{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>                   T.C.<br>               SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/20 <br>KARAR NO\t: 2024/243<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t:19/10/2023<br>NUMARASI\t:2023/198 Esas - 2023/955 Karar<br><br>DAVACI\t:... (T.C.No: ...) - ...<br>VEKİLİ\t:Av. ... -...<br>DAVALI\t:... - ...<br>VEKİLİ\t:Av. ... - ...<br>DAVA\t:İtirazın İptali<br>DAVA TARİHİ\t:16/03/2023<br><br>KARAR TARİHİ\t:14/02/2024<br>KR. YAZIM TARİHİ\t:14/02/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı/alacaklı müvekkilleri ..., davalı/borçlu HAK-Pİ Gemi Yan  Sanayi ve Ticaret LTD. ŞTİ' nin %33,43 paya sahip hissedarı olduğunu, müvekkilinin, ortağı olduğu davalı şirkete 17.08.2021 tarihinde 100.000,00.-TL, 17.08.2021 tarihinde 400.000,00.-TL, 10.09.2021 tarihinde 200.000,00.-TL, 01.11.2021 tarihinde 300.000,00.-TL, 02.11.2021 tarihinde 300.000,00.-TL, 28.01.2022 tarihinde 500.000,00.-TL, 11.02.2022 tarihinde 200.000,00.-TL, 16.02.2022 tarihinde 500.000,00.-TL, 18.02.2022 tarihinde 200.000,00.-TL, 22.02.2022 tarihinde 300.000,00.-TL, 18.03.2022 tarihinde 300.000,00.-TL olmak üzere toplam 3.300.000,00.-TL borç verdiğini, söz konusu ödemelerin hepsinin banka aracılığıyla yapıldığını, Davalı/borçlu şirket tarafından, borcun ödenmemesi üzerine taraflarınca Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2022/33096 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, Davalı/borçlunun, başlatılan bu icra takibine vekili vasıtasıyla 11.01.2023 tarihli dilekçeyle haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve bu itiraz nedeni ile söz konusu takibin durduğunu, İcra takibine borçlunun itirazı üzerine itirazın iptali davası açmak için dava şartı arabuluculuk yoluna gidildiğini Gebze Arabuluculuk Bürosu' nun 2023/81 büro dosya numaralı, 2023/14715 arabuluculuk numaralı  dosyası üzerinden yürütülen arabuluculuk faaliyetleri sonucu; 20.02.2023 tarihli arabuluculuk tutanağından anlaşılacağı üzere anlaşma sağlanamadığını, davalı/borçlu taraf vekili vasıtasıyla 11.01.2023 tarihli dilekçeyle borca, faize ve diğer tüm ferilere haksız ve tamamen kötüniyetli olarak itiraz ettiğini, davalı/borçlu tarafın itiraz dilekçesinde ortaya attığı iddiaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalı/borçlu tarafın, takibe konu borcu ödememiş olmasına rağmen kötü niyetli olarak takibe itiraz ederek müvekkilinin alacağına kavuşmasını uzatmaya çalıştığını, nitekim, davalı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde ve ekte sunulan/Türkiye Halk Bankası A.Ş.' ye müzekkere yazılarak davacı müvekkili tarafından davalı şirkete borç olarak gönderilen paralara ilişkin 17.08.2021, 10.09.2021, 01.11.2021, 02.11.2021, 28.01.2022, 11.02.2022 16.02.2022, 18.02.2022, 22.02.2022, 18.03.2022 tarihli dekontların celbi ile yapılacak bilirkişi incelemesi sonucu, davalı – borçlu tarafından yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunun kanıtlanacağını, belirtilen nedenlerle; davacı müvekkilinin alacağı için yapılan takibe ve borca karşı, davalı/ borçlu tarafından, borcu olmadığı gerekçesi ile itiraz edildiğinden ve borç da halihazırda ödenmediğinden işbu itirazın iptali davasını açma zorunluluğu doğduğunu beyanla davalı/borçlunun, Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2022/33096 Esas sayılı icra takibine yapmış olduğu haksız ve kötüniyetli itirazın iptaline, takibin devamına ve alacağın tahsiline, yapılan icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz eden davalı- borçlunun, takip konusu alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere, icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı/borçluya yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, müvekkili şirkette %33,43 hissedarı olduğunu iddia etmiş ise de,  Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/92 E. ve 2022/1031 K. Sayılı dosyasından da görüleceği üzere  kendisinin davayı  kabul beyanı ile hissesinin  8.812 lik payı  iptal edilerek 4.406 Payı ...'a 4.406 Payı ...'a geçmesi ile hissesinin %24,63 e düştüğünü, davacının maddi durumu itibari ile de 17.08.2021-18.03.2022 tarihleri arası 8 ay gibi kısa bir sürede 3.300.000,00-TL borç vermesi de mümkün olmadığını, davacının müvekkili şirkette hissedar ve borç verdiğini iddia ettiği dönemde müşterek imza ile temsile yetkili müdür olduğunu, başka bir işle iştigal etmediğini, 8 ay gibi kısa bir sürede bu kadar kazanç sağlayıp bir de yüksek bir tutarda borç vermesinin düşünülemez olduğunu, hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,  davacının hesap ekstreleri harcamaları incelendiğinde bu hususun ortaya çıkacağını, sadece şubat ayında 1.000.000,00-TL borç verdiğini ileri sürdüğünü,  şubat ayında ne kadar kazancı bulunmakta ne kadarını borç verdiğini, Davacı kendisinin ve eşinin şirket yönetiminde söz sahibi olduğu dönemlerde yapmış olduğu bu borçlandırma işleminin bir takım usulsüz ve hatalı işlemlerden kaynaklandığının açık olduğunu beyanla haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... 1-Davanın HMK'nın  114/1-c ve HMK'nın 115/2. maddeleri gereğince  DAVANIN USULDEN REDDİNE,<br>2-Kararın kesinleşmesine müteakip süresinde müracaat halinde yetkili ve görevli Gebze Nöbetçi Asliye Hukuk  Mahkemesi'ne gönderilmesine ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararında ödünç para verme işleminden kaynaklanan itirazın iptali davasının mutlak ticari dava olmadığı, davacının tacir olmadığı, davacının tacir olmadığını belirttiğini ancak yine gerekçesinde bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vediaya ilişkin davaların üçüncü grup davalar olduğunu belirttiğini, davada davacının iddia ve ileri sürdüğü vakıalar incelendiğinde vedia ilişkisinden kaynaklanan bir dava olduğunu, ticari dava niteliğine olduğunun görüldüğünü belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının ortağı olduğu davalı şirkete borç vermesi, şirketin bu borcu ödememesi üzerine icra takibi başlatması ve devamla ikame edilen itirazın iptali davasının ticari dava niteliğinde olduğunu, işbu davaya bakmakla görevli mahkemelerin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/10/2023 tarih, 2023/198 Esas - 2023/955 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince görevsizlik kararı verilmiş karara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>Dosya kapsamına göre;  Davacının davalı HAK-Pİ Gemi Yan  Sanayi ve Ticaret LTD. ŞTİ' nin %33,43 paya sahip hissedarı olduğunu, ortağı olduğu davalı şirkete 17.08.2021 tarihinde 100.000,00.-TL, 17.08.2021 tarihinde 400.000,00.-TL, 10.09.2021 tarihinde 200.000,00.-TL, 01.11.2021 tarihinde 300.000,00.-TL, 02.11.2021 tarihinde 300.000,00.-TL, 28.01.2022 tarihinde 500.000,00.-TL, 11.02.2022 tarihinde 200.000,00.-TL, 16.02.2022 tarihinde 500.000,00.-TL, 18.02.2022 tarihinde 200.000,00.-TL, 22.02.2022 tarihinde 300.000,00.-TL, 18.03.2022 tarihinde 300.000,00.-TL olmak üzere toplam 3.300.000,00.-TL borç verdiğini, borç ödenmeyince icra takibi başlattığını, icra takibine itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali davasını açtığı, davalının davanın reddine istediği, ilk derece mahkemesince davanın mutlak ticari dava olmadığı, yine davacının tacir olmadığı ve davanın nisbi ticari dava da olmadığı, davaya bakmanın Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevinde olduğu gerekçeleriyle görev dava şartı yokluğundan dolayı davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.<br>Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı açıkça düzenlenmiştir. TTK.'nun 5. maddesinde; “aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir” hükmü yer almaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5-(3) maddesine göre de; Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.<br> Şirketler ve ortakları arasındaki ilişki TTK'da düzenlendiğinden bu davalara bakma görevi TTK'nın 5. maddesi gereğince ticaret mahkemesinin görev alanındadır.<br>\"...işbu dava şirket ile ortağı arasındaki bir davadır. Dava tarihi olan 05.06.2015’de yürürlükte olan 6102 Türk Ticaret Kanunu’nun 4. ve 5. maddeleri uyarınca, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Ticari davalara bakmakla görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi olup...\" (Yargıtay 11. H.D.  26/06/2018 tarih,  2016/11298 Esas- 2018/4804 Karar)<br>\"...İlk derece mahkemesince, davanın şirketle ortağı arasında ödünç verme ilişkisinden kaynaklandığı...Bölge Adliye Mahkemesince... davacının davalı şirkette müdür olarak görev yaptığı süre zarfında kötü niyetle kendi lehine var olmayan bir borç yarattığına ilişkin herhangi bir olguya rastlanmadığı, davalı tarafından da bu hususun ispatlanamadığı, davacının ortak olduğu dönemde davalı şirkete toplam 1.737.887,88 TL tutarında ödeme yaptığı, dava tarihi itibariyle davalı şirket tarafından 804.070,78 TL'sinin davacıya geri ödendiği, bakiye 933.817,10 TL'nin ise ödenmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine..Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir...\" (Yargıtay 11. H.D. 16/02/2022 tarih,  2020/2089 Esas- 2022/1157 Karar), (İlk Derece Mahkemesi: Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi)<br>Yukarıdaki açıklamalar ve Yargıtay İçtihatları göz önüne alındığında somut olayda; Davacının, davalı şirketin ortağı olduğu taraflar arasında tartışmasızdır. Davacı ortağı olduğu şirkete borç verdiği iddiasıyla icra takibi yapmış, itiraz üzerine eldeki itirazın iptali davasını açmıştır. Dolayısıyla eldeki dava şirket ile ortağı arasındaki bir davadır.  Şirketler ve ortakları arasındaki ilişki TTK'da düzenlendiğinden bu davalara bakma görevi TTK'nın 5. maddesi gereğince ticaret mahkemesinin görev alanındadır. 6102 Sayılı TTK'nın 1521. maddesinde de yargılama usulü düzenlenmiştir. Açıklanan nedenlerle;  tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, 6102 sayılı kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları mutlak ticari dava olup, ilk derece mahkemesince davacının tacir olmadığı gerekçesiyle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.<br>Açıklanan nedenlerle; tarafların göreve yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının HMK'nın 353/1-a.3-6 maddelerince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Tarafların ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.3-6 maddeleri gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE,<br>2-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/10/2023 tarih, 2023/198 Esas ve 2023/955 Karar sayılı kararının  KALDIRILMASINA,<br>3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine,<br>5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından  yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,<br>6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,<br>7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.14/02/2024<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır <br>...<br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır <br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c04f465e8498442a","SID":"bd882b2f94f9b13b"}}