{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2024/41 <br>KARAR NO\t\t: 2024/277<br>KARAR TARİHİ\t: 06/02/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27/11/2018<br>NUMARASI\t\t: 2017/1382 Esas 2018/1233 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 06/02/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 07/02/2024<br><br>Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili  verdiği 08/12/2017 tevzi tarihli dava dilekçesinde ; müvekkili davacının davalıya mal satışı yaptığı, yapılan satış sebebiyle oluşan alacağın tahsili için İzmir 8.İcra Müdürlüğü'nün 2017/14108 E sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu beyanla davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile takibin devamına, % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalıya usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş ancak davaya yazılı bir cevap vermemiştir. <br><br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece \"...Davacı vekili dava dilekçesinde; İzmir 8. İcra Müdürlüğünün 2017/14108 E sayılı icra takip dosyası, ticari defter ve kayıtlar, muhtelif tarihli faturalar, mal teslim fişleri, bilirkişi incelemesi, tanık, Yargıtay içtihatları ve sair hususları delil olarak bildirmiştir. <br> İzmir 8. İcra Müdürlüğünün 2017/14108 E sayılı icra takip dosyası, dosyamız arasına alınmış incelenmesinde dosyamızla ilgili olduğu görülmüştür. <br>İNCELEME VE GEREKÇE :   <br>Delillerin toplanmasından sonra mahkememizin 15/05/2018 tarihli ara kararı ile mali müşavir bilirkişi incelemesine karar verilmiş, bilirkişi ibraz ettiği 09/07/2018 havale tarihli bilirkişi raporunda dosya kapsamı hakkında beyanda bulunduktan sonra sonuç olarak; davacı şirket merkezinde yapılan incelemelerde davacı ile davalı arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu, davacının takip tarihine kadar temerrüt faizi talep edemeyeceği, davacı tarafından dava konusu yapılmış olan satış faturalarının ve hesap ekstresinin Resmi Defter Kayıt ve Belgelerine göre kayıtlarına işlenmiş olduğu, davacının mahkeme dosyasına sunmuş olduğu icra takip tarihi itibariyle davalıya ait olan hesap ekstresine göre 4.341,06-TL tutarında alacaklı olduğu ancak detaylı hesap ekstresine göre irsaliyeli faturada teslim alanın ismi ya da imzası olmayan irsaliyeli faturaların toplamının 552,24-TL olduğu ve davalıya fatura içeriği malların teslim edildiğinin kanıtlanamamış olduğu, irsaliyeli faturalarda teslim alanın ismi ve imzası bulunan irsaliyeli faturaların toplamının 3.788,82-TL olduğu ancak irsaliyeleri faturalarda imzası bulunan kişilerin davalı firmada hangi görev ve unvan ile çalıştıklarının tespitinin yapılması mahkemenin yetki ve taktirine ait olmak üzere davacı/alacaklı ...firmasının davalı/borçlu  ... Şti firmasının icra takip tarihi itibariyle 3.788,82-TL tutarında alacaklı olduğu bildirilmiştir. <br>Davacı vekili 17/07/2018 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporuna itirazlarını bildirmiş olup sonuç olarak; müvekkilinin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu ve lehine delil olabilecek durumda olduğunu, davalı/borçlu şirkete ilişkin 552,24-TL bedelli irsaliyenin tamamen boş olmayıp şirket kaşesi vurulduğunu, şirket kaşesi olması ve davalının almadıklarına ilişkin bir beyanlarının olmaması sebebiyle işbu faturaların da hesaba katılmasına ve müvekkili alacağı olan 4.341,06-TL bedele ilişkin itirazlarının iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>Davalı taraf rapora beyan vermemiştir. <br>Mahkememizce davalı şirkete defter ve kayıtlarının ibrazı hususunda meşruhatlı davetiye tebliğ edilmiş ancak defter ve kayıtlarını ibraz etmemiştir. <br>Toplanan deliller, bütün dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporuna göre; davacının davalıya mal satışı yaptığı, yapılan satış sebebiyle oluşan alacağın tahsilinin talep edildiği, bilirkişi raporu ve davacı defterleri kapsamına göre teslim belgeli alacak tutarının 3.788,82 olduğu, teslim belgesiz alacak tutarının 552,24-TL olduğu, davacı vekili rapora itirazında irsaliyeli fatura üzerinden şirket kaşesi olduğunu belirtmiş ise de kaşenin imzasız olduğu ve teslim alan kişinin imza karşılığında ismi mevcut olmadığından bu irsaliyeli fatura kapsamındaki malın tesliminin subut bulmadığı, dosya kapsamına göre tespit edilen 3.788,82-TL davacı alacağının varlığının aksini gösterir delillerin davalı tarafından dosyaya sunulmadığı ayrıca HMK 222 maddesi kapsamında davacı defterlerinin incelenmesi mahkememizce gerekli görülmesi ve defterlerin ibrazı hususunda davalıya meşruhatlı davetiye çıkartılmasına rağmen davalı tarafın defterlerini incelemek için sunmadığı ve bu hususta beyanda bulunmadığından davacı alacağının aksini gösterir delillerin söz konusu olmadığı kanaatine varılarak davacı alacağının tahsilinin gerektiği anlaşıldığından;<br>Davanın kısmen kabulü, davalının İzmir 8. İcra Müdürlüğünün 2017/14108 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 3788,82-TL asıl alacak üzerinden ve icra takip tarihinden itibaren asıl alacağın ve reskont faizi uygulanmak suretiyle devamına, hüküm altına alınan itirazlı alacak likit vasıflı olduğundan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ait istemin reddine  dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.\" gerekçesi ile; \"Davanın kısmen kabulü, davalının İzmir 8. İcra Müdürlüğünün 2017/14108 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 3788,82-TL asıl alacak üzerinden ve icra takip tarihinden itibaren asıl alacağın ve reskont faizi uygulanmak suretiyle devamına, Hüküm altına alınan itirazlı alacak üzerinden takdir olunan % 20 (758,00-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ait istemin reddine,\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı aleyhinde başlatmış olduğu 2017/14108 esas sayılı icra dosyası, ticari defter ve kayıtlar, muhtelif tarihli faturalar, mal teslim fişleri, bilirkişi incelemesi, tanık, Yargıtay içtihatları ve sair hususlar delil olarak bildirildiğini, İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin delilleri inceleyerek davacı ve davalı şirket arasındaki ticari ilişkinin varlığını kabul ettiğini, davanın 3.788,82 TL alacak ve 758,00 TL tutarında inkar tazminatı ile kısmi kabul şeklinde sonuçlandığını, talepteki 4.341,06 TL tutarındaki alacağın, davalı tarafından hiçbir itiraz olmadan kesinleştiğini, müvekkilinin usulüne uygun olarak tutulmuş ticari defterleri lehine delil olabilecek durumda olduğunu ancak mahkemenin hiçbir talep ve itiraz olmamasına karşın davayı 3.788,82 TL olarak sonuçlandırdığını, 552,24 TL’nin ticari defterlerin incelenmesi sırasında irsaliyeli faturalarda teslim alanın ismi ve imzası bulunmadığı gerekçesi ile reddine karar veren mahkemenin usule aykırı bir işlem yaptığını, ayrıca söz konusu isim ve imzası olmayan faturalarda şirket kaşesi bulunduğunu, davalının teslim almadıklarına ilişkin herhangi bir beyanı olmamasına karşın davanın kısmi kabul ile sonuçlandığını  ancak bilindiği üzere hukuk mahkemelerinde taraflarca getirme ve taleple bağlılık esaslarının geçerli olduğunu, ayrıca 17/04/2018 tarihindeki duruşma tutanağında mahkemenin vermiş olduğu iki haftalık genel süreye ve 12/07/2018 tarihindeki duruşma tutanağında HMK 222/1 maddesi uyarınca defterlerine delil olarak dayanmaktan vazgeçmiş sayılacakları belirtilerek süre verilmiş olmasına karşın karşı tarafın bu süreler içerisinde mahkemeye defterlerini veya taleplerini ibraz etmediklerini, davalı tarafın 552,24 TL alacak için almadıklarına dair herhangi bir beyanı bulunmaması ve bu konuyu mahkemeden talep etmemiş olmasına rağmen mahkemenin bu konuda re’sen inceleme yapıp talebi kısmi kabul etmesi hukuka aykırılık oluşturduğunu, bu nedenlerle 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin vermiş olduğu kısmi kabul kararının kaldırılıp, davanın kabulüne karar verilmesini şeklinde düzeltilerek onanmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davalıya yükletilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava; İİK 67. maddesi kapsamında açılmış olan itirazın iptali davasıdır. <br>HMK'nun 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne, davalının İzmir 8. İcra Müdürlüğü'nün 2017/14108 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 3.788,82-TL asıl alacak üzerinden ve icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa  reeskont faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, hüküm altına alınan itirazlı alacak üzerinden takdir olunan %20 (758,00-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ait istemin reddine  karar verilmiştir. <br>İşbu karar reddedilen 552,24 TL 'lik kısım açısından davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 24/11/2016 tarihli ve 6763 Sayılı Kanun'un 41. maddesi ile değiştirilen 341/2 fıkrasında öngörülen kesinlik sınırı 3.000,00 Türk Lirasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın ek 1. maddesi uyarınca 01/01/2018 tarihinden itibaren ise, bu sınır 3.560,00 Türk Lirasıdır. Davacı tarafın istinafa konu ettiği ilk derece mahkemesince  reddine karar verilen alacak tutarının ise 552,24 TL olması nedeniyle 27/11/2018 tarihli  karar bu yönü ile kesin niteliktedir.(Yargıtay 19. HD. 2019/2829 E ve 2019/4446 Karar sayılı ilamı da bu doğrultudadır.)<br>Somut olayda; ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilen kısım  kesin nitelikte olup, kesin olan kararlara karşı HMK'nın 346. maddesi hükmü uyarınca ilk derece mahkemesince istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, HMK'nın 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince de bu yönde karar verilebilir. Bu karar usule ilişkin nihai karardır. Bölge Adliye Mahkemesince verilen bu usulden ret kararına karşı temyiz yolu da kapalıdır.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 05/01/2018 tarih, 2017/5397 esas ve 2018/5 karar sayılı ilamı bu yöndedir.)<br>Öte yandan; mahkemece verilen kararlara karşı tarafların hangi kanun yoluna ve hangi sürede başvuracağının tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirtilmesi, bu belirlemenin tarafların iradesini yanıltmayacak bir şekilde doğru olarak yapılması gerekeceği, başka bir deyişle, verilen karar, ara ve ek kararlarda, yargı mercii tarafından hem kanun yolunun hem de kanun yoluna ilişkin başvuru süresinin tarafları hataya düşürmeyecek şekilde doğru olarak gösterilmesi gerekecektir. Aksi takdirde, bu durumun tarafların haklarını arayabilmelerini zorlaştıracağı, dolayısıyla mahkemece verilen kararda kanun yolunun hatalı belirlenmesi durumunda, hatalı belirlemenin sonuçlarının taraflara yükletilmeyeceğinden gerek istinaf başvuru harcı ve gerekse istinaf karar harcının taraflardan tahsiline yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br>Yukarıda açıklanan gerekçelerden HMK'nın 352. maddesindeki düzenleme gereğince mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 341/2. maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kararın miktar itibariyle kesin olması nedeniyle USULDEN REDDİNE,<br>2-Peşin alınan harcın davacıya iadesine,<br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-Kararın tebliği, kesinleştirme ve yargılama giderlerinin iadelerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 06/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b7f2a2127e311206","SID":"442aca635af9144d"}}