{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t:<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 31/01/2023<br>NUMARASI\t\t:  Esas -  Karar<br><br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t:  <br>VEKİLİ\t: Av.<br><br>DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVA\t\t: Tazminat <br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 31/01/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 02/02/2024<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya.. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile açılan tazminat davasında 31/01/2023 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi; <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, müvekkili şirkette 29.07.2016-30.07.2019 tarihleri arasında yöneticilik yaptığını, davalının müvekkili şirkette yöneticilik yaptığı sıralarda; şirketin muhasebe ve finansman işlerine baktığını, bu görevini yaparken şirkete birçok zararlar verdiğini, 2021 yılında davalının sorumluluğunda olan ve özellikle 2016 yılına ilişkin vergi incelemesi geçiren müvekkili şirket hakkında ilgili vergi dairelerince yüklü vergi cezaları kesildiğini, yine davalının sorumlu olduğu dönemde müvekkili şirketin SGK borçlarının ödenmediğini, müvekkili şirketin hiçbir menfaati olmadığı halde asıl borçlusu davalı ... olan .... ve Tic. Ltd. Şti. veyahut .... ve San. Ltd. Şti. adına Ziraat Bankası ve Denizbank ve başkaca bankalardan kullanılan ticari kredilere müvekkili şirketin şirket kefil gösterilerek şirketin ağır zararlara uğratıldığını, müvekkilinin bu kredi kefaleti nedeniyle bankalar nezdinde kredi notunun düştüğünü ve kendisinin kredi kullanamaz hale geldiğini, böylelikle davalının, müvekkili şirketin mali işline baktığı dönemde vergi, SGK ve kredi işlemleri nedeniyle kasten şirketi zarara uğrattığını, verilen zarar miktarının şimdilik belirsiz olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 90.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket ve dava dışı ortakların, borçlusu oldukları 4 adet bonoya konu borçlarını ödememek veya bu konuda zaman kazanmak üzere takip öncesi .. Asliye Ticaret mahkemesinde görülen menfi tespit davasını açtıklarını, imza inkarıyla bonoların takibe konulmasını önleyici tedbir kararı aldıklarını, mahkemesince imza incelemesi yapılmak üzere  bonoların adli tıpa gönderildiğini, tüm bonolardaki imzaların, imza sahiplerine ait olduğunun tespit edildiğini, davaya konu edilen taleplerin zamanaşımına uğradığını, süresi  içerisinde zamanaşımı def'inde bulunduklarını, TTK 560. maddesinde yöneticinin sorumluluğuna yönelik tazminat taleplerinin 2 ve 5 yıllık zamanaşımı sürelerine tabi olduğunun düzenlendiğini, davacı vekilinin dava konusu yaptığı üç vakıadan ilk ikisinin 2016 yılı içerisindeki sözde eylemlere dayandırıldığını, 5 yıllık uzun zamanaşımı süresi uygulansa dahi taleplerin zamanaşımına uğradığını, üçüncü vakıanın ise davacı şirketin kefili olduğu kredi sözleşmesine dayandırıldığını, bu durumda kredinin tarihi itibariyle 5 yıllık zamanaşımının geçmiş olduğu ve aslında kredinin imzalanma tarihinde öğrenilmiş sayılacağından taleplerin 2 yıllık zamanaşımına tabi olacağı ve her durumda taleplerin zamanaşımına uğradığını, ancak her durumda kefalet olayı taraflar arasında akdolunan 30.07.2019 tarihli \"Hisse Devri Protokolü\"nün (EK-1) 5. Maddenin \"Kefaletler\" başlıklı 5.1 (a) alt maddesinde ifade edilmekle en son sözleşme tarihi olan 30.07.2019 tarihinde öğrenilmiş sayılacağı ve dava tarihi itibariyle de 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmuş olduğunu, şirketin zarara uğratılma iddiası varsa, bunun muhatabının müteselsilen tüm yönetim kurulu ve denetçiler olduğunu, müvekkilinin yönetim kurulunda olduğu dönemlerde münferiden yetkili yönetim kurulu başkanının dava dışı .... dururken, davanın müvekkili aleyhine açılmasının davacı tarafın niyetini ifşa ettiğini, dava öncesi arabuluculuğa .... adına da başvurulduğunu, müvekkilinin yönetim kurulu üyesi olduğu dönemlerde yapılan şirket genel kurul toplantılarında hem yönetim kurulu raporları hem de bilanço ve gelir tablolarının ibra edildiğini, öte yandan 05.07.2019 tarihli, şirket ortakları ve yönetim kurulu üyeleri tarafından imzalı ekstreye rağmen bu davanın açılmasının kötüniyetli hareket edildiğini gösterdiğini,  söz konusu cari hesap ekstresinde müvekkilinin 05/07/2019 tarihinde hissesi haricinde şirketten 1.428.145,27 TL alacağı bulunduğunu, yine taraflar arasında akdedilen 30.07.2019 tarihli \"Hisse Devir Protokolü'nün 6. maddesinin 6.1 alt maddesinde müvekkilinden alınan 464.000 USD'nin ödeme planının düzenlendiğini, davacı şirketin öncesinde var olduğunu iddia ettiği kredibilitesinin müvekkilin sahibi olduğu şirketin kredi borcuna kefilliği nedeniyle zarar gördüğü ve kara listeye alındığı iddiasının gerçek dışı olduğunu,... İnş. Ltd.Şti'nin o dönemlerde müvekkiline ait olduğunu, müvekkilinin davacı şirkete ortaklığından önce  Ziraat Bankası ve Yapı Kredi Bankasından şirket işlemleri için defalarca ipotekli kredi kullandığını, ancak ortaklıktan sonra şirket adına kredi kullanılmak istediğinde ... A.Ş, ...Ltd. ve ....Silah grup şirket olduğundan kredi işlemlerinin durdurulduğunu, durdurulmaya sebep olarak ... A.Ş.’nin geçmiş sicil kaydının gösterildiğini, müvekkilinin, davacı şirketin bulunan tüm sorunlu kayıtlarını temizlediğini ve Türkiye Bankalar Birliğine davacı şirket adına sicil terkini için başvurduğunu, nitekim 2017 tarihinde TBB'den alınan Risk Merkezi Raporunda sorunların müvekkili tarafından çözümlendiğinin görüleceğini, yani durumun dava dilekçesinde iddia edilenin tam tersi olduğunu savunarak davanın reddine  davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; \"...Beyşehir Ticaret ve Sanayi odasından gelen 19/09/2022 tarihli müzekkere cevabı ekinde bulunan ayıtlar kapsamından uyuşmazlık dönemleri itibariyle davalı ...'ün davacı şirketin ortaklarından olduğu, davacı şirketin 29/07/2017 tarihli 2015 yılı olağan genel kurul toplantısında şirket ortaklarından .... ve davalı ...'ün yönetim kurulu üyeliğine seçildiği, 26/04/2017 2016 yılına ait ve 16/10/2018 tarihli 2017 yılına ait olağan genel kurul toplantılarının yapıldığı, şirketin bilanço ve gelir tablolarının oy birliği ile kabul edildiği, 30/07/2019 tarihinde 2019 yılına ait olağanüstü genel kurul toplantısı yapıldığı, davalının davacı şirkette bulunan 22.500 paya karşılık 2.250.000,00 TL değerindeki hissesini devrettiği ve ....'un 3 yıl süre ile yönetim kurulu başkanlığına seçildiği görülmüştür.  <br>Davacı şirket tarafından dava başında davalı hakkında sorumluluk davası açılması konusunda alınmış bir genel kurul kararı bulunmaması nedeniyle, bu eksikliğin giderilebilir dava şartı olması nedeniyle mahkememizce davacı şirkete süre verilmiş, davacı şirketin 25/11/2022 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı yapılarak bu konuda karar alınmış ve genel kurul kararı dosyaya sunulmak suretiyle 6102 sayılı TTK'nın 408/1, 553/1ve 479/3-c maddelerindeki düzenleme gereğince bu konudaki eksiklikler giderilmiştir.<br>Davalının süresi içerisinde sunmuş olduğu cevap dilekçesinde zamanaşımı definde bulunduğu, mahkememizce 6100 sayılı HMK'nun 142.maddesi kapsamında zamanaşımı def'i yönünden yapılan değerlendirmede;<br>Davacı taraf dava dilekçesinde davalının yönetim kurulu üyesi olduğu dönemde  özellikle 2016 yılına ilişkin vergi incelemesi geçiren davacı şirket hakkında vergi cezaları kesildiği, sgk borçlarının ödenmemesi nedeniyle ve davacı şirketin menfaati olmadığı halde çeşitli bankalardan kredi çekmek suretiyle davacı şirketi kefil yapılarak davacı şirketin ağır zarara uğradığını iddia ettiği, bahsedilen iddialara ilişkin kayıtların ilgili yerlerden celbedildiği, 6102 sayılı TTK'nun 560.maddesi gereğince şirket yöneticilerine karşı açılacak sorumluluk davasının davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki ve her hâlde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağının düzenlendiği, davalı hakkında ceza soruşturması veya kovuşturmasına yönelik işlem yapıldığının taraflarca ileri sürülmediği, dolayısıyla taraflar arasındaki uyuşmazlıkta uzamış ceza zamanaşımının uygulanmayacağı, dava tarihi itibariyle davalının yönetim kurulu üyesi olduğu,  29/07/2016- 05/09/2017 yılları arası dönem için azami zamanaşımı süresi olan 5 yıllık sürenin geçtiği, yine vergi dairesi'nden gelen kayıtlar kapsamında davacı şirket hakkında 22/01/2020 tarihinde vergi incelemesi yapıldığı ve davacı şirketin bu tarih itibariyle bu durumu öğrendiği, SGK tarafından gönderilen kayıtlar kapsamından davacı şirketin SGK borcu nedeniyle 04/09/2019 tarihinde haciz işlemi uygulandığı, dolayıyla davacı şirket tarafından bu tarih itibariyle sgk borçlarının varlığının öğrenildiği, yine bankadan gelen kayıtlar kapsamında kredi borcu nedeniyle  yapılandırma yapıldığı, taraflar arasında 30/07/2019 tarihinde hisse devri protokolü yapıldığı, bu protokolde de kredi kefilliğine ilişkin sözleşmenin 5.1-a maddesinde düzenleme yapıldığı, taraflar arasında görülen Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Es. Sayılı dosyasından Adli Tıp Kurumundan alınan 05.09.2022 tarih ve 5535 no'lu raporla hisse devir protokolünde herhangi bir sahteciliğin tespit edilemediğinin bildirildiği, bu tarih itibariyle kredi kefilliğinin davacı şirket tarafından öğrenildiği, 05/09/2017 dava tarihi 05/09/2022 tarihleri arası oluşan zarar için de 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği, kaldı ki davalının yönetim kurulu üyesi olduğu dönemler itibariyle davacı şirketin şuan ki yönetim kurulu başkanı ....'un yönetim kurulu başkanı olduğu, davalının yönetim kurulu üyesi olduğu 29/07/2017-30/07/2019 tarihli dönem için davacı şirketin zarara uğrayıp uğramadığını bilebilecek durumda olduğu, zararı bilmediğinin kabul edilemeyeceği, zarar tarihleri, 30/07/2019 tarihli hisse devir sözleşmesi tarihi, davacı şirketin şuan ki yönetim kurulu başkanının o dönem içinde yönetim kurulu başkanı olduğu yapılan işlemlerden bilgi sahibi olduğu ve olması gerektiği hususları da değerlendirildiğinde 2 yıllık zamanaşımı süresinin her halde geçtiği anlaşılmakla davanın zamanaşımı nedeniyle reddine...\" şeklinde karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesini tekrar etmekle, müvekkiline Konya ve Beyşehir vergi dairelerince yüksek vergi cezalarının kesildiği hususunun 2021 yılında,  SGK borçlarının ödenmemesi ve bankadan kredi çekilmesi hususlarının ise 2022 yılında ortaya çıktığını,  20.07.2022 tarihinde müvekkilince zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu ve ardından hemen bu davanın açıldığını, davalının eylemlerinin haksız fiil derecesinde olduğunu, bu nedenle on yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğini, müvekkili şirketin....Silah Ltd Şti ve... İnşaat Ltd.Şti'ye kefil gösterilmesi nedeniyle uğradığı zararların da 2022 yılında öğrenildiğini, zamanaşımı süresi geçmeden arabuluculuğa başvurulduğundan ve dava açıldığından davanın süresinde olduğunu, davaya konu vakıalara on yıllık zamanaşımı süresi uygulanması gerektiğini, ilk derece mahkemesinin davanın zamanaşımı nedeniyle reddine ilişkin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek  ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması talebi ile istinaf kanun yoluna başvurmuştur.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, limited şirket yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir. <br>İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Türk Ticaret Kanunu'nun 560. Maddesinde; \"Sorumlu olanlara karşı tazminat istemek hakkı, davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki ve her hâlde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Şu kadar ki, bu fiil cezayı gerektirip, Türk Ceza Kanununa göre daha uzun dava zamanaşımına tabi bulunuyorsa, tazminat davasına da bu zamanaşımı uygulanır\" düzenlemesi bulunmaktadır. Bu madde hükmüne göre TTK 553. Maddesine dayalı tazminat talepleri davacının zararı ve sorumluyu öğrenmesinden itibaren iki yıl geçmekle zamanaşımına uğramaktadır.  Dava konusu somut olayda davacı taraf, davalının yönetim kurulu olduğu dönemde SGK prim borçlarının ödenmemesi, davacı şirkete kesilen vergi cezaları ve davacı şirketin  ...td Şti ve .... Ltd.Şti'ye kefil gösterilmesi nedeniyle zarara uğradığını ileri sürmektedir. Dosyada mevcut belgelere göre davacı şirket hakkında 16/03/2021 tarihli ...sayılı vergi inceleme raporu ile  2018 dönemi ile ilgili olarak vergi incelemesi yapıldığı, 15/03/2021 tarihli .... sayılı  vergi incelemesi raporu ile  2016 dönemi için vergi incelemesi  yapıldığı,  bu vergi inceleme raporlarına istinaden vergi cezalarının davacı şirkete  ...-3-4-5-6-7-8-9-10-11-12-13-15-16-17 numaralı ihbarnamelerle tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Davacı şirketin vergi cezası düzenlenmeden önce vergi cezası nedeniyle zarara uğradığını öğrenmesi sözkonusu olamayacağından TTK 560. Maddesinde düzenlenen 2 yıllık zamanaşımı süresinin vergi cezalarının tebliği tarihinden, 5 yıllık zamanaşımı süresinin de vergi incelemesine tabi tutulan dönemden başlatılması gerekir. Söz konusu vergi cezalarının davacı şirkete tebliğ edildiği 23/06/2021 tarihi ile dava tarihi arasında iki yıllık zamanaşımı süresi dolmamıştır. Yine  16/03/2021 tarihli .... sayılı vergi inceleme raporu ile  2018 dönemi ile ilgili olarak yapıldığından 2018 dönemi yönünden 5 yıllık zamanaşımı süresi dolmamıştır. Ayrıca, mahkemece Ziraat Bankası İzmir Şubesine yazılan müzekkere cevabında dava dışı.... İnş. Ltd. Şti'nin kullandığı 3 adet kredi kullandığı, kredi yapılandırılmalarına ilişkin belgelerin ekte gönderildiği belirtilmişse de dosya kapsamında ve UYAP'ta sözkonusu hesap ekstrelerine rastlanmadığından davacı şirketin dava dışı... İnş.Ltd. Şti'ye kefil olup olmadığı, bu kefalet nedeniyle herhangi bir zarara uğrayıp uğramadığının tespiti mümkün olmamıştır. Mahkemece taraflarca gösterilen tüm deliller eksiksiz olarak toplandıktan sonra davacıya ait ticari defter ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak davacı şirketin davalının kusuru ile zarara uğrayıp uğramadığının, zarara uğramışsa zararın hangi tarihte doğduğunun ve davacı şirket tarafından hangi tarihte öğrenildiğinin tespitinden sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, HMK 353/1-a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1- Davacının istinaf talebinin KABULÜ ile; Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/01/2023 tarih, ... Esas ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 179,90 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, <br>4- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>5- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>6- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 31/01/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak  karar verildi.  <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br> e-imzalıdır<br>Üye <br>e-imzalıdır <br>Üye <br>e-imzalıdır <br>Katip <br>e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"163dac75d54d270d","SID":"3e9dfff78fb4641a"}}