2006 tarihinde saat 12'den önce yazıda yer alan ödemelerin davacılar tarafından gerçekleştirilmediği, yazının davalı banka yönünden bağlayıcılığı kalmadığı gözetilerek mahkemece davacı şirketler hakkında açılan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında davacı ... yönünden isabet görülmediğinden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun davacı ... yönünden kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının davacı ... yönünden kaldırılmasına, davacılar vekilinin diğer davacılar hakkında kurulan hükme yönelik istinaf itirazlarının reddine, davacı ... hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\tA)1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun davacı ... yönünden kabulüne,<br>\t2-Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 03/10/2019 tarih 2017/19 Esas 2019/797 Karar sayılı kararının davacı ... yönünden KALDIRILMASINA, davacılar vekilinin diğer davacılar hakkında kurulan hükme yönelik istinaf itirazlarının reddine,<br>\t3-Davacı ... hakkında açılan davanın HMK'nun 150. maddesi uyarınca AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,<br>\t3-Diğer davacılar hakkında açılan davanın REDDİNE, <br>\t4-Alınması gereken 269,85 TL karar ilam harcının peşin alınan 18.749,29 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 18.479,44 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,<br>\t5-Davalı vekille temsil edildiğinden, kararın davacı ... yönünden kaldırıldığı ve aleyhe hüküm kurma yasağı gözetilerek 56.886,81 TL vekalet ücretinin davacı şirketlerden tahsil edilerek davalıya verilmesine, <br>\t6-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına, <br>\t7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,<br>\tB)1-Davacılar vekili tarafından yatırılan 54,40 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,<br>\t2-Davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin davadaki haklılık durumu da gözetilerek üzerinde bırakılmasına,<br>\t3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy çokluğu ile karar verildi. 27/12/2023<br><br>Başkan -        Üye -                  Üye -                 Zabıt Katibi - <br>  (Karşı Oy)<br><br><br>\t\t         KARŞI OY<br><br>\tDavacılar ... A.Ş., ... ... A.Ş. (eski ünvan ... ... A.Ş.), ... A.Ş. (eski ünvan ... ... A.Ş.) ile dava dışı ... Teks. A.Ş. arasında tarihli üzerinde davalı banka lehine ipotek bulunan taşınmazın 7.800.000,00 Usd bedelle satışına ilişkin 23/11/2006 tarihli protokol ve 04/12/2006 tarihli ek protokol imzalanarak ek protokolde ipotek hariç takyidatların kaldırılması için 200.000,00 Usd'nin ödenmesi hükme bağlanmıştır.  Davacılar ... ... A.Ş. (eski ünvan ... ... A.Ş.), ... A.Ş. (eski ünvan ... ... A.Ş.) ile dava dışı ... Mağazacılık arasında taşınmaz satışına ilişkin 26/12/2006 tarihli ikinci bir protokol daha imzalanmıştır. <br>\tDavacılar ... ... A.Ş. (eski ünvan ... ... A.Ş.), ... A.Ş. (eski ünvan ... ... A.Ş.) ile dava dışı ... mağazacılık arasında akdedilen bila tarihli üçüncü protokolde taraflar arasında imzalanan 23/11/2006 ve 26/12/2006 tarihli protokoller gereği alınan taşınmazlar için bu protokoller haricinde alıcı ... A.Ş.'nin bugün (09/01/2007) tarihinde... Bankasına 70.000,00 Usd karşılığı ödeme yaptığı, yapılan ödemenin 50.000,00 Usd'sinin satış bedeli olup, geri istenemeyeceği, 20.000,00 Usd'sinin ise alınan taşınmazların iskanı alındıktan sonra satıcılara ödenecek olan 500.000,00 Usd'den kesilerek ödeneceği, ...'ın bu bedelin ödenmesine müteselsil kefil olduğu düzenlenmiştir. <br>\t Davacı ... A.Ş. (eski ünvan ... ... A.Ş.) tarafından dava dışı ... A.Ş.'ye hitaben 09/01/2007 tarihli yazı gönderilerek 5.351.098,00 Usd'lik proforma faturanın 2.289.354,00 Usd'lik kısmı için ... şubesi emrine bloke çek düzenlenmesi talep edilmiştir.  Dava dışı ... A.Ş. tarafından davalı banka ... şubesi namına 09/01/2007 keşide tarihli 2.289.354,00 Usd bedelli çek keşide edilmiş olup, davalı banka yetkilisinin çek aslını aldığına dair imzası bulunmaktadır. <br>\tAnılan çek bedelinin 09/01/2007 tarihli 2.289.353,00 Usd karşılığı 3.268.051,41 TL'lik gönderim ile ödendiğine dair banka dekontu dosyadadır. <br>\t... hesabına ilişkin banka dekontundan ... satışı açıklamasıyla 10/01/207 tarihinde 101.381,00 TL yatırılmıştır. <br>\tDavacı ... A.Ş. Banka hesap dekontuyla 10/01/2007 tarihinde anılan davacı hesabına \"... g. menkul satışından gelen\" açıklamasıyla 358.606,04 TL yatırmıştır. <br>\tDavalı banka tarafından davacı ...'a hitaben hazırlanan ve imzalanan 27/12/2006 tarihli yazıda, \"...şirketten olan alacakların teminatı olan ... ... A.Ş. ve ... ... A.Ş.'nin maliki olduğu taşınmazdan birinci derece 3.500.000,00 TL, ikinci derecede 6.000.000,00 TL ipoteklerinin fekki talebinin 29/12/2006 tarihinde en geç saat 12'ye kadar 1.182.350,00 Usd ve 20.000,00 TL vekalet ücretinin nakden ödenmesi, ... firmasına olan kredi borcunun 129.967.111 Jpy (= 1.093.000,00 Usd) için şubede vadeli hesap açılarak hesap üzerine bloke tesis edilmesi, davacı firmasının şube nezdinde bulunan toplam 163.349,00 TL tutarlı gümrük teminat mektuplarının teminatını teşkil etmek üzere ...'ın maliki olduğu taşınmazdaki banka hacizleri ile ... taşınmazdaki banka ipoteği hariç diğer taşınmazlardaki ipotek ve hacizlerin fekkedilmesinin, gümrük teminat mektuplarının teminatı olarak 31/01/2007 tarihine kadar bankaca yapılacak ekspertiz değer asgari 1.500.000,00 Usd olan taşınmazların üzerine banka lehine ipotek tesis edilmesi ve ipotek tesisine müteakip kalan haciz ve ipoteklerin fekkedilmesinin genel müdürlükçe uygun görüldüğü\"  belirtilmiştir. <br>\tDavacı şirketler tarafından davalı bankaya yazılan 04/01/2007 tarihli yazı ile bankanın ipotek, haciz ve satış şerhi bulunan taşınmazın ... A.Ş.'ye satış işlemlerinin 29/12/2006 tarihinde mesai bitimine kadar ipotek fek yazısı vs. hazır olmadığı ve tapuya ibraz edilecek durumda olmadığı için gerçekleşemediği, bugün itibarıyla banka dışındaki her türlü takyidatın kaldırılmış durumda olduğu, tapu devir işlemlerine başlandığı, yazıda belirtilen meblağın ... A.Ş.'nin bloke çekiyle ödenmek üzere hazır bulundurulmakta olduğu bildirilmiştir. <br>\tDavacı yan anılan yazıya istinaden belirtilen bedellerin ödendiğini ve  ipoteğin fek edildiğini bu nedenle bankaya borcun kalmadığını ileri sürmektedir.  <br>\tNitekim çek 09/01/2007 tarihinde davalı banka namına 2.289.354,00 Usd bedelli olarak keşide edilmiş, 09/01/2007 tarihinde bankaya 2.289.354,00 Usd karşılığı olarak 3.268.051,41 TL olarak ödenmiştir. <br>\tÇoğunluk bu aşamada \"Açıklanan bu durum karşısında davalı banka tarafından davacı ...'a hitaben verilen 27/12/2006 tarihli yazıda belirtilen 29/12/2006 tarihinden önce, davacılar tarafından yazıda belirtilen miktarlar davalı bankaya ödenmemiştir. Yazının geçerlilik tarihi sona erdikten sonra davacılar tarafından, ipoteğin fekkine dayanılarak yazının halen davalı bankayı bağladığı ileri sürülemeyecektir. \" görüşü ile yazıdaki sürenin bitiminden sonraki ödeme yapılması nedeniyle yazının artık bankayı bağlamadığı görüşündedir.<br>\tAncak, davalı bankanın 27/12/2006 tarihli yazısındaki '...şirketten olan alacakların teminatı olan ... ... A.Ş. ve ... ... A.Ş.'nin maliki olduğu taşınmazdan birinci derece 3.500.000,00 TL, ikinci derecede 6.000.000,00 TL ipoteklerinin fekki talebinin 29/12/2006 tarihinde en geç saat 12'ye kadar 1.182.350,00 Usd ve 20.000,00 TL vekalet ücretinin nakden ödenmesi, ... firmasına olan kredi borcunun 129.967.111 Jpy (= 1.093.000,00 Usd) için şubede vadeli hesap açılarak hesap üzerine bloke tesis edilmesi, davacı firmasının şube nezdinde bulunan toplam 163.349,00 TL tutarlı gümrük teminat mektuplarının teminatını teşkil etmek üzere ...'ın maliki olduğu taşınmazdaki banka hacizleri ile ... taşınmazdaki banka ipoteği hariç diğer taşınmazlardaki ipotek ve hacizlerin fekkedilmesinin, gümrük teminat mektuplarının teminatı olarak 31/01/2007 tarihine kadar bankaca yapılacak ekspertiz değer asgari 1.500.000,00 Usd olan taşınmazların üzerine banka lehine ipotek tesis edilmesi ve ipotek tesisine müteakip kalan haciz ve ipoteklerin fekkedilmesinin genel müdürlükçe uygun görüldüğü\" ibarelerin ile davalı banka ipoteğin teminat altına aldığı borcun tutarı belirlenmekte ve alacak haklarını saklı tutulduğu ve yeni teminat alınması gerek duyulan alacakların ... firmasına olan kredi borcunun 129.967.111 Jpy (= 1.093.000,00 Usd) ve davacı firmasının şube nezdinde bulunan toplam 163.349,00 TL tutarlı gümrük teminat mektuplarından kaynaklı olduğu ve bu alacaklardan ... firmasına olan kredi borcunun 129.967.111 Jpy (= 1.093.000,00 Usd) için şubede vadeli hesap açılarak hesap üzerine bloke tesis edilmesi, davacı firmasının şube nezdinde bulunan toplam 163.349,00 TL tutarlı gümrük teminat mektuplarını teşkil etmek üzere ...'ın maliki olduğu taşınmazdaki banka hacizleri ile ... taşınmazdaki banka ipoteği hariç denilmek sureti ile açıklanıp ayrık alacak kalemleri belirtilmiştir. Taşınmazdaki banka ipoteği hariç diğer taşınmazlardaki ipotek ve hacizlerin fekkedilmesinin, gümrük teminat mektuplarının teminatı olarak 31/01/2007 tarihine kadar bankaca yapılacak ekspertiz değer asgari 1.500.000,00 Usd olan taşınmazların üzerine banka lehine ipotek tesis edilmesi şartına bağlandığı ve  ipotek tesisine müteakip kalan haciz ve ipoteklerin fekkedilmesinin taahhüt edildiği anlaşılmaktadır. Burada dikkate değer bir diğer husus da diğer ipoteklerin de kaldırılacağının taahhüt edilmesidir.  Bu ifadelerden yazı tarihi itibarı ile bankanın tüm alacaklarının teminatı olan ipoteğin fekki için belirlenen 1.182.350,00 Usd ve 20.000,00 TL alacak tutarının - aynı yazıda ayrı tutulan ve ayrıca teminat bağlanan alacak dışındaki -  yazı tarihi itibarı ile davalı bankanın tüm alacaklarının toplamı olduğunun kabulü gerekir. Zira banka açıkça hangi alacak kalemlerini de ayrı tuttuğunu ( ... firmasına olan kredi borcu ve gümrük teminat mektubu) yazıda belirmiştir. Bu nedenle bankanın artık saklı tuttuğu  alacak kalemleri dışında alacak iddiası dinlenemez.<br>\tÖte yandan yazıda belirlenen süre geçtikten sonra 09/01/2007 tarihli adına keşide edilmiş bloke çek ile ödemesini kabul ederek ipoteği fek eden davalı banka yazının gereğini yerine getirdikten sonra ayn yazıdaki koşulların kendisini bağlamayacağını ileri sürmesi çelişkili davranış yasağına aykırı  olup TMK 2. Maddesinde belirtilen iyiniyet kurallarına da aykırıdır. Eş anlatımla ipotek fek taahhüdünü yazıdaki süre geçtikten sonra belirlenen tutarın  ödenmesi ile yerine getiren bankanın taahhüdünün kendisini bağlamadığını ileri süremez. <br>\tBu nedenle davalı bankanın taahhüdünün üstünde tahsil ettiği tüm tutarı davacılardan haksız tahsil ettiğinin kabulü gerekir.<br>\tÖte yandan kabule göre de; karar esas alınan bilirkişi  raporunda tahsil edilen tutarların bankanın alacaklarına mahsup edildiği belirtilirken, mahsup edilen borç kaynağına inilmemiş, bankanın mahsup işlemin dayanak kredi alacak kayıtları incelenip   gerçek bir alacak olup olmadığı varsa alacak tutarı saptanmadan (390999 sayılı hesap) bankanın borca mahsup işleminin doğru kabul edilmesi de hukuka aykırıdır. 70.000,00 USD karşılığı 101.381,00 TL önce süspan hesaba alınarak sonrasında 390999 sayılı borç hesabına alacak olarak aktarılması ile doğrudan 390999 sayıl hesaba alınan 358.606,04 TL'nin alacak kaydı olarak yer almaması bu tutar kadar borç olarak yer verilmesi ve 10/01/2007 tarihi itibarı ile  rapora esas alınan (Ek 4) hesap döküm ile raporun 17. Sayfasındaki aynı tutarın mahsubuna ilişkin açıklamanın dayanak içermediği ve takibi intikal eden borçlara mahsup edildiği kabul edilerek rapor tanzim edilmiştir. Oysa aynı tablodaki kredi alacaklarının varlığı ve tutarı banka kayıtlarından araştırılarak gerçek alacak tutarı belirlendikten sonra mahsup işleminin doğru yapılıp yapılmadığı belirlenmelidir. Bankanın kayıtlara göre mahsup işlemi doğru kabul edilerek alacağın varlığı araştırılmaksızın rapor tanzim edilmesi ve bu raporun karara esas alınması eksik tahkikattır. <br>\tAçıklanan gerekçelerle çoğunluğun esastan red kararına katılamıyorum.27/12/2023<br><br><br><br>\t\t\t\t\tBaşkan - <br>\t\t\t\t                        <br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"073b0e11e0df87d8","SID":"8d8d47e16c25833c"}}