{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO      \t: 2021/1869 <br>KARAR NO\t: 2024/80<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                                   K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ... <br>ÜYE\t\t: ...       ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/06/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/361 E.  -  2021/214 K.<br><br>DAVACI\t\t  <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Marka Kararı İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08/06/2021 tarih ve 2020/361 E. - 2021/214 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin  TÜRKPATENT nezdinde 11, 35, 37, 40. sınıfta \"...\" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, 2018/66681 sayılı başvurunun Markalar Dairesi Başkanlığınca 5/1-ç maddesi uyarınca 37. sınıftaki bir kısım hizmetlerin başvuru kapsamından çıkartılmasına karar verilerek yayımlandığını, ilana davalı şirketin 2003/06255, 2014/57043, 2004/42844 sayılı ve \"...\", \"...\", \"...\" ibareleri markalarını gerekçe göstererek yaptığı itiraz kısmen kabul edilerek bu kez 35. sınıftaki bir kısım emtianın başvuru kapsamından çıkartıldığını, bu kısmen kabul kararına karşı müvekkilinin yeniden inceleme talebinin ise davalı ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkiline ait marka ile benzer görülen ret gerekçesi 2014/57043 sayılı marka hakkında kendileri tarafından hükümsüzlük davası açıldığını, kurumun bu davanın sonucunu beklemeden karar vermesinin yerinde olmadığını, ayrıca müvekkilinin 2013/58972, 2007/67048 ve 2005/59212 nolu markalarının davaya konu başvuru yönünden müktesep hak sağladığını, davalı Kurumun konu hakkındaki değerlendirmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin eski tarihli “...”, “... ...” ve “...” ibareli markalarının esas unsurunun \"...\" ibaresi olduğunu, müvekkilinin seri marka yaratma çabası içerisinde bulunduğunu, müktesep hak yönünden başvuruya konu markanın önceki markalar ile birebir aynı olmasının gerekmediğini, önemli olan hususun benzer görülen markaya yaklaşma gayesi içerisinde olunmaması ve önceki markaların esas unsurunu taşıması olduğunu, davalı Kurumun \"... ...\" markasında “...” ibaresinin yer alması ile müktesep hakkın olmadığı yönündeki kararının hatalı olduğunu, müvekkilinin 2005 yılından bu yana \"...\" ibareli markalarını yoğun bir şekilde kullandığını, tüketiciler tarafından markanın tanınır hale geldiğini, bu husus göz önüne alındığında tüketicilerin müvekkilinin markası ile davalı markasını ayırmasının son derece kolay olacağını, \"...\" ve \"...\" ibarelerinin anlamsal olarak farklılaştığını ileri sürerek, 2020-M-7749 nolu YİDK kararının 35. sınıftaki hizmetler bakımından iptali ile bu hizmetler bakımından davacı markasının tescil işleminin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı Şirket vekili, müvekkiline ait markaların tümünde “...” kelimesinin ana unsur konumunda olduğunu, dava konusu markadaki “...” ibaresinin herhangi bir ayırt ediciliğinin bulunmadığını, tescili istenen “...” ibaresi ile müvekkilinin tescilli markalarının esas unsuru olan “...” ibaresi arasında tek harf farkının bulunduğunu, başvurunun “...” markasının serisi izlenimi yarattığını, markalar arasında iltibas oluşacağını, markaların sahibi firmaların idari ya da ekonomik ya da lisans ilişkisine dayalı bir bağ olduğu zannına ulaşılacağını, öte yandan davacının müktesep hakkı olduğu yönündeki iddiasının kabul edilemeyeceğini, müktesep hakkın varlığından söz edebilmek için aynı veya benzer olarak başkası adına tescil olunmuş marka ile yakınlaşma ve benzeştirme amacı taşımaması şartının söz konusu olduğunu, yerleşik Yargıtay kararlarında dile getirilen bu kriterlerin gerçekleşmediğini, davaya konu markanın tescilini talep eden davacının önceki tarihlerde de “...” ibareli birçok marka başvurusunda bulunduğunu, bu başvurulara müvekkilince yapılan tüm itirazların kabul edildiğini, Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/320 Esas sayılı dosyası üzerinden görülen bu dosyada davacı tarafın “... ...” markasına ilişkin verilen kurul kararının iptalini talep ettiğini, dosya kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporlarında da huzurdaki davada söz konusu olduğu gibi müktesep hak talebinin kabul edilemez olduğunun açıklığa kavuşturulduğunu, devam eden bir yargılamanın davalı Kurum tarafından bekletici mesele yapılması yönündeki talebin mevzuata uygun olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacıya ait başvurunun tescil kapsamından çıkartılan dava konusunu oluşturan çekişmeli mal ve hizmetlerin itiraza mesnet markalar kapsamındaki mal ve hizmetler ile aynı/aynı tür oldukları; taraf markaların “...” harflerini ortak olarak içermesi nedeniyle görsel açıdan benzer olduğu, ayrıca davacı markasında bulunan ilave “T” harfinin markalar arasında kayda değer bir işitsel farklılık oluşturmadığı, bu nedenle markalar arasında işitsel (fonetik) anlamda da ciddi düzeyde bir benzerlik bulunduğu, davacıya ait markanın asli unsuru konumunda bulunan “...” ibaresinin bir kısım tüketiciler açısından “frekans birimi (Hz)” olarak algılanabileceği düşünülse bile bu anlamın ortalama Türk tüketiciler nezdinde yaygın şekilde bilinmediği, davalıya ait “...” ibaresinin ise Almanca’da “kalp” anlamına geldiği tespit edilmekle beraber ortalama tüketici açısından ilgili kelimenin anlamının bilinemeyeceği, dolayısıyla iki marka açısından toplumun geneli itibariyle kavramsal bir karşılaştırma yapmanın olanaksız olduğu, hal böyleyken tüketicilerin markaları sadece görsel ve işitsel boyutta değerlendirebileceği, bu nedenle davacıya ait marka ile davalıya ait ret gerekçesi markanın içerdiği ortak harflerin fazlalığı itibariyle görsel ve işitsel düzeyde karıştırılma ihtimali oluşturabilecek düzeyde benzer markalar oldukları; davacı tarafın müktesep hak iddiasında bulunduğu 2013/58972, 2007/67048, 2005/59212 sayılı markalar incelendiğinde, davacıya ait 2013/58972 ve 2005/59212 numaralı “...” ve “...” ibareli markaların tescil kapsamında 07. sınıfa dâhil malların bulunduğu, müktesep hakka ilişkin yargı içtihatları dikkate alındığında, davacıya ait söz konusu markaların 35. sınıftaki hizmetleri içeren dava konusu marka başvurusu için davacı lehine müktesep hak oluşturamayacağı, zira önceki markaların tescil kapsamında yer alan mallar ile davacının yeni başvurusuna konu hizmetlerin aynı/aynı tür mal/hizmetler olmadığı, öte yandan davacıya ait diğer müktesep hak iddiasına dayanak oluşturan 2007/67048 numaralı “... ...” ibareli markanın ise dava konusu “...” ibareli marka ile farklı olduğu, davacının önceki markasında bulunan “...” ibaresinin yeni marka başvurusunda bulunmadığı, dolayısıyla bu durumun markanın ayırt edici niteliğini değiştirdiği ve davacının 2007/67048 numaralı markası bakımından da müktesep hak koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin esas unsuru \"...\" olan önceli markalarının müktesep hak teşkil ettiğini, müktesep hak için eski tarihli markaların birebir aynı olmasının gerekmediğini, sınıfsal benzerliğin gerçekleşmediğinin de doğru olmadığını, taraf markalarının benzer olmadığını, iltibas oluşmayacağını, \"...\" ibaresinin \"bir saniyede bir titreşim yapan devirli bir olayın frekansına eşit olan frekans birimi\" anlamına gelip zayıf bir ibare olduğunu, müvekkili markasının tanınmış marka vasfını taşıdığını, çekişmeli hizmetlerin tüketicilerinin bilinçli olduklarını, davalının 2014/57043 sayılı markasının hükümsüz kılındığını, davalının müvekkilinin markasının tescilli olduğu sınıflarda markasının kalmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK marka kararı iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının \"...\" ibareli marka başvuru ile davalı şirketin 35. sınıf yönünden kısmen redde mesnet alınan \"...\" ibareli markası arasında yüksek düzeyde görsel ve işitsel benzerlik bulunduğu, markaların bu hali ile aynı mal ve hizmetlerde kullanılması halinde markalar arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunup, çekişmeli hizmetler bakımından emtia benzerliğinin de gerçekleştiği,  her ne kadar davacı tarafça taraf markalarının esas unsurunu oluşturan ibarelerin anlamsal olarak farklılaştığı ileri sürülmüş ise de, bu ibarelerin anlamı yaygın olarak bilinmediğinden bu farklılaşmanın ulaşılan sonuca etkili olmadığı,  davacının eski tarihli markalarının dava konusu marka yönünden müktesep hak teşkil etmediği, zira 2005/59212 ve 2013/58972 sayılı markaların kapsamında çekişmeli 35. sınıf hizmetlerin yer almadığı, çekişmeli hizmetleri içeren 2007/67048 sayılı markanın ise \"... ...\" ibareli olduğu, başvuruda \"...\" kelimesi yer almadığından başvurunun davalının markalarına yaklaştığı,  öte yandan YİDK karar iptali talebiyle açılan eldeki davanın YİDK karar tarihindeki şartlar dikkate alınarak değerlendirileceği, YİDK karar tarihi itibariyle redde mesnet söz konusu markanın hükümsüzlüğüne ilişkin gerekçeli bir mahkeme kararının ya da kısa kararın davalı Kuruma sunulmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 368,30-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t<br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 18/01/2024 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 03/02/2024<br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"18791f7db588fc79","SID":"c338ccadfef66aa1"}}