{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>13. HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2021/1614 <br>KARAR NO: 2024/209 <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A <br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I <br>İNCELENEN KARARI VEREN <br>MAHKEME: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ: 28/04/2021 <br>DOSYA NUMARASI: 2020/561 Esas - 2021/497 Karar <br>DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) <br>KARAR TARİHİ: 08/02/2024 <br>İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkilinin alacaklı olduğu davalı tarafından Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/390 esas sayılı dosyasında konkordato davası açıldığı ve 1 yıllık kesin mühlet verildiğini, müvekkili tarafından komiserliğe başvuru yapılarak alacak miktarı 1.049.281,84 TL olarak belirtilip, 60 numaralı kayıt olarak kaydedildiğini, ancak komiser heyeti tarafından tebliğ edilen yazıda alacağın 652.288,73TL'lik kısmının kabul ettiğini, bakiye kısımla ilgili mahkemeden talepte bulunulmuş ve komiser heyetinden alınan raporda, konkordato nisabında alacağın 904.926,64 TL olarak hesaba katılması gerektiğini, 11/11/2019 tarihli ara karar ile tespit edilmiş, davalı tarafından sunulan borç ödeme planından müvekkilinin alacağının 652.288,73 TL olarak kabul edildiğinden mahkemece bu miktar üzerinden konkordato tasdik kararı verilmiş ve İİK 308/b gereği itiraza uğrayan alacaklar yönünden dava açmakta muhtariyetine şeklinde karar verilmiş, karar verildiğinden itiraza uğrayan 107.634,56 TL alacağın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğunu ve müvekkili tarafından davacıya muhtelif çekler verildiğini, ancak ekonomik sıkıntılar nedeniyle söz konusu çek bedellerinin ödenemediğini, konkordato talebinde bulunulduğunu, konkordato komiser heyeti tarafından belirlenen rakamın gerçek alacak olup, bunun dışındaki talebin haksız olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi  28/04/2021 tarih ve 2020/561 Esas - 2021/497 Karar sayılı kararı ile; \" Dava, İİK 308/b maddesi gereği açılmış çekişmeli alacağın tahsili istemine ilişkindir. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/390 Esas sayılı dosyasında, dosyamız davalısı .... Tic A.Ş tarafından konkordato talebinde bulunulmuş olup, dosyada aldırılan 07/11/2019 tarihli raporda;  alacağın cari hesaptan takip başlatılan ve takip başlatılmayan karşılıksız çekler toplamında, cari hesaba ve karşılıksız çeklere işletilen faizler ve tedbir tarihinden önce başlatılan icra takiplerine ilişkin faiz masraf ve vekalet ücretlerinden kaynaklandığı, 100.000,00 TL ve 62.921,00 TL tutarlı çekler için İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında takip yapıldığını, yine 90.000,00 TL ve 92.900,00 TL tutarlı çekler için İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında takip yapıldığı, ... Plastik'in borçlu şirketten cari hesaptan kaynaklı olarak 42.742,95 TL, karşılıksız çeklerden kaynaklı olarak 773.052,00 TL olmak üzere toplam 815.794,95 TL alacaklı olduğu, ... elindeki karşılıksız çeklerden takip başlatılmayan çek toplamının 427.231,00 TL olduğu ve 42.742,95 TL'lik cari hesap alacağı eklendiğinde takip başlatılmayan çek toplamının 469.973,95 TL olduğu, takip başlatılan 345.821,00 TL'lik çeklerin kapak hesabının 481.532,21 TL olup, mühletten sonra işletilen faizden kaynaklı 46.579,52 TL düşüldüğünde, 434.952,69 TL kaldığı, bu miktar ile takip başlatılmayan çek miktarı ve bakiye cari hesap alacağı toplandığında, toplam alacağın 904.926,64 TL olarak bulunduğu, bundanda İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasındaki bloke altında tutulduğu anlaşılan 162.921,00 TL düşüldüğünde bakiye miktarın 742.005,64 TL olarak bulunduğu bildirilmiş olup, mahkeme 11/11/2019 tarihli ara kararında ... Plastik'in konkordato nisabında hesaba katılması gereken alacak tutarı 904.926,64 TL olarak belirtilmiş ise de, konkordato talep eden ... tarafından sunulan borç ödeme planında, ...  alacağının 652.288,73 TL olarak kabul edildiğinden mahkemece bu miktar yönünden karar oluşturulduğu görülmüş olup, dosyamız davalısının borç ödeme planında kabul edilmiş olduğu 652.288,73 TL içerisinde 42.742,95 TL'lik cari hesap alacağı ile 773.052,00 TL karşılıksız çek tutarı olduğu anlaşıldığından ayrıca cari hesap yönünden bir araştırmaya gidilmeye gerek görülmemiş ve toplam 815.794,95 TL olan alacaktan bankalarda bloke edilen 163.506,20 TL düşüldüğünde davalının borç ödeme planında kabul ettiği 652.288,75TL'ye ulaşılmıştır. Konkordato dosyasında aldırılan 07/11/2019 tarihli bilirkişi raporunda da ayrıntılı olarak belirtildiği üzere taraflar arasındaki cari borcun 815.794,95 TL olduğu, bunun 773.052,00 TL'si için çek verildiği ve kalan bakiye carinin 42.742,95 TL olduğu hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı tarafça karşılıksız çıkan çeklerle ilgili 345.821,00 TL'si için tedbirden önce takip başlatıldığı ve 427.231,00 TL bedelli çek için takip yapılmadığı takip yapılmayan çek tutarı ile bakiye cari toplamının 469.973,95 TL olduğu, takip yapılan çekin kapak hesabı olan 481.532,21 TL'den mühlet kararından sonra işletilen faiz miktarı düşüldüğünde davacının takip başlatılan çeklerden dolayı alacağı 434.952,69 TL olarak hesap edilmiş ve bununda takip yapılmayan çekler ile bakiye cari hesap alacağından oluşan toplam 469.973,95 TL'ye eklenmesi ile toplam alacak 904.926,64TL olarak tespit edilmiştir. İstanbul ... İcra müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında, kapak hesabı talep edilmiş olup, bu dosyada alacaklıya 144.771,83 TL ödendiği bildirilmiştir. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına yazılan müzekkere cevabında ise, kesinti sonrası alacaklıya 520,25 TL ödendiği belirtilmiş olup, bu miktarların toplam alacak olan 904.926,64TL'den çıkartıldığında kalan miktar 759.639,56 TL olarak bulunmuş, bundan da, tasdik kararı verilen 652.288,73 TL düşüldüğünde davacının talep edebileceği bakiye alacak 107.345,83TL olarak  tespit edildiğinden davacının davasının bu miktar yönünden kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. \" gerekçeleri ile; \" Davanın kısmen kabulü ile 107.345,83 TL alacağa, dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine, ... \" karar verilmiş olup, verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı tarafından, müvekkil şirketin tasdik edilen konkordato projesine dahil edilmediğini ve çekişmeli hale geldiğini iddia ettiği 107.634,56 TL alacağının tespit edilmesi ve konkordato projesine dahil edilmesi talepli açılan işbu davada, İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda anılan karar ile davanın kısmen kabulüne ve 107.345,83 TL alacağın davacıya ödenmesine karar verildiğini, gerekçe olarak ise sadece; “… İstanbul ... İcra müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında, kapak hesabı talep edilmiş olup, bu dosyada alacaklıya 144.771,83 TL ödendiği bildirilmiştir. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına yazılan müzekkere cevabında ise, kesinti sonrası alacaklıya 520,25 TL ödendiği belirtilmiş olup, bu miktarların toplam alacak olan 904.926,64 TL'den çıkartıldığında kalan miktar 759.639,56 TL olarak bulunmuş, bundan da, tasdik kararı verilen 652.288,73 TL düşüldüğünde davacının talep edebileceği bakiye alacak 107.345,83 TL olarak  tespit edildiğinden…” şeklinde açıklama yapıldığını, ancak detaylı olarak arz edileceği üzere ilk derece mahkemesi kararının eksik incelemeye dayanmakta olup, hatalı olduğunu, bu nedenle söz konusu kararın kaldırılmasını talep ettiklerini, Dava dilekçelerinde açıklandığı üzere; Müvekkil şirket ile davacı arasında ticari ilişki mevcut olup, ticari ilişkinin cari hesap şeklinde yürütülmekte olduğunu ve bu kapsamda müvekkil şirket tarafından davacıya muhtelif çekler verilmiş olduğunu, ancak müvekkil şirketin yaşadığı ekonomik sıkıntılar nedeniyle, söz konusu çek bedellerinin ödenememiş olduğunu, Müvekkil şirketin yaşamış olduğu ekonomik sıkıntılar nedeniyle, müvekkil şirket ile ilgili olarak Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/390 Esas sayılı dosyası üzerinden 17.04.2018 tarihinde geçici konkordato mühleti ve bu konuda İİK.m.297/2 kapsamında tedbir kararı verilmiş olduğunu, bilahare Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 01.07.2020 tarihinde konkordato projesinin tasdikine karar verilmiş olduğunu, Ayrıca, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından geçici mühlet kararı verilmesi ile beraber, müvekkil şirkete Komiser Heyeti atanmış olup; geçici mühlet tarihinden itibaren müvekkil şirketin her türlü iş ve işleminin Komiser Heyeti denetiminde gerçekleştirilmiş olduğunu, yine İİK' da belirtildiği üzere, konkordato geçici mühlet kararı verilmesinden sonra Komiser Heyeti tarafından alacak kaydı yapılması için yasal süre verildiğini, alacaklılar tarafından kayıtların yaptırıldığını, yine Komiser Heyeti tarafında gerek alacaklılar tarafından sunulan bilgi ve belgeler gerek ise müvekkil şirket kayıtlarının incelendiğini ve nihai olarak Komiser Heyeti tarafından \" çekişmeli alacaklara \" ilişkin rapor tanzim edilmesinden sonra, İlk Derece Mahkemesi tarafından 11.11.2019 tarihli Çekişmeli Alacaklar Hakkında Ara Karar oluşturulmuş olduğunu, Söz konusu kararda, davacının müvekkil şirketten alacağı ile ilgili olarak: “..alacaklı şirket yönünden 1.049.281,84 TL tutarında alacak kaydı yapıldığı, borçlu şirket tarafından alacağın 652.288,73 TL’lik kısmının kabul edildiği, ihtilaflı kısmın 396.993,11 TL olduğu görülmüştür. Alacaklı şirket tarafından komiser heyetine sunulan belgelerin tetkikinde, 30/03/2018 tarihinde 100.000,00 TL ve 62.921,00 TL tutarlı çekler için İstanbul ...Icra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası üzerinden, 08/03/2018 tarihinde 90.000,00 TL ve 92.900,00 TL tutarlı çekler için İstanbul ...Icra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, alacak rehinle temin edilmediğinden geçici mühlet tarihinden sonra işlemiş faizlerin hesaba katılmayacağı…” şeklinde açıklama yapılmış olduğunu, yani projede belirtilen alacak tutarının, müvekkilin tek taraflı olarak belirlediği tutarlar olmadığını, Komiser Heyeti tarafından yapılan inceleme neticesinde, davacının alacak tutarının belirlenmiş olduğunu. Komiser Heyeti tarafından dosyaya uygun şeklide kabul edilmiş olduğunu, Tüm bunlara rağmen, ilk derece mahkemesi tarafından sadece davacının müvekkil aleyhine talep etmiş olduğu tutarların (faiz dahil) dikkate alınarak, bilirkişi incelemesi dahi yapılmaksızın, sadece icra dosyalarındaki tutarlar üzerinden karar verilmiş olduğunu, bu durumun tartışmasız bir şekilde yasal mevzuata ve dosya kapsamına aykırı olduğunu, Zira İİK' nun 294. maddesinin; “Tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur” hükmü ile 288. maddedeki: “Geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur” hükümleri kapsamında konkordato geçici kararı ile birlikte, konkordato kapsamındaki alacaklara faiz, katılım payı, kar payı diğer feri giderlerin vekalet ücreti gibi işletilmesi Kanunen yasak olmasına rağmen, davacı tarafından bu yasağa aykırı olarak, faiz ve diğer feri birtakım miktarların işletildiğini ve ilk derece mahkemesi tarafından da bu hatalı talep doğrultusunda karar verilmiş olduğunu, Oysa, ilk derece mahkemesi tarafından gerekli araştırma ve inceleme yapılsaydı, davacı tarafın taleplerinin açıkça İİK kapsamında konkordato hükümlerine aykırı olduğunun görülecek olduğunu, nitekim Konkordato Komiser Heyeti tarafından gerekli inceleme araştırmanın detaylı olarak yapıldığını ve davacının icra dosyaları üzerinden talep ettiği asıl alacak dışındaki faiz, vekalet ücreti vs. alacaklarının yerinde olmadığının açıkça belirtilmiş olduğunu, bu doğrultuda ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılmasını talep ettiklerini beyanla; Açıklanan ve re'sen belirlenecek nedenlerle; Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 28.04.2021 tarih ve 2020/561 E.- 2021/497 K. sayılı davanın kısmen kabulüne ilişkin kararının kaldırılmasına, yeniden inceleme yapılarak davanın reddine karar verilmesi veya kararının kaldırılarak yeniden karar verilmek üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, istinaf yargılaması boyunca icranın geri bırakılmasına ve istinaf yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, İİK'nın 308/b maddesi uyarınca davacının konkordato projesi tasdik edilen davalıdan olan ve tasdik dışı bırakılan alacağının tahsili talebine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davalı hakkında Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/07/2020 tarih, 2018/390 esas ve 2020/365 karar sayılı ilamı ile konkordato projesinin tasdikine karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine bu kez İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi'nin 27/05/2021 tarih,  2020/2205 esas ve 2021/560 karar sayılı ilamı ile Mahkeme kararı kaldırılmak suretiyle davalı konkordato projesinin tasdikine karar verilmiş, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 25/11/2021 tarih,  2021/5503 esas ve  2021/1776 karar sayılı ilamı ile karar onanmıştır. Davacı vekili, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/07/2020 tarih, 2018/390 esas ve 2020/365 karar sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda davacının alacağının cari hesap ve karşılıksız çıkan çekler toplamı olmak üzere 904.926,64 TL olarak tespit edilmesine rağmen davalı tarafından alacağın 652.288,73 TL kısmının kabul edildiğini, icra dosyaları kapsamında kendisine yapılan ödemeler mahsup edildiğinde davalıdan bakiye 107.634,56 TL alacağının bulunduğunu ve söz konusu alacağın hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalı vekili, davacının konkordato dosyasında tespit edilen ve kabul edilen alacağı dışında bakiye alacağı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir. Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/07/2020 tarih, 2018/390 esas ve 2020/365 karar sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda ve ilk derece mahkemesi kararında da tespit edildiği üzere davacının davalıdan 42.742,95 TL cari hesap alacağı, takibe konulmayan 427.231,00TL çek bedeli alacağı ve takibe konulup geçici mühlet tarihinden sonra işleyen faiz miktarı mahsup edildikten sonra bakiye 434.952,69 TL çek bedeli alacağı olmak üzere toplam 904.926,64 TL bedel alacağı olduğu, söz konusu alacaktan davalı tarafından kabul edilen  652.288,73 TL bedel ve icra takip dosyalarında ödenen 144.771,83 TL ve  520,25 TL bedel mahsup edildiğinde davacının davalıdan 107.345,83 TL alacağı kaldığı tespit edilmiştir. Davalı vekili geçici mühlet tarihinden sonra işlemiş faizlerinde hesaba katıldığını ileri sürmüş ise de, bizzat konkordato projesinde alınan rapor ile belirlenen davacı alacağında geçici mühlet tarihinden sonra işlemiş faiz miktarı mahsup edilmiş ve alacak hesabında dikkate alınmamıştır. Raporda belirtilen cari hesap alacağı ve karşılıksız çek bedelleri de taraflar arasında ihtilaf konusu değildir. Bu sebeple davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davalı hakkındaki konkordato sürecinin devam etmesi halinde davacının alacağını konkordato şartları dairesinde tahsil edeceği, konkordato sürecinin devam etmemesi halinde genel hükümlere göre tahsil edeceği, bu husus infaz aşaması ile ilgili olup, İİK'nın 308/b maddesine göre açılan iş bu dava genel hükümlere göre görülüp karara bağlandığından Mahkemece genel hükümlere göre alacağın tahsili hükmü kurulması isabetli olup, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;  1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 7.332,80 TL nispi istinaf karar harcından, istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 1.833,20 TL (59,30TL+1.773,90TL) harcın mahsubu ile bakiye 5.499,6‬0 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 08/02/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0d51b13758c894ac","SID":"0eb32571ce985ba5"}}