{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2021/1887 <br>KARAR NO\t: 2024/81<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                   K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...  ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17/06/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/208 E.  -  2021/240 K.<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tasarım ile İlgili YİDK Kararının İptali, Tasarım Hükümsüzlüğü<br>                                                  <br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/06/2021 tarih ve 2020/208 Esas - 2021/240 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin uzun yıllar önce Suudi Arabistan'da kurulmuş bir aile şirketi olup gıda sektöründe faaliyet gösterdiğini, özellikle pirinç ürünleri bakımından dünya çapında bilindiğini, \"...\" ibaresini ve çapraz bayraklı logosunu uzun yıllardır sektörde kullandığını, www...com alan adının 1998 yılında müvekkili adına tescil edildiğini, müvekkilinin distribütörü ...'ın uzun yıllardır “...” markalı pirinç ürünlerini Türkiye’de satışa sunduğunu, ürün ambalajları üzerinde kendi logosunu da kullandığını, davalının 2019 06935 sayılı tasarım başvurusuna yaptıkları itirazın davalı Kurum Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa tasarımının yenilik ve ayırt edicilik koşullarını taşımadığını, müvekkilinin gerek tescil ile koruduğu gerekse uzun zamandır kullanarak ticari mevkie çıkardığı ürünleri ile büyük bir benzerlik gösterdiğini, dava konusu tasarımda müvekkiline ait önceki tarihli marka tescil belgeleri ve kamuya sunulan diğer ürünlerinde yer alan birbirine çapraz şekilde konumlandırılmış bayrak logosuna, \"...\" ibaresi ile Arapçasına yer verildiğini, dava konusu tasarımda müvekkilin Türkiye distribütörü ...’a ait olan ve uzun yıllardır \"...” markalı orijinal pirinç ürünlerinin ambalajlarına yerleştirilen logosunun ve önceki tarihli tescil belgesinde yer alan logosunun aynen kullanıldığını, \"...\" ibaresinin hem müvekkili firmanın ticaret unvanın esas unsuru, hem şirket sahibi olan .... ...'ın soyadı, hem de müvekkiline ait önceki tarihli markaların esaslı unsuru olduğunu, bu durumun aynı zamanda kişilik haklarının ihlaline ve bir 3. kişinin fikri mülkiyet haklarının yetkisiz kullanımına yol açtığını, davaya konu tasarımın bütünüyle kötü niyetli olarak ve müvekkil fikri mülkiyet hakkının yetkisiz kullanımını içeren tasarımları kendi adına tescil ettirdiğini, davalı ... adına tescilli 2014/80740 işlem numaralı “...” ibareli marka aleyhine Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde 2016/110 E. numaralı dosya ile YİDK karar iptali ve marka hükümsüzlük davasının açıldığını, davada  davalının tescili kötüniyetle yaptırdığına karar verildiği, Hatay 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.06.2019 tarih ve 2016/966 E.-2019/438 K. Sayılı, 10.09.2019 tarihinde kesinleşen kararı ile ...Şirketi'nin 2015/29345 numaralı çapraz bayrak logolu markasının, aynı mahkemenin 22.08.2018 tarih ve 2016/967 E. ve 2018/116 K. Sayılı, 05.10.2018 tarihinde kesinleşen kararı ile de ...Şirketi'ne ait 2015/93301 sayılı \"...\" ibareli markasının hükümsüzlüğüne ve bu markanın sicilden terkinine dair hüküm kurulduğunu, “...” ibaresi ve logosunun gerçek sahibinin müvekkili firma olduğunu, başvuru sahibi ...'in kötüniyetli olduğunu ve kötüniyet iddialarının dava konusu YİDK kararında değerlendirmeye dahi alınmadığını, bu husustaki itirazlarının cevapsız bırakıldığını, başvuru sahibi ...'in ortağı bulunduğu ...Şirketi aracılığıyla ısrarcı bir şekilde, ilk marka başvurusundan bu yana devamlı olarak, müvekkilinin önceki tarihli tescilli markalarının esas unsurlarını birbirinden bağımsız marka ve tasarım başvurularına sistematik bir şekilde konu ettiğini, başvuruların tamamına müvekkil tarafından dava açıldığını, anılan markaların kötüniyet gerekçesi ile hükümsüz kılındığını, davalı yanın kendisi ve birlikte hareket ettiği şirketler adına kayıtlı bu kötüniyetli markalarının arka arkaya hükümsüz kılınması üzerine, marka olarak koruyamadığı “...” ibaresini ve müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğu birbirine çapraz şekilde konumlandırılmış bayrak logosunu tasarım başvurusuna konu ederek korumaya çalıştığını, bu şekilde hukuku dolanarak kötüniyetli hareket ettiğini, itiraza konu tasarım sahibinin müvekkilinin faaliyetlerinden haberdar olduğu bu denli ortadayken birebir müvekkilinin markasını ve tasarımlarını taklit ettiğini ileri sürerek, YİDK kararının iptaline, 2019 06935/1 sıra numaralı tasarımın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı Şirket, davaya cevap vermemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, 2019 06935 sıra numaralı tasarım ile 011269131 tescil numaralı marka karşılaştırıldığında; 2019 06935 sıra numaralı tasarımda yer alan çapraz şekilde duran iki bayraktan oluşan şeklin, 011269131 tescil numaralı markada yer alan şekle birebire yakın bir benzerlik içinde olduğu, 2019 06935 sıra numaralı tasarımda bayrakların aralarındaki açı ve bayrakların direkle olan mesafesi 011269131 tescil numaralı markadakine göre daha fazla olduğu; 2019 06935 sıra numaralı tasarım ile 2014/98453 tescil numaralı marka karşılaştırıldığında, 2019 06935 sıra numaralı tasarımda yer alan çapraz şekilde duran iki bayraktan oluşan şeklin, 2014/98453 tescil numaralı markada yer alan şekle birebire yakın bir benzerlik içinde olduğu, 2019 06935 sıra numaralı tasarımda bayrakların aralarındaki açı ve bayrakların direkle olan mesafesinin 2014/98453 tescil numaralı markadakine göre daha fazla olduğu ve renginin gri değil kırmızı olduğu, dava konusu davalının 2019 06935 sıra numaralı tasarımının davacı delillerinde yer alan tasarımlar karşısında bilgilenmiş kullanıcı nezdinde farklı olacak şekilde yeni ve ayırt edici olduğu, davaya konu tasarımda yer alan \"H ve J\" harflerinden oluşan şeklin, ... markasının şekil unsuruna benzediği, ancak görsel kalitesinin sağlıklı bir değerlendirme yapmaya el vermediği, YİDK kararının yerinde olduğu ve iptali şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, yerel mahkeme kararında bir fikri mülkiyet hakkının yetkisiz kullanımı ve kötüniyet iddialarına dayalı bir değerlendirme yapılmadığını, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 2021/535 E. 2021/622 K. sayılı kararında davalının 2014/80740 sayılı \"...\" ibareli markasının kötüniyetle tescil edildiğine karar verildiğini, Hatay 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/965 E.-2018/748 K. ve Ankara 1. Fikri ve sınai Haklar Hukuk mahkemesinin 2016/403 E.-2018/203 K. sayılı kararlarında da \"...\" ibareli markanın kötüniyetli olduğuna karar verildiğini, davalının marka olarak koruyamadığı \"...\" ibaresini tasarım başvurusuna konu ederek korumaya çalıştığını, müvekkilinin markasından haksız yarar sağlamayı amaçladığını, davalı yanın müvekkilinin fikri mülkiyet haklarını izinsiz kullanmasının yanı sıra müvekkilinin Suriye'de pazarlama ve satışını yapan distribütörü ...'a ait logoyu da kullandığını, bunun da davalının kötüniyetini doğruladığını, raporda tasarımın müvekkilinin markasına benzediğinin belirtildiğini, tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br><br>GEREKÇE\t: Dava, tasarım ile ilgili YİDK kararının iptali, tasarım hükümsüzlüğü ile sicilden terkin istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tİşlem dosyasının tetkikinden; davalı şahsa ait 2019 06935/1 sayılı \"ambalaj deseni\" tasarım başvurusunun Resmi Endüstriyel Tasarımlar Bülteni'nde ilan edildiği, bu ilana davacı şirket vekili tarafından tescilli marka ve tasarımlar mesnet gösterilerek itiraz edildiği, itirazda tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığı, kötüniyetli olduğu ve başkasına ait fikri mülkiyet haklarının yetkisiz kullanımını içerdiği iddialarına dayanıldığı, kötüniyet iddiasına dayanak teşkil eden mahkeme kararlarının da sunulduğu,  davacının itirazının YİDK'nın 2020/T-299 sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiği, YİDK kararının davacı tarafa 21.05.2020 tarihinde tebliğ edildiği ve eldeki davanın yasal iki aylık süre içerisinde 20.07.2020 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.  <br>\tTasarım, 6769 sayılı SMK'nın 55. maddesinde tanımlanmış olup, korunmasının şartları da SMK'nın 56. maddesinde düzelenmiştir. Belirtilen bu yasal düzenlemelere göre SMK, yenilik bakımından mutlak yenilik kriterini benimsemiştir. Ayırt edicilik ise, 6769 sayılı SMK'nın 56/5. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim; tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir. Tasarımın hükümsüzlüğü de 6769 sayılı SMK'nın 77-79. maddelerinde düzenlenmiştir. <br>\tMahkemece, yukarıda açıklandığı üzere, dava konusu tasarımın bilgilenmiş kullanıcı nezdinde  yenilik ve ayırt edicilik koşulu sağladığı, dolayısıyla  davaya konu olan YİDK kararı yerinde olduğu kanaatine ulaşılmış ve davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tOysa, başkasının marka tescili nedeniyle mevcut hukuki korumayı bertaraf edebilmek için, başkasının markasını içeren bir ambalaj tasarımı oluşturarak tasarım tescil belgesi almak suretiyle marka tescilinden kaynakların hakların dolanılması bir kötüniyet halidir (Uğur Çolak, Türk Marka Hukuku, İstanbul, Eylül 2018, s.946). 6769 sayılı SMK'nın 77/1-a maddesine göre de, başvurunun kötü niyetle yapıldığı ve bir fikri mülkiyet hakkının yetkisiz kullanımını içerdiği ispat edilmiş ise, tasarımın hükümsüz kılınmasına mahkemece karar verilir. Bu nedenle başkasına ait bir sınai hakkın marka olarak tescili, SMK'nın 6. maddesine göre itiraz üzerine reddedileceği gibi başkasına ait bir markanın endüstriyel tasarım olarak tescili için yapılacak kötüniyetli bir tasarım tescil başvurusu da SMK'nın 77/1-a maddesine göre hükümsüz kılınabilir (Uğur Çolak, Türk Marka Hukuku, İstanbul, Eylül 2018, s.947).<br>\tYukarıda yapılan açıklamalar uyarınca dosya kapsamında bulunan tüm bilgi ve belgeler irdelendiğinde, 01.11.2019 tarihinde başvurusu yapılan dava konusu tasarımda \"...\" ibaresiyle, çapraz şekilde konumlandırılmış bayrak figürünün bulunduğu, tasarımın başvuru tarihi itibariyle söz konusu ibare ve logoya ilişkin olarak taraflar arasında görülmüş davaların bulunduğu, başvuru tarihinden çok önce, davalı ... ile ...Şirketi'ne ait 2014/80740 sayılı markanın Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 28.12.2016 tarih ve 2016/110 E.-2016/493 K. sayılı kararı ile hükümsüzlüğüne karar verildiği, söz konusu karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Dairemiz kararının bozulması sonrası Dairemizin 29.04.2021 tarih ve 2021/535 E.-2021/622 K. sayılı kararı ile kötüniyetle tescil ettirildiği gerekçesiyle 2014/80740 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verildiği, anılan kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 02.11.2022 tarih ve 2021/5570 E.-2022-7732 K. sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği; davalı ile ...Şirketi'ne ait 2015/69818 sayılı \"...\" ibareli markanın Hatay 3. AHM.'nin 11.09.2018 tarih ve 2016/965 E.- 2018/748 K. sayılı kararı ile yine kötüniyetli tescil gerekçesi ile hükümsüz kılındığı, ...Şirketi'nin 2015/93301 numaralı \"... ...\" ibareli bir başka markanın ise, Hatay 3. AHM.'nin 22.08.2018 tarih ve 2016/967 E.- 2018/116 K. sayılı kararı ile kötüniyetli olarak tescil edildiği gerekçesi hükümsüzlüğüne karar verildiği anlaşılmıştır. Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere söz konusu kararların bir kısmı yayıma itiraz dilekçesine de eklenmiştir. Her ne kadar davaya konu YİDK kararında davalının 2014/80740 sayılı markasının varılığı karşısında davacının fikri mülkiyet hakkının yetkisiz kullanıldığı iddiasına dayalı itirazı reddedilmiş ise de, yayıma itiraz dilekçesine ekli Hatay 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin  işbu davanın davacısı .... ile davalı ... ve dava dışı ...Şirketi arasında görülen davada verilen 11.09.2018 tarih ve 2016/965 E.-2018/748 K. sayılı kararın gerekçesinde \"davacının markasının varlığına rağmen davalıların davalı markalarının itibarından yararlanmak niyeti ile benzer ve karıştırılma ihtimali bulunan marka başvurusu yaptığı, ayrıca daha önce 2014/80740 nolu \"...\" markasının hükümsüzlüğü ve sicinden terkinine de karar verilmiş olmasına rağmen davalıların dava konusu marka için başvuru yapmasının da kötüniyetli olduğunu gösterdiği\" hususunun değerlendirildiği gerekçesine yer verilerek 2015/69818 sayılı ve ... ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verildiği anlaşılmıştır. YİDK karar tarihi itibariyle işlem dosyasında da bulunan söz konusu deliller karşısında davalının, taraflar arasında görülen çok sayıda dava nedeniyle çekişmeli olan,  davacıya ait olduğunu bildiği kelime ve şekil markalarını kötüniyetle tasarım olarak adına tescil ettirmeye çalıştığı kanaatine varılmıştır. <br>\tHer ne kadar davacı vekili, davaya konu tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığını ve distribütörü ...'a ait logoyu içerdiğini ileri sürmüş ise de, Dairemizce ulaşılan sonuç itibariyle, bu iddiaların tartışılması sonuca etkili bulunmamıştır. <br>\tBu itibarla, davaya konu tasarımın kötüniyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru bulunmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.  <br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 17/06/2021 gün ve 2020/208 Esas - 2021/240 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t2-Davanın KABULÜ ile; YİDK'nın 2020/T-299 sayılı kararının İPTALİNE, <br>\t3-Davaya konu 2019 06935/1 sıra nolu tasarımın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve SİCİLDEN TERKİNİNE, <br>\t4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20-TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t5-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 25.500,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t6-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 2.250,00-TL bilirkişi ücreti, 240,50-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 100,50-TL tebligat masrafı, 162,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 2.753,10-TL yargılama giderine, 54,40-TL başvurma harcı, 54,40-TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 2.861,90-TL davalılardan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t7-Davalılar tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),<br>   9-Davacıdan peşin olarak alınan 59,30-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 18/01/2024 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br>\t<br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 12/02/2024<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8ec61b52464dca97","SID":"68722cbf784e039e"}}